Araban Fıkraları

loading...

avcılar kahvehanede maceralarını anlatıyorlarmış,avcı nın birtanesi bugün tüfeğimi bir ateşledim 39 tane güvercin düştü birde baktımki saçmanın biri kırkıncıyı kovalıyor buna duyan şöför de demişki buda birşeymi bugün öyle bir virajdan döndümki dikiz aynasında arabanın arka plakasını okudum.
fıkranın devamı

Bir gün temel gurbette çarsıda gezerken 61 plakalı araba görür ve yanına yaklaşır arabanın tekerlegini keser arkadası sorar:temel napıyosun temel yanıt verir:la dur usagım memleket havası alayrum der..;D;D
fıkranın devamı

Deliler hastanesinde kim daha akıllı diye test yapmaya karar verirler ve duvara 'ARABA' resmi asarlar .. ve tüm delileri toplarlar ve bu arabaya binmeye çalışın der doktorlar ... Deliler binmeye çalışır .. Fakat ; te ki bekler doktorlar ; bu akıllandı diye sevinirler ve delinin yanına gidip sorarlar sen nie binmiyorsun;... Deli ; o araba çalışmaz ..... Doktorlar ; neden diye sorarlar .... Deli ; o arabanın anahtarı bende der :))))
fıkranın devamı

Bir sarisinla evlenmenin avantaji nedir?
Özürlülere ayrilan yerlere park edebilirsiniz.

Sarisinlar neden "11" rakamini yazamaz?
hangi 1"i önce yazmasi gerektigini bilmedigi için.
fıkranın devamı

Temel"e sormuşlar bak bakalım arabanın sinyali çalışıyor mu? diye.
Çalışay çalışmay çalışay çalışmay...

fıkranın devamı


Avukat hırsızlıkla suçlanan müvekkilini yaratıcı bir savunma ile hapisten kurtarmak istemektedir. Avukat Yargıca hitaben;
- "Müvekkilim, arabanın camından içeri sadece kolunu sokup çantayı almıştır. Müvekkilimin kolu, muvekkilimin bizzat kendisi değildir. Sadece bir kol tarafından işlenen bir suç için niye bütün bir kişiyi cezalandırıyorsunuz." der...
Yargıç , gülümseyerek;
- "Peki o zaman aynı mantıkla gidiyorum ve müvekkilinizin kolunu 1 yıl hapse mahküm ediyorum. Müvekkiliniz isterse ona eşlik edebilir." der...
Müvekkil gülümser. Avukatın yardımıyla müvekkilin takma kolunu çıkartırlar ve dönüp giderler...

fıkranın devamı


Bir makine mühendisi, bir eLektrik mühendisi ve bir de biLgisayar mühendisi binmisLer bir arabaya gidiyoLar. YoLun yarIsIna geLdikLerinde araba bozuLuyor ve makine mühendisi;
- "ben haLLederim" deyip yatIyor arabanIn aLtIna, bi kaç yere çekiç vuruyo, vida sIkIyo faLan, biniyorLar arabaya, haLa bozuk. Bu sefer eLektrik mühendisi hemen atLIyo,
- "Bana bIrakIn" diye... KabLoLarI kontroL ediyo, eLektrik aksamIna bakIyo, biniyoLar arabaya ama tIk yok gene. Makina ve eLektrik mühendisi biLgisayar mühendisine dönüyorLar. sIranIn kendisine geLdigini anLayan biLgisayar mühendisi:
- "eee.. şey... arabadan çIkIp bi daha girsek?"

fıkranın devamı


Arabasini park edip lokantaya giren adam, çiktiginda arabasini akordeona dönmüs bir halde bulur. Cam sileceginin altinda bir kagit vardir. Kagidi açtiginda, su satirlarla karsilasir :
- Ön vitesle geri vitesi karistirip arabaniza sert bir sekilde çarptim. Arabanizda gördügünüz gibi çok büyük hasar var. Olayi gören kimseler de su an, ben bu satirlari yazarken çevremde toplanmis bulunuyorlar ve bu kagida adimi ve adresimi yazdigmi saniyorlar. Ne halin varsa gör, o kadar enayi degilim!

fıkranın devamı


- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

fıkranın devamı


Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."




fıkranın devamı


Temel'e bak bakalim arabanin sinyalleri calisiyormu, demisler.
- Calisayi,
Calismayi,
calisayi,
calismayi.....

fıkranın devamı


Bir araba yasli Temel'e carpar. Arabanin soforu bagirir,
Suc sende ben 20 yillik soforum!..
Temel karsilik verir,
Pen de 40 yildir yureyrum!

fıkranın devamı


Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."

fıkranın devamı


Geceyarisina dogru issiz park yerinde devriye gezmekte olan polis memuru, ileride parketmis ve ic lambasi yanan bir otomobili farkeder.

Arabanin sofor koltugunda oturan bir genc elindeki dergiyi okumakta ve arka koltukta oturan bir genc kiz ise örgü örmektedir.

Polis memuru durumdan kuskulanarak arabanin yanina gider ve on cami tiklatir. Sofor koltugundaki genc basini kaldirir, mecburen cami acar:

- "Buyrun memur bey? Nasıl yardımcı olabilirim?"

Polis memuru merakla sorar:

- "Ne yapiyorsunuz burada?"
- "Neye benziyor? Iste bu dergiyi okuyorum..."

Polis arka koltuktaki genc bayani isaret ederek;

- "Peki, o ne yapiyor?" diye sorar. Genc adam omzunun ustunden arkaya soyle bir bakar ve
- "Sanirim bir kazak oruyor..." der.

Kafasi karisan polis sorar:

- "Kac yasindasin, genc adam?"
- "On dokuz..."
- "Peki bu bayan kac yasindaymis bakalim?" Genc adam saatine bakar ve cevaplar:

- "Yaklasik dort dakika sonra on sekiz yasinda olacak..."

fıkranın devamı


Minik oglan bahçede oynarken, babasinin arabasiyla sokaktan geçip, ormana dogru gittigini görmüs. Merak bu ya. O da arabayi izleyerek ormana gitmis.
Bir de ne görsün. Babasi ile teyzesi arabanin yaninda durmus öpüsüyorlar. Çocuk bu ya, gördügünden etkilenmis durumda kosarak eve dönmüs, nefes nefese heyecanli bir sekilde annesine, "Anne, anne. Biraz önce babami ormanda" derken annesi sözünü kesmis ve "Dur biraz. Nefes al. Sakinles. Öyle anlat" demis.
Oglan sakinlestikten sonra devam etmis, "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler".
Anne çocuga dönmüs, "Dur bakalim, ne kadar ilginç bir öykü bu. Devamini anlatma, sakla. Aksam yemeginde babanla beraberken bitirirsin. Sen bu öyküyü bitirirken babanin suratini görmek istiyorum".
Aksam olmus, yemege oturmuslar. Anne çocuga dönmüs; "Bu gün neler yaptigini bize anlatsana" demis.
Oglan baslamis; "Bahçede oynarken babamin arabasiyla ormana dogru gittigini gördüm. Ben de ormana gittim. Orada babami teyzemle öpüsürlerken gördüm. Bir süre sonra babam ceketini, teyzemde gömlegini çikardi. Sonra arabanin arka koltuguna geçtiler. Ardindan geçen sene babam seyahatteykenn senin Amcamla yaptigin seyden yaptilar".

fıkranın devamı


emel bir gün İstanbul"da gezerken 61 plakalı bir araba görür.
Ve arabanın lastiğini bıcakla patladır. Sonra da karşısına geçio oturur.
Yoldan geçen biri:
-Kardeşim lastiği niye patlattın? Diye sorunca,
Temel
-Dur ula, memleket havasi aliyrum.

fıkranın devamı


Bir araba yasli Temel"e carpar. Arabanin soforu bagirir,
-Suc sende ben 20 yillik soforum!..
Temel karsilik verir,
-Pen de 40 yildir yureyrum!

fıkranın devamı


temel evinde oturuyormuş. dursun gelip temel araban çalınıyor demiş. temel arabanın arkasından koşmuş ve bir süre sora geri dönmüş. dursun ne oldi yakalayabildin mi demiş. temel yakalayamadum ama plakasını aldım demiş.


fıkranın devamı


trabzon rize arasında felaket bir trafik kazası olur. polis ekipleri olay yerinde inceleme yaparken birde bakmışlar ki temelle dursunun kafa gözü darma dağınık kan revan içerisinde yatıyorlar ama diğer yolcular sapa sağlam polisler buna şaşırır ...



temele sorarlar nasıl oldu bu?

Temel anlatmaya başlar :

Rizeden yolcu aldım havada sıcaktı minibüs dolu, efkarlandım attım ferdinin kasetini, arabanın penceresini açtım kafamı çıkardım.

pencereden bir yandan da hava alıyorum.



bide ne göreyim, dursunda aynı vaziyette trabzondan geliyormuş...

bu vaziyete geldik işte

fıkranın devamı


Temel ve arkadaşı araç kiralama şirketine giderler, bir Mercedes kiralarlar ve yola koyulurlar giderken arabanın motoru patlar, bunun üzerine hemen araba kiralama şirketine geri dönerler :



-"Ya böyle böyle, arabanın motoru iyi değilmiş, falan... filan..." derler.

Hemen yeni araba verirler ve gene aynisi olur, araba kiralama şirketinin sahibi şaşırmıştır ve der ki,



-"Yahu Temel sen bu arabayı nasıl kullanıyorsun da böyle oluyor"

Temel de cevap verir :



-"Arabaya biniyorum birinci, ikinci, ucuncu, dorduncu ve besinci vites derken hacen orda bir de "R" var rocketleyrum patlayi motor"...

fıkranın devamı


Bir sarisin, bir kizil saçli ve bir esmer kadin çölün ortasinda arabayla yol almaktadirlar. Hava korkunç sicaktir. Arabanin motoru birden stop eder.
Inip baktiklarinda, motoru tekrar çalistiramayacaklarini anlarlar. Mecburen çölde uzunca bir yürüyüs yapmalari gerektiginden, her biri arabadan birseyler alir.
Esmer, bir sise su; kizil sacli bir paket bisküvi ve sarisin da arabanin kapisini söküp alir. Çölde yürümeye baslarlar ve bir süre sonra dinlenmek için mola verirler.
Mola sirasinda sarisin ve esmer kadinlar kizil saçliya döner ve niye bir paket bisküvi aldigini sorarlar.
- "Acikirsam yerim, diye düsündüm" cevabini verir kizil saçli "..çölde ne kadar yürüyecegimiz belli degil.."
Hepsi de bunun çok mantikli oldugunu düsünür. Ve sonra sarisin kadinla kizil saçli olani esmere döner ve niye yanina bir sise su aldigini sorarlar.
- "Eger susarsam, yanimda içecek birseyim olmasi gerektigini düsündüm.." diye cevaplar esmer kadin.
Evet, bu çok akillica bir fikir, diye düsünür diger ikisi. En sonunda esmer ve kizil saçli kadinlar sarisina dönerler ve arabanin kapisini niçin söküp aldigini sorarlar.
- "Seyy.." der sarisin "..çok sicak olursa pencereyi açip serinlerim diye düsündüm de.."

fıkranın devamı


son model üstüaçık arabayı durduran trafik polisi arabanın sürücüsü olan sonderece güzel sarişına ehliyet sorar.
sarışın:ehliyetnedir
Ruhsat sorar
sarışın : Ruhsat nedir diye cevap verince
polis merkeze telsizle olayı bildirir
Merkezden cevap: Üstü açık çok lüxs bir arabamı sürücüsü güzel bir sarışınmı.?
Polisin cevabı : evet
Merkez Polise: Hiç durma Hemen Pantolonunun Fermuarını indirder.
Polis şaşkınlıkla denileni yapıp pantolonun fermuarını indirirken.
sarışın isyanla ooof yinemi alkol muayenesi.

fıkranın devamı


Birgün temel ile dursun arabayla geziyorlarmış.Temel Dursuna bir bak bakayrum arabanın sinyallaru çalişirmu.Dursun bakmış ve şöyle demiş.Bir çalişayi bir çalişmayi bir çalişayi bir çalişmayi.

fıkranın devamı


Temel ile Cemal bir gece kulübünde içki içmektedirler, Temel, Cemal'e barda oturan güzel sarisini gostererek, "Cemal ben kariyi tavlarim" demis. Ve kalkmis sarisin bayanin yanina gitmis.
Sarisin bayana "Birlikte bir icki icebilir miyiz" demis.
Kadin, "BMW araban varmi?" diye sormus,
Temel, "Yoktur"
Kadin, "Karadeniz'de iki katli, genis bahcesi olan bir villan varmi?" diye sormus,
Temel, "Yoktur"
Kadin, "Senin bankada yüksek meblagli bir hesabinda yoktur" demis.
Temel, "Yoktur"
Kadin, "O zaman çek arabani" der, ve Temel Cemal'in yanina gider,
Temel, "Ula Cemal benim Limuzini sana versem senin BMV'yi bana verir misin"
Cemal, "Veririm"
Temel, "Acaba benim bankaya gitsem bana bir hesap acarlar mi?"
Cemal, "Acarlar"
Temel, "Bunlari hallettikte, acaba babama Karadenizdeki villanin ücüncü katini nasil yiktiracagiz?"

fıkranın devamı


İki deli, yolda giderken bir direksiyon bulunca çok sevindiler. O sevinçle "saatte 160'la" uzunca bir süre yol aldıktan sonra benzincinin önünde durdular. "Arabayı süren":
- Onbin liralık, dedi, süper olsun.
Benzinci ikisini de tepeden tırnağa süzdükten sonra:
- Gidin işinize be! diye bağırdı, sizin civatalarınız gevşek!
İkincisi, "araba kullanana" döndü:
- Gördün mü! Araba masraf kapısı açtı bile!

fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama