Doktor Fıkraları

loading...

Adamın birinin çok çocuğu oluyormuş.
Doktora gitmiş. Doktorda ona prezervatif
yazmış oda eczaneden bir kutu prezervatif
almış ne olduğunu tam bilmediği için her
yemekten sonra bir tane yutuyormuş.
Derken bunun yine çocuğu olmuş.
Gitmiş doktorun gırtlağına sarılmış
"Ulan ne biçim ilaç verdin bana osurdukça
balon,sıçtıkça sucuk,soktukça çocuk çıkıyor
fıkranın devamı

Adamın biri takma göz kullanıyormuş. Geceleri de gözlerini bardağa koyuyormuş. Bir gece,
bardaktaki suyu gözlerle beraber içmiş. Sabah da feci bir karın ağrısıyla kalkmış. Doktora gitmiş. Doktor bir süre adamın p.posunu inceledikten sora bir anda kaçmaya başlamış. Hemşire de doktoru durdurup niye kaçtığını sormuş.
Doktor:
-"Yıllardır ben p.polara bakardım, şimdi o bana bakıyor" demiş...
fıkranın devamı

Adamın birinin kolu kırılmış hastahaneye giden adam ortalığı birbirine katmış. Bunu gören doktor,
-Neler oluyor diye sormuş, adam bağırmaya devam etmiş.Bunun üzerine doktor yanda duran bir ölüyü göstererek demişki
-Yahu adam burada ölmüş gıkı çıkmıyor senin yaptığına bak demiş
fıkranın devamı

Doktora çıkan adam korunma yöntemlerini öğreniyordu.Dr:
- Prezervatif kullan.
Adam:
- El şeyiyle girer gibi oluyor, der.
Dr:
- Geri çekme usulünü dene.
Adam:
- Aman doktor ne çekmesi geleceği zaman değil çekme öteye bile giresim geliyo.
fıkranın devamı

Adam doktora gitmiş;
"Doktor Bey, kalbim çok hızlı atıyor."
Doktor;
"Atmaması lazım" demiş.
Bunun üzerine adam koşa koşa eczaneye gidip
"Sizde Atmaması var mi?" diye sormuş.
Eczacı:
"Atmaması bizde olmaz, karşıdaki veterinere soracaksınız."
Bunun üzerine adam veterinerden 5 kutu atmaması alıp beş ay kullanmış.
Sonuç süper. Beş ay sonra şikayeti yeniden başlamış. Veterinere gidip atmaması istemiş. Veteriner;
"Maalesef bizde de kalmadı" demiş.
Bunun üzerine adam panik halinde doktora giderek;
"Doktor Bey, at maması bitmiş" diye yakınmış.
Doktor cevap vermiş:
"Bitmemesi lazım"..
fıkranın devamı

Teksaslı üç cerrah golf oynarken yaptıkları başarılı operasyonlardan bahsediyorlarmış.
Birincisi başlamış:
- Teksas'taki en iyi cerrah benim. Hastam olan konser piyanisti bir kazada yedi parmağını kaybetmişti, ben ameliyatla yeniden diktim, sekiz ay sonra İngiltere kraliçesine özel konser verdi.
Diğeri atlamış:
- O da birşey mi? Genç bir adam kazada her iki bacağını ve kolunu kaybetmişti, ben yeniden monte ettim, iki yil sonra olimpiyatlarda
atletizmde altın madalya kazandı.
Üçüncüsü başlamış:
- Beyler, sizler daha amatörsünüz. Birkaç yıl önce kokain ve alkol ile kafayı çekmiş bir kovboy atını saatte 120 km hızla giden trenin üzerine sürmüştü. Kazadan çalışmam için arta kalanlar sadece atın götü ve kovboyun şapkası idi.
- Eeeee Hocam...Peki şimdi ne oldu ?
- Şimdi kendisi ABD başkanı.
fıkranın devamı

Çinlinin biri iş amaçlı Türkiye`ye gelmiş, aksilik bu ya bir trafik kazası geçirir ve tercümanı ölür kendisi ağır yaralıdır. Aradan biraz zaman geçer adam biraz iyileşir, doktor kontrol için çinlinin odasına gider, çinliye yaklaşır ve raporlara bakarken çinli doktora;
- çhan çhin çhun.der
doktor şaşırmış bir durumda hastaya yaklaşır ve sorar
-ne demeye çalışıyorsun?
-çhan çhin çhun.
doktor meraklanmıştır ve tekrar sorar
- ne lazımdı der.
Artık çinlinin rengi solmaya başlamış bir halde tekrar;
- çhan çhin çhun. der ve ölür.
Doktor çinlinin söylediklerini bir kâğıda yazar ve düşünmeye başlar, bana kesinlikle parasının yerini söylemiştir diye hayaller kurarak tercüman arar ve kâğıdı uzatır ve Türkçeye çevirmesini söyler tercümana. Kâğıtta şöyle yazar
- hortuma basıyorsun nefes alamıyorum!...

fıkranın devamı

Birgün soğuk algınlığı şikayetiyle doktora giden bir arkadaş,sırası gelince doktorun odasına girer.
DOKTOR:
- evladım geç üzerindekileri cıkar,ben geliyorum'
der. Çekingen bir tavırla soyunmaya başlayan arkadaş doktoru beklemeye başlar. Doktor birkaç dakika içinde gelir. Elinde o sırt dinlemeye yarayan aletlerden bir tanesi vardır. Arkadaşa doğru eğilir sırtını dinlemeye başlar. Aynı zamanda hastasına:
- Evladım penisilin dokunuyomu?
diye sorar arkadaş apar topar eşyalarını toplar ve odayı terketmeye teşebbüs eder. Niye mi akıllı arkadaşımız doktorun dediğini
"penisim dokunuyor mu"
anlamış:)
fıkranın devamı

Yeni uzman olmuştu. Kasabada muaynehane açtı. Birkaç gün sonra biri geldi, onu doğuma çağırdı. Ertesi gün eve dönen doktoru, karısı merakla karşıladı:
- Nasıl oldu?
- Ah sorma, hiç iyi değil. Çocuk ters geliyordu. Forsepsle almak zorunda kaldım. Fakat bir türlü çıkmadı, parçalandı. Bir saat sonra da annesi öldü.
- Vah vah, zavallı baba kimbilir ne kadar perişandır?
- O da öldü.
- Anlayamadım... Nasıl o da öldü?
- Forsepse dayanmış, bütün gücümle çekiyordum. Çocuğun bacağı kopunca bütün ağırlığımla arkaya düştüm. Adamcağız arkada duruyormuş. Başı duvara çarptı, beyin kanamasından öldü.
Bir hafta sonra doktoru yine doğuma çağırdılar. Geç saatte yorgun argın dönünce, karısı:
- Doğum nasıl oldu? diye sordu.
Doktor:
- Gelişme var karıcığım. Bugün babayı kurtardım...
fıkranın devamı

Kadın oğlunu doktora götürmüş.
- Oğlum yürüyemiyor, gözü görmüyor, sağır ve dilsiz, akli dengesi de bozuk. Size getirdim doktor bey demiş.
Bir kadına, bir de çocuğa bakmış doktor:
- Soyunun, demiş.
- Ne soyunması demiş kadın, hasta olan ben değilim, oğlum...
- Biliyorum da demiş doktor, onu düzeltene kadar yenisini yapmak daha kolay.
fıkranın devamı

Ameliyathane kapısında dört dönen adama, hemşire müjdeyi vermiş:
- Beyfendi bir oğlunuz oldu!
Adam sevinçle haykırmış:
- Yaşasın, ismi Çetin olacak, oğlum benim!
Hemşire biraz yüzünü ekşiterek adamın yanına gelmiş ve:
- Ancak Çetin'in bir kolu yok, demiş.
Adam üzülerek:
- Olsun ben Çetin'im için herşeyi yaparım, onu gösterin bana, demiş. Bunun üzerine hemşire:
- Ama Çetin'in diğer kolu da yok, demiş.
Adamın afallaması sürerken hemşire sayıvermiş:
- Ve Çetin'in bacakları da yok , üstüne üstlük gövdesi de yok...
Adam dayanamamış:
- Yeteeer, Çetin'imi gösterin bana diyerek ameliyathaneye dalıvermiş. Ameliyat masasının başına geldiğinde bir bakmış ki Çetin sadece bir gözden ibaret. Adam dumura uğramış bir halde:
- Çetin'im Çetin'im diyebilmiş.
Bunun üzerine ameliyatı yapan doktor adama yaklaşmış elini omzuna atarak:
- Beyfendi Çetin sizi göremez, o maalesef kör...
fıkranın devamı

Adamın birinin p....de yara çıkmış. Gitmediği doktor çalmadığı kapı kalmamış. Hepsi:
- BU İYİLEŞMEZ KÖKÜNDEN KESMEK LAZIM
demiş. Adam çektiği acılara dayanamamış ve kestirmeye karar vermiş. Sonra çok ünlü bir ürolog tavsiye etmişler. Son bir ümitle koşmuş. Ürolog şöyle bir bakmış:
- Kesmeye gerek yok
demiş.
- Bu kendisi kurur düşer


fıkranın devamı

Fransa 98 de fransanın kupayı alması üzerine Türkiye futbol fedarasyonu Fatih Terimi başarılarının sırını öğrenmek için fransaya gönderir.
Fatih Terim uçaktan iner hemen fransa ftbol takımının kampına gider ve fransa teknik dirktörüne:
-hocam beni Türkiye futbol fedarasyonundan başarınızı sırrını öğrenmek içi gönderdiler, nasıl başarılı olduklarını sorar
Fransız hoca:
-Akıllı ftbolcular seçiyorum, der
Fatih Terim:
-Nasılyani, diye sorar.
Fransız hoca:
-örnek istiyorsun diye sorar ve zidanı yanına çağırır
ve sorar:
-Annen den doğma babandan olma kardeşin olmayan kim zidan'zidander hoca'
Terim nedemek istediğni anlamaz frn.kaldığı otelde akşam yatarken düşünür uçağa biner düşünü gs kampınageli hakan Ş.yanına çağırır soruyu hakana sorar hakan sitem eder
hocam böyle sorumu olur der
Fatih terim sana ödev bu sorunun cev.bul der hakan hagiye sorar
Hagi:
'hagi'der.
Hakan hemen terimin yanına gelir buldum hocam hagi der
Terim,hayır bulamadın zidan dı der.
fıkranın devamı

Bir gün kadın doktora gider. Doktor kadını ve yanındaki sıska zayıf bebeği görür ve sorar buyrun
Kadın;
-Bebeği göstermeye gelmiştim
Doktor; -Bu bebek iyi beslenmiyor. Lütfen göğsünüzü açın Kadın göğsünü gösterir.Doktor; -Düşündüğüm gibi sizde hiç süt yok -Tabi olmaz çünkü ben bebiğin teyzesiyim.
fıkranın devamı

Kadın eşiyle birliktelikten artık zevk alamamaya başlamıştır. Doktora gider, tıpta mutlaka bir çaresi vardır diye.Doktor genç mi gençtir.
-"Doktorcuğum eşimle ilişkiden hiçbir şekilde haz alamıyorum nedense" der. Doktor;
-"Tıp adına denemekte yarar görüyorum efendim bir sakıncası yoksa."
Kadın;
-"Kesinlikle." diyerek paravanın arkasına girip soyunur. Doktor hoşuna gitmiştir. Doktor başlar tıp adına işleme... Aradabir de sormaktadır.
-"Nasıl efendim bişiler hissetmeye başladınız mı?" diye. Kadın;
-"kesinlikle.. hiç bişii"
Doktor kendi kendine 'ulan bizim erkekliktemi gidiyor ne.' diye takar kondomu! Başlar gidip gelmeye.. Bir kaç yüz defa gidip geldikten sonra yavaşlayıp sorar hastasına;
-"Nasıl bişiler hissetmeye başladınız mı?" Kadın gayet şuh bişekilde;

-"Evet doktorcuğum hissetmeye başladım. Emin degilim ama.Lastik kokusumu desem yanık kokusumu desem..."

fıkranın devamı

İnşaat amelesi viziteye çıkıp haftalardır tuvalete çıkamadığını
söylemiş..
Doktor muayene edip, amelenin külotunu indirmiş ve yüzükoyun masaya
yatmasını istemiş, adam denileni yapınca Doktor içeriden getirdiği
beyzbol sopasını 3-4 defa sertçe amelenin poposunun tam ortasına vurmus. -Tamam şimdi tuvalete gidin...
Birkaç dakika sonra tuvaletten rahatlamış şekilde çıkan amele; -Sağol Doktor bey, hep böyle olabilmek için ne yapmalıyım? -Bir şey yapmana gerek yok. Tuvaletini yaptıktan sonra kıçını çimento torbasıyla silme yeter..!"

fıkranın devamı

Bir grup insan ölmek üzere olan yakınlarını ziyarete hastaneye giderler.Doktor onlara yakınlarının öleceğini onu ancak beyin nakliyle kurtarabileceklerini ama bunun çok pahalı olduğunu we beyin parasını onların ödemesi gerektiğini söyler.İçlerinden biri;
-peki doktor bey bir beyinin fiyatı nedir?diye sorar. doktor;
-erkek beyni 5000 dolar kadın beyni ise 200 dolar der.
Odadaki erkekler gizli gizli gülmeye başlarlar bikadın ise;
-peki doktor bey neden fiyat farklı der. Bunun üzerine doktor;
-ee burda standartlara uymak zorundayız.kadın beyni ucuz çünkü gerçekten kullanılmış oluyor...
fıkranın devamı

Röntgenci Çocuklar
5 Yaşındaki Johnny ve kız kardeşi anahtar deliğinden anne ve babalarını aşk yaparken gözetliyorlardı.
- Wooww, şunlara bak... Bizim parmağımızı burnumuza sokmamıza bile izin vermiyolar...

Grevin Sonuçları
Hollanda da bir yıl aşırı nüfus patlaması olmuş. Liman isçileri grev yapınca, Hollandalı köylüler çalıştırılmış... Onlar da prezervatif kolilerini tırmıkla indirip kaldırırken hepsini delik deşik etmişler... Sonrası malum...

Kere
Rusya da öğretmen soruyor:
- Türkiye'nin para birimi nedir?
- Kere öğretmenim, diyor bir çocuk. Annem ve ablam Türkiye'den döndüklerinde birbirlerine bavullardaki eşyaları gösterip kaç "kere" verdin, diye soruyor.

fıkranın devamı

Joe, yatak kariyeri başarılarla dolu bir insandır. Ancak yaşlandıkça bu meziyeti inanılmaz bir baş ağrısı yüzünden durmuştur. Sağlığı ve aşk hayatı, çekilmez bir hal aldığında tıbbı bir yardıma ihtiyacı olduğunu fark eder.
Kapı kapı, doktor doktor gezdikten sonra problemini çözebilecek bir uzman hekim bulur kendine;
"- Size bir iyi, bir de kötü bir haberim var." der doktor.
"- Doktor, önce iyi haberi duymak istiyorum."
"- Sizi baş ağrınızdan kurtarabilirim."
"- Peki, kötü haber nedir doktor bey?"
"- Çok nadir görülen bir durumdur. Söylemesi zor ama hadım edilmeniz gerekiyor. Cinsel organınız, omurganızın alt kısmına baskı yapıyor ve bu baskı sizde dayanılmaz bir baş ağrısı yaratıyor. Bu baskıdan kurtulmanın tek yolu erkeklik organınızı almak."
Joe bu haber karşısında şok olur ve morali çok bozulur. Kendi kendine sorar;
" - Ne yapsam acaba. Erkeklik organım alınırsa ben nasıl yaşarım. Kimin için yaşarım. El içine nasıl çıkarım!"
Cevap vermek için fazla düşünmez ve başka bir şansı olmadığı için bıçak altına yatmaya karar verir.
Hastaneden taburcu olduğunda;
" - Oh be! Dünya varmış. Kurtuldum şu lanet ağrıdan" diye derin bir nefes alır, ancak üstünde önemli bir parçasının eksik olduğunu hisseder. Caddede yürürken farklı bir kişi olduğunu sezinler. Yeni bir başlangıç yapmaya ve yeni bir hayata başlamaya karar verir. Bir erkek giyim mağazasının önünden geçerken vitrinde duran bir takım elbiseye takılır gözleri.
" - İşte tam aradığım takım elbise!" der ve dükkâna girer.
Tezgâhtara;
" - Yeni bir takım elbise istiyorum" der.
Tezgahtar Joe''yu söyle tepeden tırnağa bir süzer ve;
" - Bir bakalım. 44 beden!" der.
Joe gülerek;
" - Kesinlikle doğru, nerden anladınız?"
" - Bu benim işim."
Joe takım elbiseyi dener. Üstüne cuk diye oturur. Joe aynada kendisine hayran hayran bakarken, tezgâhtar sorar;
" - Yeni bir gömlek de ister misiniz?"
Joe bir kaç saniye düşündükten sonra;
" - Elbette" der.
Tezgâhtar Joe''ya şöyle bir bakar;
" - Kol numarası 34 ve 16 numara yarım yaka."
Joe şaşırır;
" - Kesinlikle doğru nerden anladınız?"
" - Bu benim işim!"
Joe gömleği giydi. Evet, gömlek süper olmuştur. Yakasını aynada düzeltirken tezgâhtar sorar;
" - Yeni ayakkabıya ne dersiniz?"
" - Evet lütfen. Bir de ayakkabılarınıza bakayım"
Tezgâhtar Joe''nun ayaklarına bakarak;
" - Evet...9-1/2... E."
Joe iyiden iyiye afallar;
" - İnanamıyorum bir bakışta kaç numara ayakkabı giydiğimi nasıl anladınız? Vallahi bravo!"
Tezgâhtar;
" - Efendim. Bu benim işim."
Joe ayakkabıları da giyer. Gerçekten de ayakkabılar cillop gibi oturur ayaklarına. Şöyle dükkân içerisinde bir tur atarken tezgâhtar sorar;
" - Beyefendi vallahi jilet gibi oldunuz! Size bir tane de şapka veriyim ben!"
Joe aynaya bakarak;
" - Heyt ulan be façayı o biçim düzdüm." diye içinden geçirir ve " - Evet bir de şapka bakayım kendime!" der tezgâhtara.
Tezgâhtar Joe''nun kafasına bakarak;
" - Eveeeeet...7-5/8."
Joe dumur üstüne dumur yaşamış bir şekilde tezgâhtara;
" - Evet..doğru..nerden bildiniz?" diye sorar.
Tezgâhtar iyiden iyiye havaya girmiş bir şekilde;
" - Bu benim işim efendim" der.
Şapka da süper oturmuştur kafasına.
" - Vayyy beee, ulan ben neymişim beee. Ulan ben var ya ben..." diye düşünürken tezgâhtar yine sorar;
" - Size bir tane de don verelim efendim."
Joe bir kaç saniye düşünür ve;
" - Tamam! Hemen bana en fiyakalı donlarınızdan getirin!" der.
Tezgahtar geri adim atarak "Eveeeeet..36 beden!" der.
Joe gülerek;
" - İlk defa yanıldınız. Ben 18 yaşımdan beri 34 beden giyiyorum!" der.
Tezgâhtar kafasını sallayarak;
" - Hayır..size 34 olmaz. Erkeklik organınızı sıkıştırır ve omurganıza basınç yapar, bu da dayanılması güç bir baş ağrısı çekmenize sebep olur!..."

fıkranın devamı

Doktor kulaklarını yakmış hastasına soruyordu:
- "Hayret nasıl yaktınız kulaklarınızı?"
- "Ütü yaparken telefon çaldı.Sonra tam kapattım,bir daha çaldı."...

fıkranın devamı

Vaktin birinde bir doktorun yolu bir köye düşmüş... Bakmış köylüler dertli bir şekilde oturmuş düşünüyorlar, merak edip sormuş:
"Ne var? Nedir derdiniz?"
"Genç bir kadın var... Çok hasta... Ölüyor..."
Doktor:
"Bir de ben bakayım." demiş.
Alıp doktoru genç kadının evine götürmüşler. Doktor hastanın odasına girmiş. Herkesi dışarı çıkarmış. Genç kadını muayene etmiş. Kadının hastalığı basit bir soğukalgınlığı. Ancak ateşi çok yükseldiği için baygın halde kendinde değil... Doktor hemen bir iğne yapmış. O sırada kadının bacakları açılmış. Güzel de bir kadın... Doktor dayanamayıp kadının koynuna girivermiş. Ama o sırada köylüler, pencereden doktoru seyrediyorlarmış. Bir süre sonra doktor kadının odasından çıkmış.
"Yarın sabaha iyileşir." diye de köylüleri telkinde bulunmuş.
Gerçekten kadın ertesi sabah iyileşmiş. Doktor da birkaç gün sonra köyden ayrılmış.
Aradan bir yıl geçmiş doktorun yolu yine aynı köye düşmüş. Bakmış köylüler yine çok dertli.
"Ne oldu? Ne var?"
"Bizim ağanın karısı çok hasta ölüyor."
Doktor hemen "Bir de ben bakayım." demiş. Köylüler umutsuzca başlarını sallamışlar. "Hiç zahmet etme doktor bey, bütün köyün erkeklerine ağa emir verdi. Hepimiz sıra ile senin yöntemlerini uyguladık, ama nafile iyileşmiyor."



fıkranın devamı

birgün kadının biri doktora gitmiş ve doktor ona:
-hamile olduğunu' söylemiş kadın sevinçle evine gitmiş durumu kocasına anlatmış kocası şaşırmış:
-nasıl olur ben çook dikkat etmiştim' der ve soluğu doktorun yanında alır doktora:
-ben çook dikkat etmiştim ama bu nasıl olur?' der doktor da:
-bakın beyefendi bu işler trafiğe benzer siz çok dikkat edersiniz ama başkaları dikkat etmez.
fıkranın devamı

Bir gun bir evli bayanla bir bay var mis
bunlarin ikiside saffmis .
Bir gun bunlar cocuk yapmaya karar vermisler ve aradan bir kac ay gecmis ve cocuklari olmamis.
Ve doktora bas vurmuslar doktora demisler ki ya doktor abi bizim cocugumuz olmuyor.
doktor demis ki nasil yapiyoprsunuz valla ikimizde ayri odalarda kaliyoruz demis Evliler
-doktor olmaz ayni odada kalacaksiniz
Ertesi hafta gine gelmisler doktora ve demisler ki doktor bey bizim cocugumuz olmuyor
Nasil yapiyorsunuz demis doktor bey
dedigin gibi ayni odada kaliyoruz ama ayri yatakta yatiyoruz
-doktor demis ki OLMAZ ayni yatakta yatacaksiniz.
ertesi hafta gine gelmisler ve demisler ki doktor bey ayni yatakta yatiyoruz ama gine olmuyor
bu sefer doktor demis ki
oglum bak en uzun seyini alacaksin ve karinin en derin yerine sokacaksin
olup bitecek.
kari koca eve gidiyorlar
adam kendisini incerliyor ve en uzun seyim burnum diyor
karisini inceliyor ve en derin seyi götu demis
adam burnunu aliyor kadinin götune sokuyor ve kadin o anda osuruyor adamda diyor ki
-aha bizim cocuk hareketlendi motor cikletnen geliyor
fıkranın devamı

Trafik kazasında çenesi kırılan adamı bir türlü ameliyat edemeyen doktor hemşirelere yeni ölen bir kadının vajinasını kesip getirmelerini ister, vajinayı adamın çenesine dikerler. Hastanedeki herkes adama **cık ağızlı demeye başlar, bir süre sonra adam taburcu olur, aradan 2 yıl geçer ve doktor adamı görür,
- naber **cık ağızlı der ve adam bozulur,
- ya doktor hastanede söylüyordunuz artık söylemeyin der bunun üzerine doktor operasyonu anlatır ve adam:
- haa ondan ben dudaklarımı yaladıkça **kim kalkıyor
der.

fıkranın devamı

Yaşlı amcanın biri binbir sıkıntı izdırap içinde doktora gitmiş.doktor neyiniz var demiş.yaşlı amca başlamış şikayetlerini anlatmaya muayene derken ilaç yazılmasını beklerken sevgili doktor her şikayetin arkasından "yaşlılıktan amca yaşlılıktan" diyormuş bir iki derken amca dayanamamış sinirinden doktora bir tokat patlatmış."ne yapıyorsunuz diyen doktora da gayet pişkin pişkin "yaşlılıktan oğlum yaşlılıktan"diye cevap vermiş.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...13 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama