Kadın - Erkek

loading...

Günün birinde adamla kadın evlenmişler.Gel zaman git zaman adam kendini iyice hovardalığa vurur,içki kumar vs...vs. Kadın bu duruma çok üzülür.... Neyseki bizim sorhoş adam karısına birgün seslenerek.
- "Ya ammada şiştin sen ya resmen çamaşır makinası gibi oldun"
der. Kadın kocasının bu yakıştırmasına çok üzülür. Adam yine birgün karısına,
- "Ya kadın oturduğun yeri göcertiyosun,banyodaki çamaşır makinası kadarda agarsın"
der gülerek. Kadın yine başını eger önüne. Yine birgün adamla kadın yatakta yatarken, adamın canı sevişmek ister, karısına usulca sokularak seslenir.
- "Karıcım seni çok istiyorum"
kadında çıt yok. Adam isteğini tekrarlar, kadın sonunda lafı patladır.
- "Off git işine be, ben şimdi ufacık yarım bir çorap için kocaman çamaşır makinasını çalıştıramam"
fıkranın devamı

Bi otomobil tamircisi ılık ilkbahar gecelerinden birinde evine giderken yolun kenarında bi araba ve arabanın başında da patlayan lastiği değiştirmeye çalışan iki güzel kız görmüş. Yardım amacıyla kenara yanaşmış. Ama istepne de patlakmış maalesef. Adam, "Bu saatte bunu tamir etmek imkansız. İyisi mi ben sizi evinize bırakayım, yarın bir çaresine bakarız" demiş. Evin önüne geldiklerinde kızlar adamı bi fincan kahve içmek için evlerine davet etmiş. Ev, bi apartmanın 7. katında, hoş bi daireymiş. İstepneyle uğraşırken elleri kirlendiğinden eve girer girmez adam banyoya gidip ellerini yıkamış. Bu arada OMEGA marka saatini de kolundan çıkarıp, aynanın önüne koymuş. Kızlardan birinin, "Kahve hazır" diye seslendiğini duyunca hemen ellerini kurulayıp banyodan çıkmış. O aceleyle de OMEGA marka saatini çıkardığı yerde unutmuş. Kızların sohbeti çok keyifliymiş. Grup vaktin nasıl geçtiğini anlamamış. Sonunda adam geceyi kızların evinde geçirmiş. Sabah da 7'de kalkıp işe gitmiş. Tamirhanesine vardığında saatini kızlarda bıraktığını farketmiş, "İyi bari, kızları tekrar görmek için bahane olur" diye düşünmüş. Akşam iş bitimi saatini almak için kızların evine gelmiş ama kapıcı bahsettiği kızların artık o dairede yaşamadıklarını söylemiş. Bu iki talihsiz kız 3 hafta önce trafik kazası geçirip ölmüşlermiş meğer. Şu an da, adamın onları ilk gördüğü yere çok yakın olan bi mezarlıkta yatıyolarmış. Tamirci duyduklarına inanamamış, "Nasıl olur? Ben dün akşam evlerinde onlarla beraberdim" demiş. Kapıcı bunun imkansız olduğunu söyleyerek adamı, kapısı avukat tarafından mühürlenmiş dairenin önüne götürmüş. Adam çok meraklanmış tabii. Ertesi gün avukata gidip durumu anlatmış ve beraberce kızların dairesine gelmişler. Mühürü açıp içeri girmişler. Adam doğruca banyoya gitmiş. OMEGA marka saat aynanın önünde bıraktığı gibi duruyormuş..
fıkranın devamı

Sekiz kez evlenmiş kadın günün birinde ölür..
Yaşamı boyunca sekiz kez evlenmiş harika bir kadındı. Cenazesi kaldırılırken yakın dostlarından birisi,
- Evet nihayet biraraya geldiler.
Diger kadın şaşkınlıkla yüzüne baktı ve,
-Bir araya mı? Hangisiyle?
- Ben kocalarını kastetmiyorum. Bacaklarından söz ediyorum.
fıkranın devamı

Adam arkadaslarina heyecanli heyecanli birseyler anlatmaktadir,
- Çok acayip bir sey oldu arkadaslar, dün gece kapiyi çaldim, karanlikta açani
hizmetçi kiz zannedip öptüm. Meger karim degil miymis?
- Eee, ne olmus yani?
- Daha ne olsunyahu? Karimi öperken karim; "Dikkat et sevgilim, kocam her an gelebilir, diye fisildadi...
fıkranın devamı

Adamın biri metresiyle sohbet ederken metresi dönmüş ve adama demiş ki:
- Sevgilim lütfen şu sakalını keser misin seni rahat öpemiyorum?!
Adam dönmüş ve metresine:
- Hayır kesemem çünkü karım böyle beni çok seviyor kesersem karım beni öldürür!!
Adam metresini kıramamış ve sakalını kesmiş. Gece geç saaatlerde evine gitmiş karısı uyuyormuş, süzülerek yatağa girmiş o an karısının yanağı kocasının yanağı değmiş ve karısı:
- Sevgilim sana bu vakitte evime gelme demiştim her an kocam eve gelebilir!!!!!!!!!!
fıkranın devamı

Bir gun bir turk bir amarikan ve bir marokkan ucakta yolculuk ediyormus. Turk hava atmak icin elini camdan cikarmis ve demiski
-biz turkiyedeyiz.
Turke sormuslar,
-Nasil bildin? Turk demiski
-kanuni sultan caminin minaresine dokundum.Ve simdide Amarikan cikmis ve elini camdan disari cikarmis ve
-simdide biz amarikadayiz demis.
-Nasil bildin demisler?
-Ozgurluk anitinin basina dokundum demis.Sira marokkana gelmis oda elini cikarmis ve demiski
-biz marokkodayiz nasil bildin demisler? Oda yanitlamis
-saatim calindi...
Marokko Fas olsa gerek
fıkranın devamı

Kapi vurulur ve bir erkek kapiyi acar:
"iyi gunler az once caminiz kirildi ve bunu yapan benim cocugum lutfen ozrumu kabul edin ne kadar masrafi varsa odemek istiyorum"der.
adam:"hic sorun degil cocugunuz cami kirdi ve iceri giren top degerli bir
vazoya carpti ve o da kirildi" kadin daha fazla uzulur ve iceri girdiginde gercekten bir vazoyu kirilmis gorur.
"cok uzgunum bununda masrafini odemek istiyorum" der
adam:hic onemli degil aslinda cok buyuk bir iyilik yaptiniz bana"der
kadin merakla:"ama caminiz ve degerli bir vazonuz kirildi nasil olur" der
adam:"hanfendi ben bir cinim ve 100 bin yildir o vazoda hapis kalmistim cocugunuz sayesinde ozgurlugume kavustum dileyin bende ne dilerseniz" der .
kadin sevincle:"ayy ne desem guzel bir malikane istiyorum hemde paris'te!!
adam bir kisa telefon konusmasi yapar ve:"tamam hanfendi isteginiz oldu dilediginiz zaman gidebilirsiniz yeni evinize" der ve "ya ikinci dileginiz?" diye sorar...
"cok luks kiyafetler istiyorum" adam kisa bir telefon konusmasi yapar ve:"armani,versace ve dkny'de kiyafetleriniz hazir alabilirsiniz" der. ve ucuncu istegini sorar ...
kadin:"en degerli mucevherleri istiyorum" der...
adam bir telefon konusmasi sonrasi:ok bvulgari ve tiffany'den dilediginiz mucevherleri alabilirsiniz " der.
kadin havalara ucmustur ve adam: "yalniz bende birsey rica etsem sakincasi olur mu?"diye sorar
kadin merakla:"nedir?"
adam:biliyorsunuz 100 bin yildir bu vazodayim.kac zamandir bir
kadin yuzu gormedim acaba bir gece benimler olur musunuz?" diye sorar...
kadin biraz dusundukten sonra "neden olmasin?"

sabaha kadar birlikte olurlar...
sabah uyandiklarinda adam:"güzel hanfendi acaba kaç
yasinda?"diye sorar


kadin:"32" der
adam da:"VAY BE BU YASTA HALA CINLEREMI INANIYORSUNUZ?"

fıkranın devamı

Çok güzel bir hatun azgın kasaba gitmiş.adama: Bifteğin kilosu kaç lira diyince abaza kasap : kilosu dudaktan bir öpücüktür ,demiş. Kızda: ben 10 kilo alayım bari demiş. Kasap gözler fıldır fıldır eti hazırlamış. Kıza uzatmış, hesabı istemiş. Kız kapıya yönelir ve babaannesine seslenerek: Babaanne hesabı öder misin?
fıkranın devamı

Köylünün biri nufus kağıdı çıkarmak için kasabaya gider nufus müdürlüğündeki bayana derdini söyler.
Bayan aklısıra şu köylü ile birazkafa bulayım der ve amca ismini söyle kıcıma yazayım der köylü uyanık birisi hemen benim ismin eşeğin *iki der bayan duraklar köylü ne o kızım ismim defterine sığmadımı der)))
fıkranın devamı

Karslı milletvekili adayı karsa gider ve mitingde konuşmaya başlar ey hemşehrilerim ben sizin için ilkokulu bitirdim herkes şak şak öndeki bir yaşlı bayan vah vah çeker.
-Milletvekili ben sizin için orta okulu bidirdim der yine haltan şak şak yaşlı bayan yine vah vah çeker.
-Miletvekili liseyi bitirdim der yine aynı sahne milletvekli ey halkım ben sizin için üniversiteyi bitirdim der hal bir çokuyla yine şak şak ama yaşlı bayan bu sefer vah yavrum vah vah der adayın bu durum dikkatini çeker mitingden sonra yaşlı bayanın yanına gelip nine ben ilk okulu ortaokulu liseyi bitirdim dediğimde millet alkışlarken sen vah vah çektin üniversiteyi bitirdim dediğimde vah yavrum vah diye acıdın niye?
- Lan yavrum bizim için bu kadar acıya nasıl dayandın ben bir hafta gittim; bir hafta bana kan işettiler sen bunca sene nasıl dayandın onun için vah vah çektim der.
fıkranın devamı

Adam bir aylık yıllık iznini geçirmek için Hazar kıyısındaki motellerden birine gitmişti. Dokuzuncu gün eline bir mektup verdiler. Mektubu okuduktan sonra bir ah çekti:
- Ne yazık ki tatil bitti!..Motel müdürü şaşkınlık içinde sordu:
- Ama bir ay kalacağınızı söylemiştiniz!
- Evet . Bir ay kalacağım ama yine de tatilim bitti. Çünkü karım yarın buraya geleceğini yazıyor!
fıkranın devamı

Çocuk babasına :
- Babacığım, annem ile nasıl evlendin?
Adam eşine dönüp :
- Görüyormusun, çocuk bile anlam veremiyor
fıkranın devamı

Kadın kahvaltı sofrasında gazete okuyan kocasına bakıp söylenmiş:
-Keşke bir gazete olsaymışım. Böylece bütün gün sıkı sıkı tuttuğun ve ilgilendiğin tek şey ben olurdum.
Adam kafasını bile kaldırmadan cevap vermiş:
-Evet keşke sen bir gazete olsaydın; böylece yarın senin yerine yeni bir tane alabilirdim ...
fıkranın devamı

Kızılderili, isminin çok uzun olduğunu, ismini kısa ve
modern bir isimle değiştirmek istediğini söyleyerek
mahkemeye başvurur. Hakim adını sorar.
- Seher vakti çölü çınlata çınlata uluyan beyaz kuyruklu
gri köpek efendim!
Hakim biraz düşünür ve isteği yerinde bulur.
- Peki adını ne yapmak istiyorsun?
- Kuçu kuçu efendim.
fıkranın devamı

Devlet başkanıyla eşi halk arasına inerler. Gezerlerken bir
dükkandan bir adam çıkar ve devlet başkanının eşiyle samimi
bir şekilde sohbet eder. Başkan meraklanır:
- Kimdi bu adam?
- Lise aşkım. Neredeyse evleniyorduk, sonra anlaşamadık.
- Ne şans senin için, onunla evlenseydin, böyle basit bir
dükkanın sahibiyle evli olacaktın şimdi...
- Bilmem. Bence o devlet başkanı olacaktı...
fıkranın devamı

Birlikte çapkınlık yaptığı arkadaşına telefonda sorar:
- ''Karın ne dedi gece o kadar geç kalınca, sorun oldu mu''?
- ''Yok biy şey demedi, hem zaten ön dişlerimi de çektirmenin
vakti gelmişti...''
fıkranın devamı

Kasabanın saygın papazı, bir akşam meyhaneye gider.
Yemeğini yerken şarabını da o kalabalık meyhanede yudumlamaktadır.
Saatler sonra tuvaleti gelir ve tuvalete gider. Çıktığında,
meyhanedeki o kalabalık kahkahalarla gülmekte ve birbirlerini
dürtüp işaret parmaklarıyla papazı göstererek kahkahalarına
devam etmektedirler. Buna anlam veremeyen papaz, meyhaneciyi
çağırarak neler olduğunu sorar.
Meyhaneci der ki:
-Papaz efendi bizim tuvalette pisuarın üstünde belden aşağısı bir kağıda kapanmış, üstü çırılçıplak bir kadın resmi vardır, zaten görmüşsünüzdür.
-Eeee, der papaz.
Meyhaneci:
-İşte o kağıdı kaldırınca bizim bu tarafta bütün ziller çalar da ondan gülüyorlar"..

fıkranın devamı

İki sevgili bir ağacın gölgesinde otururlar.Delikanlının tatlı sözleri arasında bir ara kız sevgilisinin kulağına fısıldar :
- Sevgilim sana apandist ameliyatı olduğum yeri göstereyim.
Delikanlının gözleri parlar.
- Göster canım göster.
Kız eliyle uzak bir yeri göstererek :
- Bak şu ilerde görünen sarı bina var ya, onun üçüncü katı
fıkranın devamı

Annesi muayene olmak amacıyla kızıyla birlikte doktora gider ...
Doktor, hastanın kızı olduğunu zannederek muayene için "paravanın arkasına geç soyun der"
Annesi :
- Doktor oğlum hasta olan kızım değil, benim" der...
Morali bozulan doktor:
- Tamam-tamam anladık, ağzını aç bir bakalım...

fıkranın devamı

Bir matematikçi, bir fizikçi ve bir mühendisten, kırmızı
bir topun hacmini hesaplamaları istenmiş. Matematikçi,
bir kaç karışık yöntem uygulayıp, bir formül kullanarak
hesaplayabileceğini söylemiş. Fizikçi, topu suya atmış
ve suyun hacmindeki artıştan topun hacmini bulmuş.
Mühendis ise, topu almış, evirmiş çevirmiş ve
sekreterini aramış:
-"Kızım bana kırmızı toplar kataloğunu getirir misin?"


fıkranın devamı

Cimri, arkadaşına yakınıyormuş:
-"Sorma azizim. Benim hanım iyice azıttı! Pazar günü
benden 20 milyon, Pazartesi 30, Salı 40, Çarşamba 50,
dün 60, bugün de 70 milyon istedi!"
-"Vay be. Zavallı dostum. Peki bu kadar parayı n'apıyor
ki bu kadın?"
-"Bilmem, vermiyorum ki..."

fıkranın devamı

Bir gün sirketin genel müdürü sirketi içinde dolasmaya çikmistir. Tam ürün müdürünün ofisinin önünden geçerken onu sekreteriyle sarmas dolas bulur. Hisimla ofise dalar:
- ''Biz sana bu kadar parayi bunun için mi veriyoruz?''
Ürün müdürü istifini bozmaz:
-'' Hayir, ben bunu bedavaya yapiyorum!''
fıkranın devamı

Çapkınlıklarıyla ünlü iki erkek arkadaş yıllar sonra karşılaşırlar. Biri:
- Başarılı bir işadamı olduğunu duydum.
Diğeri:
- Evet öyle. Bunu karıma borçluyum.
- Nasıl yani?
- Bildiğin gibi, her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır.
- Şimdi neden başarısız olduğumu anlıyorum.
- Neden?
- Çünkü o kadınlar, ya altımda ya önümde oldu da.
fıkranın devamı

Karısı, çapkın kaleci kocasını yabancı bir kadınla sevişirken yakalar ve hışımla sorar:
- Ne yapıyorsun böyle?
Çapkın kaleci, soğukkanlı bir şekilde cevap verir:
- Kızma karıcığım, sırf senin için idman yapıyorum.
fıkranın devamı

Çılgınca geçen bir parti sonrasında, gençler kumsala dağılırlar. Kuytu bir köşede bir genç kızla delikanlı mehtabı seyretmektedir.

Biraz çakır keyif olan genç kız, delikanlının omzuna başını yaslayarak mırıldanır:
- Her şey bir rüya gibi, değil mi, sevgilim?

Deniz, kumsal, mehtap ve ağustos böceklerinin sesi.
Delikanlı düzeltir:
- Ağustos böceklerinin değil, fermuarın sesi.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama