Çeşitli Fıkralar

loading...

- Beyefendi, etrafta bekçi ya da polis var mı?
- Hayır, evladım.

- Öyleyse cüzdanınızla saatinizi bana verin.
fıkranın devamı

Sakip Sabanci Agaya bir gün demisler ki..
-"Aga bu dünyada her sey güllük gülüstanlik. Nereye baksak her tarafta senin sirketleri, fabrikalari görüyoruz (marSA, yünSa, lasSA, toyotaSA).Burada işin iş.Ya diger tarafta
ne olacak,orada ne yapacaksin,nasil kurtulacaksin zebanilerden?.."
Sakip Aga gülmüs ve:

-"Öte yanda da isimizi saglama aldik. Bir
tarafimizda iSA, diger tarafimizda muSA.."
fıkranın devamı

Eski edebiyatçılarımızdan Fuzuli ile Ruhi hep böyle birbirlerine taşlama yapıyolarmış.Bi gün ormanda yürürken bi köpek ölüsü görmüşler. Ruhi demiş ki:
“Bu köpek leşi de burda "Fuzuli" duruyor” Fuzuli de cevap vermiş:

“Doğru, baksana "Ruhi" dötünden çıkıyo!”
fıkranın devamı

Rusyada Gazetecinin biri 100 yasinda bir köylüyle roportaj yapiyor :
-"Efendim, bu kadar zamanda kimbilir ne güzel olaylar yasamissinizdir.Güzel bir aninizi anlatirmisiniz", diye sormus.
Ihtiyar baslamis :
-Bir gün bizim muhtarin esegi kayboldu. Bütün köy esegi aramak için daga çiktik.Saatlerce bir elimizde votka aradik durduk. Sonunda da bulduk.Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin esegi gözümüze bir güzel görünmeye basladi ...
Derken gazeteci :
-Aman efendim, daha enteresan bir aninizi anlatsaniz. Ihtiyar köylü söze devam etmis :
-Bir gün bizim muhtarin kuzusu kayboldu. Bütün köy muhtarin kuzusunu aramak için daga çiktik. Saatlerce bir elimizde votka, hem yudumlanip hem yuruyerek aradik durduk.Sonunda da bulduk. Basladik dag yolundan asagi inmeye. Birden bizim muhtarin kuzu gözümüze bir güzel görünmeye basladi.Demeye kalmadan gazeteci yine adamin sözünü kesmis :
-Aman efendim, oraya da girmeyelim. Siz en iyisi kötü bir aninizi anlatin.
Adam yeniden söze baslamis :

- Bir gün ben kaybolduum...
fıkranın devamı

Bir adam son günlerini yaşıyormuş.Uzuvları meleklerin huzuruna çıkmışlar.Göz saygıyla ayağa kalkmış, kibarca söze başlamış.
-Efendim... Sizden bir ricam var.Emekliye ayrılmak istiyorum.Yetmiş yıldır görmekten yoruldum.
Sırayla kulaklar,ayaklar söz alıp emekliliklerini istemiş.Derken arkadan çok kısık bir ses duyulmuş:
- Asıl emeklilik benim hakkım!
Melekler öfkeyle bağırmış.
- Ayağa kalkıp konuşsana saygısız.

- Ayağa kalkacak güçte olsam,emekliliğimi ister miydim hiç?
fıkranın devamı

Leyla, ağacın altına oturmuş resim yapıyordu.Babası kızın elindeki bomboş kagığıdı görünce sordu :
-Leyla, ne resmi yapıyorsun bakayım?
-Çimenlikte bir keçi resmi.
-Çimenler nerede?
-Keçi hepsini yedi.
-Ya keçi?...
-Yiyecek birşey kalmayınca o da gitti.
fıkranın devamı

Rahibenin biri bir gün taksi cewirmiş binmiş takdiye ama taksici sürekli rahibeyi gözetlio aynadan. rahibe sormuş -ne oldu ewladım?
-"Size bir şey söylemek istiyorum ama cesaret edemiyorum."
-"Söyle ,rahibeler hiç bir şeye sinirlenmez"
Taksici:
-"Benim en büyük fantezim bir rahibeyle beraber olmaktır" demiş.Bunun üzerine rahibe bunun gerçeklşmesi için katolik ve de bekar olması gerektiğini söylemiş.Taksici:
-Evet bu özellikler bana uyuyo diyip, arabayı ormanlık yola çekmiş iş bittikten sonra adam başlamış ağlamaya nedenini sormuş rahibe.Adam da:
-"Ben size yalan süledim ben aslında evliyim ve de yahudiyim."Rahibe:

-"Üzülme evladım zaten bende rahibe değilim bir gay im ve de kıyafet balosuna gidiyorum..."
fıkranın devamı

Iki Alman, Hans ile Mans Türklerin rakidan ne anladiklarini merak edip bir gece meyhaneye gitmeye karar vermisler. Meyhaneden içeri girip acemi bakislar ile etrafa baktiktan sonra, yan masa ne siparis ettiyse aynisini siparis edip içmeye baslamislar rakiyi.. Birinci kadehin sonunda Hans Mansa sormus.. Mans bir sey hissediyor musun? Hayir Hans..devam edelim içmeye.. Bir süre sonra yedikleri mezelerin de esliginde ikinci kadehe baslamislar.Bu sefer Mans dayanamamis ve..
- Hans demis..Hans...Birsey anladin mi?
- Hayir..devam et...
Üçüncü kadehi de bitirdikleri sirada Hans tekrar Mans a sormus..
- Ne hissediyorsun Mans?
Mans agir agir gözlerini kaldirmis..
- Ne hissettigimi siktir et de Hans...Ne olacak bu Almanyanin durumu????
fıkranın devamı

Köyün birinde aga oglunu evlendirmeye karar verir. Ama Oglunu bir türlü ikna edemez.
Babasinin israrlari karsisinda geri adim atmak zorunda kalan genç sartli olarak evlenmeye razi olur.Şarti sudur;
Evlenecegi kizla önce kendisi görüsecek namus yönünden ikna olursa evlenecektir.Her gittigi kiza fermuarini açar ve "Bu nedir?" diye sorar.
Kizlar da yarak der. Her defasinda ayni cevabi alan genç evlenmeye razi olmaz.En son gittigi kiza da ayni soruyu sordugunda "pipi" cevabini alinca bu kizin hiç böyle bir sey görmedigini ve namuslu oldugunu düsünerek onunla evlenir ve yilda bir defa ayni soruyu tekrar sorar ve hep ayni cevabi alir.Aradan yillar geçer ve bir gün dayanamayip ayni soruyu tekrar sorar.
Yine ayni cevabi alinca dayanamaz ve bagirarak bunun pipi olmadigini yarak oldugunu söyler.
Kiz hemen cevabi yapistirir.

-"SEN YARAK GÖRMEMISSIN.YARAK DEDİĞİN MUHTARIN OGLUNUNKİ GIBI OLUR!.."
fıkranın devamı

Bir papaz, bir sarhoş ve bir mühendis giyotinle ölüm cezasına çarptırılmışlardır. Sıra öncelikle papazdadır. İnfaz memuru papaza sorar:
"İnfaz edilirken yukarı mı aşağı mı bakmayı tercih edersin?"
Papaz cevap verir:
"Yukarı bakmak isterim. En azından ölürken yüzüm tanrıya dönük olur."
Papazın isteği yerine getirilir, giyotin bıçağı havaya kaldırılır ve bırakılır. Bıçağın hızı kesilir kesilir ve tam papazın boynuna santimetreler kala duruverir.
Bu tanrıdan bir işaret olarak görülür ve papaz serbest bırakılır. Sıra sarhoşa gelmiştir. Bir umutla sarhoş da yukarı dönük olmak istediğini söyler. Aynı şekilde giyotin bıçağı tam sarhoşun boynuna yaklaşmışken yavaşlar ve durur. Bu da tanrının bir işareti olarak kabul edilir ve sarhoş da serbest bırakılır. En son sıra mühendistedir. Mühendis de yukarı dönük infaz edilmek istediğini belirtir. Tam bıçak havaya kalkmışken mühendis bağırır:
"Durun bir dakika, bıçaktaki sorunun nerede olduğunu anladım."
fıkranın devamı

Bir gün pinokyo ile kirmizi baslikli kiz ormanda karsilasmislar.Pinokyonun efendisi pinokyo’yu çagirmis, pinokya gitmek istemiyormus. Kirmizi baslikli kiza dönerek:
-"Senden bisey rica edicem, etegini altina girip saklanabilir miyim?"
Kirmizi baslikli kiz:
-"Elbette" demiş.Pinokyo’nun efendisi onu çagirmis, o
-"Burda degilim" demis ve pinokyo yalan söyledigi için burnu uzayip kirmizi baslikli kizin amina girmis.Sonra kirmizi baslikli kiz, pinokyoya;
-"Bir kez de dogru söyle" demis, burnu tekrar kisalmis.Bu durum kirmizi baslikli kizin cok hosuna gitmis:

-"Dogru söyle, yalan söyle, dogru söyle, yalan söyle....."
fıkranın devamı

Bir gün pinokyo ile kirmizi baslikli kiz ormanda karsilasmislar.Pinokyonun efendisi pinokyo’yu çagirmis, pinokya gitmek istemiyormus. Kirmizi baslikli kiza dönerek:
-"Senden bisey rica edicem, etegini altina girip saklanabilir miyim?"
Kirmizi baslikli kiz:
-"Elbette" demiş.Pinokyo’nun efendisi onu çagirmis, o
-"Burda degilim" demis ve pinokyo yalan söyledigi için burnu uzayip kirmizi baslikli kizin amina girmis.Sonra kirmizi baslikli kiz, pinokyoya;
-"Bir kez de dogru söyle" demis, burnu tekrar kisalmis.Bu durum kirmizi baslikli kizin cok hosuna gitmis:

-"Dogru söyle, yalan söyle, dogru söyle, yalan söyle....."
fıkranın devamı

Hostes,uçakta papazın yanına gelmiş,açıklama yapıyor:
-"Muhterem peder,programa uygun uçuyoruz ve 12.000 metre yükseklikteyiz.Size bir bardak şarap vereyim mi?"
Papaz:

-12.000 ha!..Istemem,patrona çok yakınız...
fıkranın devamı

Bir zamanlar uzaklarda bir ulkede cok yakisikli bir prens yasarmis.Ancak prens daha kucukken ulkedeki kotu kalpli cadinin lanetine ugramis, ve uzerindeki bu lanet yuzunden her yil sadece 1 kelime konusabiliyormus.Mesela prens 2 kelime soyliycegi zaman bir yil boyunca susuyor, boylece ertesi yil da 2 kelime soyleme hakki oluyormus.Bir gun bu yakisikli ama talihsiz prens dere kenarinda otururken, bir de bakmis karsida kucuk bir kulube, ve kulubenin bahcesinde muhtesem bir kiz.Saclari altindan daha sari, gozleri gokyuzunden daha mavi, dudaklari kirazdan daha kirmiziymis.Prens bu guzelligi gorunce akli basindan gitmis, o anda vurulmus.. ve 2 yil boyunca konusmamaya karar vermis, 2 yil sonunda kiza "cok guzelsiniz" diyebilmek icin.
Ama 2 yilin doldugu gun prensin icindeki bu ates daha da buyumus ve kiza "size asik oldum"demek icin yanip tutusur olmus...
Boylece COK+GUZELSINIZ+SIZE+AsIK+OLDUM=toplam 5 kelimeyi soyleyebilmek icin, gecen 2 yilin ardindan 3 yil daha konusmamayi goze almis....
Ve 5 yilin sonunda prens konusmak icin hazir oldugu sirada, birden Bu muhtesem guzel ve zarif kizla evlenmeyi, onu sarayinin prensesi yapmayi ne kadar istedigini farketmis.Boylece COK+GUZELSINIZ+SIZE+AsIK+OLDUM+BENIMLE+EVLENIR MISINIZ= toplam 7 kelime soyleyebilmek , in 5 yilin ardindan 2 yil daha sabretmeye karar vermis.Ve prens bu platonik duygularla 7 koskoca yili tamamladigi gun, artik dunyanin en heyecanli ve en mutlu erkegi olarak kizin yasadigi kulubeye kosmus.Kiz yine kulubenin bahcesinde oturuyormus ve bir kitap okuyormus.
Prens elindeki bir tek kirmizi gulu kiza uzatmis ve sormus:
- "COK GUZELSINIZ, SIZE AsIK OLDUM, BENIMLE EVLENIR MISINIZ?"
Kiz basini kaldirip prense bakmis......
Kulaklarini orten altin sarisi saclarini geriye atmis ve prense soyle demis:

-"PARDON?"
fıkranın devamı

Adamin biri parasüt almak için bir dükkana girer ve saticiyla konusmaya baslar:
-"Efendim, parasüt açilmazsa ne olacak?" Satici:
-"Olur mu beyefendi yedegi var onu açarsiniz" Müsteri:
-"Peki ya o da açilmazsa?"
Satici:

-"Ürünlerimiz garantilidir, getirin degistiririz"
fıkranın devamı

Papaz, iki metre ilerisinde duran zangoça sormuş:
"Gizli gizli sen mi içiyorsun kutsal şarabı?"
Zangoçta derin bir sessizlik...
lyice köpürmüş Papaz:
"Sana soruyorum be adam! Duymuyor musun?"
"Hayır, buradan hiçbir şey duyulmuyor efendim!"
Olacak şey mi! İki adım öteden beni duymuyorsun..." Zangoç bıyık atından gülmüş; "İsterseniz yer değiştirelim, anlarsınız..." Yer değiştirmişler.
Bu kez Zangoç seslenmiş:
"Kilise için toplanan yardımları kim iç ediyor?" Papaz kendi kendine söylenmiş:
"Hakikaten yahu! Buradan hiçbir şey duyulmuyor."
fıkranın devamı

Iki arkadas yolda gidiyormus.Biri kafasinda olan sapkasinin uzerinden kafasini kasimis.Arkadasi demis:
-"Ya,niye sapkanin uzerinden kasiyorsun.Sapkani cikartip kafani kasisana."
Digeri ise:

-"Peki,sen gotunu kasidigin zaman pantolonunu mu cikariyon mu lan"
fıkranın devamı

Ucak dunyanin en kalabalik hava meydanlarindan biri olan Londra Heathrowa yaklasirken hoparlorlerden pilotun sesi duyuldu.
-"Sayin yolcular,biraz sonra londra ya inmis olacagiz. londra da hava hafif yagmurlu ve sicaklik ...."
Tam o sirada pilottan :
-"Aman tanrim...."
diye korkunc bir feryat duyuldu ve yolculara bir asirmis gibi gelen uc bes saniye boyunca hicbir ses cikmadi. biraz sonra pilot tekrar konusmaya basladi.
-"Sayin yolcular demin sizleri cok korkuttugum icin ozur dilemek istiyorum.Ama hostes yanlislikla ustume koca bir fincan sicak kahve doktu.Canim cok yandi.Hele pantolonum onunun bir gorseniz..."
Bu sirada arkadan bir yolcu bagirdi :

-"Hele sen bizim pantolonlarin arkasini bir gorseniz..."
fıkranın devamı

Rahmeetli Neyzen Tevfik, hergün bol miktarda içki içerdi. Üstat birgün nasılsa, Yeşilay cemiyetinin tertiplediği bir konferansta bulunmuştu. Doktorlar konuşmayı şöyle bitirdi:
-Sayın dinleyiciler. Sözlerime son verirken şunu da ilave etmek istiyorum: İçtiğiniz her kadeh ömrünüzü bir gün olarak eksiltir. Bu, tıbben, ilmen tesbit edilmiştir.
Doktor kürsüden ayrılırken Neyzen Tevfik çığlığı basar:
-Off! Yandım dostlar, öldüm!
Yakınında bulunanlar, teleşle, heyecanla sorarlar:
-Aman üstat, hayrola, ne oldu birden?
-Ne mi oldu? Doktorun sözlerini dinledikten sonra, bir de hesapladım ki ben öleli kırk yıl olmuş...
fıkranın devamı

Ataist bir adam bir gün ormanda geziyor ve etrafındaki güzelliklere bakıyormuş Evrim ne güzellikler yaratıyor!diye düşünüp mest oluyormuş birden arkasında kocaman bir ayı belirmiş ve onu kovalamaya başlamış Adam bütün gücüyle kaçıyormuş ama her arkasına bakışında ayının daha olduğunu farkediyormuş. Dakikalarca süren bir kaçışın sonunda adamın ayağı yerdeki bir dala takılmış, ayı adamın üzerine atlamış, pençesini kaldırmış, Tam vurmaya hazırlanırken adam "ALLAHIM! diye bağırmış. bir anda zaman durmuş ayı donmuş, ormandaki nehir bile akmaz olmuş bir anda orman karramış ve gökyüzünden bir ışık hüzmesi adamın üzerine parlamış. Çok derinden gelen ilahi bir ses adama;
"Yıllarca bana inanmadın,yaratılışı kozmik bir kazaya bağladın, sana bu durumda yardım etmemi mi istiyorsun? Seni sevgili bir kulum mu saymalıyım?"demiş.
Adam untanç içinde: Biliyorum bunca yıldan sonra dindar biri olmayı istemem haksızlık, ama belki AYIYI DİNDAR yapabilirmisin." demiş
SES: peki " diye karşılık vermiş ve ışık kaybolmuş.Nehir tekrakmaya baslamış herşey eski haline dönmüş. Ayı pençesini indirmiş, iki pençesinide göge doğru çevirmiş, ve konuşmaya başlamış;
"ALLAHIM,senin rızkınla orucumu açıyorum, Hamdolsun bana verdiğin nimetlere...
fıkranın devamı

Bizim Rifki Bebekte bir elinde olta, bir elinde tas balik tutuyormus.Yoldan gecen guzel bir bayan, Rifkiya sormus:
-"Oltayi anladim da elinde ki tas ne?"
Rifki:
-"Bana bir kere verirsen soylerim!." diyor
Bunun uzerine bayan "terbiyesiz" deyip cekip gidiyor.Ama merak eden bayan yarim saat sonra donup teklifi kabul ediyor.Arabaya gidip islerini bitirdikten sonra...
Bayan Rifkiya soruyor:
-"Hadi soyle..."
Rifki:

-"Bak bayan su elimdeki oltayla sabahtan beri 1 tane balik yakalayamadim ama su tasla gelen 4. ncu bayan sensin ..."
fıkranın devamı

Bir gun Cennetin kapilari siddetle vurulmus:
- Gum Gum Gum !!
Içeriden seslenmisler:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Içeriden hos geldiniz diyerek kapilar ardina kadar acilmis ve yigitleri iceriye buyur etmisler. Her sey çok guzel gidiyormus. Ta ki, 40 yil gecinceye kadar. Bir gun kapilar yine siddetle calinmis:
- Gum Gum Gum !!!
Içeriden sormuslar:
- Kim o?
Disaridan gok gurultusu gibi bir ses:
- Biz Istanbulu fetheden Fatihin yigitleriyiz!
Iceriden hemen cevaplamislar:
- Hadi len! Onlar 40 yil once geldi!
Disaridan yine ses gelmis:
- Biz mehter takimiyiz ancak geldik!!!
fıkranın devamı

Meksikada bir barda sihirbazlık yaparak bahis açılıyormuş. Adamin
biri
-"ben okus derim bu yumurtayı yok ederim pokus derim geri getiririm"
demiş.Bahisler hemen açılmış 1 dolar 2 dolar ... 5 dolar... Bahisler kapanınca adam okus demiş yumurta yok olmuş, pokus demiş geri gelmiş ve paraları almış. Başka bir adam
-"buda birşeymi ben okus derim adamın şeyini
kaldırırım pokus derim indirtirim" demiş. Bahisler hemen açılmış 10 dolar
20 dolar ... 50 dolar... Bahisler kapanınca bir gonullu indirmiş pantolonunu adam okus demiş kalkmış, pokus demiş inmiş ve paraları almış.Tam o sırada bara 2 metre boyunda bir kovboy girmis, Bardakiler
-"yerse bununkinide kaldirtta gorelim" demisler. Adam
-"acin bahisleri o zaman" demiş. Bahisler hemen açılmış 100 dolar 200 dolar ... 500 dolar...Bahisler kapanınca adam okus kalkmış, pokus demiş inmiş ve paraları almış.Adam tam bardan çıkacakken içeriye 90 yaşlarında bir adamin girdiğini görmüş. Adam
-"beyler ben bununkinide kaldiririm" demiş. Kimse inanmamış kaldiramaz demisler buyuk oynamaya karar vermişler. Bahisler hemen açılmış 1000 dolar 2000 dolar ... 5000 dolar... Bahisler kapanınca adam okus demiş
kalmis tam o sirada yasli adam silahlarini cekip

-"pokus diyeni vururum"....
fıkranın devamı

Yaşlı bir amca parkta bir banka çökmüş etrafı seyrediyormuş... derken yanına bir delikanli gelmiş ki saçları kırmızı, turuncu, mavi, sarı renk boyalı... Adam çocuğa bakakalmış... Çocuk da küstah bir sesle:
- "Ne var moruk, sen hayatında hiç çılgınca bişey yapmadın mı!" demiş... Adam gülümsemiş:
- "Yaptım.. bir seferinde çok sarhoştum ve bir papağanı becermiştim.. Şimdi de acaba sen benim oğlum musun diye merak ediyorum..."
fıkranın devamı

Hz.İsa bir gün yolda perisan bir adama rastlamis.Derdini anlamak için yaklasip sormus neyin var diye.
Adam:
- "Aman sorma", demis."Oglumu kaybettim onu ariyorum..."
İsa:
- "Peki oglunu bir anlat bakiyim"
Adam:
- "Ellerinde ve ayaklarinda çivi delikleri vardi" demis..
İsa, sok olmus ve adama sarilip haykirmis:
- "Baba...!"
Adam da sasirmis ve o da, İsaya sarilmis:

- "Pinokyo...!"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama