Deli Fıkraları

loading...

Akil hastenesini gezen saglik bakani bir hastanin yanina yaklasmis. Hasta ona bakmis,
- Yeni mi düstün?..
- Hayir, ben sağlik bakanıyım. Buraya sizleri ziyaret etmek için geldim...
- Heh heh heh, saglik bakanıymış... Bende Napolyon Bonapart, memnun oldum.
fıkranın devamı

Iki deli, akil hastahanesinden kaçmaya karar vermisler. Gece vakti hizli bir sekilde duvardan atlayarak bosluktaki tarlaya çikmislar. Tellerin arasindan sürünerek ilerlerken bir bekçi bunlarin hisirtisini duymus. Hemen bagarmis :
- Kim varorada?
Delilerden biri hemen :
-Miyav, miyavvv...
Diye seslenmis. Hisirtiyi kedinin çikardigini sanan bekçi tam geri dönecekken deliler yine sürünmeye ve hisirtilar çikartmaya baslamislar. Bekçi hemen dönmüs ve bagarmis :
- Kim var orada?
Iyice sinirlenen deli :
-Miyav dedik ya len...
fıkranın devamı

Delinin teki süzgeci pencereden atmış.Diğer deli sormuş:
- Süzgeci niye attın?
Diğer delide:
- Delik deşiktide ondan.
fıkranın devamı

Adamın biri aklını sapanla bozmuş. Nerde bir karış lastik bulsa hemen sapan yapıp evlerin camına taş atıyormuş. Sonun da akıl hastanesine kapatmışlar. Gel zaman git zaman adam birgün başhekimin odasına gitmiş "BEN ARTIK AKILLANDIM. BENİ ÇIKARIN" demiş. Başhekim:
- Peki seni çıkarırsak ne yapacaksın?
- Evleneceğim.
- Evlenince ne yapacaksın?
- Gelini alıp gerdek odasına getireceğim.
- Sonra?
- Önce duvağını sonra gelinliğini çıkaracağım.
Doktor heyecanlanmış:
- Sonra,sonra?
- Sonra sütyenini çıkaracağım
- Eeesonra?
- Sonra kilotunu çıkaracağım
Doktor iyice heyecanlanış artık.
- Anlat, anlat sonra?
- Kilotunun lastiğini çıkarıp sapan yapacağım...
fıkranın devamı

Napolyon akıl hastanesini ziyarete gider.Delinin biri yanına gelir.
-Babalık sende kimsin . der
-Ben napolyonum.
-Üzülme bendede böyle başlamıştı.
fıkranın devamı

Deliler hastanesinde bir deli arkadaşına peygamber olduğunu iddia eder ve tabiki arkadaşıda ona inanmaz.
-"Oğlum kafayı yedikte bu kadarda değil".
Daha sonra diğer bir arkadaşının yanına gider ve der ki:
-"hasan peygamber olduğunu iddia ediyor".
Bunun üzerine diğer arkadaş:
-"Yalan, çünkü böyle bir peygamber gönderdiğimi hatırlamıyorum".
fıkranın devamı

Akıl hastanesine yeni atanan doktor, koridorlarda dolaşırken birde bakmış, otuz kırk kadar hasta sıraya girmişler, bir kapıdali delikten içeri bakıyorlar, sırası geçen tekrar sıraya geçiyormuş. Bunun ne olduğunu merak eden doktor delikten bakmaya çalışınca, deliler buna engel olup,
- Sıraya geç hemşerim, bak biz sabahtan beri sıramızı bekliyoruz, diye adamı terslemişler. Çaresiz sıraya geçen doktor, onbeş yirmi dakika bekledikten sonra sıra kendisine gelince, delikten içeri bakmış fakat birşey görememiş. Bu arada arkada sırasını bekleyenler,
- Hadi kardeşim, işimiz gücümüz var seni mi bekleyeceğiz, diyerek doktoru kenara iteklemişler. Baktığından birşey anlamayan doktor tekrar sıraya geçmiş, sıra kendisine gelince yine bir şey görememiş, arkasındakiler itekleyip kenara atmışlar. Bunun üzerine genç doktor hastalara,
- Arkadaşlar iki defa baktığım halde hiçbir şey göremedim, neden acaba ? diye sorunca, hastalardan biri :
- Doktorcuğum, sen iki defa bakıp birşey görememişsin, biz senelerden beri baktığımız halde hiçbir şey göremiyoruz, diye cevap vermiş.
fıkranın devamı

Adamin biri arabasiyla akil hastanesinin onunden gecerken arabanin lastigi patlar ve firlar gider. Adam aracini zorla kontrol eder ve sans eseri zararsizca yolun kenarina ceker.Bagajindan stepne lastigi cikarir fakat onu takmak icin hic bijonu yoktur.Adamcagiz baslar kara kara dusunmeye. Bu sirada akil hastanesinin parmakliklarina bir deli tirmanir ve adama seslenir
"Hist n'apiyorsun orada?"
Adam:
"Ya sorma lastik patladi, yenisini takacagim ama hic bijonum yok"
Deli guler:
"O da dert mi, diger obur tekerleklerden al birer bijon, boylece her tekerde 3 bijonun olur istedigin yere guvenle gidersin"
Adam bu akla hayret eder ve deliye sorar:
"Ya sen bunu nasil dusunebildin be kardesim"
Deli yeniden guler:
"Deliyiz ama aptal degiliz"
fıkranın devamı

Başhekim birgün deliler hastanesinde hastaları ziyarete çıkar ve bir köşede delilerin kendi aralarında bir rakam söyledikten sonra güldüklerini görür ve dayanamaz sorar :
- Neden söylediginiz her rakamdan sonra gülüyorsunuz?
Delinin biri cevap verir:
- Biz bütün bildiğimiz fıkralara numara verdik 5 dedigimiz zaman 5 numaralı fıkra aklımıza geliyor gülüyoruz 8 deyince 8 numaralı fikra aklımıza geliyor gülüyoruz demiş. Başhekim bir de ben söyleyeyim o zaman demiş 5 demiş çıt yok, 7 demiş çıt yok. Bakmış çıt yok ve sormuş:
- Ben soyleyince neden gülmüyorsunuz? Delinin biri cevap vermis :
- Başhekimim anlatmadan anlatmaya fark var.
fıkranın devamı

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.O sevinçle saatte 160'la uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzicinin önünde durdular. Arabayı süren;
- Yüz bin liralık dedi.Süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra ;
- Gidin işinize be ! diye bağıdı.Sizin civatalarınız gevşek !
ıkincisi , araba kullana'a dödü
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!
fıkranın devamı

Akıl hastanesinden kaçan iki deli, karşıdan gelen bekçiyi görünce iri gövdeli bir çınarın arkasına saklandılar.Bekçi,onların ayak seslerini işitmişti.Sordu:
- Kim o?
ıçlerinden biri kedi gibi miyavladı.
Bu başarılı miyavlamadan sonra bekçi yürüyüp gidiyordu ki,delilerin ayakları altındaki yapraklar hışırdadı.Bekçi geri dönüp yine seslendi:
- Kim var orada?
ıkinci deli cevap verdi:
- Bir kedi daha.
fıkranın devamı

İki deli bir gün oyun oynamaya karar vermiş.Biri diğerine:
- Hadi ben kasap olayım sen de müşteri ol.
Diğeri de kabul etmiş. Müşteri olan deli kasaba gelmiş ve:
- Bir kilo odun verir misin usta demiş.
Diğeri de:
- Peki. Şişeleri getirdin mi demiş.
fıkranın devamı

Deli, kahveye girdiğinde soluk soluğaydı.Boş bir masaya oturup ocağa seslendi;
- Bana bir çay !
çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı.Garsonadan yine şeker istedi. Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.Garson;
- Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın,
- Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor
fıkranın devamı

Delinin biri tımarhanenin bahçesinde yürürken bakmış başka bir deli ağacın altında oturmuş kahkahalar atıyor. Hemen yanına kosmuş ve sormuş "hey sen niye gülüyorsun öyle?", öbür deli "hiç, ben hep kendi kendime fıkra anlatırım ama bu seferkini hiç duymamıştım".
fıkranın devamı

Türkiyede 3 Akıl hastanesi var, Bakırköy-Manisa ve Elazığ da.
Elazığ akıl hastanesinin Dış kapısını açık bırakmışlar ve 50 hasta kaçmış. Baş hekim doktorları toplamış , kaçan hastaları nasıl buluruz diye düşünmeye başlamışlar. Doktorlardan biri Hastabakıcıyı çağırmış " al şu ipi deyip (50 metre uzunluğundaki ipi vermiş) git sokaklarda ipin ucundan tutup ÇUF,ÇUF tren gidiyor haydi vagonlara de , Kaçan hastalar ipe tutunur gelirler" demiş.
fıkranın devamı

İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler.
O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular.
"Arabayı süren":
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
fıkranın devamı

Akil hastanesi doktoru hastalari muayane ederken, kendisinin bakan oldugunu iddia eden bir hastaya rastlar. Bunun üzerine yanindakine sorar: - Bu arkadasin, bakan oldugunu iddia ediyor. Sen ne dersin? - Yalan söylüyor. Ben öyle bir bakan tayin etmedim ki!
fıkranın devamı

Bir gün doktorun bir tanesi iyileşmiş olan delileri salmaya karar verir. Duvara bir otobüs resmi yaptırtır ve -"Hadi binin de gidelim" der.
fıkranın devamı

Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der.
fıkranın devamı

Doktor akıl hastahanesine havuz yaptırmış. Deliler buna çok sevinmişler;o kadar sevinmişler ki hemen havuza dalmaya başlamışlar,360 dalanlar,balıklama dalanlar.
fıkranın devamı

İki deli hastaneden kaçmaya karar verirler gece olunca planı yapıp kaçarlar ve ertesi gün hastaneye tekrar dönerler arkadaşları sorar neden kaçtınızda tekrar geldiniz?
fıkranın devamı

Akıl hastanesinden iki deliyi salıvereceklermiş. Doktorlar kendi aralarında "Şunlara son bir test yapalım da görelim akılları başlarına gelmiş mi" demişler. Bunun üzerine iki deliyi bir masa basına çağırmışlar.
fıkranın devamı

Kendisini fare zannettiği için ailesi tarafından bir akıl hastanesine yatırılan adam, birkaç yıllık bir tedavinin ardından; iyice kendine gelmiş. Doktorlar, artık taburcu etmeyi düşündükleri hasta ile son bir görüşme yaparak,iyileştiğinden emin olmak istemişler. Adama sormuşlar:
-"Söyle bakalım; sen insan mısın, fare misin?" Adam gülümsemiş:
fıkranın devamı

İki deli havuzun başında oturuyorlarmış.Biri kalkıp havuza şeker atmış.Havuzdan bir yudum almış ve tükürmüş.Arkadaşına:
fıkranın devamı

Delinin biri yolun kenarındaki uçurumda durmuş aşağıya bakarak "13, 13, 13...." diye söyleniyormuş. Oradan geçen biri, delinin ne yaptığını merak etmiş, yanaşarak " ne yapı...."
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama