Kadın - Erkek

loading...

Olay yerine varan iki memurun merkezle konuşması şöyleydi.

- Olay yerine vardık efendim.
- Durum nedir?
- Bir kadın yeni sildiği koridora ayakkabıyla
basan kocasını öldürmüş.
- Kadını tutukladınız mı?
- Hayır efendim, yerler henüz kurumadı.

fıkranın devamı

Adam morel sıfır, düşünceli iken bir arkadaşı gelir. Teselli amaçlı. -Hayrola dostum. Pek dalgınsın. -Bi git yav her şey de anlatılmaz ki. -Olsun yine de anlat. -Ya baktım evde süt yok. Yengen de yok. -Eee? -Git yaa her şey de anlatılmaz ki. -Dedim. Bari ineği sağayım. -Eee? -Git yaa her şey de anlatılmaz ki. -Ne oldu? -Ne olacak. Aldım bakracı, başladım ineği sağmaya. Da durmadı ki? -Ne durmadı? -İneğin kuyruğu. -Ee? -Ne Ee ya bi git başımdan her şey de anlatılmaz ki. -Ölümü gör. -Baktım olmuyor. Kuyruğunu yukardaki ağaca bağladım. -Ee? -Ee si.. derken ayakları da durmadı. Eee? -Git yaa her şey de anlatılmaz ki. -Bak konuşmam. -Tamam derken baktım olmuyor ayağını da bağladım. Tam sağayım derken öbür ayağı. -Eeee? -Git yaa her şey de anlatılmaz ki. -Küsüyorum bak? -Tamam tamam da yaa her şey de anlatılmaz ki. -Sahi ne olda hâla anlamadım. Sonra? -Sonrası mı kaldı. -Eee? -Başlarım Eee? ne. YENGEN GELDİ.
fıkranın devamı

Bir gün arkadaşlardan biri güzel bir kızla tanışır ve ilişkiye başlarlar. İlişkileri ilk başta güzel gider. Beraber güzel zaman geçirirler, şakalaşırlar..Ama ilerleyen günlerde arkadaşlarla toplanıldığında, kızdan ayrıldığını arkadaşlarla paylaşır. Arkadaşları inanamazlar. Meclisten birisi sorar: 


- Hayırdır yahu? Ne güzel geçinip gidiyordunuz. Neden ayrıldınız ki?
- Valla iki aydır kız tutturdu "beni sevmiyorsun da beni sevmiyorsun". En sonunda ikna etti.

fıkranın devamı

Geçen gün karşı binamıza güzel bir kız taşındı. Onu çok beğendim ve tanışmak istediğimi söyledim. Binada yaşayan kız arkadaşlarımla tanışmaları için yardım istedim ve numarasını alabileceklerini söyledim. Böylece onlara da borçlu oldum ve bir kahve sözü verdim. 


Kızlar gitti numarayı aldılar ve bana getirdiler. Ama bundan sonrası şanssızlık. Ben o numaraya şöyle bir mesaj attım, "Merhaba karşı binanızda yaşıyorum ve sizinle tanışmak istiyorum."

Gelen cevap ise oldukça şaşırtıcı oldu:

"Lütfen beni korkutacak mesajlar atmayın, evimizin karşısında morg var." 

fıkranın devamı

Mürettebattan bir genç Kaptan ile aynı odadayken uzun bir süre boyunca düşündüğü bir soruyu Kaptan'ın bileceğini düşünerek ona sormak ister.


- Merhaba Süvari Bey. Size bir soru sormak isterdim, eğer müsaitseniz.
- Buyur genç adam, sorabilirsin tabi ki.

Mürettebattan olan genç sorar;

- Kaptanım, neden gemilere genelde kadın isimleri seçerek koyarlar?

Kaptan sakinlikle şöyle cevap verir;

- Eğer onları yönetmenin ne kadar zor olduğunu bilseydiniz, böyle aptalca bir soru sormazdınız.

fıkranın devamı

adamın biri uyku uyuyamaz olmuş ve çareyi uyku terapisi yapan bir merkezde bulmuş. Gidip derdini anlatmış ve ona uyku uyutabileceklerini söylemişler. Günler sonra adam yine uyumamaya devam ettiği için merkezi basmış: -Bi ton para aldınız ama hala bi dakika bile uyutamadınız! -Ayakta uyuttuk sizi :)
fıkranın devamı

babası çocuğun elinde karneyle gezdiğini görür getir bakalım karneyi babası şaşırdı nerdeyse hepsi zayıf bu karne benim değil senin
fıkranın devamı

ulusar arası ölçekte bir araştırma yapan sosyolog dünyanın çeşitli yerlerinde kadınlara bir soru sormuş kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız naparsınız????? soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise şöyle olmuş İSVEÇLİ:neyimi beğenmediğini sorarım RUS: evi terk ederim YUNAN: kocamı vururum TÜRK: benim kocam yapmazzzzzz!
fıkranın devamı

Boşanma davasında kadın, hakime talebini gerekçesi ile açıklamış:
- "Sayın hakim, çocuğun bende kalmasını istiyorum. Onu dokuz ay karnımda taşıdım."
Hakim kocaya sormuş:
fıkranın devamı

Kız erkek arkadaşını arayıp akşam yemeğe davet etmiş. hem ailesiyle tanıştıracak, hem de ailesi dışarı çıktıktan sonra erkek arkadaşıyla birlikte olacakmış. çocuk kız arkadaşının evine gitmeden önce bir eczaneye uğrar. eczacıya: - "bana prezervatif verir misiniz?", der; eczacı da ne yapacağını sorar. çocuk da kız arkadaşının evine gideceğini, kızın ailesi gittikten sonra birlikte olacaklarını söyler. akşam yemek yemek için masaya otururlar. yemekten önce dua edilir herkes yemeğe başlar ama çocuk hala dua ediyordur. kız çocuğa, "ben senin bu kadar dindar olduğunu bilmiyordum", der. çocuk da kıza: - "ben de senin babanın eczacı olduğunu bilmiyordum!!!"
fıkranın devamı

kadının biri her gün kocasının mezarına gidip dua ediyormuş ve ettikten sonrada kıçını açıp gösteriyormuş. İmam bi gün bu kadını görmüş.dayanamayıp sormuş. Neden duanız bittikten sonra kıçınızı gösteriyorsunuz ? Demiş. Kadın cevap vermiş,rahmetli sendeki bu göt ölüyü diriltir derdi,bendekide bi umut işte :))))
fıkranın devamı

kadın,kocasına sorar: popomu nasıl buluyorsun?? adam cevap verir,çamaşır makinası gibi der. Kadın bozulur elbette. Gece olur adam kadını arzular, Karıcıgım sevişmeye ne dersin diye sorar?? Kadın cevap verir !! Kusura bakma," Küçücük şey için makinayı çalıştıramam bir zahmet elinde çitileyi ver" :)))
fıkranın devamı

bir yaşlı kadın ve kocasına birgün genç bir misafir gelmiş adam karısına (peteğim)çay yaparmısın demiş sonra (çiçeğim)şeker getirirmisin demişenson(gülüm)eline sağlık demiş bu lafları kıskanan genç amca hayırdır nebu lakaplar demiş yaşlı adam ise şııııı karı duymasın 3 yıl önce adını unuttumda ondan********
fıkranın devamı

bir gün 1 adam ingilizce öğretmeni olmak için sınava girer sınavda what your name derler adam my name is hikmet der adama tenk you verimaç derler adam deperim geri gaç der
fıkranın devamı

Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını  yatakta genc ve  guzel bir kadınla yakalayinca dehşete düşer.

Ortalığı dagıtmaya  kalkışacağı sırada  kocası onu durdurur.
fıkranın devamı

70lik eşlerin evine adamın 40 yıllık arkadaşı gelmiş. Adam karısına hep canım, cicim, tatlım gibi sözler kullanıyomuş. Misafir merak etmiş ve sormuş:
- Yaw biz senle 20 yıllık arkadaşız sen karına hep güzel sözler söyledin niye hiç ismiyle çağırmadın¿
Adam:
- İsmini hatırlasam çağıracağım.
fıkranın devamı

İki komşu kadın hafta sonu kocaları olmadan yemeğe çıkmışlar.
Yemekten sonra bara falan derken sabaha doğru iyice sarhoş eve yürümeye başlamışlar. İyice sıkıştıklarını farketmişler ama etrafta tuvalet falan bulamamışlar. Bir mezarlığın yanından geçerken biri
- Hadi şurada yapalım kimse görmeden_!
Başka çare de yok, korka korka girip bir kenarda işlerini bitirmişler.
Temizlenmek için bir şey bulamadıklarından biri külodunu çıkarıp kullanmış, diğeri eve böyle dönemem diye oradaki çelenklerden düşmüş bir bandı alıp kullanmış.
Sabah kocalardan biri uyanıp karısını donsuz olarak sızmış görünce telefona sarılıp öbürünü aramış:
- Yahu biz fena boynuzlandık galiba. Karım eve sabaha karşı ve donsuz olarak dönmüş...
- Sen gene iyisin , bizimkinin kıçına "seni asla unutmayacağız" diye bir de kart yapıştırmışlar..

fıkranın devamı

Selim, yıllardır görüşmediği lise arkadaşı ile sokakta karşılaşmış. Sarılmışlar birbirlerine. Derken arkadaşı evine yemeğe davet etmiş. Gitmişler arkadaşının evine. Ev demeye bin şahit ister. Ev değil sanki saray. Etraf uşaklar, hizmetçilerle dolu. Birlikte oturmuşlar yemeğe. Çorbaları çok güzel bir hizmetçi getirip servis yapmış. Hatun o kadar güzel ve sexi imiş ki Selim'in aleti kalkıp tak diye masanın altına vurmuş. Arkadaşı vaziyeti anlayıp;
- Selim istersen yandaki odada halledebilirsin hizmetçiyi demiş. Selim hizmetçiyi bir güzel becermiş. Tekrar yemek masasına dönmüş. Bu kez yemeği öncekinden daha güzel bir hizmetçi getirmiş. Yine aynı tak sesi. Arkadaşı bunuda götürebileceğini söylemiş. Selim ikinciyide halledip masaya dönmüş. Tatlı servisini yapan hizmetçi adeta afrodit kadar güzel olunca aynı tak sesi yine duyulmuş. Arkadaşı onay verince Selim üçüncüyüde halletmiş. Bu sırada Selim'in çişi gelmiş. Arkadaşına tuvaletin yerini sormuş. Arkadaşı;
- Bizim evin tuvaleti arızalı şu bahçeye yapıver demiş. Selim bahçedeki bir ağacın altına işemiş. Daha sonra arkadaşı ile biraz daha sohbet etmişler. Selim'in bu kez büyük tuvaleti gelmiş. Arkadaşı yine bahçeyi kullanabileceğini söylemiş. Selim çıkmış bahçeye bir ağacın altına oturmuş güzelce sıçmış. İşi bitince etrafına bakınmış, en yakındaki ağaçtan kıçını silmek için bir yaprak koparmış. O sırada yanağında sert bir tokatla irkilmiş. Gözünü bir açmış evinde yatağında yatıyor, karısı başına dikilmiş, sinirli sinirli bakıp şunları söylüyor:
- Ulan hayvan, bir kere *iktin tamam, ikinci kez *iktin yine birşey demedim, üçüncü kez *iktin onada birşey demedim, yatağa işedin, yetmezmiş gibi birde sıçtın, onada birşey demedim ama amımdaki kılları niye yoluyorsun!
fıkranın devamı

Kadinin biri hem evliymis hemde üç tane sevgilisi varmis.Birgün kapi çalinmis bi bakmis birinci sevgilisi.Tam onla mercimegi firina verecekler birden kapi çalmış kadın
- Saklan saklan galiba kocam geldi
diyerek adamı buzdolabına sokmuş. Kapıya bir bakmış ikinci sevgilisi.
Tam onla iş pişirecekler yine kapı çalmış onuda çamaşır makinesine sokmuş. Kapıdaki üçüncü sevgilisiymiş. Neyse bununlada tam yatacaklar birden yine kapı çalmış. İşte bu sefer içinden kocam geldi demiş. Adam almış buzdolabına götürmüş bakmış dolu çamaşır makinesine götürmüş bakmış dolu bakmış olacak gibi değil onuda hemen balkona atmış. Kocası gelmiş ve içinden ulan bugün çok yoruldum bir soğuk bira içeyim demiş. Dolabi bir açmış bir tane adam:
- Napıyon lan burda
- Abi valla dolabı tamir ediyodum
- İyi lan demiş bari şu elbiselerimi makineye atıyım.
Çamaşır makinesini bir açmış bir tane daha adam:
- Napıyon lan¿
- Valla abi ben çamaşır makinesi tamircisiyim.
- Ulan iyi be bari bi temiz hava alalım demiş balkona bir çıkmış bir tane daha adam:
- Lan napıyon sen burda demiş
oda:
- Ulan *mına kodumun oğlu onlara inandın bana inanmazsan ananı s*kerim ben burda otobüs bekliyorum demiş
fıkranın devamı

Adamın biri bankaya gider ve görevli bayana:
- Bu *mına kodumunun bankasına para yatıracam
der kadın adama kızarak:
- Burası nezih bir bankadır küfür edemezsiniz!
der adam yine:
- Bu *mına kodumunun bankasına para yatıracam
der kadın kızar ve müdürü cagırır adam müdürede:
- Bu .mına koydumunun bankasına para yatıracam
der müdür sinirlenir ve:
- Ne kadar yatıracan lan
der adam da
- 1 tirilyon
der müdürde şöyle der
- Siz bu *mına kodumunun bankasına para yatıracağınız parayı bu .mına kodumunun karısı almıyor mu
fıkranın devamı

Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek:
- Yağmurlu havalar da bunu metallere sür, pas yapmaz.
Adam motorunu göstermek üzere kzı arkadaşına gitmiş. Akşama doğru kız:
- Gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım hem de akşam yemeği yeriz.
Hemen arkasından da bir hatırlatmada bulunmuş:
- Yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz. Konuşan olursa o btün bulaşıkları yıkar.
Adam dört kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık. İçinden "uulan ir konuşursak yandık" demiş. Yemek yerken aklına:
- "Ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez" fikri gelmiş. Kızın elini tutmuş kimseden çıt yok. Bir de öpeyim demiş, öpmüş yine çıt yok. Ulan ben bununla bu işi de pişireyim demiş. Herkesin gözü önünde kızla yatmış ama yine çıt yok. Adam iyice pişkinliğe vurup "yahu bunun anası da güzelmiş" deyip onunla da yatmış. Tekrardan çıt yok. Tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. Bizim ki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış:
- Tamam tamam!!! Koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım!
fıkranın devamı

Bir gelin ve kaynana sürekli kavga ediyorlarmış. Kaynanası ile her gün kavga etmekten bıkan gelin en sonunda ağzını açmış ve söylenmeye başlamış:
- Kadın! Kadın! Sen ne diyorsun¿ Ne demek "ne getirdin bu eve¿"
Üzerini çıkartıp göğüslerini göstererek:
- İki tane kristal avize.
Göbeğini göstererek:
- Bir tane bünyan halı.
Donunu çıkartarak:
- Renkli bir televizyon getirdim. Peki senin oğlun ne getirdi¿ 'Kırık bir anten'. O da benim sayemde düzeliyor!
fıkranın devamı

Kadının biri kocasından iltifat duymak istiyormuş ve kocasına sormuş:
- Sence ben güzel miyim? demiş
Kocası:
- Kıçın tıpkı bir çamaşır makinesine benziyor... demiş, kadın tabi sinir olmuş.
Ertesi gün adamın canı sevişmek istemiş, karısına sırnaşmaya başlamış.
Kadın da:
- Git başımdan küçücük şey için koca çamaşır makinesini çalıştıramam, elinle çitiliyiver.
fıkranın devamı

Adamın birisi ev arıyormuş. Bir emlakçıdan evin anahtarını almış ve bakmaya gitmiş. Evi çok beğenmiş. Tam çıkacakken evin penceresinden karşı evi görmüş. Bir de ne görsün!
Kadın elleriyle göğüslerini okşuyor, adamda *ikine süt şişesi takmış, bir elinde de şemsiye öyle duruyor. Adam dehşet içinde evden çıkıp emlakçıya gelmiş. Evi, biraz önce gördüklerinden sonra tutamayacağını söylemiş ve gördüklerini bir bir emlakçıya anlatmış. Emlakçı da gayet sakin bir şekilde:
- Haa! Onlardan mı bahsediyorsun? Onlar sağır ve dilsiz. Kadın elleriyle göğüslerini okşayarak:
- Göğüslerimde süt kalmadı git çocuğa süt al diyor adamda :
- Dışarıda yağmur yağıyor **kerim sütünü diyor
fıkranın devamı

Adam eczaneye girer sıkıla sıkıla. Eczacı durumu görünce müşterisini rahatlatmaya çalışır.
- Buyrun beyefendi ne istemiştiniz? Yoksa prezervatif mi?
Adam utana sıkıla:
- Yok hayır.
Eczacı:
- Doğum kontrol hapı mı?
Adam
- Hayır oda değil
Eczacı sakin bir sesle:
- Bakın beyefendi burası bir eczane ihtiyacınız ne ise lütfen çekinmeden söyleyin ben sizin ihtiyaçlarınızı karşılamak için buradayım.
Deyince adam aynı utangaçlıkla;
- Şey, ben vazelin isteyecektim de...
Eczacı:
- Hay hay beyefendi bunda utanacak birşey yok ki. Vazelin ellere sürülebilir, dudaklara sürülebir, yada birçok amaç için kullanılabilir.
Deyince adam rahatlamış ve demiş ki:
- İyi o zaman bir *ötlük rica edeyim...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama