Doktor Fıkraları

loading...

Karadenizlinin biri köyden hiç dışarı çıkmamış. Bir gün Almanya'dan bir akrabası kendisini ziyarete geldiğinde hediye olarak bir elektrikli testere bırakıp gitmiş.
Karadenizli testerenin nasıl çalışacağını düşünürken fişi görüp prize takmış. Kucağındaki testereyi kurcalarken farkında olmadan bir düğmeye basmış ve testere adamın takımı kesip götürmüş. Adamı da takımı da hemen hastaneye yetiştirmişler.
Karadenizli doktora;
"- Ne olur bunu dik!" diye yalvarıp yakarmış ama doktor kopan parçayı eline alıp bakarak;
"-Bu mahvolmuş, bunun dikilmesi imkânsız." demiş.
Karadenizli doktora;
"-O zaman beni öldürün doktor!" demeye başlamış.
Tam o sırada can çekişmekte olan genç bir hasta getirmişler. Doktor o hastanın umutsuz olduğunu anlayınca Karadenizliye;
"-Bak eğer bu hasta yaşamazsa belki bununkini sana uydururuz." demiş.
Bir sure sonra yeni gelen hasta ölmüş ve takımını bizim Karadenizliye dikmişler ve iyileşince taburcu etmişler.
Aradan bir süre geçtikten sonra doktor bizim Karadenizliyi merak edip köyüne gitmeye karar vermiş. Karadenizlinin evini bulup kapıyı çalınca karşısına Karadenizlinin karısı çıkmış. Doktor durumu izah edip operasyonun sonucunun nasıl olduğunu sormuş. Kadıncağız ağlamaya başlayıp dert yanmış;
"-Hiç sormayın doktor bey! Bizimki her gece bana sırtını dönüp yatıyor, o sizin yaptığınız hiç bir işe yaramadı, yaramıyor !"demiş.
Doktor üzüntü ile evden ayrılıp köy meydanına geldiğinde bir bakmış ki Karadenizli neşe içinde arkadaşlarıyla kahvede tavla oynamakta. Doktoru görür görmez fırlamış ve doktora sarılıp;
"- Doktor bey hayatımı kurtardınız !"demiş.
Doktor şaşkınlıkla;
"- Nasıl olur! Şimdi sizin evden geliyorum, karın sende hiç bir kıpırdanma olmadığını söyledi." demiş.
Karadenizli doktora dönüp cevap vermiş;
"- Aşkolsun Doktor Bey! Elalemin şeyiyle kendi karımızı yapacak değiliz ya !"

fıkranın devamı

Oldukça güzel ve şık giyimli bir kadın yıllık kontrol muayenesi için doktora gitmiş.Doktor herhangi bir şikayeti olup olmadığını sorduğunda kadın;
"-Doktor Bey, ben her istediğini yapabilecek kadar maddi durumu iyi olan, iyi yaşayan, kendine dikkat eden fevkalade sağlıklı bir kadınım. Bir tek derdim, gaz şikayetim var.Evde, işte, kilisede, otobüste, asansörde, süper markette durmadan gaz kaçırıyorum.Gerçi kimseyi rahatsız etmiyorum. Hiç kimse benim gaz kaçırmamın farkına varmıyor.Çünkü bu gazın ne sesi ne de kokusu var.Ama bir tek ben bilsem dahi rahatsızlık hissediyorum.Bunu tedavi ederseniz sevineceğim." diye cevap vermiş.

Doktor, reçeteye birtakım ilaçlar yazarak;
"-Bu ilaçları kullanıp haftaya kontrole gelin." demiş.
Ertesi hafta kadın doktorun muayenehanesine hışımla girerek;
"-Doktor Bey siz ne yaptınız?Verdiğiniz ilaçlar beni tedavi edeceğine bana zarar verdi! İlaçları kullanmaya başladıktan sonra kaçırdığım gaz leş gibi kokmaya başladı!" diye dert yanmış.
Bunun üzerine doktor sinsice gülerek kadına cevap vermiş;
"-Güzel, burnunuzu tedavi ettik! Sıra geldi kulaklarınıza..!"
fıkranın devamı

Uluslararası bir tıp kongresi için dünyanın dört bir yanından doktorlar, Los Angeles'in en lüks otelinde toplanmışlar. Gündüz kongre.. Gece otelin barında yarenlik.. İşini bilenler için, sonu odalarda bitebilecek avlanma fırsatı..
Yakışıklı doktor,barda yavaşça içkisini yudumlayan muhteşem afeti görünce fena heyecanlanmış, "-Tanrım ne doktorlar yaratıyorsun!" diye..
Kadın ben diyeyim Sharon Stone.. Siz deyin Raquel Welch.. Kadının yanındaki tabureye süzülmüş hemen.. Lafa başlamamın en kolay yolu, ortak meslekleri..
"-Siz ne uzmanısınız?" diye söze girmiş yakışıklı..
Duraksamadan yanıt vermiş, Doktor afet..
"-Ben penis uzmanıyım.."
"-Anlamadım!" diye küçük dilini yutarak sözünü kesmiş yakışıklı..
"-Uzmanlık dalım penistir benim." diye devam etmiş, doktor afet..
"-Dünyayı dolaşıp, çeşitli milletlerin penislerini inceliyorum. Sonra da bunun, kadının tatminindeki etkilerini.."
Yakışıklının şaşkın baktığını görünce, biraz daha açıklamış, Doktor afet..
"-Şimdi bakın; İtalyan ve İran erkekleri kadınları çıldırtmaları ile ünlüdür.. Neden mi? İtalyan erkeğinin penisi ince ama uzundur. Derinliğine uyarır. Vajinal orgazma ulaştırır kadını. İran erkeğininki ise, kısa ama kalındır. Birleşme anında klitorise baskı yapar.. Bu da klitoral orgazm sağlar.."
Bir an duraklamış Doktor afet..
"-Neler konuşuyoruz böyle? Daha tanışmadık bile ! Benim adım Marylin Taylor.. Ya sizinki?"
Ayağa kalkıp saygı ile eğilmiş yakışıklı:
"Roberto Rafsancani!.."..."

fıkranın devamı

Uzun ve yorucu bir aşk ve sevişme seansından sonra, doktor, az ötesinde uyuklayan hastasına bakarken, birden fena halde suçluluk duygusuna kapılmış. Panikler gibi olunca, içini rahatlatmak için kendi kendine söylenmeye başlamış.
"-Sakin ol, Howard, sakin ol.. O kadar da dert etme kendine.. Bu dünyada hastası ile sevişen ilk ve tek doktor sen değilsin.. Pek çok doktor yapmıştır bunu.."
Tam o sırada kalbinin derinliklerinden vicdanının sesini duymuş;
"-Ama Howard, sen veterinersin.."

fıkranın devamı

Adamın biri doktora gidip ;
"-Doktor bey benim erken boşalma sorunum var." demiş.
Doktor hemen cevap vermiş;
"-Oooo..Ne kadar iyi benim de zaten fazla zamanım yoktu."

fıkranın devamı

Genç, güzel ve cici kız, bazı ufak tefek gençlik sorunlarından dolayı bir ruh hekimine gitmeye karar vermiş. Güvenli olması için yaşlı başlı birini araştırmış. Bulup randevu almış. Hekimin odasına adeta ayaklarının ucuna basarak ve biraz da ürpererek girmiş. Masasında bir şeyler okuyan hekim genç kızı görünce asabi bir sesle;
"- Buyurun soyunun." demiş.
Kız üzerindeki ceketi çıkarmış.
"- Soyunun..."
Genç kız ruhsal tedavi için soyunmaya gerek olmadığını biliyor ama...
Karşısındaki ne de olsa hekim. Üstelik sesi otoriter....
Genç kız sonunda bir sütyen, bir külot kalmış. Hekim:
"- Hadi kızım sabaha kadar seni mi bekleyeceğim !" diye gürleyince kızcağız üzerindeki son iki parçayı da çıkarıp atmış.
Aynı anda hekim üzerine atlamış kızın. Oracıkta tecavüz etmiş. Genç kız henüz olayın sokunu yaşarken ahlaksız hekim giyinmiş ve kıza dönerek mırıldanmış;
"- Benim sorunum çözüldü, sıra geldi sizin sorununuzu çözmeye. Anlatın bakalım derdinizi."

fıkranın devamı

Adam doktorun karşısında biraz da mahçup biçimde;
"- Maalesef artık kocalık vazifelerimi yerine getiremiyorum, demiş, bir cinsel güçsüzlük içinde hissediyorum kendimi. Acaba benim durumuma bir çare bulunabilir mi?.."
Doktor;
"- Viagra." demiş, "-Duymadınız mı Viagra diye bir hap çıktı. Tahtakale'de tanesi 20 dolardan satılıyor. Hemen Viagra'ya müracaat..."
Adam mutluluktan uçarak çıkmış muayenehaneden. Doğru Tahtakale'ye... Tesadüf bu ya...
Doktor bir hafta sonra ayni adama yolda rastlamış...
"- Ne oldu beyefendi sonuç nasıl? Karınız artık memnun mu?"
"- Bilmem," demiş adam,
"- Daha eve gitmedim ki..."

fıkranın devamı

Çocuklar oturmuş birbirlerine babalarının ne kadar "hızlı" olduğunu anlatıyorlarmış.
Birinci çocuk;
"- Benim babam ok attıktan sonra koşup hedefe oktan önce varıyor. demiş."
İkinci çocuk.
"-Benim babam tabancasını ateşliyor ve hedefe kursundan önce yetişiyor." diye böbürlenmiş.
"-O da bir şey mi?" demiş üçüncü çocuk.
"-Benim babam devlet hastanesinde doktor... Mesai 5'de bitiyor benim babam 3:30'da eve geliyor."

fıkranın devamı

Karadenizli dahiliyeciye gidip derdini anlatmış;
-Zaman zaman Öksurayrum.
-Ne zamanlar öksürüyorsunuz?
-Tuvalette iken kapiyu tiklattiklari zaman.

fıkranın devamı

Temel doktora gitmiş;
-Çok hastayım doktor, vücudumun neresine dokunsam berbat canım yanıyor!
Doktor Temeli bir güzel muayene ettikten sonra;
-Ben pek bir hastalık bulamadım.Vücudunuz gayet iyi durumda.Hatta "Sapasağlamsınız."
Bunun üzerine Temel;
-Olur mu doktor bey!Nereme dokunsam acıdan ölüyorum! Diyerek parmağının ucuyla başına dokunmuş; -Of of of! Sonra göğsüne parmağını basmış;-Ay ay aay ! daha sonra beline ve bacağına; -vay vay vayyy! Parmağını neresine dokundursa acıyla irkiliyor feryat figan ediyormuş.
Doktor daha fazla dayanamayıp; - Ver bakalım şu elini ! diyerek Temel'in elini muayene ettiğinde birde ne görsün; "TEMEL'İN PARMAĞI KIRIK !"

fıkranın devamı

Göz Doktoru;
-Şu tablodaki harfleri okur musunuz?..
Cafer;
-Siz bana yardımcı olup okur musunuz? Benim gözlerim bozuk da...
fıkranın devamı

Adam doktora giderek;
- Bende unutkanlık başladı doktor bey. demiş.
- Ne zamandan beri? diye sormuş doktor,
- Ne, ne zamandan beri, doktor bey?

fıkranın devamı

- Doktor beni morga mı götürüyorsunuz?..
- Evet.
- Ama ben daha ölmedim ki...
- Olsun biz de daha gelmedik zaten....

fıkranın devamı

Bir genç kız yaşlı bir kadınla birlikte doktora gitmiş.
Doktor şikayeti dinledikten sonra kıza dönüp;
"-Soyunun muayene edeyim." demiş.
"-Fakat doktor" demiş kız
"-Hasta olan ben değilim, annem..."
Doktor anneye dönmüş;
"-Ağzınızı açıp dilinizi çıkarın da sizi bir güzel muayene edeyim hanımefendi!"

fıkranın devamı

Doktorun biri hastasının yanına gelir ve konuşmaya başlar ;
"-Size bir iyi, bir de kötü haberim var. Önce kötü haberi söyleyeyim isterseniz..."
"- Hımm, maalesef yanlış bacağınızı kesmişiz... Çok üzgünüz..."
"-Ama iyi habere sevineceksiniz !"
"-Öteki bacağınız iyileşiyor..."

fıkranın devamı

Doktor hastasına aylar süren tahlillerin sonuçlarını açıklamaktadır;
-Size bir kötü, bir de daha kötü haberim var... Önce kötü haberi vereyim. Test sonuçlarına göre 24 saatlik ömrünüz kalmış.
Adam yıkılır ve doktora dönüp :
"Hayır olamaz!Fakat, fakat bundan daha kötü ne olabilir?
Doktorun yanıtı kısa olur :
-Dünden beri size ulaşmaya çalışıyorum...

fıkranın devamı

Genç ve güzel kadın doktora şikayetlerini anlatıyordu :
- Birincisinde yoruluyorum, ikincisinde göğsümde ve bacaklarımda ağrılar başlıyor, üçüncüsünde bayılacak gibi oluyorum, kalp çarpıntılarım ve nefes almam sıklaşıyor.
Doktor sordu :
- Neden birincisinden sonra vazgeçmiyorsunuz?
Genç kadın :
-Nasıl vazgeçerim doktor bey, ben dördüncü katta oturuyorum!
fıkranın devamı

Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliği göre bir doktoru çırıl çıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tutukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deneyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından toplayarak bu durumu sorarlar. * Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? * derler. Delilerde * İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu çerde patlamasın diye böyle yaptık * derler.
fıkranın devamı

Adam doktora gidiyor.

-"Dr. bey karnim atiyor."

Nasil yani diyor Dr.



fıkranın devamı

Adam evinin merdivenlerinden çıkarken düşüp, bacağını dört yerinden kırmıştı. Hemen hastaneye kaldırılmış, doktor bacağı boydan boya alçıya almış ve:



fıkranın devamı

Sibirya'nın koylerinden birinde cenaze
mezarlıga goturuluyormus.



fıkranın devamı

Adam yıllardır basurdan çekmiş. Gitmediği doktor, denemediği ilaç kalmamış. Bir gün bir doktor tavsiye etmişler. Kalkmış gitmiş. Doktor bir süre muayene ettikten sonra

fıkranın devamı

Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.
Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
fıkranın devamı

Kalp ameliyatı oldum. 4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın sonunda rapor paramı almak için Fatih SSK'ya gittim. Klas... bir şekilde eks... evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün uğraştım ve  büyük gün geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım, sorular geldi.
- Hastanede yattın mı?
- Herhalde abi, dedim, henüz evlerde kalp ameliyatı yapamıyorlarmış.
Hiç yorum yapmadı ve 2. soruya geçti.
fıkranın devamı

Bronson gecenlerde aile doktoruna giderek:
- Doktor baba oldum, demis, peki 77 yasinda baba olunur mu?
- Olunur, demis doktor..
- Nasil olunur?
- Bunu size bir av oykusuyle izah edeyim. Ava gittiniz. Karsiniza bir ayi cikti. Tetigi bastiniz. Ates almadi. Cunku namluya fişek koymayi unutmussunuz. Fakat ayni anda ayi kanlar icinde yere serildi. Bu nasil olur?
- Demek bir baskasi fişekledi doktor...
- Iyi bildiniz...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama