Kadın - Erkek

loading...

Bir bayan eleman yeni bir erkek müşterinin bilgisayarlarının ayarlarını yapmasına yardım ediyormuş. Sırası gelince, adama internet şifresi olarak hangi kelimeyi kullanmak istediğini sormuş. Kadını utandırmak isteyen adam "Penis!" demiş. Kadın kılını bile kıpırdatmadan dönmüş, şifreyi girmiş ve bilgisayar cevap vermiş:
- Şifre reddedildi.
- Çok Kısa.
fıkranın devamı

Temel her gün evine trenle gidip gelmektedir. Yine bir gün trende giderken karşısında oturan adamın biri pezevenk der. Temel şaşırır içinden acep bağami dedi diye sağına soluna bakınır. Adam yine pezevenk der. Temel yine şaşkınlık içinde sağa sola bakınır; sanırım bağa dedi der. Olay çıkmaması için ilk durakta iner ve olayı evde karısına anlatır.
-Fadime bu gün trende adamin biri bağa pezevenk dedi der.
Fadime:
-Hadi ya haçen bak terbiyesize!
Temel ertesi gün aynı adamla tekrar trende karşılaşır. Adam bu sefer Temel'e bakarak şöyle der:
-Dedikoducu pezevenk ...
fıkranın devamı

Afrika'da, çok geri kalmış olan bir köye gelen bir papaz, yerlileri eğitmeye çalışıyormuş. Her sabah insanların iyilik yapmalarını, birbirlerine karşı iyi davranmalarını vaaz ederken, öğleden sonraları da : kabilenin reisine, İngilizce öğretmeye çalışırmış. Bir gün papaz yanına kabile reisini alıp dolaşmaya başlamış. Bu arada gördükleri şeylerin İngilizcelerini de söyleyerek reisin bilgisini arttırmaya çalışıyormuş.

Gene birgün bir kayanın önünde papaz "Kaya" demiş, reis de "Kaya" diye tekrar etmiş. Bir göle gelmişler, papaz "Göl" demiş, reis de "Göl" deyince papaz sevinip : "Aferin" demiş.
Biraz sonra çalılıkların arasında oynasan bir çifte rastlamışlar. Papaz : biraz kızarmış ve yutkunarak "Bisiklete binmek" demiş. Reis oynaşanlara söyle bir bakmış ve tüfeği ile ateş ederek her ikisini de öldürmüş. Papaz şaşkınlık içinde bağırmış
"Ne yapıyorsun. Bunca zamandır sizi medenileştirmek için uğraşıyorum, insanlara karşı iyi davranmanızın lâzım olduğunu, bunu Tanrının istediğini anlatıyorum. Şu yaptığın işe bak!"

Reis parmağı ile ölü kadını göstermiş, " Bisiklet benim bisiklet"
fıkranın devamı

Yetmişlerinde bir çift.. Doktora gelmişler..
"Doktor" demişler.. "Sevişirken bizi izler misiniz?"
Doktor şaşkın bakmış.. Demek bir sorunları var. Tıp adamı olarak yardım etmek zorunda.."Peki" demiş..
Çift yatağa uzanmış.. Doktor izlemiş ve teşhisini bildirmiş:
"İkiniz de gayet sağlıklısınız. Sevişmeniz fevkalade.. Merak edecek birşey yok.. Viziteniz 32 dolar. Bu da faturanız.."
Ertesi hafta çift gene gelmiş doktora.. "Sevişirken bizi izle" diye..
Gene izlemiş doktor.. Gene sorun yok. Gene vizite 32 dolar. Her hafta çift randevu alıyor, geliyor, sevişiyor, parayı ödüyor, çıkıp gidiyor.
Bir türlü birşey bulamayan doktor sonunda dayanamamış.. "Bana biraz yardımcı olun. Sıkıntınız ne, söyleyin.."
Adam cevap vermiş:
"Herhangi bir sıkıntımız yok. Birşey bulmanızı da istemiyoruz. Bu kadın evli.. Onun evine gidemiyoruz. Ben de evliyim.. Benim evime de gidemiyoruz. Hilton geceye 78 dolar istiyor.. Sheraton 82 dolar.. Buraya ise sadece 32 dolar ödüyoruz. Onun 28 dolarını da sigortamız fatura karşılığı 'Doktor muayenehanesinde ziyaret' fonundan geri ödüyor!.."
fıkranın devamı

Delikanlı olgunca bir arkadaşına yalvarir. ''Abi nolursun zamparalık nasıl yapılır bana da öğretir misin ?'' Bak oğlum der. Akşam en son kalkan ada vapuruna bineceksin, heybeliada da ineceksin, orada eşini bekleyen birçok kadın göreceksin, kocası gelenler birlikte giderler, kocası vapurdan çıkmayan kadinlardan birini gözüne kestirir beraber yemeğe gitmeyi teklif edersin. Ehhh ondan sonrası sana kalmış.
Delikanlı o gün son ada vapuruna binmiş vapurdaki sallantıdan uyuya kalmış, birde gözlerini açmış ki heybeliadayı geçmis büyükadaya gelmiş. Olsun ada değil mi birşey farketmez deyip vapurdan inmiş. Gerçekten birkaç kadının kocası gelmemiş. Bizimki gozune kestirdigi birini yemeğe beraber çıkmalarını teklif etmiş. Kadın da
-''Burası küçük bir yerdir herkes birbirini tanır buyüzden evime gidelim!! demiş. Bunlar yemekten sonra gerekli işleme başlamışlar on dakika sonra kapı paldır küldür açılmış ve kadının kocası girmiş.
- !!Karıcım geç kalınca bir motor tuttum geldim ve ben gelmeyince bana yapacağın bumuydu.!!
Bu arada bizimkine dönmüş
-!! Ulan sana Heybeliada dedik, hergele, Büyükada değil. !!
fıkranın devamı

On yıldır evlilermiş.. Ama gerdek gecelerinden başlayarak, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar yılı kaç kez sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun, ışıklari yakıp sevişmek için ama adam hep inatla "Hayır" demiş.. "Kesinlikle olmaz. İlle de karanlıkta sevişeceğiz.." O gece kadıncağız gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş, ama hemen vazgeçmiş. Kocası on yıl sonra insafa gelecek değil ya.. Vazgeçmiş ama sadece yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü.. Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk noktasında elini kaydırıp, yatağın bas ucundaki gece lambasının düğmesine dokunuvermiş.. Bir de ne görsün.. Kocasının belinde, o yapay aletlerden biri bağlı değil mi?..
- Bunu bana nasıl yaparsın_! Bunca yıldır, bu işi sahte bir aletle yaptığını bana söylemedin bile.. Hemen açıkla bana her şeyi..Hemen...
Adam soğukkanlılıkla yanıt vermiş..
- Tamam, tamam.. Her şeyi izah edeceğim sana.. Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu nasıl yaptın izah et, bakalım!...
fıkranın devamı

Adamın birinin daldan dala gezerken cinsel organı kırılmış. Doktora gitmiş doktor adama her akşam yatmazdan önce on onbeş dakika cinsel organını bir bardak süte bandırmasını istemiş ve adam eve gelip yatma vakti geldiğinde banyo ya girip doktorun dediklerini uygulamaya başlamış tabi karısı içerde bekliyor ve kocasına seslenmiş. Aradan biraz zaman geçtikten sonra kadın sabırsızlanıp dalıvermiş banyoya kadın şaşırarak,
- Ay kocacığım kırk yıl düşünsem bunun bir dolma kalem gibi doldurulduğu aklıma gelmezdi...
fıkranın devamı

Bir gün bi adam ile kızı,karayoluyla Hakkariden Şırnağa gidiyorlarmış. Arabalarının bagajında da bir sandık dolusu altın ve mücevher varmış. Güle oynaya yollarına devam ederken birden yollarını teröristler kesmiş. Adamı arabadan indirmişler, kızı da arabanın arkasından dolanarak babasının yanına gelmiş. Teröristler üstlerini arayıp bişey bulamıyınca arabayı alıp kaçmışlar. Adam yolun kenarına çökmüş.
- Gittii altınlar! Diye yakınmaya başlamış.
Bunu görünce kız:
- Üzülme baba onları aşk üçgenime sakladım demiş.
Adam bunu duyunca iyice kendini yerden yere atıp:
- Tüüh,tüh! Anan da gelseydi, arabayı da kurtarırdık demiş.
fıkranın devamı

Alışverişten sonra evine dönen kadın, kocasını yatakta genç ve güzel bir kadınla yakalayınca dehşete düşer. Ortalığı dağıtmaya kalkışacağı sırada kocası onu durdurur.
"..Şoyle açıklayabilirim karicim... der:
"Eve dönerken bu zavallı kızı gördüm. Çok yorulmuştu. Onu arabama aldım. Karnı da acıkmıştı, o yüzden onu eve getirdim ve senin buzdolabında unuttuğun rostoyu pişirdim. Kızın ayakkabıları delinmişti. Modası geçti diye artık giymediğin ayakkabılarından bir çift verdim ona. Üşümüştü, o yüzden sana doğum gününde aldığım fakat rengini beğenmediğin için hic giymediğin süveteri ona verdim. Kızın pantolonu parça parça olmuştu, artık senin kalçalarının sığmadığı bir pantolonunu da verdim. Tam çıkmak üzereyken bana
"Karınızın artık kullanmadığı başka birşey var mı bu evde?" diye sordu.. ve işte buradayız..'
fıkranın devamı

Uçak havalandıktan sonra pilot mikrofonu açıp şöyle demiş.
-''Sayın yolcularımız uçağımız havalanmış durumdadır kemerlerinizi çözebilirsiniz.''
Arkasına yaslanmış. ve mikrofonun açık olduğunu unutan pilot kendi kendini önce bir gerinmiş ve söylenmeye başlamış "oooohhhh gidim önce bir *ıçıım ondan sonrada şu hostese bir yüklim" demiş.
İçerideki yolcular hepsini duymuş hostes durumu düzeltmek için içeriye koşmaya çalışırken ayağı takılıp düşmüş. Yolculardan biri "acele etme bacı adam önce *ıçacak" ya demiş.
fıkranın devamı

İkiz kardeşler annelerının karnında papaz kaçtı oynuyorlarmış, derken diğeri ötekine seslenmiş hey kapı açılıyor demiş ötekide olsun ya gelen babamdır demiş. Diğeri değil deyince nerden anladın diye sormuş oda babam hiç yağmurluk giymezki demiş.
fıkranın devamı

-Komiser bey, beni tutuklayın. Karıma beş el ateş ettim.
-Öldü mü?
-Hayır hiç biri isabet etmedi.
-Öyleyse neden tutuklanmayı istiyorsun?
-Karım beni arıyorda...
fıkranın devamı

Aynı iş yerinde çalışan evli bir çift bir gün işe giderken bir saatçinin önünden geçerler. kadının gözüne bir saat ilişir. kocacığım bu saati bana alalım der. kocası yürü lan mına koduğum karısı ben de bile saat yok sen ne yapcan saatle der. karısı hergün işe giderken kocasına saati allım der.adam her defasında küfür edip karısını azarlar. bir gün karısı işe gitmez.kocası işten geldiğinde bi bakar karısının kolunda o saat. sorar. lan mına koduğumun karısı bu saati nasıl aldın der. karısı alaylı bi şekilde: çok kolay kocacığım yarım saat verdim bi saat aldım.
fıkranın devamı

Adam elindeki son 500 dolarla kumar oynamaya karar verir ve Las Vegas'in yolunu tutar... Ve inanılmaz bir talih; tam 3 milyon dolar kazanır.Hemen otel yönetiminin kendisine tahsis ettiği kral dairesine çıkar ve karısına telefon eder:
- Hayatim, evde misin?
- Evet kocacığım.
- İyi. Hemen hazırlan o zaman. Çabuk bavulunu hazırla. Kumarhanede tam 3 milyon dolar kazandım.Kadın sevinç dolu bir çığlık atar:
- Ayyyyyyyyyyy harikasın!! Hemen hazırlanıyorum.. Peki ama nereye?
Paris?; Karayipler?; Acapulco?; Güney Amerika?...
Adam cevap verir:
- Umurumda değil. Sadece eve döndüğümde çoktan gitmiş ol.
fıkranın devamı

Capkın rıza ile sevgilisi restauranta girerler.Rıza hep et türü yemek söylerken kızcağız sebze üstüne yemekler söyler ve derki biz ailece vejeteryanız, annemde vejeteryandır kesinlikle et yemez,
rıza da gülerek sorar annen vejeteryanda sen nasıl doğdun?
fıkranın devamı

Fazlası ile zampara olan bir adam tövbekâr olmak istemiş. Ne
yapayım ne edeyim derken "40 gün 40 gece bir mağaraya kapanıp dua etmesi" söylenmiş.
Eleman mağaraya kapanıp. 1 gün 2 gün 3 4 5 derken 39 gün olmuş.
39. gün dışarıda bir yağmur bir yağmur, ortalığı sel götürüyor.
Bir bakmış ki mağaranın kapısında yağmur iliklerine kadar islemiş bir
bayan. Güzel mi güzel. Bayan hemen içeriye girmiş. Eleman, bayanın üstünü
kurutmak için ateş yakmış. Fakat bayana hiç yaklaşmamış.
Bayan üzerindekilerini kurutmak için çıkartınca,
"kendisinin korktugunu ve adamın kendisine sarılmasını"
istemiş. Adam sarılırken tövbesini bozmak istemiyor, fakat bayan
cilvelenince tövbe diye birşey kalmıyor ve iş bitiyor.
Sevişmenin ardından kadın kahkahalar ile gülmeye başlayınca
merakla sormuş.
- Neden gülüyorsun
Kadın :
- Ben şeytanım. Senin tövbeni bozmak için geldim ve başardım
Bu sefer adam kahkahalarla gülmeye başlamış ve bu sefer şeytan sormuş :
- Niye gülüyorsun?
Adam :
- Bu dünyada becermediğim bir şeytan kalmıştı. Onu da becerdim
ya, boşver gerisini....
fıkranın devamı

Canım Ablacım Haluk'la birbirimizi görür görmez aşık olduk. Haluk hem yakışıklı bir çocuk, hem de kırmızı BMW'si var. Beni ailesiyle tanıştırmak için evine götürdü. Fakat evde kimsecikler yoktu".
- "Şimdi gelirler, beklerken birer bardak kola içelim"
dedi. Haluk kendi kolasını içer içmez uyumaya başladı. O kadar itip kaktım ama uyanmadı.Ablacım, sevdiğim erkek acaba hasta mı? Evlenmemde bir mani var mı?
Rumuz:Bedriye

Güzin ablanın cevabı:
Ahhhh benim Sevgili yavrum anan seni Kadir gecesi doğurmuş...
fıkranın devamı

Bir otel odasinda bir adamın karısı yan odada bulunan adamla işi pişirir,ve duvarın aşağısına bir delik açarlar oradan işi götürürler,parololarıda melemez'miş,adamın veya kadının canı istediğinde melemez diye seslenirlermiş.
Bundan şüphelenen kadının kocası,altdaki deliği farketmiş ve bunları takipe almış.
Adam oradan melemez diye bağırdığında karısıda deliğe yapıştırıyormuş a...ğını, adam birgün yan taraftaki adamın odasına geçmiş ve karısına melemez diye seslenmiş,karısıda yine aynı tatbikatı uygulamış ne bilsin yan taraftakinin kocası olduğunu,kocasıda hazırladığı kızgın maşayı sokmuş karısının a...ığına, ertesi akşam,yan taraftaki adam,kadına seslenmiş.
Melemez melemez,kadından çıt yok tekrar bağırmış melemez melemez,kadinin kocasıda çok sinirlenerek bağırmış delikten,a.... yandı gelemez,a.... yandı gelemez.
fıkranın devamı

Mafya babası haraçlarını toplaması için yeni bir tetikçi buldu.
Seçtiği adam sağır ve dilsizdi.
Çünkü baba, bu tetikçi yakalanırsa polise fazla bir şey anlatması mümkün olamaz, diye düşünüyordu.
Baba, bir gün ödemelerin geciktiğini fark etti ve tetikçiyi odasına aldırttı, bir de işaret dilini bilen tercüman buldular. tercüman işaretle sordu:
- "Para nerede?" Sağır dilsiz işaretle yanıt verdi:
- "Ne parası? Benim paradan maradan haberim yok. Neyden bahsettiğinizi anlamıyorum."
Tercüman tercüme etti:
- "Neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş." Baba 38'ligi koltuk altından çekip sağır dilsizin beynine dayadı:
- "Simdi sor bakalım, para nerede." Tercüman işaretle sordu:
- "Para nerede?" Sağır-dilsiz kan ter içinde işaretle yanıt verdi:
- "Şehir merkezindeki parkta, büyük heykelin olduğu kapıdan girince soldan 3. ağacın kovuğunda yüz bin dolar var."
- "Ne söyledi?" dedi Baba. Tercüman yanıtladı:
- "Dedi ki, hala neyden bahsettiğinizi anlamıyormuş, ayrıca o tetiği çekmek de biraz g.t istermiş."
fıkranın devamı

1.95 boyunda heybetli bir adam bara girer. Bardaki bayanların hepsi ondan gözlerini alamaz. Bar'a yaklaşır ve incecik bir sesle "bana bir tane bira" der. Bardakiler böyle heybetli birinden incecik ses beklemedikleri için kahkahalarla gülerler.
Adam bundan rahatsız olup doktora gider. Doktor
- Sana bir kazık vericem, her gün 3 öğün bu kazığı arkana sokacaksın. Fakat 1 öğün bile atlarsan sesin yine ince çıkar
Adam kazığı 3 öğün dener ve bara tekrar gider. Bardan içeri girerken yine tüm gözler üstündedir. Kalın bir sesle "bana bir tane bira" der. Bardaki bütün bayanlar adama bir anda aşık olur.
Ertesi gün adam kazığı 1 öğün sokmayı unutur. Bara gider sesi yine ince çıkar. Koşarak eve gider, her yeri arar ama kazığı bir türlü bulamaz. en sonunda karısına sorar.
- Kazığımı bulamadım, sen gördünmü?
Karısı kalın bir sesle
- Ben nerden bileyim senin kazığını.
fıkranın devamı

Adam evine erken gelir bir bakarki en samimi arkadaşı karısı ile sevişiyor. Başlar konuşmaya;
-Şevket bunu bana nasıl yaparsın senle beraber aynı okullarda okumadıkmı ? aynı dönem aynı yerde askerlik yapmadık mı? sen benim hayatımı kurtardın ben senin,asker dönüşü paran yetmedi işini kurmak için sermayeni ben vermedimmi, şevket... şevketttt. şevket bari ben konuşurken dur be .mına kodumun şevketi....
fıkranın devamı

adamın biri telefonla lokantayı arayıp akşam bütün masaları ben tutuyorum kuş sütü bile eksik olmasın der. akşam olur adam omzunda bi kuşla gelir. donatılmış masaların birine oturur. adam çorbasını içerken kuşa bi el çırpar kuş gider diğer masadaki bütün yemekleri yer adam tekrar donatın masayı der masa tekrar donatılır adam bi el daha çırpar kuş gider yine bütün masayı silip süpürür. bu bir değil iki değil devam eder. garsonlar şaşar;
- ''abi Allah aşkına bu ne biçim kuş bunun sırrı ne'' der.
adam da;
- ''otur anlatayım bak şimdi ben geçenlerde bi lamba buldum okşarken içinden cin çıktı bana üç şey dile dedi. 1. dileğim çok zengin olayım dedim şuan çok zenginim 2. dileğim etrafımda çok kadın olsun istedim simdi dört tarafım kadın 3. istegim de doyumsuz bi kuş istedim onu yanlış anladı pezevenk'' der.
fıkranın devamı

Senelerdir dul yaşayan bir kadını Temel'le tanıştırıp evlendirmişler. Düğün gecesi eve gelmişler ve Temel başlamış "Soyun bakalım". Kadın soyunmuş "Beni de soy..." Kadın Temel'in üzerindekileri çıkartmış ve ikisi de çırılçıplak kalmışlar. Kadın utangaç bir ifadeyle Temel'in yüzüne bakarken Temel devam etmiş:
"Eğil aşağıya" Kadın eğilmiş.
"Al eline oni" Kadın Temel'in aletini eline almış.
"Yala bakalım oni"; deyince kadın kendi kendine mırıldanmış:
"Ahhh ahh Serafettin sanki olup gidecek ne vardı. su halime bak
tanımadığım birine neler yapıyorum"; derken Temel'in sesi duyulmuş:
"Hacen ben oni sana rahmetliyle telefon görüşmesi yap diye tutturmadım".
fıkranın devamı

Bir gun bir otale iki musteri gelir biri bayan biri erkek. İkiside birer oda kiralarlar daha sonra sesler duyan otelin sahibi sasirir ve yine sabah sesler duyunca gider kadinin odasina bakmaya odaya girdiginde adamin altinda bir sey yoktur ustundeyse gomlegi vardir.
Otelin sahibi sasirir ve adama der:
-Ne isiniz var burda bey efendi.
adam der:
Dun aksam hanim efendi bir bas agrisi hapi istemisti onu getirdimde. sonra otelin sahibi kadina bakar ve adama der: lutfen cikarken eczanenizi kapatin.
fıkranın devamı

Adamın biri çok zamparaymış, her gece birisinin işini mutlaka bitirirmiş. Ama her ilişkide de mutlaka preservatif kullanırmış ve bu durum adamın spermlerini çok rahatsız edermiş. Kolay değil, her gece hazırolda bekle, sonrada çöp kutusunda son bul.
Bakmış olacak gibi değil spermler bir gün aralarında toplanmışlar ve birgün bile olsa hedefe ulaşıp, mutlu olmanın yolunu araştırmaya başlamışlar. Sonuçtada, ilişki esnasında bulabildikleri bütün delici ve kesici aletlerle kuşanıp, ordu düzeninde hazır olda bekleyip, tam zurnanın zart dediği yerde bir anda hücum geçip, preservatifi patlatıp, nihai hedefe ulaşmayı planlamışlar.
Derken beklenen an gelmiş ve zaten hazırol da bekleyen spermler en öndeki borazancının hücum borusunu işitmeleriyle birlikte var kuvvetleriyle ileri doğru fırlamışlar ve hakikaten preservatif bir anda patlamış ve spermler coşkun bir nehir misali yollarına koyulmuşlar fakat bu seferde önden çok gür bir ses yükselmiş: DURUNNNNN !! BOKA BATTIK......
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 12...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama