Affet Fıkraları

loading...

Ali bütün gün sokakta oaynamıştı.Eve de geç geldi.Babası onu sokak kapısında kaşlarını çatarak karşılaşdı:-Söyle bakalım,kendini affettirmek için nasıl bir bahane bulacaksın?Ali boynunu büktü:-Vallahi babacığım,eve o kadar acele geldim ki bir bahane uydurmak aklıma bile gelmedi.
fıkranın devamı

Temel ölüm döşeğindedir karıs Fadimeyi yanına çağırır:Hizmetçi kızla aldatayirdum seni beni affet -bileyirum boşinamu zehirledum seni
fıkranın devamı


Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var. Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim, kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"

fıkranın devamı


Nasrettin hoca bırgun hayat kadınının yanına gider ve sevişir sonra ben bir hata yaptım dıyerek bir sokagın basına geçer ve allahım ne olur beni affet şeytana uydum der 1. böyle geçer ikincisinde ise aynısını yapar ve bir sokagın basına geçer allahım ne olur beni affet şeytana uydum der.üçüncüsünde bi daha yapar ve bi sokagın basına geçip allahım ne olur benı affet şeytana uydum der ve şeytan ordam çıkıp derki her becerdıgınde benı neden katıyosun

fıkranın devamı


BİR GÜN NASREDDİN HOCA BAHÇEDE NAMAZ KILIYOMUŞ BİR ÇOÇUKDA AĞAÇA ÇIKMIŞ NASREDDİN HOCA DUA EDİYOMUŞ ALLAHIM GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ÇOÇUKTA ETMEM DEMİŞ TEKRAR DEMİŞ ALLAHIM SEN GÜNAHLARIMI AFFET DEMİŞ ETMEM DEMİŞ NASREDDİN HOCA ETMEZSEN ETME ZATEN ABDESTİM YOKTU DEMİŞ



fıkranın devamı


Temel otelde kaliyor, tam soyunurken bir kadin kapiyi çalmis.
Temel : Cirme!..
Kadin : Affedersiniz...
Temel : Affettim, cir!..

fıkranın devamı


Temel in eski bir bmc kamyonu vardir. Yolda giderken kirmizi isik yanar ve frene
basar. Kamyon durmaz önünde giden son model BMW ye çarpar. Temel hemen
atlar, söföre yalvarir :
- Aman abi affet, sen zengin adamsin, seni etkilemez, ama ben ömür boyu
çalissam ödeyemem.
Adam Temel e acir ve affeder. Yollarina devam ederler. Ileride yine kirmizi isik
yanar. Temel kamyonu yine durduramaz. BMW yi hurdaya çevirir. Yine atlayip
yalvarmaya baslar :
- Aman abi, benim çocuklarim var, affet. Zaten arabana çarpmistim, hasar
biraz daha büyüdü sadece.
Adam Temel e yine acir ve :
- Tamam, gözüme görünme, bas git...
Yollarina devam ederler. Yine kirmizi isik yanar. Temel BMW ye yine gömer. Bu
sefer kafasinicamdan çikarip, bagirir :
- Benim abi benim, devam et...

fıkranın devamı


Temel ve Dursun gemi ile kaçak yolculuk yapıyormuş,
Birgün gemide panik yaşanmış,
Bizimkiler saklandıkları yerden çıkmışlar
Ve
Bir bakmışlar gemi batıyor.
Hemen denize atlamışlar,
Boğulacaklarını anlayınca ise;
Başlamışlar dua etmaye:
''Allahım sen bizi koru, günahlarımızı affet,
Eğer sağ salim karaya çıkarsak,
İslamın bütün şartlarını yerine getireceğiz,
Çok iyi birer müslüman olacağız...''
Aradan bir süre geçtikten sonra,
Bizimkiler bayılmışlar.
Gözlerini bir açmışlar,
Bir sahilin kenarındalar ve
Etraf ceset kaynıyor.
Bizimkiler kendilerini kontrol ettikten sonra,
Başalmışlar konuşmaya:
''Piz iku Lazuk
Pirazda Kurnazuk
Attuk saha pir Kazuk
Haydi allasmarladuk''

fıkranın devamı


Temel hacca gitmeye karar verir.Karısı Fadime, Annesi ve Fadimenin annesiyle helalleşmek ister.Hepsine "hakkınızı helal edin ben hacca gidiyorum"der."Bir şartla hakkımızı helal ederiz.Bizide götürürsen"derler. Temel çaresiz üçünüde alıp hacca gider.Haccın gereklerini yerine getirler. Dönecekleri gün herkes son ibadetlerini ve tövbelerini yapmak için odalara geçer.Temel odasına giderken annesinin tövbesini duyar."Allahım beni affet temelin babasını 4 kez aldattım".Temel inanmıyorum diyerek odasına doğru yürür.o arada kayınvalidesinin tövbesini duyar "Allahım beni affet fadimenin babasını 8 kez aldattım".Sonrada Fadime'nin töbesini duyar "Allahım beni affet Temel'i 1 kez aldattım".Temel büyük bir şok içerisinde odasına kapanır dizlerinin üstüne çökerek başlar tövbe etmeye:Allahım sen onları boşver esas beni affet senin huzuruna bu kadar orosp. getirdiğim için..

fıkranın devamı

- Ekstrem bana ulaşmıyor ve sürekli faiz ödüyorum!...- Nereden geliyorbu değirmenin suyu...- B...
fıkranın devamı

Her aksam yatmadan önce tanriya bana bir bisiklet vermesi için dua ederdim. Bir gün tanrinin çal...
fıkranın devamı

Bir gün adamın biri uykusunda bir rüya görür rüyasında sakallı yaşlı bir amca : Bak yavrum...
fıkranın devamı

Çapkın futbolcu, dans ederken sevgilisinin poposunu tutunca genç kıza sorar: - Hey, ne yapıyor...
fıkranın devamı

Kilisenin birinde, sex icin yanip tutusan bir rahibe varmis. bu rahibe hergun bas rahibe gidip, yete...
fıkranın devamı

Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince...
fıkranın devamı

Adamın biri hacca gidecekmiş. Dul olan annesi evladım benide götür, tek başıma gidemem demiş...
fıkranın devamı

Papa, son günlerde testislerindeki dayanilmaz sancilardan dolayi perisan durumdaymis. Bunun üzerin...
fıkranın devamı

Temel soyunma odasindayken kapi çaliniyor. -Cirme,çirilçiplagum. Bir kadin sesi, -Afedersiniz. -A...
fıkranın devamı

Dağistanlılar kavga etmeyi çok severlermiş. Bir gün rusun biri Dağistanlının arabasına çar...
fıkranın devamı

Adamın biri ormanda yürürken karşısına bir kadın çıkmış. Adam kadını si*miş. Sonra all...
fıkranın devamı

Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah çıkarma odasına girince...
fıkranın devamı

Milyoner kasasını, hırsız mahzenini, feylesof kitabını ve aşık kalbini aynı heyecan ve korkuyla açar...

Bir kadının gözyaşında herşeyden biraz vardır...

Çocuklarınıza dillerini tutmasını öğretin. Konuşmayı nasıl olsa öğrenecekler...

Gülmek için mutluluğu beklersen, tebessüm bile edemeden ölürsün...

İyiliği yalnız iyiler anlar, kötülüğü herkes!

Dertlerini gözyaşlarıyla boğmak isteyenlere dertlerin yüzme bildiğini söyleyin...

En iğrenç yalan gözyaşı biçimine girendir.

Gerçek sevgi; iyilik görünce artmayan, kötülük görünce azalmayandır.

Yaşamdan yakınanlar ondan olmayacak şeyler isteyenlerdir.

Hiçbir yara kurcalamakla iyileşmez.

Aşk dünyanın en tatlı mutluluğu ve en derin acısından ibarettir.

Gülümseme parasızdır ama kimi zaman servet kazandırır.

Dost yumruğu acıdır.

Dostluk gündüz görünmez. O ateşböceği gibi yalnız geceleyin parlar!!

Çocuklar donmamış beton gibidir. Üzerine ne düşerse iz yapar.

Dünya bir sahnedir.Herkes rolunu oynadıktan sonra gider..

Kalp ne ile dolu ise, dudaklardan o dökülür.

Seni seveni görmeyecek kadar körsen, seni seven seni sevdiğini söyleyemeyecek kadar gururludur..

Gözyaşları ızdırabın sessiz sözleridir..

Dostluk iki vücutta yaşayan bir ruh, iki ruhta yaşayan bir vücuttur.

Dostlar ırmak gibidir.Kiminin suyu az, kimin çok...
Kiminde ellerin ıslanır yalnızca, kiminde ruhun yıkanır boydan boya...

İnanmamak, ahirete değil; cennete girmeye manidir...

Hayatında ilk kez karşılıksız birşeyini verdi; son nefesini...

İnsanları yargılarsan onları sevmeye zamanın kalmaz.

Her nefeste eyledik yüzbin günah, bir günaha etmedik hiçbir gün Ahhh..

Başkalarının bahtiyarlığına imrenme çok kimse var ki senin hayatına gıpta ediyor..

Vicdanı tertemizdi zira onu hiç kullanmamıştı..

Düşmanlarınızı affedin bu bir büyüklüktür, ama onları unutmak büyük bir aptallıktır..

Vicdanım sızlıyor, acaba yemek vakti mi geldi?

Dilini kana bulama....Sus da öldür beni n'olur!

İnsanlar çabuk yükselenlere değer verirler; hiçbir şey toz ve tüy kadar çabuk yükselmez.

Ölüler yoklukları ile değil onlarla aramızda söylenmeden kalan sözler yüzünden keder verirler.

Ulaşılmazlar aslında öylesine güzeldir ki işte budur isteği tutku yapan!!

Sükut eden adamın endişesi azdır. Çünkü, insan dilinin altında gizlidir...

Yanında sesli düşünebildiğiniz insan dostunuzdur....

Herkes yanlış yapar, ancak ahmaklar yanlışlarında direnirler...

Ben bilmediğimi bildiğim için, insanlardan akıllıyım. (Sokrates)

Güzel konuşmak için tek bir yol vardır; dinlemeyi öğrenmek...

DAL RÜZGARI AFFEDER AMA KIRILMIŞTIR BİR KERE...

Bir düşmanı affetmek, bir dostu affetmekten daha kolaydır

Hakiki arkadaşlık, sıhhatten farksızdır, kıymeti, ancak elden gittikten sonra anlaşılır.

Her gün birbirini görmenin tadı başka, ayrılıp kavuşmanın tadı başka.

İnsanlar kırmızı bir güle doğru koşarken
çoğu zaman ayaklarının altında ezilen kır çiçeklerinden habersizdirler.

Başkaları ile ilgilenirsen, iki ay içinde birçok dostlar kazanabilirsin,
başkalarının seninle ilgilenmesini beklersen iki yılda bile tek dost kazanamazsın.
Dostun olsun istiyorsan dost ol.

Benim düşünebildiğim en mutlu evlilik, sağır bir erkekle kör bir kadının evlenmesidir.

Herkesin sizi sevmesini istiyorsanız, gülümseyin.

Güzel olan sevgili değildir, sevgili olan güzeldir!

Seni seviyorum diyebiliyorsam bu, sende bütün insanlığı,
bir anlamda canlı olan herşeyi ve yine sende kendimi seviyorum demektir.

Herkes kırılamaz.. Bazen ipince dal olmak gerekir kırılmak için ama dunya kütüklerin...
Ağlayamaz herkes... ağlayabilecek kadar büyümek gerekir
Dünya ise küçüklerin....


fıkranın devamı

KADIKOY - PENDIK HATTINDAN DERLENMİŞTİR

* Seni asil insanların basit sevgileriyle değil, basit insanların asil sevgileriyle sevdim.

* Gözlerin güzel ama bakmasını bilmiyorsun.

* Senin gözlerin varsa, benim sözlerim var.

* Bu dünyada 2 kör tanıdım: Biri beni görmeyen sen, ikincisi ise senden başkasını görmeyen ben.

* Bu dünyada sakın sevme, seversen ihanet etme, ihanet edenleri ise asla affetme!

* Bana unut beni diyorsun. Mademki unutmak o kadar kolay, sen onu unut ve bana dön.

* Geceler seni düşündüğüm kadar uzun olsaydı dünya bir daha güneş yüzü görmezdi.

* Aşka hürmet et fakat eğilme.

* En asil intikam affetmektir.

* Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inan.

* Vur kalbime hançeri, yüreğim parçalansın. Fazla derine inme, çünkü orda sen varsın.

* Seviyorum, sanma ki aşkım yetimdir. Yalvarmam asla, aşkım asaletimdir.

* Şeker tatlı olabilir, senin kadar değil. Herkes seni sevebilir, benim kadar değil.

* Unutmak zor, anlatmak ise imkansız. Çünkü sen unutuldukça hatırlanan, anlattıkça bitmeyensin.

* Güzelin nazına, Ford un ara gazına hastayım.

* Gönlünde yer yoksa bana güzelim / Fark etmez, ben ayakta da giderim.
fıkranın devamı

I Love You I Love You Do You Love Me Yes I Do
Umit Besen hizla Ingilizce ögrenmeye baslayan bir irka yapabilecegi en büyük zalimligi yapmis, bu sarkiyi peydah etmisti. Caddelerde, sokaklarda kekolar arabalarindan bu yaraticilik örnegi sarkiyi bangirdatir ufacik olmamiza ragmen agiz dolusu kusmamizi saglarlardi. O dönemde, es kaza bir turist ile tanisirsam bu sarkiyi nasil açiklayacagimi kara kara düsünürdüm.
Yillar sonra yabanci bir hanim ile sohbet ederken bu sarki aklima gelmisti. Kendisine böyle bir sarkinin var oldugunu anlatip, sözlerini söyledigimde bana sadece "I Dont believe You" (Hadi Len) demisti.

Çiki Çiki Baba
Sarki sözlerinin illede bir manasi olmasi gerekmez, düsüncesinin bayrak tasiyan örnegi oldu. Aynen söyleydi:
Çiki çiki baba. Ayni ayni yaba. Feli feli kuuli. El fakiri yaba. Oyyyy oyyyyy oyyyy. Ulan ne isti be.

Memisler
Topaloglu. Simdi bu öyle bir adamdi ki ceketinin rengine uysun diye saçini boyamaktan çekinmezdi. Uzayliydi, "Uzaydan gelmedik ki, dünyaliyiz biz" diye sarkisi vardi. Bir de "Memisler" adli sarkisi vardi. Duydugumuzda gülmekten yarilarak ikiye ayrilmistik. Sözleri söyle bir seydi sanirim:
Elmalari yemisler,
Seftaliyi yemisler,
Gülmüsler eglenmisler,
Güllü kizi yemisler,
Lambaya püf demisler,
Nasil etti bu isi,
Tebrik ettim memisi ...
diye sürüp gidiyordu. Inanilmazdi, onu ailecek sevmis, bagrimiza basmistik.

Hayat bayram Olsa
"Bütün dünya buna inansa, bir inansa" gibi hayaller içeren bir sarkidir.
Aslinda sözleri gayet iyi niyetli, barisçidir, fakat haddinden fazla ve sahtekar bir iyimserlik tasir. Üstelik melodisi çok basittir ve kolaylikla sinir bozabilir. Hala heryerde çalinir ve insanlar elele tutusarak bu güzel dilekleri tekrarlarlar. Bu gibi durumlarda yavasça masadan kalkarak tuvalete dogru yol almayi yeglerim. "Hocam nereye? El ele tutussak, birlik olsak" diyenler oldugunda: "Ya iyi diyosun da çok sikistim bilader. El ele tutussak ama prostat olmasak" gibi manasiz cümleler kurarak sivisir, sarki bitene kadar ortama geri dönmezdim. Çikinti bir adam olmak degildi niyetim ama masada el ele tutusarak "Insanlar tutussa, kardes olsa" diye avaz avaz bagiran bu insanlarin, bar ortamindan çikar çikmaz "Vay it sipasi benim arabayi sikistirmis. Hüleaynn ancuk kafali ileri alsana lan" diyerek söz konusu kisilere kafadan dalmasi ne kadar isabetli davranmis oldugumu anlatirdi bana. "Bütün dünya hizla sallansa, hayat ayran olsa" diye mirildanarak yol alirdim karanlikta.

Serseri
Hayatta ne oglunun ne de kendinin ne is yaptigini anlamadigim Selçuk Ural söylerdi bu sarkiyi. Aksi gibi sarki adamin delikanlilik dönemlerine de denk gelmemisti. Kocaman adama kar yikama bir kot takim giydirmisler, bu sarkiyi söyletirlerdi. Sözleri aynen söyleydi:
Serseriyim ... Ah serseri ... Okur yazar ve sevimli ... Biraz çapkin, biraz deli ... Ama sevecen bir serseri.
Ulasilmak ve onikiden vurulmak istenen mantik sanirim suydu: "Serseri erkekler kizlari cezbederler. Ama eli mustali sokak serserileri degil.
Sevimli, hayati 9 - 5 tadinda yasamayan, genç mizaçli." Yani kisaca bir Mickey Rourke tipi erkek anlatisiydi. Gelin görünki koca serserilik felsefesi bizimkilerin dilinde "okur yazar bir sevimli" haline gelmisti. Çok yasayin.

Bir Aslan Miyav Dedi
"Bir aslan miyav dedi. Minik fare kükredi. Fareden korktu kedi. Kedi pir uçuverdi." Türk çocuklarinin Kayahan'a emanet edildigi bir dönem. Hazret lütfedip Cumartesi sabahlari bi çocuk programi yapiyo. Hesapta olaylar gelecekte bi uzay gemisinde mi ne geçiyo, ufak tefek çocuklar tulumlarla ortalikta dolaniyo, koskoca pop yildizi kartondan yapilma "TRT robotlariyla" muhatap olmak durumunda kaliyo. Romantizmin çökmek bilmez kalesi gazi almis ya, sabah aksam bi tarafindan çocuk sarkilari çikariyo.
Bereket hepsi gömüldü gitti tarihin tozlu sayfalarina. Hiç girmeyelim, bu konu burda kapansin.

Horozumu Kaçirdilar
Bakin bu sarki beni her duydugumda korkutmustur. Ulan böyle hiyar çocuk sarkisi olur mu? Horozu kaçiriyorlar, damdan dama uçuruyorlar, bi de suyuna pilav pisiriyorlar. Magdur sahis da olaylari bir bir müsahede ediyor, sonra kafayi yiyip, kaçirilmis, suyuna pilav pisirilmis horoza "geh bili bili"
diyor. Polise, kolluk kuvvetlerine olan güvenim ilk bu sarkida sarsilmisti. Demek ki bi gün herifin biri beni de kaçirabilir, suyuma pilav pisirebilir ve pilavdan yiyebilirdi. Terör sarkisiydi. Umarim yoktur artik.

Abone
Su anda Kral TV'nin elinden ne çekiyorsaniz, iste bu yüzdendir dostlar. Ilk Türk pop sarkisi degildi elbet ama bu günkü tarzi yakalayan ve gelismesini saglayan ilk sarkiydi. Sarisin, hafif toplu, genç bir kiz tellerin arkasindan, Aboneyim abone. Biletlerim cebimde. Balli lokma tatlisi. Aman hadi hayirlisi." diye bagirarak fitili atesledi. Kötü sesli bu genç kizin isminin Yonca oldugunu ögrendigimizde hafizamizi zorlamis ve Devekusu Kabare'de geçirdigi günleri animsamistik. Demek ki bu kiz bir sekilde söhret olmayi kafasina koymustu, oldu nitekim. Sarkici oldu. Evet oldu.
Habolo... Habolo sobolobo, habolo humbaa... Habolo sobolobo habolo
humbaa... Eee bu nasil sarkidir, ne eder, ne anlatir hiç anlamadim.
Anlamaya çalismicamda. Manyakmiyim ben ya!! Du ben sena anlatayim. Bu (Insallah yanilmiyorum) Yonca Evcimik'in, "Saat 9.15 vapurunda. Onu gördüm karsimda. Dizlerimi titretti. Maymun oldum galiba." diye baslayan ve ayni sekilde devam eden bol renkli bir sarkiydi. Klibinde tahta çubuklarla yürüyen saklabanlar, palyaçolar filan vardi. Daha da berbat bir sey söyleyeyim mi ben size bu sarki hakkinda: Severdim. Yonca Evcimik'in o sarkisinda abolo sobolobo falan yoktu. O senin dedigin söyleydi:
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Okayi yamasika kombambaa kombambaa...
Niye hatirliyorsam?
Habolo sobolobo söyle devam eder: "Bir, ki, uç, dört basladi.
Hemen simdi basladi. Sarkimiz Marsandiz..."
Galiba benim kafam gereksiz bir sürü bilgiyle dolu.

Honki Ponki
Bir tane hit vardi, Çiki çiki baba'dan evvel, nasil unutulur? Senay'in söyledigi:
Honki ponki torino. Calona bimbo boriro. Mitsubisi hibobo kozizo. Çiki çiki sayne tiki tak toooooook... Ah be abicim...

Cüceler
"Cük cük cücelerim, menim güççük cücelerim, tarlalarda boy atasiz, ananiza tez çatasiz" diye sözleri vardi. Fantastik ögeler içeren bir halk türküsüydü. Çok meshur olmustu.

Törkis Kovboylar
"Ooo ooo çekilin yoldan vahsi batidan geliyorlar... Amerikanlar eskidi bunlar Törkis kovboylar, diye bir sarki yazsana" deseler bana, zevk ile yazardim, ama çikip okumazdim.

Arkadasim Essek
Baris Manço'nun "Arkadasim Essek" diye bi sarkisi vardi. Arkadasim es, arkadasim sek, arkadasim esseeekkk... Bu nakarati idrak etmem uzun zaman almisti. "Arkada Simsek" ne alaka, ne simsegi, ne manasiz sarki, diye gicik olmustum. Halbuki ne salakmisim. Biraz hatirlatip keyfinizi yerine getireyim mi?
Sari kiz minik buzagiyi sütten kesti mi... Kuzularla oglaklar tepisiyor mu...
Gizli Not: Yaziyi okuyan her iki kisiden biri sarkiyi söylemeye
baslamistir. Eminim...

Barmen Minik
Barda durur barmen minik sise elindeeeee...
Biz çalariz o durmaz hep oynar yerinde...
Ya bu nasi sarkidir? Barmen niye minik? Yoksa barmenin lakabi mi minik?
Hakan abim, Peker abim. Nasil bir ruh hali içindeyken yaptin sen bunu?

Çile Bülbülüm
Iste klasik bir sazli sözlü eglence yeri sarkisi. Ayilarin kendini
göstermesi için de bire bir. Sarki baslar baslamaz grup kendi içinde göz temaslariyla bulusur, "Allah" kismi gelince insanliktan çikmak üzere anlasir. Bakiniz simdi sarkicimiz söylüyor:
Çileeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee
AaAaAaAaAhhh
Aaaaahh
Çile Bülbülüm...
ALLAHHHHHH
Be hey ne oluyor!!?? Yahu bir adabi olmasin mi? Melodiye, besteye katkisi olmasin mi? Özellikle erkek vatandaslarimiz çok yapar bunu, aman korumanin ne alemi var; sirf erkekler yapar. Tüm eglencelerimiz nasil basitlesiyorsa, bu "Allah" bölümü de öyle ayilasiyor iste. Adam gibi adamlarin bulundugu bir grupta bu sarkiyi söyleyiniz, aksi takdirde uzak durunuz. Bir de "Allah" kismini kaçirip bir saniye sonra bagiranlar vardir ki, "Yallah" diyip kafa koyulmalidir.

Bakkal Amca
Simdi dikkatle inceleyelim:
- Bakkal amcaa ... Bakkal amca
- Ne var? (Bakkalin zaten sesi boru gibi, bi de "Ne var" diyo. Tam ayi.)
- Unin var mi?
- Var var... (Herif direk uyum sagladi.)
- Sekerin var mi?
- Var var... (Kesin embesil)
- Yagin var mi?
- Var var...
- Ne duruyorsun?
- Ne yapayim? (Dayanamayacagim ya. "Ne yapayim" diye soruyo çocugun
pipisini koparacagi yerde.)
- Helva yapsana... Helva yapsana...
Allah bütün Mahmut Tuncer'leri affetsin.
fıkranın devamı

Adam tek maaşlı memur,tek odada kirada.İki çocuk da var,biri kız diğeri erkek.. Karısıyla birlikte olmak hayal.Ortadan böldüğü odanın diğer tarafında mutfak... Karısıyla anlaşır. Bulaşık yıkamaya girdiğinde, bir tabak kırmasını , ardından kendisinin öfkeyle içeri gireceğini, ancak haftada bir bu şekilde birlikte olabileceklerini planlarlar. Birkaç kez zorda olsa uygulama fırsatı doğar. Günün birinde kız yıkamaktadır bulaşıkları...Tesadüfen bir tabak kırınca oğlu girer mutfağa;

-"Abla çaktırmadan sakla, babam tabak kıranı asla affetmez ; s.ker.."

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama