Hayvan Fıkraları

loading...

Iki Fare birgün kafalari cekiyormus. Farenein biri içkinin dozajını biraz fazla kaçırmış. Tüm gün kedi peşinde koştuğu içinde biraz sinirliymiş. Neyse diğer arkadaşı
- "Çok fazla içiyorsun"
demiş. O da
- "Yok bana bişey olmaz"
demis.
İkinci şişeden sonra , kafayı tam bulan fare:
- Bana kediyi getirinnnn....
fıkranın devamı

Adam karısının kedisinden o kadar nefret ediyormuş ki, ne yapıp yapıp ondan kurtulmanın yollarını düşünüyormuş.. Sonunda bir sabah kediyi arabaya attığı gibi evlerinin 20 blok ötesinde bir sokağa götürmüş, onu orda bırakıp doğru işe gitmiş... Aynı akşam işten eve gelmiş bir bakmış kedi evin bahçesinde karısıyla oynuyor, kadın neşe içinde:
-"Ayy bütün gün onu aradım" demiş.. "Ama akşam üstü bir baktım gelivermiş, evin yolunu nasıl da bulurmuş benim akıllı kedim".
Adam tabi çok bozulmuş ama belli etmemiş.. Ertesi sabah yine kediyi arabasına atmış, bu sefer evin 40 blok ötesinde bir sokağa götürüp bırakmış yine işe gitmiş, akşam işten eve gelmiş bir de ne görsün kedi salonda yine karısıyla yerlerde yuvarlanıyor.. Ertesi gün adam kediyi 60 blok öteye bırakmış, akşam gelmiş yine kedi evde.. Sonraki gün 70 blok öteye bırakmış, akşam kedi yine evde.. Adam artık ertesi sabah kediyi arabaya koymuş, 90 blok öteye gitmiş.. Oradan köprü yoluna girmiş, ilk çıkıştan sağa dönmüş, oradan tekrar sağa dönmüş, gitmiş gitmiş, bir 20 blok daha uzağa gitmiş, sola dönmüş, biraz daha gitmiş, ve kediyi orda arabadan atmış..
Saatler sonra evin telefonu çalmış, adam karısını arıyor:
-"Hayatım, kedi orda mı?"
-"Evet.. neden sordun?"
-"Şunu telefona bir çağırsana... kayboldum..!"

fıkranın devamı

Adamın biri bara girmiş , masaya çıkarak bağırmış ; " Ey ahali ben adamın cinsel organını dah deyince kaldırır , duh deyince indiririm ". Herkes gülmüş ama adam iddialı , 18 yaşında bir çocuk bulmuşlar , adam dah demiş çocuğun aleti dimdik , duh demiş hemen inivermiş . Bu gençtir her zaman organı kalkabilir diyerek 80 yaşında bir dedeyi ileri itmişler hadi sıkıyorsa bunu kaldır demişler . Adam dah demiş , dedenin alet dimdik , dede hışımla silahını çekerek bağırmış ; " Duh diyeni yakarııııım laaaaaaaaan

fıkranın devamı

Aslan bir süre için karşıdaki ormana ziyaret yapaacakmış. hayvanlara toplanmalarını yerine vekil seçeceğini duyurmuş, bütün hayvanlar toplanmış, aslan bir kayanın üzerine çıkmış hayvanlara seslenmiş ben bir süre ormandan ayrılacağım, bu süre içinde can dostum tilki size krallık yapacak onun emrinden çıkana gelince hesap sorarım diye kükremiş ve yola koyulmuş.Ertesi gün tilki ormanda gezerken bakmış bir çakal gidiyor,yanaşmış ve ona bir parmak atmış,çakal hışımla dönmüş bakmış kral vekili tilki sesini çıkaramamış. Tilki az ilerdede bir kurt görmüş sessizce yaklaşmış bir parmakta kurda atmış kurt hışımla dönmüş bakmış kral vekili tilki sesini çıkaramamış. Tilki havalı havalı yürümeye devam ederken bakmış bir ayı yine sessizce yaklaşmış bir parmakta ayıya atmış,ayı hırsla geriye dönmüş tilkiyi şöyle bir tutmuş çevirmiş arkasını tilkiyi bir güzel al takke ver külah yaptiktan sonrada fırlatıp atmış tilki canı yanmış şekilde kalkmış ayağa:
-Allahın ayısı bir kez olsun da toplantıya katıl be...
fıkranın devamı

İki fanatik futbolsever konuşmaktadır. Biri:
- Maça gitmiyor musun?
- Ne diye gideyim?.. Oynanan futbol değil ki... Hakemler kötü... Oynanan oyun itiş kakış... Saatlerce gişe önünde, kuyrukta bekle... İçeride kavga gürültü... Çıkışta vasıta bulamıyorsun...
Diğeri :
- Bende tıpkı senin gibi maça gitmiyorum. Beni de tıpkı senin gibi karım bırakmıyor...
fıkranın devamı

Arslan, kurt ve tilki ava çıkarlar. Bir geyik, bir koyun ve bir de horoz avlarlar.Arslan, kurda:
- "Şimdi bunları adaletle paylaştırıp sohbetimize tat ver"
der.Kurt:
- "Ey cihân şahı, avcıların sultanı!.. Bundan kolay ne vardır... Geyik sizin, koyun benim, horoz da şu zavallı tilkinindir".
Arslan, gök gürlemesini andıran bir sesle kükrer. Kurdu, kan revan içinde yere serer. Tilkiye dönüp:
- "Tez sen paylaştır"
der.Tilki:
- "Ey yiğitler ülkesinin tek hükümdarı!.. Koyun sabah kahvaltınız, geyik öğle yemeğiniz, horoz ise sultanıma çerezdir. Arslan:
- "Aferin sana bu adaletli taksimi kimden öğrendin?"
Tilki:
- "Şu yerde yatan kurt kardeşten öğrendim."
fıkranın devamı

Genç deve annesine sormuş:
-Anne niye bizim ayaklarımız bu kadar büyük? Anne cevap vermiş:
-Çölde kuma batmamak için.Genç deve tekrar sormuş:
-Peki kirpiklerimiz niye bu kadar gür.Anne tekrar cevap vermiş:
-Çölde kum fırtınalarında kum kaçmasın diye.Merakı yatışmamış olan genç deve bir soru daha sormuş:
-Bizim niye hörgüçlerimiz var.Anne deve sabırla yanıtlamış:
-Çölde çok uzun süre susuz idare edebilmek için suyu hörgüçlerimizde depolarız.Sonunda dayanamayan genç deve sormuş:
-Peki biz Ankara Devlet Hayvanat Bahçesinde ne halt yiyoruz?
fıkranın devamı

Temelle Dursun afrikanın derewaba parkında dolasırken dursun temele "buranın Hayvanları çok kıymetli kimse parktan dışarıya çıkaramaz" demiş Temelde "ben çıkarırım" derken önlerinde bir sincap fırlamış temel hemen vakit kaybetmeden sincabın peşine düşer ve yakalar apiş arasına saklayıp parktan sessiz sedasız cıkarlar dursun "helal olsun temel abi bravoo" derken temel sincabı çıkarıp öldürmüş !!! dursun "neyaptın abi!" temel"ya ben bunu içeri koyunca içerdeki sapı dal sandı heralde basladı oynamaya neyse bişey demedim sonra kovuğa girip cıkmaya başladı bunada birşey demedim dusun "da peki abi niye öldürdün hayvanı" "yaa bu tasaklarımı ceviz sandı!! basladı oynamaya tamam yine bişey demedim ama cevizleri kovuğa sokmaya uğraşınca öldürdüm" !!!!
fıkranın devamı

Akıl hastanesine yeni atanan müdür hastaneyi dolaşmaya karar vermiş. dolaşırken hastanesinin dışarıya bakan duvarının dibinde bir grup akıl hastasının tek sıra olup duvardaki bir delikten baktıklarını görmüş. merak içinde yanlarına giderek :
-yahu hepiniz toplanmış burada ne yapıyorsunuz.
-hiçbir şey yapmıyoruz sadece bu delikten dışarı bakıyoruz...
Bunun üzerine müdür hastaları kenara iterek :
-durun birde ben bakayım, demiş ve delikten dışarıya doğru bakmış. birde ne görsün delik kapalı ve hiçbir şey görünmüyor. hiddetle akıl hastalarına dönerek :
-yahu, demiş, ben baktım bu delikten dışarı bir şey görünmüyor peki siz ne görüyorsunuz :
-deliler hep bir ağızdan müdür bey, demiş. biz yıllardan beri bakıyoruz bir şey göremedik siz bir bakışta nasıl göreceksiniz ki.
fıkranın devamı

Çiftçi, kümesine genç bir horoz almış. Fakat kümesteki yaşlı horoz
kümesteki tavuklardan Fatma'yı çok sevdiği için genç horozdan Fatma'yı kendisine bırakmasını rica etmiş. Genç horoz da:
"Olmaz kümesteki bütün tavuklar benim" demiş.
Bunun üzerine yaşlı horoz:
"Bak, seninle bir yarış yapacağız, şu karşıdaki ağaca kadar koşacağız, eğer ben kazanırsam Fatma'yı alırım, yok eğer sen kazanırsan Fatma'yla birlikte bütün tavuklar senin olur" demiş.
Genç horoz da bu teklifi kabul etmiş.Tam koşmaya başlayacakları sırada yaşlı horoz durarak:
"Bak, ben çok yaşlıyım bana biraz avans verir misin" demiş.
Genç horoz da kabul edince yaşlı horoz başlamış koşmaya. Yaşlı horoz
biraz uzaklaştıktan sonra genç horoz da peşinden ona yetişmek için hızlı bir şekilde koşmaya başlamış ve birkaç adım attıktan sonra çiftçi genç horozu vurmuş ve söylenmiş:
"Ulan 1 ay içinde aldığım 3.horoz. Bu da TOP çıktı."

fıkranın devamı

iki deve kusu kabilesi buyuk bir meydanda savasacaklarmis,ilk gelen kabile alanda beklerken kabile reisi bir askeri cagirip
-bak bakalim su tepeden dusman kabile geliyor mu?
Asker kosarak tepeye cikmis ve ne gorsun,rakip kabile en az bes misli kalabalik,kosarak reisin yanina gitmis ve:
-reisim reisim geliyorlar ama bizden cok kalabaliklar.
reisi almis bir telas ve panikle haykirmis:
-cabuk saklanin!bunu duyan devekuslari baslarini kuma gommusler.Bir kac dakika sonra rakip kabile gelmis ve reisleri yanindakilere donup:
-ibnelerrrrr ! korkup kacmis.
fıkranın devamı

Kadının biri fikri isminde birinin pet shop una gitmiş ve bir papağan istemiş. Fikri hemen buyurun hanımefendi bu papağan essizdir der ve papağanı kadına satar. Aradan bir hafta geçer ve kadın bir aksam erkek arkadaşıyla eve gelir adam kadının arkadaşıdır. Neyse bunlar salona girerler ve papağan baslar konuşmaya:
- hoş geldin .rospu
- hoş geldin .rospu demeye.
Kadın çok utanır bu durumdan ertesi gün hemen pet shopa gider ve olanları anlatır. Fikri tamam efendim ben bunu adam ederim der ve kadına bir hafta sonra gelmesini söyler.
Fikri papağana sorar:
- kadın eve biriyle geldiğinde ne diyeceksin
papağan:
- hoş geldin .rospu
Fikri tekrar sorar papağan yine aynı cevabı verir, fikri buna kızar ve su ısıtır. Papağanın o lafı her söyleyişinde papağanı daldırır kaynar suyun içine. Papağanı en sonunda hoş geldiniz efendim demesini öğretir.
Aradan 1hafta geçer ve kadın papağanı almaya gelir. Fikri papağanı eğirttiğini söyler. Kadın buna inanmaz fikrininde eve gelmesini ister. Eve giderler kadın papağana sorar:
- ben eve bir erkek arkadaşımla gelsen ne diyeceksin.
Papağan:
- hoş geldiniz efendim.
Kadın tekrar sorar:
- peki iki erkekle gelsen ne diyeceksin
Papağan tekrar:
- hoş geldiniz efendim.
kadın yine sorar:
- peki üç erkekle gelsem
Papağan yine:
- hoş geldiniz efendim.
kadın yine sorar:
- peki dört erkekle gelsem
Papağan bu sefer:
-Fikri suyu ısıt bu karı azdı.
fıkranın devamı

Bir gün aslan ile boga bara gitmisler bir iki tek attiktan sonra aslan
müsade istemis. Boga bununla dalga geçmis:
- Koskoca aslansin. Ormanlar kralisin. Saat daha sekiz. Hiç yakisir mi sana
kilibiklik...
Aslan kükremis :
- Eee beni evde bir aslan bekliyor, seninki gibi bir inek degil...
fıkranın devamı

Bir gün pirenin biri, Bodrum kumsallarında günesleniyormus. Bir ara yanına tir tir titreyen bir pire daha gelmis. Guneslenen pire titreyen pireye sormus.
-Kardes hayırdır sen niye titriyorsun...
Pire cevaplar...
-Sorma kardes...Buraya bir motorsikletlinin bıyığında geldim. Soguk iliklerime kadar isledi...
Diger pire
-Eeee... oğlum sen isi bilmiyorsun. Ben sarışın bir hatunun a...ında geldim sıcacıktı... Bir dahaki sefere sen de bu yontemi kullan üşümezsin...demiş...

Aradan bir kac ay gecmiş. Aynı pire pilajda gunesleniyormuş. Yine yanına aynı pire titreyrek gelimiş...
Pire sormuş...
-Yahu kardesim yine mi motorsikletlinin bıyığında geldin?.
Pire cevaplamış...
-Hayır..Dedigin gibi sarısın bir hatunun a..ında geldim. Oyle rahat oyle sıcaktı ki; gevşemişim ve uyuyakalmışım... Bir de uyandimki yine o motorsikletlinin bıyığındayım....
fıkranın devamı

İki balık büyük bir akvaryumun ortasında karşılaşmışlar. Biri diğerine:
- Ya ben seni bi yerden tanıyor muyum? demiş.
Diğeride:
- İmkansız, akvaryum çok büyük, sahi ben ne diyordum.

fıkranın devamı

Serçe Eşşeğe demişki:
- sizin cinsel yaşamınız berbat...Bizler her gün her zeminde, her mekanda, her ortamda sayısız defalar birbirimizi ediyoruz...Sizler ise yılda bir defa ilişkiye giriyorsunuz, buna nasıl sabrediyorsunuz anlayamıyorum demiş.
Eşşek Serçe'ye:
-evet haklısın...bizler yılda bir defa yapıyoruz ama "Gören Allah için söylesin" demiş.
fıkranın devamı

En yakın komşusundan 10 kilometre uzakta, yaşlı karısıyla birlikte yaşayan çiftçi, eğlence olsun diye bir dişi yavru domuz almış. Domuz kısa sürede büyümüş ve çiftleşme zamanı gelmiş. En yakın erkek domuz 10 kimoletre uzakta bulunduğundan ve domuz "domuz gibi" inatçı olduğundan, yaşlı çiftçi bu seyahati el arabasıyla yapmaya karar vermiş. Kan ter içinde kaldıktan sonra dişi domuzunu çiftleştirmiş ve erkek domuzun sahibine sormuş:
-Hamile kalıp kalmadığını nasıl anlayacağım?Adam:
-Yarın, demiş, çayırda yatıp debeleniyorsa hamiledir yok çamurda yatıyorsa değildir, yine getireceksin.
Adam aynı yolu el arabasıyla yeniden katedip evine dönmüş. Ertesi sabah pencereden baktığında domuzun çamurda yattığını görmüş. Çaresiz domuzu el arabasına koyup yeniden çiftleştirmeye götürmüş. Ama yine aynı sonuç. Aradan günler geçmiş, domuz hep çamurda yatıyor. Yorgun bir günün sabahında, adam karısına ümitsizce seslenmiş,
-Şu camdan bak bakalım, domuz çayırda mı debeleniyor, çamurda mı?Kadın cevap vermiş,
-Valla, ne çayırda ne çamurda, el arabasına binmiş bekliyor.
fıkranın devamı

İki horoz mutfağa girerler. Etrafa meraklı gözlerle bakarlarken tezgahın üzerinde bir yemek kitabı görürler. Kitabın üzerinde : "Yumurta yapmanın 100 yolu" yazmaktadır. Biri digerini dürter ve der ki :
-Olum bak lan seks kitabı bulduk alaaaaaaa ...
fıkranın devamı

Ormanda kaplan sereserpe yatmış uyumaktadır. Yanından geçen tilki düşünür.
Acaba kaplana tecavüz etsem bunu anlar mı. E tabi korku da var biraz. Öyle ya koca aslanın karısıdır.
- Yapsam mı, yapmasam mı?
- Anlar mı, anlamaz mı?
Derken olan olur ve tilki saldırır. Kaplan uyandığında başına geleni anlamıştır. Ağlamaya başlar.
Aslan ne olduğunu sorar.
- Bana tecavüz ettiler.
Aslan sinirlenir.
- Kim bunu yaptı çıksın ortaya. Bütün hayvanlar toplansın.
Merakla tüm hayvanlar toplanır. Aslan bağırır.
- Kim bunu yaptıysa bir adım öne çıksın.
Ses yok.
- Kim bunu yaptıysa bir adım öne çıksın.
Garibim çakal da biraz gecikir. Tilkiye yanaşır. Ne oluyor, der.
Tilki, ya der, aslan ormana müdür arıyormuş da, kim istiyorsa bir adım öne çıksın diyor. Çakal ya bizimki, atlar.
Dağılın der aslan. Karıma haaa. Aynısı sana der ve...
Çakal yalpalayarak yürümeye başlar. Ormana doğru dönerken tilki görür çakalı.
Ulan çakal der,
- Müdür olalı yürüyüşün bile değişti.
fıkranın devamı

Mart ayı gelmiştir, kediler her akşam süslenip, püslenip,
mis gibi kokularını sürünüp dışarı çıkmaktadırlar.
Aralarında bir de küçük erkek kedicik vardır. Bir gün
"ben de gelmek istiyom" der.
Kediler sinirlenir. "Hadi len, senin daha yaşın küçük, git misket oyna."
Bir gün, iki gün, üç gün... Bizimkini iyice merak sarar.
Son bir kez daha dener şansını bir akşam:
"Ya ne olur beni de götürün nereye gidiyorsanız?"
aralarından babacan bir kedi çıkar:
"Gel lan, sen de gel de öğren, ilerde lazım olacak.
Sevişmeye gidiyoruz. Mart ayı bizim ayımız."
Hepsi toplanır. Aylardan mart dedik ya, hava soğuk,
damda beklerler. "Bak," der babacan kedi:
- Aşağıdan dişi kedi geçtiğini gördün mü saldır!
Aradan saatler geçer, ne gelen, ne giden var.
Bizim gariban kedicik iyice üşümüştür.
Babacan kediye yanaşır, kolunu hafifçe vurarak: "Abi ya," der:
- Ben bi beş dakka daha sevişiyim, gitcem.
fıkranın devamı

Temel küçük yaşta köyünden ayrılıp gurbete okumaya gitmiş. Okuyup mühendis olmuş..
Derken siyasete atılmış, önce milletvekili,sonra bakan olmuş..
Gel zaman git zaman günün birinde bakan olarak köyüne çok yakın bir yere temel atması gerekmiş. Bizim Temel, bunu fırsat bilerek, programında değişiklik yapıp seneler önce ayrıldığı köyüne uğramış.
Arkasına takılan gazeteci ordusuyla birlikte, akraba-eş-dost ziyaretlerinden sonra köyünü dolaşmaya çıkmış. Köyü dolaştıkça çocukluk anıları tazelenmiş ve başlamış anlatmaya:
- Ah ah!.. Bu yalaktan az mı su içmiştim...
- Bu dere de az daha boğuluyordum...vs,vs...
Temel ve arkasındakiler bir samanlığın önüne geldiklerinde, Temel yine derinden bir iç çekmiş ve gazetecilere dönerek:
- Bu samanlıkta da ilk seks denememi gerçekleştirmiştim...
Hem de müstakbel kayınvalidemin önünde..deyince, gazetecilerden birisi sormuş:
- Kayınvalideniz bir şey demedi mi efendim?...
- Dedi tabiki..
- Ne dedi efendim?...
Temel yanıtlamış
- Meeeeee.....
fıkranın devamı

Hoş bir bayan, uzunca bir yolculuktan sonra oteldeki odasına çekilmiş, yatmaya hazırlanırken, birden komodinin uzerinde duran kurbağayı görünce irkilmiş, korkmuş, derhal resepsiyonu arayarak:
"Odamda bir kurbağa var hemen gelin" demiş. Görevli:
"Efendim o kurbağa özeldir ve bayanları mutlu etmek için odaya konmuştur, denemek isterseniz, bacaklarınızın arasına koyun!" diye cevap vermiş.
Kadın şaşırmış, ama merak ta etmeye baslamış, denemeye karar vermiş,
Kurbağayı bacaklarının arasına koymuş... Kurbağada hiç hareket yok...
Tekrar resepsiyonu aramış:
"Bu kurbağa anlattığınız şeyi yapmıyor!"
"Hemen geliyorum" demiş adam, içeri girdiğinde bayan yatağın üzerine uzanmış halde merakla beklemekte.. Adam kızgın bir sesle kurbağaya seslenmiş:
"Bak son kez nasıl yapılacağını gösteriyorum ona
göre......."
fıkranın devamı

Sihirli Kurbağa bir gün ormanda gezerken, Tavşan kovalayan ayı ile karşılaşmış. Tavşan can derdinde, ayı et derdinde derken sihirli Kurbağa duruma el koyup demiş ki:
- Her ikinizin de üç hakkı var. Dileyin benden ne dilerseniz ! Ayı :
- Bu ormandaki tüm ayılar dişi olsun ve tümü bana tutkun olsun" demiş. Kurbağa anında ayının isteğini yerine getirmiş. Tavşan ise:
- Bana bi kask ver demiş... O da hemen olmuş. Ama ayı içinden :
- Bu Tavşan geri zekalı. Çuvalla para isteseydi, bin tane kask alırdı. demiş. Kurbağa ikinci isteklerini sormuş. Ayı (babası da ayıymış zaten!):
- Yan ormandaki tüm ayılar da dişi olsun ve hepsi sadece beni arzulasın demiş. Trilink!!!! O da tamam. Tavşan ise:
- Ben hızlı bir motosiklet isterim demiş. Ayı iyice şaşırmış. "Bu Tavşan hepten aklını yemiş olmalı !" diye düşünmüş. Sıra gelmiş son isteklere.... Ayı:
- Bu gezegendeki tüm ayılar dişi olsun ve hepsi benim için çıldırsın demiş. Kurbağa bu isteği de hemen yerine getirmiş. Tavşan önce kaskı takmış, sonra motora binip marşa basmış ve son isteğini söyleyip gaza basmış:
- Bu ayi ibne olsuuuun !
fıkranın devamı

bir gün zengin mi zengin bir işadamını av merakı sarmış hemen tüfek tabanca ne bulduysa almıs ama bakmıs köpek yok aramıs ama av köpegı yok o da karısının süs köpegimi almıs gitmis ormana
ormana varınca adam baslamıs avlanmaya zavallı köpekte öölesıne dolasmaya...
karsıda ögle yamegını arayan jaguar bakmıs demişki:
bu ne ola ki? bakmış, bakmıs bıseye benzetememıs bunu farkeden köpek yerden iki kemık bulmus bıraz oynadıktan sonra "yaw koca kaplanı yedım hala doymadım" demıs jaguar bunu duyunca tırsmıs "ufak tefek ama goturuyor galıba demıs baksana kaplan yedım doymadım dıyor" nedır kı bu dıye dusunurken agacta maymunu gormus gıtmıs maymuna sormus
-bu ne yaw?
maymun demıskı:
-söylerim ama bır sartla bundan sonra bana dokunmayacaksın
jaguar kabul etmıs mecburen
maymun devam etmıs
-olum o bıldıgın köpek işte işletmiş senı kaç saattir
jaguar bakmıs köpek ama ya degilse ya maymun beni işletiyorsa demıs
maymuna demis
-bin sırtıma beraber gidecegiz yanına
köpek bakmıs maymun herseyı anlatıyor kesın bu benı yer demıs neyapsam dıye dusunurken aklına bır fıkır gelmıs
kemıgı bıras daha oynamıs tekrar jaguarla maymuna donmus
-yaw nerde kaldı su maymun ıkı dakıkaya puma getırıyorum dedı hala yok demıs...
fıkranın devamı

Bir gun ucakta giderken karganin biri habire hostesi cagiriyormus,daha sonra hostes gelip ne istedigini sorunca :

-hiccc ibnelik olsun diye".. diyormus

bunu izleyen essek te olayi hayretle izliyormus. Karga gene hostesi cagirmis hostes niye yaptigini sormus.karga:

-" hiccc ibnelik olsun diye" demis.

Bu sefer bunu goren essek dayanamamis ve oda hostesi cagirmis Hostes niye cagirdigini sorunca :

-"hiiiiic ibnelik olsun diye" demis

Sonun da hostes dayanamamis ve pilota sikayet etmis.Pilotda bunlari ucaktan asgi atmis. Havadan yere duserken essek kargaya küfrediyormus

-"ulan ne geldiyse senin yuzunden geldi" diye..

Karganin essege cevabi:

-oglum ucmasını bilmiyon niye piçlik yapıyon........

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama