Kadın - Erkek

loading...

Delikanli kompartimanda karsisinda oturan genç ve güzel kadindan gözlerini bir türlü ayiramiyordu. Kadinin kucaginda güzel bir köpek vardi. Delikanli bir ara :
- Ah, kucaginizdaki köpegin yerinde olmayi ne kadar isterdim, kimbilir ne kadar mutlu olurdum...
Kadin delikanliya alayli bir sekilde bakip cevaplar :
- Hata edersiniz. Çünkü köpegimi hadim ettirmek üzere baytara götürüyorum!..
fıkranın devamı

Adam arkadaşlarına heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatmaktadır,
- Çok acayip bir şey oldu arkadaşlar, dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip öptüm. Meğer karim değil miymiş?
- Eee, ne olmuş yani?
-Daha ne olsun yahu?
Karimi öperken karım;
- Dikkat et sevgilim, kocam her an gelebilir, diye fısıldadı...
fıkranın devamı

İki arkadaş pazar golf oynalar. Bir pazar gene golf oynamaya hazırlanırken biride onlara katılmak istediğini söyler. Elemanlar bir birine baktıktan sonra adamın teklifini kabul ederler.
Oyun ilerler ve elemanlar adama ne iş yaptığını sorarlar. Adam :
- Öğrenmek istemezsiniz. Ben tetikçiyim. Tüfek golf çantasında. Nereye gitsem onu yanımda taşırım. İstersen bir göz at.
Biraz beklemeden sonra biri cesaretini toplayıp çantaya bakar. Gerçekten de orada büyük bir dürbünü olan tüfek vardir.
Eleman heyecanlanır ve:
- Vaay! Şuna bak, eminim ki bu dürbünle buradan bizim evi görebilirim.
Bir iki saniye baktıktan sonra :
- Evvet! Görebiliyorum ! Hatta pencereden yatak odasını bile görebiliyorum. İşte karım ... Dur bir dakika, çıplak! yanında da kapı komşum var, o da çıplak!
Bu adamı bir anda yıkar ve düşünmeden tetikçiye dönüp:
- Bir atış için kaç para istiyorsun ?
Tetikçi :
- Her tetiği çekişim için 500 milyon.
Eleman :
- 500 milyon!!?? Çok para ama tamam. Senden iki atış yapmanı istiyorum. Birincisi karımın ağzına, çok dırdırlanıyor ve dayanamıyorum buna. İkincisi ise komşumun penisine, güzel bir ders alsın!
Tetikçi kabul eder, tüfeği kaldırıp evi nişanlar ve beklemeye başlar.
5 dakikalık bir beklemeden sonra eleman dayanamayıp neden ateş etmediğini sorar.
Tetikçi :
- Biraz daha bekle.. İşi tek kurşunda halletmek üzereyim." der.
fıkranın devamı

Yasli kadin, lüks otelin en üst katindan iniyordu. Ara katlardan
birinde asansör durdu. Kapi açildi, genç ve güzel bir kiz içeri
girdi. Onunla Birlikte asansörü yogun bir parfüm kokusu da
doldurdu. Yasli kadin, parfüm kokusunu derin derin içine çekince

fıkranın devamı

Anketör  Evdeki fransız  çiftten erkeğe soruyor.
Evlilik  sizce  nedir?
Erkek- Evlilik;  markette  pastörize  süt varken  evde  inek  beslemeye benzer !  demiş.
-  Tabi  bu  fransızların düşüncesi.
fıkranın devamı

Adam genç kızdan hoşlanır ve tanışmak ister... 

 Oldukça utangaç bir erkek bara gider ve oldukça güzel bir kızın masalardan birinde oturduğunu görür. Bir saat boyunca cesaretini toplamak için uğraştıktan sonra, sonunda ayağa kalkar ve kızın yanına giderek çekingen bir şekilde sorar
fıkranın devamı

Genç kiz annesine sorar :   
-     Anne ask nasil bir sey  ?  
-     Ask mi? seyyy...  ask öyle bir seydir kizim, hani mesela çok zengin ve yakişsikli
bir adama rastlarsin, seni Venedik'e götürür,  mehtapta gondolla gezersiniz,
sonra San Marco meydaninda güzel bir restoranda harika bir yemek yersiniz,
fıkranın devamı

çok iyi giyimli bir bey çok uluslu bir firmada iş görüşmesinde.
işe başvuran =ib
insan kaynakları müdürü = ik
ib - ben ayda 10 000 dolar maaş isterim
ik - biz çalışanlarımıza zaten en az 15 000 dolar veriyoruz
ib - şirket aracı olarak bmw istiyorum
fıkranın devamı

Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken Çarpışırlar.ikisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur.
 Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın.Arabalarımız mahvoldu ama ikimizde hiçbir şey olmadı.Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatimizin sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir" der.
fıkranın devamı

Kari koca bir barda oturuyorlar onlerindeki ickileri yudumlarken bardan iceri hos bir hatun girer. Bizimkilerin yanina yaklasip adama sarilarak yanagindan oper. Yanındaki karisina aldirmadan:
- Nasilsin hayatim, epey oldu gorusemedik..
Diyerek ileride bir masaya gidip oturur. Adamin karisi saskindir, dayanamayarak kocasina sorar.
- Kim bu kadin?
fıkranın devamı

Sosyolog ve antropolog profesörler bilimsel çalışma yapmaktadır. Kapalı bir odaya bir yığın ütülenecek eşya, bir ütü ve güzel bir kız koyarlar. Sırası ile bir Fransız, bir Japon ve bir Türk alırlar. Japon girer içeri, önce ütü yapar sonra kızla ilgilenir. Prof.lara açıklaması şöyledir:
fıkranın devamı

Iki aşık  parkta el ele dolasiyorlardi. Ayse sordu :
- Ne düsünüyorsun sevgilim?
Ahmet romantik bir sekilde :
fıkranın devamı

Uluslararası ölçekte bir kadın araştırması yapan sosyolog, dünyanın çeşitli ülkelerinde kadınlara bir soru sormuş.
Kocanızı başka bir kadınla yakalarsanız ne yaparsınız???
Soruya ülkelere göre verilen yanıtlar ise söyle olmuş:
İsveçli: Neyimi beğenmediğini sorarım.
Rus: Evi terk ederim.
fıkranın devamı

Çok şık bir partide adamın biri, güzel bir bayanın yanına yaklaşmış ve :
- "Bayan, size bir milyar lira versem bu gece benimle beraber olur musunuz?", demiş
Kadın biraz düşünmüş ve :
- "Neden olmasın?", diye cevap vermiş.Adam biraz düşünmüş ve bu sefer :
- "Peki 5 milyon versem benimle beraber olur musunuz ?", demiş.Kadın bı sorunun üzerine bozulmuş ve :
- "Siz beni ne sandınız ?" demiş.
Adman bunun üzerine :
- "Ne olduğunuzu anladık da, fiyatta anlaşmaya çalışıyoruz." demiş.
fıkranın devamı

Bir gün bara süper bir kız gelir. Herkesin gözü kamaşır.Yine bizim o fıkra adamı kıza yanaşmak için bahaneler arar ve
- "Bir içki ısmarlayabilir miyim ?"
Bizim fıstık.
- "Tabi, neden olmasın."
Adam hayatından memnun, konu konuyu açar sohbet uzar, adam en nihayet.
- "Bu akşam beraber çıkabilirmiyiz?"
Yine aynı gülümseme.
- "Tabi, neden olmasın, hemen çıkabiliriz."
Bardan çıkarlar, kız kendi arabasıyla gitmeyi teklif eder.Kızın arabası muhteşem. Arabaya biner İstanbulun en gözde semtlerinden
birinde şahane bir villanın önünde dururlar. Bizim fıstık :
- "Hadi evime gelin..."
Adam gördükleri karşısında şaşkın, eve girerler.Fıstığın süper zengin olduğu kesin, evin içide göz kamaştırıcı. Bir müddet sohbetden sonra adamımız utana sıkıla...
- "Acaba bu gece benimle birlikte olurmusunuz..."
Yine o tatlı gülümseme.
- "Tabi, ama bunun bir bedeli olacak."
Adam çaresiz, iş buraya kadar gelmiş artık dönülmez.
- "Kabul, nedir bu bedel?"
Fıstık :
- "Saksafona beş milyon alırım."
Adam utana sıkıla.
- "Eh napalım, saksafonla başlayalım bakalım."
Bizim fıstık adama bir oral seks uygulaması yapar, adamcağız perişan dizleri titriyor.İş biter adam bir sigara yakıp koltuğa yaslanır
ve gecenin ilerleyen saatlerinde yaşayacaklarının hayalini kurmaya
başlar. O sırada gayri ihtiyari, bizim fıstığa:
- "Yav, senin saksafonun böyleyse kimbilir yatakta neler yapıyorsun"
Bizim fıstık gayet samimi ve içten bir ses tonuyla.

- "Ah birde bende amcık olsa İstanbulu satın alırdım valla..."
fıkranın devamı

Soğuk ve karlı bir gecede tipiden yolunu kaybeden bir işadamı ve sekreteri arabalarını terketmek zorunda kalırlar ve uzun bir yürüyüşten sonra üşümüş ve ıslanmış durumdayken bir kulube bulurlar.Kulubede bir yatak, bir uyku tulumu ve birsürü battaniye bulunmaktadır. Geceyi geçirmeye hazırlanırlar ve işadamı bir centilmen olarak, yatağı sekreterine verir.
- Ben yerde uyku tulumunda uyurum, der.
Sekreter yatağa yatar, adam uyku tulumunun içine girerek fermuarı çeker. Bir süre sonra tam uyumak üzereyken, sekreterinin sesini duyar:
- Efendim, ben çok üşüyorum. Adam fermuarı açar, uyku tulumundan çıkar, bir battaniye alıp kadının üzerine örter, tekrar uyku tulumuna girer, tam uyumak üzereyken yine sekreterinin sesini duyar:
- Efendim, ben hala çok üşüyorum. Adam yine fermuarı indirir, tulumdan çıkar, bir battaniye daha alıp kadının üstüne örter, uyku tulumuna girerek fermuarı çeker. Tam uykuya dalacağı sırada yine duyar:
- Ben yine çoooook üşüyorum.
Adam yattığı yerden:
- Bir fikrim var, der. Burası ıssız bir yer. Neler olduğunu kimse göremez, istersen evliymişiz gibi davranabiliriz.
Genç kadın kıkırdar:
- Tamam, bana göre hava hoş. Adam yattığı yerden avazı çıktığı kadar bağırır:

- Öyleyse kalk ve kahrolası battaniyeyi kendin al!
fıkranın devamı

On yildir evlilermis.. Ama gerdek gecelerinden baslayarak, adam hep karanlikta sevismek konusunda israr etmis.. Kadincagiz yillar yili kac kez sabahlara kadar yalvarmis, bir kerecik olsun, isiklari yakip sevismek icin ama adam hep inatla
"Hayir" demis.. "Kesinlikle olmaz. Ille de karanlikta sevisecegiz.."
O gece kadincagiz gene isiklari yakmak icin yalvaracak gibi olmus, ama hemen vazgecmis. Kocasi on yil sonra insafa gelecek degil ya..
Vazgecmis ama sadece yalvarmaktan. Kafasina koymus, bu kez cunku..
Tam sevismenin en heyecanli ani, en doruk noktasinda elini kaydirip,
yatagin bas ucundaki gece lambasinin dugmesine dokunuvermis.. Birde ne
gorsun. Kocasinin beline, o yapay aletlerden biri bagli degil mi?..
"Bunu bana nasil yaparsin" diye haykirmis..
"Bunca yildir, bu isi sahte bir aletle yaptigini bana soylemedin bile..
Hemen acikla bana her seyi.. Hemen.."
Adam cok ama cok sogukkanli yanit vermis..
"Tamam, tamam.. Her seyi izah edecegim sana.. Ama once sen bana su 3 cocugumuzu izah et, bakalim!.."
fıkranın devamı

Iki rahibe varmis biri matematikçi biri mantikli.Bunlar bir aksam karanlikta kiliseye dönerlerken matematikçi rahibe mantikliya dönerek ;
-"Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikçe yaklasiyor su anda aradaki mesafe 50 metre" der.
Bunun üzerine mantikli rahibe bunun tek mantikli açiklamasi olabilecegini ve adamin kendilerine tecavüz edecegini ve daha hizli yürümeleri gerektigini belirtir.Rahibeler daha hizli yürümeye baslarlar. 2 dakika sonra matematikçi rahibe:
-"Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda... O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir."
Rahibeler kosmaya baslar ve 3 dakika sonra matematikçi rahibe
-"O da kosuyor ve arayi kapatiyor su anda mesafe 10 metre.O zaman mantik olarak bizi yakalayacak birimiz saga digerimiz sola saparak kiliseye ulasmaya çalisalim en az birimiz kurtulur.".
Ve matematikçi saga dogru kosmaya mantikli sola dogru kosmaya baslar. Matematikçi 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas içinde beklemeye baslar. Aradan 40 dakika geçtikten sonra mantikli rahibe gelir.
Matematikçi sorar ;
-"Ne oldu ne yaptin ?"
-"Adam beni takip etti artik mesafe üç-bes adima kadar azalmisti, mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu...
-"Eeee..."
"Mantik olarak ben durdum adamda durdu."
-"Sonra..."
-"Mantik olarak ben etegimi kaldirdim oda pantolonunu indirdi."
-"Peki daha sonra...."

-"Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir adamdan DAHA HIZLI KOSAR..."
fıkranın devamı

Adamin biri bara girmis ve barmene:
- Sekiz votka, hemen, simdi, hepsi birden!, demis.
Barmen:
-"Tabii" demis ama eklemis.
-"Zor bir gun gecirdiniz galiba!"
Adam:
-"Sormayin, demis.Bugun erkek kardesimin escinsel oldugunu ogrendim."
Ayni adam, ertesi gun tekrar o bara gitmis ve yine:
-"Sekiz votka!" demis.
-"Bu sefer noldu beyefendi?" diye sormus barmen.
Adam da:
-"Inanilir gibi degil ama benim buyuk abim de escinselmis.Ogrenince yikildim tabii" demis.
Ama ucuncu gun, ayni adam, yine sekiz votka isteyince, barmen dayanamamis ve su yorumu yapmis:
-"Sizin ailede kadin seven kimse yok galiba."
Adam cevap vermis:

-"Var;Karim!"
fıkranın devamı

Tanri esegi yaratti ve ona dedi ki:
“sen bir eseksin. Sabahtan aksama kadar yorulmadan, yakinmadan çalisacaksin ve agir yükleri sirtinda tasiyacaksin. Ot yiyeceksin az akilli olacaksin ve 50 yil yasayacaksin”.
Esek cevap verdi:
“50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 20 yildan fazla verme!” ve öyle oldu...

Sonra tanri köpegi yaratti ve ona dedi ki:
“Sen bir köpeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin en yakin dostu olacaksin. Geriye kalan artiklari yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksin.”
Köpek cevap verdi:
“Tanrim, 25 yil böyle yasamak çok fazla. Bana 10 yil ver yeter” ve öyle oldu...

Daha sonra Tanri maymunu yaratti ve dedi ki:
“Sen bir maymunsun. Agaçtan agaca salinacak ve bir aptal gibi davranacaksin. Insanlari eglendireceksin ve 20 yil yasayacaksin”.
Maymun cevap verdi :
“20 sene dünyanin palyaçosu olarak yasamak çok fazla. Bana 10 seneden fazla verme”. Ve böyle oldu...

En sonunda Tanri erkegi yaratti ve ona dedi ki:
“Sen bir erkeksin. Dünyada yasayacak tek rasyonel düsünen canli olacaksin. Diger yaratilmislara zekani kullanarak hükmedeceksin. Dünyayi yöneteceksin ve 20 yil yasayacaksin.”
Erkek cevap verdi :
“Tanrim, erkek olmak için 20 yil yetmez. Lütfen bana esekten artan 30 yili, köpekten artan 15 yili ve maymununun 10 yilini ver. ”
“Tanri bunu kabul etti ve erkek 20 yil erkek olarak yasadi sonra evlendi ve 30 sene esek olarak sabahtan aksama kadar çalisti ve agir yükler tasidi. Sonra çocuklari oldu ve 15 yil köpek gibi yasadi, evi korudu, aileden artanlari yedi. Sonra ilerleyen yasinda 10 yil maymun olarak yasadi. Aptal gibi davrandi ve torunlarini eglendirdi. Bu güne kadar böyle geldi...”
fıkranın devamı

Hamile kadın evde tek başınayken sancısı tutar ve hemen bi taksi çagırır.Taksi gelirKadın arkaya koltukların tam ortasına oturur.Sancısı
agırlaştığı için kendini biraz koyverir.Bu arada şöföre sorar:
-"Şöför bey sizce erkemi yoksa kızmı olur"
Şöför aynadan bakarak kadına "erkek" der.Kadın:
-"Nerden bildin"der.Şöför:

-"Bıyıklarını gördüm" der
fıkranın devamı

Bir gün bir kiz sevgilisine
-"Beni seviyor musun?" dedi.Çocukta
-"Ölene kadar"diye devam etti.Kız
-"Kanitla o zaman" dedi.
ÖLDÜ enayi
fıkranın devamı

Avukat, müvekkillerinden birine telgraf çekti:
-"Kayınvaldeniz dün gece öldü.Gömülmesini mi, mumyalanmasını mı, yoksa yakılmasını mı sağlayalım?"
Ertesi gün cevap geldi:

-"Emin olmak isterim. Her üçü de yapılsın."
fıkranın devamı

Üç Hristiyan arkadaş yolda gidiyormuş, birisi kiliseyi görmüş ve...
-Bekleyinde şurda bir günah çıkardayım.
Papazın yanına gelerek..
-Papaz efendi ben cinsel ilişkiye girdim. Günahımı çıkardın
Papaz..
-Oğlum sen ilişkiye şu filan filan yerdeki çalışan kızlamı hııı!
-Yok
Haa! Şu Filan apartmanda oturan kızmı?
-Hayıır.
-Buldum buldum. Şu Lokantada çalışan kız veriyormuş duyduğuma göre o mu?
-Yooo!
Papaz sinirlenir ve..
-Siktir lan günahını felan çıkarmıyorum.
Arkadaşlarının yanına gelerek..
-Ne oldu, günah çıkardın mı?

-Yok. Ama tam üç tane sağlam adres aldım.
fıkranın devamı

New York sokaklarinin karla kaplandigi günlerde ikiside Amerikanin degisik bölgelerinde,ayri ayri is gezilerinde olan bir kari koca, Floridada bulusup,yaz sicaklarinin yasandigi bu bölgede birkaç gün geçirmeye karar verirler.Kocasi, esinden önce gider floridaya ve otelde yer ayittiktan sonra,
ona once bir e-mail gönderir. Fakat mesaj, adreste bir harfi yanlis yazdigi için,eşi yerine bir gün önce ölen yasli bir papazin esine gider.Papazin en az kendi kadar yasli esi bilgisayar ekraninda mesaji okuyunca korkunç bir ciglik atar ve yere düser.
Zaten çok üzgün olan kadinin bu çigligi üzerine ev halki odaya dolar hemen herkes yerde yatan kadina yardim için kosusturmaya baslarlar.Kadincagiz bir süre sonra kendine gelir ve niçin çiglik attigini soranlara bilgisayar ekranini gösterir .
Ekrandaki mesaj aynen söyledir:

"Sevgili Karicigim, Bugün buraya ulasir ulasmaz,yarin senin gelisinle ilgili tüm islemleri tamamladim,sonra da bana ayrilan yerime ulastim.
Burasi gerçekten cok sicak..
Seni özlemle bekliyorum.
Kocan"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1...4 5 6 7 8 9 10 11 12 13 14...20 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama