Aksam Fıkraları

loading...


Tanri eşşeği yarattı
ve ona dedi ki:
“sen bir eşeksin. Sabahtan aksama kadar yorulmadan,
yakinmadan çalisacaksin ve agir yükleri sirtinda tasiyacaksin. Ot yiyeceksin az akilli
olacaksin ve 50 yil yasayacaksin”.


Eşşek cevap verdi:
“50 sene böyle bir hayat için çok çok fazla, lütfen bana 20 yildan
fazla verme!” ve
öyle oldu...


Sonra tanrı köpeği yarattı ve ona dedi ki:
“Sen bir köpeksin. Insanlarin mallarini koruyacaksin, onlarin
en yakin dostu
olacaksın. Geriye kalan artıkları yiyeceksin ve 25 yil yasayacaksın.”

Köpek cevap verdi:
“Tanrim, 25 yil böyle yasamak çok fazla.
Bana 10 yıl ver yeter” ve öyle oldu...

Daha sonra Tanrı maymunu yarattı ve dedi
ki:
“Sen bir maymunsun. Agaçtan agaca salinacak ve bir
aptal gibi
davranacaksın. İnsanları eğlendireceksin ve 20 yil
yasayacaksın”.

Maymun cevap verdi :
“20 sene dünyanın
palyaçosu olarak yasamak çok fazla.
Bana 10 seneden fazla verme”. Ve
böyle oldu...

En sonunda Tanri erkegi yaratti ve ona dedi
ki:
“Sen bir erkeksin. Dünyada yasayacak tek
rasyonel düsünen canli
olacaksin. Diger yaratilmislara zekani kullanarak hükmedeceksin.
Dünyayi
yöneteceksin ve 20 yil yasayacaksın.”

Erkek cevap verdi :
“Tanrim, erkek olmak için 20 yil yetmez. Lütfen bana esekten artan 30
yili,
köpekten artan 15 yili ve maymununun 10 yılını ver. ”

Tanrı bunu kabul etti ve erkek 20 yıl erkek olarak yasadı sonra evlendı.
Ve 30 sene esek olarak sabahtan aksama kadar çalıştı ve ağır yükler tasıdı.
Sonra çocukları oldu ve 15 yıl köpek gibi
yasadı, evi korudu, aileden artanları yedi. Sonra ilerleyen yasında 10 yıl
maymun olarak yasadı.
Aptal gibi davrandı ve torunlarını eğlendirdi. Bu güne kadar böyle geldi...

fıkranın devamı


Genç bir çocuk heyecanla annesine gelir ve aşık olduğunu, evlenmek istediğini ve tanıştırmak istediğini söyler.
Ama, sadece eğlence olsun diye eve 3 kız getireceğini ve annesinin evleneceği kızı tahmin etmesini ister.

Ertesi gün 3 güzel kızla eve gelir. Otururlar, bir süre sohbet ederler.
Bir süre sonra çocuk heyecanla annesine sorar
Tahmin ettin mi"diye.
Anne duraksamadan cevap verir:
"Ortadaki kizil saçlı."
Oğlan hayretle annesine sorar:
"Inanilmaz, nasil bildin?"
Anne cevap verir:
"Bir tek ondan hoşlanmadım.."

fıkranın devamı


Yeni evli bir cift vardi.Evliliklerinin daha ilk

aylarinda,bu isin hic de hayal ettikleri gibi

olmadigini anlayivermislerdi.Aslinda

birbirlerini sevmiyor degillerdi.Son zamanlarda o

kadar sik olmasada evlenmeden once sik sik

birbirlerini cok sevdiklerine dair ne kadar da dil

dokmuslerdi.Ama simdilerde kucuk bir soz,ufak

bir hadise aralarinda orta capli bir kavganin

cikmasina yetiyordu.

Bir aksam oturup iliskilerini gozden gecirmeye

karar verdiler.Her ikisi de bosanmayi istemekle

beraber,islerin boyle gitmeyeceginin

farkindaydilar.

Erkek,'Aklima bir fikir geldi'dedi.'Bahceye bir

agac dikelim ve eger bu agac 3 ay icinde kurursa

bosanalim.Kurumaz da buyurse bunu bir daha

aklimizdan gecirmeyelim.Bu sure icinde de ayri

ayri odalarda kalalim.'

Bu ilginc fikir haniminin da hosuna gitti.Ertesi

gun gidip bir meyve fidani aldilar ve birlikte

bahceye diktiler.

ARADAN BIR AY GECTI..

BIR GECE BAHCEDE KARSILASTILAR..

VE HER IKISININ DE ELINDE ICI SU DOLU BIRER

BIDON VARDI... :)))

fıkranın devamı


Roger agir sartlar altinda calisan bir iscidir. Bos zamanlarini hep bowling ve voleybol oynayarak gecirmektedir. Karisi bu duruma uzulur ve bir hafta sonu onu striptiz kulubune goturmeye karar verir. O aksam beraberce kulube giderler. Kapidaki bodyguard,
"Hey Roger! Seni gormek ne guzel!" der.
Karisi sasirir,
"Daha once buraya gelmismiydin Roger?"
Roger,
"Hayir hayir o adami bowlingten taniyorum..."
Iceri girerler ve bir masaya otururlar.
Garson gelir,
"Iyi aksamlar Roger! Herzamanki gibi Cin tonik degil mi?"
Karisi,
"Roger bana bak sen buraya daha once geldin degil mi?"
Hafif hafif ofkelenmeye baslayan karisini sakinlestirmek zordur.
Roger,
"Ne alakasi var! Voleyboldan tanirim onu bir iki tek icmisligimiz var ordan yani..."
Karisi pek tatmin olmamistir ama susar. Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir, stritipzci,
"Selam Roger! Yine ozel masa sovundan mi istersin?"
Roger boka batmistir... Karisi hisimla yerinden kalkar ve kulubu terk eder, Roger pesinden kosar, Kadin bir taksiye biner ve taksi kalkmadan Roger da yetisir, Karisi ofkeden patlayacak gibidir...
O sirada sofor arkaya doner ve soyle der,
"Bu geceki cok suratsizmis Roger!"




fıkranın devamı


Buyukannesi torununu ziyarete gitmis. Kapiyi çaldiginda torunu genç kiz kapiyi çirilçiplak açmis. Büyakanne bunu görünce dehsetle kizim bu ne kilik kapiya böyle çikilirmi deyince genç kiz büyükkanne ben çiplak degilimki üzerimde ask elbisesi var der.
Daha sonra büyükkanne evine gider ve aksam büyükbaba eve gelip kapiyi çalar ne görsün karisi karsisinda çirilçiplak hanim der bu ne kilik böyle, büyükkanne çiplak degilim üzerimde ask elbisesi var der. Buyukbaba iyi ama bundan sonra utulemeyi unutma der.




fıkranın devamı


Karadeniz sahilinde bir kahvede inatçilik sampiyonasi düzenlenmis. Üç müsabik ortaya çikmis, baslarindan çikan birer olayi anlatip, kahve sakinlerinden sampiyonu seçmesini istemisler.
Birinci müsabik:
"Bir aksam isten eve döndüm, kapiyi çaldim, hanim kim o dedi, kim olacak bu saatte, kapiyi baska kim çalar ki! Kizdim. Kapiyi ben çaldim, hanim israrla kim o dedi. Bu sabaha kadar böyle devam etti. Sabah oldu ise gittim."
Ikinci müsabik:
"Agriyan disimi çektirmek için disçiye gittim. Disçi hangi disin agriyor diye bana sordu. Madem koskocaman disçi, agriyan disimi o bulsun diye inat ettim. Disçi bütün dislerimi çekti. Sira agriyan disime gelince, yine agriyor demedim ve agzimdaki bu tek dis inadimdan kaldi."
Üçüncü müsabik:
"Evlendigim ilk gece hanim bana dokunma dedi. Ben de inadim tuttu. Aradan 17 yil geçti, hala dokunmadim."
Bu arada jüri baskani
"Ama senin üç tane kocaman çocugun var, nasil olur?"
diye sorunca:
"Inadimdan onlarin bile nasil oldugunu sormadim."




fıkranın devamı


Bir gun temel ile dursunbir yere gidiyorlarmis ve onlerine hic bakmadan bir cukura duserler ve o cukur dan cikmayi bakarlar ama cikamazlarmis ve aksam olmus temel "ULA DURSUN BEN BI DEFA DAHA DAHA DENEYIP CIKAR SAM IYI CIKMASAM EVE GIDICEM CUNKU KARIM BENI EVDE BEKLER DA

fıkranın devamı


Temel sabah uçagi ile parise gidiyor. Islerini tamamlayip aksam uçagi ile Istanbul"a dönmek istemekte...aksilik uçagi

kaçirir. Saat 23.30"d

lüks bir otelin yolunu tutar. Odasina çikip uyur. Sabah yedide
resepsiyona gidip hesabini sorar. Eline bir fatura uzatirlar Temel
sasirir:
- Lan bir basimizi koyduk ve kalktik 400 dolar...olur
mu? der.
- Ama efendim hizmetlerimiz var.
Temel faturaya bakar T.K.P 100$
- T.K.P ne?
- Tenis kortlarini kullanma parasi
- Ben kullanmadim ki? der Temel
- Kullansaydiniz efendim 6 tane kortumuz var. der
Resepsiyon memuru yine bakar
- H.K.P 150$
- Bu ne?
- Havuzu kullanma parasi
- Kullanmadim ki? der Temel.
Resepsiyon memuru gayet sakin bir sekilde
- Kullansaydiniz 3 tane havuzumuz var 2 tanesi olimpik.
Temel çok sinirlenir ve hemen bir kalem ister.
Faturanin altina aynen sunu yazar.
T.S.P 500$ ve resepsiyon memuruna uzatir.
- Ver bakalim 100$ sizin de bana 500$ borcunuz vardir,
der Temel.
Resepsiyon memuru sasirir
- T.S.P ne oluyor?
- Temel"i s..me parasi.
- Aman efendim olurmu öyle sey estagfirullah. der resepsiyon memuru
- Kardesim Temel burdaydi s..seydiniz bütün gece müsaittim!

fıkranın devamı



Adamin biri misafirlige gitmis.Aksam olunca haliyle sormuslar;
-''Pardon arkadas demisler kari-koca.''Bizim odada mi yatarsin,bebegin odasinda mi,
yoksa bos odada mi?''
Adam dusunmus:Kari-kocanin yaninda yatilmaz,bebekte uyabir aglarsauykusu kacacak
ben bos odada yatarim demis.Sabah olunca adam elini yuzunu yikamis ,bir de bakmis cok
guzel,huri gibi bir kiz adama havlu tutuyor,
Adam-''Kizimsenin adin ne ?''diye sormus.
Kiz-''Bebek,ya sizin isminiz?...
Adam-''Essek kizim esseeeek.




fıkranın devamı


Patron (adam) ve sekreteri (kadin) sehir disina yemege gitmek için arabayla yola çikarlar.
Fakat araba yolda problem yaratir. Inip bakarlar tamir olacak gibi degil. Burda kaldik diye söylenirler. Ilerde bir küçük ev görürler. Giderler ve kapisinin açik oldugunu görürler. Araladiklari kapidan baktiklarinda sanslarina bir de yatak olduguna sevinirler.
Adam,"sen yataga yatabilirsin, ben de uyku tulumuyla suraya kivrilirim" der. Yatarlar.
Biraz sonra sekreter "ben üsüyorum" der. Adam uyku tulumunun fermuarini açar, kalkar ve bir battaniye alip kadinin üzerine örter. Tekrar gider uyku tulumunun içine girer. Fakat çok geçmez.
Kadin biraz da arzulu bir sesle "ama ben hala üsüyorum der". Adam yine kalkar ve bir battaniye daha alip kadinin üzerini örter. Döner, uyku tulumuna girip uyumaya çalisir.
Yine biraz sonra kadin arzulu bir sesle "ama ben isinamadim" der. Adam tekrar kalkar. Bir battaniye daha alir ve kadini örter. Dönüp tekrar uyku tulumunun içine girer.
Biraz sonra kadin daha arzulu bir sesle "ama ben üsüyorum ve bir türlü isinamiyorum" der.
Adam "en iyisi biz seninle bu aksam evliymisik gibi davranalim, ne dersin?" diye sorar.
Kadinin hosuna gider ve sevinçle "olur" der. Adam oldukça yükses tonda bagirir:
"kalk ve su lanet battaniyeyi alip üzerini ört" der.

fıkranın devamı


Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba bozuLuyor ve makine mühendisi;
- "ben haLLederim" deyip yatIyor arabanIn aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya, haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo,
- "Bana bIrakIn" diye... KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar. sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi:
- "eee.. şey... arabadan çIkIp bi daha girsek?"

fıkranın devamı


Beyaz gocmen Kanada'nin ucsuz bucaksiz ormanlarinda bir kulube yapmis, kisa hazirlaniyordu. Tam odun keserken bir kizilderili gecti.
"Hey kizilderili", diye seslendi, "Kis nasil olacak?"
"Soguk" dedi kizilderili ve yoluna devam etti. Yerlilerin doga bilgisine buyuk guven duyan gocmen epey endiselendi ve her ihtimale karsi daha fazla odun kesti.
Aksam kizilderili tekrar gecerken "Hey arkadas", diye beyaz gocmen bir kez daha seslendi. "Kis gercekten cok mu soguk gececek?"
"Cok hem de cok soguk", dedi kizilerili ve yoluna devam etti.
Gocmen artik fena halde korkmustu. Cilginlar gibi odun kesip istifledi. Ertesi sabah kizilderili seslendi, gecerken:
"Bu kis, insan oglunun yasayamayacagi kadar soguk olmak!"
"Nereden biliyorsun?" diye nefes nefese butun gece odun durmadan odun kesip bitkin dusen gocmen sordu.
"Eski bir kizilderili sozu var, beyaz adam cok odun kesmek, kis cok cok soguk olmak

fıkranın devamı


Zengin bir is adaminin kizi, kendisiyle evlenmek isteyen erkek arkadasini anne ve babasiyla tanistirmak icin evlerine yemege cagirdi. Yemekten sonra zengin is adami damat adayiyla basbasa konusmak istedi ve onu calisma odasina goturdu.
Senle söyle erkek erkege konusalim yavrum, dedi.
- Evlendikten sonra aileni gecindirmek icin ne is yapmayi düsünüyorsun?
Damat adayi duraksamadan yanit verdi:
- Aslinda benim elimden her is gelir efendim, evlendikten sonra bir yerde kesinlikle bir is bulurum. Sonra da nasil olsa, Tanri yardim eder.
Damat adayinin bu yanitini kuskuyla karsilayan is adami, bu kez daha somut bir soru sordu:
- Peki icinde kizimi oturtabilecegin bir eve nasil sahip olmayi düsünüyorsun?
Damat adayi yine duraksamadan cevap verdi:
- Ben aslinda cok caliskan bir insanimdir, dedi. Gece gündüz demez calisir, para biriktiririm. Sonra da nasil olsa Tanri yardim eder, bizde bir ev sahibi oluruz.
Kız babasinin nesesi iyice kacti. Bu kez sesini yükselterek sordu:
- Peki oglum ilerde cocuklariniz olunca onlara nasil bakacaksiniz?
Damat adayi o soruyu da yanitladi:
- Biraz önce söyledim ya, gece gündüz calisir kazandigim tüm parayi biriktiririm. Sonrada nasil olsa Tanri'nin yardimiyla cocuklarimizi büyütürüz.
Damat gittikten sonra kizi kosarak babasinin yanina geldi:
- Damadini begendigini gözlerinden anliyorum babacigim, lütfen söylermisin onun en cok neyini begendin?
Babasi kizinin yüzüne dik dik bakti:
- Onun en cok hosuma giden yani benim hakkimdaki görüsü, dedi ve ekledi:
- Beni Tanri saniyor!




fıkranın devamı


Agop'la karisi Haykanus kahvalti ediyorlarmis.
Haykanus sormus:
- Sular akmoor Agop, bir bakarsin degil mi?
- Nereden cikarirsin simdi Haykanus, ben muslukcu ?
- Peki havagazini kontrol etsen.
- Canim, ben tesisatci?
- Agop, elektrik dugmesi de bozulmus
- Yeter artik Haykanus...
Agop aksam eve geldiginde bir bakmis ki butun aksakliklar onarilmis. Merakla sormus Haykanus 'a:
- Canim karim, kime yaptirdin bunlari?
- Kirkor 'a rica ettim beni kirmadi.
- Ne?... Kirkor mu? O dunyanin en kotu adamidir. Karsiliksiz bir sey yapmaz.
- Evet bana " ya benimle yatacaksin ya da cikolatali pasta yapacaksin" dedi
- Guzel...Pastayi yaptin degil mi?
- Ah Agop, nereden cikarirsin bunu? Ben pastaci...

fıkranın devamı


Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve papaganina demis ulan bunu icersen tuylerini diri diri yolarim demis gitmis arkadasini davet etmeye. Aksam geldiginde bakmis papagan sarhos kendi tuyunu kendi yoliyormus.``Benimicin fark etmez``diye



fıkranın devamı


Soguk bir mart gecesinde genc erkek kediler disari cikmak icin susleniyorlar. Tam bu sirada kucuk erkek kedi birinin kolunu cekiyor.
- "Abi nereye gidiyorsunuz? bende geleyim mi?"
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz. sen gelemezsin"
Kucuk kedi 2. ve 3 .gunde sansini denemis ama hep olumsuz cevap.
- "Hayir,biz disi kedilerle sevismeye gidiyoruz"
Kucuk kedi yine bir aksam uzeri disariya cikmaya hazirlanan abilerine yaklasmis
- "Abi bende gelebilirmiyim" diye sormus. babacan bir kedi;
- "Hadi gel, lan sende ogren" demis.
Kucuk erkek kedi ve abileri cok soguk ve karli bir mart gecesinde sokaklarda dolasmaya baslamislar ve hemen bir plan yapilmis. Bir evin catisina cikip bekleyecekler ve asagidan disi kediler gecerken saldiracaklar. Aynen plandaki gibi catiya cikmislar baslamislar beklemeye, kar yagiyor ve hava cok soguk, aradan gecen 2 saatten sonra yoldan gelip gecen yok. Abilerinin yaninda bekleyen kucuk erkek kedi iyice usumus ve titrek bir sesle abisinin koluna durtmus;
- "Abicim ben bi on dakika daha sevisir sonra giderim" demis.




fıkranın devamı


Bizim koylu Ahmet esegini satmaya karar vermis. Kiymeti tas catlasa 50 milyon lira eden esek icin pazarlik payini da ekleyerek 100 milyon lira fiyat koymus. Komsu koyden acilen esege ihtiyaci olan Mehmet 100 milyon odeyip almaya razi olmus. Koylu Ahmet esegini satmis ama aksam da uykusu kacmis. Dusunup durmus,
- "Mehmet 50 milyon liralik esege niye 100 milyon lira verdi?" diye. ici rahat etmeyince ertesi gun esegini geri almaya karar vermis. Pazara gittiginde Mehmet'in esegi 200 milyon liradan satisa cikardigini gormus. Sonunda 200 milyon liraya almak zorunda kalmis. Ayni olay bu kez Mehmet'in basina gelmis.
O da ertesi gun esegi geri almaya karar vermis. Bu alisveris hergun fiyat arta arta devam etmis. Birkac gun sonra pazara bir baska koyden Huseyin gelmis. Huseyin pazardaki kalabaligin arasina dalinca bir de ne gorsun:
- "Al, al, al, sat, sat , sat" bagrismalari arasinda bir yasli esek ve bu esegin 1 milyar liralik satis fiyati....!
Yanindakine sormus
- "Hemserim, bu yasli esek 1 milyar lira eder mi yahu?"
Adam hemen yanitlamis;
- "Valla grafikler ortada. Bu esegin fiyati 50 milyon liradan basladi, 950 milyon liraya geldi. Soyle bir teknigine bakarsan gorursun. Esegin fiyati 1 milyardaki direncini kirarsa, 1.5 milyara kadar yolu var. "




fıkranın devamı


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!




fıkranın devamı


Yazin sicak,guzel gunlerinden bi gun yine bizim karinca serin sulara girip rahatlayip eglenmek yerine yine calismaktadir. Agustos bocegi ise evinin arka bahcesindeki havuzda guzel kizlarla birlikte eglenmektedir.Karinca bunu her gordugunde ise icin icin kiskanmakta ama
-"Sen asil kisin gorecen" diyerek kendini avutmaktadir.Derken tum yaz boyle gecer
ve yavas yavas sonbahar ve de kis gelir.Yagmurlu bir kis aksami karinca evinde,kucuk sobasinin onunde oturmus pencereden disari bakmaktadir.Elinde de yazin topladigi yemek parcaciklarini yemektedir. Derken evin onune bir limuzin gelir.
-"Allah Allah" der icinden.
-"Bu kimdir acep?".
Sofor cikar ve en arka kapiya gider.Kapiyi acinca icerden once iki tane fistik gibi kiz ve ardindan kurkler icinde bizim agustos bocegi
cikar.Yavas yavas karincanin evine dogru gelir.Pencereden cikar ve
-"Hayrola agustos bocegi" der karinca.
-"Ne olsun iste..Bizim arkadaslar cagirdi
da Paris te parti varmis,oraya gidiyorum" der agustos bocegi.
-"Sen de bir sey ister misin? diye bir ugrayayim dedim."
Karinca;

-"Sagolasin.Aslinda var bisiy.Yaparsan sevinirim valla.Orda yasayan La Fontaine adinda bir ibne varmis.
Benim icin onu bi guzel sitermisin!..?"



fıkranın devamı


Gunun birinde Istanbul'da sarisinin biri hayattan o kadar bezmis ki kendini bogazin soguk sularina birakarak hayatina son vermeye karar vermis.

Bogazici koprusunden gecerken arabasini durdurmus, bariyerlere cikmis ve titreyerek az sonra kendisini bu cekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka aglarken yanina genc ve yakisikli bir genc gelmis. Genc ona acimis ve sarisinin ellerini tutup "Bak, yasaman icin cok neden var. Yarin sabah gemim Amerika'ya gitmek uzere demir alacak. Eger istersen, seni de caktirmadan gemiye alip saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana cok iyi bakarim." demis. Sarisin bakmis kaybedecek bir sey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir baslangic yaparim umuduyla denizcinin teklifini kabul etmis. O aksam denizci genc onu gemiye almis ve filikalardan birine saklamis. Her gece sarisina uc sandvic ve bir meyve getiriyormus, sonra da sabaha kadar sevisiyorlarmis. Bir kac gun sonra, kaptan rutin kontrolleri sirasinda sarisina rastlamis. Orada ne aradigini sormus. Sarisin da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlastim. O bana hergun yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sagliyor. Ben de onun benimle sevismesine izin veriyorum." demis. Kaptan, "Seninle sevistigi kesin kucuk hanim" demis, "Ama bu Kadikoy-Besiktas vapuru".



fıkranın devamı


Kucuk bir balikci koyundeTemel tembel oldugu icin esi Fadime baliga cikmak zorunda kalirmis. Sabah erkenden balikcilar tekneleri ile denize acildiklarinda erkekler hep ayni yone gitmelerine ragmen fadime kendine gore bir yone gidermis.

Aksam baliktan donuldugunde erkeklerin cok az balik yakalamis olmalarina fadimenin kayigi silme balik dolu olurmus.

Bu duruma dayanamayan erkekler, isin sirrini sormuslar. O da :

- "Biliyorsunuz kocam uykucudur, sabah esimin pijamasini acip bakiyorum. Temelinki ne tarafa dogru yatmis ise o yone gidiyorum" demis. Erkekler:

- "Peki baci saga, sola anladik ama dimdik durursa ne tarafa gidiyorsun?" diye sorunca Fadime:

- "Canim, o gun balığa çıkar mıyım hiç?"

fıkranın devamı


Temel koyun en guzel kızıyla evlenir.Guzel oldugu kadar aptalmısta.Gerdek gecesi kız Temelin penisini gormus ve saskınlıkla sormus"Uyyy..Temelum bu nedur Temel:bu gordugun sadece bende var baska kımsede yoktur"demis.Neyse birgun Idris Temel'in karısıyla isi pisirmis.Aksam evde kadın Temel'i sorguya cek mis; "ula Temel hani ondan birtek sende varidu ?" Temel'de he bende ondan iki tane vardı birini Id ris'e verdim.Karısı uy agzına ettugum niye iyisini ona verdin daa ?

fıkranın devamı


Karadeniz sahilinde bir kahvede inatçilik sampiyonasi düzenlenmis. Üç müsabik ortaya çikmis, baslarindan çikan birer olayi anlatip, kahve sakinlerinden sampiyonu seçmesini istemisler.
Birinci müsabik:
"Bir aksam isten eve döndüm, kapiyi çaldim, hanim kim o dedi, kim olacak bu saatte, kapiyi baska kim çalar ki! Kizdim. Kapiyi ben çaldim, hanim israrla kim o dedi. Bu sabaha kadar böyle devam etti. Sabah oldu ise gittim."
Ikinci müsabik:
"Agriyan disimi çektirmek için disçiye gittim. Disçi hangi disin agriyor diye bana sordu. Madem koskocaman disçi, agriyan disimi o bulsun diye inat ettim. Disçi bütün dislerimi çekti. Sira agriyan disime gelince, yine agriyor demedim ve agzimdaki bu tek dis inadimdan kaldi."
Üçüncü müsabik:
"Evlendigim ilk gece hanim bana dokunma dedi. Ben de inadim tuttu. Aradan 17 yil geçti, hala dokunmadim."
Bu arada jüri baskani
"Ama senin üç tane kocaman çocugun var, nasil olur?"
diye sorunca:
"Inadimdan onlarin bile nasil oldugunu sormadim."

fıkranın devamı


Gunun birinde Istanbul'da sarisinin biri hayattan o kadar bezmis ki kendini bogazin soguk sularina birakarak hayatina son vermeye karar vermis.

Bogazici koprusunden gecerken arabasini durdurmus, bariyerlere cikmis ve titreyerek az sonra kendisini bu cekilmez hayattan kurtaracak olan sulara baka baka aglarken yanina genc ve yakisikli bir genc gelmis. Genc ona acimis ve sarisinin ellerini tutup "Bak, yasaman icin cok neden var. Yarin sabah gemim Amerika'ya gitmek uzere demir alacak. Eger istersen, seni de caktirmadan gemiye alip saklayabilirim. Sana hem yemek getiririm hem de sana cok iyi bakarim." demis. Sarisin bakmis kaybedecek bir sey yok; belki de Amerika'ya gidip yeni bir baslangic yaparim umuduyla denizcinin teklifini kabul etmis. O aksam denizci genc onu gemiye almis ve filikalardan birine saklamis. Her gece sarisina uc sandvic ve bir meyve getiriyormus, sonra da sabaha kadar sevisiyorlarmis. Bir kac gun sonra, kaptan rutin kontrolleri sirasinda sarisina rastlamis. Orada ne aradigini sormus. Sarisin da "Ben bu gemideki denizcilerden biriyle anlastim. O bana hergun yemek getiriyor ve Amerika'ya gitmemi sagliyor. Ben de onun benimle sevismesine izin veriyorum." demis. Kaptan, "Seninle sevistigi kesin kucuk hanim" demis, "Ama bu Kadikoy-Besiktas vapuru".

fıkranın devamı


Adamin birinin papagani varmis. Ama cok ickici iymis.Bir gun sahibi eve iki sise viski getirmis ve papaganina demis ulan bunu icersen tuylerini diri diri yolarim demis gitmis arkadasini davet etmeye. Aksam geldiginde bakmis papagan sarhos kendi tuyunu kendi yoliyormus.``Benimicin fark etmez``diye

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :