Deli Fıkraları

loading...


Adamın biri aklını sapanla bozmuş. Nerede bir karış lastik bulsa hemen sapan yapıp evlerin camına taş atıyormuş. Sonunda akıl hastanesine kapatmışlar. Gel zaman git zaman adam bir gün başhekimin odasına gitmiş :

- Ben artık akıllandım. Beni çıkarın, demiş. Başhekim :

- Peki seni çıkarırsak ne yapacaksın?

- Evleneceğim.

- Evlenince ne yapacaksın?

- Gelini alıp gerdek odasına getireceğim.

- Sonra?

- Önce duvağını sonra gelinliğini çıkaracağım.

Doktor heyecanlanmış :

- Sonra, sonra?

- Sonra sutyenini çıkaracağım.

- Eee, sonra?

- Sonra külotunu çıkaracağım.

Doktor iyice heyecanlanmış artık :

- Anlat, anlat sonra?

- Külotunun lastiğini çıkarıp sapan yapacağım.

fıkranın devamı


Adamın biri kendini fare zannettiği için akıl hastanesine düşmüş. Tedavisi bittikten sonra doktor sormuş. Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi?
Deli :
- Fare olur mu doktor bey ben bir insanim.
Doktor :
- O zaman artık gidebilirsin iyileştin artık.
Deli kapıdan çıkmış ve imdaaaaaat diye bağırarak tekrar içeri girmiş doktor "ne oldu" demiş...
Deli :
- Bir kedi gördüm de ondan korktum.
- Sen hani artık kendini bir fare zannetmiyordun.
- Ben fare olmadığımı biliyorum da kedi nerden bilsin...

fıkranın devamı


Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n'apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"

fıkranın devamı


Üç deli hasteneden kaçmaya karar vermişler.Hastahane duvarı büyükse tünel kazacak eğer küçükse üstünden atlayacaklar.Duvara bakmak için birini gönderirler.Adam geldiğinde
-Hastahaneden kaçamayacağız.Duvar yerinde yok.

fıkranın devamı


Delinin biri tımarhanenin bahçesinde yürürken bakmış başka bir deli ağacın altında oturmuş kahkahalar atıyor. Hemen yanına kosmuş ve sormuş "hey sen niye gülüyorsun öyle?", öbür deli "hiç, ben hep kendi kendime fıkra anlatırım ama bu seferkini hiç duymamıştım".

fıkranın devamı


Bir gün bir tımarhanede doktorlar delilerin akıllarının yerine gelip gelmediğini öğrenmek için bir test yapacaklar önce delileri boş bir alana götürürler sonrada ortaya büyük bir kaya parçası indirip maç yapın derler bütün deliler kayanın başına toplanır ve başlarlar tekmelemeye tüm delilerin ayağı kan içindedir doktorlardan biri ya bunların hepsi birbirinden deli ve vazgeçmişler tam giderken bir delinin futbol yerine köşede oturduğunu görmüşler ha içlerinden bi akıllı çıktı sonunda ve yanına yanaşmışlar sen niçin oynamıyorsun sorusunu iletmişler DELİ SİNİRLİ Bİ ŞEKİLDE GİDİN BE BAŞIMDAN BÖYLE FUTBOL MU OYNANIR HİÇ KAFA ATMIYORLAR Kİ DEMİŞ

fıkranın devamı


Akıl hastanesinde 3 deli iyileşmek Üzereymiş ki doktor:
"Gelin bakalım yanıma siz üçünüz." der.
üç deli doktorun yanına gelir ve doktor der ki:
-Bakın şu buzdolabını şurdan şuraya taşıyın sizi taburcu edeceğim.
Deliler tamam deyip işe başlarlar, ve dolabı doktorun dediği yere koyarlar.
Doktor sorar:
-Öbür arkadaşınız nerde? Delilerden biri cevap verir:
-O dolabın içinde rafları taşıyor!

fıkranın devamı


Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. merak içinde yanlarına giderek :
-yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. hiddetle akıl hastalarına dönerek :
-yahu, demiş, ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz :
-deliler hep bir ağızdan müdür bey, demiş. biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.

fıkranın devamı


Doktorlar akıl hastahanesinin duvarına bir otobüs resmi çizmişler.
- "Hadi otobüse binin"
demişler.
Deliler otobüse binmeye başlamışlar. Bir deli binmemiş doktorlar:
- "Neden binmedin?"
diye sormuş:
- "Çok kalabalık taksiyle gidicem"
demiş.

fıkranın devamı


Akıl hastanesinde koğuşları gezen
başhekim,bir delinin oturmuş,birşeyler yazdığını gördü:

-Kolay gelsin ne yazıyorsun?

-Mektup yazıyorum efendim.

-Yaaa..Kime yazıyorsun?

-Kendime..

-Peki ne yazılı mektupta??

-İlahi doktor bey,deli misiniz siz

Mektubu daha almadım ki içinde ne
yazdığını bileyim.

fıkranın devamı


Akıl hastanesinde bir gün delilerden biri koşarak doktorun yanına gelmiş:
"Doktor bey çabuk bizim koğuşa gelin", demiş.
Doktor gitmiş, delilerden bir tanesi kendini ayaklarından tavana asmış öylece duruyor.
Doktor, "ne bu" diye sormuş.
Doktoru çağırmaya giden deli cevaplamış:
"Doktor bey bu zır deli kendisini ampul sanıyor".
Doktor kızmış:
"Olur mu öyle şey hemen indirin onu aşağıya".
Yine aynı deli:
"Doktor bey o zaman da biz ışıksız kalırız".

fıkranın devamı


Delileri uçağa bindirip, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.

Pilot:
-Sen neden bağırmıyorsun? diye sordu.

Adam :
- "Ben bunların öğretmeniyim. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum" diye cevap verdi.

Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.

Pilot:
- "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini öğretmen sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek" diye düşündü.

Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu :

-Ögrencilerin nerede?, diye...

Öğretmen:
- "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!"

fıkranın devamı


Bir akıl hastanesini ziyareti sırasında, adamın biri sorar:
Bir insanın akıl hastanesine yatıp yatmayacağını nasıl
belirliyorsunuz?

Doktor:
Bir küveti su ile dolduruyoruz. Sonra hastaya üç sey
veriyoruz.
Bir kaşık, bir fincan, ve bir kova. Sonra da kişiye küveti nasıl
boşaltmayı tercih ettiğini soruyoruz.

Siz NE yapardınız?

Adam:
OOO ! Anladım. Normal bir insan kovayı tercih eder. Çünkü kova
kaşık ve fincandan büyük.

Hayır, der doktor.

Normal bir insan küvetin tıpasını çeker.

fıkranın devamı


Bir deli bara gidip 4 şeker ve çay istemiş aradan 4 dakika geçmiş 4 şeker daha istemiş.Barmen;
-Bey efendi neden çok şeker atıtyosunuz?
Deli;
-Görmüyor musun, hepsi eriyor.

fıkranın devamı


Akıl hastanesinde delinin biri başhekimden iki tane şişe ister.
Başhekim şişe yerine,deliye iki tokat atar. Deli kızgın bir şekilde odasına döner.
Ertesi gün deli başhekimin odasına gider. Girer girmez başhekime iki tokat atar.
Ne olduğundan habersiz başhekim:
"Deliye naptığını zannediyorsun" diye çıkışır. Deli de:
"Birşey yaptıgım yok efendim,dün verdiğiniz şişeleri getirdim" der.

fıkranın devamı


Deliler hastanesinde bir grup deliyi dışarı çıkarmak isteyen doktorlar bir türlü delileri dışarı çıkaramıyorlarmış.Bu doktorlar içeri çıplak bi doktor atıp ''Bomba var kaçıııın!!!'' diye bağırmışlar.Ama kimse dışarı çıkmamış.2. kez çıplak doktor atıp ''Bomba var kaçııın!!!'' diye bağırmışlar.Yine dışarı çıkan yok.Bu seferde içeri hekimi sokmuşlar.Ama daha '' bomba var kaçııın'' demeden herkes dışarı fırlamış.Ve doktorlar gelip sormuşlar.
- Neden 2 doktor gönderdikte çıkmadınız hekim gönderdik hemen çıktınız?Deliler şöyle cevap vermiş.
- O gönderdiğiniz doktorların fitili uzundu.En son gelen hekimin fitili kısaydı da ondan hemen dışarı çıktık.

fıkranın devamı


Kadının biri denize girmiş yüzerken bikinisinin altının lastiği kopmuş
farkına varmayan kadın saatlerce bu şekilde yüzmüş.Tam denizden çıkarken bikinisinin koptuğunu farkedince telaşa kapılmış denizden nasıl çıkacağını düşünürken suyun üzerinde yüzen bir tahta
görmüş arkamı elimle kapatırsam bunuda önüme tutarım diye düşünmüş tahta parçasını almış çıkarken onu önüne tutmuş eliylede arkasını kapatmış koşa koşa kumsaldaki kabine girmiş ama kan ter içinde kalmış.Etraftakilerinde kendisine katıla katıla güldüğünü görmüş çok merak etmiş niçin güldüklerini. Kabine girince kendine iyice bir bakmış bişey görememiş birde elinden bıraktığı tahtaya bakmış üstünde:
"DERİNLİK
8 METRE 18 YAŞINDAN KÜÇÜKLER GİREMEZ"

fıkranın devamı


Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister.Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen

fıkranın devamı


İki deli hastaneden kaçmışlar o kadar koşmuşlarki şehrin ortasına geldiklerinde nefes nefese kalmışlar. Aksilik ikisininde acil tuvalet ihtiyacı gelmiş, büyük olan ordan geçen genç bir delikanlıya:
- "Afedersiniz burada tuvalet var mı? Arkadaşla çok şıkıştık." Deli olduklarını anlayan genç ilerde cadde ortasında duran çöp varıllerini göstererek:
- "İşte burası tuvalet."
Dalgasını geçer ve gider. Bizmkileri hemen çöp varillerinin üzerine çıkarlar. Büyük tuvaletlerini yapmaya başlarlar. Bu arada delileri gören halk seyretmek için etrafına toplanır. Bir kalabalık bir kalabalık büyük deli yanındaki deliye:
- "Ulan iyiki acele etmişiz şu tuvalet sırasına, bak bizi bekliyorlar."

fıkranın devamı


İki deli anlaşmışlar, bir akşam bir barda kafa çekmeye. O gün bir bara gidip saatlerce içmişler, o gün tesadüfya yan masada bir kavga başlamış iki delide alkolün etkisiyle kendilerini kavganın ortasında bulmuşlar. Biraz sonra gelen polisler tekme tokat kavga edenleri dışarı çıkarmış. Bizimkilerden biri polisten yediği tekmeden dolayı devamlı topallıyormuş, arkadaşına:
- "Yav donumu indirivereyimde şurama bir bak, çok acıyor ne olmuş?"
der. Donunu indirir poposunu arkadaşına gösterir. Poposuna bakan arkadaşı:
- "Abovv len polis öyle sert vurmuş ki popon yukarıdan aşağıya ortadan ikiye ayrılmış"

fıkranın devamı


İki deli sex turizminin meşhur olduğu Tayland'a gider. Tayland'a bir kerhanenin yanına gelirler, durdukları yerde iki kapı, kapının biride ücret on dolar ikinci kapıda yirmi dolar yazısını görürler. Birinci deli:
- Ben birinci kapıya gireceğim, on dolar ucuzmuş
der içeri girer.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine portakal, ananas koyar başlar yemeye. Bizim deli o kadar zevk alır ki:
- Çok şahane bir şey keşke yirmi dolarlık yere girseydim.
bunu duyan ikinci deli:
- Yapma ya o zaman ben yirmi dolarlık yere gireyim
der, içeri dalar.
Kadın delinin şeyini çıkarır üzerine ananas, muz, portakal, limon, ceviz koyar ve başlar yemeye. Bir dakika sonra deli bağıra bağıra dışarı çıkar, dışarda bekleyen deli:
- Ne oldu lan?
- Ne olsun lan kadın şeyimi öyle bir süsledi ki dayanamadım kendim ısırdım.

fıkranın devamı

Bir gün doktorlar, tımarhanede yaptıkları araştırmada en akıllı deliyi seçeceklermiş. Bir gün delilerden biri bahçede bulunan havuza düşmüş ve boğulmak üzereymiş. Delilerden biri havuza düşen arkadaşını kurtarmaya çalışmış. Bunu gören doktorlar arkadaşını kurtaran deliyi yanlarına çağırmışlar ve "seni en akıllı seçiyoruz" demişler. Doktorlardan biri: "Peki kurtardığın arkadaşını çağır da sana teşekkür etsin" demiş. Deli: "Gelemez ki!" Doktor: "Neden gelemezmiş?" Deli: "Çünkü kuruması için onu astım!"
fıkranın devamı

Murat 131 aracın biri otobanda giderken benzininin bitmesi sonucu araç yerinde kalır aracın sahibi otobanda otostop yapmaya başlar tam o sırada mercedes marka bir arac murat 131 aracın yanında durur ve hayırdır kardeş der.:murat 131 aracın sahibi benzinim bittide size zahmet 20-30 km.ileride bir benzin istasyonu var giderken aracımıda çekermisiniz der. Mercedes aracın sahibi olur fakat ben buraları bilmem benzin istasyonuna yaklaştığımızda bana sellektör etki aracınızın farkına varayım ki benzin istasyonuna sizi bırakayım der. Murat 131 aracın sahibi aracını mercedese iyice halatla bağlar ve yola koyuyurlar.yaklaşık 10-15 km.giderken başka bir mercedes araba murat 131 mercedes arabaya yaklaşarak hız yapmaları için dalga geçer şeklinde murat 131 aracı çeken mercedes arabanın şöförüne hareket eder.bunu gören şöför dayanamayarak gaza basar ve murat 131 aracın varlığını bile unutur.(Bunun üzerine murat 131 arac benzin istasyonuna yaklaştığında boyuna sellektör eder.Bu sellektörleri murat 131 aracını çeken mercedes şöförü farkına varmaz.) Heligopterle trafik kontrollerini yapan trafik polisleri görürki 2 mercedes otobanda kapışmış ve süratlanmışlardır bunu derhal amirlerine haber verir amirim otoban yolunun üzerinde uçuyoruz fakat 2 mercedes kapışmış ve süratlı bir şekilde gidiyorlar demiş. Amirin cevabı olabilir orası otobandır karışma yetkimiz yoktur. demiş Trafik polisi tekrar ama amirim.: İKİ MERCEDES KAPIŞMIŞ GİDİYORLAR FAKAT ARKALARINDA BİR MURAT 131 ARACA BOYUNA SELLEKTÖR ETMESİNE RAĞMEN BU MURAT 131 ARACINA YOL VERMİYORLAR demiş.
fıkranın devamı

Deliler bir seferinde tula tasi ile maç yapiyorlar.Ama delinin biri kenarda oturmus oynamiyor.Doktorlardan biri durumu farketmis yaklasmis kenarda oturan deliye.Sormus :
- Sen niye oynamiyorsun?
Deli bir bakmis ona cevap vermis :
- Ne oynayacagim ki onlarla.Kafa atacagim orta yapmiyorlar!
fıkranın devamı

İki deli akıl hastanesinden kaçmaya karar verir.
Fakat kapıdaki bekçiyi atlatmaları lazım. Bunun üzerine otlar yardımıyla bekçiye ses verirler.
_ bekçi: kim o
_ deli: miyavvv
bekçi inanmış bunlar tam kaçacak bekçi işkirlenmiş tekrar sormuş
_ kim o
_ deli: miyaaavvv
bekçi ikna olmuş gitmiş bizimkiler tam tüyecek bekçide ibne ya tekrar dönüp bağırmış.
_ bekçi: kim o
_ deli: kedi dedik ya ibne.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama