Sarhoş Fıkraları

loading...

İki Alman Karl ve Hans, Türk'lerin neden bu kadar rakıya düşkün olduklarını ve içerken ne hissettiklerini merak etmektedirler.
Konuyu araştırmak için İstanbul'a gelirler. Bir meyhane seçerek içeri girerler. Acemice etrafa bakındıktan sonra bir masaya oturarak yan masadakilerin söylediklerinin aynısını sipariş edip başlarlar mezeler eşliğinde içmeye. İlk kadehler bittikten sonra Hans Karl'a sorar;
-Ne hissediyorsun?...
-Daha bir şey anlamadım. Devam edelim.
İkinci kadehten sonra Karl Hans'a;
-Nasıl gidiyor. Değişiklik var mı?
-Hiç bir şey yok. Devam edelim.
Mezeler eşliğinde bir iki kadeh daha içildikten sonra Hans tekrar sorar;
-Ne hissediyorsun?
Karl ağırlaşan göz kapaklarını ağır ağır açarak;
-Sittir et şimdi ne hissettiğimi Hans ne olacak bu Almanya'nın hali....
fıkranın devamı

İki sarhoş yolda tartışıyorlarmış. Birisi ayı göstererek bu aydır öbürüde güneştir diyomuş. Bunları gören Temel bulaşmadan sıyrılmak istemiş ama nafile. Adamlar Temel'i tartaklayarak sormuş:
-Söyle lan bu ay mıdır güneş midir?
Temel cevaplamış:
-Valla abi ben buranın yabancısıyım.
fıkranın devamı

Günün birinde alman,Fransız,İngiliz ve daha bir çok ülkenin zengini aralarına bizim TEMEL`i de alarak gönüllerince eğlenmek için uçakla seyahate çıkmışlar.Eğlence adına her şeyi yapıp bol bol da içki tükettikleri bir an Alman birden uçağın kapısını açıp
-"Bırakın beni,ölmek istiyorum",
Temel sormuş
-"Ula uşağım hadi süle bakim neden da"
Alman
-"Benim annem kötü kadındı yani or..."
demiş ve atlamış.
Aradan daha on dakika geçmemişken bakmışlar bu sefer Fransız aynı nidayla kapıyı açıp atlamış.
Temel bir düşünmüş, bir düşünmüş tam atlayacak biri tutmuş,yarım yamalak bir türkçeyle
-"Oğlum sen neden yoksa,
Temel
-"Yooo "
demiş
-"Öyle diil da uşağum"
Adam sormuş
-"Peki neden?"
Temel :
-Ula uşağım benim bu kadar or..... çocuğunun içinde ne işim var da demiş.
fıkranın devamı

Bektaşinin biri
-'Allahım bana bir içki parası ver'
diye yalvarıyormuş. Buna şahit olan bir safta
-'Ulan imanını arttırmasını, doğru yola iletmesini istesene'
demiş. Bektaşide
-'Herkes kendinde olmayanı ister' demiş.
fıkranın devamı

Sarhoşun biri birgün yolda giderken bir şişe bulur şişeyle oynarken şişenin içinden bir cin çıkar ve adama,
-Dile benden ne dilersen ama bir dilek hakkın var.
der adamda
-Ne istersem dileye bilirmiyim der
cin
-Evet
der adam
-Peki ozaman ben her işediğimde s*k*mdem votka aksın.
cin hemen
-Olur
der ve ordan kaybolur adam pek inanmışa benzemez ama yinede denemekte kararlıdır. Hemen kuytu bir köşeye gider ve dener hayatında içtiği en guzel votkadir. Hemen eve gider ve karısına iki bardak getirmesini söyler karısı bardaklari getirdikten sonra sorar
-Bey içkin yok bardakları ne yapacaksın?
Adam durumu karısına anlatır karısı yine kocasının sarhoş olup ne dediğini bilmediğini sanır. Adam s*k*ni çıkarır ve bardaklara işer ama karısına içtirmekte zorlanır. Karısı tadına baktığında
-Hakkattan da öyleymiş
der ve bu durum böyle devam eder. Koca eve gelir hanım iki bardak getir her gün böyle içerler gunlerden bir gün koca yine eve gelir fakat bu sefer bir bardak getirmesini söyler karısı bardağı getirir ve
-Bey sana birşey mi yaptımkı bana bu gun yok hayır karıcığım sen bugün şişeden içeceksin:)))
fıkranın devamı

İki Kırşehir'li Ankara'ya düğüne gelmişler. Tabiki gece yarılarına kadar içmişler zil zurna sarhoşlar. Sabah'a karşı geri dönmeye karar vermişler. Ankara çıkışında trafik polisi çevirme yapıyormuş. Bunlarıda çevirmişler. Polis ehliyet ruhsat sormuş bunlar hemen vermişler. Ama acayip içki kokuyorlar.
-"Size ceza keseceğim"
demiş. Ama polis biraz dalga geçeyim şunlarla belki ceza kesmekten vazgeçerim diyerek bunlara bir soru soracağını bildikleri takdirde göndereceğini söylemiş. Biri ilkokulu bitirmiş. Ötekine
-"Sen sus ben bilirim"
diyerek susturmuş. Polis demişki
-"İstiklal Marşını kim yazdı"
demiş. Hemen heyacanla cevap vermeye çalışmış.
-"Neşet ağam diyeceğim ama pek küççük yazsa yazsa Muharrem ağam yazmıştır"
demiş. Tabi polis şaşırarak
-"De gidin"
diyerek bunlara ceza yazmadan göndermiş.
fıkranın devamı

Sarhoş bir yeniçeri ağası bir gün dolaşırken bir Yahudi'yi görmüş hemen üstüne atlamış.
"Siz İsa'yı öldürdünüz!!" diye..
Yahudi panik içinde
"Ama efendim o 1.500 yıl önceydi" demiş..
-Yeniçeri ağası;
"Napiim ben yeni öğrendim" demiş.
fıkranın devamı

Sarhoşun biri sabaha karşı zil-zurna evine dönmüş kapının önünde gürültülü bir şekilde kapıyı açmaya çalışıyordu. Gürültüye uyanan karısı camdan başını çıkartıp bağırdı:
-"Al hınzır herif! Al anahtarı atıyorum, gürültü etme de gir içeri kahrolası!"
- "Karıcığım"
dedi sarhoş:
-"Bende anahtar var mümkünse sen bana anahtar deliğini gösder!"

fıkranın devamı

İriyarı kabadayı tipli bir adam
kahvede otururken birden ayağa
kalkmış ve gürlemiş;
-Ulan bu sağ taraftaki masalarda
oturan herkes İNBE, sol tarafta'ki
masalarda oturanlar ise ZEVEPENK
tir. Varmı itirazı olan.
Kahvede çıt yok. Herkesin başı önünde.
Derken sol taraftan ufak tefek biri
kalkmış yavaşca sağ tarafa yürümeye
başlamış.
Kabadayı gürlemiş;
-Nereye lan.
Adam ıkınmış sıkınmış yavaşca;
-Şey ben yanlışlıkla yanlış yere
oturmuşumda.
fıkranın devamı

Adamın birinin papağanı varmış. Ama çok içkici imiş. Bir gün sahibi eve iki şişe viski getirmiş ve papağanına demiş ki;
-"Ulan bunu içersen tüylerini diri diri yolarım, akşama misafirim var"
demiş ve gitmiş misafirini davet etmeye. Akşam geldiğinde bakmış ki papağan sarhoş, kendi tüyünü kendi yoluyormuş.
-"Benim için fark etmez"
diye.
fıkranın devamı

Şarhoşun biri tıka basa dolu bir
belediye otobüsüne biner. Bir süre sonra
-"Ben bu otobüsteki herkesin ağzına ederim ama şu beyaz paltolu adam hariç.."der.
Yolcular sadece tebessüm ederler.. Şarhoş bu
sözleri 4-5 kez üst üste söyler.
Beyaz paltolu adam da kendisinin hariç bırakılmasından cesaret alarak
-"Afedersiniz. Herkesin ağzına ediyorsunuz da beni niye hariç tutuyorsunuz?"
der. Şarhoşta
-"Seni tuvalet kağıdı olarak kullanacağımda ondan" der..
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

« 1 2
Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama