Alamanya Fıkraları

loading...

Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de
iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler
ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya
hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri
varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyorlar.
Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe
gidiyolar gümrükteki memur bunlari bir test edeyim
diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor "sen
gerçek ineksen bu samanları yersin" diyor. Temel
mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su
getiriyor "eğer sen gerçek ineksen bunu içersin
diyor" ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar
taze ot getiriyor ve ineğin önüne koyuyor Temel
mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir
lokma bir sey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada
Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor.
Soruyor "ula Temel neden gülirsen?" Temel de cevap
verir "memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı
anlamak için bir tane öküz getiriyor"
fıkranın devamı

1960'lı yıllarda Almanya yabancı işçi almaya başlamıştır. Temel de Almaya'ya ilk giden Türk işçilerinden biridir.Aradan üç yıl geçince yıllık izin alarak köyüne gelir ama yanında bir de sarışın hatun vardır.
Babası:
-"Hayrola uşağum bu kari neyin nesudur?"
Temel:
-"Babacuğum bu Helga'dır, evlenduk oninla!" der.
Temelin anası ile babası durumu kabullenirler ve başka oda olmadığı için Temelle Helgaya tavan arasında yatacakları bir yer ayarlarlar.
Temelle Helga gündüzleri gezer eğlenir, finduk toplarlar, gece olunca da tavan arasına çıkarlarmış.Her gece yattıktan sonra tavan arasından gürültüler ve kavga edilir gibi sesler duyan ana- baba,
-"Evlilikte boyle kavgalar olur ama zamanla geçer herhalde" derler ve üzerinde durmazlar.
Tatil günleri biter, Temelle Helga Almanya'ya uğurlanacaktır. Babası, Temeli bir kenara çeker ve ona der ki:
-Uşağum, her gece kavga gürültülerinizi duyduk ama evlilikte olur böyle şeyler, Helgayı biz de çok sevduk, el kizına acı ve ona iyi davran.
Temel:
-Baba, biz Helga ile hiç kavga etmeduk!
Babası şaşırır ve ee o gürültüler neydi o zaman?
Temel:
-"Baba biz Helga ile her gece yeni keşfettiğimiz bir stili deniyorduk." Der.
Babası.
-Nasıl bir stildur o? Diye sorar.
Temel:
-Ben çırılçıplak, sırtüstü yatağa uzanıyorum, malı da kaldırıyorum, Helga tavandaki bir kalasın üsütüne çıkıyor, sonra uzerima atlıyor, sonra da git gel, al-ver! Dunyada bundan daha zevklu bişey olamaz babacuğum. Der.
Babası:
-Merakımız boşuna imuş, cüle cüle cidin Alamanya'ya der ve o gün ikisini uğurlarlar.
Onbeş gün sonra Temel, babasından bir telgraf alır. Tabii, o zamanlar hızlı telefon, cep telefonu, fax e-mail v.b. yoktu.Telgraf şöyledir:
-"Temel, **k kırildi...stop, anan öldi ....stop, stilini s****im......stop."



fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama