Hayvan Fıkraları

loading...

Doktorun telefonu gece yarısı deli gibi çalıyor.. doktor gidip açıyor,karşısında telaş içinde bir adam:
- DOKTOR!! Hemen gelmelisiniz!!! Esim duştan çıktı, havlusunu yere düşürünce almak için eğildi, tam o anda poposundan içeri bir fare girdi..!!!
Doktor:
- Tamam sakin olun.. poposuna doğru bir parça peynir tutun bekleyin ben geliyorum" ve doktor arabasına atladığı gibi adamın evine gider. İçeri girince ne görsün, adam kadının arkasına eğilmiş, elinde peynir yerine bir balık!!..
- Ben size ne dedim?. Peynir dedim ama bu balık da nerden çıkıyor?
Adam kan ter içinde:
- Dediğinizi yaptım doktor. Ama fare tam kafasını uzatmıştı ki kedi onu avlamak için atıldı ...
fıkranın devamı

O gün aslanın doğum günüymüş ve bir parti vermiş. Bütün hayvanlar partiye davetliymiş. Çılgınca eğlenmişler ve akşam olmuş. Aslan ortaya çıkmış ve demişki:
-Arkadaşlar şimdi gecenin sürprizi şişe çevirme oyunu başlıyor. Kim kime düşerse birlikte güzel bir gece geçirsin.
Ve şişe çevrilmeye başlamış. Çiftler sırayla ormanın kuytularına çekilmişler. Derken sabah olmuş. Herkes yavaş yavaş toplanıp gecenin ne kadar güzel geçtiğinden bahsediyor. Farketmişlerki maymun ortalarda yok. Bir süre beklemişler ve artık öğle vakti gelmiş ama maymun hala yok.
Hep birlikte aramaya karar vermişler ve bir süre sonra maymunu bir ağacın gölgesinde bitkin ve perişan bir durumda bulmuşlar.
Aslan sormuş:
-Maymun kardeş ne bu halin, ne oldu sana?
Maymun cevap vermiş:
-Sormayın arkadaşlar. Bana zürafa çıkmıştı. Bütün gece anamı ağlattı.
Çık yukarı öp beni
İn aşağı dik beni
Çık yukarı öp beni
İn aşağı dik beni
fıkranın devamı

Soguk bir kutup gecesi..
Yavru kutup ayısı annesine yaklaşır :
- anneeeee, ben kutup ayısı mıyım ?
- evet oglum.
- eee peki anneee sen de kutup ayısı mısın ?
- evet oglum ?!
- ee peki anne babam da kutup ayısı mı ?
- tabii ki oglum ?!
- ee peki anne dedem, dedemin dedeleri falan hepsi kutup ayısı mıydı ?
- evet oglum hepsi kutup ayısıydı ?!
- eee peki anne yani sülalemizde bi karisiklik falan yok di mi anne ?
- yok tabi oglum hepimiz kutup ayısıydık, niye soruyorsun ?
- üşüyom agzina tükürdügüm yaa!!!

fıkranın devamı

Kasabanin birinde bir papaz ve onun iki tane papagani varmis. Papaganlar da papaz gibi oldukca inancli ve dindarlarmis. Sabah aksam kafeslerinde oturup incil okuyup dua ederlermis.
Papazin cemaatinden bir kadinin da 2 tane disi papagani varmis. Papazin erkek papaganlari ne kadar ahlakliysa, kadinin disi papaganlari da o kadar ahlaksizmis. Eve gelen misafirlerin onunde 'erkek istiyozzz!' diye bagirirlarmis. Kadin sonunda dayanamamis ve papaza akil danismaya gitmis. Papaz da:
-Sen getir onlari bana benim papaganlarin kafesine koyalim da ahlak ogrensinler biraz, demis.
Kadin da almis papaganlari getirmis papazin evine. Daha kafese girer girmez disi papaganlaradan birisi:
-Hey yakisikli, iki tane ucuz *ahişe ister misiniz kafesinizde, diye sormus.
Erkek papaganlardan biri otekine donup soyle demis:
-Oğlum bütün dualarimiz kabul oldu lan sonunda...

fıkranın devamı

Ormanın birinde dişi bir aslan yavruları ile yaşarmnış.Her sabah gider yavrularına yemek ararmış.Bir gün yine yavrularına yemek aramak üzere yuvasından ayrılmış,yavru aslanlarda orada oynuyorlarmış.Oynayan yavruların yanına bir tavşan yanaşmış ve;"Sizin şu ananız varya ananız, işte onu *ikecem"demiş.Yavru aslanlar "Hastir lan"diyip tavşanı kovalamışlar ama bu olayı annelerinin canı sıkılmasın diye ona söylememişler.İkinci gün yine anne aslan avlanmaya gitmiş,tavşan yine gelmiş.Yavru aslanlara "şu sizin ananız varya ananız işte onu *ikecem"demiş.Yavru aslanlar tavşanı yine kovalamışlar ama bu sefer bu tavşanı annelerine söylemeye karar vermişler.Akşam olmuş anne aslan eve dönmüş olayı annelerine anlatmışlar.Anneleri"yarın ben yine avlanmaya gider gibi yaparım ve saklanır tavşanı beklerim bir de yüzüme söylesinde görelim" demiş.Ertesi gün anne aslan gider gibi yapıp çalıların arkasına gizlenmiş.Tavşan çok gecikmeden görünmüş gelmiş yavru aslanların yanına "sizin şu ananız varya ananız"demiş,arkadan anne aslan"eeeee..."demiş.Anne aslanın sesini duyan tavşan başlamış kaçmaya arkasındanda anne aslan kovalamaya...Tavşan atlamış hoplamış kaçarken bir ağaç kovuğunun içinden geçmiş anne aslanda peşinden gelirken kovuktan geçememiş ve sıkışmış kalmış.Aslanın sıkıştığını gören tavşan gelmiş ve"*ikmeyecektim ama yavrularına söz verdim *ikmessem şimdi ayıp olur"demiş.
fıkranın devamı

Sihirli bir kurbaga ormanda yalniz yasiyomus. bi gun etrafi gezmeye cikmis ve onune ilk cikan bir ayi ve tavsana kiyak yapmak istemis.

"3 sey dileyin benden ne dilerseniz" demis.

ayi

- bu ormandaki tum ayilar disi olsun ve hepsi bana
hasta olsun demis. kurbaga hemen yerine getirmis istegi
tavsan

- bana bi kask ver demis o da hemen olmus ama ayi
icinden "manyak mi bu tavsan cuvalla para istesin istedigi
kadar kask alsin. deli bu yaaa" demis.

ikinci istek olarak ayi yine

-yan ormandaki tum ayilar disi olsun ve hepsi beni arzulasin demis. trilink!!!! o da tamam tavsan

- bana bi motosiklet verin

demis ve yerine gelmis ama ayi iyicene sasirmis. bu tavsan deli olmali diye dusunmus.

sira gelmis son isteklere ayi

-bu gezgendeki tum ayilar disi olsun ve hepsi benim yanimda olsun demis. kurbaga bu istegi de hemen yerine getirmis.

tavsan once kaski takmis, motora binmis. marsi calistirmis. ve istegini son istegini soyleyip gaza basmis:

- bu ayi ibne olsun!
fıkranın devamı

Aslan, maymun hariç ormandaki tüm hayvanları yer ve artık sohbet edecek vakit geçirecek hiç arkadaşı kalmaz.Birgün artık dayanamaz maymunun yanına gider,maymun ağaçta tabii,aslan;
- "Ya maymun kardeş gelde iki muhabbet edelim hiç arkadaşım yok canım sıkılıyo valla"
maymun:
- "Yapma ya geliyim de beni de ye dimi beni kandırıyosun"
aslan:
- "Olur mu maymun kardeş senide yersem ormanda kimle muhabbet edecem seni yer miyim, gel bir iki laf edelim"
falan maymunu kandıramaz artık. Aslan:
- "Gerçekten sana bişey yapmıcam gel bak ne istersen yapayım"
maymun:
- "Tamam o zaman ayaklarını kuyruğunu ağaca bağla öyle geliyim,sana güvenmiyorum"
der.Aslanda kendini bi güzel ağaca bağladıktan sonra maymun yanına gider ama tirtir titrer,aslan:
- "Bak kendimi ağaca bağladım hala korkudan titriyosun korkma niye korkuyosun ki"
maymun:
- "Hayır titremem korkudan değil heyecandan"
der.
- "Haytımda ilk kez bi aslan s*kecem de...."
fıkranın devamı

İşlediği bir suçtan dolayı onbeş sene hapis cezası yiyen adam, cezaevine girdiği gün yatağının kenarında bulduğu bir karınca ile çok iyi bir arkadaşlık başlatmıştı. Adam, onbeş sene boyunca karıncayı eğitmiş, onunla yoldaş, candaş, arkadaş olmuştu. Artık karınca öyle bir hale gelmişti ki, adam "dur" deyince duruyor, "yürü" deyince yürüyor, "takla at" deyince takla atıyordu. Yani konuşmak dışında adam ne derse onu yapıyordu.
Cezaevinden çıkarken karıncayı boş bir kibrit kutusuna koydu. Çıkar çıkmaz güzel bir lokantaya gitti, siparişlerini verdi. Yemeğini beklerken "Şu garsona karıncamın özelliklerini göstereyimde bir şaşırtayım" diye düşünmüş ve karıncayı çıkarıp masanın üzerine koymuştu.
Garsonu çağırdı :
- Bakar mısınız ?
- Buyrun beyefendi, diye adamın yanına gelince, adam parmağı ile karıncayı işaret ederek,
- Şu karıncayı görüyor musun ? diyerek başladığı sözünün sonunu getirmeden, garson telaşla :
- Özür dilerim beyfendi görmemiştim, diyerek başparmağı ile karıncayı ezip, masayı siler.
fıkranın devamı

Bir gün ormana bir genelev açılır. Ordan geçen bir tavşan hoşuna gider ve içeri girer. Ancak cebindeki para ile ancak bir yılan ile birlikte olabilir. Niyet etti bi kere razı olur ve yılanla bir odaya geçerler,sevişmeye başlarlar. Biraz zaman geçince yılan tavşanı yemeyi planlar. Yesem mi yemesem mi derken dayanamaz ve tavşanı bir anda yutar. Sonra düşünür taşınır ve işinden olacağını anlayınca tavşanı tekrar çıkarır ağzından. Tavşanın nefesi kesilmiştir ve mosmor olmuş. Nefes nefese kalmış ve biraz kendine gelince yılan döner ve:
*MINA KODUĞUM NE BİÇİM AĞZINA ALIYORSUN ÖYLE.
fıkranın devamı

Ördek bara girer ve barmen'e:
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok dedik ya
- ekmek var mi
- eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim
- civi var mi
- yok
- ekmek var mi
fıkranın devamı

Kralın bir kızı vardır ve daha önce hiç cinsel deneyimi olmamıştır. Bir gün kral kızıyla cinsel ilşkiye girmeden evlenme şartını koşarak evlenmek isteyenlerini kabul eder ve aralarından Nam-ı Kemal'i damat adayı olarak seçer.
N.Kemal bir değil, iki değil, üç değil fıstık gibi kız yanında ama ona dokunamıyor sonunda dayanamayarak penisini çıkartır. İlk defa penis gören kız bu ne diye sorar? Nam-ı Kemal'de zurna,zurna der bunun üzerine kız zurnayı çalmak ister artık kız alışmıştır ve N.Kemalde sonunda sıkılır. Bir gün kız zurnayı istediğinde onu bahçede kaybettiğini söyler. Kızda babasına N.Kemal'in zurnasının bulunmasını istediğini söyler bunun üzerine bütün saray bahçede Nam-ı Kemal'in zurnasını aramaya başlar. Kız etrafa bakarken bir anda elbisesinin altından sarkan babasının penisini görür ve babasına:
-Baba,baba işte zurna burda der ve çekiştirmeye başlar.
Telaşlanan Kral
-Kızım bırak o ananın zurnası der.
fıkranın devamı

İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış.
Avcılardan biri :
- Benim köpeğim çok akıllı, geçenlerde ava çıkmıştım, birde ne göreyim? Kurşunları evde unutmuşum, hemen benim köpeği çağırdım, av tüfeğimi koklattıktan sonra eve yolladım. Yarım saat sonra akıllı köpeğim kurşunları alıp getirdi.
Deyince 2. avcı atılmış; "Benim köpeğim daha akıllı" demiş ve anlatmaya başlamış;
- Geçenlerde karımla sahile gitmiştik karım soyundu fakat mayosunun altını evde unutmuş, hemen benim köpeği çağırdım karımın cinsel organını kokladı ve eve gitti. 20 Dakika sonra ağzında neyle geldi biliyormuşsun? Benim komşunun penisiyle...
fıkranın devamı

Bir AVCI diğerine sordu:
Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?
- Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.
- Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?
Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi.
fıkranın devamı

Çiftçi tavuklari için hic yorulmayan bir horoz almaya pazara gider. Pazarci ,"Istediginiz herseyi bu horoz yapar" diye azgin mi azgin bir horoz satar.
fıkranın devamı

Adamın birisi Afrika'da safariye çıkarken yanına minik köpeğini de almış.
Minik köpek bir gün ormanda dolaşıp, kelebekleri kovalar,çiçekleri koklarken kaybolduğunu fark etmiş.
Ne yapacağını düşünürken bir de bakmış ki karşıdan bir leopar geliyor ve belli ki günlük yiyeceğini arıyor.

"Şimdi başım dertte" diye düşünmüş minik köpek.
Etrafına bakmış yerde kemik parçalarını görmüş. Hemen arkasını leoparın geldiği yere dönerek kemikleri
kemirmeye başlamış, bu arada da arkadaki hareketi kestirmeye çalışıyormuş.Leopar tam saldıracakken minik köpek  kendi kendine konuşmuş;"Ne kadar lezzetli bir leoparmış. Acaba etrafta bundan bir tane daha var mı?"

fıkranın devamı

ABD'li otomotiv üreticileri Dünya üzerindeki otomobil fabrikalarını dolaşıp yeni teknolojiler ve uygulama durumunu inceliyorlarmış. Japonya'da Mazda fabrikasının girişinde bir çok kafes ve içinde kedi olduğunu görüp ilgili mühendise sormuşlar. Japon mühendis şüöyle açıklamış:
- Biz ürettiğimiz otomobillerdeki yalıtımı kontrol etmek için her 1000 otomobilden bir tanesinin içine bir kedi koyup kapılarını ve camlarını kapatıp akşam eve gideriz. Sabah geldiğimizde kedi havasızlıktan öldüyse yalıtımba bir problem yoktur, ama eğer kedi yaşıyorsa üretimde bir sorun olduğunu anlayıp tüm üretim kademelerini gözden geçiririz.
fıkranın devamı

Baba kutup ayısı ile oğlu dolaşıyorlarmış. Yavru ayı:
-Baba, benim dedem kutup ayısı mıydı? Diye sormuş.
Babası da:
-Tabii ki oğlum diye cevaplamış. Biraz daha yürüdükten sonra
Yavru ayı:
-Peki, dedemin babası kutup ayısı mıydı? Baba biraz meraklanarak:
-Tabii ki yavrum, dedenin babası da kutup ayısıydı, niye merak ettin ki?
Yavru ayı:
-Hiiç... Diye cevap vermiş. Biraz daha yürüdükten sonra
Yavru ayı yine:
fıkranın devamı

Bir gün ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış.
Karşılarına bir cin çıkmış.Ayı ile tavşan korktukları için kaçmaya başlamışlar.
Cin
"Durun kaçmayın"demiş."Sizin üç dileğinizi yerine getireceğim".
Önce ayıya birinci dileğini sormuş. Ayı da "Bu ormandaki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum"demiş.

fıkranın devamı

Köyün birinde korkak diye alay edilen bir genç o köye kan kusturan bir ayıyı vurarak nam yapmayı planlar ve bir sabah erkenden ayının mağarasının kapısında pusu kurar.Bir süre sonra ayının mağaradan çıktığını görür ve silahına sarılır.Bakarki ayı yokolmuş.Tam ayıyı arayacakken bakarki ayı arkasına geçmiş.Hiç sesini çıkaramaz ve ayı avcıyı siker.Bunu içine sindiremeyen genç avcı ertesi sabah yine erkenden pusu kurar fakat ilk günkü akibete uğrar.Bu böyle sürer..Genç 7.gidişinde de ayıyı arkasında görür.Fakat ayı bu sefer avcının elinden tüfeğini alır,yere vurup kırar ve avcıya;

-"Siktir git lan avcımısın ibnemisin"
fıkranın devamı

Bir gün bir eve kız istemeye gelmişler.KIz kahveleri yapmış,misafirlerde içmişler.Kızla evlenecek olan çocuğun öyle bir gazı gelmiş ki salıvermiş.baaaaart!ev sahibi baba köpeğine doğru dönmüş ve "ASTOOOR" diye bağırmış.
Bunun üzerine oğlan bir ooh çekmiş ve içinden"köpek yaptı zannetti"demiş.Biraz sonra oğlanın yine gazı gelmiş ve yine salmış.Bu sefer baba köpeğe daha yüksek sesle "ASTOOOOOOOOR" diye bağırmış.Oğlan yine ohh yırrttık demiş.Az sonra oğlanın bir gazı daha gelmiş ve BAAAARRRT diye salmış ve babada şöyle demiş:

-"ASTOR kalk ordan adam üzerine sıçacak."
fıkranın devamı

Turkun bir tanesi uzak doguya tatile gitmis ve donuste cocuklarina bir hediye almak istemis.
Bir de bakmis bir kosede sincap satiliyor. Hosuna gitmis ve almis.Hava alanina gelmis, kontrol esnasinda gorevliler sincapi bulmuslar ve gecis icin asi ve izin gibi belgeler olmadigi icin ucaga alamaycaklarini soylemisler
Bizim Turk dusunmeye baslamis. Tam havalimaninda gezinirken bi bakmis salvarli bir adam.Anlamis turk oldugunu ve
-"Hemserim, senden bir ricada bulunabilirmiyim.Bir sincabim var ve evde
cocuklarima hediye gonderecem fakat ucaga alamiyorum. Senin salvarin icine atsak..."
Adam olur demis.Neyse ucaga binmisler,Derken adami bir ter basmis, yerinde duramiyor.
Bir ara salvarin bagini cozmus, kıt diye hayvanim boynunu kirmis.Sincabin sahibi hiddetlenmis:
-"Be adam sen naptin, hayvani oldurdun!!."
Adam:

-"Tasaklarimi findik zannetti kirmaya calisti bisi demedim,Arkami yuva zannetti girmeye calisti bisi demedim ama findiklari yuvaya tasimaya calismadimi dayanamadim!..."
fıkranın devamı

Bir gün ayı ile tavşan ormanda geziyorlarmış.Karşılarına bir cin çıkmış.Ayı ile tavşan korktukları için kaçmaya başlamışlar.Cin
"Durun kaçmayın"demiş."Sizin üç dileğinizi yerine getireceğim".
Önce ayıya birinci dileğini sormuş. Ayı da "Bu ormandaki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum"demiş.
Cin daha sonra tavşanın ilk dileğini sormuş.
Tavşan da"Motorbisiklet istiyorum"demiş.Ayı tavşana"Sen salak mısın?Daha güzel birşey isteyebilirsin"demiş.
Cin ayıya ikinci dileğini sormuş. Ayı:
"Bu ülkedeki bütün ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum"demiş.
Sonra tavşan"Ben kask istiyorum"demiş. Ayı "Daha güzel birşeyler istesene"demiş ve son dileğini dilemiş.
"Bütün dünyadaki ayıların dişi olmalarını ve bana aşık olmalarını istiyorum"demiş.
Tavşan motoruna binmiş,kaskını takmış ve son dileği şu olmuş;
"Ben bu ayının ibne olmasını istiyorum"
fıkranın devamı

Adamın birinin yolda otomobili bozulmuş, dağ başında ortada kalmış.Açmış motor kapağını, arızanın nerede olduğunu anlamaya çalışıyor, birden arkadan bir ses gelmiş.
-"Platine bak meme yapmış!"
Dönmüş, bakmış, bir eşek! Başka bir şey yok, afallamış.Şaşkın şaşkın bakarken eşek tekrarlamış:
-"Aptal aptal suratıma bakacağına, platine bak diyorum sana,meme yapmış...".Adam bir eşeğin konuşacağına akıl erdiremediğinden dehşete
düşmüş ve kaçmaya başlamış.Deliler gibi koşarkenköylünün biri yolunu kesmiş:
-"Hayrola hemşerim, peşine ayı mı düştü?-Ne ayısı yahu, arabam bozuldu"
-"Eeeeeeeee"
-"Bir eşek gelip konuştu-Ne dedi?-"Platin meme yapmış" dedi.

-"Dinleme sen onun lafını, o otomobil motorundan değil,traktör motorundan anlar! Ukalalık yapmış!"
fıkranın devamı

Ormanlar krali aslan ormandaki tüm hayvanlari toplayarak tatile gidecegini söylemis."
-"Ben gelene kadar ormandan tavsan sorumludur ve bana gösterdiginiz saygiyi onada göstereceksiniz" demis.
Ertesi gün tavsan kasila kasila gezintiye çikmis, bide ne görsün tilki egilmis ve su içiyor.Arkadan yaklasarak pandik atmis. Tabi sasiran tilki dönüp bakiyor ki tavsan ve bisey diyemiyor.Tavsan kasila kasila yola devam ediyor. Az ileride ayi hacetini yapiyormus.
Tavsan arkadan sokulup bi pandikte ayiya atiyor ve ayi dönüp bir bakiyor ki tavsan.
Tavsani alip sikini sivazliyor, bi güzel sikiyor ve firlatiyor..
Kendini toparliyan tavsan hiddetle ayiya :

-"Amina godugumun ayisi, hiç bi toplantiya katilmaz ki.."
fıkranın devamı

Adamin biri evine gelir ve posta kutusunda telefon faturasini görür.Bir bakar ki 3 milyar küsür lira fatura. Beyninden vurulmusa döner.
Hemen ayrintili fatura ister. Fatura gelir. Aranan bütün numaralar adamin arkadaslarina ve dostlarina aittir.Adam
-"Bu nasil olur? Ödeyecegiz mecburen" der.
O sirada gözü papaganina takilir. Bir an tereddüt eder.
-"Yok canim hayvancagizin günahini aliyorum" der içinden ama süphe de devam etmektedir.
-"Ya yapmissa", "Yok, yok yapmamistir...."
Gece papagani gözlemeye karar verir. Papagan kafesinden çikar ve telefonun basina gidip rehberi açar, adamin arkadaslarini tek tek arayip saatlerce konusmaya baslar.Adam sinirden çildirmis bir sekilde papagani yakalar ve kanatlarindan duvara çiviler. Papagan çarmiha gerilmis bir vaziyette duvarda asili kalmistir. Adam sinirle papagani azarlar;
- "Bir hafta burada asili kal da aklin basina gelsin. Çek bakalim cezani !"
Adam gider. Papagan bir bakar karsi duvarda çarmiha gerilmii Isa durmakta.
Hemen muhabbet koyulur;
- "Birader sen ne kadardir buradasin?"
- "2000 yildir buradayim" der Isa.
Papagan hayretler içinde kalmistir;

- "Ohaaaa!.. Nereyi aradin lan öyle?"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama