Şapka Fıkraları

loading...


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!




fıkranın devamı


Temel önde, Fadime arkada çarşıya inmektedirler.
Fadime sırtındaki sepet bir yana Temel'in ceketi ve şapkasınıda elinde taşımaktadır.
Onların bu halini gören okumuş biri sorar :
-Bu vaziyetinden utanmıyor musun?Sen önde hanımın arkada?...
Temel yanıtlar:
-Hemşerum niye utanacağumişim?
Her paşarili erkeğun arkasinda bir kari vardur demeyi misiniz siz?
Pen başarili bir erkeğum.

fıkranın devamı


Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve yanına giderek:
- Afedersiniz, siz Laz mısınız?
- Evet, neden sordun?
- Şapkanızın üzerinden kafanızı kaşımaya çalışıyordunuz da.
- Ne olmuş yani?! Sen kıçın kaşınınca pantalonunu mu çıkarıyorsun?

fıkranın devamı


Yeni evli çift sabah uyanırlar, yatakta muhabbet başlar, Kadın sorar kocasına;
-Ya senin ayakların neden bu kadar büyük?.
-Çocukluğumda çok yalın ayak gezdimde ondan.
Peki ya, kafan neden bu kadar iri?
-Çocukluğumda hiç şapka giymezdimde, ondan.
Kadin bir süre düşündükten sonra:
-Vah Vah! , ne olurdu çocukluğunda birazda külotsuz gezseydin!.

fıkranın devamı


temel ile dursunun çok gaddar bi ağası varmış.bunlara çok eziyet etmiş. bu ikisi yemin etmiş bu ağa ölünce mezarına sıçcaz diye. derken ağa ölmüş ve bunlar ağanın mezarına gitmiş başlamışlar üstüne sıçmaya.



bide bakmışlarki ağanın oğlu elinde tüfekle geliyo. hemen boklarının üstüne şapkalarını kapatmışlar. ağanın oğlu kaldırın lan şapkaları demiş. bide bakmışki mezarın üstü bok.yiyin lan çabuk hepsini yosa vururum demiş.



bu ikisi başlamışlar yemeye. dursun hepsini yiyememiş .

-temel yardım et birazınıda sen ye şunun demiş.

temel:

-lan ayı ne vardı o kadar s*çacak yiyebileceğin kadar s*çsana.

fıkranın devamı


Temel bir gün kahvenin önünden geçerken şapka kafasında iken kafasını kaşır, bunu gören kahvedekiler


- "ula temel hiç insan şapka kafasında iken kafasını kaşırmı" der.temelde


- "ula siz kıçınızı kaşırken pantolonuzu çıkarıpta mı kaşıyursinuz" der.

fıkranın devamı


Ormanlar krali aslanin cani sikiliyormus, akil hocasi tilkiyi
çagirmis:
"Bir seyler düsün de nesemizi bulalim!"
"Su asagidaki patikanin basinda duralim, karsimiza ilk çikani
dövelim!"
"Iyi de, durup dururken adam dövülür mü?"
"O kolay, senin niye sapkan yok, der döveriz!"
Gitmisler yolun basina, kismetlerine tavsan çikmis "Senin niye sapkan yok!" diye bir girismisler, yer misin, yemez misin?
Ertesi gün yine ayni pusu, yine kismetlerine tavsan çikmis, zavalli sekiyor, topalliyor:
"Ulan senin niye sapkan yok?" bir dayak daha...
.................
ÜÇÜNCÜ gün aslanin adalet damarlari kabarmis:
"Yahu, tilki kardeş sapkasi yok, diye her gün pat, küt adam dövülmez ya!"
Tilki "Kolay!" demis:
"Sigara almaya yollariz, ya filtreli alir, ya filtresiz, hangisin almissa, öbürünü almadi, diye döveriz!"
Kismetlerine yine tavsancik çikmaz mi, yüzü, gözü sarili, titriyor:
"Git bize sigara al, gel!"
Aslanla, tilki keyifli keyifli gülerken, tavsan biraz gittikten sonra dönüp sormus:
"Afedersiniz, filtreli mi, filtresiz mi?"
Aslan çok bozulmus "Gel lan buraya!" diye kükremis:
"Senin niye sapkan yok!"

fıkranın devamı


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!

fıkranın devamı

Küçük çocukla babası belediye otobüsüne bindiler. Biletçi durmadan bağırıyordu:_Beyler ...
fıkranın devamı

Temel ile dursunun çok gaddar bi ağası varmış.bunlara çok eziyet etmiş. bu ikisi yemin etmiş...
fıkranın devamı

Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş... bi sure yurudukten sicaktan ve ...
fıkranın devamı

Adam melon şapkasının üzerinden kafasının kaşımaya çalışan bir başka adam görmüş ve y...
fıkranın devamı

Yeni evli çift sabah uyanırlar,yatakta muhabbet başlar, Kadın sorar kocasına; -Ya senin ayaklar...
fıkranın devamı

Duygu Asena, yolda yürümektedir. Parkın birinde Küçük Asım’ı masum masum oynarken görür: ...
fıkranın devamı

Yeni evli çift sabah uyanırlar ve yatakta muhabbet başlar. Kadın sorar kocasına: -Ya senin ayak...
fıkranın devamı

Ünlü bir bilim adamı özel otomobiyle konferans vermeye giderken, uzun yıllardır onunla çalı
fıkranın devamı

Temel şapka alacakmış, bir tane denemiş, yanındakiler,-Bu seni on yaş genç gösterdi, bunu al...
fıkranın devamı

Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş... bi sure yurudukten sicaktan ve ...
fıkranın devamı

İki arkadaş golf oynayarak ve iyi vakit geçirerek halı gibi çimenlerle kaplı sahada dolaşmakt...
fıkranın devamı

Nam-ı Kemal çok zengin bir dul hanımın davetlisi olarak malikanesine gider. Kapıda onu karşılayan uşağa paltosunu şapkasını verir ve diğer davetlilerle birlikte geniş yuvarlak bir masaya otururlar. Herkes bir soru sorar yanıtlar verilirken sıra Nam-ı Kemale gelir ve sorar:
-Elim pantolonumun cebinde, pantolonumun cebi delik, elimde ne tutuyorum acaba? Herkes utanmış, evin sahibi bayan kızmış ve böyle ayıp sorular soramazsınız deyip uşağa seslenmiş:
-Beyefendinin paltosunu şapkasını ver derhal evi terketsin.
Nam-ı Kemal "durun yahu demiş elim cebimde,cebim delik elimde işte bu var" diye anahtarı gösterince herkes kahkaha ile gülmüş.
aradan uzun bir zaman geçmiş bizimki sıkılmaya başlamış gitmek istiyor.
soru sırası yine ona gelince aynı soruyu sormuş.herkes gülerek "anahtar"demiş. Nam-ı Kemal:
-Bilemediniz deyip,uşağa seslenmiş "oğlum getir benim şapkamı paltomu"
fıkranın devamı

Adamın biri dere kenarında oltasını sallamış balık tutuyormuş. Ancak diğer elinde bir şapka varmış ve şapkayı dikkatle havada tutmaktaymış. Yoldan arabası ile geçmekte olan bir kadın merakla şapkayı niye tuttuğunu sormuş. Adam cevap vermek için kadının onunla bir kez yatması gerektiğini söylemiş. Kadın:
- Terbiyesiz deyip yoluna devam etmiş.
Ancak meraktan içi içini yiyormuş. Dayanamayıp geri dönmüş ve adamla yatmayı kabul etmiş. Tam işi bitirmişler, kadın tekrar sormuş şapkanın sırrını. Adam sırıtarak cevap vermiş:
- Sabahtan beri buradayım. Hiç balık yakalayamadım, ama şapkaya takılan siz 5. kadınsınız...
fıkranın devamı

Tavşan nehrin kenarında gördüğü aslana
-"Aslan abi şu tilkiyi bi dövsek "der.Aslan da
-"Ne bahane uyduracağız oğlum" der.Tavşan
-"Aslan abi kafasında şapkası olmaz onun şapkan niye yok lan senin kafanda dersin" demiş.
Aslanda bunu kabul etmiş.Bir gün aslan tek başına gezerken tilkiyi görmüş ve yanına çağırmış tilkiye
-"Nasılsın tilki" demiş.Tilki de iyi deyince
-Şapkan niye yok lan senin diyip girişmiş.
Başka bir gün aslanla tavşan yine karşılaşmış tavşan
-"Aslan abi tilki akıllanmadı abi şunu bi daha dövsen abi" demiş. Aslan bu sefer ne bahane uyduracağız oğlum" demiş tavşan da
-"Aslan abi sigara istersin filtreli verirse niye filtresiz değil lan bu diye,filtresiz verirse niye filtreli değil lan bu diye döversin demiş ve aslan da bunu kabul etmiş.
Başka bir gün aslan yine aynı yerde tilkiyi görmüş ve yanına çağırmış tilkiye
-"Nasılsın lan" demiş tilkide "iyiyim abi"deyince aslan da bi sigara ver de barışalım demiş.Bunun üzerine tilki" abi filtreli mi olsun filtresiz mi" diye sorunca aslan "senin şapkan niye yok lan "demiş ve dövmüş.
fıkranın devamı

Yaşlı kadın geminin güvertesinde denizi seyrediyormuş... Hava çok rüzgarlıymış ve şapkası uçmasın diye iki eliyle sıkı sıkı tutuyormuş... Derken genç adam teyzemize yaklaşmış..
"Hanımefendi, kabalık etmek istemem ama rüzgardan eteginizin havalandıgını bilmeniz gerek diye düşündüm.."
Teyze hiçoralı olmamış;
"Evet ama ne yapabilirim, bu şapkayı iki elimle ancak tutabiliyorum, yoksa bırakayım uçsun mu?"
"Ama hanımefendi ben demek isterim ki eteginiz havalandıkça bazı yerleriniz görünüyor..!!"
Teyzemiz adama şöyle bir bakmış ve gülümsemiş;
"Evladım... Etegimin altından görünen 85 senelik ama ben bu şapkayı dün aldım!!!"
fıkranın devamı

Temel bir gün hiç tanımadığı bir kahveye gitmiş,okey oynarken birden başı kaşınmış.Adamın biri ordan:
- Bu kesin laz'dır baksana başını kaşırken bile şapkasını çıkarmıyor
demiş.
Temel cevap vermiş:
- Ula senin kıçın kaşınsa pantolonu indiripte mi kaşıyacaksın?
fıkranın devamı

Şapka satarak gecinen bir adamin yolu birgun bir ormana duşmuş... bi sure yurudukten sonra sicaktan ve yorgunluktan bunalmiş, bir agacin altina oturmuş, şapkalarla dolu sepetini de yere koymuş, ve uykuya dalmiş...

Birkac saat sonra adam tuhaf sesler duyarak uyanmiş.. bir de bakmiş ki yanindaki sepet bomboş, şapkalar gitmiş..!! Bir de kafasini kaldirip agaca bakmiş ki, agacin dallarinda bi suru maymun, her birinin kafasinda adamin şapkalari.... adam duşunmeye başlamiş:
-Ben şimdi napicam, şapkalari bu maymunlardan nasil alicam...?

Duşunceli bi şekilde kafasini kaşirken bi bakmiş, maymunlarda adamin taklidini yapiyolar kafalarini kaşiyolar... adam ellerini havaya kaldirmiş, maymunlar da aynisini yapmişlar.. derken adam napicagini bulmuş.. kendi başindaki sapkasini cikartip yere atmiş, tabi maymunlar da kafalarindaki şapkalari hemen yere atmişlar.. adam boylece butun şapkalari toplayip sepetine koymuş.....
Aradan 50 yil gecmiş... artik adamin bir torunu varmiş, o da dedesi gibi şapka saticisi olmuş... gunlerden birgun onun da yolu ayni ormana duşmuş..

hava yine cok sicakmiş ve genc adam bir agacin altina oturmuş, şapkalarla dolu sepetini yanina koymuş ve uykuya dalmiş.... bir saat sonra uyanmiş bir de bakmiş sepetin icinde şapkalar yok?!?!.. derken tuhaf sesler duymuş bir de kafasini kaldirmiş ki agacin ustunde bi suru maymun, hepsinin kafasinda birer şapka.... adam duşunmuş:

-Dede yillar once bana bir hikaye anlatmişti. napicagimi cok iyi biliyorum... Adam kafasini kaşimaya başlamiş, maymunlar da aynisini yapmişlar... adam ellerini havaya kaldirmiş, maymunlar da ellerini kaldirmiş.... ve adam gulumseyerek kendi başindaki şapkayi cikarmiş yere firlatmiş... o anda maymunlardan biri agactan inmiş, adamin yere attigi şapkayi kapmiş, adama da bi tokat atmiş ve :
-Sadece senin mi deden var !..??

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama