Öyle Fıkraları

loading...

Bir İngiliz bir Fransız bide temel uçağa binmiş,Fransa'nın üstünden geçerken Fransız bi sandalye bırakmış,sonra İngiltere nin üstünden geçerken İngiliz bi masa bırakmış,Türkiye'ye uğramadan olurmu temel gelmiş bi el bombası atmış sonra bakmak için Fransa'ya gitmişler bi Fransız ağlıyormuş neden ağlıyon diye sormuşlar salağın biri kafama sandalye attı demiş,sonra İngiltere'ye gelmişler bi İngiliz ağlıyormuş neden ağlıyorsun diye sormuşlar oda salağın biri kafama masa attı demiş Türkiye'ye gelmişler bi adam gülüyormuş neden gülüyorsun diye sormuşlar oda öyle bi osurdumki arkadaki bina patladı demiş.
fıkranın devamı

rahmetli mustafa amca yaşınında ilerlemesi dolayısı ile kulakları ağır duyuyordu : kolu ağrıdığı için doktora gitmişti, masasında oturan doktor bilgisayarı ile meşguldu. mustafa amcaya köşeyi göstererek oraya geç ve kolunu soy demişti. anlam veremiyen mustafa amca köşeye gitmiş ve donunu soyduktan sonra dr.hanıma seslenmiş. ben hazırım demiş. dr.hnm.masadan kalkmış ve tam mustafa amcanın yanına gidecek, manzarayı görünce hiddetle bagırmış; ben sana kolunu soy dedim... mustafa amca mahçup bir şekilde donunu toplarken; biraz önce niye bu şekilde bağırarak söylemediniz diye söylenerek muayenehaneyi terketmiş.
fıkranın devamı

Temel hayranı olduğu silahınıda yanına alarak Afrikaya gider. Başlar avlanmaya. Gün sonunda bir kahveye girer, bakar ki herkes; 'Bugün 2 aslan vurdum' 'Bugün 4 fil vurdum' Der, bizim temelde başlar atlamaya, 'Ben bir adet nobum vurdum' der. Adamlar 'Belli ki sorunu var' deyip duymazdan gelirler. Ertesi gün yine gün sonunda herkes marifetlerini söylerken, Temel 'Bu seferde 2 Nobum vurdum' der. Adamlar bir şey demezler bu seferde. Ve yine ertesi gün sonunda yine herkes başlar marifetlerini anlamaya, en sonunda temele sorarlar, Temel 'Bu Seferde tam 4 Nobum vurdum' der. Adamlar dayanamayıp, 'Yahu Temel nedir bu Nobum dediğin şey ?' Temel; 'Çalıların arasına silahımı uzatıyorum, 'Noooo bummmmm' 'Noo bummmmmmmm' Sesleri geliyor, ateşi bi atıyorum kara kara şeyler kaçışıyorlar' der.
fıkranın devamı

Nasrettin hocanın karısı nasrettin hocanın kazağını ağacın dalına asarken kuvvetli rüzgâr hemen onu yere düşürür bunu gören hoca karısına şöyle der:"yarın kurban keseceğiz"karısı bunu duyunca şöyle der:" neden kurban kesiyoruz"nasrettin hoca:Ya kazağın içinde ben olsaydım
fıkranın devamı

Nasrettin hocaya komşusu sormuş düyanın ortası neresi demiş hoca ayağım bastığı yer demiş komşu inanmam hoca öyleyse ölç komşu demiş
fıkranın devamı

Nasrettin hocaya komşusu sormuş düyanın ortası neresi demiş hoca ayağım bastığı yer demiş komşu inanmam hoca öyleyse ölç komşu demiş
fıkranın devamı

Dursun bir gün bir otele gitmiş.Orada ki görevliye ''Boş odanız var mı''demiş.Görevli de ''Var ama içinde Yırtık Donlu Canavar var ''demiş.Dursun da ''Olsun,olsun ben yatarım'' demiş.Sonra akşam olmuş.Dursan uyumak için yatağa yatmış.O sırada Yırtık Donlu Canavar gelmiş.''Ben Yırtık Donlu Canavar seni yiyeceğim'',demiş.Dursun pencereden atlamış ve kaçmış.Bu sefer İdris otele gelmiş.Orada ki görevliye ''Boş odanız var mı''demiş.Görevli de ''Var ama içinde Yırtık Donlu Canavar var ''demiş.İdris ''Olsun, olsun ben yatarım '' demiş.İdris uyumak için yatağa yatmış.O sırada Yırtık Donlu Canavar gelmiş.''Ben Yırtık ''Olsun, olsun ben yatarım '' demiş.İdris uyumak için yatağa yatmış.O sırada Yırtık Donlu Canavar gelmiş.''Ben Yırtık Donlu Canavar seni yiyeceğim'',demiş.,demiş.İdris de pencereden atlamış.Bu sefer de Temel gelmiş.Orada ki görevliye ''Boş odanız var mı''demiş.Görevli de ''Var ama içinde Yırtık Donlu Canavar var ''demiş.Temel de ''Olsun, olsun ben yatarım '' demiş.Temel uyumak için yatağa yatmış.O sırada Yırtık Donlu Canavar gelmiş.''Ben Yırtık Donlu Canavar seni yiyeceğim'',demiş.Temel''Git ula başumdan'' demiş. ''Ben Yırtık Donlu Canavar seni yiyeceğim'',demiş. Temel yine aynı cevabı vermiş.Yırtık Donlu Canavar da aynı şeyi söylemiş.Temel en sonunda''Ula madem donun yırtık iğne,iplik getir de donunu dikeyim''demiş.
fıkranın devamı

bir papazla bir imam ıssız bir adaya düşmüşler.yiyecek bulmuşlar allahtan ama sonra papazın aklına bir fikir gelmiş,yahu demiş,burda vaktin geçeceği filan yok birbirimizi sikelimde vakit geçsin.tamam demiş imam.önce imam domalmış.papaz tam arkadan gelecek sokacakken,"ya isa"demiş imam.papazda yo demiş.böyle mübarek bir ismin geçtiği yerde ben bu işi yapamam.sonra papaz domalmış imam tam gelirken,kandırırım diye düşünmüş"ya muhammed"demiş,imamda gelmiş gelmiş gelmiş"ya allah!"demiş...
fıkranın devamı

Bir gün Temelle Dursun yemeğe çıkmışlar.Temel Dursun'a balığın kılçığı insanı daha akıllı yapıyormuş demiş.garson geldiğinde Temelle Dursun hamsi söylemişler.Hamsi geldiğinde Temel balıkların kılçıklarını Dursun 'a etli kısımlarını kendi yiyiyormuş.Dursun kılçıkları yemeye başlayınca sormuş ula Temel ben niye kılçıkları yiyorum demiş:)))) Açıklama:dursun kılçıkları yedikten sonra bu soruyu soruyor yani akıllanıyor
fıkranın devamı

nasrettin hoca bir gün bir komşusunun evinin önünden geçerken birde bakarkı birses duyar komşusunun pencerisinden baktığında bide ne görsünbir adam yatarak allaha allahım sen bana bir çok para ver demiş nasrettin hoca demişki akılsıza bak akılsıza yatarak allahtan para istiyon ayıp değilmi demiş sonra ona şöyle bir şaka yapmış komşusunun damına çıkmış koptur koptur koşuyormuş komşusu dama çıkmış birde ne görsün nasrettin hoca komşusu demişki yahu naeşeğimi demişsrettin hoca napıyosun burda nasrettinhoca eşeğimi arıyorum demiş komşusu yahu be adam damda eşek ne gezsin demiş nasrettin hoca demişki yahu be adam sen yatarak allahtan para istiyosunda ben niye damda eşeğiaramayımki demiş
fıkranın devamı

BİRGÜN ANNE İLE KIZ ALIŞVERİŞTEN EVE GELİYOLARMIŞ. BİNA 100 KATLIYMIŞ. 50. KATA GELİNCE KADININ TUVALETİ GELMİŞ.KIZ ANNEYE DEMİŞKİ ANNE SANA ÇOK ÖNEMLİ BİŞEY DFEMEM LAZIM ANNESİ OLMAZ KIZIM SUS GİDİNCE SÖYLERSİN TUVALETİM VAR DEMİŞ .70. KATA GELMİŞLER KIZ YİNE AMA ANNE ÇOK ÖNEMLİ EMİŞ ANNESİ KIZIN SUS DEMİŞ. BU SEFER VARMIŞLAR EVE ANESİ KIZIM ANAHTAR NERDE DEMİŞ KIZI ANNE ASANSÖRDE DEMEYE ÇALIŞTIĞIM BUYDU ANAHTAR ARABADA KALDI DEMİŞ
fıkranın devamı

adamın biri uyku uyuyamaz olmuş ve çareyi uyku terapisi yapan bir merkezde bulmuş. Gidip derdini anlatmış ve ona uyku uyutabileceklerini söylemişler. Günler sonra adam yine uyumamaya devam ettiği için merkezi basmış: -Bi ton para aldınız ama hala bi dakika bile uyutamadınız! -Ayakta uyuttuk sizi :)
fıkranın devamı

OTOBÜS ŞÖFÖRÜ İLE TRABZON'LU GENÇ ADAMIN ARASINDA GEÇEN DİYOLOK EMİNİM GÜLMEDEN GEÇEMİYECEKSİNİZ TRABZON SPOR'LU GENÇ ADAM BİR GÜN MEMLEKETİNE GİTMEK İÇİN BİR FİRMADAN BİLET ALIR VE OTOBÜSE BİNER VE İHTİYAÇ İÇİN DİNLENME TESİSİNE GİDERLER İHTİYAÇ GİDERDİKTEN SONRA YOLA ÇIKARLAR VE UYKUSU GELİR SABAH OLUR GÖZLERİNİ AÇAR BİRDE BAKAR'Kİ SAMSUN TERME'DE NE YAPACAĞINI ŞAŞIRIR AMA KENDİSİNİN TRABZON'DA OLABİLECEĞİNİ DÜŞÜNMÜŞTÜ ŞOK OLDU ULA PENMİ YANLUŞ GÖREYRUM DAAA PEN ŞİMDU HAÇAN SAMSUN'AMİYUM DAAA ULA PEN RÜYAMI GÖREYRUM KENDİSİNE BİR CİMCİK ATAR OTOBÜSTEN AŞAĞIYA İNER BİR BAKARKİ KAPTAN DIŞARIDA ATMIŞ BACAK BACAK ÜSTÜNE AMCACUM HAÇAN SAA BİR ŞEY SORACAĞUM DAAA DER ? KAPTAN HE BUYUR YEĞENİM NE OLDU SÖYLE BAKALIM ? YA PEN TRABZONA GİTMEK İÇUN BİLET ALMİŞİDUM DAA DER ? KAPTAN EEE NE OLMUŞ YEĞENİM DİYE SORAR ? GENÇ ADAM NASIL NE OLDU AMCACUĞUM DAA ? KAPTAN EEEEE DER ? AMA BEN SAMSUN'AYUM DAA DER ? KAPTAN TEKRAR EEEEEE DER ? YA EMİCE DALGAMI GEÇEYSUN HAÇAN PENUMLE DAA DER ? KAPTAN OLURMU YEĞENUM DER ? GENÇ AMA BEN SAMSUN'DAYIM NEDEN TARABZON'DA DEĞİLİM DER ? ULA YEĞENİM SİZE HER YER TRABZON DEĞİLMİYDİ DER ? GENÇ EVET EMİCE DER ? KAPTAN TAMAM İŞTE OĞLUM DAHA NEYİN TANTANASINI YAPIYORSUN DER ? GENÇ AMA AMCACUĞUM BURASI HER YER DEĞİL Kİ DER ? KAPTAN YA NERESİ DER ? GENÇ EMİCE BURASI ŞEHR - İ SAMSUN DAA DER
fıkranın devamı

Öğretmen Alican’ a : - Sana sorular soracağım. Eğer birinci soruyu bilirsen ikinci soruyu sormayacağım. Şimdi söyle bakalım Alican. Bir tavukta kaç tane tüy vardır? Alican düşünür ve cevap verir : - 2765 tane öğretmenim. Öğretmen şaşırır. - Oğlum nereden öğrendin bunu? - Hani ikinci soruyu sormayacaktınız öğretmenim :)
fıkranın devamı

Mertle annesi yürüyorlardı mert yerde bi para bulmuş annesine demişki anne yerdeki parayı alabilirmiyim demiş.annesi demişki yerdeki şeyler alınmaz demiş.biraz daha yürüyüş Lee mert yerde bir kalem bulmuş annesine anneciğim yerdeki kalemi alabilirmiyim diye söylemiş annesi demişki yerdeki şeyler alınmaz demiş biraz daha yürüyüş ler bir süre daha yürüyüş ler .annesi yere düşmüş annesi demişki oğlum beni kaldırsana demiş mert demişki anne yerdeki şeyler alınmaz demiş.........
fıkranın devamı

Oğlum büyüyünce ne olacaksın söyle bakalım ? Traş olacağım babacığım :D
fıkranın devamı

ALİ MATEMATİK DERSİNDEYMİŞİŞ. ALİ SAĞ CEBİNDE 5 LİRA SOL CEBİNDE 20 LİRAN VAR. DEMİŞ.ALİ BİRAZ DÜŞÜNDÜKTEN SONRA ŞÖYLE DEMİL: HERALDE ÜZERİMDE BAŞKA BİRİNİN PANTOLONU VAR. DEMİŞ.
fıkranın devamı

ayşe melikeye demiş ki: - ders demek 45 dak. işkence demektir,öğretmen ise bilgecan dede zil sesi cankurtaran sesi bahçe cennete gezinti demektir. melikede : - benimde matematiğe bir sözüm var. ayşe: - ney çabuk söyle melike : - sevgili matematik artık büyü e kendi problemlerini kendin çöz !
fıkranın devamı

Nasrettin Hoca'nın kadılık yaptığı zamanlarda hocya biri gelip: -Hocam, demiş. Bir kazayla sizin inek benim ineği boynuzlayıp öldürmüş.Ho- ca da: - Hayvandır yapar boşver gitsin demiş. Adam: -Peki tamam hocam ama ben yanlış söyledim ölen inek sizin ineğinizdi demiş. Hoca kabaca: -Haaa o zaman işler değişir bakalım kara kaplı defter ne diyor, diye karşılık vermiş.
fıkranın devamı

Bir gün temel ile dursun otobüse bindiler şoför konuşmaya başladı levent,salihli,eyüp,sultan ahmet... dursun sordu ne zaman ineceğuz temel ismimiz söylendiği zaman ineceğüz az kaldı...
fıkranın devamı

fatma ile hatçe aşağıya oynuyorlarmış.fatmanın küçük tuvaleti gelmiş ama tutmuş bakmış olmuyor tam ucunda sürekli elini poposunu değdirmiş.hatçe dayanamamış demiş ki:fatma senin bedenin kaç.söyle bir büyüğünü alıyım.çok sıkıyor galiba.
fıkranın devamı

Bir tane çocuk apartmandaki arkadaşıyla oynuyormuş.Uzun süre oynamışlar.Tabiii susarlar diye suda almışlar yanlarınna.Büyük kızın adı fatma ymış.kçüğünkü hatçeymiş.Fatma suyu içe içe çişi gelmiş doğal olarak.ama oyun eğlenceliymiş.fatma ne yapavağını bilememiş.çoook sıkışmış.çişi uçtaymış.oda çareyi poposunu tutmada bulmak her dakka poposunu sıkıyomuş.sonra hatçedemiş ki:fatma eşofman bedenini söyle bende bir büyüğünü alıyım.çook sıkıyo galiba...
fıkranın devamı

birgün NASRETTİN HOCA çarşıda ayakkabı satıyormuş 6 kağıt altıkağıt diye bağırıyormuş adamın biri altı kağıt vererek ayakkabıyı almış suya basmış ayakları ıslanmış hocaya gitmiş ayakkabı su geçirdi demiş Nastetin HOCA şöyle karşılık vermiş ben demedim mi altı kağıt yaa tabi suya basarsan böyle olur demiş
fıkranın devamı

Evvel zaman içinde vergileri arttıran padişah, kimsenin gıkının çıkmamasından fena halde kuşkulanmış. Vergileri önce iki katına, sonra dört katına çıkarmış. Ahalide yine çıt yok. Hemen vezirini çağırmış. Durumu karşılıklı değerlendirmişler ve bir karara varmışlar. Galata köprüsünün her iki başına iri yapılı ikişer tane zenci yerleştirmişler. Zencilerin görevi, köprüden gelip geçen herkesi pataklamakmış. Ama ahaliden yine ses yok. Padişahı almış bir endişe. Bir süre sonra ahaliden bazıları sarayın önünde toplanıp, padişahla görüşmek istediklerini söylemişler. Padişah bu tepki karşısında sevinmiş ve bu kimselerin huzura alınmasını istemiş. Huzura alınan ahaliyi gören padişah sertçe sormuş; - Tebaam ne ister?! İçlerinden en yaşlısı bir adım öne çıkıp cılız bir ses tonuyla cevap vermiş; - Padişahım bağışlayın, vergi koydunuz sesimizi çıkarmadık, arttırdınız sesimizi çıkarmadık, köprüden her geçişimizde dayak yedik sesimizi çıkarmadık. Lakin bir maruzatımız var. - Çekinme söyle, demiş padişah. - Padişahım, sabah ve akşam köprüde çok kuyruk oluyor. Sabah işe, akşamda eve geç kalıyoruz. Sizden istirhamımız, şu zencilerin sayısını dörtten sekize çıkarsanız da biz de köprüden rahat rahat geçsek.
fıkranın devamı

kafkas ünüversitesinde okuyan bir kız yolda bir azeri teyzeye adres sorar .. yaşlı teyze anlatır. gadanalim indi burdan düz gidicen dösü dırmanıp dingili püküldünmükeşeyi dönün ce elecene gabagiya cıkacak ..kız yaşlı teyzeye anlamadıgını söyler ve teyze yine anlatır..balama kurban indi burdan dümdüz gidicendösü dırmanıp dingili püküldün mü ele gabagıya cıkacak basa tüstün ay menim balam. kız tekrar anlamadığını söyleyince.. yaşlı teyze: ay seni yere sogum köpoğlunun gırılmısı neyi anlamırsan ula niye men rusca mı konusuram ... :) :)
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama