Temelle fadime tarlada çalışıyorlarmış
Temel fadimeye demişki:
- Fadime canım seni çok çekti ya burda bir iş tutalım,
Fadime:
- Temel delirdinmi ya gündüz birde meydanda olmaz demiş
Temel:
- Yapma fadime kuduracam,
neyse temel fadimenin gönlünü etmiş
Fadime:
- Nasıl yapacaz temel, demiş
Temel:
- Sen domal apış arandan arkaya bak bende arkana geçer öne bakarım,
bunlar başlamışlar işe neyse temel işini görüyor
Fadime demiş:
- Uzun geliyo
Temel:
- Kırk yıldır uzun gelmedide şimdimi uzun geliyo, demiş
Fadime:
- Yokya köyün delisi uzun geliyor ......
fıkranın devamı
Delileri uçağa bindirip, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı. Ama o kadar çok gürültü yapiyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı. Uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittigini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı. Baktı, en başta bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
Pilot:
-Sen neden bağırmıyorsun? diye sordu.
Adam :
- "Ben bunların öğretmeniyim. Onlarda benim öğrencilerim. Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum" diye cevap verdi.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti. Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
- "Aman çok güzel!" diye sevindi. "Herhalde kendini öğretmen sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek" diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu. Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti. Gidip bakmak istedi. Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok! Dehşetle sordu :
-Ögrencilerin nerede?, diye...
Öğretmen:
- "Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!"
fıkranın devamı
Bi gun delinin birini timarhneye atmislar ama deli 1 hafta sonra cikmis timarhane gorevlileri demis ki burdan cikinca ne yapacaksin deli demiski : Bi ayakkabi magazasi acacagim demis ama aklima bisey takildi demis gorevliler ne oldu demis deli: ben ayakkabinin topugunu arkadami yoksa ondemi yapayim demis !MuHaHaHa.
fıkranın devamı
Üç deli oturmuş hastahaneden kaçış planı yapıyorlarmış.
Demişler ki; duvar yüksekse altını kazıpta geçicez, alçaksa üstünden atlıycaz demişler.
Bir deli gitmiş bakmış, sonra üzülerek geri dönmüş. Arkadaşları sormuş ne oldu deli de demiş ki "kaçamayacağız" neden diye sormuşlar deli de; "duvar yokta ondan" demiş. :)
fıkranın devamı
Bir gün delinin biri pastaneye girmiş. Adama bana çorba getir demiş. Adam ise üzgün olduğu söyleyip çorba bulunmadığını belirtmiştir. Deli adam sonra oradan ayrılıp hayvanat bahçesine gitmiştir. Orada bir maymunla tanışmıştır.maymun ile konuşurken deli adamın arkadaşı gelmiştir. O sıradada maymunun elinde muz vardır. Deli adamın arkadaşı deli adama demiştir ki elinden muzu alalım. Deli adamın verdiği cevapta şudur; naaah alırsın. Maymun gözünü açtı...
fıkranın devamı
Yaşamaktan iyice bıkan delilerden biri intihar etmeye karar verir eline bir ip alır ipi önce beline sonra yüksek bir ağaca bağlar, başlar sallanmaya.
Durumu farkeden gardiyan sorar :
-Sen ne yapıyorsun
Deli:
-İntihar ediyorum, der.
Gardiyan :
Hiç öyle intihar edilir mi ipi beline bağlayacağına boğazına bağlasana, der.
Deli:
-Onuda denedim ama o zaman nefes alamıyorum, der.
fıkranın devamı
İki deli, tımarhaneden kaçmak için tünel kazıyorlarmış, birinin elinde fener, diğerinde kazma, kazıyorlarmış. Elinde fener olan deli, feneri tutmuş, ışık hüzmesini diğer deliye göstererek
- "bunun üzerinde yürürmüsün?" . Diğeri düşünmüş,
- "yaaa, demiş, yürümesine yürürüm ama, feneri kapatırsan düşerim."
fıkranın devamı
Doktor bir düz duvarı mavi renge boyatmıştı.
Bütün delileri duvarın önüne toplamış mavi duvarı gören deliler duvarı deniz sanıp atlıyomuş. Kiminin kolu kırılmış kiminin kafası ve sadece delilerden biri atlamamış.Doktor atlamıyanı farkedince bunda bi düzelme var demiş ve hemen yanına gitmiş evladım sen neden atlamadın diye sormuş. Deli
- onlar çekilsin ben balıklama atlıyacam demiş.
fıkranın devamı
Fabrikatör bir adamın işe yaramayan inek gibi bir oğlu varmış. Bir gün oğlunu yanına çağırmış ve
- Oğlum; Bak ben senden hiçbirşey istemiyom ama böyle aylak aylak gezeceğine gel şu makinalardan birinin başında bekle bir durum olunca haber ver, demiş.
Oğluda:
- Tamam baba demiş.
Makinelerde öyle bir sistemde çalışıyolar ki her biri tam otomatik makinenin bir tarafından canlı inek sokuyosun diğer taraftan hazır sucuklar çıkıyo. Çocuk bu makineleri izlerken çok şaşırıyo. Aradan bir zaman geçtikten sonra babası oğlunun yanına geliyo ve
- Oğlum nası işini beğendin mi diye soruyo.
Çocuk:
- Baba bu makineler çok harikada ya baba biz makinenin bir tarafından inek sokuyoz diğer taraftan sucuk çıkıyo. Öyle değil de inek yerine sucuk soksak diğer taraftan canlı inek çıksa yokmu öyle makine baba demiş.
Baba:
- Oğlum o makineden bir ananda var. Bir sucuk soktum senin gibi bir inek çıktı.
fıkranın devamı
adamın biri yolunda giderken bir deli hastahanesinin bahçesindeki seslere kulak vermiş.deliler on üç on üç diye bağırıyorlarmış.adam kafasını uzatmış,bakmış.deliler adamın kafasını içeriye uzatmışlar ve bağırmaya devam etmişler:on dört ondört
fıkranın devamı
Dört deli bir gün kaçma planları yaparlar ve birbirlerinin fikirlerini dinlerler delilerden biri:
-"Helikopterle kaçalım." der.
Hepsi birden hoplar:
-"Olmaz salak helikopteri nerden bulacagiz."
İkinci deli:
-"Gardiyanı öldürelim." der.
Yine digerleri:
-"Olmaz gardiyana yanaşamıyoruz bile." derler.
Üçüncü deli:
-"Duvarı deleriz." der.
Ona da olmaz derler ve dördüncü deli:
-"Ben buldum." der.
Hepsi merakla bekler acaba fikri nedir?
-"Kapı deliğinden kaçacağız." der.
Hepsi gece olmasını bekler.Gece olduğunda birinci deli koşarak kapıya tak diye kendini vurur pat diye düşer.İkinci deli aynen üçüncü derken fikri verene gelir sıra.Önce gider kapının deliğinden şöyle bir bakar ve sonra arkadaslarına döner ve şöyle der:
-"Arkadaşlar kaçamayız çünkü gardiyan anahtarı kapının üstünde unutmus." der.
fıkranın devamı
Jim ve Mary akıl hastanesinde iki hastadır.Bir gün hastanenin yüzme havuzunun etrafında dolaşırken;Jim aniden suya atlayıp en dibe batar.Bunu gören Mary,hemen suya atalayıp dibe kadar yüzer ve Jim'i kurtarır.Tabii Mary'nin bu kahramanca davranaşı olay olur.Bunu duyan başhekim de,Mary'nin artık iyileştiğini ve derhal taburcu edilmesi emrini verir....İşlemler yapılır,belgeler hazırlanır...Başhekim aynı gün Mary'nin yanına gider: " Sana bir iyi,bir de kötü haberim var. İyi haberim ; kahramanca yaptığın davranıştan ötürü anladık ki , akli dengen tamamen yerinde ve artık taburcu oluyorsun.Kötü habere gelinceeee....kurtardığın hasta.......Jim.......intihar etmiş........Az önce odasının banyosunda , kendini asmış olarak bulundu.."
Mary gayet sakin yanıt verir...."O intihar falan etmedi kiiii...ben astım onu oraya....kurusun diye ! "
fıkranın devamı
Temel birgun intahar edecekmis.
Atliyacam falan derken bunu vazgecirmisler.Vazgecmis ama inecek iken asansor bozulmus.Ust kata merdiven de yok.Asagidan Dursun:
-Temel,fenerimu yakayrum,isigina tutunarak inesun.
Temel dusundukten sonra
-S*kt*r lan ya feneri sondirursan?
fıkranın devamı
Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !
fıkranın devamı
Akil hastenesini gezen saglik bakani bir hastanin yanina yaklasmis. Hasta ona bakmis,
- Yeni mi düstün?..
- Hayir, ben sağlik bakanıyım. Buraya sizleri ziyaret etmek için geldim...
- Heh heh heh, saglik bakanıymış... Bende Napolyon Bonapart, memnun oldum.
fıkranın devamı
Iki deli, akil hastahanesinden kaçmaya karar vermisler. Gece vakti hizli bir sekilde duvardan atlayarak bosluktaki tarlaya çikmislar. Tellerin arasindan sürünerek ilerlerken bir bekçi bunlarin hisirtisini duymus. Hemen bagarmis :
- Kim varorada?
Delilerden biri hemen :
-Miyav, miyavvv...
Diye seslenmis. Hisirtiyi kedinin çikardigini sanan bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye ve hisirtilar çikartmaya baslamislar. Bekçi hemen dönmüs ve bagarmis :
- Kim var orada?
Iyice sinirlenen deli :
-Miyav dedik ya len...
fıkranın devamı
Delinin teki süzgeci pencereden atmış.Diğer deli sormuş:
- Süzgeci niye attın?
Diğer delide:
- Delik deşiktide ondan.
fıkranın devamı
Adamın biri aklını sapanla bozmuş. Nerde bir karış lastik bulsa hemen sapan yapıp evlerin camına taş atıyormuş. Sonun da akıl hastanesine kapatmışlar. Gel zaman git zaman adam birgün başhekimin odasına gitmiş "BEN ARTIK AKILLANDIM. BENİ ÇIKARIN" demiş. Başhekim:
- Peki seni çıkarırsak ne yapacaksın?
- Evleneceğim.
- Evlenince ne yapacaksın?
- Gelini alıp gerdek odasına getireceğim.
- Sonra?
- Önce duvağını sonra gelinliğini çıkaracağım.
Doktor heyecanlanmış:
- Sonra,sonra?
- Sonra sütyenini çıkaracağım
- Eeesonra?
- Sonra kilotunu çıkaracağım
Doktor iyice heyecanlanış artık.
- Anlat, anlat sonra?
- Kilotunun lastiğini çıkarıp sapan yapacağım...
fıkranın devamı
Napolyon akıl hastanesini ziyarete gider.Delinin biri yanına gelir.
-Babalık sende kimsin . der
-Ben napolyonum.
-Üzülme bendede böyle başlamıştı.
fıkranın devamı
Deliler hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu iddia eder ve tabiki arkadaşıda ona inanmaz.
-"Oğlum kafayı yedikte bu kadarda değil".
Daha sonra diğer bir arkadaşının yanına gider ve der ki:
-"hasan peygamber olduğunu iddia ediyor".
Bunun üzerine diğer arkadaş:
-"Yalan, çünkü böyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum".
fıkranın devamı
Akıl hastanesine yeni atanan doktor, koridorlarda dolaşırken birde bakmış, otuz kırk kadar hasta sıraya girmişler, bir kapıdali delikten içeri bakıyorlar, sırası geçen tekrar sıraya geçiyormuş. Bunun ne olduğunu merak eden doktor delikten bakmaya çalışınca, deliler buna engel olup,
- Sıraya geç hemşerim, bak biz sabahtan beri sıramızı bekliyoruz, diye adamı terslemişler. Çaresiz sıraya geçen doktor, onbeş yirmi dakika bekledikten sonra sıra kendisine gelince, delikten içeri bakmış fakat birşey görememiş. Bu arada arkada sırasını bekleyenler,
- Hadi kardeşim, işimiz gücümüz var seni mi bekleyeceğiz, diyerek doktoru kenara iteklemişler. Baktığından birşey anlamayan doktor tekrar sıraya geçmiş, sıra kendisine gelince yine bir şey görememiş, arkasındakiler itekleyip kenara atmışlar. Bunun üzerine genç doktor hastalara,
- Arkadaşlar iki defa baktığım halde hiçbir şey göremedim, neden acaba ? diye sorunca, hastalardan biri :
- Doktorcuğum, sen iki defa bakıp birşey görememişsin, biz senelerden beri baktığımız halde hiçbir şey göremiyoruz, diye cevap vermiş.
fıkranın devamı
Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n'apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"
fıkranın devamı
Başhekim birgün deliler hastanesinde hastaları ziyarete çıkar ve bir köşede delilerin kendi aralarında bir rakam söyledikten sonra güldüklerini görür ve dayanamaz sorar :
- Neden söylediginiz her rakamdan sonra gülüyorsunuz?
Delinin biri cevap verir:
- Biz bütün bildiğimiz fıkralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz 8 deyince 8 numaralı fikra aklımıza geliyor gülüyoruz demiş. Başhekim bir de ben söyleyeyim o zaman demiş 5 demiş çıt yok, 7 demiş çıt yok. Bakmış çıt yok ve sormuş:
- Ben soyleyince neden gülmüyorsunuz? Delinin biri cevap vermis :
- Başhekimim anlatmadan anlatmaya fark var.
fıkranın devamı
İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.O sevinçle saatte 160'la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzicinin önünde durdular. Arabayı süren;
- Yüz bin liralık dedi.Süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra ;
- Gidin işinize be ! diye bağıdı.Sizin civatalarınız gevşek !
ıkincisi , araba kullana'a dödü
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!
fıkranın devamı
Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.Bekçi,onların ayak seslerini işitmişti.Sordu:
- Kim o?
ıçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
ıkinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha.
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlertikim Boks Kalıba Turkish Sünnetçi Tanık Türk Marangoz Temel David Fark Dünya matematik Teyzesiyim Akvaryum Maymun Enayi Kambur Eşşek Bunak Tabi Gelmedik Tuvalette Hocanın yigit-ozgur-1257 Spiker İçinde Değmez Bebekler Krem Planımız Kıvılcım dolmuş Hasta Pijama Bilim Kulak Futbol Tavana Maskeli yigit-ozgur-1010 Aynı Cüzdan Teke Düzmantık Gizlisi İddacı Alışkanlık Şükürler İsim Utanmış Kolay Yabancı Salatalık Melemez