İmamı Fıkraları

loading...

köyün imamının tayini çıkmış ,imam köylü ile vedalaşıyor,muhtar akşam yemeğe seslemiş imamı sohbet esnasında muhtar imama ya hocam köyün karılarının yarısını becerdin nasıl yaptın bu işi banada tüyo versene imam bak ben genelde sabah cami dönüşü ahırlara bakarım karılar orda olurlar girdiğim ahırda sessizce kadına yaklaşır arkadan beline sarılır hafiften memelerini okşarım eğer gönlü varsa dönür karışılık verir yoksa bağırmaya kalkar hemen tüyerim der. İmam gittikten sonra muhtar ben bir prova yapayım der kendi karısında dener bahçede çamaşır yıkayan karısına sessizce yaklaşır beline sarılır memeleri okşar muhtarın karısı* imam efendi sen daha gitmedinmi der *
fıkranın devamı

Timur Han’ın askerlerinin atları, Akşehirlilerin tarlalarına girip ekinlere zarar veriyorlarmış. Nasreddin Hoca’d...
fıkranın devamı

Hoca bir gün Timur Han’ın adamlarından birine sorar:- “Kimin mezhebindensin ?”Adam elini göğsüne götürüp ku...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca Konya’ya gidiyormuş. Yolda, Konya’ya gitmekte olan Sivrihisarlı bir hemşerisiyle karşılaşmış. Selâ...
fıkranın devamı


Hoca bir gün Timur'un adamlarından birine sormuş: - "Sen hangi mezheptensin?" Adam elini göğsüne koyarak: - "Emir Timur!", demiş. Oradaki bir başkası: - "Hoca Efendi, bir de peygamberini sor bakalım", demiş. - "Gerek yok", demiş Hoca. "İmamı Topal Timur olursa, peygamberi de kesinlikle Barbar Cengizdir."

fıkranın devamı

Temel birgün mahallenin imamına sorarhoca bize cennette 4 huri verecekleri doğru mu?hoca:evet do
fıkranın devamı

Ramazan ayında teravih namazı kılınacaktır. Namazdan önce cemaat imamı tambihler maç var nam...
fıkranın devamı

Iki adam bir gün ölmüş adamlar cennete gitmişbir gün melekler bunları gezsinler diye cehennem...
fıkranın devamı

Mahallenin bencil imamı, çaya düşmüş.Başlamış çırpınmaya.Hemen koşup köylüler."Elini ...
fıkranın devamı

Köye tayin olan cami imamı kadınlara düşkünlüğü ile hemen tanınır. Amacı öncelikle muhtarın şuh karısını becermektir, ama ne yaptıysa bir türlü başaramaz. Sonunda muhtarın karısının da hoşuna gider bu durum yardımcı olur imama, derki:
- Yarın tarlaya gideceğiz sen akşam vakti oralarda ol ben dönüşte traktörün ön koltuklarına torba yüklerim benim bey seni camiye yetişsin diye mutlaka alır sende ön tarafın dolu olduğunu söyleyip remorka binersin köye varana kadar birlikte oluruz.
Bu teklif imamın çok hoşuna gider, akşamüstü tarla civarındadır.
Dönüşte muhtar görür imamı karısının düşündüğü gibi alır remorka 'Hoca adam becerecek değil ya' düşüncesiyle. Ama içine kurt düşer ya becerirse.... ya becerirse diye düşünürken traktörü devirir, lastiklerin altında kalır ayakları. Köylü olayı uzaktan görür koşar yardıma. Muhtarı kurtarırlar acı içinde kıvranan muhtarın birden aklına remorktaki karısı ile imam gelir. Yardıma gelenlere:
- Arkada hatun ile imam efendi vardı ses soluk çıkmıyor bir bakın der. Römorkun arkasına gelen gruba iş üstünde yakalanan imam pişkin pişkin:
- Rabbim korudu.... ya gözüne kulağına filan gitseydi...

fıkranın devamı

Kadının biri kocasını aldatmaya karar verir ve köyün imamına bunun cezasının cehennemde ne kadar olucağını sormaya gider..

-İmam efendi anlatmaya başlar işte kızım köyün muhtarıyla kocanı aldatırsan altı ay öğretmeniyle yaparsan bir yıl bekçi ile yaparsan iki yıl...

-Kadın dayanamayıp sorar peki imam efendi ya köyün imamıyla aldatırsam cezası nekadardır?

-İmam gevrek gevrek gülerek seni gidi kafir seni der cennette gözün var demi...
fıkranın devamı

İmamın birisini bir köye tayin ediyolar ama bu koydeki herkes her cümlesinin basinda veya sonun da:
- "..... koyum"
lafını eklermiş. İmam köye giderken yolda birisine rastlıyor ve :
- "Selamun aleyküm"
diyor. Adam:
- "Aleyküm selam ..... koyum"
diyor. Tabi hoca şaşkın ve tekrar soruyor:
- "Beni şu isimli köye tayin ettiler acaba biliyo musun sen nerdedir bu köy?"
Adam gulerek:
- "Tabi bende o köydenim ..... koyum, tepenin arkasında ..... koyum istersen seni götürüyüm ..... koyum"
der ve giderler. Tabi bizim imam köye varıyor yerleşiyor gel zaman git zaman bizim imam alışıyor ve birgün köyde birisi ölüyor. Bizim imam geçmiş tabutun başına ve sormuş:
- "Eyyy cemaat nasıl merhumu bilirdiniz?"
Cemaat hep bir ağızdan:
- "İyi bilirdik ..... koyum"
diyorlar.
- "Hakkınızı helal ediyo musunuz"
diye soruyor ve gene hep bir ağızdan:
- "Helal olsun ..... koyum"
Bizim hoca da zevke geliyor:
- "GÖMÜN LAN ..... KOYUM."

fıkranın devamı

Köyün imamı Dursun öğle namazını kıldırken birden yellenir. Bütün köylü bunu duyunca Dursun bu olayı kendine yediremez, köyden ayrılma kararı alır ve köyden ayrılır.

Aradan 15 sene geçer, köyünü özler ve geri döner. Köyün girişinde 18 yaşlarındaki Temel'le karşılaşır:

Dursun Temel'e "Sen kimlerdensin?" der, Temel cevaplar.

İmam "Peki kaç yaşındasın?" diye sorar bu kez.

Temel cevap verir:

"Valla pek emin değilim ama imam yellendiğinde 3 yaşındaymışım"
fıkranın devamı

İmamın şehrin en güzel kadınını becermek istiyormuş. bir gün bu isteğini kadına söylemiş. kadın demiş ki seninle beraber olucam ama beni kocamın önünde si*eceksin demiş.imam da düşünmüş taşınmış bi yolunu bulmuş.
bi gün bu kadınla kocası kadınla balkonda kahvaltı yaparken gören imam "tu imansız kafirler ulu orta bu iş yapılır mı hiç demiş. kadının kocası da ne diyosun sen imam efendi ben hiç öyle şey yapar mıyım? demiş.imam da ama buradan öyle gözüküyor, inanmıyorsan gel bak demiş. imam geçmiş kadını becermiş. dışardan kocasıda bağırmış "kusura bakma imam efendi buradan hakketen öyle gözüküyor" demiş!!!!.
fıkranın devamı

Birgün köyün imamı ile ateist öğretmeni dolaşıyorlarmış. Birden karşılarına bir tezek çıkmış. Öğretmen:
"bak hoca.Sen birgün ölücen, gömülecen, üzerinde ot bitecek, otu inek yiyecek sonrada böyle dışkılayacak. Bende tezeğin başına geçip; 'Hoca efendi neydin ne oldun' diyeceğim." demiş.
İmam hiç bozuntuya vermemiş. Yola devam etmişler. Az sonra yine bir tezek görünce imam; "bak muallim efendi, sen birgün ölücen, ben seni yıkayacam, sonra gömecem, üzerinde ot bitecek, otu inek yiyecek, sonrada böyle abdest bozacak. Bende tezeğin başına geçip: "muallim efendi hiç değişmemişsin." diyeceğim.
fıkranın devamı

Mahallenin bencil imamı, çaya düşmüş.Başlamış çırpınmaya.Hemen koşup köylüler."Elini ver, elini ver" diye bağırmışlar.Ama adam elini uzatmamış.Tam göz göre göre boğuluyormuş ki !Hoca seslenmiş:- Yahu! o vermeyi bilmez."Elimi al " diye bağırsanıza.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama