Şiş Fıkraları

loading...

ALİ MATEMATİK DERSİNDEYMİŞİŞ. ALİ SAĞ CEBİNDE 5 LİRA SOL CEBİNDE 20 LİRAN VAR. DEMİŞ.ALİ BİRAZ DÜŞÜNDÜKTEN SONRA ŞÖYLE DEMİL: HERALDE ÜZERİMDE BAŞKA BİRİNİN PANTOLONU VAR. DEMİŞ.
fıkranın devamı

Rusun vahtında bir gün bir katarda (trende) bir Gürcü bir Ermeni bir Azeri ve birde Talış varmış. Talışlar Azerbaycan vatandaşı olan müslüman bir millettir. Ama karadeniz fıkralarında saat 12 00 den sonra çalışmaz diye yapılan şakalar bunlarada yapılır. Neyse katar giderken Gürcü ceketin cebinden bir Gürcü çakırı çıkarır. Çakır şarap demek Rusun vahtında çakırın yaşısı (Yahşisi değil) Yahşı ve hatta çok zaman yahçıda denir. Gürcüstandan çıkarmış. Gürcü Cebinden çıkardığı çakırı açar küçük bir bardak çıkarır. (Burada votka bardağı olarak kullanılan 50 mlt) bir kadeh süzer. Doldurur. Vurur. Tek seferde tepesine dikip içer. Diğerlerinin ağzı sulanır. Aceba bizede teklif eder mi diye fikirleşirken. Düşünürken. Adam tutar putulkayı (Rusça butulka denir- şişe) atıverir camdan dışarı. Diğerleri dur yahu ne yaptın filan deyince boşverin yaaa der. bizde bundan çoh (çok) var. Biraz geçer Ermeni cebinden bir Ermeni kanyağı çıkarır. (Çifte damıtılmış fransanın COGNAC bölgesi üzümlerinden üretilmiş şaraba Konyak diğer yerlerin üzümlerinden elde edilerek çifte damıtılmış diğer içkilerede KANYAK denir.) Rusun vahtında kanyağında en keyfiyetlisi (kalitelisi) Ermenistanda olurmuş. Oda bir küçük kadeh çıkarır. 50 süzer. Vurur. Haydii hoop pencereden dışarı. Yahuuu dur. Amann boşver der bizde bundan çok var. Neyse Şimdi bizim Azerbaycanlı başlar düşünmeye ulan der. Ben Gürcü ile Ermeninin altında mı kalacam ama elimde hiç bir şey yok. Derken birden kalkar tutar Talışı atar pencereden. Gürcü ile Ermeni dur yapma demek ister. Azeri gururla derki boş veriiin. Bizde bundan çox var.
fıkranın devamı

Temelin babası ölmüş. Cenazeyi yıkyan imama 20 lira bahşiş vermiş. Parayı az bulan imam itiraz edince sinirlenen temel " lan oğlum, hau aşağıdaki benzınlıkta 5 liraya tır yıkayler" der
fıkranın devamı

Kadının Günlügü Bugün 3 yıl bitti... Onun karşısına gelinlikle çıktıgım günkü kadar mutluyum... Tanrım onu ne kadar seviyorum... Mükemmel bi erkek.. Cazibeli, yakışıklı anlayışlı, sevecen her şey var... Bugün cumartesi... Bıraktım arkadaşlarıyla eglensin... En sevdigi yemek olan pastırmalı kuru fasülye ile pilav yaptım... Yemek pişti demleniyor... Banyo yaptım. En sevdigi kıyafetimi giydim... Yemekten sonra, şöminenin karşısına bir şişe kırmızı şarapla uzanacagız... Eve geldi sonunda Beni öpüşü biraz soguktu... Aklı başka yerde sanki.. Aman tanrım yoksa?... Arkadaşlarıyla ne yaptıgını sordum, agzında bişeyler geveledi.. Yemekte keyfi biraz yerine gelir gibi oldu.. Ama hala dalgın.. Hala uzak.. Hala kabuguna çekilmiş.. Herhalde ÖTEKİNİ düşünüyor... Benden genç mi acaba?... İş yerindeki sarışın pazarlama temsilcisi olmasın sakın?.. Şöminenin karşısında şarabımızı yudumlarken dayanamadım, neyin var diye sordum.. Gülümsedi... Zoraki bir gülümseme.. Yok bir şeyim diye geçiştirdi... Belki de kilo alıyorum... Çok mu vırvır yapıyorum... Elini tuttum... Elimi okşadı, ama elle hissiz, parmak uçları soguk.. Stepe mi başlasam.. Çocuk mu istesem.. Yalan, yalan, yalan!... Bitti.. Bitti..Bitti.. Tanrım um... Kendimi son kez onun kollarına attım.. Aglaya aglaya uykuya dalmışım.. Erkegin Günlügü Ortada bir günlük bulunamadı... Sadece, uykuya dalmadan önce, belli belirsiz bir serzenişi yansıtan mırıltı duyuldu: Öff be takım yine yenildi... Ama kuru fasülye güzeldi..
fıkranın devamı

Sıcak bir yaz günü , Nasreddin Hoca yolculuğa çıkmış. Yol kenarındaki hayrat çeşmeden su içip, elini yüzünü yıkayıp biraz ser...
fıkranın devamı

Hoca bir gün hamama gider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtık bir havlu verirler. Hoca sesini çıkarm...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca bir yaz günü yolculuk ederken, öğle vaktine doğru bir hayli susar. İlerde bir göl görür. Şöyle kana kana su iç...
fıkranın devamı


Gerçek; Avustralya Mahkeme Gündemi 12659 - Hamile Bayan Davası

Yaklaşık 8 aylık hamile bir bayan otobüse biner.
Karşısında oturan adamın ona gülümsediğini farkeder.
Hemen başka bir koltuğa geçer.
Bu sefer gülümseme sırıtmaya dönüşür ve bayan da tekrar yer değiştirir.
Adam daha da eğleniyor gibidir.
4. yer değiştirmede adam kahkaha atar, bayan , şoföre şikayet eder ve o da
adamı tutuklattırır.

Olay mahkemeye intikal eder.

Hakim adama ( yaklaşık 20 yaşındadır ) söyleyeceği bir şeyi olup olmadığını
sorar.


Adam cevap verir.'' Sayın Hakim , şöyle oldu:

Bayan otobüse bindiğinde durumunu farkettim.

Üstünde ''Çift Nane İkizleri Geliyor '' yazısı olan bir reklam afişinin
altına oturdu ve ben sırıttım.

Daha sonra kalktı ve üzerinde ''Logan'ın ağrı kesici merhemi şişikleri
azaltır '' yazılı afişin altına oturdu , ben de gülümsemek zorunda kaldım.

Daha sonra '' William'ın büyük çubuğu yaptı '' yazan deodorant afişi
altına oturunca kendimi çok zor tuttum.

Fakat , Sayın hakim , dördüncü defa kalkıp '' Goodyear kauçuğu bu kazayı
önleyebilirdi '' afişinin altına oturunca.... ben koptum.

DAVA DÜŞMÜŞTÜR.

fıkranın devamı


Kayserili ile Amerikalı, bir deniz seferi sırasında gemilerinin batması
sonucu ıssız bir adaya düşerler. Aradan bir süre geçer, bunlar
hayatlarını devam ettirirlerken adaya bir şişe gelir. Şişeyi alırlar.
Açarlar içinden bir cin çıkar ve
- "Ben bu şişenin ciniyim, sizin bir dileğinizi kabul etmek için geldim.
Evet dilekleriniz nedir?" demiş. İlk önce Amerikalı cevap vermiş:
- "Beni çok zengin yaparak evime götür."
Cin elini şıkatmış. Pat diye Amerikalı'nın dileği yerine getirilmiş.
Cin dileği için Kayserili'ye sorunca, Kayserili şu cevabı vermiş:
- "Sen bana o Amerikalı'nın adresini ver, başka bir şey istemem."

fıkranın devamı


Alkolik adamın biri hergün dua ediyomuş:

- "Ne olur bir gün benimkinden sidik yerine viski aksın" diye. Bir gün duası kabul olmus. Kendisi gibi alkolik hanımına şöyle demiş:

- "Koş hanım iki bardak getir." Hanımı getirmiş ve içmişler viskileri. Ertesi gün bir bakıyo.yine viski akıyo. Hemen hanımı iki bardak getirmiş, içmişler.

Ertesi gün hanımı bakıyor ki yine viski akıyor:

- "Bey, ben hemen iki bardak getireyim" deyince kocası:
- "Hayır gerek yok, sen tek bardak getir"

"Bundan sonra sen şişeden takılacaksın.."




fıkranın devamı


Temel bir gün kahveye girer sağ gözü mosmordur..Arkadaşları sorar;hayırdır Temel ne oldu??Temel anlatmaya başlar..Ulaa sinemaya gittim..
Film çok güzeldi..Biter bitmez ışıklar yandı herkes ayakta alkışlamaya başladı..Birde baktım önümde bir şişman bayan eteği de kıçının arasına sıkışmış..Centilmence çekip eteği oradan çıkarttım kadın bir döndüü güüüümmm...Gözüm ondan böyledir...
Ertesi gün Temel yine kahveye gider bu sefer diğer gözde mosmooorr...Tabii yine sorarlar..Şimdi ne oldu??
Temel anlatır..Hani film güzeldi yaaa..Dün İdrus ile yine aynı filme gittik..Işıklar yandı..Herkes yine alkışlıyor..Yine aynı kadın etek yine kıçının arasında..EEEEEEEEEEE?????İdrus centilmence eteği kıçının arasından çıkardııııııı...Bende olay çıkmasın diye yerine iteledim.........

fıkranın devamı


bir tane çocuk tırnaklarını çok yediğinden annesi çocuğa ; oğlum tırnağını yeme karnın şişer demiş ve ikaz etmiş eğer yersen ellerine lastik bağlarım diye bir gün çocuk tırnaklarını yerken annesi görmüş ve ellerine lastik bağlamış bunlar bir gün misafirliğe gitmiş bir tane hamile kadın varmış çocuk kadına bakarak gülmüş

kadın dayanamayıp sormuş evladım neden gülüyorsun çocuk lastiksiz yedin dimi demiş

fıkranın devamı


Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Hakan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!



fıkranın devamı


Bir Fransız,bir İngiliz,birde bizim Temel yerlilerin eline düşmüşler.Yamyamların reisleri üçünede bir dilekte bulunun,eğer isteklerini yerine getiremezlerse kurtulacaklarını söyler.Fransız yerlilerden kendisine orjinal 40 yıllık Bordo bağlarındaki üzümlerden yapılma şarap ister.3gün sonra yerliler bir şişe şarapla gelirler.Fransızı hemen keserler,derisini yüzerler,daha sonra hemen bir kano yapıp derisindende yelken yapıp tamtam yaparlar.sıra İngilize gelir.İngilizde McDonald"s tan orjinal hamburger,cips ve kola istr.3 gün sonrada onun isteğini yerine getirip,Fransıza yaptıklarını yaparlar.Sıra Temel"e gelir.Temel Hisar"dan 120 parça çatal,bıçak takımı ister.Aradan 1 hafta geçer.Görünürde kimseler yoktur.Temel umutlanır.Fakat aynı günün akşamı adamlar Temelin istediği şeyi Temel"e verirler.Temel bir elinde bıçak,diğer elinde çatal rastgele kendine batırıp



-"Sizin kanonuzun a..na korum demiş"



fıkranın devamı


Çocuk, okuldan bir gözü şiş olarak dönünce, annesi telaşlandı :
-Oğlum ne oldu gözüne? Düştün mü yoksa?
-Hayır düşmedim.Arkadaşım Hakan`la dövüştük.Ben de yarın onun gözünü şişireceğim!
Annesi yatıştırmaya çalıştı :
-Sakın ha! Dövüşmek iyi birşey değil.Ben sana yarın pasta çörek vereyim.Arkadaşına da ver, barışın.Güzel güzel oynayın olmaz mı?
-Olur anneciğim, barışırız.
Ertesi gün, çocuk öteki gözü de şişmiş olarak döndü. Annesi merakla sordu:
-Yine ne oldu?
-Arkadaşım yaptı, daha çok pasta, çörek istiyor!

fıkranın devamı


Bektaşi cuma namazına gittiğinde camide imam içki içmek ile vaaz veriyormuş.İmam,içki içenler cehennemde yanacaklar,içki şişeleri Sırat köprüsünde boyunlarına asılacak,içki içmeyenlere Cennette kırk huri verilecek demiş.Vaazı dinleyen Bektaşi,hocam içki şişeleri dolu mu,boş mu olacak demiş.Hoca hiddetle bre zındık sen öbür tarafı meyhane mi zannedersin demiş.Bektaşi mahçup bir tavırla hocaya cevap vermiş, hocam sen de öbür tarafı kerhane mi zannedersin.

fıkranın devamı


Bir sarışını bütün gün nasıl oyalarsınız ?
Yuvarlak bir odada gidip köşede oturmasını söyleyerek…

Bir sarisini evlenmeye nasıl razı edersiniz ?
Ona hamile olduğunu söyleyerek…

Bir sarışının Cumartesi günü boyunca gülmesini nasıl sağlarsınız ?
Çarşamba günü bir espri yaparak…

Bir sarışın, niye iki saat boyunca portakal suyu kutusuna bakar?
Üzerinde " konsantre " yazdığı için…

Sarışın çivi çakarken parmağını niye çivinin üstüne koyar?
Çıkan sese dayanamadığı için...

ABD'de sarışın ve zeki kadına ne denir ?
Turist…

Bir sarışın fikrini nasıl değiştirirsiniz ?
Kulağına üfleyerek…

Bir sarışın, bir başka sarışının kulağına üflemesine ne denir ?
Bilgi transferi…

Hamile olduğunu öğrenen sarışın ne der?
Benim olduğuna emin misin ?

Bira şişesi ile sarışının ortak özelliği nedir ?
İkisinin de boyun kısmından yukarısı boştur…

Bir sarışını saatlerce nasıl oyalarsınız ?
İki tarafına da " Ters cevir " yazılı bir kağıt vererek….

Kömürlükteki iskelete ne denir ?
Geçen yılın sarışınlar arası Saklambaç Turnuvası Şampiyonu…

Zekasının yüzde 90'ini kaybetmiş sarışına ne denir ?
Boşanmış…

Kaç sarışınla elektrik akımı oluşturulabilir ?
İki…. Biri küvete girer, diğeri saç kurutma makinesini uzatır.

fıkranın devamı


Akıl hastanesinde delinin biri başhekimden iki tane şişe ister.
Başhekim şişe yerine,deliye iki tokat atar. Deli kızgın bir şekilde odasına döner.
Ertesi gün deli başhekimin odasına gider. Girer girmez başhekime iki tokat atar.
Ne olduğundan habersiz başhekim:
"Deliye naptığını zannediyorsun" diye çıkışır. Deli de:
"Birşey yaptıgım yok efendim,dün verdiğiniz şişeleri getirdim" der.

fıkranın devamı


Temel ile Dursun doktora gitmişler. Dursun öksürüyor, Temel ise kabız imiş. Doktor bunlara birer şurup vermiş fakat şişeler karışmış.Doktor bir hafta sonra kontrole gelmelerini istemiş. Bir hafta sonra Dursun doktora gitmiş. Doktor "nasıl oldun, öksürüğün geçti mi?" diye sormuş. Dursun ise "Toktor pey haçan cesaret edup te öksüremeyrum" demiş.

fıkranın devamı


Amerikada bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Suzi varmış. Başlamış anlatmaya: Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı." Öğretmen
- Güzel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?
- Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.
- Aferim çok güzel. Lily sıra sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Bizim de bir çiftliğimiz var. Babam yumurtalardan civciv çıkması için onları kuluçka makinesine koyar geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8inden civciv çıktı.
- Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir?
- Yumurtadan çıkmamış tavukları sayma
- Aferim bu da çok güzel. Billy, sıra sende
Küçük Billy tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Amcam Ted Vietnam Savaşına katılmıştı. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmuş. Ted Amcam helikopter düşmeden elinde bir makinalı tüfek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış. Paraşütüyle yere inerken yolda birayı içip bitirmiş. İnince mermisi bitene kadar makinalı tüfeğiyle 70 kişiyi haklamış. Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş. Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş.
- Böyle korkunç bir hikayeden alınacak ne ders olabilir?
- İçerken Ted Amcama bulaşmayın...

fıkranın devamı


Bir kadınla bir adam ayrı ayrı arabalarında giderlerken çarpışırlar. İkisinin de arabası mahvolur ama şans eseri ikisi de hiç yara almadan kurtulur. Arabalarından sürünerek çıkarlar ve kadın adama bakıp: - "Çok ilginç! Sen erkeksin ben de kadın. Arabalarımız mahvoldu ama ikimize de hiçbir sey olmadı. Bu belki de tanışıp, dost olup, hayatımızın sonuna kadar huzur içinde birlikte yaşamamız için bir işarettir?", der. Müthiş heyecanlanan adam: - "Evet, galiba haklısın" diye cevap verir. Şaşkınlıkla "Bak, arabam hurdaya döndü ama bir şişe şarap sapasağlam. Bu kesin bir işaret. Bu şarabı içip şansımızı kutlamalıyız" diye devam eden kadın, şarap şişesini adama uzatır. Adam şişeyi alır, açar ve yarısını içip kadına verir. Kadın hemen şişenin mantarını kapatıp adama geri uzatır. Bunun üstüne adam sorar: "Sen içmeyecek misin?" Kadın cevap verir: "Hayır, ben polisi bekleyeceğim!"

fıkranın devamı


Adamın biri yolda yürürken bir şişeye tekme atmış; şişeden cin çıkmış. Cin "dile benden ne dilersen" demiş, adam da "özür dilerim; bir daha olmaz abi", demiş.

fıkranın devamı


Trabzon patent ofisine yapılan en son patent alma girişimlerinin konuları.:

1. Su geçirmez havlu
2. Güneş enerjisiyle çalışan fener
3. Camlı denizaltı kapısı
4. "Okuma Oğreniyorum" Kitabı
5. Şişirilebilir Dart Tahtası
6. Sözlük indexi
7. Helikopterler için fırlatma koltuğu
8. Sutozu (süttozu gibi)
9. Pedalla çalışan tekerlekli sandalye
10.Su geçirmez poşet çay


fıkranın devamı

Bir gün temel bostanda çalışıyomuş. Sonra temel sıkışmış çok fena çişi gelmiş .Temel ...
fıkranın devamı

Içki yasağının oldugu dönemde bektaşiyi yakalarlar. Bektaşi -Bırakın, beni neden g...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama