Kadın - Erkek

loading...

Adamin dükkani yeri hemen oturdugu apartmanin altindaymis ve adam hergün karisini 3 kere becermezse isi rasgitmezmis ama oglunun durumu çakmamasi için karisiyla 1 parola koymuslar ve parolada"Daktilo".Adam sabah kavaltidan sonra dükkana inmis ve ogluna seslenmis:
-"Oglum!annene git söyle babam daktiloyu istiyor çalisacakmis de."
Oglu hemen annensine kosup demis ki:
-"Anne, Babam daktiloyu ister çalisacakmis"
Anne:
-"Tamam oglum git babana söyle, annem 5 dk. içersinde daktiloyu getirecek."
Çocuk babasina gidip annesinin söylediklerini söylemis.Öglen yemeginden sonra babasi tekrar oglunu çagirip daktiloyu istemis ve bu uzun süre böyle devam etmis.Günün birinden babasi tekrar ogluna seslenip annesinin daktiloyu getirmesini istemis.Oglu Annesine gidip durumu iletmis Annesi:
-"Oglum Babana git söyle,daktilo arizali, annem tamire götürdü,1 saat sonra tamirden çiktiginda annem getirecek de."
Oglu Babasina gidip aynen annesinin söylediklerini iletmis.1 saat sonra Annesi seslenmis:
-"Oglum Babana git söyle daktilo tamirden çikti eger isterse annem getirecek."
Oglu babasina gidip söylemis.Babasida demis ki:

-"Oglum git annene söyle daktilo gerekmiyor artik bu seferlik babam elyazisiyla isini halletmis"
fıkranın devamı

Kadinin birinin birgun cami kirilmis.Camciyi arayip haber vermis.Sonra kapi calmis.Kadin
-"kim o?" demis. Kapidaki ses
-"Camci be yaw"
Kadin kapiyi acmis, camciya kirik cami gosterdikten sonra
-"Siz cami takin ben mutfakta yemek pisircem, bir seye ihtiyaciniz olursa seslenirsiniz" demis.Aradan 15 dk. gectikten sonra kapi bir kez daha calmis.Kadin
-"Kim o?" demis, Kapidaki ses
-"Camci be yaw"
Kadin
-"Ama benim camcim iceride cami takiyor, siz kimsiniz?" demis.Kapidaki ses

-"Düstüm be yaw"

fıkranın devamı

Camcinin teki bir eve cam takmaya gitmis. Kapiyi açan kadina:
-"Merhaba ben camciyim kirilan pencerenizi degistirecegim .mina koyim" demiş.Kadin da saskinlikla içeri davet etmis. Camci:
-"Kirik pencere nerede .mina koyim" demis. Odaya girmis ama cami takarken asagi düsmüs. Tekrar yukari çikip zili çalmis.Kadin tekrar kapiyi açmis ve:
-"Aaa sen biraz önce eve girmemis miydin?" diye sormus. Camci ise:

-"Eee düstüm .mina koyim" demis.

fıkranın devamı

Bir Avrupa kasabasinda halk cok hizliymis.
Herkes habire esini aldatiyormus.Ancak dini inanislari geregi her seferinde de Kiliseye gidip gunah cikariyormis.Kilisenin rahibinin canina tak etmis. Nasil etmesin ki, her gelen ayni seyi anlatiyor
"Rahip efendi dun gece falanla yattim."
Bakmis rahip bu is boyle gitmeyecek. Gelenlere
-"Bundan boyle yattim lafini kullanmayin, ayip oluyor, onun yerine dustum deyin,ben anlarim geregini de yaparim" demis.Boylelikle laf yayilmis, artik gunah cikarmaya giden herkes "yattim" yerine "dustum" demeye baslamis.Derken rahip baska kilise gonderilmis, yerine de genc bir rahip atanmis.
Genc rahip de hergun gunah cikariyor dogal olarak. Tabii eski rahibin "dusme" sifresinden haberi yok.Gelen herkes de "dun gece dustum" diyor.Genc rahip buna bir cozum bulunmasi gerektigini dusunerek dogru Belediye Baskani na gitmis.Demis ki
-"Baskan bey su kasabanin yollarini yaptirsaniz artik."
Baskan sasirmis
-"Hayrola ne oldu?"diye sormus. Rahip
-"Ne olacagi var mi?" demis
-"Her gunah cikarmaya gelen dustugunu anlatiyor."
Belediye Baskani sifreyi bildigi icin gulmeye baslamis.Bunun uzerine genc rahip atilmis "

-"Gulmeyin oyle, bu hafta icinde kariniz bile uc kere düşmüş" demis.
fıkranın devamı

Çiçekçiye giren adamın kolunda sıyrıklar, sol gözünde bir morluk vardı.
- Bir düzine kırmızı gül istiyorum, dedi ve hemen ekledi. Karımın doğum günü için, tazesinden rica ediyorum.
Çiçekçi:
- Başüstüne, dedi. Hangi gün için?
Adam koluyla gözünü işaret etti:

- Dün için lütfen.

fıkranın devamı

"Evlenecegim kizin ilk erkegi ben olmaliyim, hattacinsellik hakkinda hiç bir sey bilmemeli ve hatta erkek organinin adini dahi bilmemeli." diye düsünen bir adam, bu aradigi
kizi bulabilmek için diyar diyar geziyormus. Fakat erkek organinin adini bile bilmeyen kiz nerdeeee ?Nihayet köyün birinden bir kiz tavsiye etmisler adam kizi görmeye gitmis, ne yapip edip kizla samanlikta bulusmus, konusurlarken lafin arasinda çikarip göstermis kiza:
- Bunun adini biliyor musun? diye sormus, kiz
- Penis, demis.
Adam kizi begenmemis. Zaman içinde birçok köylerde,birçok kizlar tavsiye etmisler adama, adam ayni sekilde görüsüp sormus
- Bunun adi nedir? diye bütün kizlarda bilmis
adini.Aradigi türden bir kiz bulamayacagini anlayan adam tam evlenme fikrinden
vazgeçecegi zaman bir kiz daha tavsiye etmisler.Kizin yasadigi köye giden adam,kizi bir bahane ile kömürlüge indirmis, lafin arasinda çikartip
- Bu nedir? diye sormus. Kiz adaminkini eline alip biraz inceledikten sonra
- Düdüük, demis.Bunun üzerine aradigi kizi buldugunu düsünen adam formaliteleri
tamamladiktan sonra bu kizla evlenmis. Aradan yillar geçmis, kari-kocanin çocuklari olmus, çocuklar büyümüs torunlari olmus,evliliklerinin otuzbesinci yillarini kutlarken adamin aklina tanistiklarinda yasadiklari olay gelmis ve gevrekgevrek
gülerek karisini dürtmüs :
- Hatirliyormusun hanim,bundan seneler önce sana kömürlükte birsey göstermistimde, düdük demistin, nerden aklina geldi o ? deyince kadin
kikirdeyerek :

- Onu bilmeyecek ne var senden iki gün önce komsumuzun oglu seninkine benzer birsey gösterdi de ne oldugunu bilemedimdi, o da zurna demisti.Seninkine baktim, onunki zurna ise seninki de ancak düdük olur diye
düsündüm.!!!!!
fıkranın devamı

Adam doktora gider :
-Doktor bey, galiba karimda isitme kaybi basladi. Ne yapabiliriz?
Doktor :
-Eve gittiginiz zaman, karinizin arkasinda, biraz uzakta durun. Normal bir sesle ona soru sorun. Eger sizi duymazsa biraz daha yaklasin ve sorunuzu tekrarlayin. Hangi mesafede duydugunu tesbit edelim, ona göre bir tedavi uygulariz.
Adam eve döner. Karisi mutfakta yemekle ugrasmaktadir. Adam mutfagin kapisinda durur ve normal bir sesle :
- Hayatim, ne yiyoruz bu aksam? diye sorar.
Karisi cevap vermez. Adam bir iki adim atar ve bir kez daha sorar :
- Hayatim, ne yiyoruz bu aksam?
Karisi yine cevap vermez. Adam kadinin dibine kadar gelir ve tekrarlar :
- Hayatim, ne yiyoruz bu aksam?
Karisi öfkeyle dönerek cevap verir :
- Üçtür köfte diyorum ya!
fıkranın devamı

Adamin karisi gece yarisi dogum yapmisti.
Sabah ilk is hastaneye telefon edip durumlari sormak oldu.
- Alo orasi dogum servisi mi?
- Evet efendim.
- Servis sefi ile gorusebilirmiyim?
Tam o sirada hatlarda bir karisiklik olur ve musterisiyle konusan bir otomobil tamircisi hatta girer.Cazir cuzurt parazit sesleri ve hat duzeliyor.adam?
- Alo.... alo sesim geliyormu ?"
- Evet devam edin.
- Sesim simdi daha iyi herhalde, sizinkide oyle.
- Merak edilecek bir sey yok, burada hersey yolunda, onu iki gun icinde evinize yollariz.
- Demek her sey normal...?
- Aslinda ne kadar zorluk cektigimizi bilemezsiniz.Her tarafini elden gecirdik. Ise yaramaz hale gelen yerlerini degistirdik.
iki gun sonra da yeniden kullanmaya baslayabilirsiniz.
- Nasil yeniden kullanabilirim anlamadim?
- Hic merak etmeyin, sonuctan memnun kalacaksiniz.Giris deligini daralttik, cok fazla genislemisti.Her halde cok zor buluyordunuz.?
- Fakat !!!!
- Yooo hayir itiraz etmeyin, zorlandiginiz belli..SIk sIk yaglasaniz iyi olur. Bu arada cikis deligini de actik. Biraz tikanmisti da.
- Cikis deligi mi ?....
- Hani gaz cikan deligi.O kadar iyi acildi ki simdi gaz cikarirken sesini dinlemek bir zevk.
- Ne dediniz ?

- Dedigim gibi hersey yolunda.Emin olmak icin dun aksam bizzat kendim denedim.Hersey okadar iyiydi ki zevkten mesut oldum.Bu sabah yedi kisi birden ciktik ustune banamisin demedi.
Artik oyle hizli ki hic sormayin cok memnun kalacaksiniz.
fıkranın devamı

Iki araba birbirlerine yaklasiyolardi... Birinin içinde bi adam digerinde bi kadin... Tam yanyana geldiklerinde adam cami açip kadina "DOMUZ!!!" diye bagirdı ve konusmasina devam edecekken kadin çok sinirlendi ve o da cami açip adama"HAYVAN!!!" diye cevap verdi...ve arabalar yollarina devam ettiler...
Kadin tam viraji dönmüstü ki yolun ortasinda duran kocaman bir DOMUZa çarpti... Bu hikayeden çikarilacak sonuç :

-"Kadinlar dinlemeyi bi ögrenebilseler..."
fıkranın devamı

Kaptan pilot uçagi kaldirmis, Amerikaya uçuyorlarmis.Yolculara gereken anonsu yapmis ve fikra o ya, anonsu kapatmayi unutmus.
Uçagi otomatik pilota baglamis ve sööle gerindikten sonra kendi kendine konusmaya baslamis.
-"Oohhhh bee, gidip sööle güzel bi siçayim, sonra da hostesi güsseellll bikeyim demis."
Tabi bütün yolcular duymus. Hostes durumu kurtarmak, pilota haber vermek için tam kosacakmis ki,birinin valizine takilip düsmüs.
Adamin biri hostesi yerden kaldirirken

-"Acele etme bacim herif önce siçacak" demis..
fıkranın devamı

Genc kiz genc asigina telefon acmis :
-Jean, demis, seni cok arzuluyorum, geceleri uyku uyuyamiyorum.Ne olur bu hafta sonu bize yemege gel.Seni annem babamla
tanistirayim.Sonra benim odamda ders calisiyor gibi yapar doya doya sevisiriz...
Jean omrunde hicbir kizla sevismemis, toy bir delikanli.
Bir eczaneye gitmis.Babacan eczaciya :
-Bu hafta sonu once bir aile yemegi , pesinden atesli bir ask yasayacagim, demis, o yuzden iyisinden iki kutu prezervatif istiyorum...
Babacan eczaci kutulari vermis, oglanin sirtini sivazlayip yolcu etmis. Jean hafta sonunda bir buyuk buket cicekle Francoise"nin
kapisini calmis. Genc kiz kapiyi acmis.Jean"i dogrudan yemege almis. Delikanli cok mahcup bicimde masaya oturmus.Kizin ana
babasinin yuzune soyle bir baktiktan sonra basini onune egmis.Baslamis dua etmeye.Ancak dua bir turlu bitmiyor.Francoise
sonunda dayanamamis, fisiltiyla :
-Ben senin bu kadar dindar oldugunu hic bilmiyordum Jean, demis...
Jean adeta inlemis :
-Ben de babanin eczaci oldugunu..
fıkranın devamı

Adamin biri bir gün yolda giderken bir dilenciye rastlar. Dilenciye bir para verir ve al bununla bir sigara alirsin der.
Dilenci "beyim ben hiç sigara içmem" der. Bunun üzerine adam o zaman bir bira içersin der.
Dilenci "ben agzima içki koymam" der. Sen de o zaman bir altili oynarsin.
Dilenci "beyim ben hiç kumarda oynamam" deyince adam o zaman al bu parayi ve bizim eve gel der.
Dilenci neden oldugunu sorar. Adam
"Karim seni bir görsün içki ve sigara içmeyen, kumar oynamayan bir adamin hali ne oluyor."
fıkranın devamı

Eczaneye giren delikanli, eczaci hanimi görünce geri dönmeye davrandiysa da,
- Ne istediniz? Sorusu üzerine durmak zorunda kaldi.
- Eczaci beyle görüsecektim.
- Eczanenin sahibi benim. Iki de bayan ortagim var. Ne istediginizi bize
söyleyebilirsiniz.
Delikanli, kizarip bozararak:
- Son günlerde bir seyler oldu bana, dedi. Kadinlar beni çok tahrik ediyor.Üç
bes kadin bile yetmiyor. Bunun için bana acaba ne verebilirsiniz?
Eczaci hanim: - Bir dakika, dedi içerdeki arkadaslarimla Konusayim.
Geri dönünce:
- Size, dedi, ayda sekiz bin frank verebiliriz. Bizim evde kalirsiniz, yiyip
içmek de bizden.
fıkranın devamı

Hizmetçi kadın evde temizlik yaparken sıra yatak odasına gelmiş.Yerde kullanılmış bir prezervatif bulmuş ve hayretle incelemeye baslamış. Tam bu sırada evin hanımı kendisini görmus ve :
-Hayrola, ne oldu.
-Hiç hanımım bu nedir?
-Canım sen evli değilmisin?
-Evliyim.
-Peki sen kocanla seks yapmıyormusun?

-Yapıyorum, yapmasına da boyle derisi soyuluncaya kadar değil.


fıkranın devamı

Bir kari-koca cok kotu bir kaza gecirirler. Kadinin yuzu tamamen yanar.Plastik cerrahlar kadinin yuzunu eski haline getirebilmek icin deriye gerek oldugunu ama kadindan deri alamayacaklarini soyleyince kocasi deri vermeye
gonullu olur. Fakat kocasindan alinacak deri popo bolgesinden alinacaktir.Adam bu bilginin karisina soylenmemesini ister cunku moralinin
bozulacagindan cekinmektedir.Ameliyat tamamlandiktan sonra kadin eskisinden de guzel gorunur.Her goren bu muhtesen guzellik karsininda hayrete dusmektedir. Birgun kadin kocasi ile basbasa kaldiginda ?
-"Hayatim cok tesekkur ederim.Benim bu halim senin sayende.Sana nasil tesekkur etsem?" deyince kocasi cevap verir:

-"Tesekkure gerek yok hayatim.Annen seni her optugunde ben gerekli mutlulugu duymaktayim zaten."
fıkranın devamı

Hamamdan çikan iki kadin sohbet ediyorlarmis. Ilki:
-"Ayy bir temizlendim ki benimki Pamukbank gibi oldu" demis.Digeri de yanit vermis:
-"Ayy ben de bir o kadar temizlendim ki hiç sorma, benimki de Sekerbank gibi oldu" demis. Orada hanimlari dinleyen abazan hamam görevlisi ise

-"Sizi dinleye dinleye benimki de Demirbank gibi oldu" demis.
fıkranın devamı

Köşede müşteri bekleyen sokak kadınına yaklaşan adam :
-Kaça, diye sordu... Saatiniz kaça?
-10 Milyon lira...
-Ben onmilyon değil, tam yüzmilyon lira veririm...
-Gerçekten mi?
-Gerçekten ya... Valla veririm hemde yüzmilyon lira... Ama döverim ben ...
-Amaaaaan. Yüzmilyonu verde döv... Otele doğru yürüdükleri sırada adam yineledi :
- Bak söyleyeyim fena döverim ben ...
-Döv canım, yüzmilyonu ver de... Soyundukları sırada adam :
-Son defa söylüyorum fena döverim.
-Amaaaaan be!... Dövermiş.... Ne kadar döversin yani?
-Vallaaa parayı geri alıncaya kadar döverim...
fıkranın devamı

Bir akşam tiyatrodan çıkmış iki erkek arkadaş yolda yürürlerken önlerinde iyi giyinmiş,
şık ve alımlı bir hanımın yürüdüğünü farkederler. Erkeklerden birisi diğerine ,
-"Bu hanımla bir gece geçirmeye 500 dolar veririm" der.
Bu sözleri işiten genç hanım başını çevirir ve
-"Teklifinizi kabul ediyorum" der.
Teklifi yapan erkekle hanım beraberce genç ve çekici kadının evine gidip hemen yatağın yolunu bulurlar.Ertesi sabah apartmanı terkederken, adam kadına 250 dolar verir.
Hanım pazarlık bakiyesi parayı ister ve "250 dolar daha vermezseniz sizi dava ederim" der.
Adam güler,
-"Bunu nasıl ve hangi esaslara göre yapacağınızı görmek isterdim" deyip apartmanı terkeder.Ertesi gün mahkemeden gelen celp pusulası adamı şaşıtır.Hemen avukatına gidip olayı detaylarıyla anlatmış.
Avukat,
-"Bu esaslara istinaden aleyhine bir karar alınabileceğini sanmıyorum.Ancak davanın nasıl sunulup savunulacağını doğrusu pek merak ediyorum" der.Dava başlamış ve ön soruşturmadan sonra hanımın avukatı mahkemeye dava konusunu aşağıdaki şekilde arzetmiş:

-"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilem, bu hanımefendi, itina ile yetiştirilmiş çimlerle örtülü bahçe niteliğinde bir gayrimenkule sahip bulunmaktadır.Bu arazi parçasını belli bir süre için davalı beyefendiye 500 dolar karşılığında kiralamıştır.Davalı gayrimenkulu kira amacına uygun olarak kullanmış ve kira müddeti sonunda tahliye ederken kira bedelinin yarısı olan 250 doları ödememiştir.Kira tutarı yüksek bir bedel değildir, kaldı ki kiralanan yer özel ve yasal bir bölgedir.Dileğimiz adaletin yerine gelmesi ve davalının muvekkileme anlaşmanın bakiyesi olan meblağı ödemesidir."

Davalının avukatı bu beklenmedik savunma karşısında şaşırmış fakat bir avukat olarak işin enteresanlığından haz duymuş ve
hemen daha önce hazırladığı savunmasını kenara koyarak davayı söyle savunmuş:

-"Muhterem hakim beyefendi, muvekkilim bu genç beyefendinin, bu genç hanımdan sahibi olduğu gayrimenkulu bir süre için kiraladığı doğrudur ve muvekkilim bu anlaşmadan son derece memnun kalmıştır.Bununla beraber muvekkilim arazide bir kuyu bulmuş ve kuyuyu örgü taşlarıyla donatmış,kuyuya boru indirmiş ve pompa yerleştirmiştir.Bütün bu uğraşların işçilik masraflarını muvekkilim üstlenmiştir.
İnancımıza göre bütün bu arazi geliştirme çalışmaları ödenmeyen meblağı karşılayacağından aleyhimize açılan davanın düşmesini talep ediyoruz."
Genç hanımın avukatı tekrar söz almış:

-"Muhterem hakim bey, muvekkilem, davalının beyan ettiği gibi arazi üzerinde bir kuyu bulunduğunu ve gerekli gelişmeleri yaptığını kabul ediyor ve herhangi bir itirazda da bulunmuyor.Ancak bahis konusu kuyu zaten arazide mevcut idi ve kuyu olmasaydı davalı muhtemelen bu araziyi kiralamayacaktı.
Ayrıca arazi tahliye edildiğinde davalı söz konusu ettiği taşları, boruyu ve pompayı sökerek beraberinde götürmüştür.Bu bakımdan davamızda israr ediyor ve vereceğiniz kararın adalete uygun olmasını diliyoruz."
fıkranın devamı

Çok mutaasip bir aile çocugu yine kendi gibi mutaasip eline el degmemis bir kiz bulur ve onunla evlenmeye karar verir, kiz da kasarmi kasar, yatip kalkmadigi erkek kalmamis.
Delikanlinin ailesi ne hikmettirse tutturmus kizlik muayenesi yaptiracagiz diye, kiz kendinden emin degil ama zoraki kabul etmis ve kara kara düsünmeye baslamis ben ne diyecegim diye, en samimi arkadasina durumu anlatmis oda
-"Canim bundan kolay ne var,git kasaba rica et herhangi bir etin üzerindeki zari soyup sana versin,tanidik bir doktor var,ona rica ederiz sana bir kizlik zari yapariz" demis.Kizda dedigini aynen yapmis, artik içi rahat muayene olmaya gitmis.Delikanli orda, ailesi orda, doktor
-"Uzan kizim" demis,kiz uzanmis,doktor birden kafasini kaldirip ordakilere bakmis
-"Allah Aallah "demis.
Ordakiler
-"Ne oldu" demis,
-"Bir problemmi var doktor
-"Bir dakika" deyip raftan ansiklopedileri indirmis bakmis bakmis sürekli saskin saskin kiza bakip
-"Allah Allah" deyip duruyormus.
Delikanli dayanamayip sormus:
- "Doktor bey yoksa kiz degil mi? "
Doktor

-"Kiz olmasina kiz ama benim anlayamadigim belediyenin damgasinin burda ne isi var?"
fıkranın devamı

Çok acayip bir şey oldu, diye adam arkadaşına anlatır:
Dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip öptüm.. Meğer karım değil miymiş?
Eee, ne olmuş yani? der beriki.

Daha ne olsun be adam? Karımı öperken karım, dikkat et sevgilim, kocam aniden gelebilir, diye fısıldamaz mı?
fıkranın devamı

Adamla kadin evlenmeye karar verirler ama adamın onemli bir sarti vardir. Evlenmeleri halinde basucundaki komodinin en ust cekmecesini asla acmaması icin soz vermesini ister. Kadin kabul eder evlenirler.Aradan 25 yil gecer ve kadin sonunda dayanamayip cekmeceyi acar. Icinde 3 yumurta ve 700$ vardir. Kadin adama cekmeceyi actigini itiraf eder ve bunlarin anlamini sorar. Adam kadini affeder ve o da itiraf eder ve kadını aldattigini her sefer icin oraya bir yumurta koydugunu soyler.Kadin da adamin yapmis oldugu bu 3 kacamagi affeder ama hala 700$in ne isi oldugunu anlamamistir.Adam der ki :

-"Yumurtalar cekmeceye sigmadigi icin ara ara onlari sattim ve o parayla dolar aldım".
fıkranın devamı

Copcatan, damat ve gelin adayini karsilastirir.Gelin zengin oldugundan damat adayi ufak tefek kusurlarin bagislanmasi icin onceden
uyarilmistir.
Gelin adayi odaya topallayarak girer. Damat adayi copcatana bakar :
-Topal bu, der. Copcatan basiyla onaylar. Damat gelinin saclarini oksamaya kalkar.Peruk elinde
kalir.Copcatana bakislariyla :
-Kel bu, der. Copcatan basiyla onaylar. Damat adayi odadaki gumus takimlara antikalara bakar.Onlarin
da sahte olmasindan suphelenir.Copcatanin kulagina fisildamak ister. Copcatan :
-Rahat konusabilirsin, duymaz kulagi sagirdir.
fıkranın devamı

Salamonun isleri tersine tersine gidiyor,oturup Amerikadaki arkadasi Misona mektup yazip akil danisiyor.
Aldigi mektupta ;
"Elinde ne var ne yoksa sat Amerikaya gel "diyormuş.Mison. Salamon neyi varsa satmis.Tek oda bir dükkani varmis,her ihtimale karsi bu kalsin demis.karisi Rebecca yi burada birakmis üç bes kurus da harçlik verip, Amerika nin yolunu tutmus.Aylar geçmis Salamondan nihayet bir mektup gelmis. söyle diyor;
-"Kuzum Rebecca,Çoktandir yazamadim kusura bakma.Benim burda isler çok iyi.Epeyce bir müddet elimdeki parayla ihale kovaladim.Sonunda,Kore savasindan
kalma eski don ihalesine girdim.tanesini bir dolardan alip,kisalttirdim,2 dolara malettim ve tanesini 10 dolardan sattim. Buradan kazandigim parayla bu defa Vietnam savasindan kalan eski yatak ihalesine girdim. Eski yataklarin tanesini 5 dolardan aldim,üzerine yeni yüz kaplattim,10 dolara malettim tanesini 100 dolardan sattim.Kuzum Rebecca, durum simdi çok iyi, dükkani sat acele yanima gel"
Rebecca cevap vermis ;

-"Kuzum Salamon, sen orada,yatak ve don ihalelerinden çok para kazandigini yazagorsun.
Ben, burada bir tek yatak ile ve de donsuz olarak senden çok kazanorum"
fıkranın devamı

Bir Fransiz turist kafilesi Erzuruma gelir. sehri gezerler. Oradan Aziziye Tabyalari Palandöken Daglari derken dönüs vakti gelir.
Herkez otobüslere biner ancak bir Fransiz kadinin eksik oldugu anlasilir.Ararlar ve sonunda Palandöken daginda kadini bir çobanla birlikte bulurlar.Çoban kadini iyice becermistir. Her ikisinide yakalayip karakola götürürler ve kadina sikayetçi olup olmadigini sorarlar.Kadin da:
-"Ne sikayeti ben bugüne kadar böylesini görmedim. Yanliz benimle birlikte Fransaya gelirse sikayetçi olmam" der.Durumu çobana söylerler çoban da :
-"Nasil gelirem kari burda, çoluk çocuk burda, sürü burda" der ve ekler :
-"Benim biraderim var askerdedir. Teskeresine az kaldi eger olursa o gitsin" der.Durumu kadina söylerler.Kadin da:
-"Eger kardesi de onun kadar iyiyse gelsin" der.Kadinin bu sözünü çobana iletirler.
Çoban:

-"Valla bilemem ama askere evvel önce bizim birader bir ayi siktiydi serefsizem ayi ona hala bal getirir"
fıkranın devamı

Hımbıl bir herif barda oturmus sıkkın bir yuzle bira icip duruyor.
Yanindaki sormus:
- Dostum senin sıkkın bir halin var..
- Evet, demis adam, karım canımı sikiyor.
Hangi yarisa girsek beni yeniyor.Jogging, bovling, tenis, bezik.Aklina ne gelirse...
- Sana bir fikir vereyim, demis oteki, karini cis yarisina davet et bu defa mutlaka sen kazanirsin.
Himbil adam sevincle evin yolunu tutmus. Karisina
-"Var misin bu yarisa?" diye sormus.
-"Varim" demis kadin.İcebildikleri kadar bira icmisler.Ve gecenin karanliginda yarismak icin bahceye cikmislar.Once hanimefendi cisini yapmis.Soyle bir metre kadar bir uzakliga ulasmis.Sira adama gelmis. Tam baslayacak:
- Yooo, demis kadin...
- Niye ne oldu?

- Elleri kullanmak yok...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...5 6 7 8 9 10 11 12 13 14 15...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama