Hayvan Fıkraları

loading...


Karı-koca fare, mahzende oturuyorlardı.Birden kulaklarına bir şıpırtı sesi geldi.Erkek gitti baktı; delik fıçılardan birinden şarap damlıyordu.Hemen çağırdı dişisini.Geçtiler damlaların başına bir güzel çektiler kafayı.Alkolün etkisiyle coşan dişi fare, erkeğin yanına yaklaştı.Erkek hiç oralı değildi ve merdivenlere doğru yürüyordu.Dişi fare seslendi :
-Sevgilim, nereye gidiyorsun?Gelsen de tatlı tatlı sevişsek olmaz mı?
-Hadi yahu, dedi erkek.Sana kim bakar! Ben şimdi kedinin hakkından gelmeye gidiyorum!...

fıkranın devamı


adamın biri her gün boş dükkanda duruyormus bunu gören bir adamda merak etmiş sormuş kardeş sen hergün bu boş dükkanda duruyorsun neden diye adam demiş cağlısıyorum adam gene sormus peki ne satıyorsun içerde duran adam demiş eşşek satıyorum bu lafa karsılık gecena dam demiş ki masallah işler iyi gidiyor dukkan sahibi demiş nerden anladın adamda demiş senden başka eşşek kalmamış:))

fıkranın devamı


Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus,
- "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis.
O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun:
- "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....!
Yanindakine sormus
- "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?"
Adam hemen yanitlamis;
- "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. "

fıkranın devamı


Nuhun gemisinde, tufan cok surmus ve gemideki hayvanlarin sayisi artmaya baslamis. Bunun uzerine nuh butun erkeklerin seyini makbuz karsiligi toplamis,daha sonra tekrar verecem demis Daha sonra disi maymun erkek maymunla dalga gecmeye baslamis. Surekli hadi gel seviselim diyormus 1 gun 2 gun surekli boyle, ve buna erkek maymun cok bozuluyormus yine bir gun disi maymun hadi gel seviselim demis Bunun uzerine Erkek Maymun Nuh seylerimizi verince ben sana soracagim demis Disi maymunda niye diye sormus, erkek maymunda cebinden bir makbuz cikarip, "bak demis Esegin Makbuzunu caldim"

fıkranın devamı


Ördek bara girer ve barmen'e:
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok
- ekmek var mi
- yok dedik ya
- ekmek var mi
- eger bir daha sorarsan seni duvara civilerim
- civi var mi
- yok
- ekmek var mi

fıkranın devamı


Çok güçlü, damizlik bir boga köyündeki tüm ineklerle çiftlesmis. Inekler yetmeyince diger hayvanlara ve hatta köyün kadinlarina yan gözle bakmaya baslamis. Bu durumdan rahatsiz olan köy ahalisi ne yapsak diye düsünmeye baslamis. Köy ihtiyarheyeti toplanmis ve ünü tüm ülkeye yayilan bogayi devlet üretme çiftligine satmaya karar vermis. Bakicilari devlet üretme çiftligine satilan bogayi ineklerin arasina salmis, aradan birkaç gün geçmis ancak bogada hiç bir haraket olmamis. Agacin altinda gevis getiren boganin bakicisi yanina gitmis ve :
- Boga kardes, köydeyken seni kimse tutamazdi, ne oldu hastamisin?
diye sormus. Boga, bakicisina yavasça dönerek :
- Eeee ne yapalim? Artik devlet memuru olduk, demis...

fıkranın devamı


Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş. Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne
yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış. Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş. Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye. Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.

fıkranın devamı


Bir gun bir tavsan ormanda neşeyle yuruyormuş. Derken karşisına tanimadigi bir mahlukat cikmis.
- Nesin sen diye sormus
- Ben katirim. Annem essek, babam ise bir attir demis.
Tavsan "hmm... hayli enteresan" diyerek yoluna devam etmis. Derken yine tanimadigi bir hayvana rastlamis.
- Peki sen nesin?
- Ben bir kurt kopegiyim. Annem kopek, babam ise kurttur.
Tavsan yine enteresan diyerek ilerlemis. Ancak bu sefer karsisina ne idugu belirsiz bir hayvan daha cikmis.
- Sen de kimsin?
- Ben bir devekusuyum
- Has.... ordan

fıkranın devamı


Maymun kurmus çilingir sofrasini ormanin orta yerine, kulhanbeyligi yapiyor.

O sirada zurafa ordan geciyormus, sormus:

- "Vay maymun Kardes, nasilsin?"
- "İyiyim be anam, iciyorum iciyorum aslani dovuyorum."

Zürafa tirsmis ve uzaklasmis. Derken Zebra gecmis, o da sormus:

- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gulum hep ayni; iciyorum iciyorum aslani marizliyorum."

Zebra da uzaklasmis ordan. Bu kez kostebek, gecerken sormus:

- "Maymun ya naber?"
- "Iyilik kocum iciyorum iciyorum Allah ne verdiyse girisiyorum aslana!"

Kostebek de sivismis.

Ancak boyle boyle derken, olanlar aslanin kulagina gitmis ve aslan o tarafa dogru yola koyulmus. Cikmis maymunun karsisina:

- "Eee anlat bakalim maymun efendi, ne var ne yok?"

Maymun hemen kendine ceki duzen vererek yanitlamis:

- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konusuyorum."

fıkranın devamı


Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş. Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş.Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış.
Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. İkisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş. Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş, aslan da peşinden gelmiş.
Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş.
Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.

fıkranın devamı


İki tavuk alışveriş merkezinde gezerlerken yumurta reyonuna gelmişler. Birinci tavuk otuzbin liralık yumurtaları göstererek;

- "Bak bunları ben yaptım demiş."
Birkaç reyon sonra kırk bin liralık çok iri olan yumurtaların yanına gelmişler. İkinci tavuk atılmış hemen;
- Bak şekerim bunları da ben yaptım demiş.
Birinci cevap vermiş;

- "Valla bende bu kadar büyük yapardım ama kocam 10 bin lira için dötünü yırtmaya değmez dedi!"

fıkranın devamı


3 YARASA VARMIŞ.AHIRDAKİ İNEĞİN KANINI EMİCEKLERMİŞ.BİRİ GİTMİŞ DİREĞİN ORTASINDAN GEÇMİŞ.AHIRA GİRİP İNEĞİN KANINI EMMİŞ.1.GELMİŞ DİĞER YARASAYA DEMİŞKİ:ŞURADAKİ DİREĞİ GÖRÜYORSUN DİMİ.İŞTE ONUN ORTASINDAN GEÇİP AHIRIN İÇİNE GİR İNEĞİN KANINI EM,DEMİŞ.2.YARASA GİTMİŞ DİREĞİN ORTASINDAN GEÇMİŞ AHIRA GİRİP İNEĞİN KANINI EMMİŞ.GERİ GELİNDE DİĞER YARASAYA DEMİŞKİ:ŞURADAKİ DİREĞİ GÖRÜYORSUN DİMİ.İŞTE ONUN ORTASINDAN GEÇ.AHIRA GİR İNEĞİN KANINI EM,DEMİŞ.3. YARASA GİTMİŞ.GERİ GELDİĞİNDE DİĞER YARASALAR SORMUŞ:NE OLDU NE YAPTIN DEMİŞLER.ODA DEMİŞKİ:BEN DİREĞİ GÖREMEDİM ONA YAPIŞTIM GERİ GELDİM DEMİŞ..(YARASALAR KÖR):)))

fıkranın devamı


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!

fıkranın devamı


Edirne'ye yeni atanan Osmanlı valisi, kesesini doldurmak ister. Bunun için bir kurnazlık düşünür. Kendisini kutlamaya gelen topluluklar temsilcilerini makamında kabul ettikçe, odanın ortasına bağlattığı keçiyi göstererek sorar:
- Bu nedir?
- Keçi, efendimiz.
- Bilemediniz. Beşyüz altın ceza vereceksiniz.
Ermeni topluluğu temsilcileri, Rum topluluğu temsilcileri !!bilemedikleri!! gerekçesiyle beşer yüz altın cezaya çarptırıldıktan sonra Musevi temsilcisi girer.
- Bu nedir haham efendi?
Haham neşeyle gülümseyerek cevap verir:
- Paşa hazretleri, bu ne keçidir, ne tekedir, ne koyundur. Bu, Allah'ın bir belasıdır. Emir buyurun, ne kadar uygun görürseniz verip çıkalım.

fıkranın devamı


Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;

-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"

fıkranın devamı


Dogumevi bekleme salonuna hemsire kosarak girer , ilk sirada oturan adama yaklasarak :
"Sizi tebrik ederim, ikiz cocugunuz oldu" der.
"Ne tesaduf Minnesota Ikizleri - Basketbol Takimindayim"
Bir saat sonra, ayni hemsire yine kosarak gelir,"Mr.Smith" ismini anons eder. Mr.Smith yerinden heyecanla dogrulur,Hemsire ;
" Artik ucuz babasisiniz" der.Mr.Smith sasirir ve " Olacak sey degil, ben de 3M sirketinde calisiyorum" der.Hemsire bir daha gorundugunde ucuncu adama ;
" Esiniz dorduz dogurdu, kutlarim" der.Adam da saskinlikla
" Ben de Dort Mevsim Otelinde calisiyorum" der.
O sirada yaninda oturmakta olan adam hafif bayginlik gecirerek oturdugu yerden asagi dogru kayar, yetisip mudahale eden hemsire sorar;
"Iyimisiniz, ne oldu size?" diye sorar.
Adam kendine gelmege calisarak dogrulur ;

" Temiz havaya ihtiyacim var, 101 Dalmacyalilar magazasinin muduruyum de..."

fıkranın devamı


Maymun kurmus çilingir sofrasini
ormanin ortasina, külhanbeylik yapiyormus. O sirada zürafa ordan geçiyormus, sormus: - "Vay maymun Kardes, nasilsin?" - "Iyiyim be anam, içiyorum içiyorum aslani dövüyorum." Zürafa tirsmis ve uzaklasmis.

Derken Zebra gecmis, o da sormus:
- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gülüm hep ayni; içiyorum içiyorum aslani marizliyorum." Zebra da uzaklasmis ordan.

Bu kez köstebek, geçerken sormus: "Maymun ya naber?" "Iyilik koçum içyorum içyorum Allah ne verdiyse girisiyorum aslana!" Köstebek de sivismis

Ancak böyle böyle derken, olanlar aslanin kulagina gitmis ve aslan o tarafa dogru yola koyulmus.
Çikmis maymunun karsisina:
- "Eee anlat bakalim maymun efendi, ne var ne yok?"
Maymun hemen kendine çeki düzen vererek yanitlamis:
- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konusuyorum."

fıkranın devamı


Büyükçe bir köpek ağzında bir torbayla
kasap dükkanına girer. Ağzındaki torbayı
yere bırakır, kasabın karşısına oturup
bekler.

-"Bu da nesi" der kasap diğer müşterilerine
bakarak.

-"Herhalde et alacak" der birisi.
Köpek de tasdik eder :

-"Hav"
-"Nasıl et istiyorsun bakalım, kıyma, kuşbaşı,
biftek?"

-"Hav" diye keser köpek kasabın sözünü.
-"Peki ne
kadar?,
bir kilo, iki kilo?"
Tekrar
-"Hav" sesi
duyulur.
Şaşıran kasap
siparişi sarar ve torbaya
yerleştirirken, etin parasının da torbada
olduğunu görür. Köpek dükkanı terk ederken kasap meraktan
çatlayacağına
köpeği takibe karar
verir, dükkanı da
yardımcısına emanet eder.Köpek bir kaç
sokak ötede bir apartmana girer, üçüncü kata çıkar ve bir kapının
önünde durarak
pençesiyle kapıya
vurmaya başlar. Kapıyı kızgın bir adam açar ve başlar köpeğe
bağırmaya. İzlemede olan kasap ortaya çıkar ve adama
;

-"Dur bir dakika " der "Ne yapıyorsun? Gördüğüm
en akıllı köpek,
ona niye
bağırıyorsun ?"
Adam ;

-"Akıllı mı ?" der," bu hafta üç oldu, anahtarını yanına almayı
unutuyor."

fıkranın devamı


Balığın biri arkadaşına dert yanar:
- Kardeş benim aşkım sorunlu...
- Niye? diye sorar diğer arkadaşı.
- Çünkü ahtapota aşık oldum.
- Eeee... Nesi var bunun?
- O sarılmak istiyor, ben öpuşmek.

fıkranın devamı



Kasabanin semercisi ölmüs. Kasabaya yeni bir semerci gelmis. Yeni gelen
semerci isin acemisiymis. Yaptigi kötü semerler yüzünden bütün eseklerin sirti
yara olmus. Esekler baslamis semercinin ölmesi için dua etmeye. Sonunda
dualar kabul olmus. Semerci ölmüs. Ne var ki yerine gelen daha da acemiymis.
Esekler gene yara bere içerisinde kalmislar. Esekler yeniden duaya baslarken
biri demis ki :
- Yahu arkadaslar anlasildi ki semercinin iyisi gelmeyecek... Semerci ölsün diye
dua etmenin anlami yok...
- Peki ne yapalim?
- Allah a bizi eseklikten kurtarmasi için dua edelim!..

fıkranın devamı


Kirmizi baslikli kiz ninesine kurabiye götürüyormus. Yolda yürürken bir agacin
arkasindan kurdun burnunu görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni...
Kurt :
- Hey Allahim, demis ve ortaya çikmis.
Kirmizi baslikli kiz yürümeye devam etmis. Az sonra bir çalinin arkasindan kurdun
kulaklarini görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni...
Kurt :
- Hey Allahim, demis ve yine ortaya çikmis.
Kirmizi baslikli kiz yürümeye devam etmis. Biraz sonra bir kütügün arkasindan
kurdun kuyrugunu görmüs :
- Kurt çik ordan gördüm seni...
Kurt sinirlenip bagirmaya baslamis :
- Ulan gördüysen gördün, rahat rahay bi tuvaletimizi de mi yapamiycaz be!..

fıkranın devamı


Kücük istakoz agliyormus. Alabalik sormus :
- Niye agliyorsun küçük istakoz?
- Üüü annem kokteyl e gitti hala dönmedi...

fıkranın devamı


Kadinin biri bir hayvan dükkanina girmis. Papaganlardan birini çok begenmis ve
tezgahtara fiyatini sormus. Tezgahtar :
- 10 milyon ama size o hayvani önermem çünkü bize de genelevden geldi, agzi
çok bozuktur...
Kadin "bosver" deyip papagani satin almis, eve getirmis. Papagan baslamis
konusmaya :
- Oooo... Yeni ev, yeni mama...
Kadin bozuntuya vermemis. Sonra evin kizlari gelmis. Papagan :
- Ooo... Yeni ev, yeni mama, yeni sermaye...
Kadin biraz bozulmus. Sonrakadinin erkek çocuklari gelmis. Papagan :
- Ooo... Yeni ev, yeni mama, yeni sermaye, yeni müsteriler...
Kadin bu sefer bayagi bozulmus. Sonra kadinin kocasi gelmis. Papagan :
- Ooo... Yeni ev, yeni mama, yeni sermaye, yeni müsteriler ve oooMEHMET
ABI HOSGELDIN!..

fıkranın devamı


Kadinin birinin güzel bir kedisi varmis. Kadin ne zaman disari çiksa mahallenin
erkek kedileri, disi kediye tacavüz ediyormus. Disi kedinin sahibi bunun üzerine
bir büyücüye gitmis. Büyücü :
- Erkek kedilerin saldirmamasi için kedinin üzerine benzin dök.
Kadin büyücünün dedigini yapmis ve ise yaramis. Ilk iki gün kediye saldiran
olmamis. Üçüncü gün kedi eve gelmemis. Telaslanan kadin komsususuna
kedisini görüp görmedigini sormus. Komsu :
- Senin kedinin benzinini sanirimrampada bitmis, erkek kediler onu arkadan
sirayla itiyorlardi...

fıkranın devamı


Nuh un gemisine bütün hayvanlardan bir erkek, bir disi alinmisti. Gemide bu
hayvanlarin ürememesi için erkek olanlarin cinsel organlari fis karsiligi toplandi.
Hersey yolunda gidiyordu. Fakat erkek maymunun keyfi hiç yoktu. Çünkü disi
maymun :
- Sen ne biçim erkeksin hadi gelsene, bana birsey yapamazsin ki, ohhh ohhh,
gibi laflarla erkek maymunla sürekli dalga geçmekteydi.
Birgün erkek maymun sevinç içersinde, taklalar sevinç çigliklari atarak ortalikta
dolasirken, disimaymun merakla sordu :
- Bu sevinç niye erkek bozuntusu ?
Erkek maymun kahkahalar atarak :
- Sana karaya çikinca gösterecegim, çünkü esegin fisini çaldim.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...14 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama