İmza Fıkraları

loading...

Üniversite yemekhanesine giren bir öğrenci tüm yerler dolu olduğundan gidip üniversite profesörünün oturduğu masaya oturmuş.Profesö r kaşlarını çatarak: -Öküzler ve kuşlar aynı masada oturamaz! "
Öğrenci:

-O zaman ben uçuyorum... der.
fıkranın devamı


Çinli bir bara girer ve orada Steven Spielberg'i görür onun bir hayranı olduğu için yanına koşar ve imzalı bir fotograf ister Spielberg beklenmedik bir sekilde Çinli'yi tokatlar şaşkın Çin'li sorar:
- "Neden böyle yaptınız?"
- Spielberg "Siz II. Dünya Savaşında bizim Pearl Harbour limanını bombaladınız" Çin'li daha da şaşkın:
- "Ama onlar Japonlardı, ben ise Çin'liyim.!.." Spielberg: " Çin'li, Japon, Koreli, Vietnamlı, hepsi aynı bok" Bunun üzerine Çin'li de Spielberg'e bir tokat atar. Bu defa şaşkın
-Spielberg sorar: "Peki sen beni niye tokatladın?"
- Çin'li: "Siz de Titanic'i batırdınız, Titanik'deki yolcular arasında benim atalarım vardı"
-Spielberg: "Manyak mısın, Titanik'i batıran bir 'Aysberg'di"
-Çin'li: "Aysberg, Spielberg, Carlsberg, hepsi aynı bok"

fıkranın devamı


Bir Ingiliz ailesi yaz tatillerini geçirmek üzere Almanya'ya gitmisti. Bir gezinti sirasinda çok güzel bir kir evinde kaldilar. Gelecek tatillerini böyle bir evde geçirmek istediler. Evin bir papaza ait oldugunu ögrendiler ve içini de gördükten sonra hemen gelecek tatil için anlasma imzaladilar.

Ingiltere'ye döndükten sonra birden evin hanimi, ziyaretler sirasinda WC'ye rastlamadiklarini hatirladi. Merakini yenmek için papaza bir mektup yazdi:



"Sayin Bayim, ben sizin kir evinizi kiralayan bayanim. WC'nin nerede bulundugunu acaba bana yazabilir misiniz? Saygilarimla."



Mektubu alan papaz, WC'nin ne anlama geldigini anlayamamis, Almanya'daki Anglican Kilisesinin "White Chapel" sözcügünün bas harfleri oldugunu sanmisti. Ayrintili bir mektupla yanit verdi:



"Sayin Bayan;

Basvurunuzun yüce bir duyguyla ilgili olmasindan dolayi memnunluk duydum.Ilgilendiginiz yerin evden 12 km. uzakliginda bulundugunu bildirmeyi seref sayiyorum. Oraya sik sik giden birisi olarak bunun biraz zorluk yaratacagini bildirmek istiyorum. Sik sik gitme durumunda, isteyenler yemegini de beraberinde götürebilirler. Oraya bisikletle, araba ile, ya da yürüyerek gidilebilir.



Ancak oturacak bir yer bulabilmek ve baskalarini rahatsiz etmemek için biraz erken gitmekte yarar vardir. Söz konusu yerde soguk hava düzeni bulunmakta ve çok hos bir etki yapmaktadir. Çocuklar büyüklerinin yaninda oturmakta ve hazir bulunan herkes birlikte sarki söylemektedir. Giriste size bir kagit parçasi veriyoruz. Geç kalanlar yanindakinin kagidini kullanabilirler.



Ayni kagidin birkaç kez kullanilmasina olanak vermek için çikista herkes kullandigi kagidi iade eder. Faaliyetlerin ürünleri yoksullara dagitilmak üzere toplanmaktadir. Öte yandan yapilanlarin disaridan da duyulabilmesi için içeride gelismis bir hoparlör sistemi bulunmaktadir.



Müdavimlerin çesitli pozisyonlarda disaridan da izlenebilmelerini saglamak amaciyla özel cam bölmeler vardir. Verdigim bilgilerin açik ve yeterli oldugu düsüncesi ve bu kadar önem verdiginiz yerde sik sik bulusabilmek umuduyla en içten saygilarimi sunarim."

fıkranın devamı


Bir gun Haydar isimli bir adam kiz arkadasiyla bulusmak icin restorana gitmis oturup kizi beklemeye baslamis bi bakmis ki 2-3 masa ileride Kadir Inanir gitmis yanina
-Kadir abi bir imza alabilirmiyim? demis
Kadir Inanir:
-Tabi. demis vermis imzayi adam gitmis oturmus yerine bi kac dakika gecmis Haydar kalkmis yerinde
-Kadir abi birazdan kiz arkadasim gelicek gecerken bir selam verirmisin ya karizma olur. demis
Kadir Inanir:
-Tamam olur.demis
ardindan adam dayanamamis kalkmis yerinden yine
-Kadir abi be yanimizdan gecerken selam verip iki muhabbet edermisin ya cok saglam karizma yapariz demis
Kadir Inanir:
-iyi tamam hadi gec otur yerine ben giderken ugrarim sizin masaya demis.
Adamin kiz arkadasi gelmis oturmuslar muhabbet ederken Kadir Inanir gelmis
-Haydar naber abi? demis
Haydar:
-Kadir Allah askina bi s...r git ya...

fıkranın devamı


Minik kiz elinde karnesiyle evden iceri girmis. Karnesini babasina gostermis. Babasi bir bakmis bastan asagi pekiyi, bir iki tane de iyi var, ama ogretmen karnenin altina soyle bi not dusmus:
- "Cok akilli ve yetenekli bir cocuk fakat bir kusuru var, derste cok konusuyor. Buna nasil son verebilecegimiz hakkinda fikirlerim var, en kisa zamanda siz velisiyle de paylasmak istiyorum"

Baba bunun uzerine karneyi imzalamis ve ogretmenin goruslerinin altina kendi de bi not dusmus:

- "Lutfen paylasalim, cunku ise yararsa ben de annesinde uyguluyacagim.."

fıkranın devamı


Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...

fıkranın devamı


Becky ve Sam 50'nci evlilik yıldönümlerini kutluyorlardı.
Sam birden soruverdi:
"Sevgilim, bu elli yıl içinde beni hiç aldattın mı?.."
"O da nereden çıktı?" diye sinirlendi Becky..
"Cevabı da öğrenmek istemezsin herhalde ?.."
"İsterim" dedi Sam.. "Lütfen anlat, ne olur?.."
"Madem öyle" dedi Becky,
"Üç kez aldattım seni.."
"Üç kez öyle mi?.. Kimlerdi onlar?.."
"İlki" diye anlatmaya başladı Becky,
"Hani sen 30 yaşındaydın ve kendi diş kliniğini kurmak istiyordun ama hiçbir banka sana kredi açmıyordu. Sonra bir banka yöneticisi eve geldi, hiçbir şey sormadan tüm kağıtları imzaladı ve sen en modern araçları getirebildin."
"Ooo Becky.. Benim için kendini feda ettin ha.. Benim sevgili karım!.. Peki ikincisi.."
"Hani 50 yaşında felaket bir kalp krizi geçirmiştin.. Çok kritik bir bye-pass ameliyatı geçirmen gerekiyordu da, hiçbir doktor sana el süremiyordu.. Her an ölebilirdin. O sırada Dr. Bakey onca yoldan kalktı geldi. Ameliyatını yaptı, seni hayata döndürdü.."
"Ah benim sevgili karım.. Hayatımı kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin öyle mi?.. Hiç kimsenin böyle harika bir eşi olamaz. Böyle bir şey yapman beni ne kadar sevdiğini gösterir. Üçüncü peki?.."
"Hatırlıyor musun, yıllar önce Diş Hekimleri Odası Başkanı olmayı fena halde istiyordun ve 47 oyun eksikti?.."

fıkranın devamı


İngiliz,alman,fransiz ve laz bir adaya dusuyolar.

bunlari bir kabile yakaliyor ve bagliyolar direklere.kabile sefi gelip bunlara..


-Benden getiremiyecegim birsey isteyen kurtulur, eger getirirsem derinizden kano yaparim diyor ve suda yuzen kanolari gosteriyor bir yandan


-İngiliz: bana manchester united takiminin kalecisinin imzaladigi bir futbol topu getir..


şef cadirdan cikariyo bi top.İngilizin istedigi top. ingiliz daha "ama nasil olur falan" demeye kalmadan yuzuyolar dooru suya


-Fransiz:bana 1820 napolyon sarabi getir diyo..ve kis kis guluyo..Şef giriyo cadira bi sise sarapla cikiyo..fransizin istedigi sarap.


fransizda aynen oda yuzulup suya.


-Alman:bana bir limuzin getir diyor.


Bi bes on dakka sonra ormandan bi limuzin gelip parkediyor.Fransizla ayni akibete ugruyor. laza geliyor sira.

-Laz diyor "bi cataliniz varmi"?


Şef:


-Salak mi lan bu herif?İstiycek bisey bulamamis mi diye dusunurken bir yandan da bi catal alip geliyor veriyor laza.

Laz catali vucuduna batirmaya basliyo ..
biyandan da diyorki.

-Aalin lan size kano alin size kano hadi bakiim..


fıkranın devamı


Sayın Teknik Servis Yetkilisi,

Geçen yıl aldığım "Erkek Arkadaş 5.0" programını "Koca 1.0" seviyesine yükselttim. Ama tüm sistem performanslarında bir yavaşlama söz konusu.

Özellikle "ErkekArkadaş 5.0" bölümünde bulunan "Çiçek 8.0" ve "Mum IşığındaYemek 6.3" işlemleri "Koca 1.0" programında yok.

"Koca 1.0" programı devreye girince bir çok program devre dışı kaldı. "Romantizm 9.5" ile "Özel İlgi 6.5" kesinlikle devre dışı, ama bunu yerine "Sınırsız TV 0.4" ve "Maraton 1.35" sürekli çalışıyor. "Sohbet 8.0" ve "EvTemizliği 2.6"yi çalistirinca da sistemi çökertiyor. "Kavga 5.3", "Evi Terk Et 3.2" programı fayda etmedi.

"Koca 2.0" sürümünü yüklesem işe yarar mi? Sizce ne yapmam gerekiyor?


İmza

Umutsuz


Sayın Umutsuz.

Bir kere bu olayı şöyle görmeniz gerek "ErkekArkadaş 5.0" bir eğlence paket programıdır, "Koca 1.0" ise başlı başına bir işletim sistemi.

"http:/ Beni sevdiğini düşünüyordum.html" komutunu yazarak "GözYaşı 6.2"'yi indirin ve "Suçlu His 3.0"'ı güncellemeyi unutmayın. Eğer bu uygulamalar doğru sonuç verirse "Çiçek 2.0" ile "Mum Işığında Yemek 2.1" kısa bir süre için devreye girebilir. Ama sakın çok sık uygulamaya koymayın yoksa "Koca 1.0" otomatik olarak koruma programı olan "Sessizce Surat Asma 2.5"’i devreye sokar.

Ama ne yaparsanız yapın kesinlikle "Kaynana 1.0"'ı çalıştırmayın. Ekran görüntüsünü bozan ve sistem kontrolünü kaybettiren bir virüs ortaya çıkar.

Ayrıca "Erkek Arkadaş 5.0"'ı kesinlikle yeniden yüklemeyin. Bu kabul edilmez uygulama ciddi sorunlar yaşatabilir ve "Koca 1.0" bunu kaldıramaz.

"Koca 2.0" ise size ek yük getirmekten baska ise yaramaz.

Kısacası "Koca 1.0" çok güzel bir işletim sistemi, ama sınırlı hafızaya sahip ve yeni uygulamaları hemen kavramaya müsait değil.Performans arttırıcı ek programlar tavsiye ederiz, mesela, "SıcakYemek 3.0" ve "Sevgi Sözcükleri 7.7" çok faydalı olur.

İyi Şanslar

fıkranın devamı


Temel'in Şantajı
Ekonomik kriz, durgunluk, Irak Savaşı derken bir türlü para yüzü göremeyen Temel çıldırma noktasına gelir. Çocuk kaçırıp fidye istemeğe karar verip büyük parklardan birine gider. Çocuğun tekini gözüne kestirir.
Önce bir not yazmaya başlar: "Çocuğunu kaçırdım, çok üzgünüm ama gerçekten paraya ihtiyacım var. Kusura bakma. Yarın sabah saat 7'de falanca parktaki filanca ağacın altına siyah bir çantayla 5 milyar getir. İmza: Laz."

Çocuğun yanına gider, notu çocuğun ceketinin iç cebine koyup, doğruca evine gitmesini ve notu babasına göstermesini söyler. Ertesi sabah parka geldiğinde soylediği ağacın altında istediğini bulur.
Çantaya başka bir not eklenmiştir: "Paran burada ama bir uşağın hemşehrisine böyle bir şey yapmasına inanamıyorum. İmza 'İdris.'"

fıkranın devamı


İşinize yaramasa bile astlarınızdan hazırlaması zor raporlar isteyin.

*Size sunulan rapor ne kadar özenle hazırlanmış olursa olsun eksik tespit edin ve
beğenmediğiniz kısımlarına çizik atın.

*Asla astlarınıza özel hayatınızdan bahsetmeyin,Onların yanında sürekli işten bahsedin.

*Günaydın,iyi akşamlar derken bile ses tonunuz donuk olmalı.

*Astlarınızın yaptığı işleri beğenmeme yönünde tavır alın.

*Kendi yapabileceğiniz fakat astlarınıza da yaptırabileceğiniz Ufak tefek işleri mutlaka
astlarınıza yaptırın.(Yaptığı işi yine beğenmeyin.)

* Size espiri yapıp da havayı yumuşatmak isteyenlere tebessüm etmeyin.

*Onları yanınıza çağırıp acil iş vereceğiniz vaktin mesai bitimine 5 dk.kala veya öğle
arası olmasına dikkat edin.

* Onlara zor görevler verin ve gerçekleşmesi için kısa vakit tanıyın.

*Bir işi bitirmeden başka bir iş daha vermeye çalışın.

*Şikayetlenirlerse yaptığı işin basit birşey olduğunu ima edin.

*Toplantılarınızda bitirilmiş işlerden değil bitirilmemiş işlerden bahsedin.

*Pazartesi günü öğleden önce toplantı yapın,Bitiremedikleri işler için neden
cumartesi pazar bitirmediniz diye sorarak ücretsiz fazla mesaiye alıştırın.

*Fırça atacak bir bahane bulduğunuzda fırsatı sakın kaçırmayın.

*işiniz icabı firmada olmayacağınız günlerde,gitmeden onlara zor görevler verin
ve geldiğimde tatamlanmış olsun deyin.Gittiğinize sevinemesinler.

*Firma dışında olduğunuz zamanlarda telefonla hesap sorun.

*Onlara verdiğiniz işin daha pratik çözüm yollarını bilseniz bile onlara
söylemeyin.Kendileri uğraşıp,bulabiliyorlarsa bulsunlar.

*Doldurmasını istediğiniz tablo türünden boş raporları kağıt olarak verin,elektronik ortamda
geri isteyin.Uğraşıp aynı tabloyu bir daha çizsinler.

*Astlarınız "müsaitseniz felan iş konusunda görüşecektim"gibi birşey sorduğunda müsait
olsanız bile meşgulmüş gibi onu biraz bekletin.

*Hediye vermek isterlerse kabul etmeyin.

*Sizden izin isterlerse sebebini sorun ve izin verseniz bile zorluklar çıkartın ki bir
daha izin isterken iyice bir düşünsün.

*İzin isteme sebebine göre mümkünse izin kağıdına yazdığı tarihten başka bir tarihe
izin verin ki belki başka bir firma ile randevulaşıp iş görüşmesine gidiyordur.

*İzin isteme sebebi belgelenebilecek birşeyse(para çekme,doktora reçete yazdırma gibi)
izin dönüşü o belgenin fotokopisi isteyin.

*Satışlar iyi gitse bile sürekli kötüymüş gibi bir hava verin.

*Zam verme konusunda yetkiniz varsa zam isteyenlere vasıflarındaki eksikliklerden(ileri düzey
ing.sertifikası vs.) bahsedin.Önce o vasfı kazanması gerektiğini söyleyin.

* Astlarınızdan birine verdiğiniz bir işi bazen ötekine de verin ki,aynı işi ayrı ayrı
yaptıklarını anladıklarında sizin onlara pek güvenmediğinizi anlasınlar.

* Astınızı oturuyor gördüğünüzde "felan iş ne oldu bak ta gel gibi"bir soruyla onu
yerinden kaldırın.

*İki astınızı iş dışında konuşuyor olduğunu hissettiğinizde yanınıza çağırıp"felan acil
iş sonuçlandı mı?"gibi sorularla onu rahatsız edin.

*Boş kadro oluştuğu zaman yeni eleman hemen almayın.Diğer personel işleri yürütüyorsa
gözlemleyin ve sessiz kalın.İşler yürüyorken niye bir kişi alıp maaş veresiniz ki.
Bırakın boş kadroya rağmen işleri yürüten diğer personel belki kendilerinin makamı
arttırılır diye idealist çalışsınlar.Ümitvar olmaları,çalışmaları için güzel
birşeydir.

*Eğer boş kadroya eleman alma zorunlu hale geldiyse yine de aceleci olmayın.Biriken
işleri yeni eleman iş bulmanın sevinci içinde yapar nasıl olsa.

*Eğer boş kadro müdür veya şef pozisyonunda ise yeni aldığınız kişiyi "sorumlu"sıfatıyla
işe alın ama müdür veya şefin tüm sorumluluklarının hesabını ona sorun.Böylece aynı
görevi yapan kişiye hem daha az maaş verirsiniz.Hem de haddini ona bildirmiş olursunuz.

*Eğer sorumlu sıfatındaki kişi kendisinin neden sorumlu diye geçtiğini sorarsa daha
yeni işe girdiğini hemen aceleci davranmaması gerektiğini zamanı gelince yapılacağını
söyleyin.O zaman belki hiç gelmeyecektir ama bırakın ümitvar olsun.

* Zam dönemi geldiğinde işi ağırdan alın.2 veya üç ay sallayın.Soranlara konunun henüz
görüşülmediğini,geçmiş ayların farklarını sonradan alabileceklerini ima edin.Ama geçmiş
ayların farklarını vermeyin.

*Firmanızın araç park bölgesi varsa astlarınızın arabalarını oraya park etmelerini
yasaklayın.Bunu direk siz söylemeyin.Güvenlik görevlisine talimat verin.

*Firma içerisinde yapılmaması gereken davranışları yazılı olarak tebliğ edin ve imza
alın.

*Astlarınızla telefon görüşmelerinde telefonu siz kapatmadığınız sürece onların kapatmaması
gerektiğini prensip edinin.Belki o söyleyeceklerinizi bitirdiniz sandı ama sizin aklınıza
başka bir konu geldi.Ya da başka bir talimat daha vermesin diye kasıtlı yaptı.
Eğer sizden önce kapatırlarsa tekrar arayıp neden önce kapattığının hesabını sorun.

*Bir astınıza bir talimat vereceğiniz zaman telefonla görüşüyorsa telefonu"sonra tekrar
ararım"deyip kapatmasını,sizi bekletmemesini sağlayın.

*Mesai bitiş saati bile olsa ayrılmadan size haber vermeleri gerektiğini prensip edinin.
Haber verdiğinde ise felan iş ne oldu gibi rahatsız edici sorular sorun.

*Haftasonu tatilinde siz firmada iseniz,astınızın evini veya cebini arayacak bir bahane
bulunuz.Direk siz görüşmeyin başkasına aratın ve hemen firmaya gelmesi gerektiğini
kendisine bildirin.Ya gelecektir ya gelemeyecektir yada kasten gelmeyecektir.Ama her
halukarda keyfi kaçacaktır.

*Astınız senelik izinde iken siz çalışıyorsanız onu rahatsız etmenin vakti gelmiş
demektir.Onu arayarak falan dosyayı nereye kaldırdın veya nereye kaydettin gibi
sorularla hedefi vurunuz.

*Arada bir "ekibimden memnun değilim"gibi sözlerle egolarının damarına basınız.

*Elemana ihtiyacınız olmadığı zaman gazeteye "eleman alınacaktır" ilanı veriniz ama
ilanda firma adı olmasın.Müracaatlar felan nolu posta kutusuna yapılacaktır diye
yazdırın.Sizin elemanlardan müracaat edenleri tespit edip,yanınıza çağırın ve
başvurusunu kendisine iade edin.

*Telefonlara 1 dk dış hat sınırı koyun.Vakti aşınca otomatik kesilsin.

*Firmanızın muhtelif yerlerine kamera döşetin.Uygunsuz davranışları ekrandan
tespit ettiğinizde telefonla anında arayıp uyarın ki gözlemlendiklerini
anlasınlar.

*Sizden önce firma personele ikramiye veriyor idiyse önce ikramiyeleri maaşlara
eşit dağıtın.Sonra maaşlar yüksek diyerek zam döneminde zam yapmayın.

*Firmanızda bilgisayar ağının server'ından kim hangi sitelere girdiğini
kontrol ettirin.Uygunsuz sitelere girenlere uyarı yazın.

*Faks cihazından kim nerelere ne çekmiş raporu alın.

*Santralden hangi iç hat nereleri ne kadar aramış raporu alın.

*Her ofise bir yazıcı değil her kata bir yazıcı tahsis edin.

*Bant,makas,kağıt gibi malzeme alım talep fişlerindeki öğeleri çizin
veya miktarı azaltın.Sonra imza atın.

*Fazla mesai yapan büro personeline ücret zaten vermiyorsunuz ama devamsızlık
veya mazeret izinlerinin ücretini maaşından kesin.

*Avans zaten vermiyorsunuz ama zaruri isteyenler olduğunda dilekçe ile başvuru
isteyin.

*Tarafınıza yazılan dilekçelerde imla hataları bulun ve iade edip tekrar
yazdırın.

*İşyerinde kahvaltıyı yasaklayın.

*Mesai başlama saatinde ortalıkta dolanın ve bakışlarınızla vaktinde işe başlayıp
başlamadıklarını kontrol edin.

*Aynı şeyi mesai bitimine yakın herkesin gevşediği zamanlarda da yapın.

*Yemek saatinde yemekhaneye biraz erken girin.Erken yemek almak isteyen uyanıklar
karşılarında sizin ekşi suratınızı görsünler.

*Kendinize sekreter mutlaka alın ama ayrıyeten firmaya santralci almayın.Bekçi
boş boş oturuyor nasıl olsa o bağlasın telefonları.

*Bekçi demişken aklıma geldi.Arabanızı bekçiye yıkatın,sildirin.Nasıl olsa canı hep
sıkılıyor.Ne diye yıkama servisine para veresiniz.

*Firmaya giriş ve çıkışlarınızda bekçiye asker selamı verdirerek egonuzu okşayın.

*Sigorta primlerini eksik gösterin,hatta bazı dönemler hiç yatırmayın.

*Hesapta para olsa bile maaşları gününde yatırmayın.Bırakın biraz repoda değer
kazansınlar.

*Vergi iadesi,nema gibi paraları personele geç ödetin.Bırakın onlar da değer kazansın.

*Herşey yolunda giderken bile ortamı gerecek bir konu veya bir kurban bulun.

*Mesai bitiminde servislerin tamamı birden talimat almadan kalkmasın.Servisleri
vaktinde kaldırmamak için servise binmesi gereken birilerini oyalayın ve servislere
birazdan geliyor deyin.Servis araçlarını bir süre beklettikten sonra oyaladığınız
kişi gelemeyecek diye servisleri gönderin.Hem servisler geç kalksın hem oyalayıp iş
verdiğiniz personel servise binemesin.

*İş başvurusu görüşmelerinde işe almaya karar verdiğiniz personele o an için çok
iyi davranın.İşe girince de feleği şaşsın.

*İşe almamaya karar verdiğiniz görüşmeciye ise kök söktürün.Ama biraz ümit verin.
Sonradan ise başvurunuz kabul edilmemiştir diye bir bildirim yapmayın.Ümit içinde
bekleyip dursun.Eğer o kişi sizi ararsa görüşmeyin.Değerlendiriliyor deyin.

*Astlarınıza önemli tecrübelerinizi anlatmayın ki size alternatif olmasınlar.

*İşe alacağınız astınızın özgeçmişi kabarık ise işe almayın ki o da size
alternatif olmasın.

*Çözebileceğiniz sorunlar çoksa ve tecrübelerinizle kısa sürede çözebilecek olsanız
bile bunu zamana yayarak yavaş yavaş çözün.Çünkü varlık sebebiniz sorunlardır.
Onları çabuk çözerseniz artık size ihtiyaç yokmuş fikri oluşabilir.

*Sorunlar biterse kendiniz sorun yaratın ve onu çözün.

fıkranın devamı


İmza
-Babacım, karanlıkta yazı yazabilir misin?
-Sanırım. Ne yazmamı istersin?
-Karneme adını yazıp imza atar mısın!

fıkranın devamı


Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam telefonu acar. Ortam cok gurultuludur; telefonun obur ucundaki kadin sesini zorlukla duyar.
- Sevgilim. Meltem'le disardayim. Biraz once cok guzel bir kurk gordum. 400 milyon liracik. Senin kredi kartindan alabilir miyim? N'oooolur, alabilir miyiiiiimmmm?
- Tabi canim. Al.
- Ah sevgilimmmm! Cok sekersin. Biseycik daha var ama kizmayacaksin, degil mi?
- Hayir, kizmam...
- Buraya gelmeden once Akmerkez'deydik. De Beers'de bir tane tek tas pirlanta yuzuk gordum. Cok guzeldi sevgilim. Butun arkadaslarimda var. Senin kredili kart hesabindan alabilir miyim? 650 milyon liracik. Gelecek ay ikramiye alacaksin. O zaman odersin. N'ooooluuurrrr. Alabilirmiyim?"
- Peki, al canim.
- Sevgilim benim. Bi tanem. Cok sekersin. Bu aksam sana harika bir gece yasatacagim. Caniiiim, bi sey daha var. Ama kizarsin diye korkuyorum...
- Kizmam, soyle bakiyim.
- Son kazadan sonra arabamdan iyice sogudum. Galeride bi tane Peugeot 206 gordum sevgilim. Cok guzeldiiii... 9 milyara birakacak. Senin adina bankadan bi kredi actirsak diyorum sevgilim. Nuran'in kardesi bankada sube muduru... Kefil-belge-imza falan istemiyor, sen tamam dersen hemen yapicak islemleri. N'ooolurrrr sevgilim, seni cok seviyorum....
- Peki, peki. Tamam. Olur. Al bakalim.
- Tatli sevgilim benim. Canim sevgilim. Seni coook seviyorum. Hadi by, aksama gorusuruz.
Genc adam telefonu kapatir ve arkadaslarina sorar:
- Bu telefon kimindi yahu?...

fıkranın devamı


Ünlü dis hekimi Sam ve esi 50. evlilik yildönümlerini kutluyorlardi. Sam birden esine bir soru sordu :

-"Sevgilim, bu elli yil içinde beni hiç aldattin mi?"

-"O da nerden çikti?" diye sinirlendi esi, "cevabi ögrenmek istemezsin herhalde" dedi.

-"Isterim" dedi Sam. "Lütfen anlat."

-"Madem ögrenmek istiyorsun, evet, seni üç kez aldattim" diye cevap verdi esi.

-"Kimlerdi bunlar?" diye sordu Sam.

-"Ilki" diye anlatmaya basladi esi "hani sen 30 yasindaydin ve kendi klinigini kurmak istiyordun da hiçbir banka sana kredi açmiyordu. Sonra bir banka müdürü eve geldi; hiçbir sey sormadan tüm kagitlari imzaladi ve sen en modern aletlerle klinigini açabildin..."

-"Canim benim. Benim için kendini feda ettin demek. Benim sevgili karicigim" dedi Sam. "Peki ikincisi?"

-" Hani 50 yasinda kalp krizi geçirmistin ya, kritik bir by-pass ameliyati olman gerekiyordu, hiçbir doktor o cesareti gösteremiyordu. Her an ölebilirdin. Dr. Halery onca yoldan kalkti geldi, ameliyatini yapti. Sen hayata döndün" dedi esi.

-"Ah benim sevgili karim. Hayatimi kurtarmak için kendini bir kez daha feda ettin, öyle mi? Peki üçüncü aldatisin?"

-"Hatirliyor musun, yillar önce dis hekimleri odasi baskani olmak istemistin de 247 oy eksikti...'

fıkranın devamı

Çok zengin bir petrol şeyhi oteldeki odasına girer girmez hemen telefona sarılır ve arkadaşın...
fıkranın devamı

Bir firmada elemanlarin maaslarini alirken imzaladiklari kagittasöyle bir cümle yaziyormus:"Maasla...
fıkranın devamı

Temel şimacılıkta başarıdan başarıya imza atmaktadır. bir gün deniz liman işletme genel m
fıkranın devamı

Minik kız elinde karnesiyle evden içeri girmiş. Karnesini babasına göstermiş. Babası bir ba...
fıkranın devamı

Adamin birisi kendisi hakkinda kötü sözler söyleyen birine haddini bildirmek için evine gider.F...
fıkranın devamı

İngiliz,alman,fransiz ve laz bir adaya dusuyolar.bunlari bir kabile yakaliyor ve bagliyolar direkle...
fıkranın devamı

Bir gun Haydar isimli bir adam kiz arkadasiyla bulusmak icin restorana gitmis oturup kizi beklemeye ...
fıkranın devamı

Sauna'ya giden bir grup genc erkek, soguk havuzda dinlenirlerken bir cep telefonu calar. Bir adam te...
fıkranın devamı

TV HANIMI OBEZ YAPTI:

Timothy Dumouchel isimli ABD'li, karısı ve çocuklarını obez, kendisini de içki ve sigara bağımlısı yaptığı gerekçesiyle bir televizyon şirketine dava açtı. Dava reddedildi.
fıkranın devamı

Bir firmada elemanların maaşlarını alırken imzaladıkları kağıtta şöyle bir cümle yazıyormuş;
- ''Maaşlarınız tamamiyle size has ve özel bir meseledir bunun içindir'ki, sizden başka hiç kimse maaşınızı bilmemelidir''.
Yeni bir eleman maaşını alıp kağıdı imzalarken, bu cümleyi okumuş ve cümlenin altına şu sözleri eklemiş.
- ''Kimseye maaşımı söylemeyeceğim ben'de sizin kadar utanç içindeyim''...
fıkranın devamı

Bir sarışının para sıkıntısı varmış. Çaresiz, bir çocuk kaçırıp fidye istemeye karar vermiş.
Parkta bir çocuğu yakalayıp;
- ''seni kaçırıyorum'' demiş ve bir fidye notu yazmış;
- ''Çocuğunuzu kaçırdım, onu tekrar görmek istiyorsanız, bir kesekağıdına 10 bin dolar koyup oyun parkının kuzey tarafındaki kayın ağacının kovuğuna bırakın''. İmza: Bir sarışın.
Sonra da, yazdığı notu bir iğne ile çocuğun sırtına iliştirdikten sonra;
- ''git bu notu anne babana göster'' diyerek çocuğu evine yollamış.
Ertesi gün sarışın parka gidip, ağacın kovuğuna bakmış, gerçekten'de bir kese kağıdı ve içinde de 10 bin dolar var.
Bir de not;
- ''Teessüf ederim. Bir sarışın, böyle bir şeyi başka bir sarışının oğluna nasıl yapar?''...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama