Deli Fıkraları

loading...

Adamin biri kendini fare zannettigi için akil hastenesine düsmüs.Tedavisi bittikten sonra doktor sormus.
-"Simdi sen bir fare misin yoksa insan mi?"
-"Fare olur mu doktor bey ben bir insanim."
-"O zaman artik gidebilirsin iyilestin artik" demis.Deli kapidan çikmis ve imdaaaaaat diye bagirarak tekrar içeri girmis doktor ne oldu demis... Deli :
-"Bir kedi gördüm de ondan korktum demis." Doktor :
-"Sen hani sen artik kendini bir fare zannetmiyordun"demis.Delide:
-"Ben fare olmadigimi biliyorum da kedi nerden bilsin demis..."
fıkranın devamı

Delının bırı sokakta dolaşırken adamın bırıne usulca yaklasır,adam korkarak kaçar oda arkasından.Sonunda kacacak yer kalmaz,adam:
-"Lütfen oldurme" dıye inlerken delı yaklaşır, adam korkudan bayılmak uzeredir,deli gelir dokunur ve:
-"Elim sende sen yakala" der.
fıkranın devamı

Delinin biri, çiviyi tersine çevirerek sivri tarafına vura vura duvara çakmaya başlamış.
Onun bu halini gören başka bir deli işe karışmış :
-Baksana, yahu! Sen yanlış bir iş görüyorsun.Bu çivi karşıki duvarın çivisi olacak galiba,demiş.
fıkranın devamı

Adamin biri deliler hastanesini gezmeye gitmis.Bakmis deliler kapidaki delikten iceri dogru bakiyorlar.Bakan tekrar siraya geciyor.Devamli bir dongu gibi olay yineleniyor.Adam merak etmis oda siraya girmis. Sira kendi sine gelmis.Egilip bakmis.Zifiri karanlik hicbirsey yok. Bir tanesini dur durup sormus.:
- Yahu ben hic birsey goremedim? Deli sasirmis:
- Ulan biz iki yildir bakiyoruz birsey goremiyoruz. Sen ilk bakistami goreceksin.
fıkranın devamı

Adamın biri bir gün balkondan aşağı olta sarkıtmış yoldan geçen biriyse adama sormuş:
-"Kaç balık tuttun" demiş.Deli ise adama:
-"Delimisin be adam burada balık ne arar"
fıkranın devamı

Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.
fıkranın devamı

Adamin lastigi tam timarhanenin önünde patlamis,kaldirima ancak yanasabilmis. Sonraki islem malum... Kriko,stepne,bijon anahtari derken,birde bunlarin yanina talihsizlik eklenince,söktügü 4 adet bijon yuvarlanip
yagmur mazgalina düser.Mazgal açilir gibi degil, bijonlar görünür gibi degil. Talihsiz sürücü bir sagina bakar, bir soluna bakar, çaresiz duygular içinde kaderiyle basbasa, kaldirima çöker.Olayi en basindan beri timarhanenin demir parmaklikli penceresinden izleyenbir deli, "çaresiz adam" in halini bir süre daha aciyarak izledikten sonra seslenir;
-Ulan salaaak! Sen ne yapiyorsun orda öyle?
-Sorma birader, lastik patladi ve degistirirken bijonlari mazgala düsürdüm.
-Düsündügün seye bak! Sök öbür lastiklerden birer tane Sök hepsi 3 bijonlu olsun.
Adam bir lastiklere bakar birde deliye ve sanki aklina birden bir fikir gelmis gibi ise girisir. Herseyi tamamlayip bagaj kapagini kapatan sürücünün akli deliye takilir.
Arabasina binmeden evvel ona seslenir:
-Yahu birader! Bu kadar zekan varken seni o timarhaneye neden tiktilar?
-Ulen salak! Biz burada delilikten yatiyoruz, salakliktan degil.
fıkranın devamı

Delileri uçağa bindirmişler, bir şehirden ötekine naklediliyorlardı.Ama o kadar çok gürültü yapıyorlardı ki, sonunda pilot dayanamadı, uçağı ikinci pilota teslim ederek içeride ne olup bittiğini görmek istedi.
Deliler uçakta hep bir ağızdan bağırıp çağırıyorlardı.Baktı, en başta, bir deli, ötekilere uymamış, akıllı, uslu oturuyordu.
-Sen neden bağırmıyorsun? diye soracak oldu.
Adam :
-Ben bunların öğretmeniyim, diye cevap verdi.Onlarda benim öğrencilerim.Şimdi teneffüsteler de onun için ses çıkartmıyorum.
Pilot, çaresiz yerine döndü. Bir süre geçti.Bir an geldi ki sesler büsbütün kesiliverdi.
Pilot:
-Aman çok güzel! diye sevindi.Herhalde kendinin öğretmen olduğunu sanan deli, ötekileri derse almış olsa gerek, diye düşündü.
Ama dakikalar geçiyor, arkadan hiç bir ses seda çıkmıyordu.Pilot biraz daha bekledikten sonra merak etti.Gidip bakmak istedi.
Bir de ne görsün! Uçağın kapısı açık ve içeride öğretmenden başka kimsecikler yok değil mi!
Dehşetle sordu :
-Öğrencilerin nerede?, diye...
-Dersler bitti.Hepsini evlerine gönderdim!
fıkranın devamı

Delinin birisi saatini hastane bahcesindeki havuza atmis.Bunu goren arkadasi yanina yanasmis ve konusmaya baslamislar:
-"Niye attin saati havuza?"
-"Nasil yuzdugunu gormek icin."
-"Peki, kurdun mu?"
-"Hayir."
-"Enayi, hic kurmadan yuzer mi??"
fıkranın devamı

Akıl hastanesine yeni gelen doktor, hastaları ziyaret ediyordu.Birine yaklaştı :
-Sizin adınız nedir bakayım?
-Hüsamettin efendim.
-Soyadınız?
-Tanrıoğlu.
Tam o sırada yandaki yaşlı :
-İnanma inanma doktor, yalan söylüyor.Benim böyle bir oğlum yoktur.
fıkranın devamı

İki deli hastaneden kaçarlar herkes onları aramaya başlar ama hiçkimse onları akşama kadar bulamaz.Akşam olunca deliler tekrar hastaneye geri dönerHerkes onlara nerede olduklarını sormaya başlar.Onlarda

-"Kaçışımızın provasını yapıyorduk"demişler.
fıkranın devamı

Hastane de delinin birisi kosarak nefes nefese Doktorun yanina gelir. -"Doktor, Doktor bugün hastane den üc tane deli kacti."
-"Ne!! cabuk söyle ne tarafa kactilar."
-"Biri su tarafa,biri bu tarafa."
-"Peki ya öteki?"

-"Öteki de benim"
fıkranın devamı

Akıl hastanesinde koğuşları gezen başhekim, bir hastanın oturmuş, birşeyler yazdığını gördü :
-Kolay gelsin, ne yazıyorsun?
-Mektup yazıyorum efendim.
-Yaaa...Kime yazıyorsun?
-Kendime...
-Peki, ne yazılı mektupta?
-İlahi doktor bey, deli misiniz siz?Mektubu daha almadım ki...İçinde ne yazdığını bileyim.
fıkranın devamı

İki deli, akılhastahanesinden kaçmaya karar vermişler. Gece vakti hızlı bir şekilde duvardan atlayarak
boşluktaki tarlaya çıkmışlar. Tellerin arasından sürünerek ilerlerken bir bekçi bunların hışırtısını duymuş.
Hemen bağırmış:
-Kim var orada?
Delilerden biri hemen:
-Miyaw, miyaww diye seslenmiş. Huşırtıyı kedinin çıkardığını zanneden bekçi tam geri dönecekken deliler yine
sürünmeye başlamışlar ve yine bir hışırtılar başlamış. Bekçi hemen dönmiş ve bağırmış:
-Kim var orada?
İyice sinirlenen deli:
Miyaw dedik ya len demiş
fıkranın devamı

Jim ile Mary akil hastanesinde iki hastadir. Birgun hastanenin yuzme havuzunun etrafinda dolasirken Jim aniden suya atlayip en dibe batar. Bunu goren Mary hemen ardindan atlar ve dibe kadar yuzup Jimi kurtarir. Tabii Marynin bu kahramanca davranisi hastanede olay olur. Bunu duyan bashekim de Marynin artik iyilestigini dusunup, hastaneden derhal taburcu edilmesi emrini verir. Islemler yapilir, belgeler cikartilir, Bashekim ayni gun Marynin yanina gider:
- Mary, sana bir iyi bir de kotu haberim var. Iyi haberim, yaptigin kahramanca davranistan oturu anladik ki akli dengen tamamen yerinde ve boylece hastanemizden taburcu oluyorsun. Kotu habere gelince, kurtardigin hasta, Jim, intihar etmis. Az once odasinin banyosunda kendisini asmis bulundu.
Mary gayet sakin yanit verir:
- O intihar falan etmedi ki. Ben onu astim kurusun diye.
fıkranın devamı

Bir gün doktorlar delileri test etmek istiyorlarmış ve kim akıllandıysa, onu bırakacaklarmış. Duvara kocaman bir resim asmışlar. Resim kırmızı otobüs resmiymiş. Doktarlar delilere "Atlayın otobüse" demişler. ve deliler resime doğru yürüyüp girmeye çalışmışlar. Bir deli arkada dikilmiş. Doktorlar "Bu neden otobüse girmiyor" diye. Deli cevaplamış:
-Biletim yoktu...
fıkranın devamı

Akil hastanesinden iki deliyi salivereceklermis. Doktorlar kendi aralarinda
"Sunlara son bir test yapalim da gorelim akillari baslarina gelmis mi."demisler.
Bunun uzerine iki deliyi bir masa basina cagirmislar. Masanin uzerine bir kavanoz dolusu siyah zeytin, bir kavanoz dolusu da canli hamambocegi dokmusler ve
"Buyrun beyler, yiyiniz." demisler.
Delirlerden bir tanesi hemen zeytinlere saldirmis, otekisi araya girmis,
"Once kacanlari yiyelim, oburleri nasil olsa duruyor!"

fıkranın devamı

Deli , kahveye girdiğinde soluk soluğaydı.Boş bir masaya oturup ocağa seslendi;
- Bana bir çay !
çay geldi , şekerleri atıp karıştırdı.Garsonadan yine şeker istedi. Onları da atıp karıştırdı,yeniden istedi.Garson;
- Sekiz şeker koydun çaya ,dedi şaşkın şaşkın,
- Koydum ama , işte görüyürsun, hepsi eriyor!
fıkranın devamı

Delinin biri köy kahvesine gelip devamli "iyi olacak,iyi olacak" diyormus.Köylünün biri dayanamamis sormus
-"Ne iyi olacak??" diye.
Deli:
-"Annem hasta ölecek, babam tekrar evlenecek, hem ben yapacagim hem o yapacak."
Aradan zaman geçmis deli yine gelmis baslamis:
-"Kötü oldu, kötü oldu!." demeye.
Ayni kisi yine sormus:
-Kötü olan ne?" diye.
Deli:

-"Annem iyi oldu, babam öldü, annem yeniden evlendi, adam hem onu hem beni yapiyor!.."
fıkranın devamı

İki deli hastanenin bahçesinde el feneri ile oynuyorlar,bi yakıp bi söndürüyorlarmış.Sonra delinin biri diğerine:
-"Ben ışığı yakim sende gökyüzüne doğru tırman."demiş.Diğer deli:

-"Ya,sen beni delimi sandın.Tam ben tırmanırken ışığı söndürecen bende aşağıya düşecem demi,çok hayinsin"..
fıkranın devamı

Delinin birisi bilmeden havuza düşmüş. Bunu da bir başka deli görmüş ve omu kurtarmak için havuza atlamış ve de kurtarmış. Doktorlar sonra kurtaranı çağırmışlar ve tebrik etmişler ve de "Havuza düşeni çağır da, onunla konuşalım" demişler. Kutaran deli de "Olmaz, onu kurusun diye astım" demiş...
fıkranın devamı

Çocuk annesi ile parkta gezerken iki kedinin iş yaptığını görür.
-"Anne bunlar ne yapıyor" diye sorar.Anne ne desin.şaka yapıyorlar yavrum.Çocuk,

-"Şaka maka iyi sikiyo üstteki."
fıkranın devamı

Başhekim, akıl hastanesinin bahçesinde dolaşıyordu, bir ara baktı, bir kalabalık gözüne çarpmıştı.Hemen oraya seğirtti.Deliler bir halka oluşturmuş, ortada dönüp konuşan birini dinliyorlardı :
-Papendreu seçimleri kaybetti.Hastaneye kaldırıldı...Bulgar zulmü devam ediyor.Zorla yollanan soydaşlarımızın sayısı seksen bine ulaştı...Federasyon kupasını Beşiktaş kazandı...
Başhekim bu işten hoşlanmış :
-Ne yapıyorlar bunlar böyle? diye sormuş.
-Efendim, demişler.Ortadaki deli kendinin gazete olduğunu sanıyor, haberleri bildiriyor.
Başhekim daha da hoşlanmış.Dolaşmasını sürdürmüş.Az ileride birde ne görsün! Sekiz, on deli iplerle sımsıkı birbirlerine bağlanıp bir köşeye atılmamış mı!
-Onlar mı, okunup da iadeye gidecek eski gazeteler efendim...
fıkranın devamı

İki deli yüz duvarı olan hastahaneden kaçmaya karar vermişler 99 duvarı aşmışlar.Biri sormuş :
-Yoruldun mu?
Öteki :
-Evet, demiş.
99 duvarı aşıp geri hastahaneye dönmüşler.
fıkranın devamı

Temel deliler hastanesine düsmüs.Odada 15- 20 tane deli varmis.Odada bir delik varmii deliler siraya girip delige bakiyorlarmis.Temel de merak etmis girmis siraya...Sira Temele Gelince ;
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama