Çeşitli Fıkralar

loading...


Minik kiz elinde karnesiyle evden iceri girmis. Karnesini babasina gostermis. Babasi bir bakmis bastan asagi pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama ogretmen karnenin altina soyle bi not dusmus:
- "Cok akilli ve yetenekli bir cocuk fakat bir kusuru var, derste cok konusuyor. Buna nasil son verebilecegimiz hakkinda fikirlerim var, en kisa zamanda siz velisiyle de paylasmak istiyorum"

Baba bunun uzerine karneyi imzalamis ve ogretmenin goruslerinin altina kendi de bi not dusmus:

- "Lutfen paylasalim, cunku ise yararsa ben de annesinde uyguluyacagim.."

fıkranın devamı


Öğretmen Ali`ye sorar :
-Söyle bakalım Ali, sütün bozulmaması için ne yapmalıyız?
-Sütü sağmayıp ineğin memesinde bırakmalıyız öğretmenim.

fıkranın devamı


Yüzme Hocası kızgın bir şekilde genç adama yaklaştı :
-Derhal çıkıp gidin buradan.Suya çiş yaptığınızı gördüm!
-Ama bu işi ilk ya da tek yapan ben değilim herhalde?
-Haklı olabilirsin, ama ötekiler hiç değilse suyun içinde yapıyorlar. Sizin gibi tramplen tahtasının üzerinde değil!

fıkranın devamı



Biyoloji dersinden yapılacak sınav için sınıftaki herkez acayip çalışmış, notlar fotokopiler havada uçuşmuş. Daha sonra sınavın yapılacağı gün gitmişler bir de bakmışlar, ortada kağıt kalem yok sadece sıra sıra mikroskoplar.
Hocada başlarında bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskaplarda lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız bacağından böceği tanımak"
Tabi hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca dediği dedik. Öğrenciler mikroskopların başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar. En sonunda biri dayanamamış, kapıyı çarpıp çıkmış.
Hoca arkasından seslenmiş "Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp çıkıyorsun?"
Kapı hafifçe aralanmış ve bir bacak uzanmış" Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu"

fıkranın devamı


Çocuk babasina:
- Babacigim,annem ile nasil evlendin?
Adam esine donuyor:
- Goruyormusun,cocuk bile anlam veremiyor.

fıkranın devamı


Paris'te karşı kaldırıma geçmek için yeşil ışığın yanmasını bekleyen güzel kızın yanına yaklaşan delikanlı:
- Pardon matmazel, Georges Duval adında bir genç tanıyor musunuz?
- Hayır, ne yazık ki tanımıyorum.
Delikanlı gülümsedi:
- Öyleyse onunla tanışmak ister misiniz?

fıkranın devamı


Kadin kocasina bir pantolon alacakti.Dukkana gidip istegini soyledi. Satici sordu :
-Onu dugmeli mi olsun hanimefendi, fermuarli mi?
Kadin telasla konustu :
-Sakin fermuarli olmasin, fermuarli bir ceketi var, durmadan gravatını sıkıştırıp duruyor.

fıkranın devamı


Bir cift , gol kiyisina tatile gider..
Golde bazi bolumlerde balik avlamak yasaktir...
Koca yasak olmayan bolumlerde avlanarak , kadin da kitap okuyarak gunlerin gecirmektedirler. Derken bir gun adam balik avlamaktan gelir ve ogleden sonra kestirmek uzere odasina cekilir. Kadinin cani sikilir ve botla golde bir gezinti yapmaya karar verir. Bu gezinti umdugu gibi gitmez ve botun hakimitiyetini yitirir. Bot gol uzerinde serbsetce dolasmaya baslar. Kadin da yapacak bir sey olmadigi icin cikarip kitabini okumaya baslar. Derken devriyeye cikmis olan serif kadini gorur ve yanina yanasir..
"Hanfendi burada ne yapiyorsunuz?"
"Gormuyormusunuz kitap okuyorum."
"Ama bu bolgede balik avlamak yasaktir."
"Zaten ben de balik avlamiyorum"
"Ama gerekli butun ekipmana sahipsiniz, sanirim sizi karakola goturup ceza kesmem gerekiyor."
"Eger boyle bir sey yaparsaniz ben de bana tecavuz ettiginiz soylerim."
"Size dokunmadim bile..!!"
"Ama gerekli tum ekipmana sahipsiniz, degil mi?"

fıkranın devamı


Stadyumun yanındaki eve, stadyumdan seyircilerin sesleri gelmektedir:
- Üç, üç, üç....
Evde karısıyla sevişen adam:
- Stadyumun yanındaki evden tanışacağım vallahi, insan gaza gelip ne yapacağını şaşırıyor

fıkranın devamı


Kocasının ceplerini karıştırırken bir kağıt parçası buldu. Üzerinde "Leyla" yazıyordu, bir de telefon numarası vardı. Akşam, kağıdı göstererek sordu:
- Bu kimin numarası?
- Aa, bilmiyor musun, ünlü yarış atı bu. Bu hafta ona oynadım.
On gün sonra koca eve dönünce, karısı:
- O ünlü yarış atı var ya, işte o aradı seni.

fıkranın devamı


İki mühendislik öğrencisi kampus içerisinde yürürken biri diğerine sorar, "Bu muhteşem bisikleti de nereden buldun ?" Diğeri cevap verir, "Dün tek başıma dolaşırken bir yandan da okulu bitirince ne iş yapacağımı düşünüyordum. Birden bu bisikletin üzerinde nefis bir kız geldi ve yanımda durdu. Bisikleti çimenlerin üzerine bıraktı ve üzerindeki bütün giysileri çıkarttı. Sonra da bana "Hangisini istiyorsan al" dedi." Diğer öğrenci arkadaşını doğrularcasına başını sallayarak, "İyi seçim yapmışsın, elbiseler belki sana uymayabilirdi"

fıkranın devamı


Adam bakmış, küçük oğlu Hz. İsa`nın resmi önünde dua ediyor.
-Tanrımın anneme, babama, büyük babama uzun ömür ver.Güle güle anneanne...
Bir anlam verememiş bu duaya...Ancak ertesi gün acı haber gelmiş.Anneenne sizlere ömür...
Ertesi hafta adam bakmış çocuk yine duada :
-Tanrım anneme babama uzun ömür ver.Gülegüle büyük baba...Ertesi gün büyük baba vefat eder...
Bir hafta sonra adam bakmış küçük çocuk yine duada :
-Tanrım anneme uzun ömür ver. Güle güle baba...
Adam ertesi sabah bir hastaneye gitmip yatmış.Tetkikler, tahliller, kalp
elektrosu, röntgen çekimleri...Sapasağlam.
Bakmış karısı iki gözü iki çeşme ağluyor.
-Ne oldu hanım.
-Bizim postacı, demiş hanım.Ne iyi adamdı.Bugün haber aldım.Ölmüş!!!!

fıkranın devamı


Adam doktora gider :
-Doktor bey, galiba karimda isitme kaybi basladi. Ne yapabiliriz?
Doktor:
-Eve gittiginiz zaman, karinizin arkasinda, biraz uzakta durun.
Normal bir sesle ona soru sorun. Eger sizi duymazsa biraz daha yaklasin ve sorunuzu tekrarlayin. Hangi mesafede duydugunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi uygulariz.
Adam eve döner. Karisi mutfakta yemekle ugrasmaktadir. Adam
mutfagin kapisinda durur ve normal bir sesle:
-Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? diye sorar. Karisi cevap vermez.
Adam bir iki adim atar ve bir kez daha sorar:
-Hayatim, ne yiyoruz bu aksam?
Karisi yine cevap vermez. Adam kadinin dibine kadar gelir ve
tekrarlar:
-Hayatim, ne yiyoruz bu aksam?
Karisi cevap verir:
-Üçtür köfte diyorum ya!

fıkranın devamı



Bizimki daha güzel

Karı koca yemek yemektedirler. O sırada masaya yaklaşan heykel gibi güzel bir esmer, adamı selamlayıp geçer. Adamın karısı sinirle sorar:
- Kim bu afet?
- Eğer mutlaka bilmek istiyorsan söyleyeyim, metresim, der adam.
- Bir de bu kadar pervasızca söylüyorsun. Boşanıyorum senden!
- Yani Etiler'deki apartmanı, Kandilli'deki yalıyı, Göcek'teki tekneyi ve Nice'deki villayı bırakıyorsun...
Uzun bir sessizlik olur. Çift yemeğini çatallarken kadın birden sorar:
- Şu arkada oturan Fuat değil mi? Yanındaki kadın kim?
- Fuat'ın metresi.
- Ay bizimki çok daha güzel!

fıkranın devamı


Adam iş gezisinden evine normalden 1 gün erken donüyormuş.
Hava alanından taksiye binmiş, şoföre demiş ki:
- "Bana bir iyilik yapar mısın.. Ben iş gezisindeydim ve adım gibi
eminim ben yokken karım eve sevgilisini aldı...
Şimdi eve gidelim, ikisi kesin şu an sevişiyorlardır....
Sen de benimle eve girip ben onları basarken
şahitlik eder misin ?" der.
Taksi şoförü teklifi kabul etmiş, eve gelmişler,
yatak odasına çıkmışlar. Işıkları yakıp battaniyeyi yataktan
bir çekmişler ki, kadın hakikaten başka bir adamla yatakta.
Adam hemen silahına davranmış o sırada karısı bağırmış:
- "YAPMA..!!! Bu adam bizim için neler yaptı bir bilsen...
Sana doğum gününde aldığım Corvette'nin parasını kim ödedi sanıyorsun?"
"Ya yeni teknemizin parasını ? Senin sağa sola borçlarını
nasıl kapattık sanıyorsun??? Hep onun sayesinde oldu !!!"
Adam taksi şoförüne dönmüş:
- "Sen olsan şimdi ne yaparsın...?" Taksi şoförü:
- "Valla beyefendi..." demiş.
"Ben olsam bir an önce adamın üstünü örterdim,
malum havalar soğudu bir sürü salgın hastalık kol geziyor."

fıkranın devamı


Erkek Tanrı'ya sormuş...
"Tanrım, kadınları niye bu kadar güzel yarattın?"
Tanrı cevaplamış:
"Aşık olasınız diye..."
Erkek:
"Peki niye bazen aptal oluyorlar?"
Tanrı:
"Onlar da size aşık olabilsinler diye!..."

fıkranın devamı


Feminist kongresinde.Amerikali kadin kürsüye çikmis,-Ben çok iyi bir sirketin genel müdürüyüm.Bir gün alis-veris yapmaktan biktim ve kocama dedim ki, bundan sonra alis-verisi sen yapmalisin.Birinci gün yapmadi, ikinci yapmadi, üçüncü gün yapti.Ingiliz kadin kürsüye çikmis,-Ben iyi bir sirkette üst düzey yöneticisiyim .Bir gün kocama dedim ki bulasik islerine artik sen bakmalisin.Birinci gün yapmadi, ikinci gün yapmadi, üçüncü gün baktim yapti.Fadime çikmis kürsüye.Ben bir gün kocama dedim ki, ben çamasir isinden biktim, bundan sonra çamasirleri sen yika.Birinci gün göremedim, ikinci gün göremedim , üçüncü gün gözüm yavas yavas görmeye basladi.

fıkranın devamı


90 yasinda iki kisi bir suredir cikiyorlarmis ve yasli adam bir sure sonra sevgilisine bu gece seviselim mi diye sormus.

Kadin evet diyince o gece birlikte olmuslar. Yatakta yanyana yatarlarken adam kendi kendine:

- "Tanrim, eger bakire oldugunu bilseydim yatakta ona daha nazik davranirdim" diye aklindan gecirmis.

Kadinin aklindansa sunlar geciyormus:

- "Bu yasli bunagin gercekten becerebilecegini bilseydim kulotlu corabimi cikartirdim."

fıkranın devamı


Ali isminde bir adam olum doseginde karisina :
- "Karicigim, ben olmek uzereyim. Tanriya dua ettim, eger karim ben oldukten sonra bir erkekle yatarsa ahirette kendi etrafimda bir
kez donecegim.
Eger benim obur duyada rahat etmemi istiyorsan lutfen benden sonra hic bir erkekle yatma olur mu?" Kadin:
- "Kocacigim o nasil soz, tabii ki sana oldukten sonra da sadik kalacagim", der ve Ali olur. Yillar sonra kadin da olur ve obur dunyaya
gider kocasini aramaya baslar. Kapidaki gorevliye sorar:
- "Kocami ariyorum ismi Ali",
Gorevli:
- "Hangi Ali? hanimefendi, burda milyonlarca Ali var." Kadin:
- "Arasira kendi etrafinda bir kez donen birisidir." Gorevli:
- "Ha, sen topac Aliyi ariyorsun, az ileride."




fıkranın devamı


Evli bir çift cadilar partisine davetliydi. Disariya çikmak için hazirlanirlarken kadinin migreni tuttu, evde kalmak zorundaydi.

Kocasina partiye yalniz gitmesini, onun eglencesini bozmak istemedigini söyledi. Biraz tartistiktan sonra adam kostümünü giydi ve partiye gitti, kadin da birkaç aspirin alip yatti.

Biraz uyuduktan sonra kendini daha iyi hissederek uyandi ve partiye giderek kocasina sürpriz yapmaya karar verdi. Tam hazirlanirken

- "Acaba ben yaninda degilken kocam neler yapiyor" diye düsündü ve kocasinin kendisini tanimamasi için degisik bir kostüm giyerek partiye gitti.

Oraya vardiginda bir kenarda onu izlemeye basladi. Kocasi arka arkaya degisik kizlarla ve onlarla çok yakinlasarak dansediyordu, nereye kadar gidebilecegini görmeye karar verdi.

Onunla çok samimi bir sekilde dansetmeye basladi, kulagina disariya çikabileceklerini fisildadi.

Arabalardan birine girerek sevistiler ve geceyarisindan önce maskeler çikarilmadan kadin eve gitti, kocasinin dönüsünü beklemeye basladi. Adam sabaha karsi 01.00 sularinda eve döndü ve dogru yataga gitti. Kadin:

- "Parti nasildi kocacigim" diye sordu, adam da
- "Sensiz hiç eglenemedim tatlim" diye yanitladi.
- "İnanmiyorum" diye cevapladi kadin, "bahse girerim çok eglenmissindir."
- "Gerçekten hayatim. Partiye gittigimde bazi arkadaslarla sıkıldık alt kata inip bütün gece poker oynadik."

"Fakat kostümümü ödünç verdigim o Allah'in cezasi herif harika vakit geçirdi".

fıkranın devamı


- 'Çok acayip bir şey oldu,' diye adam arkadaşına anlatır:
- 'Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip öptüm. Meğer karım değil miymiş?'
- 'Eee, ne olmuş yani?' der beriki.

- 'Daha ne olsun be adam? Karımı öperken karım, dikkat et sevgilim, kocam aniden gelebilir, diye fısıldamaz mı?'

fıkranın devamı


Adam son derece sevdigi ve saydigi karisinin 60inci yas gününde önemli konuklarini da davet ettigi parti için bir pasta ismarlamis.

- "Üzerine ne yazmami istersiniz?" diye sormus Karadenizli pastaci.. Adam bir an düsünüp:
- "Yillarla yoruldun ama, inan daha mükemmelsin" yazilsin! demis adam.

- "Peki efendim pastanin üzerine nasil yerlestirelim bu yaziyi?"
- "Iki satir halinde olsun, üstte 'Yillarla yoruldun ama' altta 'Inan daha mükemmelsin' seklinde olabilir.."

Parti günü tüm davetlilerin önüne kivilcimlar saçan maytaplarla pasta gelmis. Üzerinde aynen söyle yazarak:

"Üstte yillarla yoruldun ama
Altta inan daha mükemmelsin"




fıkranın devamı


Kilisede dugunun baslamasina cok az zaman var. Damat rahibin yanina yaklasip fisildar:

- "Bakin. Size verecegim $100 karsiliginda evlilik yeminimizde birtakim degisiklikler yapmanizi istiyorum.. Hani su bana soracaginiz

'Sonsuza dek seveceginize, koruyacaginiza, sadik kalacaginiza yemin ediyor musunuz?' kismi var ya, onu metinden cikarmanizi istiyorum."

Rahip gulumseyerek basini sallar ve damat rahibin avucuna $100 sıkıştırıp iceri doner.

Ve dugun baslar, herkes yerini alir, gelin ve damat rahibin onunde bulusur ve yeminler okunmaya baslanir.

Sira damadin yeminine gelince damadin gozleri hain hain parlar ve rahip damata sorar:

- "....... esinizin daima bir adim gerisinden yuruyeceginize, her emrini ve dilegini yerine getireceginize, her sabah kahvaltisini hazirlayip ayagina kadar gotureceginize, ve ikiniz de yasadiginiz surece baska kadinlara yan gozle bile bakmayacaginiza yemin ediyor musunuz...?"

Tabi damadin bu beklenmedik is karsisinda gozleri faltasi gibi acilir. Saga sola bakar, bir yutkunur.. ve kisik bir sesle:

- "E..eee.. evet efendim"

Ama toren sona erdikten sonra damat hisimla rahibin karsisina dikilir:

- "Bir anlasma yaptigimizi saniyordum!!!!"

Rahip gulumseyerek cevaplar:

- "Esiniz daha iyi para verdi.."




fıkranın devamı


Dursun dedesi Temele sormus.
-"Dede nenem ile kaç yildur evlisunuz?".
-"40 yildur evlat" demis dede.
-"Peki ama pen haçan sizi hiç kavga ederken cormedim, punun sirri nedur?"
Otur evlat anlatayim.
-"Evlat biz nenen ile elde avuçta birseyum yok, kimsemde yoktu. Ben neneni oldukça uzak köyden aldum, nikahumuz kiyildi, ben at arabama nenenin üç bes esyasini attuk ve bizim köyün yolunu tuttuk.
Yolda benim ati ayagi sürçtü ve tökezledi ben "Bu biir" dedum. Devam ederken birdaha tökezledi "Bu içii" dedum.
Köye daha epey yolumuz vardi ki bizim atun ayagi bir daha ta ökezleyinca "Bu üüç" dedim ve çektim belumden pistovu ati orada kafasindan furdum.
Ben ati vurunca nenen basladi söylenmeye."
-"Vayy biz simdi nasil gidecegiz, niye durup dururken ati vurdun, sende hiç akil yokmidur, bunca esyalari nasil tasiyacagiz?"
Bende döndüm nenene ve

-"Bu biirr" dedim. O gün bu gündür gül gibi geçiniyuruz."

fıkranın devamı


Geceyarisina dogru issiz park yerinde devriye gezmekte olan polis memuru, ileride parketmis ve ic lambasi yanan bir otomobili farkeder.

Arabanin sofor koltugunda oturan bir genc elindeki dergiyi okumakta ve arka koltukta oturan bir genc kiz ise örgü örmektedir.

Polis memuru durumdan kuskulanarak arabanin yanina gider ve on cami tiklatir. Sofor koltugundaki genc basini kaldirir, mecburen cami acar:

- "Buyrun memur bey? Nasıl yardımcı olabilirim?"

Polis memuru merakla sorar:

- "Ne yapiyorsunuz burada?"
- "Neye benziyor? Iste bu dergiyi okuyorum..."

Polis arka koltuktaki genc bayani isaret ederek;

- "Peki, o ne yapiyor?" diye sorar. Genc adam omzunun ustunden arkaya soyle bir bakar ve
- "Sanirim bir kazak oruyor..." der.

Kafasi karisan polis sorar:

- "Kac yasindasin, genc adam?"
- "On dokuz..."
- "Peki bu bayan kac yasindaymis bakalim?" Genc adam saatine bakar ve cevaplar:

- "Yaklasik dort dakika sonra on sekiz yasinda olacak..."

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...6 7 8 9 10 11 12 13 14 15 16...143 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama