Asker Fıkraları

loading...


Beykozda çeşmeye su almaya gidiyorum diyerek evden çıkan bir genç kız esenler otogarında çeşme otobüsüne binerken yakalandı babası döverek hastanelik eden baba bu kız geçen senede bodruma kömür almaya gidiyorum diyerek sevgilisiyle bodruma tatile gitmişti ama bu sefer yutturamadı...

fıkranın devamı


Uzman
Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış...
- "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş.Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve
-"1.75 efendim", demiş.Komutan:
-"Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker :
-"Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım

fıkranın devamı


Birgün felsefe öğretmeni sınıfı yazılı yapıcakmış.ama bu felswefe öğretmeni öyle xzor öyle zor sorular sorarmış ki,hiç kimse dersin den 5 yada 4 alamazmış.bir gün yine sınıfı yazılı yapmış ama bir tane soru sormuş bu soruyu cewaplayan 5 alacakmış.öğtetmen bir sandelye alır ve masanın üstüne koyar,
öğrencilere de şu soruyu sorar:
bu sandalyenin burada var olmadığını kanıtlayın.
öğrenciler yine bişe yapamazlar ve boş kağıt verirler.ama bu soru yüzün den tek bir öğrenciye 5 werir.
çocuğun cewabı da şu olmuş:
-hangi sandalyenin......hahahahhahahhah e hadi gülünnnnnnnnnnn...

fıkranın devamı


Hasan ile Mehmet ayni köyden olup ayni birlikte askerlik görevini yapmaktadırlar.Mehmet memleket izninden dönünce Hasan ailesi hakkında çok bilgi ister,sorar Mehmet'e:Benim sarı öküz nasıl ?-Senin öküz dedenden iki gün sonra ölmüş,-Dedemde mi ölmüş?-Ninenin ölümüne dayanamamış O da ölmüş,-Ninem demi ölmüş?-Babanın öümüne dayanamamış O da ölmüş,-Babam da mı ölmüş?-Annenin ölümüne dayanamamış O da ölmüş,- Annem de mi ölmüş?Karının ölümüne dayanamamış O da ölmüş,-Yahu karım da mı ölmüş?Çocukların sele kapılıp ölünce O da kahrından ölmüş,-Vah vah,desene bütün ailem yok oldu,evimiz kapalı kaldı ,deyince Mehmet -Yok canım o kadar merak etme babanın borcuna karşılık icra memurları kapınızı alıp gitti eviniz açık kaldı,demiş...

fıkranın devamı


Dağ koyluklerinde yaşayan bir genç askere gider aradan zaman geçer ve askerlerin banyo vakti gelir banyo olurken bizimkinin kocaman aleti takılır arkadaşının gözüne sorar nerde büyüttün la onu oda tabii anlamaz hatta ne işe yaradığını bile bilmezmiş arkadaşı durumu komutanına anlatır komtanım komtanım bizim mahoda bi tik var ama garibim ne işe yaradığını bilmiyor der komutan çağır onu bana der ve maho gelir aç bakalım der ve bizim asker aga açar komtan bakarkı yılan yavrusu gibi der olum neye yarar o? bilmiyorum kumandanım der bak der iki eline al onu bir düdükle ileri bir düdükle geri yapacaksın der ve başlar düdük çalmaya düt ileri düt geri düt ileri düt geri bu iş bir müddet devam eder ve asker zevke gelir tam boşalacağı sırada komutan düdük çalmayı keser ve asker komutana garip garip bakarak düt de komtanıııııııııııııım...

fıkranın devamı


Bölük komutani Ali okulu nu denetliyordu. Hasan'a sordu:
- Oglum, dünya kac parcadir?
- Bes parcadir komutanim.
- Say bakalim.
- Avrupa, Asya, Amasya, Tosya, Okyanusya.
- Sen nerelisin?
- Kayseriliyim, komutanim.
- Su haritada Kayseri'yi göster bakalim.
Hasan Kastamonu'yu isaret edince:
- Oglum, orasi Kastamonu.
- Kayseri'nin bir mahallesi sayilir, komutanim.

fıkranın devamı


Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiş. Şans bu ya Memet'e belsoğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerne bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler. Sırası gelen Memet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş:Komutanı aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy.akinti de geliyy... Doktor Memedin aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Memede dönüp tekrar şikayetini sormuş. Fakat Memet huşu içinde :
Memet deme komutanıııım, canım deee...

fıkranın devamı


Çok genç bir İngiliz subayı, general olan babasının yanında yaverdi, yaşlı bir albaya emri iletmekle görevlendirildi
-Babam birliğinizi şu karşıki tepenin yamaçlarına çekmenizi söylüyor, efendim, dedi.
Yüzü moraran albay da şöyle dedi :
-Demek öyle söylüyor!Peki anneniz ne diyor?!...

fıkranın devamı


Bir gun temel ve dursun ormanda kamp kurmuşlar. Birsabah bir aslanın kukreme sesiyle uyanmışlar.Temel hemen spor ayakkabılarını giymiş, bağlarını bağlarken Dursun ula Temel ne bu telaş aslani geçebileceğini mi duşunisin deyince Temel ula SENİ GEÇSEM YETER demiş.

fıkranın devamı


Bir gün asker ufuk komutan gel bu gün sen sin nö betici sonra tereüs salsırdı türklere nöbetci emem batrona teroros geldi dsaldırıyorlar...

fıkranın devamı


Bir tatbikat sırasında paraşütçü komandolar uçaktan atlıyorlardı. Atlama sırası gelen en son paraşütçü epey bir vakit geçtiği halde atlamamıştı. Komutan sinirli bir şekilde "Atlasana oğlum" diye bağırdı.
Paraşütçü "Atlamam komutanım"
Komutan iyice sinirlenmişti "Ne demek atlamam lan sana emrediyorum çabuk atla" deyince, asker;
"Komutanım bırak emretmeyi, öldür yine atlamam." diye cevap vermişti.
Komutan bakmış olacak gibi değil, rica eder bir tavırla;
"Bak oğlum aşağıda benim komutanlarım var, onlarda benden hesap sorarlar, haydi atlayıverde senni yüzünden benim başım belaya girmesin."
Asker inadım inat cinsinden,
"Atlamam komutanım"
"Peki neden atlamıyorsun evladım, geçerli bir sebebin varmı?"
"Komutanım benim annem çok mübarek bir kadındır, gördüğü bütün rüyalar çıkar. Sabah telefon açtı, oğlum rüyamda senin paraşütün açılmadığını gördüm sakın atlama dedi, onun için atlamıyorum." deyince komutan,
"Oğlum inanma böyle şeylere hadi atla gözünü seveyim." diye yalvarıyordu asker ise kararından vazgeçmiyor "Atlamam" diye diretiyordu. Ne yapacağını şaşırmış olan komutan çaresizlik içinde,
"Peki oğlum gel paraşütleri değişelim, benimkini sen tak, seninkini ben, o zaman atlarmısın?" diye ümitsizce sordu. Asker bu teklife olumlu baktı ve kabul etti paraşütleri son sürat değiştirdiler ve delikanlı kendini uçaktan boşluga bıraktı. Paraşütü açıldı ve sakin süzülürken yanından,
-Ananııı!!! diye komutanının feryadı geçip gitmiş, asker komutanının feryadınının sonunu bile duyamamıştı.

fıkranın devamı


Temel askere gider.askerde komutanı temel'e gelen herkese dur diyeceksin der ve parolayı sor der.bilemezse vur der.temel akşam nöbete kalır bir adam gelir temel adama dur der.adam durur.temel yine dur der.adam:duruyoruzya der.temel bir kez daha adama dur der ve ardından vurur adamı vururken komitanım üç kere tur sonra fur der ve adamı vurur.

fıkranın devamı


Adamın biri bir gün askere giderve orda çırıl çıplak fotorafını çektirir alt tarafını azan karısına üst tarafını kendisini özleyen yarı kör annesine gönderir.Fotoraflar karışır.3 gün sonra annesi arar.oğlum saçlarını ortadan ikiye ayırınca burnun çok büyük gözüküyo der.

fıkranın devamı


Bir albay, bir er, bir yasli kadin ve bir de genc kiz trende ayni kompartmanda yolculuk etmektedir. Tren bir tunele girip kompartman karardigi zaman, MUCUK bir öpücük sesi ve ardindan SIIRRRRAAAK ! diye bir tokat sesi duyulur. Tünelden ciktıktan sonra yasli kadin "Aferin genc kiza Nasil yapistirdi tokadi" diye düsünmekte ve kafasini sallamaktadir.
Genc kiz da "Zevksiz herif bu morukta ne buldu ki , bi de öpmeye kalkti ama kadin da iyi yapistirdi " diye dusunmektedir.
Albay ise "Ulan bizim esoglusu er, kizi öptü. Tokadi biz yedik" diye yanarken er de icinden soyle düsünmektedir:
"Hehe. Aferin lan bana. elimi öpüp nasil yapistirdim tokadi albaya...

fıkranın devamı


Vietnam savasının en kritik günleriydi. Genç Amerikalı asker memleketteki eşine mektup yazarken itirafta bulunacağı tuttu: - “ sevgilim, buradaki kadınlar yalnız para için yatıyorlar. Böylesine para canlısı insanlara daha önce hiç rastlamadım.” Kısa süre sonra eşinden söyle bir cevap geldi: - “ sevgilim,sakın onlara 50 dolardan fazla para verme,ben burada ancak o kadar alabiliyorum.”

fıkranın devamı


Büyün kızlar asker olsa
Mini etek moda olsa
Harika Avcı postam olsa
Yine de teskeremi isterim !

Demet Şener çavuş olsa
Hande Ataizi onbaşı olsa
Esra Balamir devrem olsa
Yine de teskeremi isterim !

Sibel Can ders anlatsa
Ebru Şallı yemek yapsa
Hülya Avşar yanımda yatsa
Yine de teskeremi isterim !

fıkranın devamı


Temelin 12. oglunu da askere çagirirlar. 11 oglu zaten askerde olan Temel,
siddetle itiraz eder :
- Padisahiniza söyleyin, benim seyime güvenip zirt pirt saga sola savas
açmasin!..

fıkranın devamı


Temel askerde agacin dibinde gölgelernirken komutan görür ve yanina gider :
- Akser sen ne is yaparsin?
- Insaat ustasiyim komutanim.
- Sen isçini bu durumda yakalasan ne yaparsin?
- Kovarim komutanim...

fıkranın devamı


Çogunlugunu lazlarin teskil ettigi komando bölügü on gündür ormanda,
çamurda, aç susuz, pislik içinde egitim yapmaktadir. Onbirinci gün komutan
çavus Dursun u çagirir :
- Çavus, on gündür bölük gayet iyi bir performans gösterdi bizde onlari
ödüllendirelim, bugün çamasir degistirebilirler artik...
- Basüstüne Komitanum...
Dursun çavus bir heves kosarak bölügü toplar :
- Sizlere çok sevinecegunuz bir haber cetirdum... Komitan izin verdi bugün erat
çamasir degistirecek, siraya geçin degistirun...
Temel sen Idrisle... Ismail sen Kemalla.... Sadik sen Cemalla...

fıkranın devamı


Temel'in askerlik yaptığı bölükte bir gün Temel'in arkadaşının babası ölür.
Komutanları der bunu alıştıra alıştıra kim söler.
Birden Temel akılarına gelmiş.Temel'i çağırmışlar. Anlatmışlar durumu.
Temel hemen arkadaşı cemali yanına çağırır.
- Ula Cemal Senin Amcan Varmudur?
Vardur.
Dayin Varmudur?
Vardur.
Teyzen Varmudur?
Vardur.
Annen Varmudur?
Vardur.
Baban Varmudur?
Vardur.
Nah Vardur!

fıkranın devamı


Savasin en kizgin aniydi.Cephede bombalar patliyor, mermiler vizir vizir uçuyordu.Bu arada bir askeri hiçkirik tuttu.Yanindaki askere döndü hiçkirik tutan :
-Heey, beni korkutsana biraz!...Korkut da hiçkirigim geçsin...

fıkranın devamı


Cephedeki Irlandaliya karisindan gelen mektupta sunlar yaziliydi:
"Erkeklerin hepsi askere alindi, yardim edecek tek kisi kalmadi. Bu yil bahçeyi benim bellemem gerekiyor."
Izlandali hemen cevap yazdi:
"Sakin bahçeyi kazma. Silahlarin hepsi orada gömülü."
Mektup askeri makamlarca okundu. Bir manga er gelip bahçenin her yerini kazarak silah aradi. Eli bos döndüler...
Cephedeki Irlandali, ikinci mektubunda söyle dedi:
" Bahçenin iyice bellenmis oldugunu saniyorum. Artik sebzeleri ekebilirsin."

fıkranın devamı


Askerin biri bir bakışta herkesin boyunun ölçüsünü tam olarak doğru söylüyormuş ve arkadaşları buna çok şaşırıyorlarmış. Bir gün bunu komutana da götürmüşler ve olan biteni anlatmışlar. Komutan inanmamış... - "Söyle bakalım benim boyumun ölçüsü kaç?", demiş. Asker aşağıdan yukarıya komutanı süzmüş ve "1.75 efendim", demiş. Komutan: - "Doğru.. Hayret, nasıl bildin?" demiş. Asker "Bilirim tabi efendim, ben kereste uzmanıyım.."

fıkranın devamı


Bir gün Cennet'in kapıları şiddetle vurulmuş: -Güm Güm Güm !!
İçeriden seslenmişler: -Kim o?

Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz! İçeriden hoş geldiniz diyerek kapılar ardına kadar açılmış ve yiğitleri içeriye buyur etmişler.

Her şey çok güzel gidiyormuş. Ta ki, 40 yıl geçinceye kadar. Bir gün kapılar yine şiddetle çalınmış: -Güm Güm Güm !!!

İçeriden sormuşlar: -Kim o?

Dışarıdan gök gürültüsü gibi bir ses: -Biz İstanbul’u fetheden Fatih'in yiğitleriyiz!

İçeriden hemen cevaplamışlar: -Hadi len! Onlar 40 yıl önce geldi!

Dışarıdan yine ses gelmiş: -Biz mehter takımıyız ancak geldik!!!

fıkranın devamı


Teskere zamanı yaklaşmıştır. Aynı tertip askerlerden bazıları oturup bir karar alırlar. Bir daha saf asker Mehmet'e ayak işleri yaptırmayacaklardır. Kararı Mehmet'e açıklarlar. Bu habere çok sevinen Mehmet yine de doğrulatmak için tek tek sorar:

- "Sen Ali, ayakkabılarını bana boyattırmayacaksın değil mi?"

- "Evet."

- "Sen Osman, benim sigaralarımdan otlanmayacaksın değil mi?"

- "Otlanmayacağım."

- "Sen Hasan, çoraplarını bana yıkattırmayacaksın değil mi?"

- "Yıkattırmayacağım."

Herkesten gerekli yanıtı alan Mehmet:

- "İyi, ben de bundan sonra karavanaların içine işemiyeceğim.."

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama