Erzurumlu Fıkraları

loading...

erzurumlu yaşlı nine iki büklüm çarşı içinden yukarı doğru yürüyormuş.Tam o esnada hastanenin zührevi hastalıklar bölümünün önünde genelev kadınları aylık muayene kuyruğunda bekliyorlarmış.Kalabalığı görünce meraklanıp sormuş: Hele bacılar neden bekleşirsiniz demiş.şeker dağıtıyorlarda onun için bekliyoruz demişler.O zaman bende beklerem deyip başlamış beklemeğe.Kaşarlanmış fahişeler işi iyice gırgıra vurup nene sen yaşlısın başa geç bekleme demişler._Karşısında yaşlı kadını gören doktor şaşırmış halde: hayrola teyze sen ne istiyorsun demiş. -Şeker dağıtılırmış onun için beklerem demiş.Makarayı anlayan doktor :Teyze senin ağzında diş yok kıtlama şekeri yiyemezsin deyince.: Olsun bende ağzıma alır emerem.demiş
fıkranın devamı

Adamın biri eşiyle beraber doktora gitmiş ayağında bır ağrı oldugundan dolayı filmi çekilmiş derhal doktorun yanına gitmişler tabi filmler(sken)daha dokturun eline ulaşmamış.doktora filmi çektirdiğini söyler,doktorda hemşireye;'kızım nerede bunun skeni'diye sormuş.Eşinin yanında durmakta olan erzurumlu; 'burdayım doktor bey'diye atılır.
Bu gerçek bir olaydır
fıkranın devamı

köyde bir dolma nenediye yaşlı kadın vardı .
köye gelen gelinlerin hepsinde bir noksanlık bulur onları o isimle cağırırmış .
örnek naylon rebiye .kel sevimgibi.
Köyün ağası oğlunu evlendirip köye yeni bir gelin getirecekmiş .
Dolma neneyi davet etmiş yedirip içirdikten sonra demişki .
Bak dolma nenesakın bizim geline lakaptakma ad takmıyasan dolmanene yo viş oğul ele şey olurmi ben heç bir gusur bulmam demiş ve ayrılmış.ağa düğünü yapmış gelini getirmiş dolma neneyi çağırmış.
dolma nene nasıl gelin demiş.dolma nene oğul ben gelini ey buldum güzel buldum.amma aşşaği mehlenin garilari at suratli demeseler.
fıkranın devamı

erzurumlu gelleli cevded yaşlanmış evde koltukta uyukluyomuş 3yaşlarındaki torunuda düğmeleri açik unuttuğu poturundan sarkan aletiyle oynuyormuş hanımı odaya girip durumu görunce bağımı ola cevdet dıye cevdettiksinerek uyanır neoldi gari der karısı görmirmisen uşağ aletinnen oynir vaziyeti gören cevdet karısınaderki gari bu alet senın işen yarirmi karısı nerdee oesgigünler heç bir işime yaramir cedet derki eee benımde işime yaramir eleyse birağ uşağ oynasın.
fıkranın devamı

erzurumda iki kardeş tartışıyorlarmış biri diğerine demişki ola bağ sen azdın şımardın şindi dümsugumi yumruk ağzan soharamder. diyeri cevap varir pohumi soğarsan,
fıkranın devamı

gullebi turan la tilki mevlüt çok raği içmişler.sarğoş olmuşlar.bir duvarın dibine ikiside çiş etmek için ayağda yaslanmışlar.turan tilki mevlüde demişki o la mevlüt elimde bişe görirmisen o da demişki yooooğ turan demişki eleyse moku yedim.altıma işirem
fıkranın devamı

iki erzurumlu birbirini yolda görmüşler. biri diğerinin erzurumlu olduğuna inanmamış;
1.si 2. sine sormuş;
-sen erzurumlusan
2.si hemen cvp vermiş
-YA NE POHAM...
fıkranın devamı

hükümet erzurum'a bir yazı gondermiş:

- kışın soğuk geçeceği anlaşılmaktadır. kullandığınız yakıtın cinsini, kod numarasını ve stok durumunu acele bildiriniz.

erzurumlu bir koy muhtarı da hemen ankara'ya cevap yazmış:

- yakıtımız pohtir... numarası yohtir... stokumuz çohtir...
fıkranın devamı

Erzurumda trafik ışıkları yeni yapılmış. Trafik polisi de kaza olmasın diye halkı yönlendiriyormuş.Neyse erzurumlu teyzenin biri de kırmızı ışıkta geçmiş.Polis
-Dur teyze nereye gidiyorsun? demiş. Teyze de
-Vış ahan sene ne çi erimden izin almışam gaynıma gidirem demiş.
fıkranın devamı

Erzurumlu bir gün çok lüks bir otele gitmiş tam gece yatarken tuvalete gitmek istemiş.Gittiğinde tuvalete sıçmaya kıyamamış ve en iyisi çoraba sıçıp atmak demiş.
Adam işini gördükden sonra pencereyi açmış ve çorabı sallayıp dışarı atmış ama çorabın delik olduğundan haberi yokmuş adam yatmak için uzandığında tavanda bok görmüş ve oda hizmetlilerini çağırıp 5 milyon versem orayı temizlermisin? demiş.
Hizmetlide ben de sana 10 milyon versem oraya nasıl sıçtığını söylermisin? demiş.
fıkranın devamı

Adamın biri Erzurum`dan köye giderken bir şişe rakı alır köye gider. Köyde yaşlı anası sorar ola oğul bu nedir?
-Ana bu romatizma ilacıdı, sakın elleme der.
Aradan bir zaman geçer anasının ayakları ağrımaya başlar aklına gelir oğlunun şehirden getirdiği ilaca bakar ve alır rakıyı bir yudum iki yudum derken bayağı içer.Tandır başına gider eleği alır başlar un elemeye o sırada oğlu gelir bakarki anası unu yerlere rastgele elemektedir.
-Ana neydirsen unu dışarıya elirsen önündeki tekneye elesene..
-Ola oğul anan için her taraf tekne.
fıkranın devamı

Erzurumun alimlerinden Naim Hoca Efendi hem ilmiyle hemde nüktedan bir zattı.Merhum birgün Erzurum Sporun maçına gider, oynanan oyundan memnun değil fena halde canı sıkılır birtürlü maç istediği gibi gitmez tepki vermesi gerekiyor bağırır çağırır olmaz canı fena halde sıkılan hoca yanındaki kişiye döner bir hışımla ola uşağ ne durirsen avu fitbolcilere bir söysene yanındaki adam bir güzel küfür yağdırır.eferim ola şimdi rahatladım seni gidi hırpo seni başka zaman sakın bele küfür etme temammi
fıkranın devamı

Erzurum daki köylerde seyyar satıcılık yapanlara çerçi derler. Günün birinde çerçicinin yolu bir köye düşer.Sepetinde kızılcık satmaktadır.çobanın karısı kocasının çok sevdiği kızılcık almak ister fakat para yok nasıl etsede akşam kocasına kızılcık yedirse karakara düşünmeğe başlar.aklına bir fikir gelir garibin doğruca çerçicinin yanına gider.iki kilo kızılcık kaç para 5 milyon der.peki benim bir horozum var kaç kilo verirsin getir görelim horoz dışarda gösterir. kadın önden adam arkadan horozu yakalamağa çalışırken horoz doğruca kümese girer kadın kafasını kümese sokar hayvanı çıkarmak için poposu dışarda kalır çerçici fırsat bu fırsat kadına arkadan yüklenir. işi bittikten sonra horozu yakalar iki kilo kızılcığı eve getirir. akşama eve gelen koca hayırdır hhanım nerden çıktı bu kızılcık heç herif al horozu verdim iki kilo kızılcık aldım çerçiciden ne diye bağırır adam ulan karı desene çerçici seni *ikmiş yok herif başım kümeste olmasaydı biraz zor *ikerdi.
fıkranın devamı

Erzurumlunun biri büyük bir çukura düşer başlar bağırmaya çisme yokmu çimse yokmu beni kurtaracak çimse yokmu? imdada bir melek yetişir ve derki seni üç şartla oradan çıkarırım bir içkiyi iki kumarı üç karı kız ayağını bırakacan bizim erzurumlu düşünür tekrar başlar bağırmaya başka çimse yokmu? Başka çimse yokmu?

fıkranın devamı

Bayburtlular Erzuruma gelir işleri bittikten sora içmek için yer ararlar fakat yer bulamazlar.En sonunda mezarlığa gidek orada içelim derler.hava kararır korkarak güç bela mezarlığa varırlar.içlerinden biri "ola uşağ içeri girerken selam vereğ" der içeri girerler hep bir ağızdan selamualeykum Erzurumun erenleri oradan kalabalık bir ses işitilir ve aleykumusselam Bayburdun *ötverenleri
fıkranın devamı

Erzurumun Tekman ilçesinde meşhur Hasan ağa varmış Hasan ağa kasabanın ileri gelenleriyle samimi olurmuş kasabaya yeni gelen hakim etrafı tanımak halkla kaynaşmak istemiş. ileri gelen zenginler toplanmışlar.hasan ağa da toplantıya iştirak etmiş.Yemişler içmişler geç vakte kadar eğlenmişler. Hasan ağa da evine gelmiş yatmış. Gece rüyasında kendi sürüsüne kurt dalmış sürüleri param parça etmiş.Hasan ağa çok bunalmış birde ne görsün akşam tanıdığı hakim köpek kılığında gelmiş hangi kurda vurmuşsa dağıtmış ve sürüyü kurtarmış.Çok heyecanlanan Hasan ağa birden uyanmış çok şükür rüyaymış demiş.Kendine gelen ağa hemen hakim beye iyi bir koç alarak evine gitmiş.zili çalar kapıyı açan hakim beyin hanımıdır.buyrun der ağa. hekim bey evdedir. sesi duyan hakim buyur ağa hayırdır "sabah sabah hele baağ ğeberi yokmiş gibi davranir" diye içinden geçirir.Hekim beğ bu goçi sene getirdim.Neden etme hekim beğ akşam olanlari bilisen benim süriyi kurtlardan kurtardınya nasıl eeee sen köpek olmuştunya deyince ha*ıktr der kapıyı kapatır.Ağa hemen hııırr daha hersi inmemiş.
fıkranın devamı

Erzurumda kahvede konuşuyormuş genç adam.
-Doktur beni emaliyata aldi. Tam emaliyat masasında yatirim. Bele iki gözünden boncuh kimi yaşlar tökülir yavrum sene yazıh değilmi biçah altına yatirsin. öteden yaşlı bir amca;
-Ola kah kah ola s.tir. git p.venk hangi dohtur hastasına yaş tökir.........
fıkranın devamı

erzurmlunun biri adam yaralamaktan içeri girmiş arkadası buna teslim olmadan önce öğüt vermiş maphusa girince kapıyı tekmele ve 4 leşim var diye bağır senden korksunlar demiş bununda aklına yatmış tabi bizimki sivas ceza evine düşmüş ve koğuşunu belirlemişler gardiyan içeri sokacağı sırada kapıya bir asılmış tekmeyle ulennnn yedi leişim var gan gokiremmm diye bağırmış koğuşun ağasıda yarma gibi gelmiş önüne dikilmiş ne gokiysen ne gokiysen erzurumlu korkudan ne yapcağını şaşırmışşş hiç şeyy abiii gelirken lagıma düştüm bog gokirem
fıkranın devamı

Gürcükapıda sıra sıra müşteri bekleyen faytonlardan birine kibar bir adam yanaşarak faytoncuyan "binebilir miyim" diye sorunca faytoncu:
-Helbetde binebülürsen, dedikten sonra kendi kendine söylenmeye başlar:
-"Vola bu dünyada da ne tevür adamlar var; hem para verir hem de binebülürmiyem diye sorir. Sormiya ne lüzüm, parasıni verdıhdan sonra teyyariya bile binebülürsen!
fıkranın devamı

Çeşitli hastalıklar, kazalar geçirmiş, bir gözünü kaybetmiş, romatizmadan beli bükülmüş, parmakları çarpılmış olduğundan mahalleli bu yetmişlik ihtiyara Hurda Nene adını takmıştı. Rahmetli o haliyle bile herkesle şakalamayı, espri yapmayı severdi.

Hastalanmış ,hastaneye kaldırılmıştı. Sabahleyini, nabzını ve ateşini kontrol eden doktor der ki:
-Teyze maşallah çok iyisin. Nabız normal, ateş de yok. Vücut sıcaklığın 37 derece.
-Tohtor beğ oğlum, der Nene, bir türli ıssınamirem. Soyuhdan donirem. sen o otuz yedi dereceyi kırka elliye çıkart. Ücreti mühüm değil.
fıkranın devamı

Erzurum'lu bir hanım telaşla koşarak belediye otobüsünü durdurmaya uğraşıyor. Halk ıslıklıyor. Şoför acı bir frenle duruyor.
Kadın:
-Gardaş bu otubus İlice'ye gidir mi?
Şoförün canı burnunda, araba dolu, zor durmuş, kızgınlıkla
-Heyir baci, getmez!
Kadın:
-Vış! eleyse niye durdun!
fıkranın devamı

aytekin akkaya erzurumun meşhur artistlerinden dir annesine para yollamış gel erzurumda bir kaç gün kal diye
annesi hiç uçağa binmemiş
hostes herkese sormuş ne içersiniz diye.herkes viski.cola derken aytekin akkayanın annesi demişki kızım bene bir açığ çay getir. herkesin isteği yerine gelmişl ama açığ çay gelmemiş
uçak istanbula gelene kadar hostese demiş kızım bene bir açığ çay
en sonunda hostesi yanına çağırmış demişki
kızım sen aytekini tanırmisan hostes yoo demiş tanımıyorum niye sordun nine
.heç kızım bütün *rospular aytekini tanırda sen nasılki tanımırsan.
fıkranın devamı

teyo pehlivan hasankalesinin duvarına sıkışmış işemeye başlayınca kadınlar oradan geçerken teyoyu görünce vış amann diye bağırmışlar
teyo da hemen demişk
korkmayın bacilar kafasın tutmuşam

fıkranın devamı

Erzurumlunun birirsi İstanbula galata köprüsünde gezerken karşıdan bir afetin geldiğini görür hemen laf atar gız amn goyim o ne güzellik der kızda hemen vışşş pohum sendemi Erzurumlusan
fıkranın devamı

Erzurumlunun biri istanbula gelmiş. Taksim civarında gezerken karşdan gelen bir istanbul beyfendisine çarpışmış. istanbullu önüne baksana lan dangalak demiş ve yürümüş gitmiş. Erzurumlu dangalağın ne manaya geldiğini bilmediğinden hemen koşarak istanbuluyu yakalamış. Sen bana kötü söz demişsen sölyle dangalak ne demek yoksa furirim seni demiş.İstanbullu bakmış adam iri yarı pala bıyıklı Bir vursa kesin ortadan ikiye ayırır.Hemen kıvırmış dangalak Pala bıyık demek kardeşim öyle kötü bir manaya gelmiyor demiş. Erzurumlu öylemidir kardaş bende kötü bir şey sandım bende ki bıyıkta bir şey abimdekini bir görsen vallah benden daha dangalak demiş.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

1 2 3 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama