Acaip Fıkraları

loading...


Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur top direk çalılıkların arasında kaybolup beraberinde bir şeylerin kırıldığına dair ses getirir.. Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette, -Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı çok özür dileriz zararınızı ödemeye de razıyız, diyerek af dilerler.
Bunu gören adam:
-Hayır hayır esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım.. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu.. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım ikinizinde birer hakkı var, der.
Kadın:
-Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun, der.
Cin:
-İsteginiz yerine getirildi bayan, der.
Adam ise düşünür.."Ev var araba var bende 1 milyon dolar istiyeyim diyerek hemen söze girişir:
-Cin bende hesabımda 1 milyon dolar istiyorum.
-Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi. Fakat benimde bir isteğim var biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında bende hanımınızla beraber olmak istiyorum, der.
Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve cin olduğunu düşünüp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirmişler kadın giyinmektedir. Cin yatakta uzanırken kadına:
-Hanfendi kocanız kaç yaşında?
-35 nolduki?
-Hiiç bu yaşa gelmiş hala cinlere inanıyor

fıkranın devamı


Temel bara gitmis. Yanindaki kadinla sohbet etmege çalisirken kadin :
- Bosuna benimle yakinlik kurmaya çalisma, ben lezbiyenim...
demis. Temel lezbiyenin ne demek oldugunu sorunca, kadin :
- Ben yalnizca kadinlarla beraber olurum...
demis. Bu Temel in acaip hosuna gitmis ve söyle demis :
- Pen ta sizin cibu lezbiyenum...

fıkranın devamı


Yeni evli çift balayı zamanında golf oynamaya karar verirler. Otellerindeki golf sahasına inip golf oynamaya başlarlar. Adam topa bir vurur, top çalılıkların arasında kaybolurken bir şeylerin kırıldığını gösteren bir ses gelir... Sesi takip eden çift topun harabe bir kulübenin camını kırdığını anlarlar. İçeri girdiklerinde iri kıyım bir adam koltukta oturmaktadır. Çift üzgün bir vaziyette: - "Kusura bakmayın beyefendi bilerek olmadı, çok özür dileriz; zararınızı ödemeye de razıyız", diyerek af dilerler. Bunu gören adam: - "Hayır hayır, esas ben size çok teşekkür ederim. Ben bir cinim ve 300 yıldır bu lambadaydım.. Topunuz lambayı kırarak benim serbest kalmama neden oldu.. Bu yüzden ne isterseniz yapacağım.. İkinizinde birer hakkı var", der. Kadın: - "Benim içinde hizmetçileri olan kapısında son model arabalar duran bir villam olsun", der. Cin: - "İsteğiniz yerine getirildi bayan", der. Adam ise düşünür.. "Ev var araba var.. Ben de 1 milyon dolar isteyeyim" diyerek hemen söze girişir: - "Ben de hesabımda 1 milyon dolar istiyorum." - "Beyefendi sizin de isteğiniz yerine getirildi. Fakat benim de bir isteğim var. Biliyorsunuz 300 senedir bir lambada kapalıyım ve canım acaip kadın çekiyor. Bu isteklerinizin karşısında ben de hanımınızla beraber olmak istiyorum", der. Adam bu istek karşısında sinirlense de cinin yaptıklarından dolayı biraz yumuşar ve onun bir cin olduğunu göz önüne alıp bir daha karşılarına çıkmayacağını düşününce karısına bakar. Karısı da yakışıklı cinle bir beraberliğin zararlı olmayacağını düşünüp kabul eder. Kadınla cin arka odada işlerini bitirirler. Kadın giyinirken cin uzandığı yerden sorar: - "Hanfendi kocanız kaç yaşında?" - "35, nolduki?" - "Hiiç bu yaşa gelmiş hala cinlere inanıyor."

fıkranın devamı

Ahmet okuldan eve cok mutlu bir halde gelir. Annesi bu mutlulugunun belli bir nedeni olup olmadigini...
fıkranın devamı

Genelev kadınını biri her gelen müşterisine kızlı zarını bozuyor zevki veriyormuş,sormuşl...
fıkranın devamı

Üç karadenizli bir aksam meyhanede acaip dertli bir sekilde kafa çekiyorlar. Kafalar kiyaklas...
fıkranın devamı

Acaip utangaç bir kadin bir sex-shop tan içeri girer. Binbir güçlükle saticiya, -"Hey,Ben bir v...
fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz sarayda d...
fıkranın devamı

* Kim bekleyecek lan şimdi yeşil ışığın yanmasını..

* Bak şimdi nasıl balıklama atlıycam..

* Gönder, gönder ben tutarım..

* Ay ! ne cici; ısırır mı ?

* Geel, geel, sağ yap geel!

* Yapma abi, şeytan doldurur..

* Yav bu prizde elektrik var mı ?

* Aabi, acaip seri bu araba yaa..

* Lan eşşek şakası yapmayın bee..

* Kocan eve erken dönmez değil mi sevgilim..

* Hala karlı mı gösteriyor hanım..

* Aaa! Nevzat bak abim geliyor..

* Hocam ne olur son bir soru daha sorun..

* ALLAH, ALLAH ! Bu tuttuğum da ne ?

* Bekle beni, bir dalıp çıkacağım..

* Beyefendi biraz kayabilir misiniz acaba ?


KARDEŞLERiN SON SÖZLERi

* Abiii, FORMAT /U ne demek?

* Abi, seninki aradı, "bi kızı götürcekmiş" dedim.

* Ablaa, babama söyledim, bana da senin balonlarından alcak.

* Abii, Müjgan geldi, ona sünnet resimlerini gösterdim.

* Bak babama söölerim haa.


DALGIÇLARIN SON SÖZLERi

* 20kg ağırlık yeter mi?

* Şu mağarada ne var?

* 100m ye dalarım, bişi olmaz


BALIKÇILARIN SON SÖZLERi

* Hava bugün ne güzel.

* AAa ne güzel balık!

* Şu tıpa ne işe yarıyor abi?

* Çapayı almadık mı?

* Burnu dalgaya mı verecektik?

* Şu koya girdik mi tamam.


MOTORSiKLETÇiLERiN SON SÖZLERi

* Ben şu iki motorun arasından geçerim.(far ışığında)

* Bak şimdi ibreyi sona dayandırcam.

* Kaç basıyorum acaba.

* Demek daha önce motora binmedin. Atla arkama biraz dolaşalım.

* Virajda hangi tarafa yatacaktık?

* Bunun önü nasıl kalkıyo?

* Motor bozuldu, sen beni şu iple çek.

* Nihaaaa köprü! (250 basarken)


DiĞER SON SÖZLER

* Bak Sadık'çığım seninle ilgili bir dedikodu duydum ama önce sana sorayım dedim. Sahi senin Kontrgerilla ile ilişkin var mı ?

* Doğalgazın ülkemize hayırlı olmasını diliyor ve doğalgaz ile çalışan ilk ocağı huzurlarınızda yakıyorum.

* Korkma hanım bu saatte kapımızı kim çalacak. Tanıdık biridir...

* Gerdeğe girmeden önce sana açıklamak istediğim bir şey var Sinan.

* Tahliye mi oluyorum hoca efendi ?

* Postanede bana ait bir koli varmış onu almaya geldim..

* Müjdemi isterim Turhan abi. Bir kızın daha oldu..

* O irmikleri neden aldın Nurhan ? Helva mı yapacaksın? Niçin?

* Bana bişey olmaz...

* Hayatımda hiç bu kadar güzel bir yemek yememiştim..

* Yalan söylüyorsam şuracıkta öliim....

* Yaw şuna bak, ne kadar gerçekci bir oyun....

* Rasim abi, kafesin kapısı kapalı, değil mi?

* Karıcığım, son günlerde biraz kilo aldın galiba?

* Elektrikçiye ne gerek var canım, ben şimdi hallederim...

* Abi bu yeni aldığım modem için paratoner taktık, bişey olmaz.

* Ben kırmızı yanmadan sarı ışıkta geçerim.

* Gel abi burası boyu geçmiyo..

* help help borgkkkkkggggggz help help (hehe turiz karı bize el sallıyo)

* Hanım, bi kibrit yak da bakalım bu ne kokusuymuş....

* Aya bak aya!! Kamyon farı gibi...

* Yaklaşırsanz atlarımm..

* Korkma ben attığımı vururum.

* Suyun derinliği önemli değil,asıl iş atlamasını bilmek.

* Baba..Ben hamileyim.

* Olum beş taş çaldım, ruhun bile duymadı

* Evladım beni karşıdan karşıya geçirir misin ?

* Bakın çocuklar, bu deney seti, kapağı açılınca güvenlik önlemi olaraktan elektriği keser.

* Ey ruuh...Geldiyseeeen.........

* Yaw Ruhi abi burası galiba Fener tribunu diil yaw...

* Moha agam soninda devlet babo köyümüza el attı..Bah uçahlarla hediye atıyolar...

* Bak olm hani akşamlar HARLEM`de dolaşlmazdı, mis gibi dolaş...

* Yaw karıcım koskoca TiTANiK bu hiç batar mı....

* Çavuş bu fitilin uzunluğu ne kadardı?

* Uff anam hepsi seninmi?

fıkranın devamı

Tankut nedir?
Hayatınızdaki sevdiğiniz, değer verdiğiniz bayanların yanına yakıştıramadığınız veya
acayip kıl olduğunuz erkek arkadaşı ve/veya adayına kısaca TANKUT diyoruz.

Neden kızlar tankutları seçer?
Çunki her genç kızın rüyası olan tiplerdirler.
Yakışıklı
Karizmatik
İyi para kazanan
Kariyer planlamasını yapmış ve bu yönde adım adım ilerleyen.
Entellektüel birikimi olan
Kızı ezmeden sahiplenen
Romantik
Ciks mekanları sık sık ziyaret eden

Neden tankut'tan nefret ediyoruz?
Tankut her zaman bize alternatiftir çünki,
her zaman bize göre bir artıları vardır
çirkinse karizmatiktir (bakınız okan bayülgen)
veya acaip yakışıklıdır (bakınız achiles)
sıradandır ama çok zengindir.

Alternatif tankut isimleri
Tankut, Berk, Taşkın, Berkcan, Çağıl, Çağan,
Barçın, Ufuk, Gökhan, Gökmen, Baran, Aybars, Göktürk

Tankut meslekleri
Bir borsa aracı kurumunda Dealer, Analist veya Broker
x bir firmada, İş Geliştirme Müdürü / Genel Koodinatör / Yönetim Kurulu üyesi
Bar/Cafe İşletmecisi
Ressam, tanınmamış müzisyen veya fotoğrafçı (ama aileden zengin)
Reklamcı (metin yazarı mesela)
Mücevher tasarımcısı

Tankut evleri
Tankutların evleri genelde şu özellikler barındırır.
Geniş en az 200 metre kare stüdyo daire,
az mobilyalı olacak evimiz ama teknolojik olacak,
ikiz yatak (yatağın tavanında ayna) ayna uygulaması tavşan ruhlu olanlarında vardır
büyük rahat koltuklardan oluşan oturma grubu,
amerikan mutfak,
oturma grubunun karşısına bir ev sineması sistemi,
mükemmel bir müzik seti dvd li filan,
evin içine serpiştirilmiş bir sürü irili ufaklı hoperörler,
muhakak ana tv sistemine bağlı hazır bekleyen xbox oyun makinesi ve kumandaları
Çekim yapmaya hazır amatörden biraz daha iyi video kamera ve ışık sistemi
yatak odasında geniş bir gardrop, boy boy kıyafetler.
geniş bir banyo (Fantaziye uygun büyüklükte küvet veya duruma göre jakuzi),
Evin temizliği ile uğraşan her gün öğleye doğru gelen 45 yaşlarında bir hanım.

Tankut Arabaları
Tankutların vazgeçilmez aksesuarı arabadır.
En büyük zevkleri hızlı araba kullanmaktır.
Çok zenginleri ferrari filan kasmaya çalışırlar ama genelde kullandıkları
araçlar 80 milyarın üzerindeki ithal otomobillerdir.
Mecbur kalmadıkları sürece arabada sevişmezler, araba onların mabedidir.

Tankut Bilgisayarları
Paraya para demediklerinden paranın alabileceği son model diz üstü bilgisayarları
kullanırlar. Meslekleri ile alakalı yazılımları kullanırlar ve pek nadir de olsa
chat yaparlar, güzelim makineler heba olur bu adilerin ellerinde.

Bu yetmezmiş gibi diz üstü bilgisayarlarına ipod veya cep telefonuna davranır gibi
davranırlar. Evde çalışma odalarında ayrıca büyük ve yine son model oyun oynamak
için hayvan bilgisayar sistemleri vardır.

Tankut Cep telefonları
Arkadaşlar nokia yeni model çıkardıkça cep telefonu değiştirirler. Anlaşmalı oldukları
sürekli yeni modelleri takip edip yeni model çıktıkça kendilerine haber veren
telefoncuları vardır.

İçlerinde maceracı ruha sahip olanları Motorolanın Hello Moto sunu veya simensin en
pahalı modellerinide tercih edebilirler.

Tankut ve nakit para
Klasik bir tankut'un üzerinde günlük harcamalar içim yaklaşık 500 YTL civarında nakit,
en az 200 euro ve en az 300 USD bulunur.

Ayrıca ani bir trafik kazası yapıp çarptıkları adamı şikayetten vaz geçirmek için 1 adet
1000 USD lik banknot katlı olarak cüzdanlarının dibinde saklıdır.

Tankut ve Kredi kartları
Tankutlar her daim likit olsalarda harcamalarının büyük kısmını Kredi Kartı ile yaparlar,
Tankutlara göre bar/cafe/restoran gibi mekanlarda ödemeyi nakit veya ticket (yemek çeki)
ile yapmak ayıptır. Yemek çekini sadece iş arkadaşları ile öğle yemeğinde sosisli yerken
kullanırlar.

Tankut ve Sinema
Tankutlarda kız portföyü geniş olduğundan vizyondaki tüm filimleri izlerler hatta
bazılarını birkaç kez tekrar izlemek zorunda kalırlar. Film zevkleri yoktur. Sinemayı
kızlarla vakit geçirilen bir mekan olarak düşünürler.

Tankut ve Tiyatro
Tankutlar sürekli sinema izleyicisi olmalarına rağmen tiyatroya ancak entel dantel bir
kızla çıkıyorlarsa mecburen giderler. Keza şiir dinletisi, imza günü, panel, konferans
gibi etkinlikleride tiyatro gibi değerlendirirler.

Tankut ve Müzik
Tankutların klasik bir müzik anlayışı vardır. Rakı içerken arabesk veya türk sanat müziği
dinlerler ancak günlük hayatta genelde yabancı pop olayındadırlar. Portföylerindeki
kızların müzik tercihlerine göre ritmini sevdikleri her müziği dinlerler.

Bunun yanında evlerinde geniş bir Klasik Müzik ve New Age arşivleri olur.
Sevişirken bu müzikleri tercih ederler.

Tankut ve Siyaset
Tankutlar Anap'ın Anap olduğu dönemde genelde Anaplıydılar. Bunlardan bazıları geçtiğimiz
dönemde uzan gazıyla genç partili oldular. Halen büyük çoğunluğu anap-dyp çizgisindedir.
Politikayla aktif olarak ilgilenmezler, faiz/euro-USD/güncel araba fiyatları gibi değerleri
vardır.

İçlerinde aile baskısı ile politikaya sokulmuş olanları vardır. Ülkemizde çok zengin ve büyük
aileler bizimde bi vekilimiz olsun diyerek zaman zaman bu gençleri ilerde girdiği partide bir
konuma getirip vekil seçtiririz düşüncesiyle gençlik kolları başkanlığı filan yaptırtırlar.

Tankut ve Kitap
Tankutlar kitap okur. Entellektüel birikimleri vardır. Siyaset hariç her konuda okurlar.
Tüm yeni çıkan kitapları okurlar, özellikle kızların takip ettiği Ahmet Altan (aldatmak),
Murathan Mungan (sende aşkları temize çektim...) gibi yazarları takip ederler. Özellikle
geçerli bir meslek sahibi olmayanları (misal : yazar, ressam, müzisyen vb...) muhakkak bir
roman denemesi yaparak en az bir 20 adet A4 dolduracak birşeyler karalamışlardır. Kızlardan
çok anlarlarmış gibi bu denemeleri okuyarak yorum yapmalarını isteyerek pirim yaparlar.

Tankut ve Televizyon
Klasik bir Tankut popüler dizileri takip eder, özellikle kızların sevdiği "Bir istanbul masalı",
"Haziran Gecesi" ve bunun gibi diziler favorileridir. kızlar sevdikleri diziler ile ilgili sohbet
etmeye bayılır. Bunun yanında yükselen değerlerimizden cnbc-e, ntv, cnn türk üçlüsünün sürekli
takipçileridirler. Bu 3 kanalın hemen her programını izlerler.

Tankut ve Romantizim
Tankutlar duruma göre romantizmi bir silah olarak kullanabilmeyi beceren yetenekli erkeklerdir.
Kızlar romantik erkeklere bayılır. İtiraf etmek gerekirse, Tankutlar gerçekten romantiktirler
ve kızların çoğunlukla onları tercih etmelerinin sebebide budur. Biz sıradan erkekler romantizm'i
kızlara karşı bir silah olarak görürken bu tankutlar romantizmi gerçekten yaşayıp yaşatarak
parsayı götürürler.

Tankut ve Moda / Giyim kuşam
Tankutlar her zaman için trendy giyinir, genelde tek bir gömleğe 200$ verecek kadar sapkındırlar.
Geniş bir gardropları vardır. Her zaman gardoplarında hiç giyilmemiş bir kaç takım kyafetleri olur.

Modayı sadece kendileri için değil kızları içinde takip ederler, renk seçimleri genelde kötüde olsa
marka aldıkları için öyle yada böyle hediye ettikleri tüm kyafetler çok beğenilir.

Tankut ve Yemek
Damak zevkleri yoktur. Ot yada bok yiyebilirler, Portföylerindeki kızların damak zevklerine göre
herşeyi yiyebilirler. Genelde güzel tadların nerde olduğunu bilirler, kızlar damak zevki olan ve
kendilerine farklı tadları keşfettiren erkekleri beğenir çünki.

Tankut ve mutfak
Tankut aynı zamanda iyi bir aşçıdır da,
kızların tav olacağı sebze ağırlıklı kolay pişirilen tüm yemekleri bilirler.
Misal prtaik bir Tankut yemeği tarifi :

Malzemelerimiz :
2 adet havuç
1 adet kabak
1 adet patates
1 adet pırasa
2 adet acı biber
1 bağ maydonoz
2 domates
1 bardak haşlanmış bezelye
yarım bardak şarap
yarım tane kalın doğranmış tatlı soğan
4 yaprak nane
4 yaprak fesleğen
2 kaşık sıvı yağ
tuz-karabiber

havuç-kabak-patates-pırasa-soğan-acı biber tavada az pişmiş hale getirilir.
üstüne baharat ile şarap ve soyulmuş küp küp doğranmış domates ilave edilir biraz daha pişirilir.
çok az tuz ve kızın acı sevip sevmediğine bağlı olarak biber miktarı çok tutulabilir.
pişmiş sebzeler iki servis tabağına pay edilir,yanına bezelye konur,
fesleğen ve nane ile şekil yapılır. yanında minimum 100$ lık bir şarap ile servis yapılır.

Sıradan bir erkek için saçma sapan bir yemek olan bu yarı pişmiş sebze tabağının kesin çince bir
ismi vardır. Ve özellikle tiki kızlar bu yemeğe bayılır.

Tankut ve seks
Tankut en az 2 farklı kızla haftada en az 4 gece ve 1 gündüz seks yapar.
Tankutlar tatminsiz olduklarından sekste azimlidirler. bari kızı mutlu edelim diyerek çok
çalışırlar, işte kızların tankutları tercih nedenlerinden biride budur.
fıkranın devamı

Majesteleri Prens Charles,
Büyük oglunuz, yigitler yigidi Prens William'in, Sili'nin And Daglari'nda bulunan Tortel Köyü'ndeki 2,5 aylik kamp süresini basariyla tamamlanmasindan duydugumuz kivanç ve gururu bildirir, sizi de tebrik ederiz... Bununla birlikte; oglunuzu, hayati iyice ögrenmesi için bu kez de Istanbul'a yollama fikrinizin yanlis oldugunu belirtmeliyiz... 18 yasindaki Prens William için Istanbul uygun bir yer degil Sayin Prensim... Yine de siz bilirsiniz, biz emir kuluyuz... Kraliçemizin ellerinden hasretle öperiz...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Sir Roger Sixfinger,
Pusulanizi okudum... Ne zamandan beri konsoloslar, Prens'e uyarida bulunuyor, merak içindeyim... Güzel bir Beyrut tayini özlemi içindesiniz sanirim... Prens William için gerekli hazirligi yapiniz... Gerekirse Ingiliz asilli sanatçi Suna Yildizoglu'ndan yardim isteyiniz... William haftaya orada olacak...
Prens Charles
Majesteleri Charles, Diplomasi ortamindaki bütün gelecegimi tehlikeye atarak, tekrar ikaz ederim ki, Prens William için Istanbul acaip bir yer... Daha dün gece, davetli oldugum bir tavernada, yanlislikla garsonun yerine benim ceketimi yaktilar, ceketin astarina sakladigim iki çok gizli belge ile çeyrek milli piyango biletim yandi... Ayreten, Suna Yildizoglu'na ulasamadik ama Kayhan Yildizoglu'nun çok selami var!..
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Roger,
Terbiyesizligin alemi yok!.. William iki gün sonra orada olacak... çalisip pismesi için güzel bir is ayarlayin... Ayreten "sir" ünvanini kaldirdigimi farketmissindir... Laga-lugaya devam edersen Istanbul Konsoloslugu'nu da kapatirim... Kayhan Yildizoglu kim, sen de selam söyle...
Prens Charles
Sevgili Babacigim,
Istanbul'a geleli 10 gün olmasina karsin, hayatimda önemli degisiklikler oldu... Kumkapi'da bir ocakbasinda garson olarak çalisiyorum... Sef garson Tatar Hamit beni maça götürdü, orada "Sarabi da içeriz, esrari da çekeriz", "Zipla,zipla, ziplamayan ibnedir", "Onbesinci dakikada nasil koydu Nouma" gibi tezahüratlar ögrendim... Mekanda iki kez kavga çikti, biri kanatlar az pistigi için, digeri mafya hesaplasmasiymis... Sisman ve killi biri, zayif ve killi birinin bacagina sikti!.. Ayreten üçü resmi kisi olmak üzere, bes insana haraç ödedik... Güz Gülleri'ni komple Türkçe söyler hale geldim, Yarim Keskin Biçak'ta ise nakarati biliyorum... Dün aksam iyi giyimli, Ersin adli yasitim bir genç gelip benimle tanisti, yaninda ilik gibi kizlar vardi... Son olarak, Ingiliz atlari burada çok seviliyor, Hot Jazz diye bi beygir var, Tatar Hamit ve dostlari onu hep tek geçiyor!..
Oglun William
Sir Sixfinger, William'dan tuhaf bir mektup aldim... Ziplamayan niye ibnedir, kanatlarin az pismesi ne demek, bacaga sikmak nedir, Güz Gülleri nedir, Yarim Keskin Biçak ne demek, ilik gibi kiz nedir, Hot Jazz'i tek geçmek niyedir?.. Tüm bunlari William'a sezdirmeden bana açiklayin... Gerekirse Istanbul'daki hayat egitim süresini kisaltabiliriz, görüs bildirin... Tatar Hamit'i arastirin!.. Bu arada tekrar "sir" oldunuz... Ben böyle ani bi parlarim, sonra sinirim geçer... Yanitinizi bekliyorum...
Prens Charles
Majesteleri Charles,
Eyvahlar olsun!.. Prens William, ocakbasindaki kasayi patlatip ortadan kaybolmus... Nerede oldugunu tespit edemedik... Bir dönem ünlü bir hocanin yaninda "Motor Grubu Sorumlusu" olarak çalismis olan Ersin isimli sahis tarafindan kandirildigini saniyoruz... Her ihtimale karsi Tatar Hamit'i kaçirdik, konsoloslugun çati katinda alikoyuyoruz... Bay Hamit ilginç bir tip, sabahlari misir gevregine süt yerine bogma raki döküp yiyor!.. O kadar uyariyi bosuna yapmadiydik... Neyse...
Istanbul Konsolosu Roger Sixfinger
Babam, Güzel Babam, Nasil özledim seni, o kadar olur... Su an ruh gibiyim, çokça da içtim, kafalarim duman... Babacigim, Ersin But adli arkadasla naylon bi sirket kurduk, hayali ihracat yapicaz, her makamdan ortaklarimiz mevcut... Senden ricam, olayin Ingiltere gümrük ayagini halletmendir!.. Siki indiricez, ciddi sakal var!.. B.B.P.L.B. D.G.D.!..
Yavrun William
Sir Sixfinger,
B.B.P.L.B.D.G.D.? ne demek, acil arastirin!..
Prens Charles
Saygideger Kraliçe,
Kendim, ticaretle ugrasan bir kisiyim, Kumkapi'daki "Duygusal Ocakbasi'nin sahibiyim... Torununuz William, hayati ögrensin ve afedersiniz, ömrü boyunca bazi pustluklara karsi hazirlikli olsun diye geçici olarak mekanima yerlestirilmisti... Fakat bir hafta önce kasayi hortumlayip kaçmis bulunuyor... Tatar diye bilinen Hamit Kisik adli sef garsonum da kayip, o da olayin içinde olabilir... Yasal faiziyle beraber zararim, 3 milyar 420 milyon liradir... Günesi batmayan imparatorlugunuzun bu parayi seri sekilde ödeyecegine inancim tamdir... Hizmetinizdeyim!..
Talip Kartopu
Majesteleri Charles,
Tatar Hamit'in yardimiyla sifreyi çözdük, açilim söyle: "Bas bas paralari Leyla'ya, bi daha mi gelicez dünyaya?" Bay Hamit pazarlik yapti, ünvan almadan yardim etmeyi reddetti... Mecburen, mevsimlik isçi gibi "geçici lord" yaptik kendisini!.. Bu arada Beyrut'a tayinimi rica ediyorum... Belgrad da olur... Son dönemde çok yoruldum...
Istanbul Konsolosu çileli Roger Sixfinger
Mr. Kartopu,
Size ödeme yapmayi reddediyorum... Fakat bu mektubu göstererek, Istanbul'daki Ingiliz Kütüphanesi'nden istediginiz kaynak eseri alabilirsiniz...
Kraliçe Elizabeth
Babacigim,
Bugün "Skerim kütüphanesini de, kaynagini da... Parami ödemezsen mermi manyagi yaparim seni!" seklinde bi cep mesaji aldim... Dehsete kapilmis durumdayim, yarin ilk uçakla dönüyorum. Neden geldim Istanbul'a ?
Hayati ögrenmekten Vazgeçen Oglun William

Le-Man Dergisi Vedat ÖzdemiroĞLU.
fıkranın devamı

Bi gün bi uçakta fransız, ingiliz, alman, rus, iranlı, hollandalı ve
türk laylaylom gidiyolarmış. neyse uçak rotasını takip ederek giderken ingilterenin üstünden geçiyor. İngiliz şöyle bi aşağıları süzüyor ve lafa giriyo:-arkadaşlar, burası benim memleketim İngiltere. Bizim diyor, biramız acaip meşhurdur, şahane biralar üretiriz, içimine doyamazsınız.
ingiltere bitiyor. Uçak Fransa'nın üstünden geçiyor ve Fransız dalıyor:
-burası da Fransa. Bizim kızlarımız meşhurdur, öpmeye kıyamazsıniz.
derken Almanya ya geliyor uçak. Alman bi iç çekiyo.
-hey gidi memleket diyor, biz bi arabalar üretiriz. binmeye
kıyamazsınız.Sonra efenim geliyor Hollanda'ya. Hollandalı bakıyor şööyle bir aşağı: - burası da Hollanda diyor.. ah o güzel evler diyo. bizim evlerimiz
meşhurdur. uçak sonra Rusyaya geçiyor (nasıl bi rotaysa artık):
-Rus bakıyor aşşağı..bizim diyo kgb'miz meşhurdur. dünyada sinek
havalansa haberdardır. sonra İrana dönüyor uçak. İranlı bakıyo şöyle bi göz süzerek:
-abiler diyor. burası da İran bizim de halımız meşhurdur diyor. yumuşacıktır.
geldik Türkiye'ye. Türk bakıyor aşşağıya. düşün düşün.. nerden başlasam ki (o
kadar çok meşhur şeyimiz var ki, en orjinalini söylemeliyim ) hah buldum diye düşünüyor ve başlıyor anlatmaya...
- Arkadaşlar diyor..burası Türkiye.. bizim, diyor..delikanlımız çok meşhurdur... öyle ki alır Fransızın kızını, içer ingilizin birasını, atar Almanın arabasına, götürür Hollandalının evine, yatırır İranlının halısına..çatır çatır s.ker.. kgb nin de bi s.kimden haberi olmaz



fıkranın devamı

Temel, Dursun la vedalaşıp Amerika ya gitmis. Üzerinden yillar geçtikten sonra Dursun u da yanina davet etmis. Dursun gördüklerine çok şaşırmış.
Temel in altinda son model bir limuzin, içinde yüzme havuzu bile var. Hemen Temel e sormuş
- Nasil böyle zengin oldun?
Temel de :
- Ben bir makine yaptim, bir dolar atiyosun içine senin fermuarini açiyor, çıkartıyor, işettiriyor, sonra yikayip yerine koyup fermuarı kapatiyor...
Dursun acaip şaşırmış, birkaç gün sonra ayrilmislar. Bir yil sonra Dursun Temel i davet etmiş yanina, Temel ne görsün, kendisininkinin iki kati büyüklügünde bir limuzin, içerisinde ne ararsan var, Dursun kendisinden çok daha zengin olmus.
Hemen sormus :
- Nasil bu kadar zengin oldun sen?
- Ben de bir makine yaptim, bir dolar atiyosun, fermuarini açiyor seni işettiriyor, yikiyor ve bir dolar daha atmadan birakmiyor...

fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerika'yı ziyaret ettiğinde Ford'un davetlisi olarak Beyaz Sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejnev'e geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Yaa ne gördünüz? Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnev'in bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Ford'da Rusya'ya ziyarete gitti.Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu. Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Kremlin'de komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu. Ford devam etti: Ama bayrakta acaip yazılar vardı. Ne yazıyordu ne yazıyordu? Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi.
fıkranın devamı

Çocuk peltekmiş.
Öğretmeni tahtaya kaldırmış ve tahtadaki "kedi sütü iç" yazısını okumasını istemiş.
-Çocuk "tedi tütü it" demiş.
-Öğretmen bağırmış "doğru söyle" demiş.
-Çocuk yine "tedi tütü it" demiş.
-Öğretmen acaip sinirlenmiş ve çocuğu dövmüş, "doğru oku dedim sana şunu!" demiş. Çocuuğun artık canına tak etmiş ve bağırmış:
- "Anatını tittimin tediti ittene tu tütü!"


fıkranın devamı

Adam arkadaşlarına heyecanlı heyecanlı bir şeyler anlatmaktadır,
- Çok acayip bir şey oldu arkadaşlar, dün gece kapıyı çaldım, karanlıkta açanı hizmetçi kız zannedip öptüm. Meğer karim değil miymiş?
- Eee, ne olmuş yani?
-Daha ne olsun yahu?
Karimi öperken karım;
- Dikkat et sevgilim, kocam her an gelebilir, diye fısıldadı...
fıkranın devamı

Üç karadenizli bir aksam meyhanede acaip dertli bir sekilde kafa çekiyorlar.
Kafalar kiyaklasinca Idris basliyor
-"Karim nasil beni aldatir ? Hem de bir yazarla " diye söylenmeye.
-"Nereden anladin bir yazarla aldattigini?" diye sorunca digerleri
-"Nereden olucak bir aksam eve geldigimde yatagin altinda bir roman buldum" der.
Biraz sonra Dursun bir of çeker ve o da baslar derdini anlatmaya
-"Benim kari da beni bir ahci ile aldatiyor."
-"Nasil anladin?" diye sorunca digerleri.
Dursun
-"Gecen gün gündüz vakti eve geldigimde bizim yatagin altinda bir kepçe buldum" der. Bunlari dinleyen bizim Temel öyle bir of ceker ki masayi titretir.
Hayrola der digerleri. Temel:
-"Sormayin arkadaslar sizi dinleyince benim derdim on kat daha artti." der.
Digerleri buna bir anlam veremez
-"Nasil yani?" diye sorarlar.
Temel
-"Uzun zamandir bizim karidan supheleneydum. Gecen gun gunduz vakti eve bir baskin yapayim dedim. Bi baktim yatagin altinda bir jokey var. Demekkim bu kari beni bir at ile aldatayi."
fıkranın devamı

Rus devlet başkanı Brejnev Amerikayı ziyaret ettiğinde Fordun davetlisi olarak Beyaz sarayda davet edilmişti. Ziyaretin ertesi sabahı Ford Brejneve geceyi nasıl geçirdiğini sordu: Çok iyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Yaa ne gördünüz? Beyaz sarayda komünist bayrağının dalgalandığını gördüm. Brejnevin bu cevabına Ford karşılık vermedi. Bir yıl sonra Fordda Rusyaya ziyarete gitti. Sabah olunca Brejnev ona nasıl uyuduğunu sordu.Ford: İyi uyudum ve ilginç bir rüya gördüm. Ne gördünüz? Kremlinde komünist bayrağı dalgalanıyordu. Brejnev pek memnun olmuştu.Ford devam etti: Ama bayrakta acaip yazılar vardı. Ne yazıyordu ne yazıyordu? Vallahi okuyamadım zira yazılar Çince idi
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama