Komik Olaylar

loading...

Oğlumu bakkala gönderdim siğara getir diye.O da paranın üzerine çikolata alıp gelir.Çıkıştım:
Oğlum çikolata zararlı demedimmi?Hazırcevap:
Aman Babaaa sen sigarayla ben çikolatayla atın ölümü olsun arpayla.
fıkranın devamı

kelime: mini etek
erkek: hani sen hep giyersin de, ben sana giyme derim ya..
kız: don!
topluluk: ohaaaaa!

kelime:sümüklü böcek
-hani bi hayvan var spiral şeklinde bi kabuğu var.
-salyangoz
-hah ona cok benziyo. ama sen nezle olunca ne akar burnundan
-sümük
-evet evet bu salyangoz benzeri hayvanda bundan var
-nası yani hayvanın sümüğü mü var?
-evet. karafatma nedir?
-hamamböceği
-hah 2. kelimeyi kes
-böc
-yok yok kelimenin tamami
-hamamböc
-allah belanı versin senin be

kelime: makas
-böyle delikleri var parmagini içine sokuyosun sonra
oynatiyosun uçlari uzun hareket ediyo
-o ne ya (uzun süre anlattiktan sonra)
-lan gerizekali 2 deligi var onun içine parmak
sokuyon hareket ediyo
-burun
- ?
-karistirinca oluyo ööle
-salak ucu uzun mu?!?!??!

kelime: berlin duvari
-hani avrupa'da bi ülkee..
- berlin duvari !!!

kelime: muamele
-hani erkekler gider
-maç
-hayir...hani siftah yapilir milli olunur ya..
-genelev!!!!
-evet iste orda bisey..
-peÇete!!
-allah belani...igrençsin yunus

kelime: gazete
x: bir tür haberlesme araci
y: telefon
x: devam et
y: internet, televizyon, radyo
x: ya kagittan olur,
y: dergi
x: büyük boyda acarsin okursun kocaman...
y: kitap
x allah belani versin be yuhhh..

kelime: yasemin'in penceresi
anlatici: "hani böyle ünlü birisi var herkesi konuk
ediyor sonrada iste güzel anilar yasiyolar.
cevaplayici: Çagla sikel
anlatici: ne çaglasi oglum
cevaplayici: hani herkesi evine aliyo ya sonra da
anlatici: uff bosver devam edelim hüzünlü seyler
yasiyolar
cevaplayici :..??!!
anlatici: hani kadinin adi bir çiçek adi sonra
ikinci kelime de evdeki bir nesnenin adi?
cevaplayici: menekse'nin donu
(topluluk iptal, anlatici aglar)

kelime: pire
- götünde ne var ?
- ???
- hani kafada da olur
- kil!
- hayir, hani böcek gibi bisey...
- ipek böcegi!
- uhaa....!!!

kelime: papatya
-hani geçen yaz piknikte sana takmistim ya
-grup:?!?!?!?!?!?!?!?

kelime: bes para etmez
ben: baba benim deyerim ne kadar?;
baba: dunyalar kadar kizim;
ben: baba dunyanin deyeri ne kadar?;
baba: bes para etmez kizim....

kelime: tamirat
a: televizyonunun çalismama sebebi ne olabilir?
b: bozulmustur.
a: hah! bisey bozulunca ne yaptirirsin?
b: tamir.
a: çok güzel! türet bunu.
b: neyini türetcem bunun be?
a: himzz..essegin büyügüne ne denir?
b: at
a: çok güsel.birlestir simdi ( umutlanmistir anlatici)
b: at tamiri!!!
a: karti firlatir, mekani terkeder

kelime: naz
a: kadinlarin evlenmeden once erkekleri tavlamak icin yaptiklari sey...
b: oral sex!
topluluk: ohha?

kelime: iska
- kar topu savasinda pelin'e atarim, o da egilir basini kaldirir ve ne der?
- hayvan?

kelime : sanatçi
- hani bööle tarkan gibi bisi...
- ibne !!
- ayy cok hayvansin murat..

kelime: manti
- hani biz toplanip yapariz, partisini veririz..
- seks!!
- ne zaman yaptik ya, ben niye kacirdim????

kelime : 1 nisan
- abi, 31 mart'tan sonra ne gelir ?
- 32 mart
- harbiden bravo yani... senin gibi lama'dan baska cevap beklenemezdi zaten..

fıkranın devamı

Birgün Tali adında bir adam varmış.Bir fabrikada şef olmuş.Artık ona herkes Şeftali diyormuş.
Bu Şeftali'nin bir karısı varmış.Karısı "r"leri söyleyemiyormuş.Telefonu bir işçi açmış.İşçi:Şeftali orada mı?
Karısı Şeftali yok.Ben karısıyım diyeceğine;
Şeftali yok,ben kayısıyım demiş.
fıkranın devamı

Ali 3. sınıfa giden zeki bir çocuktur.bir gün öğretmeni Ali'ye "SİYASET" nedir diye sorar. Ali düşünür ama o çocuk aklıyla cevap veremez.Eve gider kitaplara bakar ama hiçbirşey anlayamaz.O da babasına sormaya karar verir.
-Baba, Siyaset nedir?
Baba düşünür. Ali'ye uygun bir yolla anlatmak ister.
-Bu evde parayı getiren kim oğlum?
-Sen...
-Ben kapitalist rejimim. Peki parayı alıp bizim yiyecek içecek ve giyecek gibi ihtiyaçlarımızı karşılayan kim?
-Annem...
-O da hükümet. Peki küçük kardeşinle kim ilgileniyor?
-Dadım...
-Dadın işçi, kardeşin gelecek, sen de halksın o zaman.
Ali herşeyi notalır ve uyur..
Gece garip seslerle uyanır. Bir de bakar ki kardeşi ağlıyor. Yanına gidince altına pislediğini anlar.Hemen annesini kaldırmaya gider. Ama ne yaparsa yapsın anne kalkmaz. Bu arada salondan gelen sesleri merak eder ve salona gider. Babasıyla dadısını uygunsuz yakalıyan Alinin ağzından aynen şu kelimeler dökülür:
- Kapitalist rejim işçiyi sömürüyor, hükümet uyuyor, gelecek b*k içinde, halk ne yapsın?...
fıkranın devamı

dördüncü murat zamanında derki murat karada içki içmek yasaktır ve sandalcının biri devamlı içki içmeye devam eder murat bunu duyar ve vezirinide alarak normal bir vatandaş gibi kayığa biner adam hareket edince ,içki içmeye başlar murat sorar içki içmek yasak değilmi? diye oda cevap verir karada yasak denizde değilki der murat'ada içki ikram eder murat içer ve biraz sonra ben dördüncü murat buda vezirim der adam da cevaplar hadi lan bir duple verdim biriniz vezir biriniz padişah oldunuz şişeyi versem biriniz allah biriniz peygamber olursunuz der
fıkranın devamı

bir gün bir adam gölden su içerken yılan gelir ve adama bakar adam su içmeye devam eder bir süre bakışırlar yılan tıslayarak adamın üstüne gelir adam derki görmüyormusun su içene yılan bile karışmaz der yılan cevap verir ve henüz bize öyle bir bilgi gelmedi yakaladığını sok dediler der.....
fıkranın devamı

Okul servisini kaçırdığım için okula şehir içi denetimli otobüsler ile gitmek zorunda kaldım.Şoför amcada gazı kökledi,bizi uçuruyordu resmen.Derken kavşaktan aniden önümüze çıkan araç yüzünden fren e basmak zorunda kaldı ve sert bir duruş oldu.yanımdaki sevgili abimizin şoför'e tepkisi şöyle oldu;
"Yuh be!Öyle debraja mı basılır!?" :))
fıkranın devamı

Olayımız Sarıyer Taksim minibüslerinde geçmekte...
Kravatlı, düzgün giyimli bir adam inmek için ayağa kalkar:
- Şöför Bey! Mükemmel bir yerde inebilir miyim? (Herkes kopar)
Minibüs sağa yanaşır. Şöför:
- Tabi buyurun. Size layık değil ama... (Bu sefer daha beter)

fıkranın devamı

İki hakimi bulunan bir ilçenin adliyesinde, iki hakimde aynı gün duruşma yapmak üzere çok sayıda dosya koymuş. Fakat o gün birisi izne ayrıldığı için diğer hakim iki mahkemenin dosyalarını bitiremeyeceğini düşünüp diğer mahkemenin dosyalarının hepsini "işlerin çokluğu nedeniyle" ertelemiş,
Aradan 5-6 ay geçtikten sonra, Yargıtay'dan yaklaşık 20 dosya birden herbirindeki aynı cümlenin altı kırmızı kalemle çizilerek dönmüş ve gerekçeside, "aşağıda yazılı bulunan cümlenin anlamının açıklanarak dosyanın geri gönderilmesi" gerekçesi varmış.
Hakim dönen dosyalarına bir bakmış. altı kırmızı kalemle çizili cümlelerin hepsi katibin hatası nedeniyle "işlerin *okluğu nedeniyle duruşmanın başka bir güne talikine (ertelenmesine)" yazıyormuş.
fıkranın devamı

Bir gün arkadaslarla okuldaki deneme sınavından cıkıp stada gittik.
O günde Erciyesspor'un-Orduspor'la macı var.
Neyse mactayız dondurucuda bi soguk.
Arkamızdada bazı liseliler var.arkamızdaki iki liseleli cep telofonlarından konusurken digeri yandakine sormus senin telefonun markası ne diye. O da C60 diye cevap verdi.yanımdaki dalgın arkadasda kim atmıs diye bi soru sormaz mı.? Biz bi yandan kahkaha atıyoruz bi yandanda c60 diyoruz hala kim atmıs diyor,en sonunda olayı anladıgında yüzündeki salaklıgı görmeliydiniz...


fıkranın devamı

Adamın biri balonla seyahate çıkmış.Bir ara öyle bir fırtına öyle bir fırtına ki,balon almış başını gitmiş.Bizim ki kayıp,nerde oldugunu bilmiyor,nasıl ögrenebilirim acaba diye dusunurken bir bakmış aşağı ,patika yoldan bir bisikletli gidiyor.Seslenmiş hemen:
-arkadaş bakar mısın?
Evet demiş adam,buyrun.
Bizim ki
-Ya demiş ben nerdeyim acaba söylermisiniz.
Adam gülmüş,
-ha ha ha.nerde olacaksınız,tabi ki balondasınız demiş.
Bizim ki şaşırmış,biraz da kızmış tabii.
-allah allah,demiş
-balonda oldugumu biliyorumda kardeşim,balon nerede onu soruyorum demiş.
adam;
-Bunu bilemeyecek ne var,havada tabi ki demiş.
Bizimki iyice çileden çıkmış,ama merakta etmiş ve demişki adama;
-Afedersiniz.Size bir şey daha sormak istiyorum
-Buyur sor
-Siz profesör müsünüz?
Bu defa adam şaşırrmış ve
-Evet ama nerden bildin demiş
-Ne olacak demiş bizimki.
Söylediklerinin hepsi doğru ama boş demiş boş...
PROFESORLERE İTHAF OLUNUR....

fıkranın devamı

temel bir gün otobanda Anadol'u ile yolda kalır ve yanına bir Ferrarili genç yanaşır ve:
Abi gideceğin yere götürüyüm yanlız ben biraz hızlı giderim sellektör yap yavaşlarım der.
Ve temel kabul eder daha sonra ferrarici Lamborghınici ile yarış yapar ve polisler bunları kovalar temel 154 ü arar ve derki.
İki adam kapışıyor anadol da yol istiyor diye polilere söyler
fıkranın devamı

İki uzaylı bir benzin istasyonuna gitmişler biri benzin pompasını a.... a sokmuş diyeri ona şaşkın bakışla, bu yaptıın normal mi demiş diğeri hayır kurşunsuz demiş..
fıkranın devamı

Erzurumun has dadaşlarımızdan biri şehrin en büyük caddesi Cumhuriyet Caddesinde yürümektedir.
Karşıdan gelen sosyete bir bayanın üstünde tilki kürkünü görünce irkilir.
Bütüm yardımseverliği ile kadının yanına koşar ve..;
-Baci baci boynan İt dolanmış, diye uyarır.
Kadın Dadaşımızın alay ettiğini sanar...;
-Hadi oradan pis, terbiyesiz adam diye çıkışınca dadaşımız,
-Veey sanki benene, kıtlarsa kıtlasın sanki benene gardaşım.
diye sitem eder...



fıkranın devamı

Bir gün tombul bir hatun alış verişini yapar ve sonrasında da elinde poşetlerle yürüyemeyeceğini anlar. Poşetler elinden bırakmış bir şekilde minübüsçülerin geçtiği bir durakta beklerken, bir minübüs geçiyormuş dur işareti yapan hanfendi, minübüsçü hemen hanfendiye karşı avucunu kapatıp açmış hanfendi de hemen kolunu uzatmış baş parmanı işaret parmağı ile orta parmak arasına alarak işrati yapmış. Minübüsçü hemen sinirlenip fren sıkıp durmuş ve hızlı hızlı yürümüş minübüsçü;
- Napıyon sen ya demiş....
hanfendi hemen;
- Sen ne yapıyorsun demiş...
münübüsçü ben size içerisinin dolu olduğunu el işaretiyle belirttim; demiş
Hanfendi;
- Bende size beni araya sıkıştır, diye el işareti yaptım demiş....
fıkranın devamı

Adamın biri bir internet kafeye borç takar ve adam yüklü miktarda taktığı borcu ödememek için uzun bir zaman aralığı internet kafeye uğramaz. Son zamanlara doğru sadece kafenin önünden geçer... ve bir gün bakar içerde arkadaşları var pasta kola var... bakmış olacak gibi değil düşünmüş " lan burda bir doğum günü kutluyorlar benim borç aklına bile gelmez... diyerek" dalar içeri
Ve "Obaaa neyi kutluyoruz laan"
İnternet kafenin sahibide..
"Senin yıllık borcunu kutluyoruz demiş"
Herkez altına etmiş...
fıkranın devamı

İki İsveçli bir gün tiyatro salonu açmaya karar verirler.
Tiyatroya kimse gelmez ve birisinin aklına bir şey gelir,bu fikri diğeride onaylar.
Gösteriyi bu gece bedava yapacaklardır.
Tiyatro salonu tıklım tıklım dolar.
Gösteri bitmiştir ve herkes kapıya doğru ilerler ama kapı kapalıdır. Kapının üzerinde çıkış 10 Sterlin yazıyordur.
fıkranın devamı

bir gun alman,ingiliz ve turk yuzmeye gider.yuzmede baya bir yuzdukten sonra, bakarlarki karsilarinda bir melek duruyor,ve onlara diyor ki
- suya hoplamadan önce bir dilek dileyin der.
alman hoplar ve
-kola der.havuz,kolaya döner bol bol icer.
ingiliz hoplar ve
-icki der,havuz ickiyle dolar ve bol bol icer.
turke gelince tam hoplayacaginda aya kayar ve
-shitt der.havuz *okla dolar.
fıkranın devamı

Bir şirkete kozalanmak
(Koza: Tırtılın kelebek
oluncaya kadar misafir kaldığı korunaklı yuva.)
Yeni mezun elemanın; askerliğini beklerken, daha iyi
bir iş ararken veya yurt dışında bir master kazanana
kadar düşük profilli ve sıkıcı bir başlangıç
pozisyonunda çalışmayı kabul etmesi. Kelebek olur
olmaz da arkasına bile bakmadan o şirketten uçması...

Leblebi Profesörü
Astları ona bir şey açıklamaya çalışırken, daha leb
demeden bütün konuyu anladığını düşünüp, ikinci
kelimede söz kesen, her şeyi en iyi kendisinin
bildiğini sanan dinleme özürlü yönetici.

Bariyer Plânlaması
Çekirdekten yetişmiş alaylı yöneticinin, ileride
kendisine rakip olabilecek zehir gibi ve eğitimli genç
elemanını, "Rotasyon iyidir; satışı da öğrenirsin.
Kariyerin için faydalı olur." ayaklarıyla kandırıp
başka bir bölüme postalaması. Koltuğunu elinden almak
amacıyla gelecekte yapılabilecek olası hamlelere karşı
engel yaratması.

Hız Tümseği
En basit görevlerde bile bin bir zorluk çıkartarak
işlerinizin akışını yavaşlatan kıl meslektaş.

Iş Ingilizcesi
Türkçe cümlelerin içine Ingilizce kelimeler
serpiştirilerek konuşulan ucube şirket lisanı. Örnek,
"Ebru, benim reportu final hâle getirdim; yarın
birlikte review edelim mi?" Gerçek Ingilizce ile
ilgisi olmadığı için, bu lisan yabancılarla iletişimde
pek işe yaramaz. Az önce Amerikan aksanıyla Türkçe
konuşan kişinin, böyle bir durumda aniden nutku
tutulur. Kekelemelere gelir...

Pijama Yakalı
Mavi veya beyaz yakalıyken, işini kaybedip evde
oturmak zorunda kalan kimse.

Menopozisyon
Sittinsene olarak ifade edilebilecek uzun bir süredir
şirkette çalıştığı için işten çıkarılamayan sadık
çalışanın, emekliliğini beklerken oyalandığı,
yetkileri ve fonksiyonları azaltılmış pozisyon.

Kalite Çemberi
Kaliteyi iyileştirmek veya işin asıl sahiplerinin bile
bulaşmak istemediği kemiklikteki sorunları çözmek
hedefiyle bir araya getirilen insanların, bir dolu
mesai saati ve tonla kırtasiye malzemesi harcadıktan
sonra, bir tam daireyi tamamlayarak başladıkları
noktaya geri dönmeleri.

Kartvizit Bebeği
Çok hatırlı kişilerden torpil getirdiği için işe
alınmak zorunda kalınan, müdürlerin kendi bölümlerinde
istemediği, elemanların evlilik dışı bebek muamelesi
yaptığı vasıfsız kimse.

Masa Saati
Bütün gün ceketini çıkarmadan masasında oturan, mesai
saati bittikten sonra ofiste bir saniye bile durmayan,
suya-sabuna ve zor işlere dokunmayan kişi. Saatinizi,
hareketlerine göre ayarlayabileceğiniz dakik insan...

Ego Müzesi
Üst düzey yöneticinin odasında; diplomalarını, dandik
golf kupalarını ve önemli kişilerle çekilmiş
resimlerini sergilediği bölüm.

Ritm Saz Tamiratı
Bilgisayar, printer, fotokopi makinesi gibi elektronik
ofis ıvır zıvırından hiç çakmayan tiplerin, arıza
anında bir bileni çağırmak yerine alete vurarak tamir
etmeye çalışmaları.

Geyik Fırtınası
Ofis insanlarının bir odaya tıkılıp, saatler boyunca
akıllarına gelen her şeyi konuştukları, hazırlık
yapılmadan gelindiği için de hiçbir sonuç veya karar
alınamadan biten, litrelerce çay ve kahvenin
tüketildiği plânsız, programsız toplantılar. Iş
hayatının yüzde altmışını oluşturan akla ziyan
seanslar.

Estrojenerasyon
(Estrojen: Kadınlık hormonu)
Eğitimli, vasıflı ve ekonomik özgürlüğe sahip
kadınlardan oluşan profesyonel nesil. Sağlıklı bir
gelişme; kahvehaneleri andıran klâsik iş
ortamlarımızın panzehiri.

fıkranın devamı

Iki dagci varmis. Birisi kekeme imis. Agri Dagi nin tepesinde kamp kurmaya karar vermişler.
Arabayi asagida birakip esyalari yüklenip dağa tırmanmaya baslamislar.
Yarı yola gelince kekeme olan :
- Ça..., ça..., ça...
- Sen simdi söyleyemezsin, yukari çikalim söyle!
Yukari çiktiklarinda kekeme :
- Ça..., ça..., ça..., çadirlari asagida unuttuk...
- Çabuk inip alalim!..
- Sa..., sa..., sa...
- Zamanimiz yok asagida söylersin!..
Asagi inmisler, kekeme :
- Sa..., sa..., saka yaptim!..

fıkranın devamı

Bilinen bir fıkra ama ben iletişemediğim (!) zaman bunu örnek olarak anlatırım. Tavsiye ederim....:)
Neyi neden istediğini açıkça söylemeli insan.

İzmir'den trene binen yaşlı teyze, kondüktöre Ege şivesiyle:

- "Menimen'e gelence beni haber et yavrııım, unutma"

der.

Gecenin ilerleyen saatlerinde Menemen'i geçer geçmez yaşlı teyzenin Menemen'de ineceği kondüktörün aklına gelir hemen makiniste gidip haber verir. Makinist de:

- "Gecenin bu saatinde teyzeyi buralarda indiremiyeceğimize göre geri geri gideceğiz soran olursa "tren makas değiştiriyor deriz"

diyor.

Bir yarım saat geri geri giderek Menemen'e geliniyor ve Kondüktör, teyzeye gidip haber veriyor:

" Hadi teyze Menemen'e geldik."

Teyzem:

- "sağol yavrııım...",deyip çantasndan hapını cıkarıp iciyor.:)
.

fıkranın devamı

Bir gün Ayazağa'dan arkadaşımla beraber minibüse bindik minibüs doldu hareket etti şöför tam İstanbul şöförü, artist .... Bir kaç km. gittikten sonra yaşlı bir teyze:
- Müsait bir yerde inebilir miyim?
dedi. Şöför:
- Tabi teyze
dedi. Teyze kapının kolunu zorluyor zorluyor açılmıyor, şöför üfleyip püfleyip duruyor, teyze kapının koluyla uğraşıyor halen.. Şöför en sonunda arkaya dönerek
- Bırak teyze bırak ...na koydun kapının......
fıkranın devamı

a şık oldum, b şık olmadım c hiçbiri
adım gibi bildiğim birşey daha var oda soyadım
şu araba benim olsun 5 milyon borcum olsun satınca öderim
fıkranın devamı

İki at yarışı tutkunu aralarında konuşuyorlarmış biri:
yahu benim bugün evliliğimin onbirnci günü, onbirinci oğlum oldu,bir oğlum onbiryaşına girdi,yarışta onbir at var.Bende bütün paramı onbirnci ata yatırdım.ötekide derki:yapma be nekadar kazandın.Ne kazanması birader at onbirici oldu.
fıkranın devamı

Boeing 737 de ( yerde parkhalinde ) kokpitten orta pencere açik

uyarisi alinir amire bakmasi için komut verilir,

amir ortaya geldiginde yolcular arasinda bi tartisma bi kargasa

oldugunu görür. bi bakar orta emergency pencere açik.sorar nedir

probem diye, cam kenarindaki abi futursuzca cevap verir:

"uçak cok havasizdi bende pencereyi açtim kalkarken kapaticam"

------------------

Yine ayni model uçakta orta pencere açik uyarisi alinir amir

gider pencere açiktir sorar ordaki debile sorunun nedir diye.

adam "burda çekiniz yaziyodu çektim açildi" der......

------------------
Hac seferinde dedelere ninelere kemer baglatmaya çalisirken

(çogu baglamayi beceremez) 70 yaslarinda laz oldugunu tahmin

ettigim bir dede kemeri klipslerinden baglamayi basaramayip

fakat delikanliliga da leke sürdürmemek için kemere dügüm

atmisti kabinde bir kahkaha patlatip önünde saygi ile

egilmememe neden olmustu

------------------

Trabzondan bir yolcu havaalanini arar ve sorar:

-iyi aksamlar hanfendi trabzon-istanbul arasi ne kadar sürüyo acaba

- (hatun adami beklemeye alir) bi saniye efendim

-tamam tesekkürler,iyi aksamlar (telefonu kapatir)

------------------

-gazete?

-bi hürriyet bi sabah bi milliyet

-efem bir tane seçseniz arkada oturan yolcularada kalsin

-himmmmmmmmm bi hürriyet bi sabah o zaman

-peki

------------------
-yer yok malesef....

-peki beni yedek kulubesine yazsaniz??

------------------

-yolcunun adini kodlar misiniz??

(yolcu bunun uzerine cep telefonunun tuslariyla adini kodlamaya basliyor)
------------------

-ne kadar kalicaksiniz almanyada?

-neden soruyorsunuz??

-ona gore bilet kesecegim onun için

-e olsun ben ucakta kalmiycam ki otelde kalicam

------------------

-cocugumla ben ucucam ogluma cocuk fiyati istiyorum ne kadardi.

-cocugunuzun 12 yasini asmamasi gerekiyor kac yasindaydi

-32 yasinda..
------------------

telefona ingilizce hat geldigini ekrandan goren personel :

Reservation may I help you??

- aa ben yanlis basmistim.simdi ingilizce bastim diye ingilizce mi

konusmam gerekicek??
------------------

-iyi gunler ben almanyaya gidecektim...

-olur hanimefendi nereye peki almanyada

-havalanina

-höönnnkkk (yok olmaz bizim ucaklar tren garina iner)
------------------

- meraba ben yarin aksam için bi ucak almistim...

(hayirli olsun..bize de bi tur attirirsin artik!!)

------------------

-hiç yer yok malesef

-ama ben askerim?

--------------------

-hiç yer yok malesef

- hiç mi yok?

---------------------

-hiç yer yok malesef

-ben yere otursam?

--------------------

-bizans class a rezervasyon istiyorum?
-----------------------

Bir de üstün zekali check-in görevlileri uçaktaki tüm çocuklari

Emergency exit'e oturttugu için uçus öncesi kabin memurunu

zor duruma sokar:

-hanfendi yolcularimiz yerlestikten sonra sizin yerinizi degistirecegiz

-niye ki o?

-uçus güvenligi açisindan çikis kapilarina çocuk oturtamiyoruz efendim.

-niye biz güvenilir diil miyiz?

-??? çocuklarin burda oturmasi yasak, yerinizi degistirmek zorundayiz.

-valla ben hiç biyere gitmiyorum kardesim. ben pencere kenari aldim!!!

(uçagi aldi sanki!)

-beyefendi çocuklarin yeri degismeden uçagin kalkmasi mümkün degil.

-ben anlamam kardesim, ben burda oturucam

-(fesüphanallah, nerde benim silahim..)gidip amire haber verilir

amir gelir adama yer degistirmezse uçagin kalkis okeyini veremiye

cegini falan söyler. adam yine anlamaz, pilot gelir,

pilot: beyefendi problem nedir?

y:hede hödö

p:eger hemen yerinizi degistirmezseniz polis çagiricam ve sizi uçaktan

indirtecegim. yaa, neyse tamam o zaman

--------

Adana ucaginda yolcu karsilayan host koltugunu bulamayan yolcuya sorar

- hangi numarada oturuyorsunuz beyfendi?

- sanayi mahallesi 14 numarada

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 5 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama