Nam-ı Kemal

loading...

Nam-ı Kemal karısıyla gerdeğe girdiği gün çok telaşlıymış. Çünkü dalgası iş yapmıyormuş. Bunun üzerine doktordan bu işe bir çare bulmasını istemiş. Doktor:
-"Sen şimdilik biberon ve sütle idare et" demiş.
Nam-ı Kemal de bunu uygulamış. Karısı hamile kalınca. Hastaneye götürmüş. Karısını hemen doğuma alan doktor Nam-ı Kemal'e bunun nasıl olduğunu sormuş. Ama Nam-ı Kemal de bilmiyormuş.
İki saat sonra ameliyat bitmiş.
Ve Nam-ı Kemal telaşlı bir şekilde doktora kız mı oğlan mı diye sormuş.
Doktorda sinirli bir şekilde
-Ne diyon lan o*o*pu çocuğu iki saatten beri kalıp kalıp peynir çıkıyor.
fıkranın devamı

Bir gün trende Nam-ı Kemal, Çinli ve Japon bir araya gelip hünerlerini ortaya koymaya karar verirler.
Japon
-Ben bu zarfa sevgilimin baş harfini yazdığımda herkes anama gittiğini anlar demiş.
Çinli
-Ben bu zarfa evimin nosunun son rakamını yazsam anama gittiğini anlar demiş.
Bunun üzerine Nam-ı Kemal.
-O bir şey mi ben bu zarfı kime göstersem anama gittiğini anlar demiş.
Herkes şaşırmış ve yapmasını istemiş.
Nam-ı Kemal de zarfı ''nah'' işareti yaparak karşı vagondaki birine göstermiş.
Adamda Nam-ı Kemal dönüp;
-Al onu anana gönder...
fıkranın devamı

Uluslar arası bir yarışma düzenlenmiş. Osmanlıdan Nam-ı Kemal katılmış.
Yarışmanın kuralı çok büyük bir yemek masasının üstündeki envai çeşit yiyeceklerin hepsi ara verilmeksizin silip süpürülecek,
Sonra 100 katlı bir binanın 100. katına çıkılacak ama hiç sıçmadan.
Yarışma başlar ve İngiliz tüm yiyecekleri yiyip başlar merdivenleri tırmanmaya ancak daha fazla tutamayıp kırkıncı katta salıverir.
Alman yarışmacıda çıkmaya başlar oda 51. katta su koyar.
Bizim Nam-ı Kemal masada ne var ne yoksa yalayıp yutar ve başlar merdivenlerden çıkmaya. Bu arada tüm basın mensupları da 100. katta galip gelecek kişiyi merakla bekler.
Nam-ı kemal 56. katta çok sıkışır ama yarışmayı kazanmaya kararlıdır ne yapacağını düşünürken bir bakar ki 56. katta bir doğum hane orda bir sürü yeni doğmuş bebekler kundakta yatmaktadır. Birinin bezini çeker altına bağlar ne kadar varsa boşaltır.bezi tekrar bebeğin altına sarar. Bir hızla çıkar rahatça 100. kata.
Ertesi gün gazetelerde manşeeeeeet:
"Muhteşem Türk 100. Kata kadar çıktı büyük ödülün sahibi oldu tüm dünyaya adını duyurdu."
En altta ise ufak bir haber:
"2 kilo doğan bebek 10 kilo sıçtı."
fıkranın devamı

Başı beladan kurtulmayan Nam-ı Kemal
bu sefer de yeniçerilerden kaçmaktadir! O koştukça yeniçeriler arkasından gelir.
En sonunda köyün meydanına gelen Nam-ı Kemal çareyi çıplak bir heykelin yanına geçip aynı onun gibi çırılçıplak durmakta bulur. Bu heykel de çocuklarin *arragini tutup aşağı doğru hareket ettirdiğinde alttan çikolata veren bir heykeldir...
Tabii cok geçmeden Nam-ı Kemal´i de bu heykel gibi zanneden bir cocugun annesi bizimkinin dalgasını tutar ve asagi dogru indirir. Tık yok! Canı yanar Kemal´in ama yeniçerilerde meydanda onu aradigindan sesini çıkaramaz, kadın bir daha dener bir daha ve bir daha...
Dayanma noktasının sınırına gelen Nam-ı Kemal sessizce kadına;
-"Cikolata bitti, Sahlep var sahlep" der
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal çok zengin bir dul hanımın davetlisi olarak malikanesine gider. Kapıda onu karşılayan uşağa paltosunu şapkasını verir ve diğer davetlilerle birlikte geniş yuvarlak bir masaya otururlar. Herkes bir soru sorar yanıtlar verilirken sıra Nam-ı Kemale gelir ve sorar:
-Elim pantolonumun cebinde, pantolonumun cebi delik, elimde ne tutuyorum acaba? Herkes utanmış, evin sahibi bayan kızmış ve böyle ayıp sorular soramazsınız deyip uşağa seslenmiş:
-Beyefendinin paltosunu şapkasını ver derhal evi terketsin.
Nam-ı Kemal "durun yahu demiş elim cebimde,cebim delik elimde işte bu var" diye anahtarı gösterince herkes kahkaha ile gülmüş.
aradan uzun bir zaman geçmiş bizimki sıkılmaya başlamış gitmek istiyor.
soru sırası yine ona gelince aynı soruyu sormuş.herkes gülerek "anahtar"demiş. Nam-ı Kemal:
-Bilemediniz deyip,uşağa seslenmiş "oğlum getir benim şapkamı paltomu"
fıkranın devamı

Günün birinde şair bir padişaha ilham gelir ve başlar yazmaya;
-"Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?
-"Çıktım ağaca yedim hamını mamını,....?
Gerisi bir türlü gelmez.
Padişah geceleri uyku uyuyamaz olur şiirini tamamlayamamıştır bir türlü.
En sonunda ülkesinin bütün şairlerini sarayında toplatır ama yine nafile onlarda bu mısranın devamını getiremez.
Artık en son sıra Nam-ı Kemal´e gelir ve padişah başlar.
-Hadi Nam-ı Kemal getir şunun devamını da ne istersen vereyim sana!
-Buyrun Padişahım...
-Çıktım ağaca yedım hamını mamını...
Nam-ı Kemal hemen devam eder;
-"Düşersen aşaği görürsün ananın *mını..."
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal, Amerika'dan yurda dönmek üzere transatlantikte seyehat ederken gemi batar!
Bizimki tahta parçalarına tutunup hayatta kalmaya çalışırken ilerde canını kurtarmaya calısan birini görür ve hemen onu kurtarmak için ona doğru yüzmeye başlar.. ama bir bakar ki kurtardığı kişi Cindy Crawford'dur.. Neyse bunlar birlikte ıssız bir adaya cıkarlar...
Cindy hemen atlar: "Sen benim hayatimi kurtardin, dile benden ne dilersen"
Bizimki mütevazidir "nolacak ya insanlık görevi bu, önemli değil" der
Cindy ısrar eder ve bizimki dayanamaz ve "tamam o zaman, bi kere ver" der... işlem tamamlanir hemen o anda...
Ertesi gün Cindy yine gelir ve "sen benim hayatımı kurtardın, dile benden ne dilersen"
Nam-ı Kemal için cevap hazırdır "bi kere ver"... işlem yine tamamlanir hemen...
Artık Cindy her gün günde beş kere bu soruyu sorar ve bu olay günde bes kere tekrarlanmaya baslar...
Yine Cindy aynı taleple gelince, Nam-ı Kemal bu sefer başka bir şey ister: "Tamam, şimdi sen şu ateşin önüne otur" der ve Cindy'e kömür tozlarından bir bıyık yapar, sırtına bi ceket giydirir, basına bir kasket takar ve "şimdi sen bu şekilde ateşin önünde bana sırtın dönük şekilde otur" der...
Cindy şaşırır "acaba sapıklastı mı bu, neyse bakalım ne olacak" der içinden...
Cindy ateşin önünde o şekilde oturmaktadır, Nam-ı Kemal uzaklaşır ve Cindy'e yaklaşmaya başlar ve şöyle der: "Ya birader geçen gün gemi battı, birini kurtardım bir baktım ki Cindy Crawford'muş, inan ki her gün beş posta, her gün beş posta"
fıkranın devamı

Nam-ı kemal Fransiz arkadaşıyla bir gün Fransayi gezerken bakmışlarki bir sör heykelinin altında Türk bir elinde bir parca ekmek sarılmış ekmeği yiyor diger eliylede mikini tutuyor, Fransız hemen atılır ve nam-ı kemale doner
bak ustad sizin Türklerin haline bizim sör heykeli dahi sizin Türklerin rezilliğini gösterir gibi duruyor.
Nam-ı kemal hemen atılır derki,
yok üstad bizim Türk ekmegi yiyor sizin sörde bir parça ekmek istiyor, bizim Türkde alda mikimi ye diyor.
fıkranın devamı

Diyarın birinde padişah eğlence olsun diye bir yarışma açmış. Buna göre kim padişahın atını güldürmeyi becerirse 1 çuval altın alacak... Her tarafa haberler salınmış, duyurular yapılmış. Yarışma zamanı gelince herkes deniyor ama kimse atı güldürmeyi beceremiyor tabi, bazısı yarım saat bazısı 2 saat uğraşıyor ama sonuc yok.
Bizim Nam-ı Kemal'de yarışmaya katılmış. Sıra buna gelince, atın bulundugu odaya almışlar, 1 dakika sonra Nam-ı Kemal odadan çıkmış ve atı güldürdüğünü altınlarını almak istediğini söylemiş. Padişah ve görevliler şaşkınlık içinde tabi bir bakmışlar hakkaten at gülmek ne demek kahkahalar atıyor yerlere yatmış tepiniyor. Sonuçta altınları vermişler Nam-ı Kemal'e...
Aradan günler geçmiş ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamışlar. Son çare olarak Nam-ı Kemal'i bulup, nasıl güldürdüyse susturmasını istemişler. Nam-ı Kemal bir çuval daha altın verirlerse bunu yapacağını söylemiş. Kabul edilmiş isteği tabi ki. Neyse bizimkini atın olduğu odaya almışlar tekrar, yine girişi ile çıkışı bir anda olmuş. Bir bakmışlar at bu sefer ağlıyor, hem de hüngür hüngür. Tam altınlar verilirken, padişah :
- Sana bu altınları veririm ama bir şartla, bu atı nasıl güldürdüğünü ve şimdide nasıl ağlattığını söyleyeceksin
Nam-ı Kemal başlamış anlatmaya :
- Valla hünkarım, ilk geldiğimde atın kulağına yaklaşıp 'benimki seninkinden büyüktür' dedim, gülmeye başladı..
- Ya şimdi ya şimdi nasıl ağlattın
diye atılmış padişah merakla..
Nam-ı Kemal padişahın yanına yaklaşmış :
- Şimdi de çıkarıp gösterdim
fıkranın devamı

Bir yarışma düzenlenir,Türkiyeyi temsilen Nam-ı Kemal katılır. Amaç en uzun *iki olanı 1.seçmek. Yarışma başlar, Fransız çıkarır masaya kor:60cm. Herkes alkışlar sesler yükselir v.s. Sıra Almandadır, kendinden emin bir şekilde oda çıkarır 90cm. Sesler daha da yüksek çıkar. Son yarışmacı Nam-ı Kemal'e gelir sıra. Açar ve masaya kor. Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin *iki. Herkes güler yuhalar. Nam-ı Kemal elini cebine atar ve kırmızı bir mendil çıkarır. Mendili *ikinin biraz önünde sallar *iki oraya kadar uzar, mendili biraz daha *ikinin uzağında sallar ve hoop *iki mendilin yanında. En son mendili topak yapar ve atabildiği kadar uzağa atar: Hadi git getir oğlum.
fıkranın devamı

Zenginler kulübü özel bir yarışma düzenlemişti. Açık havada yapılacak olan bu yarışmanın etapları şu şekildeydi, ortada bir masa ve masanın üzerinde çok sert bir içki var, yarışmacı bu içkiyi bir dikişte içecek, ondan sonra koşarak karşıdaki mağaraya girecek, mağaranın içinde çok vahşi bir ayı var, bu ayının ensesine bir tokat vurup mağaranın diğer kapısından dışarı çıkacak ve dışarda bekleyen çok güzel bir kadınla sevişecekti. Bu etapları tamamlayabilen yarışmacı birinci olacaktı.
İlk olarak Alman yarışmacı tezahüratlar içinde masanın yanına geldi, seyircileri selamladıktan sonra içkiyi kafasına dikti. Fakat içki o kadar sertti ki Alman bunu içer içmez olduğu yere yığılıp kaldı.
İkinci olarak masanın başına Fransız geldi, o da seyircileri selamladıktan sonra kendinden gayet emin bir şekilde içkiyi kafasına dikip mağaraya doğru fırlamış fakat tam mağaranın ağzına geldiğinde içkinin tesiriyle sızıp kalmıştı. Onu da alıp götürdüler.
Son olarak Namı Kemal masanın yanına gelmişti. Diğer yarışmacılar iri yarı izbandut gibi adamlar olduğu halde, Namı Kemal ufak tefek, tok karnına 48 kg. gelen bir adamdı. Seyirciler epey gülüşmüşlerdi fakat bizimki gayet kendinden emin bir şekilde içkiyi kafasına dikip gözlerini 15-20 saniye kapalı tuttuktan sonra yıldırım gibi fırlayıp mağaradan içeri girmişti.
Biraz sonra içerden hırıltılar, gürültüler, bağrışmalar feryatlar gelmeye başlamıştı. Aradan 20 dakika geçti yarışmacı ortada yok, 30 dakika yok derken tam 45 dakika sonra diğer kapıdan kan-ter içinde çıkan yarışmacı, elinin tersiyle alnındaki teri silerek :
- Nerede ensesine vurulacak kadın?
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal askerler tarafından aranıyor ama bir türlü bulunamıyor.Yüz Başı ben onu bulurum diyor ve yanına on asker alarak çıkıyor, bir meydan çeşmesinin başına varıyor. Hemen çeşmenin duvarına birşeyler yazıyor ve askerlere diyor bu yazının devamını yazanı tutuklayın işte o kaçak Nam-ı Kemal dir. Tabi askerler siperde. Adamin biri geliyor bakiyorki çeşmenin duvarında su içtim tadıyla; damağıyla kana kana hemen yazinin devamını yazıyor arkadaki kavak ağacı girsin ananın a...na dalıyla budağıyla.
fıkranın devamı

Bir yarisma düzenlenir,türkiyeyi temsilen Namık Kemal katilir.Amaç en uzun malı olani 1.seçmek. Yarisma baslar, fransiz çikarir masaya kor:60cm. Herkes alkislar sesler yükselir v.s. Sira Almandadir,kendinden emin bir sekilde oda çikarir 90cm.Sesler dahada yüksek çikar. Son yarismaci Namık Kemal e gelir sira. Açar ve masaya koyar.Ama oda ne! 5-6cm kadar bizimkinin malı.Herkes güler yuhalar.Namık Kamel elini cebine atar ve kirmizi bir mendil çikarir.Mendili malının biraz önünde sallar.Malı oraya kadar uzar,mendili biraz daha malının uzaginda sallar ve hoop mal mendilin yaninda.En son mendili topak yapar ve atabildigi kadar uzaga atar:
-Hadi git getir oglum.
fıkranın devamı

Namik kemal,japon,alman ve ingiliz en cok kimin karpuz tasiyacagi uzerineiddiaya girerler. Jopon der ki:
-Ben iki tane tasirim koltuklarimin altina alarak.
İngiliz der:
-Bende 4 tane tasirim iki koltuk altina ikide omuzumun ustune alirim.
Alman da der ki:
-Bende bes tane tasirim herkes sasirir nasil tasirsin ya?İki tane koltuk altina,iki tane omuzlarimin üstüne, bir tanede *arragima takarim demis.
Sira namik kemal e gelir,namik kemal der
-Bende 9 tane tasirim iki koltuk altina,iki omuzlarima ,almanida sikime takarim.
fıkranın devamı

Ingilterede büyük camli bir binada kiminki daha büyük yarismasi yapiliyormus.Yarismaya bir ingiliz, bir alman, bir fransiz ve birde Türk yani Namık Kemal katilacaktir.Ilk olarak ingiliz sahneye çikar, seyini çikarir, sallar sallar boynuna dolar ve büyük bir alkis alir.
Alman sahneye çikar, seyini boynuna dolar sonra ip atlar büyük alkis alir.Fransiz sahneye çikar, seyini cikarir sallar, ip atlar sonrada kafasindan ayaklarina kadar sarar, büyük alkis alir.Sira Namık Kemaldedir fakat Nam-i ortaliklarda yoktur.Herkes heycanla onu beklemektedir fakat nafile.Tam umudu kesmisken
-"sANGIIIR Camlar kirilir, Namık Kemalin penisi.Ucundada bir not:

"TÜRKIYEDE ISIM ÇIKDI GELEMIYORUM....."
fıkranın devamı

Bir yarışma düzenleniyor.Yarışmacılar fransız,alman ve namık kemal.Yarışmada şu 3 katlı bir bina ve her katta 20 kadın kim bu kadınların hepsiyle beraber olursa yarışmayı o kazanacak.Yarışma başlamış fransız girmiş binaya 2.katın merdivenlerinde bayılıp kalmış.Alman girmiş oda 3 katın merdivenlerinde bayılmış.Namıka sıra gelmiş namık binaya gırmiş aradan 4 saat geçmiş namık hala ortalarda yok bi bakalım demişler binanın 1-2-3 katındakı kadınlar baygın halde bizim namık yok terasa çıkmışlar bizim Namık bir kedinin peşinde gel pisi gel pisi..
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal, Alman ve Temel, döl yarışına girerler. İlk olarak Temel, çeker çeker, yarım bardak döl doldurur. Alman, çeker çeker, 1 bardak döl çıkar. Tabi ki sıra Nam-ı Kemale gelir, çeker çeker, < Ne mutlu Türküm diyene> diye yazar...
fıkranın devamı

Diyarin birinde padisah eglence olsun diye bir yarisma açmis. Buna göre kim padisahin atini güldürmeyi becerirse 1 çuval altin alacak.. Her tarafa haberler salinmis, duyurular yapilmis. Yarisma zamani gelince erkes deniyor ama kimse ati güldürmeyi beceremiyor tabi, bazisi yarim saat bazisi 2 saat ugrasiyor ama sonuc yok.
Bizim Namık Kemalde yarismaya katilmis. Sira buna gelince, atin bulundugu odaya almislar, 1 dakika sonra Namık Kemal odadan çikmis ve ati güldürdügünü altinlarini almak istedigini söylemis. Padisah ve görevliler saskinlik içinde tabi bir bakmislar hakkaten at gülmek ne demek kahkahalar atiyor yerlere yatmis tepiniyor. Sonuçta altinlari vermisler Namık Kemale..
Aradan günler geçmis ama at hala gülüyor, bir türlü susturamamislar. Son çare olarak Namık Kemali bulup, nasil güldürdüyse susturmasini istemisler. Namık kemal bir çuval daha altin verirlerse bunu yapacagini söylemis. Kabul edilmis istegi tabi ki. Neyse bizimkini atin oldugu odaya almislar tekrar, yine girisi ile çikisi bir anda olmus. Bir bakmislar at bu sefer agliyor, hem de hüngür hüngür. Tam altinlar verilirken, padisah :
- Sana bu altinlari veririm ama bir sartla, bu ati nasil güldürdügünü ve simdide nasil aglattigini söyleyeceksin
Nam-i Kemal baslamis anlatmaya :
- Valla hünkarim, ilk geldigimde atin kulagina yaklasip benimki seninkinden büyüktür dedim, gülmeye basladi..
- Ya simdi ya simdi nasil aglattin
diye atilmis padisah merakla..
Namık Kemal padisahin yanina yaklasmis :
- Simdi de çikarip gösterdim
fıkranın devamı

Ülkenin birinde cok azgin mi azgin bir kadin varmis kimse bu kadini cinsel doyuma ulastiramamis! En sonunda Akillara Namık Kemal gelmis olsa olsa bu isi o becerir demisler ve cagirmislar!
Namık Kemal´in de " Ben bu isi ancak karanlik bir oda da yaparim" diye özel bir istegi olmus!
Netice de Namık Kemal ve Kadin karanlik bir oda da baslamislar sevismeye...
1 saat, 2 saat 3,5,7,10,15,20 saat olmus ikisinde de tik yok...
24 saat sonra artik kadin pes etmeye baslamis ve seslenmis
-"Yeter artik Namık Kemal yeter, ben öldüm!"
-" Ne Namık Kemal´i abla ben Recep!"
-"Recep mi??? Peki ya Namık Kemal? O nerde?
-"O disarda bilet kesiyo abla"
fıkranın devamı

Namık Kemal, Amerikadan yurda donmek uzere transatlantikte seyahat ederken gemi batar.Bizim ki tahta parcalarina tutunup hayatta kalmaya calisirken ileride canini kurtarmaya calisan birini gorur ve hemen onu kurtarmak icin ona dogru yuzmeye baslar..Ama bir bakar ki kurtardigi kisi Cindy Crawforddur..Neyse bunlar birlikte issiz bir adaya cikarlar..
Cindy hemen atlar :
-Sen benim hayatimi kurtardin, dile benden ne dilersen..
Bizimki mutevazidir
-Nolacak ya insanlik gorevi bu, onemli degil.der.
Cindy israr eder ve bizimki dayanamaz ve
-Tamam o zaman, bi kere ver. der.İşlem tamamlanir hemen o anda..Ertesi gun Cindy yine gelir ve
-Sen benim hayatimi kurtardin, dile benden ne dilersen.Kemal icin cevap hazirdir
-Bi kere ver..İşlem yine tamamlanir hemen..
Artik Cindy her gun gunde bes kere bu soruyu sorar ve bu olay ginde bes kere tekrarlanmaya baslar.. Yine Cindy ayni taleple gelince, Namık Kemal bu sefer baska bir sey ister : "tamam, simdi sen su ateNamsin onune otur" der ve Cindye komur tozlarindan bir biyik yapar, sirtina bi ceket giydirir, basina bir kasket takar ve
-Şimdi sen bu sekilde atesin onunde bana sirtin donuk sekilde otur.der..Cindy sasirir acaba sapiklasti mi bu, neyse bakalim ne olacak der icinden.. Cindy atesin onunde o sekilde oturmaktadir, Namık Kemal uzaklasir ve Cindye yaklasmaya baslar ve soyle der:
-Ya birader gecen gun gemi batti, birini kurtardim bir baktim ki Cindy Crawfordmus, inan ol her gun bes posta, her gun bes posta..
fıkranın devamı

Kralin bir kizi vardir ve daha önce hiç cinsel deneyimi olmamistir bir gün kral kiziyla cinsel ilskiye girmeden evlenme sartini kosarak evlenmek isteyenlerini kabul eder ve aralarindan namik kemali damat adayi olarak seçer
namik bir degil iki degil üç degil fistik gibi kiz yaninda ama ona dokunamiyor sonunda dayanamayarak penisini çikartir ilk defa penis gören kiz bu ne diye sorar namik kemalde zurna,zurna der bunun üzerine kiz zurnayi çalmak ister artik kiz alismistir ve namikta sonunda sikilir bir gün kiz zurnayi istediginde onu bahçede kaybettigini söyler kizda babasina namigin zurnasinin bulunmasini istedigini söyler bunun üzerine bütün saray bahçede namigin zurnasini aramaya baslar kiz etrafa bakarken bir anda elbisesinin altindan sarkan babasinin penisini görür ve babasina:
-Baba,baba iste zurna burda
der ve çekistirmeye baslar telaşlanan kral:
-kizim birak o ananin zurnasi der..
fıkranın devamı

Bir gun Namık Kemal bir yarismaya katilmis. Yarismanin amaci en cok kadin yapma yarisi.
Neyse 1. yarismaci baslamis
Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6..7...8
2. yarismaci
Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6,7,8..9
10...11 cok guzeeel
Neyse sira Namık Kemale geliyor
Sipiker sayiyor 1,2,3,4,5,6,7,8,9,10,11,12,13,14 oda ne Namık Kemal seyircilerin arasina daldi 15,16,17,18
Yapma Namık...
fıkranın devamı

Uluslararasi yalan atma yarismasinda üc ülke finale kalir,
Almanya, Fransa ve Türkiye...
Türkiye´yi temsilen de Namık Kemal oradadir.
Juri yarisma konusunu artaya atar. "Batan bir gemidekileri nasil kurtarirsiniz?"
Once Alman Palavraci dizer yalanlari;
-"Ben cok iyi bir yüzücüyümdür. Gemideki bütün insanlari yarim saat gibi kisa bir sürede gide-gele, gide-gele karaya tasirim!
-"ohaaa" der Fransiz ve bu sefer o baslar;
-" Ben de sicarak büyük bir ada olustururum ve insanlari o adaya cikartarak kurtaririm!
Sira Namık Kemal dedir oda okkali bir yalan söyler;
-" Bende de öyle bir *arrak varki onu söyle gemiden karaya dogru bir uzattimmi köprü yapar ve bu insanlari kurtaririm"
-"Cüsss..." der Fransiz " Hic o kadar *arrak olr mu?
Bizimki cevap verir
-" Öyle *öte böyle *arrak!"
fıkranın devamı

Birgün padisah bir yarisma düzenlemis.Kizini halkin önünde soyunduracak ve dalgasi kalkmayana büyük miktarda altin verecekmis.Ülkenin her yerinden yarismaya katilanlar olmus ve tabi bizim Namık Kemal de durur mu o da katilmis ama digerlerinden daha hazirlikli gelmis.Seyini,kalkmasin diye bacagina dolamis(!).
Neyse yarisma baslamis.Padisahin kizi da ne öyle,güzeller güzeli tas gibi bir vücut,dayanilacak gibi degil...
Hal böyle olunca da herkesin seyi kalkar,bizim Namık Kemalin bacagi kalkar.Padişah:
-Hepsini kursuna dizin bunu topa tutun der.
fıkranın devamı

Bir gün stadyumda en çok kim boşalacak diye yarışma düzenleniyor. Önce alman boşalıyor ve tam 2 litre çıkartıyor.Spiker stadyumdaki seyircilere 2 litre diye söylüyor.Sonra fransız boşalıyor ve tam 5 litre çıkartıyor.Spiker 5 litre çıktı diyor seyircilere.Bizim Namık Kemal geliyor.Spikerin elinden mikrofonu alıyor ve şöyle diyor:
-Lütfen yüzme bilmeyenler stadyumu terk etsin.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2 3 4 »
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama