Bir tane kadının çok saf bir kocası varmış. Kadın kocası her işe gittiğinde eve sevgilisini alıp sevişirmiş. Birgün kocası herzamanki gibi işe gitmiş. Kadın da yine fırsatı bulup eve sevgilisini almış. Kocası işe giderken bavulunu almayı unuttuğunu farketmiş, geri dönmüş ve anahtarla evine girmiş. Kadın sesi duyunca panikle sevgilisini perdenin arkasına saklamış. Adam yatak odasına girdiğinde perdede bir çıkıntı görmüş ve karısına -Karıcığım bu ne? Karısı da -Kocacığım eve yeni kapı zili aldım, demiş. Kocası perdedeki çıkıntıya basmış ve dingdang sesi gelmiş. Adam bir kaç kez basmış ve yine dingdang sesi gelmiş. En sonunda birdaha basında bu sefer kadının sevgilisi dayanamayıp -Dingdang ulan orospu çocuğu dingdang, demiş.
fıkranın devamı

deliler duvara otomobil çizmişler.Herkes binmeye çalışıyormuş.delinin biri köşede oturuyormuş.Sormuşlar:-niye sende binmiyorsun?cevabı gülünmeye değer:Çaktırmayın anahtar bende
fıkranın devamı

Deliler hastanesinde kim daha akıllı diye test yapmaya karar verirler ve duvara 'ARABA' resmi asarlar .. ve tüm delileri toplarlar ve bu arabaya binmeye çalışın der doktorlar ... Deliler binmeye çalışır .. Fakat ; te ki bekler doktorlar ; bu akıllandı diye sevinirler ve delinin yanına gidip sorarlar sen nie binmiyorsun;... Deli ; o araba çalışmaz ..... Doktorlar ; neden diye sorarlar .... Deli ; o arabanın anahtarı bende der :))))
fıkranın devamı

günün birinde üç tane genç kız ölmüşler.azrail bunlardan hesap soruyormuş birinci kıza anlat bakalım dedi ne yaptın kız ömrümde hiç kimseyle yatmadım daha bakireyim dedi azrail buna gümüş anahtarı vermiş ikinci kıza sen anlat demiş buda bende evliydim ama kocama bile vernedim demiş azrail bunada altın anahtarı vermiş üçüncüye sormuş sen anlat bakalım demiş kızda anlatmış ben herkese verdim herkesle yattım demiş azrail bunada al benim odamın anahtarı demiş..
fıkranın devamı

- Nasreddin Hoca, ahrete inanmayan ve hakikatleri yanlış yerlerde arayanları bir örnek vererek uyarmayı düşünmüş.Evinin kapı...
fıkranın devamı

Bir sarisinla evlenmenin avantaji nedir?
Özürlülere ayrilan yerlere park edebilirsiniz.

Sarisinlar neden "11" rakamini yazamaz?
hangi 1"i önce yazmasi gerektigini bilmedigi için.
fıkranın devamı



Başlatmak için lütfen play tuşuna basınız....

Turkcell Müşteri Hizmetleri - Antepli Erkan Anahtar
Etiketler:turkcell, türkcell, türksel, antepli, erkan, anahtar, antep
fıkranın devamı


Eve çamaşır makinasını tamir için tamirci çağrılır. Usta makinenin motorunu söker ve bir türlü toplayamayıp terlemeye başlar. Bu arada evin 6 yaşındaki küçük oğlu ustaya cin gibi meraklı bakışlarıyla izlemeye başlar. Çocuk hoşuna gider, bi yandan terini silerken bi yandan da elinde tutttuğu aleti gösterir.
Usta;
- Söyle bakayım, bunun adını biliyor musun?''.
Çocuk;
- ''Tabii.. Onun adı pense.. Hem benim babamda ondan iki tane var!''.
Usta;
- ''Yapma ya... Peki bu ne?''.
Çocuk;
- ''Onun adı tornavida.. Hem benim babamda ondan tam iki tane var!''.
Usta çocuğa gıcık olur..
- ''Ulan biz ustayız bizde birer alet var, babasında ikişer tane''.. Bi daha sorar;
Usta;
- ''Söyle bakayım o zaman bunun adı ne?''.
Çocuk;
- ''Onun adı İngiliz anahtarı.. Benim babamda ondan 2 tane var... Büyüğüyle arabasını, küçüğüyle benim bisikletimi tamir ediyor''.. Deyince usta pantolonunu indirip aletini gösterir...
Usta;
- ''Söyle bakayım lan.. bunun adı ne?''
Çocuk;
- ''Onun adı pipi... Benim babamda ondan da 2 tane var!!!!''.
Usta;
- ''Hassittir lan.. hiç ondan 2 tane olur'mu?''
Çocuk;
- ''Tabii 2 tane var... Büyüğüyle annemi ditiyo, küçüğüyle işiyoooooo!!!!!!''.

fıkranın devamı


Joe dört yaşında bir velettir. Bir gece uykusu gelmeyen Joe evde bir yukarı bir aşağı dolaşmaktadır.
O sırada yatak odasından gelen ilginç sesler de gittikçe Joe'nin ilgisini çekmektedir.
Sonunda dayanamaz ve olayı araştırmaya gider.
Yatak odasının anahtar deliğine gözünü dayar ve babasının pantolonunu çıkarmıç olarak annesinin arkasında olduğunu görür.
Babası;
- ''Çocuk isterim.. Çocuk isterim'' diye bağırmaktadır.
Aynı anda annesi de son derece gönüllü bir sesle;
- ''veririm'' demektedir.
Bunu duyan Joe hemen patolonunu indirir ve babasının arkasına geçer.
Ve başlar bağırmaya;
- ''Bisiklet isterim. Bisiklet isterim''.

fıkranın devamı


Nam-ı Kemal çok zengin bir dul hanımın davetlisi olarak malikanesine gider. Kapıda onu karşılayan uşağa paltosunu şapkasını verir ve diğer davetlilerle birlikte geniş yuvarlak bir masaya otururlar. Herkes bir soru sorar yanıtlar verilirken sıra Nam-ı Kemale gelir ve sorar:
-Elim pantolonumun cebinde, pantolonumun cebi delik, elimde ne tutuyorum acaba? Herkes utanmış, evin sahibi bayan kızmış ve böyle ayıp sorular soramazsınız deyip uşağa seslenmiş:
-Beyefendinin paltosunu şapkasını ver derhal evi terketsin.
Nam-ı Kemal "durun yahu demiş elim cebimde,cebim delik elimde işte bu var" diye anahtarı gösterince herkes kahkaha ile gülmüş.
aradan uzun bir zaman geçmiş bizimki sıkılmaya başlamış gitmek istiyor.
soru sırası yine ona gelince aynı soruyu sormuş.herkes gülerek "anahtar"demiş. Nam-ı Kemal:
-Bilemediniz deyip,uşağa seslenmiş "oğlum getir benim şapkamı paltomu"

fıkranın devamı


Aslanı kafese koyup uçakla sirke götüröyorlarmış aslan kafesten kaçıp;
- Pilotun yanına gelmiş vaaaav seni yiyecem demiş.
-Pilot:Beni yersen hepimiz ölürüz sen git başkasını ye demiş.
-Aslan yardımcısının yanına gitmiş vaaaav seni yiyecem demiş.
-Yardımcı :Pilota birşey olursa uçağı benden başka kimse kullanamaz sen başkasını ye demiş.
-Aslan teknisyene gitmiş vaaav seni yiyecem demiş.
-Teknisyen:Eğer elektrik arızası çıkarsa benden başka kimse yapamaz hepimiz ölürüz sen git hostesi ye o bir *ok'a yaramıyor demiş.
-Aslan hostesin yanına gelmiş ki elektrik gibi hatun.Ağzı sulanmış
-Aslan:Hostese vaaav seni yiyecem demiş.
-Hostes:Kulağına eğilerek birşey demiş.
-Aslan kaçarak kafese girmiş kitleyip anahtarıda yutmuş.
-Pilot,yardımcısı,teknisyen hostese biz o kadar korktukta sen ne dedinde kaçtı demişler.
-Hosteste pilot,yardımcısı ve teknisyen beni *ikiyorlar beni yersen seni *ikerler dedim ve korkup kaçtı.Demiş

fıkranın devamı


Şovalyenin biri haçlı seferine çıkarken, yaverini yanına çağırmış;
- ''Ben haçlı seferine katılacağım. Karımın bekaret kemerini sana veriyorum. Sana güveniyorum, 10 yıl içinde dönmezsem anahtarı kullanabilirsin''.
Şovalye yola koyulur ve son bir kez arkaya dönerek şatosuna bakar. Birden yaverinin bağırarak nefes nefese kendisine koştuğunu görür. Yaver bağırır;
- ''Durun durun majesteleri yanlış anahtar vermişsinizde''.

fıkranın devamı


Adamın birisi ev arıyormuş. Bir emlakçıdan evin anahtarını almış ve bakmaya gitmiş. Evi çok beğenmiş. Tam çıkacakken evin penceresinden karşı evi görmüş. Bir de ne görsün!
Kadın elleriyle göğüslerini okşuyor, adamda *ikine süt şişesi takmış, bir elinde de şemsiye öyle duruyor. Adam dehşet içinde evden çıkıp emlakçıya gelmiş. Evi, biraz önce gördüklerinden sonra tutamayacağını söylemiş ve gördüklerini bir bir emlakçıya anlatmış. Emlakçı da gayet sakin bir şekilde:
- Haa! Onlardan mı bahsediyorsun? Onlar sağır ve dilsiz. Kadın elleriyle göğüslerini okşayarak:
- Göğüslerimde süt kalmadı git çocuğa süt al diyor adamda :
- Dışarıda yağmur yağıyor **kerim sütünü diyor

fıkranın devamı



Kayserili, Papa'nin cennetten yer sattigini isitince dogru Vatikan'a gitmis. Papa'ya:
- Bazi Müslümanlar cehennemlik oldugu icin, demis, cehennemin tapusuyla anahtarini simdiden almak istiyorum.
Uzun pazarliklardan sonra istedigi fermani ve anahtari elde etmis. Bunun üzerine zengin Hiristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasina girismis:
- Cehennemin tapusu ve anahtari bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarinin yari parasina...
Kayserilinin elindeki fermani gören Hiristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine iliskin belge satin almaya baslamislar...
Cennet müsterileri azalinca, Papa Kayseriliyi cagirtmis:
- Al su verdigin parayi, ver cehenemin tapusuyla anahtarini!
Kayserili:
- Ben cehennemi sattim, demis. Geri almak icin cok para gerekli.
- Ne kadar?
- Heybenin iki gözü dolusu altin.
Papa, caresizlik icinde ellerini iki yana actiktan sonra buyrugu vermis:
- Doldurun bu Kayserilinin heybesini altinla!

fıkranın devamı


Temel yillarca deliler hastanesinde kalmistir.
Doktorlar bir gün delilerin akillanip akillanmayacagini test etmek için hepsini bir araya toplarlar. Doktorun biri duvara son model bir mercedes çizer ve herkese bu arabaya binmelerini söyler.
Delilerin hepsi arabaya binmeye çalisirlar ama Temel hic orali olmaz.
Doktorlar merak icinde:
-"Niye binmiyorsun arabaya, az sonra gitcek."
Temel:
-"O araba gidemezki."
Doktor:
-"Neden gidemez?"
Temel:
-"Çalismiyor da ondan."
Doktor:
-"Niye çalismiyormus?"
Temel:

-"Çünkü anahtari bende de ondan."

fıkranın devamı


Sovalyelerin gozupek oldugu eski zamanlarda bu sovalyelerden biri Hacli Seferlerine cikmaya karar verir. Yola cikmadan once kahyayi yanina cagirir:
- Hacli Seferlerine katilacagim. Karimin bekaret kemerini sana veriyorum. Sana guveniyorum. 10 yil icinde donmezsem anahtari kullanabilirsin.
Sovalye bastan asagi donanir, tozlu yollara revan olmadan once donup son bir kez satosuna bakar. Birden kahyanin, bagirarak nefes nefese satodan disari kostugunu gorur:
- Durun! Durun! Majesteleri. Oh, iyi ki size yetisebildim. Yanlis anahtar vermissiniz.

fıkranın devamı


Bir gün Temel ile Dursun bir binaya gelmisler. Bina 12 katliymis. Tesaadüfen elektirikler kesilmis. Resepsiyona Temel:



-Hele usagum bos odanuz var midur?



-Var ama en üst katta elektirikler yok.



-Olsun biz çikariz. Bunlar çikmislar 5. katta Dursun Temel"e:



-An, an, an diye seslenmis.



Temel:



-Odaya çikinca söylersin demis. Bunlar odaya çikmislar. Temel:



-Simdi ne söyleyeceksin? demis.



-Anahtari asagida unuttuk, demis.



Bunlar tekrar inmeye baslamislar. Dursun bu sefer de:



-Sa sa sa diye seslenmis. Temel:



-Asagiya inince söylersin demis.



Asagiya inmisler Temel:



-Simdi ne söyleyeceksin? demis.



-Sa sa saka yaptim demis.

fıkranın devamı


Taka kaptanı Temel Reis yıllardır her sabah kasasını açar ve çıkardığı bir kağıt parçasına dalgın dalgın bakarmış. Sonra onu dikkatle kasaya koyar ve kimseye emanet etmediği anahtarıyla dikkatle kilitlermiş. Tayfa merak içindeymiş, define haritası falan zannediyorlarmış. Bir gün Temel Reis ölmüş. Anahtarı koynundan alıp sararmış kağıdı çıkarmışlar.
Şöyle yazıyormuş: "Sancak sağ, iskele sol."

fıkranın devamı


Temel iyice içmis, gecenin ikisinde kapisinin önüne gelmis.Anahtarini çikarip, kapiyi açmaya çalismis. Ama anahtar deligini bir türlü bulamiyor.Tikirti üzerine karisi balkona çikar. Temel"i asagida görünce:

-"Ula Temel, hacan anahtarumi kaybettun?. Saa anahtari atayum mi?"


Temel hafiften basini yukari kaldirip:

-"Yok karicugum. Anahtarum vardur. Sen baa bi deluk at.!"

fıkranın devamı


Temel ile Dursun arabalarını park edip, kaldıkları 100 katlı otele çıkarlar.


25.katta Dursun Temel"e:


- "Sana birşey söyleyeceğum!" demiş.


Temel:





- "Eve gelelim de söylersun da!"


50.katta Dursun Temel"e yine:


- "Sana birşey söyleyeceğum!" demiş.


Temel:


- "Eve gelelim de söylersun da!"


75.katta Dursun Temel"e yine:





- "Sana birşey söyleyeceğum!" demiş.


Temel:





- "Eve gelelim de söylersun da!"


100.kata geldiklerinde Temel Dursuna(evin önüne geldiklerinde):


- "Şimdi söyle da!"


- "Temel anahtarı arabada unuttuk."

fıkranın devamı


Bir gün deli hastanesinde doktor delilere bir test yapmaya karar vermiş. Doktor duvara bir araba resmi asmış. doktor demişki bu arabaya binin. Bütün deliler binmeye çalışmış ama biri orada alakasız duruyormuş. Doktor sormuş sen niye binmiyorsun o araba çalışmaz. Neden? Anahtarı bende.

fıkranın devamı


Bir gün doktorlar 3 deliyi testten geçiriceklermiş.
bu yüzden duvara bi kapı resmi çizmişler.doktorun biri:
-birinci deli gelsin,demiş
deli gelmiş açmaya çalışmış çalışmış açamamış.
diğer doktor:
-ikinci deli gelsin,demiş
oda zorlamış zorlamış ama kapıyı açamamış
doktor:
-üçüncü deli gelsin,demiş.
o durmuş durmuş sonra açmaya çalışmış.açamayınca biraz durmuş.
doktorlardan biri diğer doktorun kulağına fısıldıyarak şöle demiş:
-galiba bu anladı,demiş
sonra 3.deli demişki:
-anladıımm anahtar sende dimiiiiiii........:))))))))

fıkranın devamı


Büyükçe bir köpek ağzında bir torbayla
kasap dükkanına girer. Ağzındaki torbayı
yere bırakır, kasabın karşısına oturup
bekler.

-"Bu da nesi" der kasap diğer müşterilerine
bakarak.

-"Herhalde et alacak" der birisi.
Köpek de tasdik eder :

-"Hav"
-"Nasıl et istiyorsun bakalım, kıyma, kuşbaşı,
biftek?"

-"Hav" diye keser köpek kasabın sözünü.
-"Peki ne
kadar?,
bir kilo, iki kilo?"
Tekrar
-"Hav" sesi
duyulur.
Şaşıran kasap
siparişi sarar ve torbaya
yerleştirirken, etin parasının da torbada
olduğunu görür. Köpek dükkanı terk ederken kasap meraktan
çatlayacağına
köpeği takibe karar
verir, dükkanı da
yardımcısına emanet eder.Köpek bir kaç
sokak ötede bir apartmana girer, üçüncü kata çıkar ve bir kapının
önünde durarak
pençesiyle kapıya
vurmaya başlar. Kapıyı kızgın bir adam açar ve başlar köpeğe
bağırmaya. İzlemede olan kasap ortaya çıkar ve adama
;

-"Dur bir dakika " der "Ne yapıyorsun? Gördüğüm
en akıllı köpek,
ona niye
bağırıyorsun ?"
Adam ;

-"Akıllı mı ?" der," bu hafta üç oldu, anahtarını yanına almayı
unutuyor."

fıkranın devamı


Kayseri`li, Papa'nın cennetten yer sattığını işitince doğru Vatikan'a gitmiş. Papa'ya:
-Bazı Müslümanlar cehennemlik olduğu için demiş, Cehennemin tapusuyla anahtarını şimdiden almak istiyorum.
Uzun pazarlıklardan sonra istediği fermanı ve anahtarı elde etmiş. Bunun üzerine zengin Hristiyanlara yönelik bir reklam kampanyasına girişmiş:
-Cehennemin tapusu ve anahtarı bende. Cehenneme girmek istemeyenler, benden belge alabilirler. Cennet arsalarının yarı parasına... Kayseri`linin elindeki fermanı gören Hristiyanlar, cehenneme kabul edilmeyeceklerine ilişkin belge satın almaya başlamışlar. Cennet müşterileri azalınca, Papa Kayseriliyi çağırtmış:
-Al şu verdiğin parayı, ver cehennemin tapusuyla anahtarını! Kayseri`li:
-Ben cehennemi sattım, demiş. Geri almak için çok para gerekli.
-Ne kadar?
-Heybenin iki gözü dolusu altın. Papa, çaresizlik içinde ellerini iki yana açtıktan sonra buyruğu vermiş:
-Doldurun bu Kayseri`linin heybesini altınla!

fıkranın devamı


Doktorlar hastaları kontrol etmek için duvara araba çizer.Doktor hadi atlayın araba geldi der.Bütün deliler atlar arabaya,fakat bir deli atlamaz.Doktorlar bu deliyi iyileşmiş sanarlar.Doktor deliye sorar;sen niye binmiyorsun bu arabaya.iştttt anahtar ben de der.

fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey