Adamın biri arabasıyla giderken öndeki arabaya çarpmış. Adam çarptığı arabanın sahibine:
- 20.000.000 vereyim anlaşalım
demiş. Adam:
- Hayır polis çağıracağız.
- 40.000.000 vereyim anlşalım
demiş adam yine:
- Hayır polis çağıracağız...
bir süre böyle geçtikten sonra adam en sonunda dayanamamış:
- Senide ederim polsi de ederim
demiş diğer adamda:
- Ay çapkın beni öyle tatlı sözlerle kandırabileceğini mi sanıyorsun.
demiş.
fıkranın devamı

Düğün gecesi kayınpeder damatla dalga geçiyormuş:
- Bakalım
demiş,
- Aslanlar gibi gerdeğe bu gece mi gireceksin yoksa fareler gibi ertesi geceyi mi bekleyeceksin?
Damat sırıtarak cevap vermiş:
- Ben tilki gibiyimdir efendim, dün gece girdim ...

fıkranın devamı

Canım Ablacığım ;
Haluk'la birbirimizi görür görmez aşık olduk... Haluk hem yakışıklı
bir cocuk hem de kırmızı BMW'si var. Beni ailesiyle tanıştırmak
için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu. Bana :
- Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim
dedi. Haluk kendi kolasını içer içmez uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı.
Ablacığım;
Sevdigim erkek acaba hasta falan mı? Evlenmem de bir mani var mı?
Rumuz:Bedriye

Güzin ablanın cevabı:
- Benim Sevgili Yavrum, Anan seni Kadir gecesi doğurmuş....

fıkranın devamı

Iki arkadas her pazar golf oynarlar. Bir Pazar gene golf oynamaya hazirlanirken bir adam gelir ve onlara katilmak istedigini soyler.
Elemanlar birbirine baktiktan sonra adamin teklifini kabul ederler.
Oyun ilerler ve elemanlar adama ne is yaptigini sorarlar. Adam:
- Ögrenmek istemezsiniz. Ben etikciyim. Tufek golf cantasinda. Nereye gitsem onu yanimda tasirim.Istersen bir goz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayip cantaya bakar. Gercektende orada buyuk bir durbunu olan tufek vardir. Eleman heyecanlanir ve:
- Vaay! Suna bak. Eminim ki bu durbunle buradan bizim evi gorebilirim, der
Bir iki saniye baktiktan sonra :
- Evvet! Gorebiliyorum ! Hatta pencereden yatak odasini bile gorebiliyorum. Iste karim ... Dur bir dakika, ciplak! Yaninda da kapi komsum var, o da ciplak!
Bu adami bir anda yikar ve dusunmeden tetikciye donup:
- Bir atis icin kac para istiyorsun ?, der. Tetikci:
- Her tetigi cekisim icin 500 milyon.
Eleman:
- 500 milyon !!?? Cok para ama tamam. Senden iki atis istiyorum. Birincisi karimin agzina, cok dirdirlaniyor ve dayanamiyorum buna. Ikincisi ise komsumun penisine, guzel bir ders alsin!
Tetikci kabul eder, tufegi kaldirip evi nisanlar ve beklemeye baslar. 5 dakikalik bir beklemeden sonra dayanamayip neden ates etmedigini sorar. Tetikci:
- Biraz daha bekle.. Isi tek kursunda halletmek uzereyim.
fıkranın devamı

İki arkadaş konuşurlar;
"Karımla evlenmeden önce hiç yatmadım. Sen yattın mı?
Öteki başını kaşır,
"Biraz düşünmem lazım. Karının adı neydi?
fıkranın devamı

Yaşlı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormuş... Hava çok rüzgarlıymış ve şapkası uçmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş... Derken genç adam teyzemize yaklaşmış..
"Hanımefendi, kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteginizin havalandıgını bilmeniz gerek diye düşündüm.."
Teyze hiçoralı olmamış;
"Evet ama ne yapabilirim, bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum, yoksa bırakayım uçsun mu?"
"Ama hanımefendi ben demek isterim ki eteginiz havalandıkça bazı yerleriniz görünüyor..!!"
Teyzemiz adama şöyle bir bakmış ve gülümsemiş;
"Evladım... Etegimin altından görünen 85 senelik ama ben bu şapkayı dün aldım!!!"
fıkranın devamı

Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış; karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama :

- 'Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum.

Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;

- Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği o dur...

Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....:

- Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!
fıkranın devamı

Adamın biri ev arıyormuş. Bir emlakçıdan bir evin anahtarını almış ve eve bakmaya gitmiş.
Evi çok beğenmiş. Tam çıkacakken evin penceresinden karşı evi görmüş. Bir'de ne görsün, bir adam ve bir kadın çırılçıplaklar.
Kadın elleriyle gögüslerini okşuyor, adamda *ikine bir süt şisesi takmış, bir elinde'de şemsiye öyle duruyor. Adam dehşet içinde evden çıkıp emlakçıya gelir. Evi biraz önce gördüklerinden dolayı tutamayacağını söyler. Gördüklerini bir bir emlakçıya anlatır.
Emlakçı gayet sakin bir şekilde;
- ''Haa!, Onlardan'mı bahsediyorsun onlar sağır ve dilsiz kadın elleriyle gögüslerini okşayarak, göğüslerimde süt kalmadı, git çocuğa süt al diyor adam'da dışarıda yağmur yağıyor, *ikerim sütünü'' diyor''...
fıkranın devamı

Adamın biri işten eve gelmiş bir bakmış, karısı başka bir adamla yatakta. Hemen tabancasını almış ve öteki adama:
- ''Madem karımı istiyorsun onu benden erkek gibi al. Seni düelloya davet ediyorum''...
Öteki adam bunu kabul etmiş, ikisi birlikte yandaki odaya girmişler kapıyı kapatmışlar, sonra kadının kocası öteki adama fısıldamış;
- ''Aslında kimsenin canının yanmasına gerek yok, ikimizde havaya ateş edelim sonra ölmüş gibi yere yatalım, karım ilk önce hangimizin yanına koşarsa en çok sevdiği odur''...
Böylece ikisi havaya bir el ateş edip hemen kendilerini yere atmışlar... Kadın silah sesini duyar duymaz koşarak içeri girmiş... Yere yatan iki adama bakmış ve bağırmış.....:
- ''Hayatım çıkabilirsin, ikisi de öldü..!!!!''

fıkranın devamı

Günün birinde birbirlerini deli gibi seven bir adam ve kadın varmış. Bir kaç yıl sonra sevişerek evlenmişler. Aradan geçen yıllar sevgilerine yenik düşmeye alıştırmış her ikisini de. Adam her gece eve alkollü gelir olmuş. Yine alkollü geldiği bir akşamda
- "Dur ben şu kadınla biraz dalga geçeyim..."
demiş.
- "Hatun..senin mallar epeyce büyüdü, çamaşır makinesi kadar oldun be"
demiş. Kadın bu söze hiç aldırış etmemiş. Derken bir kaç gün geçmiş aradan ve adam yine eve alkollü gelmiş.
- "Şu kadınla bir daha dalga geçeyim"
demiş ve
- "Hatun senin mallar epeyce büyüdü, çamaşır makinesi kadar oldun" diyerek şakayı tekrarlamış. Derken aradan 3-4 gün sonra adam bu kez aklı başında gelerek eve yemek yemiş ve yatmış. Adamın uykusu kaçmış kadını dürterek
- "Hatun kalk...!"
demiş tabi kadında çıt yok. Birkez daha dürtmüş ama yine kadında çıt yok. Adam bu kez tekrar ederek eklemiş:
- "Hatun kalk, canım istedi birşeyler yapalım"
demiş. Karısı kafasını kaldırıp:
- "Buruşuk bir çorap için koskoca çamaşır makinesini açtırma bana. Elinde çiteleyiver...!!!!"
fıkranın devamı

Soğuk ve karli bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulübe bulurlar.
Kulübede bir yatak, bir uyku tulumu ve bir sürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir:
- "Ben yerde uyku tulumunda uyurum" der. Sekreter yatağına yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar:
- "Efendim, ben çok üşüyorum."
Adam fermuarı açar,uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar:
- "Efendim, ben hala çok üşüyorum."
Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar:
- "Ben yine çoooook üşüyorum".
Adam yattığı yerden:
- "Bir fikrim var." der,
- "Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz."
Genc kadın kıkırdar:
- "Tamam,bana göre hava hoş." Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır:
- "ÖYLEYSE KALK VE KAHROLASI BATTANİYEYİ KENDİN AL!!!!!"

fıkranın devamı

Adamın işi varmış, Ankara'ya gidiyormuş, tam uçağa binerken kulağında bir ses:
- "Binme, bu uçak düşecek!
Dönmüş, bakmış, kimse yok, ama içine de bir kurt düşmüş, binmemiş.
İkinci uçağı beklerken kara haber ulaşmış:
- Uçak düştü kurtulan olmadı.
Koşmuş Haydarpaşa'ya, bilet almış, tam trene binecek, aynı ses kulağında:
- "Binme bu trene, raydan çıkacak!
Dönmüş, bakmış yine kimse yok, trene binmemiş, gelmiş eve, sabah gazeteyi açınca tüyleri ürpermiş:
- Tren Eskişehir'de raydan çıktı şu kadar ölü, şu kadar yaralı...
Allahına şükretmiş, koşup otobüse bilet almış, tam binerken yine o ses:
- "Bu otobüse binme, freni patlayacak!
Dönmüş yine kimse yok! Dayanamamış, sormuş:
- "Sen kimsin yahu?"
- "Ben senin iyilik meleğinim!
Adam iyice kızmış:
- Ulan evlenirken neredeydin?!
fıkranın devamı

Askerin biri bir gün ormanda yolunu kaybetmiş, gece olunca köye ancak ulaşabilmiş. Bir kapıyı tıklamış, karşısına yaşlı bir adam çıkmış.
Asker:
- Amcacım tanrı mirafiri kabul edermisiniz.
Yaşlı adam:
- Evladım ne demek, hele ki sen bir askersin, seve seve buyur içeriye.
Yaşlı adam ısrar etmiş bizim askere;
- Evladım sen hasta gibisin burası soğuk olur, sen git bebeğin odasında yat.
Asker:
- Hayır amca olmaz öyle şey hem bebeği rahatsız etmeyeyim.
Yaşlı adam gülümseyerek:
- O çoktan uyumuştur evladım.
Neyse ki bizim asker küçük evin soğuk girişinde ki odada yatar. Sabah olur bizim asker yüzünü yıkamak için lavobaya gider yüzünü yıkar, o sırada kendisine kar gibi beyaz bir havlu uzatılır, birde bakar ki havluyu uzatan dünya güzeli huri benzeri bir genç kız. Asker hemen sorar:
- Kimsiniz acaba?
Güzel kız kısa ve öz cevap verir;
- Benim adım bebek, ya siz.
Asker biraz üzgün cevap verir.
"Bende eşşolu eşşek"
fıkranın devamı

Günün birinde adamla kadın evlenmişler.Gel zaman git zaman adam kendini iyice hovardalığa vurur,içki kumar vs...vs. Kadın bu duruma çok üzülür.... Neyseki bizim sorhoş adam karısına birgün seslenerek.
- "Ya ammada şiştin sen ya resmen çamaşır makinası gibi oldun"
der. Kadın kocasının bu yakıştırmasına çok üzülür. Adam yine birgün karısına,
- "Ya kadın oturduğun yeri göcertiyosun,banyodaki çamaşır makinası kadarda agarsın"
der gülerek. Kadın yine başını eger önüne. Yine birgün adamla kadın yatakta yatarken, adamın canı sevişmek ister, karısına usulca sokularak seslenir.
- "Karıcım seni çok istiyorum"
kadında çıt yok. Adam isteğini tekrarlar, kadın sonunda lafı patladır.
- "Off git işine be, ben şimdi ufacık yarım bir çorap için kocaman çamaşır makinasını çalıştıramam"
fıkranın devamı

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, "Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız" demiş. Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, "Kahve hazır" diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş. Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7'de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, "İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur" diye düşünmüş. Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış. Tamirci duyduklarına inanamamış, "Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim" demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne götürmüş. Adam çok meraklanmış tabii. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş..
fıkranın devamı

Sekiz kez evlenmiş kadın günün birinde ölür..
Yaşamı boyunca sekiz kez evlenmiş harika bir kadındı. Cenazesi kaldırılırken yakın dostlarından birisi,
- Evet nihayet biraraya geldiler.
Diger kadın şaşkınlıkla yüzüne baktı ve,
-Bir araya mı? Hangisiyle?
- Ben kocalarını kastetmiyorum. Bacaklarından söz ediyorum.
fıkranın devamı

Adam arkadaslarina heyecanli heyecanli birseyler anlatmaktadir,
- Çok acayip bir sey oldu arkadaslar, dün gece kapiyi çaldim, karanlikta açani
hizmetçi kiz zannedip öptüm. Meger karim degil miymis?
- Eee, ne olmus yani?
- Daha ne olsunyahu? Karimi öperken karim; "Dikkat et sevgilim, kocam her an gelebilir, diye fisildadi...
fıkranın devamı

Adamın biri metresiyle sohbet ederken metresi dönmüş ve adama demiş ki:
- Sevgilim lütfen şu sakalını keser misin seni rahat öpemiyorum?!
Adam dönmüş ve metresine:
- Hayır kesemem çünkü karım böyle beni çok seviyor kesersem karım beni öldürür!!
Adam metresini kıramamış ve sakalını kesmiş. Gece geç saaatlerde evine gitmiş karısı uyuyormuş, süzülerek yatağa girmiş o an karısının yanağı kocasının yanağı değmiş ve karısı:
- Sevgilim sana bu vakitte evime gelme demiştim her an kocam eve gelebilir!!!!!!!!!!
fıkranın devamı

Bir gun bir turk bir amarikan ve bir marokkan ucakta yolculuk ediyormus. Turk hava atmak icin elini camdan cikarmis ve demiski
-biz turkiyedeyiz.
Turke sormuslar,
-Nasil bildin? Turk demiski
-kanuni sultan caminin minaresine dokundum.Ve simdide Amarikan cikmis ve elini camdan disari cikarmis ve
-simdide biz amarikadayiz demis.
-Nasil bildin demisler?
-Ozgurluk anitinin basina dokundum demis.Sira marokkana gelmis oda elini cikarmis ve demiski
-biz marokkodayiz nasil bildin demisler? Oda yanitlamis
-saatim calindi...
Marokko Fas olsa gerek
fıkranın devamı

Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi acar:
"iyi gunler az once caminiz kirildi ve bunu yapan benim cocugum lutfen ozrumu kabul edin ne kadar masrafi varsa odemek istiyorum"der.
adam:"hic sorun degil cocugunuz cami kirdi ve iceri giren top degerli bir
vazoya carpti ve o da kirildi" kadin daha fazla uzulur ve iceri girdiginde gercekten bir vazoyu kirilmis gorur.
"cok uzgunum bununda masrafini odemek istiyorum" der
adam:hic onemli degil aslinda cok buyuk bir iyilik yaptiniz bana"der
kadin merakla:"ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur" der
adam:"hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yildir o vazoda hapis kalmistim cocugunuz sayesinde ozgurlugume kavustum dileyin bende ne dilerseniz" der .
kadin sevincle:"ayy ne desem guzel bir malikane istiyorum hemde paris'te!!
adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve:"tamam hanfendi isteginiz oldu dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni evinize" der ve "ya ikinci dileginiz?" diye sorar...
"cok luks kiyafetler istiyorum" adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve:"armani,versace ve dkny'de kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz" der. ve ucuncu istegini sorar ...
kadin:"en degerli mucevherleri istiyorum" der...
adam bir telefon konusmasi sonrasi:ok bvulgari ve tiffany'den dilediginiz mucevherleri alabilirsiniz " der.
kadin havalara ucmustur ve adam: "yalniz bende birsey rica etsem sakincasi olur mu?"diye sorar
kadin merakla:"nedir?"
adam:biliyorsunuz 100 bin yildir bu vazodayim.kac zamandir bir
kadin yuzu gormedim acaba bir gece benimler olur musunuz?" diye sorar...
kadin biraz dusundukten sonra "neden olmasin?"

sabaha kadar birlikte olurlar...
sabah uyandiklarinda adam:"güzel hanfendi acaba kaç
yasinda?"diye sorar


kadin:"32" der
adam da:"VAY BE BU YASTA HALA CINLEREMI INANIYORSUNUZ?"

fıkranın devamı

Çok güzel bir hatun azgın kasaba gitmiş.adama: Bifteğin kilosu kaç lira diyince abaza kasap : kilosu dudaktan bir öpücüktür ,demiş. Kızda: ben 10 kilo alayım bari demiş. Kasap gözler fıldır fıldır eti hazırlamış. Kıza uzatmış, hesabı istemiş. Kız kapıya yönelir ve babaannesine seslenerek: Babaanne hesabı öder misin?
fıkranın devamı

Köylünün biri nufus kağıdı çıkarmak için kasabaya gider nufus müdürlüğündeki bayana derdini söyler.
Bayan aklısıra şu köylü ile birazkafa bulayım der ve amca ismini söyle kıcıma yazayım der köylü uyanık birisi hemen benim ismin eşeğin *iki der bayan duraklar köylü ne o kızım ismim defterine sığmadımı der)))
fıkranın devamı

Karslı milletvekili adayı karsa gider ve mitingde konuşmaya başlar ey hemşehrilerim ben sizin için ilkokulu bitirdim herkes şak şak öndeki bir yaşlı bayan vah vah çeker.
-Milletvekili ben sizin için orta okulu bidirdim der yine haltan şak şak yaşlı bayan yine vah vah çeker.
-Miletvekili liseyi bitirdim der yine aynı sahne milletvekli ey halkım ben sizin için üniversiteyi bitirdim der hal bir çokuyla yine şak şak ama yaşlı bayan bu sefer vah yavrum vah vah der adayın bu durum dikkatini çeker mitingden sonra yaşlı bayanın yanına gelip nine ben ilk okulu ortaokulu liseyi bitirdim dediğimde millet alkışlarken sen vah vah çektin üniversiteyi bitirdim dediğimde vah yavrum vah diye acıdın niye?
- Lan yavrum bizim için bu kadar acıya nasıl dayandın ben bir hafta gittim; bir hafta bana kan işettiler sen bunca sene nasıl dayandın onun için vah vah çektim der.
fıkranın devamı

Adam bir aylık yıllık iznini geçirmek için Hazar kıyısındaki motellerden birine gitmişti. Dokuzuncu gün eline bir mektup verdiler. Mektubu okuduktan sonra bir ah çekti:
- Ne yazık ki tatil bitti!..Motel müdürü şaşkınlık içinde sordu:
- Ama bir ay kalacağınızı söylemiştiniz!
- Evet . Bir ay kalacağım ama yine de tatilim bitti. Çünkü karım yarın buraya geleceğini yazıyor!
fıkranın devamı

Çocuk babasına :
- Babacığım, annem ile nasıl evlendin?
Adam eşine dönüp :
- Görüyormusun, çocuk bile anlam veremiyor
fıkranın devamı

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...19 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey