Sıcak bir yaz günü , Nasreddin Hoca yolculuğa çıkmış. Yol kenarındaki hayrat çeşmeden su içip, elini yüzünü yıkayıp biraz ser...
fıkranın devamı

Hoca bir gün hamama gider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtık bir havlu verirler. Hoca sesini çıkarm...
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca bir yaz günü yolculuk ederken, öğle vaktine doğru bir hayli susar. İlerde bir göl görür. Şöyle kana kana su iç...
fıkranın devamı


Temel ile İdris geneleve giderler.
Burada paralı, derli toplu tiplere normal kadın, az paralı tiplere'de şişme kadın verirler. Temele'de, İdris'e de şişme kadın düşer. İdris işini bitirir. Temel'i beklemeye koyulur. Bir saat geçer, iki saat geçer. Temel ortalıkta görünmez. İdris merak eder. Temel'in bulunduğu odaya girer ve bakar. Temel, cam açık şaşkın, şaşkın camdan dışarı bakmakta...
İdris sorar;
- ''Ula Temel ne oldi?''.
Temel cevap verir;
- ''Bu karılarda ammada nazik oluyorlar, karının memesunu azcuk ısıralum dedik *sura *sura camdan kaçtı!''...

fıkranın devamı


Q. Kocam külot yerine boxer don giyerse hamile kalma olasılığım artar mı?
A. Evet ama hiç bir şey giymezse daha çok şansınız olur.

Q. Tam olarak ne zaman hamile kaldığımı nasıl bilebilirim?
A. Yılda bir kere sex yaparak.

Q. En sık karşılaşılan aşerme hangisidir?
A. Erkekler için, hamile olanın yerinde olma isteği.

Q. Ben ve kocam çok çekiciyizdir. Eminim bebeğimiz de reklamlara çıkmak için yeterince güzel olacak. Bu konuyla ilgili olarak kiminle bağlantı kurabiliriz?
A. Terapistinizle.

Q. Kusmalarımın hamileliğin sabah bulantılarından mı yoksa grip olduğumdan mı kaynaklandığını nasıl bilebilirim?
A. Eğer gripseniz iyileşirsiniz.

Q. Hamile kaldığımdan beri göğüslerim ve hatta ayaklarım bile büyüdü.Hamilelikte küçülen bir şey var mı?
A. Evet, mesaneniz.

Q. Hamile kaldığımdan beri kızarmış soğan halkaları olmadan yatağa giremez oldum. Bu aşerme normal mi?
A. Onlarla ne yaptığınıza bağlı.

Q. Hamileliğim ilerledikçe, yabancılar bana daha çok gülümsemeye başladı. Neden?
A. Çünkü onlardan daha şişmansınız.

Q. Hamileliğin son zamanlarındaki sex, hangi şartlarda doğumu başlatır?
A. Eğer sex, kocanız ve başka bir kadın arasında olursa.

Q. Doğum danışmanım, doğum sırasında hissedeceğim şeyin acı değil basınç olacağını söylüyor. Bu doğru mu?
A. Evet, aynen kasırganın da bir hava olayı olduğu gibi.

Q. Doğum hemoroid sebebi olabilir mi?
A. Doğum, bahane bulmak istediğiniz herşeyin sebebi olabilir.

Q. Anne sütünü saklamak için en uygun yer neresidir?
A. Göğüsleriniz.

Q. Meme pompalarının güvenli bir alternatifi var mı?
A. Evet, bebek dudakları.

Q. Bir bebeğin dişli doğması ne anlama gelir?
A. Bebeğin annesinin bebeği emzirme ile ilgili planlarını tekrar gözden geçirmek isteyebileceği anlamına.

Q. Bebeği sütten ne zaman kesmek gerekir?
A. Dişleri çıkmaya başladığında.

Q. Kavrama refleksi nedir?
A. Taze annenin memelerini gören taze babanın reaksiyonudur.

Q. Bir anne emzirirken hamile kalabilir mi?
A. Evet ama, önce bebeği memeden ayırıp uykuya yatırırsanız işiniz daha kolay olur.

Q. Atılan çocuk bezlerine ne oluyor?
A. Kimyasal bir savaş durumunda kullanılmak üzere Orta Batı'da bir siloda toplanıyorlar.

Q. Kolik ağrıları nedir?
A. Taze anne-babaya doğum kontrolunu hatırlatan şey.

Q. Bebeğimiz geçen hafta dünyaya geldi. Acaba karımın hisleri ve davranışları ne zaman eskisi gibi normale dönecek?
A. Çocuğunuz Üniversiteye başladığı zaman.

fıkranın devamı


Sarhoşun biri birgün yolda giderken bir şişe bulur şişeyle oynarken şişenin içinden bir cin çıkar ve adama,
-Dile benden ne dilersen ama bir dilek hakkın var.
der adamda
-Ne istersem dileye bilirmiyim der
cin
-Evet
der adam
-Peki ozaman ben her işediğimde s*k*mdem votka aksın.
cin hemen
-Olur
der ve ordan kaybolur adam pek inanmışa benzemez ama yinede denemekte kararlıdır. Hemen kuytu bir köşeye gider ve dener hayatında içtiği en guzel votkadir. Hemen eve gider ve karısına iki bardak getirmesini söyler karısı bardaklari getirdikten sonra sorar
-Bey içkin yok bardakları ne yapacaksın?
Adam durumu karısına anlatır karısı yine kocasının sarhoş olup ne dediğini bilmediğini sanır. Adam s*k*ni çıkarır ve bardaklara işer ama karısına içtirmekte zorlanır. Karısı tadına baktığında
-Hakkattan da öyleymiş
der ve bu durum böyle devam eder. Koca eve gelir hanım iki bardak getir her gün böyle içerler gunlerden bir gün koca yine eve gelir fakat bu sefer bir bardak getirmesini söyler karısı bardağı getirir ve
-Bey sana birşey mi yaptımkı bana bu gun yok hayır karıcığım sen bugün şişeden içeceksin

fıkranın devamı


Bir gün bir eyalette yarışma düzenlenir. 100 katlı bir apartmana çıkılacak ve karşılığında 100 milyon dolar ödül var. Tabiki bununda 3 tane şartı var bu apartmanın 100. katına çıkana kadar osurulmayacak, sıçılmayacak, işenmeyecek. bir İngiliz bir Alman bir Fransız bizim Türklerden de NAMIK KEMAL katılır. İngliz 20. kata ulaşır işemesi gelir dayanamayıp işer. Alman 55. kata kadar gelir dayanamayıp sıçar. Fransız dişli çıkar, 87 kata kadar gelir ama oda zorundan dayanamayıp osurur. Son yarışmacı Namık Kemal`e sıra gelir. Namık 30 kata gelir osurması gelir bir odada gaz kaçağı görür hemen dalıp orada osurur ve kimse anlamaz. 60. kata gelir işemesi gelir içki içen adam görür elindeki şişeyi alır ve içine işer ve kimse anlamaz. 99. kata kadar çıkar ve son bir kat kalmış ama o kadar sıkışmışki artık pantolonuna sıçacak ne yapayım diye düşünürken kundakta bir bebek görür hemen altındaki bezi çıkartıp işini görür ve yerine bağlar. 100. kata çıkar ve büyük ödülü alır. Ertesi gün gazetenin birinde şöyle yazılar yer alır. 2. sayfasında gaz kaçağından bir adam zehirlenip öldü. 3. sayfasında içki içen adam öldü. gGzetenin manşetinde ise olay olay olay 3 kg lık bebekten 5 kg bok çıktı....

fıkranın devamı


Balıkçı temel Denize acılmıs ve oltayı sallamıs. kısa bır sure sonra acayıııpp bırsey temelın oltasına vurur. Temel heyecanla oltayı sarmaya baslar. ve denızden bır kutu cıkar. Temel kutuyu acar ve buyuk bır cın cıkar. cın temele dile benden ne dılersen der temel hadi lan der ve ınanmaz. yanı işeyince viski cıkarta bılırmısın der cıne ve cın kaybolur. Temel acaba oldumu oldumu der ve gozlerıne ınanamaz ve işeyince viski cıkar. Temel eve gider ve hanım hanım ordan 2 bardak 2 de buz koy gelder. Temel hanımının getirdiği bardaklara işemeye başladığı sırada hanımından tokat yer. Ve olanları anlatmaya başlar. Ertesi gun yına icerler. ve 2 ay boyle gecer. 4 aya gırerken temel hıc balık tutnmamıs ve moralı bozuk bır halde eve gider hanım ordan 1 bardak 1 de buz koy gel der hanımı ordan hayırdır temel bu gun bensız mı icecen der. Temel, yokbe hanım moralim çok bozuk sen bugun şişeden içecen der.

fıkranın devamı


Bu dünyada iki samimi arkadaş varmış. Bunların dünya görüşleri birbirlerine tersmiş. Biri, namazında niyazında, dünya malında gözü olmadan, içki içmeden, karı kızla yatmadan camiden çıkmaz, öteki ise onun yapmadığı her şeyi yapar yaptıklarını yapmazmış. Derken sefahat düşkünü erkenden ölmüş. Aradan yıllar geçtikten sonra sofu olan da ölmüş. Sofu dogrudan cennete gitmiş. Ağaçlar altında yatıyor yiyor içiyormuş. Aklına arkadaşı gelmiş. Meleklere sormuş cehennemde oldugunu isterse ziyaret edebileceğini söylemişler. Bu da kalkmıs arkadaşını ziyarete gitmiş.
Bir de ne görsün arkadaşının elinde nadide Fransız şarabı, koynunda cennette bile bulunmayacak derecede güzel bir kadın. Sofu hayretle :

-"Bu nasıl iş? Sen dünyada da sefa sürdün burda da sürüyorsun. Nerede Allah'ın adaleti?" diye sormuş.
Arkadaşı derin bir ah cekerek
-"bu benim için büyük işkence" diye yanıtlamis.
Sofu yeniden "bu nasıl işkence?" diye sormus.
-"Sorma.." demiş arkadaşı "bu şişeyi görüyor musun? Bunun dibi delik";
-"Ya o güzel kadın?" diye atılmış Sofu. Cehennemdeki arkadaşı tekrar iç çekerek:
-"Ah, ahhh, Onun da dibinde delik yok" demiş

fıkranın devamı


60 yaşındaki kadın eve geldiğinde, 40 yaşındaki kızının odasında garip bir vızıltı sesinin geldiğini duydu. Merakla koştu, odanın kapısını açtı..Kızı bir vibratörle oynuyordu.

-Ne yapıyorsun?- diye bağırdı..

-Bak anne- dedi, evde kalmış kız,

-40 yaşındayım ve çirkinim. Bugüne dek hiçbir erkek bana bakmadı bile. Bu alet bana kocalık yapıyor diyebilirsin..-

Yaşlı kadın başını iki yana salladı ve çıkıp gitti. Ertesi gün, baba eve erken geldi. Kızının odasından garip sesler

duydu.Hemen koştu. Kız vibratörle oynuyordu..

-Ne yapıyorsun?- diye bağırdı..

-Bak baba- dedi kız,

-Dün anneme de söyledim.. 40 yaşına geldim. Çok çirkinim, hiçbir erkek bana bakmadı bile. Bu alet bana kocam kadar yakın..-

Baba da kafasını iki yana salladı ve odadan çıktı. Ertesi gün anne eve geldi.. Bir baktı, baba divana kurulmuş. Bir elinde bir şişe bira.. Vibratörü de yanına koymuş, televizyon seyrediyor.

-Allah aşkına ne yapıyorsun?- diye bağırdı, yaşlı kadın kocasına..

-Adam :' Biramı içip damadımla maç seyrediyorum, çok mu?'

fıkranın devamı


Adamın birinin kafası kel, tek bacağı da takmaymış.
Bir gün bu adamı kıyafet balosuna davet etmişler, ne kılığına girsin diye düşünürken bir mağazaya mektup yazmış ;
-"Kafam kel, tek bacağım takma bana bir kıyafet yollar mısınız ?" diye.
Bir kaç gün sonra bir paketle birlikte mektup gelmiş.
Mektupta yazanlar;
-"Paketteki korsan kıyafetini giyin, bandanayla kafanızı kapatn, takma bacağınızla tam bir korsan olursunuz iyi eğlenceler.Adam okuyunca çok sinirlenmiş hakaret dolu bir mektup yazmış mağazaya
-"Siz benim takma bacağımı iyce ortaya çıkardınız ne bu rezillik" diye.
Bir kaç gün sonrada bir tane daha paket gelmiş paketin içinde keşiş kıyafeti mektupta da
-"Kusura bakmayın yanlışlık yaptık, özür dileriz. Paketteki keşiş kıyafetini
giyin, yerlere kadar olduğu için takma bacağınızı kapatır sizde kel kafanızla tam bir keşiş olursunuz" yazıyormuş.
Adam yine sinirlenmiş tabi yine hakaret dolu bir mektup yazmış bu sefer de kel kafamı ortaya çıkardınız diye..
Birkaç gün sonra tekrar bir paket gelmiş bi kavanoz içi karamela dolu. Mektupta yine özür diliyolar ve aynen şöyle yazıyor;
-"Paketteki karamelayı kafanıza sürün, takma bacağınızı da kıçınıza sokun tam bir elma şekeri kılığında baloya gidebilirsiniz!

fıkranın devamı


İngilterede dünyanın en güçlü adamını seçme yarışı yapılacakmış. Her ülke ön elemelerden sonrat temsilcilerini göndermiş. Türkiyedende bizim meşhur HASO seçilmiş. Yarışmanın üç kriteri varmış:Kurulan üç çadırın ilkinde üç şişe sek rakı,ikincisinde boz ayı,üçüncüsünde üç tane doyumsuz hatun bulunuyormuş. İlk önce Alman Hans birinci çadıra girmiş ilk rakıyı içmiş ve bayılmış. Fransız girmiş rakıları içmiş ama çadırdan çıkınca o da bayılmış. İngiliz de ikinci çadıra kadar gitmiş ama ayıya yenilmiş. Bizim Haso ilk çadıra girmiş rakıları hızlı bir şekilde içtikten sonra ayının bulunduğu ikinci çadıra girmiş. İçerden acayip sesler gelmiş.İki dakika sonra Haso çadırdan fermuarını çekerek( dövülecek kadınlar nerde) diyerek çıkmış.

fıkranın devamı


Bir gün köyün birinde öLüm döşeğinde oLan yaşLı bir çiftçi warmış.Bu çiftçinin 3 tane de oğLu warmış.Fakat bu 3 oğLuda birbirinden akıLLıymış.Bu yüzden çiftçi mirasını bu 3 oğLu arasında payLaştıramıyormuş.Hangi birine ne kadar maL wereceğini biLemiyormuş.Bu yüzden her şeyi köyün kadı'sına anLatmış.Sonrada oğuLLarına kendisi öLünce mirası gidip kadı'dan aLmaLarını söyLemiş ve bundan 2 gün sonra öLmüş.OğuLLarı da mirasLarını aLmak için düşmüşLer yoLa.
YoLda giderken bir adama rastLamışLar.Adam iLk önce en küçük kardeşe sormuş:
-şeyy... Benim devem kayboLdu da onu gördün mü ?
En küçük kardeşte cevap wermiş:
-Bi gözü körmüydü?
Adam da ewet deyince , en küçük kardeş:
-hayır görmedim , demiş.
Adam şaşırmış ve kızmış.Sonra ortanca kardeşe sormuş:
-Sen benim devemi gördün mü ?
Ortanca kardeşte:
-Bi ayağı topaL mıydı?
Adam da ewet deyince , ortanca kardeş:
-Hayır görmedim , demiş.
Adam iyice sinirLenmiş.Ve en büyük kardeşe sormuş:
-Sen benim devemi gördün mü ?
En büyük kardeşte:
-Kuyruğu kesikmiydi?
Adam da ewet deyince en büyük kardeş:
-Hayır görmedim , demiş.
İyice sinirLenen adam bunun üzerine:
-Sizi kadıya şikayet edicem , demiş.
Ve hep birLikte kadıya wardıkLarında adam kadıyı derdini anLatmış.Bunu duyan kadı da en küçük kardeşe sormuş:
-Sen devenin bi gözünün kör oLduğunu söyLüyorsun ve görmediğini iddia ediyorsun , peki gözünün kör oLduğunu nasıL biLdin?
En küçük kardeş:
-Kör oLduğunu anLadım,çünkü yoLdaki otLarın bi tarafını otLamış , bi tarafını otLamamış.Eğer bi gözü kör oLmasaydı her iki tarafıda otLardı , demiş.
Kadı sonra ortanca kardeşe sormuş:
-Peki sen bi ayağının topaL oLduğunu nasıL anLadın
Ortanca kardeşte:
-Çünkü yoLdaki ayak izLerinde 3 ayağın izi wardı.Eğer bi ayağı topaL oLmasaydı 4 ayak izi oLurdu , demiş.
Kadı en büyük kardeşe dönmüş , ve:
-Peki sen kuyruğunun kesik oLduğunu nasıL anLadın?
En büyük kardeşte:
-Çünkü yoLdaki devenin tezekLeri dağıLmış , her yere sıçramış bi şekiLdeydi. Eğer kuyruğu kesik oLmasaydı yuvarLak oLurdu , demiş.
Bunu duyan kadı kardeşLerin üçünün de gerçekten çok akıLLı oLduğunu anLamış ve onLarı akşam yemeğine davet etmiş.Amacı yemeğin ortasında tuvaLete gidiyorum diyerek kaLkmak ve kapıdan onLarın konuşmaLarını dinLemekmiş.Akşam oLmuş ve kardeşLer sofraya oturmuş.Kadının karısı çok güzeL kuzu çevirme yapmış yemek oLarak ve ayriyetten şarapta warmış.Kadı da yemeğin tam ortasında tuvaLete gidiyorum diyerek kaLkmış.Ve geçmiş kapının arkasına , başLamış dinLemeye.KardeşLer araLarında konuşuyorLarmış.
En küçük:
-Kuzu çok güzeL ama keşke yaşarken köpek emzirmeseydi , demiş.
Ortanca:
-Şarap çok güzeL ama keşke öLüm kokmasaydı , demiş.
En büyük:
-Kadı çok iyi adam ama keşke kötü yoLa düşüp , or.spu oLmasaydı , demiş.
Bunu duyan kadı yarın hemen şarabı aLdığı içkiciye gidip sormuş:
-Bu şarap niye öLüm kokuyor ? demiş.
İçkici de:
-Kadı bey biLmiyor musunuz bu köydeki en iyi şarapLar mezarLıktaki üzüm ağaçLarından yapıLır , demiş.
Kadı sonra kuzuyu aLdığı kasaba gitmiş ve sormuş:
-Bu kuzu köprkmi emzirdi? demiş.
Kasapta:
-Ya kadı bey , küçük yavrucağın anası öLdü bizde o da öLmesin diye kuzuya emzirdik işte , faLan fiLan demiş.
Kadı sonra annesine gidip:
-Anne ben küçükken or.spuLuk mu yaptım? demiş.
Annesi de:
-Ya işte paramız faLan yoktu , bizde karnımızı doyurmak,hayatta kaLabiLmek için seni başkaLarına sattık , demiş.
Bütün bunLarı duyan kadı ertesi gün kardeşLeri yine yanına çağırmış.Ve hepsine teker teker sormaya başLamış.
En küçüğüne:
-Sen bu kuzunun köpek emzirdiğini nerden biLdin?
En küçük kardeşte:
-Kadı bey , eğer bu kuzu köpek emzirmiş oLmasaydı , soL memesinin yanı şiş oLmazdı.Yani köpeğn dişLeri batmazdı ve burada bir beze oLmazdı , demiş.
Sonra ortanca kardeşe:
-Peki sen bu şarabın öLüm koktuğunu nasıL anLadın
Ortanca kardeşte:
-Kadı bey, biLmiyormusunuz bu köydeki en iyi şarap mezarLıktaki üzüm asmaLarından yapıLır , demiş.
Kadı son oLarakta en büyük kardeşe:
-uLan peki sen benim bi or.spu oLduğumu nasıL anLadın ? demiş.
En büyük kardeşte cevap wermiş:
-EĞER SİZ Bİ OR.SPU OLMASAYDINIZ GİRİŞTEKİ KAPINIZDA fenerbahçe BAYRAĞI OLMAZDI , demiş.

fıkranın devamı


Okyanusun ortasındaki ıssız adalarda aşağıdaki kimseler ayrı ayrı mahsur kalmış.
2 İtalyan erkek, bir İtalyan kadın
2 Fransız erkek, bir Fransız kadın
2 Alman erkek, bir Alman kadın
2 Yunan erkek, bir Yunan kadın
2 İngiliz erkek, bir İngiliz kadın
2 Bulgar erkek, bir Bulgar kadın
2 Japon erkek, bir Japon kadın
2 Çinli erkek, bir Çinli kadın
2 Amerikalı erkek, bir Amerikalı kadın
2 İrlandalı erkek, bir İrlandalı kadın
2 Türk erkek, bir Türk kadın

Aradan bir ay süre geçtikten sonra ıssız adalardaki durum şöyle:
Bir italyan erkek diğer italyan erkeği italyan kadın için oldürdü.
iki Fransız erkek ve bir Fransız kadın mutlu bir üçlü ilişki yaşıyor.
iki Alman erkek disiplinli bir şekilde haftalık proğrama göre sırayla Alman kadını görmekte. iki Yunan erkek biribiriyle yatarken Yunan kadına bütün temizlik ve mutfak işlerini bıraktılar. iki ingiliz erkek onları ingiliz kadınla tanıştıracak birilerini bekliyor.
iki Bulgar erkeği önce uzun uzun okyanusa sonra uzun uzun Bulgar kadına baktıktan sonra yüzerek kurtulmaya karar verdi. iki Japon Tokyo'ya faks çekti ve talimat bekliyorlar. iki Çinli erkek eczane/tekel bayii/restorant/kuru temizleyici açtılar ve işçileri olsun diye de kadını hamile bıraktılar. iki Amerikalı erkek intiharı tartışıyor çünkü Amerikalı kadın sürekli olarak vucudundan şikayetçi, feminizmin doğasını tartışıyor, nasıl onların yapabildiği herşeyi yapabilecegini hatırlatıyor, orgazmın gerekliligini konuşuyor, ev işlerini paylaşmayı tartışıyor, palmiyelerin nasıl şişman şişman gösterdiğinden yakınıyor, eski sevgilisinin onu nasıl bu iki erkekten daha iyi tatmin ettiğini anlatıyor, annesiyle arası düzeldiği için kendini tebrik ediyor ve en azından yağmur ve vergi olmadığı için minnettarlığını vurğuluyor.
iki irlandalı erkek adayı Kuzey ve Güney'e böldükten sonra bir içki fabrikası kurdular ama hayatlarında seks var mı hatırlamıyorlar çünkü beş litre hindistan cevizi viskisinden sonra hatırlamak zor.
iki Türk erkek deli gibi masturbasyon yapıyor çünkü kadın resmi nikah olmadıkça vermemekte kararlı!!!

fıkranın devamı


Kadının biri bir gün göğüsleri küçük olduğundan silikon yaptırmaya karar verir. ertesi gün özel bir doktora gider ve:
- doktor bey ben göğüslerime silikon yaptırmak istiyorum, der
Doktor:
- güzel ama silikon yaptırmanız burada pahalıya mal olur, siz en iyisi SSK'ya gidip orda yaptırın der.
Neyse kadın umutları kırılmış bir halde SSK'nın yolunu tutar. ssk'ya gider ve doktora derdini anlatır. Doktor:
-tamam yapalım der.
Kadın silikonlarını yaptırır ve doktor kadına:
- yalnız bu silikonlar ara sıra söner yani iner. böle durumlarda siz kollarınızı kanat çırpar gibi çırpın ve silikonlarınız tekrar şişer, der.
Kadın ne yapsın bir defa olan olmuştur.
Kadın ertesi gün sevgilisi ile buluşmaya gider. Yemekte aniden silikonları iner ve erkek arkadaşı anlamadan hemen kollarını çırpmaya başlar. Yemek sırasında erkek arkadaşı aniden yanına doğru sokulur. Tam kadını öpecekken adam birden bacaklarını kanat çırpar gibi çırpmaya başlar. Kadın erkek arkadaşına dönüp:
- sende mi SSK dan der..

fıkranın devamı


Eyfel kulesinde wampirler ayini varmış. Her ülkeden bir temsilci göndermişler. Türkiyedende laz wampiri. Ayin başlamış dualar edilmiş sıra kurbanlara gelmiş. Fransız wampir kuleden süzülmüş aşağı belli zaman sora gelmiş ağzı burnu kanlar içinde göbek şişmiş hepsi sormuşlar ne yaptın diye. Fransız wampir:
-Karşıda kırmızı ışıklı bir ev var görüyormusunuz der. Diğerleri evet görüyoruz derler.
- İşte orda bir sarışın vardı önce kanını içtim sora ilişkiye girdim geldim demiş. Sıra Alman wampire gelmiş. Alman wampir süzülmüş kuleden belli zaman sora geri gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Sormuşlar sen ne yaptın diye. Alman wampir:
- Karşıda mavi ışıklı bi ev var gördünüzmü? Hepsi gördük demiş.
- İşte orda bi afet vardı önce kanını içtim sora ilişkiye girdim demiş. Sıra bizim laz wampire gelmiş. Laz wampir süzülmüş kuleden belli bir zaman sora gelmiş ağzı burnu kanlar içinde. Hepsi heyecanla sormuş ne yaptın diye. Laz wampir:
- Karşıda bir ev var gördünüzmü?
- Evet gördük.
- Peki önünde bir direk var gördünüzmü?
- Evet gördük.
- Ben görmedim *mına koyim.

fıkranın devamı


Adamın birisi ev arıyormuş. Bir emlakçıdan evin anahtarını almış ve bakmaya gitmiş. Evi çok beğenmiş. Tam çıkacakken evin penceresinden karşı evi görmüş. Bir de ne görsün!
Kadın elleriyle göğüslerini okşuyor, adamda *ikine süt şişesi takmış, bir elinde de şemsiye öyle duruyor. Adam dehşet içinde evden çıkıp emlakçıya gelmiş. Evi, biraz önce gördüklerinden sonra tutamayacağını söylemiş ve gördüklerini bir bir emlakçıya anlatmış. Emlakçı da gayet sakin bir şekilde:
- Haa! Onlardan mı bahsediyorsun? Onlar sağır ve dilsiz. Kadın elleriyle göğüslerini okşayarak:
- Göğüslerimde süt kalmadı git çocuğa süt al diyor adamda :
- Dışarıda yağmur yağıyor **kerim sütünü diyor

fıkranın devamı


Amerika'da bir ilkokulda öğretmen çocuklara evde ders alınabilecek bir hikaye yaratmalarını, ertesi gün sınıfta okuyacaklarını söylemiş. Ertesi gün çocuklar hikayelerini anlatmaya başlamış. İlk sırada küçük Suzi varmış. Başlamış anlatmaya:
- Bizim çiftliğimiz var. Bir gün babamla yumurtaları topladık, bir sepete koyduk. Arabayla giderken bir tümsekten geçtik, sepet devrildi ve yumurtaların hepsi kırıldı.
Öğretmen:
- Güzeel. Peki bu hikayeden alınacak ders nedir?
- Bütün yumurtaları aynı sepete koyma.
- Aferin çok güzel. Lily sıra sende.
Küçük Lily tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Bizim de bir çiftliğimiz var. Babam yumurtalardan civciv çıkması için onları kuluçka makinesine koyar, geçen hafta 12 yumurta koydu. 12 civcivi olacağını sanıyordu, ama sadece 8'inden civciv çıktı.
- Eveeet. Peki burdan alınacak ders nedir?
- Yumurtadan çıkmamış tavukları sayma.
- Aferin bu da çok güzel. Billy, sıra sende...
Küçük Billy tahtaya kalkmış ve anlatmaya başlamış:
- Amcam Ted Vietnam Savaşı'na katılmıştı. Bir gün helikopterle bir göreve giderken helikopter vurulmuş. Ted Amcam helikopter düşmeden elinde bir makinalı tüfek, bir kasatura ve bir şişe bira ile atlamayı başarmış. Paraşütüyle yere inerken yolda birayı içip bitirmiş. İnince mermisi bitene kadar makinalı tüfeğiyle 70 kişiyi haklamış. Sonra kasatura kırılana dek onunla 20 kişiyi halletmiş. Sonra da son 10 kişiyi de silahsız bitirmiş.
- Böyle korkunç bir hikayeden alınacak ne ders olabilir?
- İçtikden sonra Ted Amcama bulaşmayın...

fıkranın devamı


Gerçek; Avustralya Mahkeme Gündemi 12659 - Hamile Bayan Davası

Yaklaşık 8 aylık hamile bir bayan otobüse biner.
Karşısında oturan adamın ona gülümsediğini farkeder.
Hemen başka bir koltuğa geçer.
Bu sefer gülümseme sırıtmaya dönüşür ve bayan da tekrar yer değiştirir.
Adam daha da eğleniyor gibidir.
4. yer değiştirmede adam kahkaha atar, bayan , şoföre şikayet eder ve o da
adamı tutuklattırır.

Olay mahkemeye intikal eder.

Hakim adama ( yaklaşık 20 yaşındadır ) söyleyeceği bir şeyi olup olmadığını
sorar.


Adam cevap verir.'' Sayın Hakim , şöyle oldu:

Bayan otobüse bindiğinde durumunu farkettim.

Üstünde ''Çift Nane İkizleri Geliyor '' yazısı olan bir reklam afişinin
altına oturdu ve ben sırıttım.

Daha sonra kalktı ve üzerinde ''Logan'ın ağrı kesici merhemi şişikleri
azaltır '' yazılı afişin altına oturdu , ben de gülümsemek zorunda kaldım.

Daha sonra '' William'ın büyük çubuğu yaptı '' yazan deodorant afişi
altına oturunca kendimi çok zor tuttum.

Fakat , Sayın hakim , dördüncü defa kalkıp '' Goodyear kauçuğu bu kazayı
önleyebilirdi '' afişinin altına oturunca.... ben koptum.

DAVA DÜŞMÜŞTÜR.

fıkranın devamı


Kayserili ile Amerikalı, bir deniz seferi sırasında gemilerinin batması
sonucu ıssız bir adaya düşerler. Aradan bir süre geçer, bunlar
hayatlarını devam ettirirlerken adaya bir şişe gelir. Şişeyi alırlar.
Açarlar içinden bir cin çıkar ve
- "Ben bu şişenin ciniyim, sizin bir dileğinizi kabul etmek için geldim.
Evet dilekleriniz nedir?" demiş. İlk önce Amerikalı cevap vermiş:
- "Beni çok zengin yaparak evime götür."
Cin elini şıkatmış. Pat diye Amerikalı'nın dileği yerine getirilmiş.
Cin dileği için Kayserili'ye sorunca, Kayserili şu cevabı vermiş:
- "Sen bana o Amerikalı'nın adresini ver, başka bir şey istemem."

fıkranın devamı


Alkolik adamın biri hergün dua ediyomuş:

- "Ne olur bir gün benimkinden sidik yerine viski aksın" diye. Bir gün duası kabul olmus. Kendisi gibi alkolik hanımına şöyle demiş:

- "Koş hanım iki bardak getir." Hanımı getirmiş ve içmişler viskileri. Ertesi gün bir bakıyo.yine viski akıyo. Hemen hanımı iki bardak getirmiş, içmişler.

Ertesi gün hanımı bakıyor ki yine viski akıyor:

- "Bey, ben hemen iki bardak getireyim" deyince kocası:
- "Hayır gerek yok, sen tek bardak getir"

"Bundan sonra sen şişeden takılacaksın.."




fıkranın devamı


Temel bir gün kahveye girer sağ gözü mosmordur..Arkadaşları sorar;hayırdır Temel ne oldu??Temel anlatmaya başlar..Ulaa sinemaya gittim..
Film çok güzeldi..Biter bitmez ışıklar yandı herkes ayakta alkışlamaya başladı..Birde baktım önümde bir şişman bayan eteği de kıçının arasına sıkışmış..Centilmence çekip eteği oradan çıkarttım kadın bir döndüü güüüümmm...Gözüm ondan böyledir...
Ertesi gün Temel yine kahveye gider bu sefer diğer gözde mosmooorr...Tabii yine sorarlar..Şimdi ne oldu??
Temel anlatır..Hani film güzeldi yaaa..Dün İdrus ile yine aynı filme gittik..Işıklar yandı..Herkes yine alkışlıyor..Yine aynı kadın etek yine kıçının arasında..EEEEEEEEEEE?????İdrus centilmence eteği kıçının arasından çıkardııııııı...Bende olay çıkmasın diye yerine iteledim.........

fıkranın devamı


Küçük çocuk, annesinin kendisini yıkadığı bir anda annesinin göğüslerini göstererek sorar,
"-Anne bunlar ne?" Ne diyeceğini bilemeyen annesi, unutacağını düşünerek
"-Yarın kahvaltıda babana sorarsın! Diyerek geçiştirir. Ertesi gün kahvaltıda çocuk soruyu bu kez de babasına sorar. Baba
"-Oğlum onlar birer balon, annen öldüğü zaman onları şişireceğiz ve annen de cennete uçacak!" diye cevap verir. Aradan uzun bir süre geçtikten sonra, birgün eve erken gelen baba, küçük çocuğu gözyaşları içinde bulur:
-Baba koş, annem ölüyor.
-Nereden anladın yavrum?
-İçerideki amca annemin balonlarını şişiriyor ve annem de "Tanrım, geliyorum" diye bağırıyor.

fıkranın devamı


Evleneli 15-20 sene geçmişti..Kadın bahçede eğilmiş fide ekerken kenardan izleyen kocası "Hanım hanım"diye seslendi."Ne kadar şişmanladığının farkındamısın ?İddiaya girerim ,popon şu bahçe ızgarasının altındaki mavi gaz tüpünden aşağı kalmıyor..."

Seslenmekle de kalmadı .İçerden mezurayı getirdi.Önce tüpü sonra karısının poposunu ölçtü.."Bak" dedi..."İkisi de nerdeyse aynı" Kadın sesini çıkarmadı . Bütün gün de somurttu oturdu.

Gece yatağa girdiklerinde adam kıkırdadı.
"Ne dersin bir sevişmeye.."
Kadın sırtını döndü kocasına,yatağın öbür ucuna yuvarlanırken ve de mırıldandı:

"Manyak mısın sen..Ufacık bir sosis için koca ızgara yakılır mı?..."




fıkranın devamı


Adamin biri cok lüks bir restorana girmiş.... yemegini ismarlamiş gelmesini beklerken bi bakmiş yan masada sarişin, iri goguslu uzun bacakli bi fistik......
Bir sure agzi 5 kariş acik vaziyette baktiktan sonra dayanamamiş garsonu cagirmiş:
"Yan masadaki şu nefis yaratigi goruyo musun..... ona en pahali şarabinizdan ismarlamak istiyorum"
Boylece garson restorandaki en pahali şaraptan 1 şişeyi bizim fistiga goturmuş.... kadin bi şişeye bakmiş bi adama bakmiş ve cantasindan bi kagit cikarip bişiler yazmiş, adama goturmesi icin garsona vermiş....
Garson kagidi adama vermiş adam bi bakmiş ki şoyle yaziyor:
"Bayim, eger garajinizda son model bir BMW, banka hesabinizda 10 milyon ve bacaklarinizin arasinda da 20 cm.lik bişeyiniz varsa gonderdiginiz şişeyi zevkle kabul ederim....."
Adam bunlari okuduktan sonra bi an durmuş, o da bi kagit cikarip bişiler karalamiş ve garsona vermiş "bayana gotur bunu" demiş...... garson notu goturmuş sarişin afet kagidi acmiş ve aynen şoyle yaziyor:
"Sadece bilmeni istedim benim garajimda bir Ferrari Testarosa, bir BMW 850iL ve bir de Mercedes 560SEL var, banka hesabimda ise tam 30 milyon dolar......... ama senin gibi muhteşem bi kadin icin bile 3 cm. kestirmeye hic niyetim yok onun icin ŞİŞEYİ GERİ GÖNDER...."

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey