Çocuk Fıkraları

loading...


bizim afacanin yaramazlikta ustune yoktur
bir gun ailesi ile birlikte ,misafirlige giderler
bir ara sohbet esnasinda bizim afacan bir soru sorar
teyzecigim ,neden cok cikolata ve seker yiyorsun
teyzesi sorar ne oldu ki?
baksana cok sismanlamissin der ve ilave eder
annem bana cikolata ve seker yeme , sonra cok sisman olursun diyor
teyzesininde karni burnundadir bu arada
soyle karnini bir sivazlayarak derki
alicigim bu sismanliktan degil der
ali iyice meraklanmistir
peki neden de
teyzeside
bu sismanliktan deyil ,burada bebek var der
bizim afacan bir sey anlamamistir
soyle bir duraklamadan sonra
teyzecigim, bu bebek oraya nasil girdi, nasil cikacak:))

fıkranın devamı


Birgün bir kız ile annesi varmış kızın annesi git kızım ekmek al 2 tane demiş kızda ok demiş ve gitmiş almış ekmekleri sonra eve gelirken bir kurbaya raslamış kurbağa vırak vırak demiş kızda bırak bırak anlamış ekmekleri bırakmış eve gitmiş annesi sormuş kızım ekmekler nerde diye kızda karşıma kurbağa çıktı bırak bırak dedi bende ekmekleri bıraktım demiş. :D

fıkranın devamı


Yaramaz bir çocuk varmış.öğretmeni bir soru soracakmış doğru biline 6 tane gofret verecekmiş.bunu duyan çocuk sevinmiş.öğretmen:5 tavuğm var birini kaybettim kaç tavuğum kaldı?diye sormuş yaramaz çocuk hemen parmak kldırmış.ve 4 demiş öğretmen nerden biliyosun demiş.cocuk öğretmenim ben gofreti severim 6tana vereceğiniz için bildim demiş.

fıkranın devamı

Öğretmen öğrencilere söyler
_ Size bir soru sorucam der.
ayşeyi kaldırır.
_Tavuğun kaç tüyü vardır?
Ayşe:
_ 1993 öğretmenim der
Öğretmen:
_ Nerden bildin?Diye sorunca da
_ Hani bir soru sorucaktınız der.
fıkranın devamı

Orta okul oğrencisi kahramanımız, babasının omuzuna dokunarak, sorar:
-Baba, okulda ders verdiler, "plitika nedir", anlatmamız lazım. Nedir politika?

Baba oğlunun yaşına uygun bir formül bulur:

-Bak yavrum, şimdi şu kelimeleri iyice aklında tut.. Ben ücretli calışıyorum, buna KAPİTALİZİM diyoruz. Parayı nasıl yöneteceğimize annen karar veriyor, ona HÜKÜMET de. Hepimiz aslında senin için cabalıyoruz, sen HALK'sın. Bebek kardeşine bakan dadın, İŞCİ SINIFI. Kardeşini de GELECEK diye düşün. Şimdi bunları böyle ezberle, yarın kahvaltıda sana politikayı anlatırım.

Oğlan bunları ezberler, akşam olur, her kez yatar. Gece bizimki, kardeşi küçük bebeğin ağlamasıyla uyanır. Gider bebeğin odasına bebek altını kirletmiş ağlamaktadır. Annesinin odasına girer, annesi derin bir uyku cekmektedir, uyanamaz. Dadısının odasına gider, bir bakar ki, babası dadısını beceriyor, "bebek ağlıyor" demesine hic aldırıs eden bir halleri yok. Bizimkisi arkasını döner, ve isyan ede ede yatar.

Ertesi sabah kahvaltıda babasına şöyle der:

-Baba ben politika neymiş cözdüm.
-söyle neymiş bakalim yavrum? Diye sorar babası..
-HÜKÜMET uyurken, KAPİTALİZİM İŞCİ SINIFINI s*kiyor, HALK isyanlarda ve kimsenin umrunda değil ve geleceğimiz böylece bok içinde..
fıkranın devamı

bir gün baba eve gelir ve gelir gelmez karısını
yatakodasına alır.oğlu kapı deliğinden bakar
babası anasının üstünde çocuk isterim çocuk
isterim anasını becermekte.
ertesi gün çocuğun aklına kurnazlık gelir
babası yatakda yatarken üstüne çıkar
bisiklet isterim bisiklet isterim
fıkranın devamı

bizim afacanin yaramazlikta ustune yoktur
bir gun ailesi ile birlikte ,misafirlige giderler
bir ara sohbet esnasinda bizim afacan bir soru sorar
teyzecigim ,neden cok cikolata ve seker yiyorsun
teyzesi sorar ne oldu ki?
baksana cok sismanlamissin der ve ilave eder
annem bana cikolata ve seker yeme , sonra cok sisman olursun diyor
teyzesininde karni burnundadir bu arada
soyle karnini bir sivazlayarak derki
alicigim bu sismanliktan degil der
ali iyice meraklanmistir
peki neden de
teyzeside
bu sismanliktan deyil ,burada bebek var der
bizim afacan bir sey anlamamistir
soyle bir duraklamadan sonra
teyzecigim, bu bebek oraya nasil girdi, nasil cikacak:))
fıkranın devamı

yaslı kadın bırgun balkon demırlerıne yaslanır ve etgının arkası yırtık oldugunu farketmez.bunu goren torunu sorar:nene buney;nenesı ıcıden derkı nede olsa cocuk ne alayacak ve derkı tavsan oglum tavsan der.cocuk tekrar sorar;nene bu tavsan havuc yermı.kadın soyle buyurur:ah torunum ah dedeyın havucunu yıyeyıye agzıda dısmı kaldı tavsanın...
fıkranın devamı

birgün küçük bir çocuk yolda oynarken ordan bir polisin ilgisini çeker ve çocuğa sorar"ne yapıyorsun ufaklık"..çocukta "polis yapıyorum"der..polisin hoşuna gider ve sorar"anlat bakalım nasıl yapıyosun polisi".cocuk cevap verir "çamur alıyorum su ve bok katıyorum polis oluyor "der..bunu duyan polis çocuğu bir güzel döver..ertesi gün polis yine çocuğa rastlar ve bakar çocuk yine bişeyler yapıyo.."ne yapıyosun sen burda" diye sert bir şekilde sorar polis..çocukta"polis yapıyorum "der..polis yine sorar "anlat bakiim nasıl yapıyosun "cocuk aynı cveabı verir"çamur alıyorum su ve bok katıyorum polis oluyor" der ve yine güzel bir dayak yer...ertesi gün yine herşey aynı polis bir hışımla gelir ve "sen akıllanmicakmısın yine mi polis yapıyosun"der...çocuk busefer hayır "asker yapıyorum der.."polisin ilgisini ceker.."anlat bakalım askeri nasıl yapıyosun"çocuk başlar"çamur ve su'yu karıstırıyorum asker oluyor der",polis merakla "ee buna niye bok katmıyosun "der...çocuk cevap verir "bok katınca polis oluyor"...
fıkranın devamı

Genç adamin hayatindaki en büyük istegi bir rolls-royce sahibi olmakmis. Ailesinden kalan mülkleri satmis. Oldukça borçlanmis. ve sonunda biraz hirpalanmis ve eskice bir rolls-royce sahibi olabilmis.
Arabasini alir almaz new york sokaklarinda turlamaya baslamis. Fakat sehirdeki onca güzel araba içinde kimse eski rolls'a bakmiyormus. Adam sehrin arka mahallelerine yollanmis. Yoksul insanlar gipta ile arabasina bakarken genç adam büyük bir zevkle arabasinin tadini çikarmaya baslamis.
Sonra bir kavsagi döndügünde iki katli bir evin önünde park etmis üç tane rolls görmüs.Gözlerine inanamamis. Inmis yakindan bakmis. Dogru! üçü de rolls.Kendi kendine binbir zorlukla sahip oldugu otomobilden bu harap mahallede nasil olur da bir evde üç tane birden rolls olabildigini düsünürken, üst katin balkonundan biri kendisine seslenmis:
- Ne o arabalara mi bakiyorsun ? Adam yukari baktiginda 4-5 yaslarinda kisa pantalonlu bir çocuk görmüs
- Evet,bütün bunlar senin mi?
- Evet
Adam inanamamis, nasil olur ? deyince, çocuk:
- Iddiada kazandim istersen seninle de iddiaya girelim. Kazanirsan üç arabayi da alirsin. kaybedersen arabani alirim.
- Peki iddianin konusu ne? Çocuk gülmüs ve
- Yaptigim her seyi yapabilirmisin? demis. Adam bir an düsünmüs, sonra kendi kendine küçük bir çocugun yaptigi her seyi yapabilecegi kararini vermis,
- Evet demis.
- O zaman içeri gel demis çocuk, Içeri girmisler, çocuk ;
- artik yarisma basladi, bundan sonra ben ne yaparsam aynisini yapacaksin, yapamazsan arabani alirim, demis ve bulunduklari hole açilan tek kapiyi tiklatmis, adam da hemen kapiyi tiklatica içeri 95-65-95 ölçülerinde bir afet girmis.
Çocuk; "ablam..." diye tanistirdiktan sonra kizin üzerindeki askili elbisenin bir askisini çözmüs, adam da hemen diger askiyi çözmüs çocuk sütyenin bir kopçasini çözmüs adam diger kopçayi. çocuk sütyenin bir askisini indirmis adam diger askiyi.
Kiz odanin ortasinda yari çiplak bir durumda kalmis. bizimki artik arabayi, iddiayi birakmis nefesi kesilmis bir halde kizi izliyormus, kendi kendine;
"ah diyormus su ufaklik olmasa da su kizi..." Ufaklik ablasinin üzerindeki son parçanin bir tarafini asagi dogru çekmis adam diger tarafi; sonuçta son parça da kizin ayaklarinin dibine düstügünde adam iddiayi artik tamamen unutmus ve kani damarlarinda delicesine dolasir bir durumda iken.....
ufaklik adama "hey amca demis simdi gelelim iddiaya;" sortunu indirmis; ve pipisini tutup ikiye katlamis sonra da:
- hadi, demis, yaptigimi yap bakalim !


fıkranın devamı

Bir gün komşunun kapısı çalınır.Kadın kapıyı açtığında küçük temeli görür.Kadın:

-Ne var temel?
-Makasınızı alabnilirmiyim?
-Tamam getiriyorum.
Bir kaç dakika sonra kadın makası getirir.Ve şöyle bir soru sorar:
-Sizin makas köreldimi?
Temel:
-Hayır.Ben bizim makasla tel kesecektim.Anem makas bozulur dedi ve benimde aklıma sizin makas geldi.
fıkranın devamı

Dua
Bir gün bir baba oğlunu dua ederken duyar. "Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı, ninemi ve beni koru" diye. Adam çocuğun dedesini unuttuğunu düşünür ama çocuğa bunu söylemez. Ertesi gün dedeyi araba ezer ve dede ölür. Bir kaç gün sonra baba yine duyar "Allah'ım sen annemi, babamı, ablamı ve beni koru" diye. Bu sefer nineyi unutur ve ertesi gün nine merdivenlerden düşer boynu kırılarak ölür. Bir kaç gün sonra çocuk yine dua eder "Alla hım sen annemi, ablamı ve beni koru" diye. Baba kendisinin unutulduğunu fark eder ve ertesi gün başına bir şey gelmemesi için her adımını çok dikkatli atar. Aksam eve gelince karısına sorar "Hanım bugün ben işteyken neler oldu?" diye. Karısı "Bizde bir şey olmadı ama postacı öldü!"

fıkranın devamı

Kadın kocasını zorla ikna edip doktora götürmüş.
-Doktor bey kocam çok isteksiz, ayda bir kere ya yapıyor, ya yapamıyor.
Doktor adamı muayene ettikten sonra:
-Tamam ben size özel bir ilaç yazacağım yarın bana bir ara uğrayıp ilacı aldırın, demiş. Ertesi gün adam işte olduğundan kadın evin küçük oğlunu doktora göndermiş ilacı alması için. Doktor ilacı çocuğa verirken iyice tembihlemiş.
-Bak oğlum baban bu ilaçtan 3 günde 1 tane içecek. Sakın unutma, demiş. Çocuk eve dönerke unutmamak için sürekli olarak tekrarlıyormuş. O sırada karşıdan öğretmeninin geldiğini görüp heyecanlanmış ve ilacın dozunu 1 günde 3 tane olarak babasına iletmiş. Aradan 3 ay geçmiş. Doktor birgün küçük çocuğu sokakta oynarken görmüş ve babasının durumunu sormuş. Çocuk doktora okkalı bir küfür salladıktan sonra anlatmaya başlamış:
-Annem 2 ay önce öldü, ablam 3 aylık hamile ben de kıçımın acısından oturamıyorum.
Doktor:
-Peki baban şimdi nerede?
Çocuk:
-Çatıda kedileri kovalıyor...
fıkranın devamı

İki bacaksız karşı karşıya geçmiş,kimin babası kimi döver,onu tartışıyorlarmış.
Bir tanesi bağırmış:
-"Bir kere benim babam senin babandan daha iyidir!"
Diğeri altta kalır mı, o da bağırmış:
-"Benim annem de senin annenden daha iyidir!"
Bunu duyunca bizimkisi duraklamış:
-"Hmmm... Sanırım haklısın. Çünkü benim babam da aynı şeyi söylemişti."

fıkranın devamı

İş adamı tıraş olurken bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.
Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk
görürler. Berber, iş adamının kulağına fısıldar;
-"Bu çocuk var ya,dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..."
Berber çocuğa seslenir:
-"Ali, buraya gel!". Bunun üzerine çocuk sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar. Berber işadamının kulağına sessizce, "bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde beş yüz bin, diğer elinde beş milyonluk bir
banknot olduğu halde çocuğa sorar:
-"Hangisini istiyorsan alabilirsin?"
Çocuk dalgın dalgın bir beş yüz bine bir de beş milyona bakar ve sonunda beş yüz binlik banknotu hızlıca çekerek berberin elinden alır.
Berber işadamına döner ve gülerek:
-"Gördün mü? Sana söylemiştim." der.Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden beş milyonluk değil de, beş yüz binlik banknotu aldığını sorar.Çocuk hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir :
-Eğer beş milyonluğu alırsam oyun biter!"
fıkranın devamı

Öğretmen:
_ileride öğretmen olmayı düşünmezmisin

Öğrenci: Siz öğrenci olursanız düşünürüm hocam....(İntikam!!!)
fıkranın devamı

Öğretmen, sordu:
- İki yüzlü kime derler
Çoçuk cevap verdi:
- Okula güler yüzle gelen öğrenciye...
fıkranın devamı

Eve geldiğinde burnu kanıyordu. Meraklanan annesine
-Okula hokkabaz geldi, burnumdan üç tane 1 YTL çıkardı .
-Ama hokkabaz göz aldatır burun kanatmazki...
-Zaten burnumu hokkabaz kanatmadıki, başka para kalıp kalmadığını kontrol eden arkadaşlarım yaptı
fıkranın devamı

Hasan okula yeni başlamıştı. İlk gün akşam olup da eve dönünce,annesi merakla sordu:
-Ne yaptınız oğlum bugün okulda? Çocuk cevap verdi:
-Bugün pek bir şey yapmadık galiba, çünkü yarın da çağırdılar.
fıkranın devamı

Bir gün bir adam yolda gezerken bir çocuk görmüş, onu yanına çağırıp sormuş:
-Allah`ın nerede olduğunu söyle sana bir elma vereyim.Çocuk cevap vermiş,
-Sen bana Allah`ın nerede olmadığını söyle ben sana bin elma vereyim...
fıkranın devamı

Bir gün Tansu Çiller,Mesut Yılmaz ve Saddam Hüseyin bir helikoptere binmişler gidiyorlar... Üçü de kendi memleketlerini övüyor!!! Tansu Çiller'in memleketinden geçerken,demişki
-Bizim memleketin domatesi meşhur,bir domates yemiş ve kabuğunu aşağıya atmış.Sonra aşağıya inmişler bakmışlar bir çocuk ağlıyor nedenini sorduklarında çocuk domates kafalı birinin yukarıdan domates attığını söylemiş.Tansu Çiller çok utanmış.
Helikoptere tekrar binmişler bu sefer,Mesut Yılmaz'ın memleketine gelmişler -Bizim memleketin salatalığı meşhur diyerek bir salatalık yemiş ve aşağı atmış,inip bakmışlar yine bir çocok ağlıyor nedenini sorduklarında hıyarın biri kafama hıyar attı demiş.Mesut çok utanmış.Tekrar helikoptere binmişler.
Saddam'ın memleketine gelmişler Saddam bizim memleketin bombası meşhur diyerek aşağı bomba atmış.İnip baktıklarında bu sefer bir çocuk gülüyor.Şaşırarak sormuşlar neden gülüyorsun? çocuk cevaplamış
-Bir osurdum arkamdaki bina yıkıldı!!!!!
fıkranın devamı

Küçük Metin babasına önündeki küçük şeyi sordu birgün. Babası "otobüs" diye cevap verdi.
-Peki baba annemim önündeki şeyin adı ne?
-Garaj oğlum.
Bir gece su istemek için annesine seslendi Metin ama yanıt alamadı. Merak edip annesi ile babasının yatak odalarına gitti. Bir de ne görsün babası tam pozisyon almış işi bitiriyor. Hemen bağırmaya başlamış Metin:
-Ha gayret baba otobüsün arka tekerlekleri garajın dışında kaldı...
fıkranın devamı

Bir adamın akrabasının düğünü varmıs.Oğluyla beraber gitmişler.Adamın oğlu çok yaramazmış.Düğün alanı çok uzunmuş.Babası yaramaz çocuğu bir uca oturtmuş ve akrabalarının yanına gitmiş.
Diğer uçtaki adam çocuğun dikkatini çeker.Adama am işareti yapar,adam işaretle kızar.Tabi çocuk anlamaz.Bu sefer sik işareti yapar.Adam yine işaretle kızar.Çocuk bu sefer kendi pipisini işaret edince,adam dayanamaz ve çocuğu babasına şikayet eder.Babası çocuğu çağırıp,neden terbiyesizlik yaptığını sorar.Çocuk itiraz ederek açıklama yapar. Baba ben kız evindenmisin diye sordum,yok dedi,oğlan evindenmisin diye sordum yıne kızdı yok dedi. Bende ne sikim var da geldin dedim...
fıkranın devamı

Bir çocuk sürekli tırnaklarını yermiş. Annesi çocuğunun bu alışkanlıktan kurtulması için çok uğraşırmış. Bir gün parkta dolaşırlarken karpuz göbekli bir adam görmüş çocuk. Çok korkmuş adamın göbeğinden. Annesine sormuş
-"Amcanın karnına ne oldu?" diye. Annesi de fırsat bu fırsattır deyip, adamın tırnaklarını yeme alışkanlığı yüzünden karnının böyle şiştiğini ve kendisinin de tırnak yedikçe bu adam gibi olacağını söylemiş çocuğuna. Böylece Çocuk tırnaklarını yemekten vazgeçmiş.
Yine bir gün; belediye otobüsüyle giderlerken, çocuk hamile bir bayan görmüş ve başlamış gülmeye. Kadın sormuş
-"Çocuğum niye gülüyorsun" diye. Cevap,
-"Ne yiyip karnın şişti biliyorum da".
fıkranın devamı

Bir gün bir çocuk elinde iki tane ödülle kapıdan girmiş babası mutlu ve onurlu bir şekilde sormuş
-Bu ödülleri neyden dolayı aldın demiş, çocuk cevap vermiş
-Üstün belleğimden dolayı aldım demiş, babası sormuş
-Ya öbürünü? çocuk, durmuş durmuş
-Şeyy unuttum, demiş
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama