A.S Fıkraları

loading...

Uluslar arası Polis Teşkilatı.Düzenlediği yarışmayla,ormanda en önce fil yakalayıp getiren polislere büyük ödül verilecekmiş.Alman polisleri ormana girip 25 dk.da fil yakalamış.İngiliz polisleri 30dk da fil yakalamış.Fransız polisleri 20 dk.da.fil yakalayıp getirmiş.Türk polisleri süratle ormana dalıp 10 dk.da ağzı burnu kan revan içinde bir boğa yakalayıp getirmişler.Bunu gören hakem heyeti itiraz etmiş.Bu Boğa demiş bu sayılmaz.Boğa başlamış yalvarmağa.Sağlam kalan gözüyle türk polislerine bakmış vehakem heyetine :İnanın bana anam avradım olsun Filim .
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın hanımı, diğer kadınlara bakarak, onlar gibi sürüp sürüştürmeye, kaşına rastık, yüzüne allık sürmeye ...
fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş.

fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
Sonra yarışma başlamış tüm sporcular kulvara çıkmışlar,bizim temelin kafasınıda koymuşlar kulvara.Start verilmiş tüm sporcular havuza atlamış. Neyse oradan biri de temelin kafayı sallamış havuza. Herkes finishe doğru giderken bizim temelin kafa dibe doğru gidiyormuş. Yarışma bitmiş görevliler temelin kafayı çıkartmışlar "hani 1. olcakdın" demişler.
Temel "Ya hiç sormayın, olacaktım ama kulağıma kramp girdi" demiş.




fıkranın devamı


Ermeni bir gün kayseriye gelir.Kayserili bir çocuğu kandırarak elindeki parayı almak ister.Çocuk :ona dediklerini yaptığı taktirde parayı vereceğini söyler.söyle bakalım der ermeni.çocuk:beni sırtında şuraya kadar taşı der.ermeni taşır.sonrada bir eşek sesi çıkar der. Ermeni başlar anırmaya.Sonra ermeni parayı ister.Çocuk:ermeniye sen eşşek olmakla paranın değerini biliyonda ben kayserili olarak bilmezmiyim der.

fıkranın devamı


Istanbulda özürlüler için açilan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarislari yapilmaktadir. Yüzücüler yerlerini alirlar. 1. Kulvarda bacagindan sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sirf "Kafa" dan olusmakta:
Sonra yarisma baslamis tüm sporcular kulvara çikmislar,bizim temelin kafasinida koymuslar kulvara.Start verilmis tüm sporcular havuza atlamis. Neyse oradan biri de temelin kafayi sallamis havuza. Herkes finishe dogru giderken bizim temelin kafa dibe dogru gidiyormus. Yarisma bitmis görevliler temelin kafayi çikartmislar "hani 1. olcakdin" demisler.
Temel "Ya hiç sormayin, olacaktim ama kulagima kramp girdi" demis.

fıkranın devamı

Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır....
fıkranın devamı

Pariste bir heykel sergisi açilmis. Bütün ülkelerin heykelleri sergileniyormuz .Tesadüf bu ya T...
fıkranın devamı

Birgün köyün imamı ile ateist öğretmeni dolaşıyorlarmış. Birden karşılarına bir tezek çıkmış. Öğretmen:
"bak hoca.Sen birgün ölücen, gömülecen, üzerinde ot bitecek, otu inek yiyecek sonrada böyle dışkılayacak. Bende tezeğin başına geçip; 'Hoca efendi neydin ne oldun' diyeceğim." demiş.
İmam hiç bozuntuya vermemiş. Yola devam etmişler. Az sonra yine bir tezek görünce imam; "bak muallim efendi, sen birgün ölücen, ben seni yıkayacam, sonra gömecem, üzerinde ot bitecek, otu inek yiyecek, sonrada böyle abdest bozacak. Bende tezeğin başına geçip: "muallim efendi hiç değişmemişsin." diyeceğim.
fıkranın devamı

Fransada araba fren sistemleri yarışması düzenlenmiş.ilk fransız sürücü geçmiş arabasına.
bir.iki.üç..dört..beş.
yüzkırk km hızla giderken pistin sonundaki duvara otuz metre kala basmış frene araba on metre kala zank durmuş.
tribünlerde büyük bir alkış.
pilot büyük bir gururla arabadan inmiş.
gazetecile sormuşlar bu fren sistemi ne diye.
pilot gene gururla
a.s.f (yani anti blokaj sistem) demiş.
sonra alman geçmiş pistin başına arabsıyla.
bir.iki.üç.dört.beş.
duvara yüzelli km hızla giderken bir fren.beş metre kala araba zannkk diye durmuş.
tabii trübünlerden gene büyük bir alkış.pilot gururla arabadan inerken sormuş gazeteciler
-bu ne sistemi diye.
pilot
-s.a.b.s yani (süper anti blokaj sistem) demiş,
sıra bizi türke gelmiş.
binmiş brodway marka arabasına
bir.iki.üç.dört.
yüz km hızla giderken duvara atmış yetmiş metre kala basmış frene.
araba bir sağa bir sola kaymış.ama büyük bir gürültüyle duvara çarpmış.herkeste bir heyacan. tuğla yıkıntılarının altından heryanı toz içinde çıkmış bizim pilot.sormuşlar tabi bu ne sistemi diye bizimki yıkıntılardan çıkarken üzerinin tozlarını hem silkiyomuş hemde cevap veriyomuş
-a.s.f.
yani (***na *oktuğumun freni.)
..................................lütfen oy verin
fıkranın devamı

temel ,dursun iki çırak ve patron kereste atolyesinde sabah 8, akşam 9, beş yıldır birlikte çalışıyorlar.son bir ay patron 5 cıvarları birazdan gelirim deyip gidiyormuş ama ertesi gün geliyormuş.yine bir gün erken çıkmış.temel çok yorulmuş dursun nasılsa patron bu saatten sonra gelmiyor kaveye okey oynamaya gidelim demiş.atölyeyi kapatıp okey oynamaya giderken temel evden sigaramı alayım hemen gelirim demiş.evin kapısını açmış sigarasını alırken yatak odasından sesler geldiğini duyar.yavaşça kapıyı aralar ne görsün karısıyla patron yatkta.sessizce ve telaşla kahveye koşar dursuna az daha yakalanıtorduk patron bizim evdeymiş.
fıkranın devamı

İnsanoğlu mutluluğu hep hor kullanıyormuş...
Hep şikayetçi hep bıkkınmış...
Birgün melekler mutluluğu saklamaya karar vermişler.
'' Saklayalım, zor bulsunlar .Zor buldukları için belki kıymetini
bilirler'' diyerek başlamışlar tartışmaya.Sorun büyükmüş.Mutluluğu saklamak kolay
değilmiş çünkü.Kimisi '' Everest'in tepesine saklayalım '' demiş, kimisi '' Atlas Okyanusu'nun dibine'' demiş. Tac Mahal'in kubbesi,Mekke sokakları, İtalyan sofrası,bir hastanenin yeni
doğan odası,dondurma külahı,şarap şişesi,sigara paketi,lale bahçesi...
Pek çok yer düşünmüşler ama hiçbiri yeterince zor gelmemiş...
Derken meleklerden biri '' İÇLERİNE SAKLAYALIM '' demiş. '' Kimsenin aklına gelmez içine bakmak''
İşte o gün bugündür mutluluk insanın kendi içinde saklıymış... Hiçbir mutluluk kolay gelmiyor.Kolay kolay gülmüyor insanın yüzü...
Emekte ve insanın içinde saklı mutluluk.Ne başkasının ekmeğinde ,ne başkasının evinde, ne de başka bir şeyde......
Bu yüzden gözünüz hep içeride olsun
Siz dışını boşverin , içine bakın...

fıkranın devamı

Kadın kocasını Temelle aldatıyormuş.Birden kadının kocası girmiş odaya.Temel hemen dolaba saklanmış.Adam Temelin purosunu görmüş:
-Bu puro neyin nesi ha.Söyle çabuk.
Temel dolaptan fırlamış:

-Hakiki Küba purosudur.Sen ne deyisun hemşerim..
fıkranın devamı

Pariste bir heykel sergisi açilmis.Bütün ülkelerin heykelleri sergileniyormuz.Tesadüf bu ya Türk heykelinin tam karsisinda Yunan heykeli varmiz.Yunan heykeli aynen söyleymis:
-"Dizlerinin üstüne çökmüs ve iki elini yukari dogru açmis yalvaran bir adam".Türk heykeli ise :
"Ayakta duran bir adam, bir eli seyinde, bir elinde ekmek".Yunanli heykeltras bizimkine laf atmis:
-"Yahu ne terbiyesiz adamsiniz, ekmek yerken seyiyle oynuyor..".Bizim heykeltras cevap verir :

-"Sen tasfiri anlayamadin galiba.Sizinki bizimkine yalvariyor."Nolur bir lokma da bana ver, Bizimki ise "Sen benim seyimi alirsin..." diyor."
fıkranın devamı

Istanbulda özürlüler için açılan bir olimpiyat salonunda, yüzme yarışları yapılmaktadır. Yüzücüler yerlerini alırlar. 1. Kulvarda bacağından sakat bir yüzücü, 2. Kulvarda kolundan sakat biri vs vs. 10. kulvarda ise Temeli getirirler, Temel sırf "Kafa" dan oluşmakta:
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :