Doktor Fıkraları

loading...

Tımarhanedeki deliler doktorlar tarafından muayene edilmektedir.Hastalara doktorlar tarafından değişik sorular sorulur.Delilerden bir tanesi mantıklı cevaplar verir ve doktorlar onun akıllanmış olabileceğini düşünürler.Doktorlardan biri sorar.
-Hastaneden çıkınca ne iş yapmayı düşünüyosun?Kunduracıyım efendim.-Bana bir ayakkabı dikermisin?
-tabi efendim der ve doktorun ayak ölçüsünü alır.Ayakkabının modelini rengini vb bilgileri alır vedalaşır tam çıkmak üzereyken doktora dönerek efendi bir şey sormak istiyorum.Dotor buyur evladım deyince.
-Ayakkabınızın topuğunu arkaya mı yoksa öne mi istersiniz
-Ihh ??!!

fıkranın devamı

Çok akıllı geçinirdi.Kapısında "ikinci kez gelen hastalardan yarım ücret alınır"yazılı doktora girdi.Gülerek :
-Bakın doktorcuğum, yine ben geldim, hatırladınız mı beni?dedi.
Doktor da güldü :
-Tabii, hatırlamaz olur muyum?
-Eeee? Muayene etmeyecek misiniz?İlaç vermeyecek misiniz?
-Hayır gerekmez...Geçen gelişinizde verdiğim ilaca devam edin...

fıkranın devamı

Jinekolog (Kadın hastalıkları uzmanı) doktor hastasını muayene ettikten sonra kadın giyinirken masası başına geçmiş evrakları ve reçeteyi doldururken kadına sorar :

- Sevk aldın mı, sevk?

Kadın utanır başını öne eğer. Ve:

- Biraz...

Diye cevap verir.

fıkranın devamı

Bir doktor, hemşiresiyle buluşmalara başlar. Bu buluşmalardan kısa bir süre sonra, hemşire gelir ve hamile olduğunu söyler. Ama Dr. bu olayı karısının duymasını istemediğinden, hemşireye bir miktar para verir ve
İtalya'ya gitmesini ve çocuk doğana dek orada kalmasını ister.
- "Ancak bebeğin doğduğunu size nasıl haber vereceğim?"
diye hemşire sorar:
- "Bana hemen bir kart gönder ve arkasına " spagetti " diye yaz. Ben durumu anlarım. Başka bir açıklama yapmana gerek yok."
der doktor. Hemşire parayı alır ve uçağa binip İtalya'ya gider. Altı ay sonra, bir gün doktorun karısı evden arar ve doktora;
- "Sevgilim, bugün postadan senin adına Avrupa'dan postalanmış ilginç bir kart geldi. Ama ne anlama geldiğini anlayamadım..."
- "Peki karıcığım, ben akşama eve gelince sana gerekli açıklamayı yapacağım"
der doktor ve telefonu kapatır. O akşam doktor eve geldiğinde; kartı alır okur ve kalp krizinden olduğu yere düşer. Acil yardım ve tıbbi müdahalelerin sonunda doktor kendine gelir ve biraz rahatladıktan sonra, karısı kartı alır ve okur:
- "Spagetti, spagetti, spagetti, spagetti - ikisi, sosisli, ikisi; sade".

fıkranın devamı

Bir kızılderili eczaneye gelmiş bir prezervatif ve iki aspirin istemiş. Eczacı istediklerini vermiş. Kızılderili aspirinleri prezervatifin içine koymuş ve yutmuş .Eczacı şaşkın bir halde:
- "Ne yapıyorsun?"
demiş. Kızılderili sakin bir şekilde:
- "Ugh büyük reis baş ağrısının *mına koyacak."
fıkranın devamı

Yaşlı bir karı koca doktora gitmişler. Adam:
- "Doktor bey birincide acayip üşüyorum tirtir titriyorum, ikincide ise sıcak basıyor acayip terliyorum"
deyince doktor adamı dışarı çıkarmış karısına sormuş:
- "Nasıl oluyor bu?"
karısıda:
- "Tabii birinciyi ocakta ikinciyi ağustosta yapıyor"
demiş.
fıkranın devamı

Tıp Fakültesi birinci sınıfta, profesör öğrencileri kadavranın başında toplamış ve
-"Arkadaşlar" demiş
-"Birinci kural; kadavradan iğrenmeyeceksiniz, mideniz bulanmayacak" der ve hemen kadavranın arkasını çevirir, parmağını kadavranın kıçına sokar ve sonra da ağzına götürüp yalar, tüm öğrenciler de iğrenerek bakarlar ama çare yoktur; hepsi de aynı hareketi tekrarlar. Bütün sınıf aynı işlemi yaptıktan sonra profesör yeniden kadavranın başına geçer ve
-"Arkadaşlar" der;
-"İkinci ve en önemli kural, kesinlikle çok dikkatli olacaksınız, asla en küçük bir ayrıntıyı bile atlamayacaksınız... Mesela az önce ben işaret parmağımı kadavranın kıçına sokup, orta parmağımı ağzıma götürdüm ama hepiniz bunu atladınız..."

fıkranın devamı

Bir ürolog bilimsel takılıp (doğrusunu da yapmış) sünnet işini sünnetçilere bırakmamış. 20 yıllık meslek yaşamında kestiği sünnet derilerini özenle saklamış. Emekli olduğunda da bir deri ustasına götürüp "bu derilerden bana öyle bir şey yap ki 20 yıllık hatıralarım yaşasın" demiş. Bir hafta sonra yapılan eşyayı almaya gittiğinde ne görsün, ufacuk bir cüzdan. Canı sıkılmış ve "o kadar çok deriden yapa yapa bunu mu yaptın" demiş. Ama usta da ustaymış, maharetini göstermiş. haklısın ufacık görünüyor ama o cüzdan okşayınca bavul oluyor demiş.

fıkranın devamı

Uludag Üniversitesi Bahar
Şenlikleri'nde geçiyor olay.
Kalabaliktan uzak biR fakültenin
yakinlarindaydik.
100 metre ileriye bi helikopter indi.
Aletten biri
egilerek indi ve biR talebeye yaklasti.
Takriben 1
dakka konustuktan sonra adam
helikoptere bindi ve
tekrar havalandilar. Biz biraz
sasirdik noluyo diye.
Ama esas bomba o talebeye adamin ne
sordugunu
sordugumuzda inmist beynimize. Adam
adres sormus.
benden bu kadar.

-------------------------------------------------------
Malum servis söförümüz sikisan
trafikte haraket
edemez halde beklerken (gayetde
hakliydi çünkü önündeki
arabalar kuyruk olmustu) arkadan
kornaya abanan araç
sahibine camdan sarkarak;
-"Pokemon'muyum lan ben arabalarin
üzerinden
uçayim?"
diye bagirarak tüm servisi yere
yikmisti.

-------------------------------------------------------
Ben... ben... ben...
Haftasonu ÜSTÜ AÇIK SAHIN gördüm
ben...
Artik hiç bir sey beni sasirtamaz...

-------------------------------------------------------
Bodrum'da veya Datça'da küçük bir
lokantanin caminda
"23 saat açigiz" yaziyodu :))
Hizmet hizmet biR yere kadar di mi,
biraz da
kendimize zaman ayiralim.

-------------------------------------------------------
İzmir Konak'ta bir köfteci gördüm adam
tezgahini açmis
çig köfte satiyo ,kocaman da bi
tabelasi var önünde
fiyatlarin yazdigi...Aynen iletiyorum:
Kampanya ...
TANE: 125 bin
2 TANE 300 bin

-------------------------------------------------------
Abi çaycinin prensibi olur mu,
demeyin. Bizim
çaycinin cama yazdigi yazilar bunlar:
1. Sicak çay 150.000.TL.
2. Saat besten sonra çay yoktur,
israrci olmayiniz.
3 Tek çay için yukari çikamam gelip
kendiniz alin.

-------------------------------------------------------
Bilen bilir; Ankara'nin genelevi
Bentderesi adli
semttedir. Yakin bi arkadasim var.
Lise çaglarinda
çocugun biti kanlaniyo, Bentderesi'ne
giden bi
dolmusa biniyo ve genelevin tam
karsisindaki dolmus
duraklarinda iniyo. Ancak yeri tam
olarak
kestiremediginden birine sormaya karar
veriyo.
Yoldan geçen orta yasli bi amcaya
soruyo:
- Abi Bentderesi Lisesi nerede acaba?
Adam bozmadan karsilik veriyo:
- Aha kerane karsida.

------------------------------------------------------
Bir gün Bakirköy-Taksim dolmusuna
binmistim. Aracin
ön konsoluna harfli sticker'larla
sunlar yazilmisti:
TÜRK SOFÖRÜ EN IÇTEN DUYGULARIN
INSANIDIR
E, ne var ki bunda, demeyin; devamini
okuyun:
KEMAL ATATÜRK !!

-------------------------------------------------------
Lisedeyiz...Geometri dersi... Ders
kaynasin diye
yapmadigimiz karaktersizlik yok. Hoca
tahtaya sekil
çizerken, okulun bayagi yakinindan bir
savas uçagi
geçti. Bizden biri:
- Aaa hocam uçak geçiyo!
Hocamizdan cevap:
- Elleme geçsin!!!
Sinif komple kisadevre...
fıkranın devamı

Hastanede bir bebek doğar.Bebeğin hiçbir fiziksel kusuru yoktur, ama bir sorunu vardır. Sürekli gülmektedir. Annesi babası şaşkın şaşkın bakar, hemşireler ve doktor da bir anlam veremezler. Derken pediatriden biri geliyor parmaklarının tam olup olmadığını görmek için bebeğin sımsıkı yumruk olmuş avucunu açıyor. Bebeğin avucunda bir doğum kontrol hapı yok muymuş
fıkranın devamı

Temel tarlada çalışırken çişi gelmiş, çıkarmış oraya çişini yaparken başlamış bağırmaya
-"uyy yandum!..".
Fatime kosmus yanina -"Ula ne oldi?"
Temel: -"Ari sokti çukumi daa."
Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temelin aletini eline alır evire çevire incelerken Fatime de yandan onlara bakmaktadır. Fadime doktorun kulağına eğilir ve der ki:
-"Toktor bey acısını al ama şişluk kalsun


fıkranın devamı

Şoför çarptığı yayayı teselli eder:
- Şansınız varmış, size çarptığım yer tam doktorun karşısı.
Yerdeki inleyerek cevaplar:
- İşte o doktor benim.

fıkranın devamı

Yolda bir kaza olmuş, iki araba birbirine geçirmiş. Neyse arabaların birinden bir avukat çıkmış, diğerinden ise bir doktor. Önce avukat:
- Geçmiş olsun, bir şeyin var mı ? diye sormuş. Doktor:
- Önemli birşey yok, ufak tefek sıyrıklar var, demiş. Avukat arabadan bir içki çıkarmış ve doktora:
- Çek bir fırt rahatlarsın, Doktor:
- Sağol, demiş ve biraz içtikten sonra:
- Sen de alsana, demiş. Avukat:
- Yok ben polisler geldikten sonra alacağım.

fıkranın devamı

Avukat adli tabibi sorguya çekiyordu:
- Ölüm evrakını imzalamadan önce adamın nabzına bakmış mıydınız ?
- Hayır.
- Kalbini dinlemiş miydiniz ?
- Hayır.
- Nefes alıp almadığını kontrol etmiş miydiniz ?
- Hayır.
- Öyleyse, ölüm evrakını imzalamadan önce adamın ölü olduğundan emin olmak için gereken hiç bir işlemi yapmadınız, değil mi ?
Tabibin sabrı taştı:
- Pekala, şöyle söyleyeyim: Adamın beyni masamdaydı, fakat bütün bildiğim, onun bir yerlerde hala hukuk tahsili yapıyor olabileceğidir


fıkranın devamı

Kadının biri doktora gitmiş.
-"Doktor bey, bacağımda leke çıktı" demiş.
Doktor kadının bacağında, vajinasına yakın bir yerdeki lekeyi incelemiş daha sonra bir parça pamuğa bir ilaç döküp bu ilaçla lekeyi yok ettikten sonra
-"Tamamdır bayan" deyip parasını almış.
Kadın teşekkür ederek ayrılmış. 2 gün sonra aynı kadın yine gelmiş.
-"Doktor bey yine çıktı aynı leke" demiş.
Doktor yine aynı yöntemi kullanarak lekeyi yok etmiş ve kadın teşekkür ederek ayrılmış.
Bu belli süre hep böyle devam etmiş kadın 2-3 günde bir doktora geliyormuş. En son geldiğinde doktor çok sinirliymiş. Kadını koltuğa oturtmuş dizlerinin üzerine çökmüş lekeyi temizlemeye koyulmuşken bir yandan da kadına sormuş:
-"Hanım senin kocan marangoz mu ?"
-"Evet nerden bildiniz ?"
-"Söyle o salağa bir daha ki sefere vajinanı yalarken kulağının arkasındaki kalemi çıkartsın.."!.."..."

fıkranın devamı

Temel bel ağrısı çekiyormuş. Bir gün bu ağrıya dayanamayıp doktora gitmeye karar vermiş.
Doktor bel ağrıları için temele fitil vermiş ve bunu her gün anal yoldan al demiş.
Temel tamam diyerek evine dönmüş. Evde karısı Fadime sormuş;
-"Doktor ne dedi Temel?"
-"Valla böyle bir şey verdi."
-"Eee ne yapacakmışsın bunu?"
-"Her gün anal yoldan alacakmışım."
-"O ne demek ki? "
-"Bilmiyorum"
-"Ben de bilmiyorum, doktoru arayıp öğrensene."
Temel doktoru aramış.
-"Doktor bey kusura bakmayın ben bunu ne yapacağımı anlayamadım"
Doktor: -"Anüsten alacaksınız beyefendi."
Temel tamam diyerekten telefonu kapatmış ve karısına dönüp;
-"Anüsten alacakmışım"
Fadime: -"O ne demek?"
-"Bilmiyorum"
-"E ben de bilmiyorum şunu adam gibi yarın doktora gidip öğrenelim."
Ertesi gün Temel doktorun odasına girer.
-"Doktor bey ben bunu ne yapacağımı gene anlamadım."
Doktor: -"Makattan alacaksınız."
Temel dışarı çıkıp tekrar anlamadığını Fadime'ye söyler.
Fadime sinirli bir şekilde:
-"Niye şunu adam gibi öğrenmiyorsun" der.
Temel cesaretini toplar doktorun odasına tekrar girer ve sorar:
-"Doktor bey cehaletime verin ben bunu gene anlayamadım."
Doktor:
-"Beyefendi kıçınıza sokun"
Temel dışarı çıkar, Fadime sorar:
-"Ne oldu Temel?"
-"Valla bilmiyorum ama doktor çok kızdı."

fıkranın devamı

Köyün birinde bi ağa varmış.. Bigün ağa yumurtalıklardan rahatsızlanmış, doktora gitmiş. doktor ameliyat etmiş ağayı çıkarmış yumurtalığı kenara koymuş temizlemiş iltihabı neyse kenarda duran yumurtayı kedi kapmış,doktor tırsmış

tabi hemen gitmiş bi soğan almış cücüğü çıkarım yumurtanın,yerine koymuş kapatmış ertesi gün kaçmış...Aradan on yıl geçmiş doktorun yolu düşmüş köye arabası arıza yapınca köye gitmek zorunda kalmış.

Demişki kendi kendine nasıl olsa ağa ölmüştür..Girmiş kahveye ordan biri " OOooO doktorum gel hele gel ya beni iyi güzel ameliyat ettin eline koluna sağlık,yanlız anlamadığım bişey var,k imin ağzına versem gözünden yaş geliyor.."
fıkranın devamı

Delikanlı perişan bir halde Aile doktorlarının odasına girdi.
-Babama geçen hafta viagra vermiştiniz hatırladınızmı..
Doktor kendinden emin şöyle bir gururlanarak
-Evet,nasıl oldu,baban netice aldımı.?
-Üzerine kaç tane alacağı yazılı olmadığı için hepsini bir defada içti..
-Eeeeeee dedi doktor endişe içinde.."babana birşey olmadı ya.?".
Delikanlı öfkeyle yanıtladı
-Babama birşey olmadı fakat, önce Anamı halletti,bacımı halletti,beni halletti, şimdi çıktı damda kedi kovalıyor

fıkranın devamı

Adam midesi ağrıyan eşini Doktora götürmüş. Muayeneden sonra Doktor
- Eşinizin midesine bişey dokunmuş.
Adam.
- Teveccühünüz Doktor bey.
fıkranın devamı

Doktor telefonda yakaladigi hastasına:
- "Tahliller belli oldu"
demiş,
- "Sana bir kötü, bir daha kötü haberim var."
- "Nedir kötü haber?"
- "Maalesef 1 günlük ömrünüz kaldı."
- "Peki daha kötü haber nedir?"
- "Size 24 saattir ulaşmaya çalışıyorum, ancak buldum..."
fıkranın devamı

Yaşlıca, bir hanıma bir türlü teşhis konulamıyor. Kadıncağız yirmi sekiz gündür Üniversite hastanesinde yatmakta ve hiç bir sonuç yok. Belki dikkatinizi çekmiştir, üniversite hastanelerinde garip bir hiyerarşi vardır. Prof. başta, arkasında Doç.ler, sonrasında başasistanlar ve bir iki parlak öğrenci üçgen düzende Vizitlere nerdeyse uçarak giderler. Yine böyle bir gün ve tüm kadro hastanın başında. Prof sorar:
- Radyolojik tetkikler? Hemen filmler ışıklı panoya yerleştirilir. Sert ve kararlı bir ses:
-EKG? Derhal hocanın önüne serilir,
-Eforlusu? O da hemen açılır hocanın önüne.
-Laboratuar tetkikleri? Her şey önceden hazırlanmıştır.
-Elektroansefalografi? - Buyrun hocam.
-MRI? Dışarıda çektirilmiş(!) MRI da konulur büyük patronun önüne.
-Sintigrafi? - Anjiyo?... derken Büyük şef sorar:
-Sken oldu mu? Kadından gelen cılız bir ses:
-Bi onu yapmadılar!

fıkranın devamı

Bir gün bir bayan ve bir erkek doktora gider ve Sex hayatlarından memnun olmadıklarını şikâyet ederler. Doktor bunun üzerine o zaman siz benim gözümün önünde bir araya gelmeniz lazım ki nerede yanlış yaptığınızı görmem için der. Ikiside bu teklifi kabul ederler. Bir giderler iki giderler üçüncüsünde Doktor her şeyin gayet normal olduğunu söyler fakat onların neden ona geldiklerini sorur. Bunun üzerine Erkek hanim evli ona gidemeyiz ben evliyim bana da gidemeyiz otel motel tutsak en ucuzu 50,00 $ size geldiğimizde 10,00$ ödüyoruz ve bunu sigortadan geri alıyoruz demiş.
fıkranın devamı

Adamın biri kekemeymiş, tedavi için doktora gitmiş. Doktor bütün muayenelerini yaptıktan sonra adama:

- Yaptığımız tetkiklerde gördük ki sizin kekeme olmanıza sebep cinsel organınız. Cinsel organınız çok büyük olduğu için konuşamıyorsunuz, biraz kesmemiz lazım.

Adam çaresiz kabul edip ameliyat olmuş. Eve gelmiş karısına müjdeyi vermiş.

- Bak hanım artık düzgün konuşabiliyorum.

Çok sevinmişler hemen orada ilişkiye girmişler. Derken karısı:

- Bey ben anlamam hemen git eski haline getir. Yoksa seni boşarım.

Adam bir telaş doktora gitmiş. Kapıyı hızlıca açıp:

- Doktor bey beni ne yap et eski halime getir yoksa karım elden gidiyor.

Doktor adama dönüp:

- A aa aaartııık çoo çoo çoookkk ge ge geeeçç.

fıkranın devamı

Bir dilsiz, bu alanda çok başarılı oldugu söylenen bir doktora gitmiş.
Doktor dilsize:
''Hemen çırılçıplak soyunun'' demiş.
Utana sıkıla soyunmuş dilsiz.
''Şimdi arkanızı bana dogru dönün ve iyice egilin ''.
Dilsiz dönmüş arkasını doktora ve öne dogru iyice egilmiş.
Birden en hassas bölgesinde içini yırtan öylesine bir acı duymuş ki can acısıyla bagırmış:
''Aaaaa!''
Doktor:
''Çok güzel oldu'' demiş. ''Artık giyinebilirsiniz. Yarın gelince de B demesini ögretecegim''.
fıkranın devamı

Adam göz ameliyatı geçirdi. Ameliyat çok başarılı oldu. Bu nedenle de, o kadar mutlu oldu ki,göz kliniginin bahçesine kocaman bi heykel yaptırdı. Heykel göz biçimindeydi. Gözbebegi yerinde de göz doktorunun bir resmi bulunuyordu. Heykelin açılış töreninde mutlu hasta sevgili doktoruna sordu:
''Memnun musunuz? Neler hissediyorsunuz?''
O da derin nefes alarak yanıtladı:
'' Şu anda memnunum. İyiki kadın doğum doktoru değilmişim!''
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama