Erzurumlu Fıkraları

loading...

Erzurumlunun hanımı gece hastalanmış adam karının hastalığından iyice bezmiş zaten gecenin bir yarısı düşmüşler yola hastaneye gidiyorlar.Kadın elektirik direğini göstererek kocasına herif bu neçi demiş adamda başından savmak için Erzurumun çüki demiş kadın ah ah sağ olana neçi demiş
fıkranın devamı

Erzurum'a bilgisayarın daha yeni yeni gelmeye başladığı zamanlara
ait bir anıyı Erzurum Kültür Kurumu İlköğretim Okulu'ndan Mansır
Bey anlatıyor...

Bir işyerine bilgisayar ve stok programı satılır. Teknik servis elemanı
bilgisayarı işyerine kurduktan sonra stok programının kullanımı ile ilgili
bilgi verir ve ayrılır.

Aradan bir iki saat geçer, işyerinden telefon:
"Kardeşim sizin anlattıgınız kimi yapirem fegat program düzgün çalışmiir."

Teknik servis elemanı sorar:
"Nasıl yapıyorsunuz?"

"Senin anlattıgın kimi."

"Hata ne?"

"Yazdıgım bilgiler kaydetmeme ragmen saklanmiir."

"İşlem basamaklarını tek tek anlatır mısınız?."

"Tamam" diyor ve başlıyor anlatmaya...

"Programı açirem. Malın adı bölümüne adını, adedi bölümüne adedini, birim fiyatını vb. yazirem. Hepsini yazdıhtan sonra senin anlattıgın kimi kayıt bölümüne basirem. Ekrana bir yazı geliir:
Kaydetmek ister misiniz?
E / H
yazısı çıkir. Ben de diyirem Hee..."
fıkranın devamı

İstanbul'a gurbete giden Erzurum'lu, dönüşte karısına İstanbul'lu hanımların, akşam eve dönen kocalarını, kapıda nasıl karşıladıklarını "Hoş geldin kocacığım, üşümüşsün, yorulmuşsun!" gibi kibar, nazik laflar ettiklerini anlatmış. Belli ki o da karısının kendisini öyle karşılamasını istiyor.Akşam eve gelmiş, kar, tipi, soğuk, karısı kapıyı açmış:
-Uyiyy kocacığım, it gibi titriyirsin...
fıkranın devamı

Erzurum'un soguk bi kış günü adamın biri otobüse binmiş;
Ama otobüste adım atmaya yer yok.
Neyse itiş kakışla ortalarda bir yer bulmuş.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra arkasındaki Fordcuyu hissetmiş.
Hiç istifini bozmadan arkasına dönmüş fordcuya demişki;
"Baa bah hemşerim, içinde ısıtisen möhim deelde ama s*kisen ayıp edisin"
fıkranın devamı

Adamın biri Erzurum'a vali tayin edilmiş. Gitmiş, görevi devralmış. Halkı ve çevreyi tanımak için çıktığı gezilerin birinde köy halkına sormuş :
-Şimdiye kadar Erzurum'a tayin edilmiş valiler içinde size en çok hizmet veren hangisiydi?
Köylünün biri cevap vermiş :
-Sizden iki önceki valiydi; Mehmet Paşa.
-Yaaaa, öyle mi, peki size ne gibi hizmetler yaptı?
-Daha Erzurum'a gelirken, yolda öleni demiş!
fıkranın devamı

Bir zamanlar Erzurum Lisesi'nin lakaplarıyla maruf hocaları vardı:
Paşa Nene, Paşa Dede, Fizo Baba...
Hastaneler caddesinden aşağı hızla inmekte olan faytoncu, karşıdan karşıya geçmekte olan Paşa Nene'yi görünce ezmemek için seslenir:
-Hop hop Paşa Nene cuggulun yiyim kenara çıh!
fıkranın devamı

Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş... bi sure yurudukten sicaktan ve yorgunluktan bunalmiş, bir agacin altina oturmuş,
Şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş, ve uykuya dalmiş... Birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmiş.. bir de bakmiş ki yanindaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş..!!
Bir de kafasini kaldirip agaca bakmiş ki, agacin dallarinda bi suru maymun, herburak birinin kafasinda adamin şapkalari.... adam duşunmeye başlamiş:
"Ben şimdi napicam, şapkalari bu maymunlardan nasil alicam...?"..
Duşunceli bi şekilde kafasini kaşirken bi bakmiş maymunlarda adamin taklidini yapiyolar kafalarini kaşiyolar... adam ellerini havaya kaldirmiş , maymunlar da aynisini yapmişlar.. derken adam napicagini bulmuş.. kendi başindaki şapkasini cikartip yere atmiş, tabi maymunlar da kafalarindaki şapkalari hemen yere atmişlar..adam boylece butun şapkalari toplayip sepetine koymuş...
Aradan 50 yil gecmiş... artik adamin bir torunu varmiş, o da dedesi gibi şapka saticisi olmuş... gunlerden birgun onun da yolu ayni ormana duşmuş. hava yine cok sicakmiş ve genc adam bir agacin altina oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanina koymuş ve uykuya dalmiş.... bir saat sonra uyanmiş bir de bakmiş sepetin icinde şapkalar yok?!?!.. derken tuhaf sesler duymuş bir de kafasini kaldirmiş ki agacin ustunde bi suru maymun, hepsinin kafasinda birer şapka.... adam duşunmuş:
"Dedem yillar once bana bir hikaye anlatmişti... napicagimi cok iyi biliyorum....
"Adam kafasini kaşimaya başlamış, maymunlar da aynisini yapmişlar... adam ellerini havaya kaldirmiş, maymunlar da ellerini kaldirmiş.... ve adam gulumseyerek kendi başindaki şapkayi cikarmiş yere firlatmiş. o anda maymunlardan biri agactan inmiş , adamin yere attigi şapkayi kapmiş, adama da bi tokat atmişve :

-"Sadece senin mi deden var lan !..??"
fıkranın devamı

Tahsin Tllioglu bey Sanat Mektebinin müdürü iken Il Milli Egitim Müdürlügüne bir yazi yazar.Sonunu da "rica ederim" diye baglar.
Buna sinirlenen Mili Egitim Müdürü telefonla:
-Tahsin bey, burasi bir üst makam buraya "arz" edebilirsiniz, "rica ede-mezsiniz" deyince:

-Peki Müdür beg, Bakanliga yazanda da "gindillanim" mi diye yazacayih!
fıkranın devamı

Erzurum-Kars çekismesi malum.Bir Erzurumlu ile bir Karsli,sehirlerininin üstünlügünü ispatlamaya çalisirken Dadasim dayanamadi:

-Di get ola Kars neçi, Erzürümde Karsin nüfüsi geder gavat var!

fıkranın devamı

Vaktiyle Karslilarin terminalde imtihan edilmesi gibi bir adet varmis.(Ben görmedim, günahi diyenlerin boynuna)
-De bahim islamin serti gaç?
-Bes..
-Dadas bes diyir?!....Neyidah?

-Dogguz diyene geder çalin!
fıkranın devamı

Teyo Kore harbindedir.Gülle, top, mermi sesleri arasinda ne olup bittigini anlamak için kafasini siperden çikarir çikarmaz bir kursun "vizzz" diye kulaginin dibinden geçince Teyo sinirlenir:

-Itoglitler demiller ki atar herifin gözüni kor ederih..!
fıkranın devamı

Ermeni katliaminin sürdügü dehsetli günlerdi. Yine bir grup savas artigi Erzurumluyu Yanikdere civarina götürüp kursuna diziyorlardi.Halki siraya dizmisler, teker teker çagirip bir kayanin arkasinda katlediyorlardi.Içlerinden biri merak edip ne oluyor diye basini uzatinca arkasindaki uyardi:

-Dadas neyidirsen... Sirayi bozub basimiza is açacahsan

fıkranın devamı

Neriman Hanima gelen misafir, evin kizini ortalikta göremeyince sormustu:
-Selam nerede, göremedim?
Ev sahibi hava akimini kastederek:
-Geçen gün sizin evde ceriyana kapilmis, hesde yatir içerde.
Bu söz üzerine misafir hanim öfkeyle:

-Viyh torpah basima, bizim evde ceriyan ne arir? Sen de bülirsen ki biz kaz lambasi gullanirih!
fıkranın devamı

Erzurum Belediyesinin kurulus yillarinda fahri olarak her ise kosusturan Cafer Aganin bu gayretkesligini ödüllendirmek için Ankaraya gidecek heyete onu da yazmislar.Cafer Aga bu haberden çok memnun olmus.Öyle ya ekabir-i memleketten olmasa heyete adini yazarlar mi?
Cafer Aga o aksam eve hergünkünden farkli bir havayla gelince hanimi merak edip sormus:
-Cefer, o gözel sufatin niye ele töhmüs, mosolun asmissan, biseye mi sinirlendin?

-Ben sinirlenmim kim sinirlensin!Bihdim usandim.Sohahlar mi temizlenecah, gel Cefer Aga, çölpühler mi payhlanacah, gel Cefer Aga. Sindi de Engerede hökümatin isi bozulmus, gel Cefer Aga!

fıkranın devamı

Saf bir Erzurumlu sehirlerarasi otobüs yolculugu yaparken mola yerinde otobüsünü sasirmisti. Anonsu duyunca kalkmakta olan otobüsten içeri dalip seslendi:

-Dadaslar hele bir bahin ben bu otobusun yolçusu miyam?
fıkranın devamı

Bir Mülkiye müfettisi doguya teftise giderken ihtiyar bir Erzurumlu köylüye misafir olmustu.Sohbet sirasinda sordu:
-Baba, memlekette kaç vali gördün?
-On, onbes vali hetirimdedir...
-Peki bunlardan kaçi hizmet etti, kaçindan memnunsunuz?
-Allah geni geni rehmet etsin, Mustafa Pasadan çoh memnunduh!
-Bu Mustafa Pasa ne hizmetler etti ki onbes valinin içinde ona rahnet okudun?

-Beg, o vali Erzürüme varmadan yoldayken vefat etmisdi. Gerisini sen anna!
fıkranın devamı

Erzurum Beden terbiyesi il müdürlügünün eski kayıtlarında spor dallari söyle sıralaniyor;

1. Çimme dali (yüzme)
2. Gumbuz dali (boks)
3. Seyirtme dali (atletizm)
4. Cilit dali (cirit)

fıkranın devamı

Bir gün rizelinin biri erzuruma gider.Orada bir kahveye girer.Tabancayı çıkarır masanın üstüne koyar ve:
-"Sağdakilerin anasını soldakilerin bacısını *ikim"
Tabi kimse ses çıkaramaz,adam silahlı.Neyse adam gider.Erzurumlular bunun altında kalcak değilya,onlarda Rizeye
osmanı gönderirler.Osman gider rizede bir kahveye girer.Silahı yoktur ama
koca bir bıcak çıkarır ve masaya koyar.O anda her kes silahlarını çeker ve osmana doğrultur. Osmanda:
-"Sağdakiler anamı soldakiler bacımı *iksin"
fıkranın devamı

Küçük evinin bir odasinda torunuyla oturan yasli kadin, evin diger müstemilatini kiraya verecekti. Bakmaya gelenlere evini söyle meth ediyordu:

-Bah ayahlaran burasi bir sofa, anburada iki ufah oda var. Anburada da ayahyoli. Ayahlaran, bah hepsi agzin içinde....
fıkranın devamı

Ismet Pasa ile Çörçil poker oynamakta dir. Seyircileri de Teyo Pehlüvan!Ismet Pasa bir ara sinirlenince:
-Türkiye, dedi
Teyo hemen atildi:

-Pasa neyidirsen... Ya Erzürüm.. Ya Hasangalasi.. Ya bizim evler!
fıkranın devamı

Erzurumda ustaligi ve disiplini ile taninmis, Kavaflar çarsisi esnafindan rahmetli Kunduraci Yunus Usta, bir yorgunluk çayi içmek için dükkaninin bitisigindeki Iki Kapili kahveye gitmisti. Oturur oturmaz garson önüne yarim bardak çayi koyunca Yunus Usta sinirlenerek garsonu çagirdi.Istanbuldan yeni gelmis olan ocakçi, Yunus Ustanin karsisina gelip:
-Buyur Beybaba?
-Oglum bu nasil çay?
-Beybaba yeni demledim.
-Oni demirem. Bah burada tiryakinin ögüne bele yarim bardah çay goydun mi ona söymüs kimi olursan, annadin mi!
-Beybaba dudak payi istemez misin?

-Ben pay isdemirem, çay isdirem çay
fıkranın devamı

Bir zamanlar Erzurum Lisesinin lakaplariyla maruf hocalari vardi: Pasa Nene, Pasa Dede, Fizo Baba...Hastaneler caddesinden asagi hizla inmekte olan faytoncu, karsidan karsiya geçmekte olan Pasa Neneyi görünce ezmemek için seslenir:

-Hop hop Pasa Nene cuggulun yiyim kenara çih!
fıkranın devamı

Ovali iki acemi avci uzakta bir tavsan görüp ates ettiler.Vakit aksam üzeriydi, alacakaranlikti.Aleleacele soyup ateste kizartti bir güzel yediler.Üstüne de birer cigara tellendirmislerdi ki yanlarina biri yaklasip selam verdi.Gelen, kizilcik satmaktan dönen bir Tortumlu idi.
-Agalar sabah giderken essegüm buralarda guzlamus idi, hes gördüüüüz?
Iki avci birden gözgöze geldiler.Içlerinden biri mirildaniyordu:

-"Odur oooo!"

fıkranın devamı

Erzurumlu bir hanim telasla kosarak belediye otobüsünü durdurmaya ugrasiyor.Halk islikliyor.Soför aci bir frenle duruyor. Kadin:
-"Gardas bu otubus iliçeye gidir mi?"
Soförün cani burnunda, araba dolu, zor durmus, kizginlikla
-"Hayir baci, getmez!"
Kadin:

-"Haydaaaa eleyse niye durdun!"

fıkranın devamı

Erzurumdabir kadinlar toplantisina davetli olan yabanci bir bayan, genç ve güzel bir kadina sormus:
-Cici kizim sen kimlerdensin?

-Vallah çimlerden oldugumi bülmirem. Yuhari Mumcunun gizi, Assagi Mumcunun geliniyem.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama