Armut Fıkraları

loading...

Öğretmen Ali'ye sorar: -Ali elma+armut= ne yapar? Ali: -Vitamin yapar, öğretmenim,der
fıkranın devamı


Nasrettin Hoca bir gün komşusunun bahçesine girer.Bahçedeki armutları görünce dayanamaz.Bir tane yer,dayanamaz bir daha,bir daha derken armut ağacına çıkıverir.Başlar yemeye.Tam bu sırada bahçenin sahibi çıkagelir.

Hoca şaşkınlıkla başlar bülbül gibi ötmeye.

Bahçenin sahibi şaşkın şaşkın Hocanın olduğu ağacınyanına varıp,
---Ne yapıyorsun burada diye bağırır.
Hoca sakince cevap verir.
---Ben bülbülüm,yuvam da burada,der.
Tekrar cırlak sesiyle ötmeye başlar.
Bahçe sahibi öfkeyle
---Bülbül böylemi öter be adam diye bağırınca,
Hoca
---ben acemi bülbülüm.Ancak bu kadar ötüyorum,der.




fıkranın devamı


emel çalışmak için İstanbul"a gelir ve boğazda deniz kenarında

güzel bir arsa görür. Gecekondusunu yapar ama belediye ile başı derde girer. Temel,arsanın kendisinin olduğunu iddia etmektedir. Uzun süren

duruşmalar, sonunda Temel"in yapacağı yemin ile çözümlenecektir.

Temel, bir "biz" alır ve ucuna bir sinek geçirir. Ceketinin sağ iç

cebine olmuş, sol iç cebine olmamış (ham) birer armut koyar.

Ayakkabılarının içine de gurbette iken koklayıp özlem giderdiği

Karadeniz toprağından bir avuç yerleştirip, hakimin huzuruna çıkar:

-Yemin etmeye geldum...

-Peki et bakalım...

-Hakim Bey, bak... Habu bizdeki cana; (Elini sağ ve sol göğsüne

bastırarak) işte olmuş, işte olacağa, hem vollaha, hem billaha; bastığım toprak benimdur!

fıkranın devamı


Birgün temel amerikan birde ıraklı 3 yolcu ucaga biner aradan cok gecmeden amerikan aşağıya elma atar temel sorar

-"neden attın o elmayı" der amerikan

-"bizim orda cok var" der sonra ıraklıpencereden asagı armut atar temel sorar

-"sen niye attın" der oda

-"bizim orda cok var" der temelde kendi kendine derki bunlar atıyosa bende atarımder sonra asagı bir bomba atar ikiside sorar

-"sen neden attın" der temelde aynı cevabı verir temel asagı iner ve dolasmak ister dolasırken aglayan 1 cocuk görür neden agladıgını sorar cocuk

-"gökten kafama elma düstü" der az sonra 1 tane daha aglayan cocuk görür onada sorar cocuk cevap verir

-"gökten kafama armut düstü" der sonra gülen 1 cocuk daha görür onada sorar

-"neden gülüyosun" diye cocuk

-"1 osurdum ev patladı"

fıkranın devamı


Bir müfettiş akıl hastanesini geziyormuş. Bahçeye gelince delilerin ağaçta asıldığını ama birinin yere yattığını görünce yatana sormuş .
-Neden ağaca çıktılar, demiş. o da :
-Armut sanıyorlar kendilerini, demiş.
Müfettiş :
-Sen armut değil misin?, demiş. o da hayır ben olgunlaşıp yere düştüm demiş.

fıkranın devamı

ülkenin birinde bir padişah varmış çok yetenekliymiş. yalnız şiir yazamazmış. birgün bah
fıkranın devamı

Bir gün ingiliz fransız ve bizim temel helikopterde giderken fransız elindeki elmayı aşağı f
fıkranın devamı

- Bakin simdi su bogayi nasil tek basima devirecegim.
- Komutanim, pimini çektikten sonra kaça kadar sayicaktik?
- Olum bu mantarlar zehirli degil, bak ben nasil yiyorum.
- Amma keskin virajmis yav!!
- Evet,Murteza benim, bi durum mu var?
- Bak simdi tren durmadan nasil atliycam.
- Yapma oglum seytan doldurur.
- Ben zaten ölmüsüm, hadi vur beni.
- Caniiim!!! Ne kadar sevimli bir köpeksin sen öyle.
- Merdiveni siki tut, tamam mi?
- Aaaa!! Kim koymus bu kabloyu yolun ortasina? Dur sunu kaldirayim suradan...
- Önüne baksana lan! Ne çarpiyon omzuma?
- Pardon, isteyerek olmadi.
- Evet arkadaslar! Dikkatle izliyorsunuz. Simdi bombanin pimini çekip 10'a kadar sayiyoruz... Bir, iki, üç, dört, bes, al...
- Bu kadar korkma canim! Bu yilanlarin hepsinin zehirleri alinmis.
- Vay beee!! Ne kadar da yüksekmis bu bina! Insanlar... Arabalar... Buradan karinca gibi gözüküyo.
- Oolum! Gel buraya çik. Armutlarin en iyisi agacin yukaris...
- Bu barajin ülkemiz için hayirli, ugurlu olmasini diliyor ve hafriyat çalismalarini baslatacak ilk dinamitleri patlatmak için dügmeye basiyorum.
- Aklinca beni kandirican öölemiii! Yutar miyim ben o oyuncak tabancayi?
- Höst ulan pis inek! Kalk su yolun ortasindan! Ne isin var burda! Deh! Deh! Deh! Ahh! N'oluyo size yaaa? (Hindistan'da)
- Uçagin pervanesini görüyon mu? O kadar hizli dönüyo ki sankim dönmüyomus gibi.
- Hey garson! Bir adet ketçap getirir misiniz? (El isareti kullanarak.)
- Yaklasmayyn!!! Atarim kendimi yoksa. Ahh imdaaaat.
- Yahu, su öndeki arabanin fren lambalari neden bu kadar sari ve parlak!
- Gel gel.Soguk ama alisiliniyor.
- Hazir misin? OK. Once bombadan cikan kirmizi kabloyu kes.
- Basagrisi ilacimi icip hemen gelicem.
- Kaplanlarda ayni kedi yavrulari gibidir. Bak boyle gidisindan sevicen bak iyi bak...
- Sakin olun, onlarla ben konusurum.
- Bu yol kestirmeden direk ana yola cikar.
- Hayir, ters tutmuyorum.
- Unutmadan, hemen hatirlatiyim, herhangi bir kaza ihtimaline karsi silahi temizlerken namlusunun ..
- Gel gel, boyu gecmiyo.
- Bakin simdi ayni seyi geri geri yapicam.
- Buralarda cig dusmesi pek ender gorulur, korkacak bisey yok.

fıkranın devamı

İki deliden biri ağacın aşağısında diğeri yukarısında oturuyormuş.
Doktor gelmiş aşağıdaki deliye sormuş:
- O yukarıda ne yapıyor?.
Deli:
- O kendini armut zannediyor
doktor:
- Peki sen ne yapıyorsun burda?
- Onun olgunlaşması bekliyorum düşünce yiyeceğim.
fıkranın devamı

Bir müfettiş akıl hastanesini geziyormuş. Bahçeye gelince delilerin ağaçta asıldığını ama birinin yere yattığını görünce yatana sormuş .
-Neden ağaca çıktılar, demiş. o da :
-Armut sanıyorlar kendilerini, demiş.
Müfettiş :
-Sen armut değil misin?, demiş. o da hayır ben olgunlaşıp yere düştüm demiş.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama