Hayvan Fıkraları

loading...

Siyasi toplantıların yapıldığı bir salonda güzel bir papağan dururmuş. Bu salonda her salı önce sağ görüşlülerin sonra sol görüşlerinin toplantısı olurmuş. Papağan sağ görüşlüler geldiğinde allahu ekber nidalarıyla bağrıp. "kahrolsun kominizm" dermiş.
Sol görüşlülerin toplantısında ise "yaşasın Lenin yaşasın kominizm diye bağırırmış.
Bir salı toplantı saatleri değişmiş. Tabi bundan haberi olmayan papağan aynı şekilde bağırmış ve tepki toplamış. Ceza olarak onu tavuklarla bir kümese koymuşlar. Tavuklar gıdaklayarak papağanla alay ediyorlarmış. Papağanda dayanamayıp şunu demiş.
-susun be ! ben sizin gibi hayat kadinligindan değil düşünce suçundan yatıyorum.
fıkranın devamı

-Adamın bir papağanı varmış.Papağan devamlı televizyon
seyrediyormuş.
-Adamda işten eve,evden işe giden bir kişiymiş.
-Bir gün adam papağanını kafesiyle birlikte balkona bırakmış ve işe gitmiş.
-Bir saat sonra sokaktan polis aracı geçerken papağan bağırmaya
başlamış.
-KAHROLSUN PARALI EĞİTİM KAHROLSUN POLİS V.S.
-Ekip aracı hemen durup sesin geldiği yere ateş etmeye başlamış.
-Ev darmadağın olmuş. Eve gelen adam hayretler içinde bakakalmış.
-Neyse diyerek evi yaptırmış. Ertesi gün aynı olay tekrarlayınca adam evi gözlemeye başlamış.
-Ekip aracı karşıdan görününce başlamış papağan yine slogan atmaya tabi polis'te ateş etmeye.
-Durumu gören ev sahibi papağanı alıp tavuk kümesine atmış.
-Papağan kümeste başlamış volta atmaya bunu gören tavuklar gülüyorlarmış.
-Papağanın kafasıda atmış, tavuklara dönüp şöyle demiş.
-Ne gülüyonuz lan ben sizin gibi fahişelikten yatmıyorum.
-Düşünce suçundan yatıyorum...
fıkranın devamı

Karinca yaz boyunca calisirken agustos bocegi saz calmis. Bilirsiniz hikayeyi. Tabi kis gelmis, karinca sicacik evinde afiyet icinde yasiyorken bir gun kapisi calmis. Bakmis agustos bocegi.
Tamam demis, yaz boyunca saz caldin simdi ac kaldin ve benden yemek istemeye geldini degil mi? Saz calacagina biraz calismis olsaydin boyle ac kalmazdin demis.
Agustos bocegi de "yo.yanlis anladin demis. Biz yaz boyunca saz calinca ayiptir soylemesi biraz para yaptik da demis. Hatta meshur da oldum, simdi Avrupa turnesine cikiyorum. Belki oralardan istedigin birseyler vardir, diye sormaya geldim" demis.
Karinca bir bakmis agustos boceginin hic oyle ac bir hali yok.
Uzerinde bir kurk var, arkada da kocaman bir limuzin, onunde soforu ile onu bekliyor.
"yok, birşey istemiyorum" demis. "Ama Fransa'ya uğrayacaksin değil mi?"
Agustos bocegi de "evet" demis.
"iyi o zaman" demis, karinca "Parise gidince orada La Fontaine
diye bir ib.e var, onun yuzune bir tukur benim icin, oldu mu?"

fıkranın devamı

Ülkenin birinde dere kenarında bir aslan kimseye su vermezmiş. Kral bu duruma çok üzülürmüş. Bi yarışma düzenlemeye karar vermiş. Yarışma aslanı öldür kızımı becer yarışmasıymış. Kralın kızı da bi afetmiş yani. Hem o ülkeden hem de başka ülkeden yarışmacılar katılmış. Ama nafile aslan hepsini öldürmüş. Sıra Nam-ı kemale gelmiş. Aslanın bulunduğu ormanda büyük kalabalık oluşmuş. Tellal yine bağırmış:
Aslanı öldür kızı becer.
Namı kemal dalmış ağaçların arasına. Bi gürültü patırtı derken çıkmış dışarı ve meraklı kalabalığa dönerek:
Aslanı becerdim kimi öldürücem demiş.
fıkranın devamı

Kadın bir petshop'a gitmiş, kocasına hediye ediceği bir hayvan arıyomuş, ama fiyatları çok pahalı bulmuş, satıcıya demiş ki;
- ''Kocama bir hayvan hediye edicem ama çok da pahalıya gelsin istemiyorum''.
Satıcı bunun üzerine;
- ''tam size göre bişeyim var oldukça iri bir kurbağa, üstelik bunu diğerlerinden ayıran bir özelliği var bu kurbağa oral sex yapıyor bunlardan daha dün 30 tane sattım''.
Kadın kulaklarına inanamamış, ama düşünmüş;
- ''bunu benim adama alırım, her gece oral sex diye tutturmasından da kurtulurum'' demiş.
kurbağayı almış evine götürmüş kocasına kurbağayı vermiş ve yeteneklerini anlatmış, adamın çok hoşuna gitmiş kurbağayı alıp yatak odasına çıkmış.
Derken gecenin köründe kadın bi patırtı gürültüyle uyanmış, bir de koşarak aşağı inmiş'ki adam mutfakta, elinde yemek kitabıyla kurbağanın peşinden koşturuyo, kurbağa ordan oraya zıplıyo tavalar tencereler havada uçuşuyo...
kadın;
- ''nooluyor burda'' diye bağırmış.
adam cevap vermiş;
- ''Bu kurbağa yemek yapmayı'da öğrendi'mi sen artık doğru annenin evine''...
fıkranın devamı

Orman kralı aslan bir gün tatile çıkmaya karar vermiş ve yerine vekalet etmesi için tavşanı seçmiş.Bu kararını da bir toplantıyla bütün hayvanlara iletmiş.Toplantıda:
-Eğer ben yokken tavşana saygıda kusur ederseniz,hepinizi mahvederim, demiş.
Ertesi gün olmuş tavşan büyük bir sevinçle uyanmış ve dışarı çıkmış.Elleri arkasında keyifle ve kibirle ormanda dolaşmaya başlamış.
Biraz sonra yılanı dere kenarında su içerken görmüş.Sessizce yaklaşıp yılanın ensesine sağlam bir tokat atmış.Hışımla arkasına dönen yılan tam tavşanı sokacakken aslanın tatile gitmeden önce toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Bunun üzerine sinirli bir şekilde önüne eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan gezinmeye devam ederken yaban domuzunu çalıların üstünde uyurken görmüş.eline bir sopa alıp domuzun kafasına vurmuş.
Hışımla uyanan yaban domuzu tam tavşanı ısıracakken,aslanın tatile gitmeden önce toplantıda söyledikleri aklına gelmiş.Oda önüne eğilerek :
-Hürmetler tavşan abi, demiş.
Tavşan daha bir keyiflenmiş,kendine daha bir güvenir hale gelmiş dolaşmaya devam ediyormuş.
Bu sırada ağaçtan sarkan bal kovanını almaya çalışan ayıyı görmüş."Dur şunada bi' pislik yapıyım" demiş kendi kendine.Ayıya arkadan yaklaşmış ve ayının kıçına okkalı bir parmak atmış.Ayı öyle bir sinilenmiş öyle bir sinirlenmiş ki.Arkasına dönmüş tavşanı yakalamış bir sikmiş bir dövmüş bir sikmiş bir dövmüş.Tavşanın pestilini çıkarmış bir kenara atmış ve homurdana homurdana uzaklaşmış.
Tavşa güçlükle yerinden doğrulmuş ayının arkasından bakarak "Ulan ayı oğlu ayı hiçbir toplantıyada katılmaz ki" demiş.
fıkranın devamı

Gemide çiftleşme olmasın diye de her çiftin erkeğinin penisini alarak fişlerler ve bu fişin bir eşinide sahibine verirki tufan bitiminde gemiden inerken penisini geri alabilsin.
Bir köşede fare çiftinin dişisi erkeğinin kafasını ütülemektedir.
Dişi fare,"Ne oldu bak benden farkın kalmadı işte.Hani nerede senin erkekliğin?Karıdan farkın kalmadı.Dır dır dır vır vır vır..."
Bu muhabbetten sıkılan erkek fare hışımla yerinden kalkar,"Ben dolaşmaya gidiyorum" der.
Bir süre sonra geri döndüğünde dişi fare kaldığı yerden devam eder.
"Erkek müsfettesi seni ne oldu?dolaştın dolaştın havanı aldın dimi?İbne oldun sen artık.Dır dır dır vır vır vır..."
İyice sinirlenen erkek fare sinsi sinsi gülerek dişinin kulağına eğilerek.
"Bana bak kadın demin eşeğin fişini çaldım. Gemiden indiğimizde gününü göreceksin."
fıkranın devamı

Bir gün aslann birinin canı çok sıkılmış,şöyle bir ormanı gezeyim
tebamla eğleneyim biraz demiş...Ormanda gezerken bir devekuşu
görmüş,yakalamış devekuşunu boynundan öteki pençesiyle de "Şak, Şak,
Şak" diye üç tokat atmış hayvana,"Söyle LAN!"demiş "Kim bu ormanın
kralı?", devekuşu ürkekce "Sensin aslan abiyyy"demiş,"Tabi lan
benim" demis aslan ve "Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha atıp
firlatmış hayvanı. Derken aslanın karşısına bi kurt çıkmış, tutmuş
kurdu boynundan; "Şak, Şak, Şak" diye atmış tokadı, "Söyle lan"
demiş "kim bu ormanın kralı",kurt da ürkek "sensin aslan abi" demiş,
Aslan da "Tabi lan benim" demiş,"Şak, Şak, Şak" diye üç tokat daha
atmış fırlatmış bi kenara.
Derken bu defa aslanın karşısına bi fil
çıkmış, tam tırsık tırsık kenardan sıyırtcağı sırada kurtla devekuşu
gelip
-sen bu ormanın kralı değil misin aslan abi? koş yakala su
hayvanı demişler. Bu gazı yiyen aslan koşmus tutmuş fili "Şak, Şak,
Şak" diye patlatmış tokadı ve hemen sormuş "Söyle lan; kim bu
ormanın kralı?"...Filin kafası bir atmış, tutmuş hortumuyla
bunu "Pat, Pat, Pat" diye üç kere yere carptırıp firlatmış
atmış...Aslan yerden zorlukla kalkıp elleriyle üstünü silkerken file
dönmüş ve şöyle demiş
-Bilmiyosan bilmiyom de kardeşim....
fıkranın devamı

Adamın biri hanımından çok korkarmış. yanına bile yanaşamazmış. bir gün hanımı hamile kalmış, ama hanımına çok sadıkmış. bir başka kadına bakmazmış. hanımı bir gün para vermiş git bir bayanla beraber ol demiş 5.000.000.-TL para vermiş. kiminle beraber olursan ol demiş. adamcağız kapıdan çıkar çıkmaz baldızıyla karşılaşmış. enişte nereye gidiyorsun demiş. adam bir işim var demiş. baldızı ısrar edince ablan para verdi bir bayanla beraber olacağım demiş. enişte başkasına vereceğine gel bana ver demiş. olmaz felan desede baldızının ısrarına dayanamayarak beraber olmuş. hanımı sormuş. kimle beraber oldun. demiş baldızımla başkasına gideceğine o aldı demiş. ablası vay o...... ben onun kocasına 2.500.000TL ye vermiştim demiş.
fıkranın devamı

- ''Yahu kardeşim gencecik karın var maça gitmene izin veriyor, biz kaç yıllık evliyiz bizimki hir çıkarıyor. Bu işin formülünü nasıl buldun''.
- ''Kolay Maç günü karını alacaksın, kucaklayıp yatağın üzerine atacaksın. Üzerini başını yırtarak soyacaksın. Bir ateşli anlar dizi filmi... Ondan sonra başı koynundayken Karıcığım ben şimdi maça gitsem olur'mu diyeceksin. Tek verdikleri cevap, Tabii tatlım oluyor. dene bak'' ertesi hafta yine barda...
- ''Gelmedin maça, ne oldu, formülü uyğulamadın mı''.
- ''Eve geldim, hanımı yatağa sürükledim. Üzerindekileri yırtmaya başladım... Sonra kendi kendime dedim'ki Yahu Karşıyaka da son haftalarda o kadar iyi oynamıyor zaten''...
fıkranın devamı

Rizeli imamlarla Trabzonlu imamlar turnuva düzenleyip ayda bir maç
yaparlarmis. Ama maci hep Rizeli imamlar kazanirlarmis.
Trabzonlular bir gün "bu böyle gitmez, buna bir çare bulalim, hep
yeniliyoruz demisler. Takim kaptani olan Temel Hoca öyle bir
teklifte bulunmus. Ula bizim Trabzonsporlu Hami'ye sari cübbeyi giydirelim,
"Bu da bizim Hami Hoca, merkez caminin imami,
yeni tayin oldu" diye kandiririz demis. Bu teklifi kabul edilmis ve ilk
maçta Hamiyi de alip Rizeye maça gitmisler. Ama maci yine 2-1 kaybetmişler.
Dönüşte takim kaptanı Temel Hocaya komşusu sormuş:
Temel ne oldu maçın sonucu, kazanabildinizmi?
Yok ya, Rizeliler bizi 2-1 yendiler.
Yapma ya, kim atti golleri? Bizim golü Hami Hoca atti,
onlarin golleri de Del Pierro Hoca ile, Roberto Carlos Hoca atti ...
fıkranın devamı

Hayvanlar alemi parasızlıktan kırılıyormuş. Hiç kimsede metelik yokken Tavşan her akşam barda 10 lukla gelip "Herkese bir viski" diyerek hava atıyormuş. Barmen olan Aslan bir gün merakla:
-Bu bereket nereden geliyor? Millet iş bile bulamazken sende bu para ne iş?, diye Tavşan'a sormuş. Tavşan:
-Olm. İşin kolayı varken ben işe gitmem. Eve gidince benimkini başlıyorum sevmeye. Tam kıvamına gelipte istemeye başlayınca "Bi onluk vermeden olmaz." diyorum. Hehehehe .... İstediğimi de alıyorum tabii, demiş.
Bu işe aklı yatan Aslan eve dönünce doğru karısına gitmiş. "Karıcığım seni çok özledim" deyip işe koyulmuş. İş iyice azgınlaşıp doruğa geldiğinde bıyık altından sırıtıp "Bir 10 luk vermezsen olmaz" demiş. Birden tepesi atan dişi Aslan da;
-Ah . Gene Tavşan numarası. demiş.
fıkranın devamı

Civciv annesi olan tavuğa sorar:
-Anne babam niye yumurtlamıyo? der.
tavuk da:
-Anotomisi izin vermiyo, der.
Civciv düşünür ve der ki:
-Bıraksalar yumurtlıycak yani!!!
fıkranın devamı

Kartal ile eşek, uçak yolculugundadir..
Kartal hostesi cagirir ve :
- Bana bir bardak su
Hostes suyu getirince kartal:
- vazgectim, der ve suyu almaz
eşek hemen sorar :
- neden boyle yaptin ?
- hiiiccc ib**lik olsun, der kartal
bes dakika sonra kartal hostesi cagirir ve yine su ister.. hostes suyu getirir yine, ve kartal tekrar vazgectim diyerek almaz suyu..
eşek yine sorar niye böyle yaptin diye.. kartal cevap verir :
- hiicc ib**lik olsun
bu olaylar tekrar tekrar gerceklesir..
en sonunda bizim eşek dayanamaz ve o da su ister hostesten.. su gelir ve eşek vazgectim diye suyu geri gonderir..
artik daral gelen hostes durumu kaptana aciklayinca, kaptan ikisinin de ucaktan atilmasini soyler.. kartal ve esegi ucaktan atarlar.. havadayken kartal eşege sorar :
- niye yaptin boyle ?
- ib**lik olsun diye
kartal sakince cevap verir :
- madem ucmayi bilmiyordun niye ibnelik yaparsin
fıkranın devamı

Adamın biri papagan almış ama papagan bir türlü doğru durmuyormuş. ne zaman serbest kalsa kümesteki tavukları beceriyormuş.Adamın kafası bozulmuş ve ceza olsun diye papaganın kafasındaki tüylerin hepsini yolmuş.Günün birinde papaganın sahibi evde davet vermiş.Papaganı da kapıya dikmiş.Papaganın görevi davetlileri erkek ve bayan olarak ayırıp yerlerine göndermekmiş.
-erkekler buraya bayanlar oraya...
papagan bu şekilde davetlileri ayırıyormuş.Derken kel kafalı bir adam davete gelmiş.Papagan adamı görünce
-'Tavuk becerenler yanıma'demiş.
fıkranın devamı

Bir gün bir kör köpeğiyle birlikte sokakta dolaşıyormuş,köpek çişinin geldiğini anlayınca sahibi olan körün paçasına işeyivermiş,bu arada bu olup bitenleri sokağın karşı tarafındaki bir adamda seyrediyormuş,kör paçasındaki ıslaklığı hisstemiş ve bunun üzerine paçasını bir kaç kere sallamış.Daha sonra cebinden bir köpek bisküvisi alıp köpeğe vermek üzereymişki sokağın karşısındaki adam gelip;
-"Ya kardeşim tamam en iyi dostun köpek olabilir ama yeri geldiğinde cezalandırmayı bileceksin,oysa sen köpeği bisküvi vererek ödüllendiriyosun,daha böyle davranmaya devam edersen bu köpek daha çoook paçana işer"demiş

Kör adam gülümseyerek;
"yaw kardeşim ödüllendirdiğimi nereden çıkardın?"demiş
Adam-"Ama bisküvi verdin!"diye yanıtlamış.
Bunun üzerine kör adam "ben bisküviyi köpeğin ağzını bulmak için veriyorum,yoksa kıçını nasıl bulup tekme atarım?"demiş...
fıkranın devamı

Köyün birinde bir aslan varmış bu acıktığın da köye iner insanları yermis. Köy muhtarı bu ise çare olarak üç gözüpek delikanlıyı öldürmeleri için aslanın magarasina göndermis. Bunlar pusuya yatmis aslan`i bekliyorlar. Aslanda içerde bunlari izliyor birinci delikanlı demis eğer ben aslanı yakalarsam ona bir yumruk sallarim dünyaya geldigine pişman olur. İkincisi gülerek hadi ordan demis ben ona bir bıçak sallarim agzini acamaz. Ücüncüsü hadi ordan deyip ben ona bir yar*ak sallarim actigim yara ömür boyu kapanmaz demiş. Aslan bu ya*rak sallamayi anlamamis korkuyla gece köye inip bir yaşlı kadini tutmus ve kadina demis bana yarrak sallamanin anlamini söyle yoksa seni yerim. Kadin da can havliyle tamam demis hemen dönmüs etegini indirmis ve demiski aha görüyonmu onu kocam 70 yil önce salladi hala kapanmadi.Aslanda o köye bi daha ugramamis...
fıkranın devamı

Aslanı ağacın dibinde uyurken gören maymun "Hayatımda hiç aslan becermedim, acaba nasıl olur ki" diye içinden geçirmişti bunları düşünürken eline geçirdiği bir hindistancevizini aslanın kafasına fırlatmış, aslanın bayıldığından iyice emin olduktan sonra ha babam de babam işe koyulmuştu fakat tam iş bitmek üzereyken aslan uyanmış ve maymunu kovalamaya başlamıştı. Aslanın önünden can havliyle kaçan maymun kendini yol üstündeki bir bara zor atmıştı. Hemen bir tabureye oturup eline bir gazete alıp okuyormuş numarasıyla kendisini sakladı. Maymunun arkasından nefes nefese bara giren aslan,
- Buralarda bir maymun gördünüz mü ? diye bağırdı. Kafasını gazeteden kaldırmayan maymun,
- Aslanı beceren maymunu mu arıyorsun ? diye sorunca aslan :
- Vay be, şu medyaya bak ne kadarda çabuk duyulmuş.
fıkranın devamı

Bir şirketin kapısında bir ilan aşılmış, şöyle yazıyor:
"Dakikada 70 kelime yazabilen Bilgisayar bilen Yabancı dili olan eleman aranıyor"
Bir köpek oradan geçerken bu ilanı görüyor..bi süre bakıyor bakıyor,derken ağzıyla kağıdı yerinden söküp ofise giriyor, doğru müdürün odasına...ve müdürün karşısına geçip ağzında kağıtla ona öylece bakıyor... Adam bunu görünce kahkahayı basıyor....
"Hahahahahahaaa ama ben bir köpeği ise alamam ki??"
Ama köpek ısrarla kağıdı adama uzatıyor...ve müdür sonunda diyor ki
"peki o zaman sana bi mektup vericem bunu yaz bakalım"
Köpek kağıdı alıyor, bilgisayarın başına geçiyor, gayet güzel tıkır tıkır mektubu yazıp bitiriyor...
Müdür şok oluyor,ama bozuntuya vermeden bu sefer diyor ki:
"Bak şöyle şöyle bir uygulamaya ihtiyacımız var, buna bir program yaz çalıştır bakalım.."
15 dakika sonra köpek bilgisayarda o problemi çözecek süper hızlı bir uygulama yazıyor, adam inceliyor ve dumur oluyor....artık söyleyeceği tek şey kalıyor:
"Sen inanılmaz bir şeysin!!! Ama yine de seni işe alamam...ne yazık ki senin her şeyin mükemmel ama yabancı dilin yok"
Ve köpek cevabı yapıştırıyor:
"Miaaooooowwwwww"
fıkranın devamı

İyi bir organizasyon, maymun dolu bir ağaca benzer, farklı düzeylerdeki kolları ile. Kimi maymunlar yukarı tırmanırlar, kimi aşağı. En tepedeki maymunlar aşağı bakar ve gülümseyen yüzlerle dolu
bir ağaç görürler. Aşağıdaki maymunlar yukarı bakar ve bir sürü g*tten başka birşey görmezler....

fıkranın devamı

Nuh'un gemisine bütün hayvanlardan bir erkek, bir dişi alınmış. Gemide bu hayvanların ürememesi içinde, erkek olanların cinsel organları alınıp karada geri almaları üzere ellerine birer fiş verilmişti.
Herşey yolunda gidiyordu. Fakat erkek maymunun keyfi hiç yoktu. Çünkü dişi maymun;
- Sen ne biçim erkeksin hadi gelsenei bana birşey yapamazsın ki, ohhh ohhh vs., gibi laflarla erkek maymunla sürekli dalga geçiyormuş.
Birgün erkek maymun sevinç içersinde, taklalar sevinç çığlıkları atarak ortalıkta dolaşırken, dişi maymun merakla sormuş;
- Bu sevinç niye erkek bozuntusu ?
Erkek maymun kahkahalar atarak :
- Sana karaya çıkınca göstereceğim, çünkü eşeğin fişini çaldım.

fıkranın devamı

Tavşan bir gün bir eczaneye girer.
Karşısında duran eczacıya sorar :
-Havuç var mı havuç havuç?
Bunun üzerine eczacı;
-Malesef biz sadece ilaç satıyoruz, der.
Bunun üzerine tavşan dışarı çıkar.On dakika sonra tekrar gelir ;
-Havuç var mı havuç havuç? der.Eczacı ;
-Az öncede söylediğim gibi biz sadece ilaç satıyoruz ama manav iki sokak arkada, der.
Tavşan yine dışarı çıkar ama tekrar tekrar girip çıkmaya devam eder.Ancak duruma daha fazla katlanamayan eczacı tavşana tekrar gelip havuç isterse allah yarattı demeyip agzını burnunu kıracagını , bütün dişlerini dökeceğini söyler. Aradan 10-15 dakika gecmeden tavşan yeniden damlar. Fakat eczacıda artık dayanma gücü kalmamıştır ve tavşanın bütün dişlerini döküp eline verir , arkasından da bir tekme kapı dışarı atar. Eczacı kurtuldugundan emindir. Tam arkasına yaslanıp derin bir nefes alacakken bir sesle irkilir ,

- Havuj juyu vay mı havuj juyu havuj juyu ?
fıkranın devamı

Bir gun tavsanin biri tatliciya girmis ve
- Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Tatlici " yok " demis
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
-Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Tatlici " yok " demis
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
Havuc tatlisi varmi havuc tatlisi, demis
Ertesi gun tavsanin tekrar gelecegini dusunen tatlici havuc tatlisi yapmis ve hazirlamis.
Ertesi gun tavsan tekrar gelmis ve
Tatlici " var " demis
Tavsan " PIS " he demis
fıkranın devamı

Bir çiftlikte bizim horoz Co ve tavukları mutlu bir şekilde yaşarlarmış.Gelgit zaman Co yaşlanmış, tavuklara karşı görevini aksatmaya başlatmış. Çiftlik sahibi bakmış verim düşüyor pazardan genç ve kuvvetli yeni bir horoz almış.
Bir kümeste iki horoz olmaz. Birinin gitmesi lazım.Gelen yakışıklı, kuvvetli ama Co'nun da eski olması var.Bu işi kalp kırmadan bir yarışmayla halletmeye karar vermişler.
Tavukları tek sıra dizmişler, ilk olarak sıranın sonuna kim ulaşırsa o kalacak diğeri gidecek. Orada da adet tavukla iş bittikten sonra teşekkür edilirmiş.
Bizim Co başlamış bu taraftan,İki dakika sonra:
-Thanks baby..Üç dakika sonra:
-Thanks baby..Dört dakika sonra
-Thanks baby..
Diğer taraftan da yakışıklı ve güçlü horoz geliyormuş:
-Thanks baby.Thanks baby.Thanks baby.PARDON CO.Thanks baby...
fıkranın devamı

Bir hanım TV programcısı deli dana hastalığı hakkında program
yapmaktadır.
Bir çiftçiye sorar:
-İyi günler, deli dana hastalığının sebebini araştırmak için buradayız.Bu hastalığın sebebi sizce ne olabilir?
Çiftçi cevap verir:
-Biliyorsunuz hanımefendi, boğalar danaları senede bir defa becerirler.
Programcı kadın biraz şaşırır ve:
-Evet beyefendi bunu bilmiyorduk, ancak bu durumla deli dana hastalığı arasında nasıl bir bağ olabilir?
Çiftçi kadına bakar ve:
-Biliyorsunuz , bir de biz danaları günde 4 defa sağarız.
Programcı kadın biraz kızar ve:
-Evet, ama bütün bunların konumuzla ne ilgisi var?
Çiftçi:
-Konuya geliyorum efendim, der ve "Biri sizin de göğuslerinizle günde 4 defa oynasa ve senede bir defa birlikte olsa, siz ne olurdunuz?"

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama