150 Fıkraları

loading...

Topkapı Müzesi'ndeki ünlü "Kaşıkçı Elması" adını nasıl almış? Bu elmas Osmanlı Hazinesi'ne nasıl girmiş? Elmas kaç karattır? Dünyanın tanınmış elmasları arasında yeri nedir?
fıkranın devamı


Temel sabah uçagi ile parise gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile Istanbul"a dönmek istemekte...aksilik uçagi

kaçirir. Saat 23.30"d

lüks bir otelin yolunu tutar. Odasina çikip uyur. Sabah yedide
resepsiyona gidip hesabini sorar. Eline bir fatura uzatirlar Temel
sasirir:
- Lan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 dolar...olur
mu? der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarini kullanma parasi
- Ben kullanmadim ki? der Temel
- Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var. der
Resepsiyon memuru yine bakar
- H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parasi
- Kullanmadim ki? der Temel.
Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde
- Kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister.
Faturanin altina aynen sunu yazar.
T.S.P 500$ ve resepsiyon memuruna uzatir.
- Ver bakalim 100$ sizin de bana 500$ borcunuz vardir,
der Temel.
Resepsiyon memuru sasirir
- T.S.P ne oluyor?
- Temel"i s..me parasi.
- Aman efendim olurmu öyle sey estagfirullah. der resepsiyon memuru
- Kardesim Temel burdaydi s..seydiniz bütün gece müsaittim!

fıkranın devamı


Kırşehirli iki arkadaş askere gitmişler ikisi de paraşütçü olmuş. Belli bir eğitim gördükten sonra paraşütle deneme yapıyorlarmış. İkisi de uçaktan atlamışlar. Ellerinde yüksekliği gösteren bir alet varmış. Arkadaşlardan birisi alete bakarak sayıyormuş.'250,200,150,100,90,80,70,60,50,40,30,20 açmasak da olur. Geldik'

fıkranın devamı


Adam yepyeni Porshe'yi almis deniyor.Bastikça gidiyor.100, 150, 200, 250... Muazzam bir hizlanma, büyük keyif! Birden karsina bir pano çikiyor "YAVASLA 50 Km" "Aman her seferinde bizi bulur, tam gazladik yol çalismasina denk geldik!"diye söylenip seri vites küçültüyor...5...4....3... Arabadan çikan motor sesleri, arka koltuga yapisma hissi arasinda 50 kilometreye düsüyor. Bir süre böyle gidiyor, bir pano daha "YAVASLA 40 Km" "Böyle yol çalismasini sevsinler" dilekleriyle vitesi 2'ye takiyor. Bir süre sonra yeni pano "YAVASLA 30 Km" 30'a düsüyor, artik Porshe isyan sesleri çikartmaya basliyor. Bir pano daha "YAVASLA 20 KM" Araba durdu duracak öyle gidiyor.Yine bir pano "YAVASLA 10 Km" Porshe 1'inci viteste hayatinin azabi 10 kilometre gittikten sonra bir pano daha geliyor."YAVASLA'YA HOSGELDINIZ"




fıkranın devamı


Jinekologun biri lanet olsun der ve doktorlugu birakir. Niyeti araba tamircisi olmaktir. Gider ve sendikanin sinavina girer. Sonucta 100 uzerinden 150 alip gecer. Bunun uzerine bir sorusturma acilir. Mufettisler hocaya sorarlar bu is nasil oldu diye.
Hoca :
- "Valla, yagi degistir dedim degistirdi. Filtreyi degistir dedim degistirdi. Bujileri temizle dedim temizledi."
Mufettis :
- "Iyi de neden 100 degil de 150"
Hoca :
- "Bunlarin hepsini egzozdan yapti."

fıkranın devamı


Karadenizli bir babanin Almanyada calisan ogluna gonderdigi mektuptan:
"Uy sevgili usagum, Allah"in selami tabiidur.
Mektubumu cok yavas yazayrum, Cunkim bilirumki, okuman zayuftur, cabuk okuyamazsun. Benden sana sual edersen, Allahuma pin sukur iyiyum,yeni pir is buldum. Emrimde 1500"e yakin adam var, hepside sessuz sedasuz, kend
hallerinde... Ne is pulduumu soraysan soyleyecegum patlama, mezarluk pekcisi oldum...
Gectigimiz hafta puraya iki tefa yagmur yagdu... Piri pazartesinden persembeye oburide persembeden pazara...
Bacin Emine bir usak doguracak, daha erkekmidir kizmidir pelli degil, hacan o yuzden saga dayi mi oldin, teyzemi oldin soyleyemeyrum...
Saga kotu bir havadisim var... Emicen Idris havasuzluktan
boguldioldi... Pilirsin rahmetlinin 9 tane usagu vardi, daha fazla usak olmasin diye bir ilac bulmus, prezervatif midur, nedur, bakmiski ustunde,sikica kafana gecur, diye yazulu, oyle etmis, havasizliktan getmis...
Kotu havadisler piter mu
Pahriyede askerlik yapan 10 usaguda kaybettuk.Pindikleri denizaltu pozulmus,motoru turmus , inmis asagu, denizaltuyu itekleyup, motorunu calistirmak istemuslar...
Temel emicende tukkan actu, o da 30 a alduguni 25 e verir, surumden kazaniyormus oyle dedu...
Bizim koye findukcularun Temel"i muhtar sectuk, akullu usakta...Gecen gun hepimizu zelzeleye karsi asi etturdu. Temel hem akillidur, hemde durusttur... Gecenlerde bir taksinin soforu koye varmis, muhtari ariyor, meger yolda bir tavuk ezmis sahibini soraymus. Muhtar Temel tavuga pakmis, ha bu pizden deguldur
pizumkoyde yassu tavuk yoktir demis.
Senin kucugun Egin cok akullu usak cikti. Gecen gun tepeye varmis, elinde bir ip sallayip duriy. Anan uy usagum ne edeysun orada, demis.O da
heva durumuna bakayrum demis. Cektum oni aksam karsuma, anlat bakayum su hava turumu isinu dedum. Anlattu, meger ip sallaninca havanin Ruzgarli
olduguni; ip islanunca da yagmur yagduguni anlaymis. Cokakillu usak vesselam. Sen o yasta boyle akillu
degildun.
Senin gonderdigun resmi alduk, pir yaninda bir Alman herif piryaninda pi Alman karisi var, ortada da sen. Iyiki resmin arkasina ortadaki penum diye yazmissun yaksam tanimayacaktuk.
Yaa iste boyle usagim. Memlecetten saga pol pol havadis..
Yenihavadis olursa yine yazarum. Baki hudaya emanet ol.
Baban
NOT: Mektupa para koyacaktim, ama gec akluma geldi, zarfi kapatmisum."

fıkranın devamı


Trabzon"da bir grup laz cok agac kesebilmek icin Amerika"dan motorlu testere getirtmeye karar vermisler. Gerekli baglantilar kurulduktan sonra para odenmis ve birkac tane elektrikli testere alinmis. Garanti kagidinda da gunde enaz 500 tane agac kesecegi belirtiliyormus.Herneyse, bizimkiler koyulmuslar ise. Aksam oldugunda en fazla agac kesen Temelmis ve sadece 50 tane agac kesmis. Dogal olarak herkes sasirmis. Bir sonraki gun , Temel zorlayarak sayiyi 100"e cikarmis. Daha sonraki gun aksam Temel yerinden kalkamaz hale gelmis ama sadece 150 tane agac kesebilmis. Artik bizimkiler Amerika"dan bir yetkili cagirmaya karar vermisler. Yetkili gelmis ve birlikte ormana gitmisler. Amerikali motorun ipini cekip calistirmis ve cikan ses uzerine bizimkiler hep bir agizdan:



- Uyy o ne daa ?



fıkranın devamı


-150 bin dolar,bir gece!Hasta oğlunun tedavisi için.
(3 gün sonra)
-300 bin dolar,bir gece daha!
-İyi de bizim oğlan iyileştiiiii.
-Olsun hastayım sana!
(6 gün sonra)
-800 bin dolar!Another day in Paradise...
-Ya bişey söyliycem,sen gömü falan mı buldun?Abicim manyak mısın nesin?Hasta oğlum iyileşti diyorum sana anlasana.Dışarı da 1000 dolara afet gibi hatunlar var,niye ben ya?Reyting de bir yere kadar...
(12 gün sonra)
-1,2 milyon dolar!2 gün 3 gece tam pansiyon.
-Görüyorum.Bende full as var,ya sende
(14 gün sonra)
-2.5 milyon dolar;40 gün 40 gece...
-Ya sen en iyisi evlensene benle.Daha ucuza gelir.
-Olmaz bunun havası başka!
(18 gün sonra)
-150 bin dolar...
-Noolmuş 150 bin dolara?
-Şike için Samsunspor'a 150 bin dolar götürdüm ben.
-Bana ne ki?Git Telegol'de anlat bunları.Deli midir nedir?
(1 ay sonra)
-50 bin dolar?Bir saat daha.
-Nooldu?Paralar suyunu mu çekti?İstersen kredi açayım,ne dersin?
(2 ay sonra)
100 MİLYON BORÇ VERSENE

fıkranın devamı


Trafik polisi, Temel i durdurmus.
- Biliyor musunuz, 150 kilometre hizla gidiyorsunuz, deyince Temel;
- Çok müthis pisi degil mi, araba kullanmayi yeni ögreneyrum, diye övünmüs.

fıkranın devamı


Temel kamyon söförüymüs. Bir gün kamyonu ile yokus asagi inerken freninin
patladigini farketmis. Ileriye dogru baktiginda da yolun ikiye ayrildigini görmüs.
Bir tarafta pazar kuruluymus ve yüzlerce insanin alisveris yapiyormus. Diger
tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasinda oyun oynamaktaymis. Temel çok
hizli bir sekilde düsünerek "pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu
çocigu ezeyum" demis.
Ertesi gün gazetelerde söyle bir baslik; "pazara giren kamyon dehset saçti.
150 ölü"
Temel e sormuslar :
- Sende hiç kafa yokmu? Bu kadar insani ezecegine bari çocugu ezseydin.
Temel cevap vermis :
- Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düsündüm... Tabii ki çocugu
ezecektim ama cocuk pazara dogri kosunca ben ne yapayim?

fıkranın devamı


Kadın doğum uzmanı bir doktor yaptığı işten zevk almamaya başlamış. Yıllardır doğum yaptırmak artık doktara eğlenceli gelmiyormuş ve sonunda işini değiştirmeye karar vermiş. Bir takım araştırmalar sonucunda motorcu olmaya, bu işin çok eğlenceli olduğuna karar vermiş. Hemen bir eğitim kurumuna başvurarak kurs almaya başlamış.
Nihayet kurs bitmiş ve usta öğretici kursiyerleri sınava almış ve sonuçları bakanlığa yollamış. Bakanlık sonuçları incelerken bi bakmışlar bizim doktor 100 puanlık sınavdan 150 almış. "Nasıl olur bu. Bu işte torpil var muhakkak" deyip hemen iki müfettişi göndermişler kurs merkezine. Usta öğreticiyi bulup sormuşlar:
- Ne iş bu ne sordun sınavda.
- Müfettiş bey ne sorayım klasik şeyler işte, yağı değiştir, bujileri temizle, yağ filitresini sök değiştir, radyatörün suyu falan işte.
- İyide kardeşim bu adam nasıl aldı bu notu.
- Valla müfettiş bey adam ne dersem hepsini yaptı.
- Tamam anladık kardeşim onu niye 100 değilde 150 onu soruyorum.
- Haaaaa... İyide müfettiş bey adam bütün dediklerimi ekzos deliğinden yaptı kaç verseydim!

fıkranın devamı


Temel sabah uçağı ile parise gidiyor. İşlerini tamamlayıp akşam uçağı ile istanbula dönmek istemekte...aksilik uçagi kaçırır. Saat 23.30 de lüks bir otelin yolunu tutar. odasına çıkıp uyur. sabah saat 7'de resepsiyona gidip hesabını sorar.

Eline bir fatura uzatırlar temel şaşırır.Ulan bir başımızı koyduk ve kalktik 400 dolar... Olurmu. der. - Ama efendim hizmetlerimiz var.

Temel faturaya bakar T.K.P 100$

- T.K.P ne?

- Tenis kortlarını kullanma parası.

Ben kullanmadım ki der temel.

- Kullansaydınız efendim 6 tane kortumuz var. Der

Resepsiyon memuru yine bakar H.K.P 150$

- Bu ne?

- Havuzu kullanma parası

- Kullanmadim ki der temel. Resepsiyon memuru gayet sakin bir şekilde kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.

Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister. Faturanın altına aynen sunu yazar.

T.H.P 500$. Ve resepsiyon memuruna uzatır.

- Ver bakalım 100$ sizinde bana 500$ borcunuz vardır, der Temel. Resepsiyon memuru şaşırır.

- T.H.P ne oluyor?

Temeli Halletme Parası.

Aman efendim olurmu öyle şey estağfurullah. der resepsiyon memuru.

Kardesim Temel burdaydı Halletseydiniz bütün gece...

fıkranın devamı


Lüks bir semtteki kusçu dükkanina giren müsteri güzel bir papagan almak istedigini söylemisti.
Dükkan sahibi, müsterisini papaganlarin oldugu bölüme götürdü.
Içerde birbirinden güzel birçok papagan vardi.
Adam gözüne kestirdigi bir papaganin yanina yaklasip
"Bu kaç para" diye dükkan sahibine sordu.
Kusçu "1000 dolar" deyince adam "Nedir bunun özelligi ?" diye sordu.
Kusçu :
- Efendim bu hayvan kendi türünün en güzel örnegidir,
ayrica Türkçe ve Ingilizce konusur, diyerek papaganin özelliklerini saydi.
Bu arada müsterinin gözüne daha güzel,
rengarenk ve çok canli renkleri olan baska bir papagan çarpti.
Hemen onun yanina gidip kusçuya "Bu kaça" dedi.
Kusçu :
- 1500 dolar efendim, buda kendi türünün en güzel örnegidir,
ayrica Türkçe, Ingilizce, Almanca konusur, diyerek müsteriye bilgi verdi.
Müsteri tam bu papagani almaya karar verdigi sirada,
dükkanin en arka kösesinde tek basina kendi halinde duran,
tüyleri yer yer dökülmüs kalan tüylerinin rengi ise siyah, beyaz, gri karisimi,
tavukla karga arasi ne oldugu belirsiz ucube gibi bir yaratik görmüstü.
Girgir olsun diye onun yanina gidip dükkan sahibine
- Ya bu kus kaç para ? diye sordu.
Kusçu
- Onbin dolar diye cevaplayinca adam sasirdi ve
- Yok ya peki kaç dil konusuyor bu hayvan ? diye merakla sordu.
Kusçu "Bu hiç konusmaz efendim" deyince adam büsbütün sasirdi :
- Sen benimle dalgami geçiyorsun kardesim, o kadar güzel papaganlar var en iyisi 1500 dolar,
sen bu kusa bile benzemeyen hemde hiç konusmayan bir hayvana 10.000 dolar diyorsun
nedir bunun özelligi diyince kusçu gülümseyerek :
- Valla bende bilmiyorum beyefendi, ama öbür papaganlarin hepsi de buna hocam diyor.

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :