Üzüntü Fıkraları

loading...

Nasreddin Hoca’nın saliha bir kadın olan hanımı ölmüş. Defnetmişler. Hayat devam ediyor, herkes işinde, gücünde. Bir ay...
fıkranın devamı

Üç yıllık evli bir hanım hamile kalamamış. Kaynanası ile kocası gelini ve gelinin anasını suçlayıp duruyorlar, sanki kabahati...
fıkranın devamı


Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.


fıkranın devamı


Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paralari ile
aldiklari sarabi sirayla içerek Kansas caddelerinde ilerlerken bir
tabelaya rastlarlar:
Eleman Araniyor.
Zenci, tabelayi görünce heyecanlanir ve ise talip olmak üzere derhal dükkana girer.
Dükkandaki adam, kendisine is soran zenciye asagilayici bir bakis firlatir
ve onu dükkandan çikartirken: "Biz burada zencileri istemiyoruz!" diye bagirir.
Zenci dostunun basarisiz olmasi üzerine bu kez Çinli sansini denemeye karar
verir. Ancak sonuç hemen hemen aynidir: "Sarilara is yok, defol!"

Son olarak bizim Temel girer dükkana. Dükkan sahibi Temeli görünce
gülümser ve: "Tamam dostum, yarin saat yedide gel ve ise basla." diyerek
temelin omuzunu sivazlar.

Üç arkadas, sevinç içinde evlerine dönerler. Temel, sabah uyanmakta güçlük
çekecegi için Çinliden kendisini uyandirmasini rica eder ve heyecanla
uykuya dalar.
Zenci ve Çinli, irkçi dükkan sahibine bir oyun oynamaya karar verirler
ve Temel uyurken, yüzünü kömürle simsiyah yaparlar !
Ertesi sabah Çinli, Temeli tam zamaninda uyandirir ve ise yollar.
Dükkan sahibi karsisindaki siyah suratli adami görünce öfkeyle bagirir:

-"Defol burdan ! sana daha dün söyledim zencilere is yok diye !."

Üzüntüyle dükkandan ayrilan Temel, rastladigi bir aynada kendini
görünce sasirir ve söyle der:

-"Uyyyy ! aptal Çinliii, yanlus adami uyandirmus daaa!"

fıkranın devamı


aradeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.

fıkranın devamı


Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş. Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim. Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye. Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı tavuk bulunmaz.

fıkranın devamı


Maymunun biri, aslani uykuda becermis ve kaçmis. Buna kizan aslan maymunu
aramaya baslamis. Kaçacak yeri kalmayan maymun bir gazeteyi açip
okuyormus gibi yaparak arkasina saklanmis. Aslan bagarmis,
- Hey oradaki, buralarda bir maymun gördünmü?
Maymun gazetenin arkasindan kafasini göstermeden,
- Hani, su aslani beceren maymun mu?
Aslan üzüntüyle,
- Tüh... Simdiden gazeteye mi geçtik?..

fıkranın devamı


Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis:
-"Baba, meraba. Ben Lale...."
-"Ooooo. Güzel kizim benim. N'abersin bakalim?..."
-"Hiç sorma babacigim. Hiç keyfim yok valla..."
-"Hayirdir? Bi sorun mu var?...
Kiz aglamaya baslar; babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir:
-"N'ooldu kizim? Anlatsana..."
-"Murat evi terketti. Bosanmak istiyormus..."
-"Ne evi lan? Ne bosanmasi? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?..."
-"Hani senin hiç hoslanmadigin esrarkes çocuk vardi ya. Ben onunla evlendim."
-"Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok. Versin mahkemeye, hemen bosanin..."
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda çektigi çiplak fotograflarimi Internetten herkese yollayacakmis...."
-"Püüh. Rezil... Çiplak fotograf çektirdin, öyle mi?"
-"Ama babacigim. O benim kocamdi. Ne biliyim böyle bir pustluk yapacagini."
-"Peki. Olan olmus artik. Yarin havale ederim parayi...Ögleden sonra Bankaya gidip çekersin; sonra da alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."
-"Sagol baba. Eeee. Sey...Bi de kürtaj için 2 milyara ihtiyacim var..."
Adam artik iyice fenalasir. Boguk bir sesle konusur:
-"Kürtaj mi? Bi de hamile mi kaldin o çocuktan sen?..."
-"Aslinda ondan degil... Zenci bi çocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya...."
Adam bayilmak üzeredir. Nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inleyerek konusmaktadir:
-" Biz seni oraya okumaya yollamistik. Sen ne haltlar çevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bititir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim. Ben geçen yil okuldan atildim çünkü..."
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir:
-"Okuldan mi atildin? Hani birlikte avukatlik yapacaktik, zilli?...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya. Ben sana yapacagimi bilirim. Evden disariya adim attirmiycam sana. Ilk isteyenle de evlendiricem...."
-"O is zor be baba. Biliyorsun, moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar... Pek iyi bi rapor sunacagimi zannetmiyorum ben..."
-"Allahim, çildiracagim... Bir de cinsel hastaliklar haaa.....Kesin o zencidendir..."
-"Çok pis arkadaslari vardi. Bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."
Güm diye bir ses duyulur. Adam kisa bir süre için kendinden geçmistir; ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir.
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya. Seni alip gelecek. Adresini ver bakiyim..."
-" Mahmutpasa Karakolu'ndayim... Gelirken kefalet için de biraz para getirsin yaninda..."
-"Karakol mu?...Bi de karakola mi düstün layyynnn? Ne yaptin?...."
-"Dün kafam çok bozuktu, çok içmisim. Araba kiralayip dolasmaya çiktim. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina biraz para vermek gerekir sanirim..."
Adam artik iyice fenalasmistir. Hatta fenalasmak ne kelime; adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar:
-"Babacigim. Sakin üzülme. Bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek için aramistim..."
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykirir:
-"Canin sagolsun be güzelim, bosveeerrr. Okul da neymis? Hiç mühim degil, tatli canin sagolsun senin...."

fıkranın devamı

Adamın biri karısını çok seviyormuş. Karısı bir gün ölmüş ve adam da üzüntüsünden bi...
fıkranın devamı

Bir Çinli, biri Zenci ve bizim Temel, ceplerindeki son paralari ile aldiklari sarabi sirayla içere...
fıkranın devamı

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. B...
fıkranın devamı

Doktor adamı iyice muayene ettikten sonra karısına döndü. Üzüntülü bir sesle : -Sakin olun....
fıkranın devamı

Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi fark eder;önde giden köpekli bir adam, arkas...
fıkranın devamı

Temelin hanimi fadime vefat ediyor. Herkes üzgün, aglayanlar sizlayanlar v.s...birara temelin olma...
fıkranın devamı

Istanbul'da üniversitede okuyan genç kiz Ankara'daki babasina telefon etmis: -"Baba, meraba. B...
fıkranın devamı

Karısı hamile olan bir adama işyerinde aniden bir telefon gelmiş: -"Beyefendi, bir bebeğiniz ol...
fıkranın devamı

İstanbul'da üniversitede okuyan genç kız Ankara'daki babasına telefon etmiş;
- ''Baba, merhaba Ben Lale''.
- ''Ooooo Güzel kızım benim. N'abersin bakalim?''.
- ''Hiç sorma babacığım. Hiç keyfim yok valla''.
- ''Hayırdır? Bi sorun'mu var?''.
Kız ağlamaya başlar babası ise üzüntü ve meraktan kafayı yemektedir;
- ''N'ooldu kızım? anlatsana''.
- ''Murat evi terketti. Boşanmak istiyormuş''.
- ''Ne evi lan? Ne boşanması? Sen ne zaman evlendin'de bosaniyorsun''.
- ''Hani senin hiç hoşlanmadığın esrarkeş çocuk vardı'ya ben onunla evlendim''.
- ''iyi halt ettin, zilli neyse, artık yapacak bi şey yok. Versin mahkemeye, hemen boşanın''.
- ''Boşanalım ama benden 10 milyar istiyor. Eğer vermezsem, iyi zamanlarımızda çektiği çıplak fotoğraflarımı internetten herkese yollayacakmış''.
- ''Püüh. Rezil... Çıplak fotoğraf çektirdin, öyle mi?''.
- ''Ama babacığım O benim kocamdı. Ne biliyim böyle bir puştluk yapacağını''.
- ''Peki Olan olmuş artık. Yarın havale ederim parayı ögleden sonra Bankaya gidip çekersin sonra da alıp yakarsın o kahrolası fotografları''.
- ''Sağol baba Eeee şey bi'de kürtaj için 2 milyara ihtiyacım var''.
Adam artık iyice fenalaşır. Boğuk bir sesle konuşur;
- ''Kürtaj'mı? Bi'de hamile'mi kaldın o çocuktan sen?''.
- ''Aslında ondan değil... Zenci bi çocuk vardı... Zaten o yüzden ayrılıyoruz'ya''.
Adam bayılmak üzeredir. Nabzı yükselir, tansiyonu düşer, artık inleyerek konuşmaktadır;
- ''Biz seni oraya okumaya yollamıştık. Sen ne haltlar çevirmişsin. Allahım nedir bu başımıza gelenler okulu bitirir bitirmez Ankara'ya dönüyorsun, yoksa kırarım bacaklarını''.
- ''İstersen hemen dönebilirim babacığım. Ben geçen yıl okuldan atıldım çünkü''.
Adam masanın üzerindeki soğuk su dolu sürahiyi başından aşağıya devirir ve ancak bu şekilde konuşmasını sürdürür;
- ''Okuldan'mı atıldın? Hani birlikte avukatlık yapacaktık, zilli? Eh ulan sen hele bi gel buraya ben sana yapacağımı bilirim. Evden dışarıya adım attırmiycam sana ilk isteyenle'de evlendiricem''.
- ''O iş zor be baba biliyorsun, moda oldu, artık evlenmeden önce eşler birbirlerinden sağlık raporu istiyorlar pek iyi bi rapor sunacağımı zannetmiyorum ben''.
- ''Allahım, çıldıracağım bir de cinsel hastalıklar haaa... kesin o zencidendir''.
- ''Çok pis arkadaşları vardı. Bilmem artık hangisinden kapmışımdır''.
Güm diye bir ses duyulur. Adam kısa bir süre için kendinden geçmiştir ancak hemen kendisini toparlayıp tekrar telefonu alır.
- ''Hemen bu akşam dayını yolluyorum oraya seni alıp gelecek. Adresini ver bakim''.
- ''Mahmutpaşa Karakolu'ndayım gelirken kefalet için de biraz para getirsin yanında''.
- ''Karakol'mu? bi'de karakola'mı düştün layyynnn? Ne yaptın?''.
- ''Dün kafam çok bozuktu, çok içmişim. Araba kiralayıp dolaşmaya çıktım. O kafayla Arnavutköy'de kokoreççi dükkanına girdim. Ama neyse'ki kimse ölmedi. Dükkan sahibiyle kiralık araba firmasına biraz para vermek gerekir sanırım''
Adam artık iyice fenalaşmıştır. Hatta fenalaşmak ne kelime adeta kahrolmuştur. Telefonda kısa bir sessizlik olur. Kız tekrar konuşmaya başlar;
- ''Babacığım sakın üzülme bütün bunlar bir şakaydı. Ben sadece sınıfta kaldığımı söylemek için aramıştım''.
Bunun üzerine adam sevinçle ve mutlulukla haykırır;
- ''Canın sağolsun be güzelim, boşveeerrr. Okul'da neymiş? Hiç mühim değil, tatlı canın sağolsun senin''...
fıkranın devamı

1. Eğer şişmanladığını düşünüyorsan büyük ihtimalle şişmanlamışsındır. Zaten, bana sorma, cevap vermeyi redediyorum.

2. Eğer bir şey istiyorsan sorman yeterli. Bir şeyi açığa kavuşturalım.
Biz erkekler basitizdir. Öyle farklı anlamlar taşıyan dolaylı soruları
anlamayız. Ne istiyorsan direk söyle.

3. Eğer aslında cevap beklemediğin bir soru sorduğunda duymak
istemediğin bir cevap alırsan sakın şaşırıp kızma.

4. Biz erkekler basitizdir. Mesela senden ekmeği getirmeni istiyorsam,
aslında ekmeği getirmeni istiyorumdur. Bundan ekmek masada değil diye
bir iğneleme yaptığım sonucunu çıkarma. Bunda ne bir dolaylı anlam ne de
bir iğneleme var. Biz gercekten basitizdir.

5. Biz basitiz. Bana ne düşündüğümü sormanın o yuzden hiçbir anlamı yok.
Erkekler zamanlarının % 96.5'inde seks düsünürler. Yanlış anlama, biz
sapık değiliz, sadece en çok hoşumuza giden şey seks.

6. Biz basitiz. Seni düşünmediğim zamanlar da olabilir. Bu kötü bir şey
değil, buna alışmalısın. Bana ne düşündüğümü sakın sorma, çünkü bu benim
için senin politika, ekonomi, felsefe, futbol, kafa cekmek, gögüsler,
kalçalar ve arabalar hakkında muhabbet edebileceğini gösterir, ama
edemezsin.

7. Cuma + Cumartesi + Pazar = Bol bol yemek yemek = Arkadaşlarla
muhabbet = Futbol = Bira. Benden başka bir şey bekleme. İster deprem,
ister yangın, ister sel, ister dolunay olsun bizim için haftasonları
budur.

8. Alışveriş yapmak zevkli değildir ve asla da olmayacak.

9. Bir yere gittiğimizde, hangi kıyafeti giyersen giy sana çok
yakışıyor, yemin ederim, o yüzden bir daha sorma.

10. Yeteri kadar ayakkabın ve elbisen var. Beni iflas ettirmek bir sevgi
gösterisi değildir.

11. Erkeklerin coğunun en fazla 3 cift ayakkabısı vardır. Tekrar
ediyorum, biz basitiz. O yüzden 30 çift ayakkabından hangisinin
kıyafetine uyacağını sorma, bilmiyorum, 9. maddeye bak yeter.

12. Evet ya da hayır gibi cevaplar yeterlidir, soru ne olursa olsun.
Başka anlamlar arama, evet ya da hayır iste.

13. Bir problemin olduğunda benden sorunu cözmek için yardım iste.
Benden seninle aynı üzüntüyü çekmemi bekleme, o senin kız arkadaslarının
işi.

14. 8 hafta süren baş ağrıları baş ağrısı olamaz, bir doktora git.

15. Eğer 2 değisik şekilde anlayabileceğin bir şey söylemişsem ve
bunlardan biri kötü ve seni.

16. Erkekler sadece 16 renk görürler. Şampanya bir renk değil bir
içkidir.

17. Siz el çantalarını ne kadar seviyorsanız biz de birayı o kadar
seviyoruz. Bunu anlamanı beklemiyorum çünkü ben de sizinkini
anlamıyorum.

18. Sana neyin var diye sorduğumda hiç bir şeyim yok dersen sana
inanırım, benim için olay bitmistir. O yüzden bir şeyin varsa direk
söyle.

19. Beni seviyor musun diye sorma. Emin ol ki sevmesem yanında 1 saniye
bile durmam.

20. En karmasık durumda bile bizim için temel kural şudur: En kolayını
seç. Bizden komplike şeyler bekleme. Biz gerçekten basitiz.
fıkranın devamı

(Sevgiliye mektup)

Türev tanem, bir tanem, bir sigma işareti kadar kıvrak bir Pi sayısı kadar sonsuzsun sevgilim. Sana olan sevgim limitlerin sonsuzluğuna ulaşıyor. Bir bakışın kalbimde matris kadar derin etkiler yapıyor. Kalem gibi kaşların, trigonametri gibi karışık saçların, tebeşir kokusu gibi burnumda tütüyor. Çarpanlara ayrılmayan denklemler gibi nazlanma. Senden mektup almak inan integral almaktan daha zor. Bilinmeyenlerimiz farklı olsa bile polinomlar gibiyiz. Eğer böyle devam ederse seni keşfedilmemiş dizi kuralları ile izleyeceğim.
Seninle bir daire olalım. Merkezde ben, etrafımda eşit uzaklıklarda sen. Nereye bakarsam seni göreyim. Üzüntülerimiz teğet, sevinçlerimiz kiriş olsun. Birbirimize o kadar yakın olalım ki, yarıçaplarımızın limiti sıfıra yaklaşsın. Şu anda y=ax+bx+c parabolünün iki ayrı kolu isek de bir gün tepe noktasında buluşacağız. Sana bir sinx eğrisi gibi sürekli "k" sabiti kadar bağlıyım. Hiçbir parantez bizi ayıramaz.


*Ondokuz Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi Matematik Öğretmenliği 1994-1995
Mezuniyet Yıllığı'ndan alınmıştır.
fıkranın devamı

Istanbulda Üniversitede okuyan genc kiz Ankaradaki babasina telefon etmis:
-"Baba merhaba. Ben Lale..."-
-"ooo, güzel kizim benim. Nabersin bakalim?"-
-"Hic sorma babacigim. Hic keyfim yok valla..."-
-"Hayirdir? Bir sorun mu var?"-
Kiz aglamaya baslar babasi ise üzüntü ve meraktan kafayi yemektedir.
-"Murat evi terk etti, bosanmak istiyormus..."-
-"Ne evi kiz???Ne bosanmasi??? Sen ne zaman evlendin de bosaniyorsun?"-
-Hani senin hic hoslanmadigin esrarkes cocuk vardi ya, iste onunla evlendim."-
-Iyi halt ettin, zilli. Neyse, artik yapacak bi sey yok, versin mahkemeye hemen bosanin..."-
-"Bosanalim ama benden 10 milyar istiyor. Eger vermezsem, iyi zamanlarimizda cektigi ciplak fotograflarimi internetten herkese yollayacakmis..."-
-"Pühhh, Rezil... Ciplak fotograf cektirdin öylemi???"-
-"Ama Babacigim o benim kocamdi, ne bilim böyle bir pustluk yapacagini?!"-
-"Peki, olan olmus artik, yarin havale ederim parayi...Öglenden sonra Bankaya gidip cekersin, sonrada alip yakarsin o kahrolasi fotograflari..."-
-"Sagol Baba...Eeee...sey...baba...bi de kürtaj icin 2 milyara ihtiyacim var..."-
Adam artik iyice fenalasir, boguk bir sesle konusur;
-"Kürtajmiii??? Bi de hamile mi kaldin o cocuktan sennn???"-
-"Aslinda ondan degil... Zemci bi cocuk vardi...Zaten o yüzden ayriliyoruz ya..."-
Adam bayilmak üzeredir, nabzi yükselir, tansiyonu düser, artik inliyerek konusmakdadir;
-"Biz seni oraya okumaya yaollamistik, sen ne haltlar cevirmissin. Allahim. Nedir bu basimiza gelenler...Okulu bitirir bitirmez Ankaraya dönüyorsun, yoksa kirarim bacaklarini..."-
-"Istersen hemen dönebilirim babacigim, ben gecen yil okuldan atildim cünkü..."-
Adam masanin üzerindeki soguk su dolu sürahiyi basindan asagiya devirir ve ancak bu sekilde konusmasini sürdürebilir;
-"Okuldanmi atildin??? Hani birlikte Avukatlik yapicaktik, zilli.!...Eh ulan? Sen hele bi gel buraya...Ben sana yapicagimi bilirim, evden disariya adim attirmiyacagim sana, ilk istiyenle de evlendirecegim seni..."-
-"O is zor be baba, biliyorsun moda oldu, artik evlenmeden önce esler birbirlerinden saglik raporu istiyorlar...Pek iyi bir rapor sunucagimi zannetmiyorum ben..."-
-"Allahim, cildiracagim...Bir de cinsel hastaliklar haaa... Kesin o zencidendir..."-
-"Cok pis arkadaslari vardi, bilmem artik hangisinden kapmisimdir..."-
Güm diye bir ses duyulur, adam kisa bir süre icin kendinden gecmistir, ancak hemen kendisini toparlayip tekrar telefonu alir;
-"Hemen bu aksam dayini yolluyorum oraya, seni alip gelecek, adresini ver bakayim..."-
-"Mahmutpasa Karakolundayim... Gelirken kefalet iyin de biraz para getirsin yanina..."-
-"Karakolmu??? Bi de karakolami düstün layyynnn? Ne yaptin?"-
-"Dün kafam cok bozuktu, cok icmisim. Araba kiralayip dolasmaya ciktim, o kafayla Arnavutköyde kokorecci dükkanina girdim. Ama neyse ki kimse ölmedi, dükkan sahibiyle kiralik araba firmasina para vermek gerekir sanirim..."-
Adam iyice fenalasir, hatta fenalasmak ne kelime, adeta kahrolmustur. Telefonda kisa bir sessizlik olur. Kiz tekrar konusmaya baslar;
-"Babacigim, sakin üzülme, bütün bunlar bir sakaydi. Ben sadece sinifta kaldigimi söylemek icin aramistim babacigim..."-
Bunun üzerine adam sevincle ve mutlulukla haykirir;
-"Canin sag olsun be güzel kizim benim, bosveeerrrr. Okul da neymis? Hic mühim degil, tatlicanin sagolsun senin..."-
fıkranın devamı

Kadın: Evlendiğimiz zaman, senin bütün üzüntülerini ve sorunlarını paylaşmak istiyorum.
Adam: Çok tatlısın hayatım... Ama çok şükür, benim hiçbir üzüntüm ya da sorunum yok....
Kadın: Ama daha evlenmedik ki...
fıkranın devamı

Bir adam sabah yürürken ilginç bir cenaze kafilesi farkeder; önde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmuş yaklaşık 200 adam. Tuhafına gider. Kafilenin basındaki adam kuşkusuz cenazenin sahibidir, yanına yaklaşır ve sorar;
-Beyefendi, bu üzüntülü gününüzde hatırlatmak istemem ama ölenler neyiniz oluyor?
Adam yanıtlar:
- Öndeki karım arkadakide kayınvalidem.
- Vah vah başınız sağolsun. Nasıl oldu?
- Köpeğim karıma saldırıp öldürmüş. Kayınvalidemde karıma yardıma gelmiş onu da öldürmüş.
Adam biraz düşündükten sonra sorar;
- Beyefendi kopeğinizi ödünç alabilir miyim?
- Sıraya geç!
fıkranın devamı

Karadeniz'i gezen bir adam yolda aniden önüne çıkan tavuğu ezmiş.
Hayvanı ezdiği için üzüntü duymuş ve gidip sahibine en
azından parasını vermek istemiş. Almış tavuğu ve hemen oradaki
köye gitmiş. Elindeki tavukla kahveden içeri girmiş ve :
- Afedersiniz; ben hemen köy dışında bu tavuğu ezdim.
Sahibini arıyorum, en azından parasını vereyim diye.
Acaba bu tavuğun sahibi kim ? Bunun üzerine hep beraber
tavuğa bakan Lazlar :
- Hemşerim sen yanlış geldin. Bizim köyde böyle yassı
tavuk bulunmaz.

fıkranın devamı

Temelin hanımı fadime vefat ediyor.Herkes üzgün,aglayanlar sızlayanlar v.s...birara temelin olmadıgını farkediyorlar.Heryeri aradıktan sonra bir odanın kapısını açıncane görsünler temel baldızını beceriyor.ne o temel ne yapıyorsun herkes fadime ye üzülürken sen burda baldızını s...yorsun.Temalde gayet sakin ve biraz mazlum tavırla ben üzüntüden ne yaptıgımı biliyormuyum diyor.
fıkranın devamı

Bir doktor muayenehanesinde beklemekte olan iki hasta muhabbet etmektedir.
Prostat şikayeti ile gelen hasta diğerine sorar;
"-Neyiniz var?"
Diğer hasta cevap verir;
"-Beeen düzzzz-güüün kkkkonuşşşşamı-yyyoruum.Yannn-nniii bbbben kkkkke-kkkeme-yyyim.Kkkıss-ssım kkkıss-ssım kkkoo-nnnu-şşşuuyy-yyorum.Ssssiii-zin nnnne-yyyiniz vvvar?"
Prostat hastası üzüntüyle karşılık verir;
"-Benim problemim de seninki gibi!Ancak benim kekemelik başka yerde.Ben de senin konuşman gibi kısım kısım çiş yapıyorum!"
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama