Şans Fıkraları

loading...

Geçen gün karşı binamıza güzel bir kız taşındı. Onu çok beğendim ve tanışmak istediğimi söyledim. Binada yaşayan kız arkadaşlarımla tanışmaları için yardım istedim ve numarasını alabileceklerini söyledim. Böylece onlara da borçlu oldum ve bir kahve sözü verdim. 


Kızlar gitti numarayı aldılar ve bana getirdiler. Ama bundan sonrası şanssızlık. Ben o numaraya şöyle bir mesaj attım, "Merhaba karşı binanızda yaşıyorum ve sizinle tanışmak istiyorum."

Gelen cevap ise oldukça şaşırtıcı oldu:

"Lütfen beni korkutacak mesajlar atmayın, evimizin karşısında morg var." 

fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , şeytanın hilelerini kürsüden sıkça tekrarlayarak anlatırmış. Cemaatte uygulamasını göremeyince, bir gün vaaz...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca , “İnsanlar nefislerinin istediklerini düşünmeden yapmamalıdırlar. Nefsinizin beğendiği her şey ahirette...
fıkranın devamı


Küçük çocuk babasına 'Babacığım evlenmek
kaca malolur ?'
Baba 'Bilmiyorum oğlum, hala ödüyorum.'

İlan
Adam gazeteye 'Eş aranıyor' ilanı vermiş.
Ertesi gün yüzlerce mektup almış.
'Benimkini alabilirsin!'

Melek
Birici adam gururla 'Benim karım bir melek'
İkinci adam 'Şanslısın benimki hala yasıyor.'

Akıllıca
Kadın adama 'Siz üçüncü kocama ne kadar
benziyorsunuz !'
Adam 'Yaa! Kaç kez evlendiniz?'
Kadın 'İki'

Değişmez
Genç çocuk babasına 'Baba Afrika'nın bazı
yerlerinde erkeğin evlenene kadar karısını
tanımadıgı doğru mu?'
'Evet ama oğlum bu her ülkede böyle.'

fıkranın devamı


bir gün bir spor kanalında erman toroğlu ve şansal büyüka yorum yapıyorlarmış program bitmiş ve yanlarına şeytan gelmiş.Şeytan;ne düşünüyosunuz ben herşeyi bilirim bana sorun demiş erman toroğlu pendikspor ne zaman şampiyon olcak demiş şeytan 2035 yılında demiş şansal büyüka peki elazığspor ne zaman şampiyon olcak demiş şeytan 2050 yılında demiş tüh ya göremicez demişler sonra erman toroğlu peki fb ne zaman haklı bi şekilde şampion olcak demiş şeytan düşünmüş düşünmüş TÜH YA BENDE GÖREMİCEM DEMİŞ:)



fıkranın devamı


temel her zamanki gibi yine okuldan kaçmış. öğretmenin onu yatıştırmak için temel'i inönü stadına görürmüş.herkes statta bağırıp çağırıyormuş.öğretmen temele 2-1kaç eder demiş.temel 1 eder demiş.bütün stat sessizliğe bürünerek
-hocam pi şans daha



fıkranın devamı



Uc mahkum cezaevi yolundadir. Herbirine, hapiste gecirecekleri gunler icin bir esya getirilmesine izin verilmistir.
Otobuste, biri digerine doner ve sorar, "ee, sen ne getirdin ?",
diger mahkum bir kutu boya kutusu cikarir ve bunlarla herseyi boyayabilecegini soyler. ve birinci mahkuma sorar,
"sen ne getirdin ?".
Oda, yanindaki kutuyu acar ve icinden iskambil kagitlarini cikarir.
"Bunlarla poker oynayabilir, fal bakabilir veya herhangi bir kard oyunu oynayabilirim"der.
Ucuncu mahkum kosede sessizce siritarak oturmaktadir.
Diger iki mahkum farkeder ve sorarlar, "Sen niye kendinden eminsin o kadar, sen ne getirdin ?"
ucuncu mahkum bir kutu cikarir ve gulerek "bu tamponlari getirdim," der.
diger iki mahkumunda kafasi karismistir,
merakla sorarlar,- "-Bunlarla ne yapabilirsin ki?"
ucuncu yine siritir ve kutuyu gostererek "Kutuda yazdigina gore, bunlarla at surebilir, yuzmeye gidebilir hatta paten kayabilirmisim"

fıkranın devamı


Nasil yagmur nasil firtina, adam bir taksiye el kaldirir, taksi durur..
Adam gidecegi yeri söyleyince, taksici kizarak
"Ohoo orasi çok yakin alamam seni" der vegazlar gider..
Adam çok bozulur ama sonra bir sekilde evine gitmeyi basarir.. Ertesi gün şans eseri bir bakar ki, dün geceki taksici, evinin önündeki taksi duragindadir ve üçüncü siradadir..
Hemen plan yapar ve ilk taksi söförüne yanasir:
- Ataköye kaça götürürsün ?"
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bir kere verirsin
- Hadi be sapik misin, defol..
Adam bu cevabi alinca ikinci siradaki taksiye yanasir
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Sana 20 milyon veririm ama bana bir kere verirsin
- Vay sapikkk vayy defol
Sira üçüncü taksiciye yani bizim taksiciye gelmistir.. Adam yanasir:
- Ataköye kaça götürürsün ?
- 5 milyon
- Peki sana 20 milyon veririm ama bir sartim var
- Nedir ?
- Giderken diger taksicilere el salliyacaksin
- Ayibettin abi tabii...

fıkranın devamı


Temel ile Dursun tarlada işerken Temel'i penisinden
yılan sokmuş
dursun hemen koşarak telefon açmış doktora:
-"Temeli yılan soktu ne yapalım?" demiş.
Doktor da:
-"Yılan sokulan yeri emip emip tükürün" demiş.
Dursun Temel'in yanına gitmiş, Temel merakla:
-"Doktor ne dedi?" demiş.
Dursun cevap vermiş:
"Hiç şansın yok Temel öleceksin...".

fıkranın devamı


Öğretmen Temele kafayı takmış.
İlla sınıfta bırakacakmış çocuğu diye millet dedikodu yapmış.
Öğretmende halkın önünde Temeli sınav yapmaya karar vermiş.Stadta millet toplanmış.
Ve öğretmen megafonla Temele sormuş :
-Yedi kere yedi kaçtır?
-Kırk tokuz demiş, Temel. Bir saniye sonra staddakiler ayağa kalkıp hep bir ağızdan :
-Pi sanş taha ver, pi sanş taha ver...

fıkranın devamı



Temel makinist olmuş.Birgün rayda giderken tren yolu üzerine bir çocuk çıkar.
Temel düdüğe olanca gücüyle asılır ama çocuk kılını bile kıpırdatmaz.
Tren çocuğa gittikçe yaklaşır.Temel kendi kendine düşünür :
-Acaba çocuğu mu öldürsem, yoksa treni raydan çıkartıp 400 yolcuyu mu öldursem...
Bu sorunun içinden çıkamaz.Ve yolculara sormak üzere arkaya doğru gider.
Yolculara sorar.Tabi ki yolcular canlarının kıymetini bilmektedir ve Temel'in
çocuğu öldürmesini isterler. Olanlar olur. Ertesi gün gazetelerde :
-Tren kazasında 401 ölü!!! şans eseri Temel kurtulmuştur. Ve Temel'i mahkemeye çıkarırlar.
Hakim sorar :
-Temel olay nasıl oldu, anlat! Temel başı önde cevap verir :
-Hakim bey, herşey çocuğun tarlaya doğru kaçmasıyla başladı...

fıkranın devamı


Laz kola otomatiğine gitmiş, para atıp düğmeye basmış ve kolasını almış. Bir para daha atmış, yine düğmeye basmış ve yine kolasını almış. Bunun üzerine heyecanla arkadaşlarının yanına gitmiş ve :
- Çabuk bütün bozuk paralarınızı verin, bugün şansım çok iyi!

fıkranın devamı


Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiş. Şans bu ya Memet'e belsoğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerne bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler. Sırası gelen Memet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş:Komutanı aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy.akinti de geliyy... Doktor Memedin aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Memede dönüp tekrar şikayetini sormuş. Fakat Memet huşu içinde :
Memet deme komutanıııım, canım deee.....

fıkranın devamı


Bir gün bir kral varmış ölmek üzereymiş 3 te oğlu varmış.Kral oğullarına demişki eğer ben ölürsem pembe kuzuya çok iyi bakın demiş.Oğullarıda peki babacığım demişler.Bir gün pembe kuzu kaybolmuş.Kral en büyük oğluna çabık pembe kuzuyu bul ve bana getir demiş oğluda hemen bulacağım babacığım demiş.Oğlu pembe kuzuyu bulmak için tüm ülkeyi dolaşmış ama bulamamış.Babasının yanına gitmiş babacığım ben tüm ülkeyi dolaştım ama pembe kzuuyu bulamadım demiş.Kralda hemen bunun kellesini kesin demiş kralın büyük oğlu ölmüş.Ortancı oğluna söylemiş oda tüm ülkeleri gezmiş ama pembe kuzuyu bulamamış.Kral ortancı oğlununda kellesini kestirmiş.Sıra son oğluna gelmiş oda tüm dünyayı gezmiş ama pembe kuzuyu bulamamış.Sonra düşünmüş demişki kendi kendine babam 2 abimide öldürdü bende kuzuyu bulamadım demiş bana kıyamaz gidiyim söliyim bulamadığımı demiş.Kral sonuncu oğluna bir gün kuzuyu bulması için bir şans vermiş.2 adam birbirinle konuşuyormuş biri ben peygamberim ben peygamberim diyorlarmış.Sonra yaşlı bem beyaz sakallı adam gelmiş demişki sakallarını okşayarak halla halla ben bunları ne zaman yarattım demiş.sonra bir tren istasyonunda bir kadın ve bir maymunu varmış.Maymun arkadaki adama ikide bir ensesine vuruyormuş.Adam kadını uyarmış bir kez daha yaparsa camdan aşağıya maymununuzu atarım demiş.Maymun yine vurmuş bu sefer maymunu camdan aşağı fırlatmış.Kadında bahığra bağıra alamış trenin sahibide maymunu bulupta getirelim kadıncağaz alamasın demiş.Sonra çalılıkların arkasından bir çıkırtı bir ses gelmiş sizce o kim ? bilemediniz sölüyorum pembe kuzuymuş

fıkranın devamı


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı..Pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye"nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı.. Bir gün karısına "Paraları mezara götürecek halimiz yok. Kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim" dedi.."Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya"ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar..."Temel, neyi var, neyin yok sattı. Paralarını dolara çevirdi. Bir milyon doları olmuştu. Karısını yanına aldı. Uçağa bindi.. Los Angeles"e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız Nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. Las Vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar. Uçak şirketi görevlileri" Buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. Yalnız bu kentin Las Vegas olduğunu unutmayın. Kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.." derler.. "Kumar mı" dedi, Temel, karısına.."Kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... Allah göstermesin.." Ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. Arkası çorap söküğü gibi geldi.Temel herşeyini rulet masasında biraktı. Rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. Hızla tuvalete koştu. Tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel"de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. Temelin başına gelenleri anlamıştı.



Temel"çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim" dedi. Kartı aldı, cebine attı.. Tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..Çıktı..Elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, Tek Kollu Canavar çıktı.Parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ...Alet boşaldı adeta.. Temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. Bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü..Gerisi peri masalı.. İki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. İki ay sonra yeni Kalifornıyalı Temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. Elinden gelen tek iş pastacılıktı.Parası da vardı. Bir pastane açtı. Pastaları öylesine tutuldu ki, önce Los Angele"e, sonra Kaliforniya"ya, sonrada tüm Amerika"ya yayıldı,Temel Pastaneleri... Bir kaç yıl sonra, Temel, Amerika"nın en zengin adamları arasına girdi. Temel Pastaneleri"nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. Şirketin en gözde elemanları ile, ünlü konuklar bir araya geldiler. Temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. Tüm başına gelenleri anlattı..



"Bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse Amerika"daki her taşın altına bakacağım.." Şirketin genel müdürü sordu: "Ama Temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... Adı, adresi sizde olmalı zaten.." "Bana 25 sent veren umurumda değil" dedi temel.. "Ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!.."


fıkranın devamı


Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiş. Şans bu ya Memet'e belsoğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerne bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler. Sırası gelen Memet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş:Komutanı aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy.akinti de geliyy... Doktor Memedin aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Memede dönüp tekrar şikayetini sormuş. Fakat Memet huşu içinde :
Memet deme komutanıııım, canım deee.....



fıkranın devamı


temel her zamanki gibi yine okuldan kaçmış. öğretmenin onu yatıştırmak için temel'i inönü stadına görürmüş.herkes statta bağırıp çağırıyormuş.öğretmen temele 2-1kaç eder demiş.temel 1 eder demiş.bütün stat sessizliğe bürünerek
-hocam pi şans daha

fıkranın devamı


Ört avcı bir gün av yapmaya giderler karşılarına küçük bi delik çıkar avcıların teki yatın bu tavşan deliği der yatarlar başlarlar beklemeye 5 - 10 dakka sonra tavşan çıkar vururlar biraz daha giderler karşılarına bi delik daha çıkar avcıların teki yatı bu tilki deliği der yatarlar 5-10 dakka sonra tilki çıkar vururlar
biraz daha giderler karşılarına bi delik daha çıkar
avcının teki valla arkadaşlar bu ne deliği bende bilmiyorum yatıp bekleyelim ne çıkarsa şansımıza yatarlar

ertei gün gazetelerin başsayfasında
DÖRT AVCI TREN ALTINDA KALARAK CANVERDİ

fıkranın devamı


Mehmet askere gitmeden 1 gün önce geneleve gitmiş. Şans bu ya Memet'e belsoğukluğu bulaşmış. Acemilere kolay kolay hastane sevki olmaz ya durumun vahameti üzerne bizimkini askeri hastanenin üroloji (bevliye) polikliniğine sevketmişler. Sırası gelen Memet tabip binbaşıya şikayetini arzetmiş:Komutanı aciiiy sızliyyy ve yaniyyyy.akinti de geliyy... Doktor Memedin aleti alıp evirip çevirerek muayene ederken telefon çalmış ve binbaşı 1-2 dakika telefonla görüşmüş. Unutmuş tabii ve Memede dönüp tekrar şikayetini sormuş. Fakat Memet huşu içinde :
Memet deme komutanıııım, canım deee...

fıkranın devamı


Sayın Teknik Servis Yetkilisi,

Geçen yıl aldığım "Erkek Arkadaş 5.0" programını "Koca 1.0" seviyesine yükselttim. Ama tüm sistem performanslarında bir yavaşlama söz konusu.

Özellikle "ErkekArkadaş 5.0" bölümünde bulunan "Çiçek 8.0" ve "Mum IşığındaYemek 6.3" işlemleri "Koca 1.0" programında yok.

"Koca 1.0" programı devreye girince bir çok program devre dışı kaldı. "Romantizm 9.5" ile "Özel İlgi 6.5" kesinlikle devre dışı, ama bunu yerine "Sınırsız TV 0.4" ve "Maraton 1.35" sürekli çalışıyor. "Sohbet 8.0" ve "EvTemizliği 2.6"yi çalistirinca da sistemi çökertiyor. "Kavga 5.3", "Evi Terk Et 3.2" programı fayda etmedi.

"Koca 2.0" sürümünü yüklesem işe yarar mi? Sizce ne yapmam gerekiyor?


İmza

Umutsuz


Sayın Umutsuz.

Bir kere bu olayı şöyle görmeniz gerek "ErkekArkadaş 5.0" bir eğlence paket programıdır, "Koca 1.0" ise başlı başına bir işletim sistemi.

"http:/ Beni sevdiğini düşünüyordum.html" komutunu yazarak "GözYaşı 6.2"'yi indirin ve "Suçlu His 3.0"'ı güncellemeyi unutmayın. Eğer bu uygulamalar doğru sonuç verirse "Çiçek 2.0" ile "Mum Işığında Yemek 2.1" kısa bir süre için devreye girebilir. Ama sakın çok sık uygulamaya koymayın yoksa "Koca 1.0" otomatik olarak koruma programı olan "Sessizce Surat Asma 2.5"’i devreye sokar.

Ama ne yaparsanız yapın kesinlikle "Kaynana 1.0"'ı çalıştırmayın. Ekran görüntüsünü bozan ve sistem kontrolünü kaybettiren bir virüs ortaya çıkar.

Ayrıca "Erkek Arkadaş 5.0"'ı kesinlikle yeniden yüklemeyin. Bu kabul edilmez uygulama ciddi sorunlar yaşatabilir ve "Koca 1.0" bunu kaldıramaz.

"Koca 2.0" ise size ek yük getirmekten baska ise yaramaz.

Kısacası "Koca 1.0" çok güzel bir işletim sistemi, ama sınırlı hafızaya sahip ve yeni uygulamaları hemen kavramaya müsait değil.Performans arttırıcı ek programlar tavsiye ederiz, mesela, "SıcakYemek 3.0" ve "Sevgi Sözcükleri 7.7" çok faydalı olur.

İyi Şanslar

fıkranın devamı


Temel, 55 yaşına kadar canını dişine takmış çalışmıştı.. pastacı çıraklığı ile alışdığı hayata, pastane sahibi olarak devam etmiş, yetenekleri ve becerisi sayesinde Türkiye'nin en ünlü pastanesinin sahibi olmuş, milyarlar kazanmıştı..
bir gün karısına
- paraları mezara götürecek halimiz yok. kendimize yeni ve rahat bir hayat seçtim dedi.. Bizim oradaki hemşerilerle konuştum... Herseyi iyice öğrendim. Kaliforniya'ya gideceğiz. Kazandığım para bize ömrümüzün sonuna kadar yeter.. Çocuklar da güzel üniversitelerde okurlar...
temel, neyi var, neyin yok sattı. paralarını dolara çevirdi. bir milyon doları olmuştu. karısını yanına aldı. uçağa bindi.. los angeles'e uçtular birgün... Uçsuz bucaksız nevada çölleri üzerinde uçarken, motorda bir arıza belirdi. las vegasa zorunlu iniş yapmak zorunda kaldılar.
uçak şirketi görevlileri
- buranın en lüks otelinde, şirketimizin konuğu olarak kalacaksınız. yalnız bu kentin las vegas olduğunu unutmayın. kumar oynarsanız eğer, kendi hesabınıza.. derler..
- kumar mı dedi, Temel, karısına..
- kumardan kazanmayı düsünen kafayı yemiş olmalı... allah göstermesin.. ama bir kez şansını denemek için, rulete 500 dolarlık bir fiş atmaktan da kendini alamadı. arkası çorap söküğü gibi geldi. temel herşeyini rulet masasında biraktı. rulet başında nefes almadan geçirdiği saatler sırasında fena halde de sıkıştığını hissetti. hızla tuvalete koştu. tuvalet kapıları otomatikti. 25 sentlik bozuk para atılınca açılıyordu. Oysa Temel'de metelik kalmamıştı. Sıkıntı içinde dolanırken, oradan geçen biri, avucuna bi 25 sentlik sıkıştırdı.. Bu konularda deneyimliydi. temelin başına gelenleri anlamıştı.
temel
- çok iyi bir insansınız. Bu iyiliğinizi hayat boyu unutmayacağım. Bana lütfen kartınızı verin. Bu borcumu da size ödeyeceğim dedi. kartı aldı, cebine attı.. tuvalete döndüğünde kapıyı açık buldu. İçeri girdi, rahatladı..çıktı.. elinde kalan 25 sentle yürürken karşısına, tek kollu canavar çıktı. parayı deliğe attı, kolu çekti ve bir şangırtı ... alet boşaldı adeta.. temel bir kova dolusu 25 sent kazanmıştı. bunlari fişe çevirdi, rulet masasına döndü.. gerisi peri masalı.. iki saat içinde tam 2 milyon dolari olmuştu. iki ay sonra yeni kalifornıyalı temel, boş oturmanın kendisine göre bir iş olmadığını farketti. elinden gelen tek iş pastacılıktı. parası da vardı. bir pastane açtı. pastaları öylesine tutuldu ki, önce los angele'e, sonra kaliforniya'ya, sonrada tüm amerika'ya yayıldı,temel pastaneleri... bir kaç yıl sonra, temel, amerika'nın en zengin adamları arasına girdi. temel pastaneleri'nin onuncu yılı dolayısı ile büyük bir gece düzenlendi. temel yemeğin sonunda konusma yapmak için kürsüye çıktı.. tüm başına gelenleri anlattı..
- bütün bu başarıyı ve bu serveti bir tek kişiye borçluyum. O kişiyi bulana kadar, işte size söz veriyorum, gerekirse amerika'daki her taşın altına bakacağım..
şirketin genel müdürü sordu
- ama temel bey, size 25 sent borç veren adamın kartını aldığınızı söylemiştiniz... adı, adresi sizde olmalı zaten..
- bana 25 sent veren umurumda değil dedi temel.. ben,tuvaletin kapısını açık bırakan adamı arıyorum!..

fıkranın devamı


Adamın biri Tanrıyla konuşma şansına erişmiş. Sormuş: "Tanrım bir yüzyıl senin için bir dakika gibidir değil mi?"
"Evet" demiş Tanrı "Öyledir"
"Öyleyse 1 milyon dolar da senin için bir cent gibidir değil mi?"
"Evet"
"Madem öyle" demiş adam "Bana bir centcik verebilir misin?
Tanrı cevaplamış: "Tamam, bir dakika bekle"

Kaynak: http://www.haber.gen.tr/forum/forum_baslik_cevaplar.asp?message_id=48256

fıkranın devamı


Hitler ele geçirilen Ingiliz, Fransiz ve Yahudi üç esire bir sans tanimak istemis...

- "Size birer soru soracagim, bilirseniz sizi birakacagim" demis.

Ingilize sormus:
- "Titanic kaç yilinda batti ? Ingiliz hemen cevap vermis
- "1912" Hitler Ingilizi göndermis, Fransiza sormus bu kez,

- "Titanic'te kaç kisi öldü?" Fransiz cevap vermis
- "1050"

- "Tamam, sen de gidebilirsin" diye özgür birakmis. Ve Yahudi'ye dönmüs:

- "Ölenlerin isimleri neydi?!"

fıkranın devamı


Temel memleketin çok sevilen simalarından biridir. Ancak İlkokulu bitirmediği için ehliyet alamamaktadır.
Bulunduğu yerin idari amirleri bu duruma bir çözüm bulmak için Temele ilkokul bitirma sınavlarına girmesini
kendisine kolaylık sağlanacağını söyleyerek onu ikna ederler.
sınav günü yaklaştıkca kentte de bir heyecan başlar ve kentin ileri gelenleri sınav komisyonuna giderek
Temele destek ve moral vermak için sınavda bulunmak istediklerini söylerler.
-Kaç kişi gelirsiniz, diye sorulduğunda
- yedi yuz da denir
Tabiiki yedi kişiye göre hazırlık yapılır ancak sınav günü gelen kalabalık için hemen sınav yeri değiştirilerek
komisyon şehir stadında sınav yapmak için toplanır.
halk stadı doldurur . Stad
-Temel,Temel nidaları ile inlemektedir.
Komisyon üyeleri ve Temel gelirler ortaya kurulan masaya otururlar.
Komisyon başkanı mikrofonu eline aldığında stadyumdaki ses kesilir ve pür dikkat dinlemeye başlarlar.
Başkan kolay bir soru sorarak sınavi bitirmek ister ve
-2 kere 2 kaç eder diye sorar.
Temel sandalyede geriye yaslanır YARIM SAAT DÜŞÜNÜR.
Sonra elini sağ şakağına dayar 45 DK DÜŞÜNÜR
Sol şakağına dayar BİR SAAT DÜŞÜNÜR
Çenesinin altına koyar BİR SAAT DÜŞÜNDÜKTEN SONRA
Cevap vermek için mikrofonu eline alır.
Stadyumda büyük bir heyecen ve sessizlik hakimdir.Herkes pür dikkat dinlemektedir.
Temel
-DÖRT der.
Bütün stad ayağa fırlar ve tezahürata başlar
-BÜYÜK HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER
-BÜYÜK HOCA TEMELE BİR ŞANS DAHA VER

fıkranın devamı


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: - "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir sey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir?", der. Müthiş heyecanlanan adam: - "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir. Şaşkınlıkla "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama