Doktor Fıkraları

loading...

Adamın birini kuduz köpek ısırmış. Ama adam çok vurdumduymaz olduğu için, bugün iğne olurum, yarın iğne olurum derken iş işten geçmiş. Doktora başvurup da kuduz olduğu gerçeğini anlayınca hemen bir kağıt kalem isteyip uzun uzun bir şeyler karalamaya başlamış.Doktor uzun süre beklemiş hayretle sormuş:''Vasiyetnameniz bu kadar uzun mu?''.''Vasiyetname hazırladığımı söyleyen kim doktor? Ben ısıracağım siyasilerin listesinİ yapıyorum!'' demiş.
fıkranın devamı

Kadının biri doktoru yolda durdurup sordu:
-Köşe başındaki zengin çocuğunu iyileştirmek için sanıyorum çok para alıyorsunuzdur.
Doktor:
-Alırsam alırım, dedi. Sizi ilgilendirir mi?
Kadın:
-Nasıl ilgilendirmez! Çocuğu yaralayan taşı oğlum atmıştı, bunu unutmayın.
fıkranın devamı

Kadının beşinci kocası ağır hastalanmış.Adam korkunç ağrılar içinde kıvranırken kadın telaşla söylenmiş :
-Hemen gidip bir doktor çağırayım!
Kocası :
-İyi ama, demiş, bari doğru dürüst bir doktor çağır. İyi bir doktor olduğundan emin misin?
Kadın :
-Emin olmaz olur muyum, demiş.Ölen kocamı da aynı doktor tedavi etmişti!...
fıkranın devamı

Bir İngiliz doktor diyor ki:
-Tıp bilimi bizde öyle ilerledi ki, biz bir adamın beynini alırız ve başkasına koyarız ve onu altı haftada iş arayacak hale getiririz.
Alman doktor diyor ki:
-Bu hiçbir şey değil; biz bir adamın beynini çıkarırız ve başkasına koyarız ve onu dört haftada savaşa hazır hale getiririz.
Amerikalı doktor da diyor ki:
-Beyler siz çok geridesiniz. Biz Teksas’tan bir beyinsizi aldık ve beyaz saraya koyduk. Şimdi ülkenin yarısı iş arıyor, yarısı da savaşa hazırlanıyor.
fıkranın devamı

Anestezi sırasında hasta, doktora dönerek sorar:
- Yalnız gidiş için mi, yoksa gidiş-dönüş mü doktor?
fıkranın devamı

Orta yaşlı yakışıklı, barda yalnız başına oturan fevkalade
sarışının yanına oturmuş.. Laf lafı, laf kapıyı açmış tahmin
edersiniz. Soyunmuşlar.. Bembeyaz çarşafların üzerine
uzanırlarken seksi sarışın sormuş:
- Siz dişçisiniz galiba..
- Evet demiş adam, biraz şaşkın..
- Nerden anladınız?..
- Yatağa girmeden önce ellerinizi ne kadar dikkatle,
ne kadar titiz sabunladınız, ona dikkat ettim de..
Yarım saat sonra, seksi sarışın bir daha mırıldanmış:
- Siz sadece dişçi değil, çok büyük, çok usta bir dişçi
olmalısınız!.. Adam hafiften kasılmış.. Yatağın
başucundaki sigara paketine uzanırken mağrur mağrur sormuş:
- Peki bunu nerden anladınız?..
- Zor olmadı, hiçbir şey hissetmedim de...!

fıkranın devamı

Her yolu deneyen ancak bir türlü zayıflayamayan adam son umut bu konuda ünlü bir doktora gitmiş. Doktor adama bir hap vermiş ve:
'-Bu hapı gece yatarken alın.' demiş.
Adam gece yatarken hapı içmiş ve uykuya dalmış. Rüyasında bir sürü muhteşem güzellikte çıplak kadın kaçıyor, adam da yakaladığını yatırıp bir güzel beceriyormuş. Sabah kan ter içinde uyanmış ve bu ilaç bitene kadar her gece devam etmiş.
Yine kendisi gibi zayıflayamayan bir arkadaşı nasıl bu kadar hızla zayıfladığını sorduğunda doktorun ismini vermiş. Arkadaşı da aynı doktora giderek ilaç almış ve gece yatarken içmeye başlamış. Adam rüyasında bir sürü iri zenci çıplak adam görüyormuş. Kim yakalasa bir güzel adamı beceriyormuş. Sabah kan ter içinde uyanmış ve bu ilaç bitene kadar böyle devam etmiş. Arkadaşıyla karşılaştığında:
'-Yahu aynı doktora gittik ikimizde zayıfladık ama sen niye güzel hatunlar gördün de ben her gece becerildim?'
Arkadaşı düşünmüş ve;
'-Sen doktorun muayenehanesine mi gittin yoksa hastaneye mi?' demiş.
fıkranın devamı

Karı koca oturmuş televizyon izlerken, erkeğin canı sevişmek ister. Gider mutfaktan bir bardak su ile iki aspirin getirir, karısına uzatır:
- Al karıcığım, sana su ve aspirin getirdim!
- Neden hayatım? Başım ağrımıyor ki?
- "Allaha şükür!"

fıkranın devamı

Diş hekiminin odasına giren genç ve güzel kadın:
-Ah doktorcuğum, bu dişi çektirmektense çocuk doğurmayı tercih ederim.
Doktor gayet sakin bir ifadeyle:
- Kararınızı çabuk verin koltuğun ayarını ona göre yapacağım.
fıkranın devamı

Bir gün 75 yaşında bir ihtiyar sperm testi yaptırmak için doktora gider.
Doktor adama bir kavanoz verir ve :
- Bunu doldurup yarın bana getirin.
Ertesi gün ihtiyar kavanozu getirip doktora verir. Doktor kavanoza bakar ve boş olduğunu görür ve sebebini sorar.
İhtiyar anlatmaya başlar :
-Doktor bey, dün gece sağ elimle denedim olmadi, sol elimle denedim gene olmadı.Karımı çağırdım, o da sağ ve sol elleriyle denedi, ağzıyla denedi önce dişini çıkararak sonra dişini takarak denedi gene olmadı.Baktık olacak gibi değil komşunun karısını çağırdık o da iki elini ve ağzını denedi gene olmadı.
Doktor kendini tutamamış :
- Naaptınız, komşunun karısını da mı çağırdınız, diye sormuş.
İhtiyar da :
-Napalım, açamadık şu lanet kavanozu bir türlü.
fıkranın devamı

Sarışın yanmış iki kulağıyla doktora gider.
Doktor;
- ''Kulaklarına ne oldu''.
sarışın;
- ''Ütü yapıyordum ve telefon çaldı. Ben de telefon diye ütüyü koydum kulağıma''.
Doktor;
- ''Peki öteki kulağına ne oldu?''.
sarışın;
- ''Lanet olası tekrar aradı''...
fıkranın devamı

Bir Doktor muayenesinin önüne kocaman bir pankart asmış,pankartta "her türlü hastalık tedavi edilir,edersem ücret 100 dolar edemezsem 1000 dolar iade" diye.Yoldan geçen Dursun pankartı okur:
- Bak manyak doktora 1000 dolar iade edecekmiş,şuna bir hastalık yaratayımda tedavi edemesin 1000 dolarını alayım
diye dalmış içeri;
- Doktor
demiş:
- Ben tat alma duygumu kaybettim yediğim hiç bir şeyden tat alamıyorum,
doktor:
- Basit, hemşire hastanın gözlerini bağla, bir kaşık ve 8 numaralı kutuyu getirirmisin?
Gözleri bağlanmış bir kaşık 8 numaralı kutudan hastanın ağzına verilmiş Dursuna:
- Çiğne
Dursun çiğner çiğnemez ayağa fırlamış
- Ulan
demiş
- B.k bu doktor tabiki b.k.
- Bak tat alabiliyorsun tedavi tamam
demiş ve 100 doları almış neyse ertesi gün Dursun tekrar gitmiş doktora
- Doktor
demiş:
- Ben hafızamı kaybettim hiç bir şey hatırlamıyorum.
Doktor demişki:
- Kolay oturun hemşiranım 8 numaralı kutuyu getirir misin?
Dursun ayağa fırlamış
- Hayır
demiş
- İstemem
Doktor sormuş:
- Niye yaa
demiş
- Onun içinde b.k var
doktor:
- Bak hafızanız yerine geldi hatırladınız verin 100 dolar
gitti 200 dolar. Dursun kızarak çıkmış:
- Ulan
demiş
- O 1000 dolarını almazsam senin
ertesi gün tekrar doktora; girmiş içeri:
- Doktor bey
demiş
- Benim bir derdim var
- eee
demiş doktor
- Nedir?
- Erkeklik organımda hiç bir hareket yok hiç bir şey yapamıyorum. doktor:
- Kolay, hemşiranım getirirmisin 8 numaralı kutuyu?
Dursun yine ayağa fırlamış
- Ulan
demiş s...im 8 numaralı kutuyu da hemşireyi de ha
demiş doktor demişki
- Bak onuda tedavi ettik bak maşallah 8 numaralı kutuyuda hemşireyide halladebiliyorsun ver bakalım 100 dolar daha.........
fıkranın devamı

Doğu'da devlet hastanelerinden birinde mecburi hizmetini yapan bir doktorun başından geçer olay. Doktorumuz jinekologdur. Bir gün içeri çarşaflı bir kadın ve kocası gelir. Adam "- Karımın bir şikayeti var!" deyip çıkar dışarı...

Doktor kadına uzanmasını söyler ve normal muayenesini yapar. Muayene bittikten sonra da hastanın SSK'li olduğunu düşünerek sevk kağıdının olup olmadığını sorar ve "- Sevk aldın mi?" der.

"- Accuuk" diye cevap verir kadın...
fıkranın devamı

Çekici bir genç kadın, çok zayıf bir bebeği doktora kontrole götürür.
Bebeğe bakan doktor :
-"Bu çocuk iyi gıda almıyor." der ve kadına;
-"Lütfen soyununuz." diye rica eder.
Soyunan kadının, göğüslerini iyice muayene ettikten sonra doktor;
-"Düşündüğüm gibi!" diye mırıldanarak kadına döner ve;
-"Hanımefendi" der,
-"Bu bebeği beslemek için sizin hiç sütünüz yok."
O zamana kadar sesiz kalan kadın hiddetle cevap verir;
-"Tabi olmaz doktor bey!"
-"Ben çocuğun annesi değil, teyzesiyim!..."
fıkranın devamı

Adamın biri bağırsaklarında duyduğu rahatsızlıktan dolayı doktora gitmiş. Şikâyetini uzun uzun anlatan adam doktor tarafından iyice bir muayene edilmiş. Kontrolden sonra doktor durumu şöyle bir değerlendirip hastasına bir fitil yazmış ve 1 hafta sonra tekrar gelmesini istemiş.
Bir hafta sonra adam durumunda hiçbir düzelme olmadan gelmiş. Doktor duruma biraz şaşırıp daha güçlü bir fitil yazarak adamı yollamış.
Bir hafta ara ve adam tekrar aynı sorunla gelmiş. Doktor en kuvvetli fitillerden birini yazıp adamı evine yollamış.
10 gün sonra adam sinirli bir şekilde hastaneye gelip doktorun önüne ilaç kutusunu atıp:
-Verdiğin ilaçlar bi boka yaramıyor... diye çıkışmış
Doktor sonunda dayanamayıp sormuş:
-Kardeşim ne yapıyorsun sen yutuyomusun bunu yahu!
Adam yanıtlamış:
-Ne yapacaktım ya, götüme mi sokacam ilacı!

fıkranın devamı

Artik mesleginden sIkIlmaya baslayan jinekolog doktor, is degistirmeye
karar verir ve oto tamirciliginde karar kilar.
Bu konuda hizmet veren bir kursa yazilir egitime baslar. Kurs bittiginde
lisansini alabilmesi icin bir sinavdan basarili olmasi gerekmektedir.
Sinava girer, ertesi gun sinav sonuclari aciklanir.. Ama bizim doktor,
100'luk sinavdan 150 almistir.
Sinav komisyonu hemen sinavi yapan hocayi cagirir ve neden 150 verildigini
sorar, hoca aciklamaya baslar :
- Once motoru indirdi, bujileri temizledi, piston ve avans ayarlarini
yapti, karburatoru dagitti onun da bakimini yapti ve yerine takti,
ardindan sanzimana girdi, onun da yaglamasini ve tum bakimlarini en iyi
sekilde yapti, hava ve yag filtrelerini degistirdi, sonra hepsini topladi
ve motoru yerine takti..
Sinav komisyonu bunlari dinledikten sonra :
- E peki hoca madem herseyi en layikiyla yapti neden o zaman 100 vermedin
de 150 verdin ?
- Ama dediklerimin hepsini egsozdan yapti

fıkranın devamı

Adamın biri kazada kulaklarını kaybetmiş. Araştırmaları sonucu iyi bir plastik cerrah bulmuş, ve girmiş ameliyata.
Ameliyat sonrası bandajlar açıldıktan bir süre sonra;
- Aman Allahım Doktor! Bana kadın kulakları takmışsınız!
diye bağırmaya başlamış.
- Kulak kulaktır! Kadını erkeği olmaz!
- Yanılıyorsunuz!
diye cevaplamış hasta...
- Herşeyi duyuyorum ama hiçbir sey anlamıyorum!
fıkranın devamı

Ebe durmadan çocuk sahibi olan kadına doğum kontrol yöntemleri ile ilgili tavsiyelerde bulunuyordu.
"-Kocanla birlikte olmadan önce al bunu rahiminin ağzına koy.Bu çocuk yapma derdinden kurtul!"
Kadın sevinerek tavsiyelere uyacağını söyledi.
Aradan bir süre geçtikten sonra ebe kontrolde aynı kadının tekrar gebe olduğunu anlayınca kızgınlıkla kadını azarladı.;
"-Yahu hamile kalmaktan bıkmadın mı?Neden tavsiyelerime uymadın?"
Kadın kendini savundu.;
"-Ebe hanım inanki ne dediysen tamamını yaptım.Verdiğini her seferinde Rahimin ağzına koyup ondan sonra kocamla yattım.Ama ne yapalım ki tekrar hamile kaldım!"
Ebe kadına inanmadığını belirterek tekrar çıkıştı;
"-Boşversene dediğimi yapsaydın tekrar hamile kalman mümkün olmazdı!"
Bunun üzerine kadın içeride beklemekte olan kocasına seslenerek yardıma çağırdı;
"-RAHİİİM, gel bir de sen anlat nasıl yaptığımızı.Ebe hanım her seferinde dediklerinin tamamını yaptığıma verdiğini senin ağzına koyduğuma bir türlü inanmıyor!"
fıkranın devamı

Bir doktor muayenehanesinde beklemekte olan iki hasta muhabbet etmektedir.
Prostat şikayeti ile gelen hasta diğerine sorar;
"-Neyiniz var?"
Diğer hasta cevap verir;
"-Beeen düzzzz-güüün kkkkonuşşşşamı-yyyoruum.Yannn-nniii bbbben kkkkke-kkkeme-yyyim.Kkkıss-ssım kkkıss-ssım kkkoo-nnnu-şşşuuyy-yyorum.Ssssiii-zin nnnne-yyyiniz vvvar?"
Prostat hastası üzüntüyle karşılık verir;
"-Benim problemim de seninki gibi!Ancak benim kekemelik başka yerde.Ben de senin konuşman gibi kısım kısım çiş yapıyorum!"
fıkranın devamı

Çocuk eline bir viagra geçirir hemen abisine gider ve:
- Abi 10 dolar ver sana bir kıyak yapayım der
Abisi:
- Neymiş bu kıyak bakayım?
Çocuk:
- Sana bir viagra veriyim der
Abisi:
- Bir tokat atar ve sen git onu babana ver der
Çocuk babasına:
- Baba bana 10 dolar ver sana bi kıyak yapayım der
Baba:
- Neymiş bu kıyak?
Çocuk:
- Sana bir viagra vereceğim
der ve baba da bir tokat atar ve:
- Sen git onu dedene ver der
Çocuk dedeye gider ve:
- Dede 10 dolar ver sana bi kıyak yapayım der
Dede de:
- Neymiş bu kıyak?
Çocuk:
- Sana bir viagra vericem.
Dede:
- Ne işe yarar bu viagra?
Çocuk:
- İş yaptırıyor dedeciğim.
Dede:
- Anlaştık der fakat önce denemem gerek, eğer randıman verirse yarın parayı veririm der.
Yarın olur ve dede bıyığını büke büke gelir al evlat der ve 50 dolar verir Çocuk:
- Ama dede biz 10 dolara anlaştık sen neden 50 dolar veriyorsun ki der
Dede:
- Evladım 10 dolar benden 40 doları da ninen yolladı...
fıkranın devamı

Bir Doktor; "100 Dolar karşılığında her türlü hastalığınız tedavi edilir." diye bir ilan vermiş.İlanın altında da "Tedavi yanıt vermezse 500 Dolar geri ödeme yapılır." şeklinde bir not varmış.

Adamın biri bu ilanı okumuş ve bu işten faydalanmaya karar vererek doktorun muayenehanesine gitmiş.Sırası gelip doktor şikayetini sorduğunda hiçbir şeyden tat almadığını hiçbir kokuyu duymadığını söylemiş.Doktor hemşiresine hastasının gözünü bağlamasını ve içerden 8 numaralı kutu ile birlikte bir kaşık getirmesini söylemiş.

Hastanın gözü bağlanmış ve 8 numaralı kutudan bir kaşık yedirilmiş.Adam bok kokusunu duymasına ve tadından anlamasına rağmen 500 doların hatırına ses çıkarmamış ama ikinci kaşık teklifinde dayanamayıp;

-Doktor bey bunun tadı boka benziyor, üstelik bok gibi de kokuyor! diye itiraz etmiş. Doktor;

-Gördünüzmü tat almaya ve koku duymaya başladınız ! diyerek adamdan 100 dolar ücreti almış.

Kendi kendine; -Ulan hem boku yedik hem de parayı kaptırdık diyerek buna çok içerleyen adam ikinci gün tekrar doktora giderek;

-Bende acayip bir unutkanlık başladı.Hiçbir şey hatırlamıyorum.Adeta hafızamı kaybettim!" demiş.

Doktor hemşiresinden tekrar 8 numaralı kutuyu isteyince;

-Amaan doktor bey, bu hastalığımı da bok yedirerek mi tedavi edeceksiniz ? diye sormuş.

Doktor;-Gördünüz mü hafızanız da yerine geldi! Diyerek 100 Dolar daha ücret almış.

Adam zararını çıkartmak için üçüncü gün tekrar doktora gittiğinde;

-Bittim, mahvoldum. Hiç cinsel istek kalmadı bende.Bir kadınla birlikte ne yapılacağını bile unuttum! demiş.

Doktor hemşiresine yine 8 numaralı kutuyu getirmesini söylediğinde iyice kızarak;

- ****rim seni de, hemşireni de, 8 numaralı kutunu da diyerek bağırmaya başlayınca doktordan cevabı almış.

- Gördünüz mü bu sefer de her şeyi hatırlayıp iyileştiniz, lütfen 100 Dolar ücreti rica edeyim!

fıkranın devamı

Zamanın birinde korkunç mu korkunç, cani mi canı bir ağa varmış, bir kasabanın giriş yolunu tutmuş, kasabaya her giren, arabanın yolunu keser soygun yaparmış, kimsede buna het lan diyemez mi, yine bir gün ağa pusuya yatmış, kasabanın giriş yolunu gözlüyor, bir araba yaklaşıyor, ağa aracı durdurmuş, içinden yakışıklı mı yakışıklı bir delikanlı çıkmış, ağa
-dökül paraları, altınları
demiş, çocukcağızda ne yapsın, neyi varsa ağanın önüne bırakmış, ağa baktı ki başka alınacak bir şey yok, delikanlı da yakışıklı, gözüne kestirmiş olan ağa
-soyun lan
demiş, delikanlı da
"-aman ağam hık mık, olur mu?
demiş, tabi kelle koltukta, ne yapsın çocuk, hemen soyunmuş, bu arada ağada soyunuyor, soyunma işleri bitince ağa
-geç lan arkama
Çocukcağızda ağanın arkasına geçmiş. Dalgasını ağaya geçirmeye çalışıyor, ağada sımsıkı ne yapsın.
-ağam biraz öne eğil, kıpırdat biraz
Ağa öfkelenmiş tabi bu lafa
-heyyytttt ulan ağanın götü başı oynar mı!

fıkranın devamı

Adamın birinin spermleri çok tazyikli geliyor, kullandığı prezervatifler bu basınca dayanamayıp hemen patlıyormuş.
Adam doktora gitmiş; -Doktor bey sağ yumurta basınç, sol yumurta basınç prezervatif güm.
Doktor;-Peki sana çok sağlam bir prezervatif vereceğim kullan 15 gün sonra gel demiş.
Adam 15 gün sonra yeniden doktora gitmiş.
Doktor sormuş; -Ne oldu memnun musun?
Adam; -Ne olacak sağ yumurta basınç, prezervatif basınç sol yumurta güümmm..

fıkranın devamı

Büyük bir hastanede 5 ünlü cerrah oturmuş hangi meslekten olan insanları ameliyat etmenin daha kolay olduğuna dair sohbet ediyorlarmış.
İlk cerrah; "-Ben" demiş, "-Muhasebecileri, hesap uzmanlarını ameliyat etmeyi severim. İçlerini açtığım zaman her şey numaralıdır, iş kolay olur"
İkincisi;"-Doğru ama" demiş, "-Elektrikçilerin, elektronikçilerin ameliyatı daha kolay olur. Her şey ayrı, ayrı renktedir."
Üçüncü cerrah;"-Siz bir de kütüphanecileri, arşivcileri görün. Her şey alfabetik sıradadır, onun için onların ameliyatı çok kolay olur."
Dördüncüsü;"-İnşaatçıların ameliyatı da pek kolay olur, projeleri hazırdır." demiş,"-Üstelik onlar iş bittikten sonra içeride parçalar, yabancı maddeler kalmasına alışıktırlar."
Sonuncu cerrah;"-Arkadaşlar" demiş, "Siz her halde hiç politikacıyı ameliyat etmediniz. Onları kalbi, yürekleri yoktur. İçleri bomboştur. Beyinleri de öyle. En kolay ameliyat onlarınkidir.Üstelik kafaları ile popolarının yeri karıştırılsa bile birbirlerinin yerine takılabilir!"

fıkranın devamı

Adamın birinde basur hastalığı varmış.buda adamı çok rahatsız ediyormuş. Ne yapmış ne etmiş bir türlü çare bulamamış hastalığına.bir gün arkadaşının biri buna akıl vermiş. Demiş ki her gün bir fincan kahve iç tortusunu da yaranın üstüne sür. O zaman iyileşirsin demiş. Buda belirli bir zaman kahve içmiş dibinde kalan tortusunu da kıçındaki yaraya sürüyormuş. Fakat yarası iyileşmemiş aksine iyice artmış. Sonunda adam çareyi doktora gitmekle bulmuş. Fakat doktora gitmeden önce yine kahve içmiş tortusunu da sürmüş. Adamın gittiği doktorda kahve falı bakmaya çok meraklıymış. Doktor bey demiş bende basur var demiş ne yaptımsa çare bulamadım sen bilirsin demiş. Doktor adama aç kıçını eğil bakayım demiş. Adam eğilmiş doktor bakmış adama, oooo demiş senin bahtın çok açık, yakında güzel bir haber alacaksın, ileride seni çok güzel günler bekliyor demiş. Adamda doktora, doktor bey benim bahtım bu yaştan sonra kıçıma mı yazılmış demiş.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...3 4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama