bir gün alman aslan görmüş avcı silahsını alıp avlanmaya çalışıyordu. bir aslan gördüm galiba ateş atmış ama o tuzakmış, adam tuza düşmüş aslan ona gülmüş haha sen yakalandın tuzağa ben deyil.
fıkranın devamı


birgün aslanla eşşek sex yapıyorlarmış.Önce aslaneşşeği sikmiş, sonra eşşek aslanısikiyorken dönde öpüşelim
böyle zevki çıkmıyor.aslanda der ki başımı çavire bilsem ananı sikerim. (eşşeğin yarrağı aslanın ensesine kadar girer)

fıkranın devamı


Adamin biri motosiklet almis. Satici adama bir kutu vazelin hediye ederek yagmurlu havalarda bunu metallere sur pas yapmaz demis ve adam motorunu gostermek uzere kiz arkadasina gitmis. Neyse aksama dogru kiz gel seni bize goturup ailemle tanistirayim hemde aksam yemegi yeriz. demis ve bir hatirlatmada bulunmus :


"Yalniz dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konusmaz. Konusan bulasiklari yikar..."

Adam 4 kisinin bulasigindan ne olacak diye dusunurken eve girdiklerinde bir de ne gorsun dag tas her yer bulasik... Ulan bir konusursak yandik demis.... Yemek yerken aklina "Ulan ben simdi bu kizin elini tutsam kimse bir sey diyemez" fikri gelmis. Kizin elini tutmus kimseden cit yok. Bir de opeyim demis, Opmus gene cit yok.. Ulan ben bunu becereyim demis, herkesin gozu onunde becermis ama gene cit yok.. Adam iyice piskinlige vurup yahu bunun anasi da guzelmis deyip onu da
becermis.. Gene cit yok.. Tam bu sirada disarda gok gurleyip yagmur yagmaya baslamis.. Bizimki motoru paslanmasin diye aldigi vazelini cebinden cikardigi anda kizin babasi bagirarak ayaga firlamis...

"Tamam tamam koy onu yerine bulasiklari ben yikarim

fıkranın devamı


Bir gun cocuklardan biri babasina gidiyor ve:
- Baba ben escinselim, ben oglanlardan hoslaniyorum.
Babasi sasirir ve hemen bagirmaya baslar:
- Ne? Escinsel mi?
Bunu diger oglanda duydu ve:
- Baba sana bir sey diyecegim
Baba:
- Soyle oglum, aslanim.
Oglan:
- Bende escinselim, bende escinselim.
Baba sinirden ne yapacagini sasirir ve bagirmaya baslar:
- Bu evde kadinlardan hoslanan yokmu?
Kizi hemen atilir:
- Var babacigim, BEN...

fıkranın devamı


Köylü eşeğine binmiş ormandan türkü çığıra çığıra geçerken karşılarına birden aslan çıkmış. Aslan azgın mı azgın ,ikinizi de becermeden bu ormandan çıkamazsınız diye kürkremiş. Köylü de eşek de tir tir titriyor.Aslan ikisine de bakmış ,köylüye "sen bekle önce eşek "demiş.Aslan eşeği becerirken köylü de titreyerek sırasını beklemiş.Aslan köylüyü de becerdikten sonra keyif sigarasını tüttürürken,köylü korka korka sormuş."Anlamadığım bir şey var , niye önce eşekten başladın?".Aslan sigarasından bir nefes çekmiş,"seni önce becerseydim,ben seni hallederken eşek kaçardı be aptal" demiş.

fıkranın devamı


hayvanlar kendi aralarında eğlence tertiplemek istemişler,hazırlıklar yapılmış,eğlence için yemekler hazırlanmış orkestra kurulmuş ,müzik aletlrini hazırlamışlar.davul var fakat zurnayı bulamıyorlar.
kendi aralarında tartışırlarken aslan hazırlıkları kontrole geliyor.
kralımız herşey tamam fakat zurnamız eksik onuda ancak sen bulabilirsin demişler.
aslan böbürlenerek yola çıkıyor,ormanları dolaşıyor bir iki derken üçüncü dereyide geçmek üzere iken,bakıyor karşı kıyıda eşek dinleniyor, *ikini sağa sola sallayıp duruyor.
aslan işte zurnayı buldum diye seviniyor,geliyor eşeğin yanına,eşeğe durumu anlatıyor,eşekte olur gelirim diyor.
fakat zurna suya girerse ötmez diyor,ne yapacağız
aslan kardeş sen bilirsin işte diyor.
neyse aslan bozuluyor kafasını sağa sola sallıyor,ne yapalım söz verdik bir kere diyor
ve eşeğin önüne eğiliyor,eşek zurnayı aslana geçiriyor dereden karşıya geçiyorlar.
ikinci dereye geliyorlar.eşek yine aslan kardeş biliyorsun işte ıslanınca ötmüyor.
aslan yine bozularak eşeğe domalıp zurnayı alıyor ve dereyi geçiyorlar.
üçüncü derenin başına geliyorlar,hayvanlar bunları görünce sevinçle bağrışıyorlar.
kralımız zurnayı buldunmu diye soruyorlar,
aslanda hiddetle ,buldum buldum buraya kadar getirdim .
işte zurna burda diyor ,götüne güvenen varsa gelsin alsın.

fıkranın devamı


Uçak havalandıktan sonra pilot mikrofonu açıp şöyle demiş;
- ''sayın yolcularımız uçağımız havalanmış durumdadır kemerlerinizi çözebilirsiniz'' demiş ve arkasına yaslanmış.
Mikrofonun açık olduğunu unutan pilot kendi kendini önce bir gerinmiş ve söylenmeye başlamış;
- ''oooohhhh gidim önce bir *ıçim ondan sonrada şu hostese bir yüklim'' demiş.
içerideki yolcular hepsini duymuş hostes durumu düzeltmek için içeriye koşmaya çalışırken ayağı takılıp düşmüş yoculardan biri;
- ''acele etme bacı adam önce *ıçacak yav'' demiş.

fıkranın devamı


ormanda yangın çıkmış,bütün hayvanlar delice kaçışıyor.bir taraftan alevler rüzgarın etkisiyle hızla yayılıyormuş.kaçan hayvanlar birden önünde beliren timsah dolu nehri görünce panik halinde can derdine düşmüşler.
tek geçiş karşıya uzanan bir sarmaşık.önce ben-sen geçeceksin karmaşası başlamış.tabi ormanların kıralı duruma müdahale eder.uyanık arslan kendinide düşünerek..
_herkes beni dinlesin,böyle yaparsanız herkes ölecek.sırayla karşıya geçelim.bunuda alfabetik sırayla yapalım.yoksa hesabını sorarım.der ve tam sarmaşığa tutanacakken bit ondan önce başlar karşıya geçmeye...aslan kükrer..
_lan bit sen benim emirlerime karşımı çıkıyorsun?
der ve bite bir pençe atar....bit pişkin bir tavırla
_ne vuruyorsun abii...ben ***m bitiyim.................

fıkranın devamı


Iki asik parkta el ele dolasiyorlardi. Ayse sordu :
- Ne düsünüyorsun sevgilim?
Ahmet romantik bir sekilde :
- Senin düsündügünü sevgilim...
Ayse birden telaslanarak :
- Yoooo.. Sakin ha... Öyle birsey yaparsan avaz avaz bagiririm!..

fıkranın devamı


POLİTİKACI DALINDA...

1) "Füzelerle savaş kazanabilirsiniz, ama füzelerin üzerine oturamazsınız..." (Deniz Baykal)
2) "Afrikalı zombiler gibi..." (Bülent Arınç)
3) "Sekiz yıl Özal'a verdiniz, onun iki yılını ananıza verin, o zaman Türkiye şahlanır..." (Tansu Çiller)
3) "Powell'ın ziyareti daha önce yapılsaydı daha iyi olurdu, ancak bu ziyaret tam zamanında yapılmıştır..." (Abdullah Gül)
5) "Ben 1960'larda çalışma bakanlığı yapmıştım. Yani tam hatırlamıyorum ama 1995'e kadar sürdü bu görevim..." (Bülent Ecevit)

KADIN SUNUCU DALINDA...

1) "Evet, bugün perşembe, haftanın son günü, yani bugünü saymazsak..." (Pınar Altuğ, TRT'deki programında)
2) "Sıfır puan kazanırsaniz toplam puanınıza sıfır puan ekleriz..." (Ebru Şallı, Pazar Yıldızı adlı yarışmada)
3) "Siz ben olmuşum, ben siz olmuşsunuz..." (Esra Ceyhan, Huysuz Virjin'e rüyasını anlatıyor)
4) "Tuğba Özay'ı alkışlayan gruba bakıyorum. Büyük bir çoğunluğunu kadın ve erkekler oluşturuyor..." (Ece Erken, Passaparola'da)
5) "Bütün o elektronik şeyler aslında biraz mekanik kaçıyor..." (Gülben Ergen, SMS, e-card gibi yöntemlerden hoşlanmadığını belirtmek istiyor)

ERKEK SUNUCU DALINDA...

1) "Yani şimdi sizin annenizin bütün evliliklerinden elde ettiği toplam çocuk sayısı kaç?" (Sinan Çetin, Film Gibi programında konuğa)
2) "Süreyya Ayhan sizin cinsiniz bilirsiniz..." (Tarik Tarcan, En Büyük Yarışma'da kadın yarışmacıya)
3) "Makul ağla!.." (Savaş Ay, A Takımı'nda sinir krizi geçirttiği Niran Ünsal'a)
4) "Ben, aşki iki kişinin yaşamasından yanayım..." (Vatan Şaşmaz)
5) "Bu çocuk üçünüzden!.." (Erman Toroğlu, Karar Anı adlı programda, karı-koca ve sevgiliye söylüyor)

ERKEK ŞARKICI DALINDA...

1) "Siz düşük yapma halini, her şeyi olan Richard Gere'in mutluluğu Hindistan'da aramasına da benzetebilirsiniz. Düşünsenize, her şeyiniz var ama mutlu degilsiniz..." (Çelik Erişçi)
2) "Müzikte tek eksiğim opera..." (Doğuş)
3) "İlham kaynağım şu gördüğünüz Boğaz. Bu deniz, öküze bile ilham verir..." (Serdar Ortaç)
4) "Her sene bir sene daha geçiyor..." (Tarkan)
5) "Ben, yıllardır süregelen ve gitgide gerileyen arabesk türkücü imajını roketlemek istiyorum. Arabaların torpidolarında en arkada duran kasetleri önlere çıkartmak istiyorum..." (Özcan Deniz)

KADIN ŞARKICI DALINDA...

1) "Estetik haramsa bütün hastaneleri kapatsınlar..." (Petek Dinçöz)
2) "Ses, bedende en geç yaşlanan organdır..." (Nükhet Duru)
3) "Yıllardır olmamıştı, uzun zamandan beri ilk defa tek partili koalisyon oluyor..." (Nil Karaibrahimgil, Bogaziçi Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü mezunu)
4) "Afrika'dan yamyam getireceğiz..." (Ebru Gündeş, balayına giderken)
5) "Benim o kültürsüz insanlarla işim olmaz, zaten şimdi ultrasyondan çıktım çok mutluyum..." (Ceylan)

MANKEN DALINDA...

1) "Kel miyim, topal mıyım gidip de yasak bir ilişki yaşayayım..." (Didem Taslan)
2) "Birçok arkadaşımın içime girmesine izin verdim, ve ben öyle her arkadaşımı içime alan biri değilimdir..." (Deniz Akkaya)
3) "Şimdiye kadar beraber olduğum erkek arkadaşlarım beni darmadağın etti..." (Gizem Özdilli)
4) "Bu tür şeyler gerçek hayatta da, normal hayatta da yanına yaklaşmam artı sevmem..." (Tuğba Özay)
5) "Erkeğimi asla kahvaltısız bırakmam!.." (Şenay Akay)

DİZİ OYUNCUSU DALINDA...

1) "Tangoya başlarken kadınlar sağ ön, erkekler sol arka ayaklarıyla başlar..." (İpek Tuzcuoğlu)
2) "Laf olsun diye bir şey söyleyecek bir kadın değil o, mutlaka altını doldurur!.." (Tamer Karadağlı, Hülya Avşar için)
3) "Şimdi ben gitsem Amerika'yı ikna etmeye çalışsam beni iplemeyecektir..." (Mehmet Ali Alabora)
4) "Atatürk yaşasaydı, magazin gazetecileri onun da bir frikiğini yakalardı..." (Nurseli İdiz)
5) "Filmin finalini soran anketler internetlerde yayınlandı..." (Özcan Deniz)

SPOR YORUMCUSU DALINDA...

1) "Ağzınla kuş tutsan... ne kuşu?! Ejderha tutsan bunlara yaranamazsınız..." (Ahmet Çakar)
2) "Hayırlı vilayetler..." (Ziya Şengül, İstanbul Valisi ile konuşurken)
3) "İyi püskürtmüş!.." (Şansal Büyüka, hakeme tüküren oyuncu için)
4) "İkinci gol de Boer'un ayağının şeyinden oldu, üçüncü gol gene de Boer'un şeyinden oldu..." (Turgay Şeren)
5) "Bakirelik yalnız bayanda mı olur? Mesela hakemin bakiresi olmaz mı? Yani bozulmamış bir hakem..." (Erman Toroğlu)

HABER SPİKERİ DALINDA...

1) "İnsan, hayvan... her canlının yavrusu ne güzel, öyle değil mi sevgili seyirciler?" (Defne Samyeli, Show Haber)
2) "Bu akşam oynanacak olan Beşiktaş-Galatasaray derbisinin sonucu henüz belli değil..." (Zeynep Kasımlıoğlu)
3) "Bugün çok şey oldu sayın seyirciler..." (Can Ataklı, ana haberi açış cümlesi)
4) "Babayı buldunuz mu?" (Reha Muhtar, haber sunduğu günlerde babasıyla buluşturduğu kıza)
5) "Bize nasıl kullanıldığını gösterebilir misiniz lütfen?" (Gülgün Feyman, kadınlar için üretilmiş prezervatifi tutarak, üretici firma yetkilisine)

fıkranın devamı


Motosiklete düşkün genç seyyar satıcıdan vazelin alır.
Satıcı;
- Bu vazelini yağmurlu havalarda motoruna sürersen motorun hiç paslanmaz pırıl pırıl kalır. der.
Genç daha sonra sevgilisi ile buluşur. Sevgilisi onu akşam yemeğine davet eder ve der ki;
- Yalnız bizim evde yemekte konuşan bulaşıkları yıkar. Onun için sakın konuşma. der.
Genç eve geldiğinde evin her tarafının bulaşık dolu olduğunu görür.
Yemeğe oturular. Gencin aklına şeytanlık gelir.
"Ben şimdi kızı halledersem kimse bişey diyemez." diye düşünür ve işi bitirir. Kimsenin bişey demediğini gören genç bu sefer kızın anasına göz kor ve onunla da birlikte olur. Yine kimse bişey söylemez ama tam o sırada yağmur başlar ve gencin aklına motoru gelir ve hemen vazelini alır.
Kızın babası;
- Tamam tamam bulaşıkları ben yıkarım koy o vazelini yerine...

fıkranın devamı


Aslanı kafese koyup uçakla sirke götüröyorlarmış aslan kafesten kaçıp;
- Pilotun yanına gelmiş vaaaav seni yiyecem demiş.
-Pilot:Beni yersen hepimiz ölürüz sen git başkasını ye demiş.
-Aslan yardımcısının yanına gitmiş vaaaav seni yiyecem demiş.
-Yardımcı :Pilota birşey olursa uçağı benden başka kimse kullanamaz sen başkasını ye demiş.
-Aslan teknisyene gitmiş vaaav seni yiyecem demiş.
-Teknisyen:Eğer elektrik arızası çıkarsa benden başka kimse yapamaz hepimiz ölürüz sen git hostesi ye o bir *ok'a yaramıyor demiş.
-Aslan hostesin yanına gelmiş ki elektrik gibi hatun.Ağzı sulanmış
-Aslan:Hostese vaaav seni yiyecem demiş.
-Hostes:Kulağına eğilerek birşey demiş.
-Aslan kaçarak kafese girmiş kitleyip anahtarıda yutmuş.
-Pilot,yardımcısı,teknisyen hostese biz o kadar korktukta sen ne dedinde kaçtı demişler.
-Hosteste pilot,yardımcısı ve teknisyen beni *ikiyorlar beni yersen seni *ikerler dedim ve korkup kaçtı.Demiş

fıkranın devamı


Köyün birinde bir aslan varmış bu acıktığın da köye iner insanları yermis. Köy muhtarı bu ise çare olarak üç gözüpek delikanlıyı öldürmeleri için aslanın magarasina göndermis. Bunlar pusuya yatmis aslan`i bekliyorlar. Aslanda içerde bunlari izliyor birinci delikanlı demis eğer ben aslanı yakalarsam ona bir yumruk sallarim dünyaya geldigine pişman olur. İkincisi gülerek hadi ordan demis ben ona bir bıçak sallarim agzini acamaz. Ücüncüsü hadi ordan deyip ben ona bir yar*ak sallarim actigim yara ömür boyu kapanmaz demiş. Aslan bu ya*rak sallamayi anlamamis korkuyla gece köye inip bir yaşlı kadini tutmus ve kadina demis bana yarrak sallamanin anlamini söyle yoksa seni yerim. Kadin da can havliyle tamam demis hemen dönmüs etegini indirmis ve demiski aha görüyonmu onu kocam 70 yil önce salladi hala kapanmadi.Aslanda o köye bi daha ugramamis...

fıkranın devamı


Bir aslan yavrusu ormana gelen bir avcıyı korkutarak onunla oynuyormuş.
annesi:
-Yavrum yemekle oyun oynanmaz.

fıkranın devamı


Adamın biri Çerçilik yapıyormuş.Bir gün bütün eşyalarını satmış ancak akşam olduğu için bugün evime dönemem en iyisi köylülerden birine tanrı misafiri olayım der.Ancak bir müddet gittikten sonra fikrini değiştirmiş ve en iyisi köy ağasının misafiri olayım der ve sora sora ağanın evini bulur ancak evin önünde bir kalabalık bir feryat bir figan merak eder ve köylülerden birine:
- Hayırdır hemşerim nedir bu kalabalık,bu gürültü bu feryatlar niye.
Köylü:
- Ağanın 18 yaşında bir kızı vardı o bugün ölmüş onun yasını tutuyorlar; ağayı tanıyormuydun.Yoksa bir işin mi vardı?
- Evet ben bu köyde yabancıyım kalacak bir yer arıyordum ve en iyisi ağanın misafiri olayım dedim.
Köylü:
- Yahu git işine be kardeşim ağanın seninle uğraşacak durumu yok.Zaten yasta bu kadar milletin içinde seni bozar.Boşu boşuna kendini aziz iken rezil etme gel bende kal diye teklifte bulunur.
Çerçi:
- Teşekkür ederim der ve ben yinede şansımı denemek istiyorum deyip Ağanın huzuruna çıkmak için destur ister ve çıkar
Ağa:
- Kardeşim görüyorsun ki yasımız var ve henüz cenazeyi bile defin etmedik o yüzden seninle kimse ilgilenemez.
Çerçi:
- Olsun ağam ben ahırda bile kalmaya razıyım senin evin daha güvenli, bir tasta çorba verirseniz Allah sizden razı olsun.
Bunun üzerine ağa madem öyle ahırda sana bir yer hazırlasınlar.Zaten rahmetli de orda bu vesile ile yanında kalmış olursun, bir tasta sıcak çorba verirler sana sabah oluncada evine gidersin demiş. Çerçi çorbasını içtikten sonra yatağına uzanır ve yatar.Bir müddet sonra şeytan çerçinin kanına girer ve kendisine sorar. Kalk tabutun kapağını aç bak acaba kız güzelmi,değilmi.Çerçi bir iki sağa sola döner bir türlü gözünü uyku tutmaz,sonunda dayanamaz ve kalkar. Tabutun kapağını açar ve dünyalar güzeli bir kız görür karşısında.Tabutun kapağını kapatır ve yine uyumaya başlar.Bir müddet sonra şeytan tekrar gelir ve bu defa kalk bu kızı *ik der. Yine bir iki sağa sola döner nafile dayanamaz ve kızı tabuttan çıkartıp işini bitirir; tam o sırada kız uyanır ve bağırmaya başlar. Meğerse bayılmış olan kızı ölü sanmışlar.Kızın sesini duyan ağa aşağıya doğru giderek bağırır.Nedir bu gürültü neler oluyor orada der.
Çerçi:
- Eyvah ağa şimdi beni buracıkta öldürür.
İçeri giren ağa kızının sağ olduğunu görünce dünyalar onun olur ve çerçiye sorar:
- Ne oldu ne yaptında kızım dirildi dile benden ne dilersen.
Çerçi:
- Utana sıkıla şey, anlarsın ya ağam tam o işi yapınca birden canlandı.
Ağa; aslanım benim der ve çerçinin boynuna sarılır.
Aradan üç yıl geçer ve yolu tekrar o köye düşer ve gelmişken ağaya bir uğrayayım acaba ne yapıyor der.Ağanın evinin önüne geldiğinde tekrar bir kalabalık bir gürültü ve köyün bütün erkekleri sıraya girmiş.Öylece sıra bekliyorlar.
Çerçi:
- Dayanamaz ve yine birine sorar hayırdır yahu nedir bu kalabalık gine.
Köylü:
- Bilmiyorum ki kardeşim zamanın birinde ağanın kızı ölmüştü adamın biri gelip kızını si...ti ve kızı dirildi.Şimdide Ağa ölmeden önce vasiyet etmiş Eğer ben ölürsem dirilene kadar si...beni demiş.

fıkranın devamı


Adamın biri motosiklet almış. Satıcı adama bir kutu vazelin hediye ederek;
-"Yağmurlu havalarda bunu metallere sür, pas yapmaz" demiş.
Adam motorunu göstermek üzere kız arkadaşına gitmiş. Akşama doğru kız,
-"Gel seni bize götürüp ailem ile tanıştırayım, hem de akşam yemeği yeriz." demiş. Hemen arkasındanda bir hatırlatmada bulunmuş.
-"Yalnız dikkat et bizim evde yemek yerken kimse konuşmaz. Konuşan olursa o bütün bulaşıkları yıkar..." Adam 4 kişinin bulaşığından ne olacak diye düşünürken eve girdiklerinde bir de ne görsün dağ taş her yer bulaşık...Ulan bir konuşursak yandık demiş... Yemek yerken aklına,
-"Ben şimdi bu kızın elini tutsam kimse bir şey diyemez." fikri gelmiş. Kızın elini tutmuş, kimseden çıt yok. Bir de öpeyim demiş, öpmüş gene çıt yok.. Ulan ben bununla bu işi burada pişireyim demiş. Herkesin gözü önünde kızla yatmış ama gene çıt yok.. Adam iyice pişkinliğe vurup yahu bunun anası da güzelmiş deyip onunla da yatmış. Gene çıt yok. Tam bu sırada dışarıda gök gürleyip yağmur yağmaya başlamış. Bizimki motoru paslanmasın diye aldığı vazelini cebinden çıkardığı anda kızın babası bağırarak ayağa fırlamış.
-"Tamam tamam koy onu yerine bulaşıkları ben yıkarım"

fıkranın devamı


Yeni bulug çagina girmis bir delikanli gece sokaga çikabilmek için babasindan izin istemis ve bu istegi babasi tarafindan kabul edilmis ancak gece geç vakit oldugu halde oglu hala eve gelmeyince baba telaslanmis ve tam telefona sarilip karakollara haber verecegi anda kapi çalinmis ve oglu içeri girmis. Baba çok sert bir sekilde
" Nerede kaldin çabuk bana hesap ver deyince oglan, kusura bakma baba, ben bu aksam sex yaptim onun için geç kaldim demis.
Baba bu durumdan çok keyiflenmis
"Hanim hanim çabuk bir raki bardagi daha getir, benim oglum büyümüs artik beraber raki içebiliriz" dedikten sonra ogluna dönerek:
" Oglum bundan sonra sen de benimle raki içebilirsin, gel otur yanıma." deyince Oglan:
"Oturamıyorum baba çok acıyor"

fıkranın devamı


Nam-ı Kemal günün birinde Afrika'da yamyam bir kabilenin eline düşer. Kabile reisi Nam-ı Kemal'e kurtulabilmesi için tek şartın bir dizi testten başarıyla geçmesi olduğunu söyler. Bunun üzerine Nam-ı Kemal ölmektense testi kabul eder. Bunun üzerine kabile reisi testin kurallarını açıklar. Testte üç ayrı kulübe bulunmaktadır. Birinci kulübede bir kasa viski, ikinci kulübede dişi çekilecek vahşi bir aslan, üçüncü kulübede ise kabilenin en azgın hatunu. Nam-ı Kemeal önce bir kasa viskiyi içecek sonra aslanın dişini çekecek en sonolarakta kadını mutlu edecek. Derken test başlar ve Nam-ı Kemal birinci kulübeye girer, aradan saatler geçer bizimkinden ses yok derken 6-7 saat sonra yalpalayarak dışarı çıkar ancak ayakta zor durmaktadır. Zar zor ikinci kulübenin yolunu bulur ve girer. Girmesiyle birlikte kulübede gürültüler kopmaya başlar, toz duman birbirine girmiştir, aslanın acılı kükremeleri kulakları sağır eder. Aradan 2-3 saat geçtikten sonra Nam-ı Kemal sallanarak dışarı çıkar ve reise dönerek "dişi çekilecek orosp* nerde" diye sorar.

fıkranın devamı


Yolcular uçagin yaninda otobüsten inmisler. Bavullarini gösteriyorlar.Bir bakmislar uçak sirketinin minibüsü yanlarinda durmus. Içinden kaptan pilotla, yardimci pilot inmisler.Yolcular fena halde sasirmislar. Nasil sasirmasinlar.Kaptan pilotun elinde bir beyaz baston. Kolunda üç noktali bant. Yardimci pilotun elinde bir köpek tasmasi. Tasmanin ucunda bir köpek. Saga sola çarparak öyle ilerliyorlar uçaga. Günlerden bir nisan degil ama, "Saka herhalde" demis yolcular, dolusmuslar uçaga. Uçak pistte hizla ilerlemeye baslamis. yolcularin gözleri camda. Uçak hizlanmis. Yolcular endiselenmeye baslamislar. Uçak daha hizlanmis. Pistin sonu hizla yaklasmaya baslamis. Uçak iyice hizlanmis. Bazi yolcular paniklemis dua etmeye baslamislar. Uçak son hiza ulasmis. Bu arada pistin sonuna da ulasmis. 10 metre sonra betonun bitip çimlerin basladigi gören yolcular dehset içinde çigligi basmislar. Tam o anda da kaptan pilot levyeyi sonuna kadar çekmis.Uçak tam pist biterken tekerleklerini yerden kesmis, havalanmis. Kaptan pilot arkasina yaslanmis. Derin bir nefes almis ve yardimci pilota dönmüs: "Biliyor musun?" demis, "Bir gün çiglik atmayacaklar ve hepimiz ölecegiz!.."

fıkranın devamı


- Lan olum Rus ruleti öyle mi oynanır dur da göstereyim.
- Teker teker gelin layn...
- Sevgilim, abin bizi böyle görse ne yapardı?
- Korkma, bu tünelden yllardr tren geçmiyor...
- Abi çevremizde fazla polis yok, teslim olmayalım, kaçalım abi...
- Geeel, geeel, sağ yap gel.
- Abi çok seri bi araba bu yaaa...
- Demek piranha dedikleri şey bu. Hiho, bak Hulusi abi bıyıkları ile oynuyom bi şey olmuyo.
- O irmikleri neden aldın Nurhan, helva mı yapıcan? Niye?
- Burası Fener tribünü değil mi?
- Bah bah bah hala uzunlarla geliyo...
- Müjdemi isterim Turhan abi bi kızın daha oldu.
- Ordular ileri... Allah, allah, allah, allah...
- Kim bekler lan yeşilin yanmasını?!
- Bekle Cemşit abi ben bi dalıp çıkıcam.
- Hala karlı gösteriyor mu hanım?
- Elektrikçiye ne gerek var canım, ben hallederim.
- Gel abi burası boyu geçmiyo.
- Vakkas abi. Senin için öyle böyle diyorlar, doğru mu?
- Hihoha... Bak gelen şey köpekbalığına ne kadar da benziyor.
- Rasim abi, kafesin kapısı kapalı değil mi?
- Baba... Ben hamileyim.
- Yapma Satılmış abi, şeytan doldurur.
- Bu külüstür essahtan 200 yapıyor mu?
- Semra'cığım bak arabanın ibresi 200'ü gösteriyor.
- Ben öldükten sonra tablolarım çok para edecek Ayşegül..
- Boğaza gelip temiz hava almayı iyi akıl ettik... Çocuğum oynama şu arabanın el freniyle...
- Doktora neyin gerek yok. Beni üfürükçü Sabit hocaya götürün.
- Ohooo doktorun her dediğini yapsak açlıktan ölürüz birader. Hadi yeyin yeyin afiyet olsun...
- Ulan, biz bugüne kadar kaç bomba imha ettik be! İşimi bana mi öğretiyon, lavuk! Kes şu mavi teli!
- Sayın seyirciler! Simdi en büyük numaraya geldik. Aslanın ağzını açıp, başımı içine sokuyorum.
- Burası eskiden mayın tarlasıymış ama artık bi tane bile kalma...
- Havlayarak üzerimize geliyor, çünkü bu cinsler çok insan canlısıdır.
- Paraşütü en aşağıda ben açacağım.
- Komutanım, pimini çektikten sonra kaça kadar sayıcaktık?
- Olum bu mantarlar zehirli değil, bak ben nasıl yiyorum.
- Amma keskin virajmış yav!!
- Dikkat kaptanınız konuşuyor: Eşhedü en la ilahe illallah ... (Pilot Temel)
- Önüne baksana lan! Ne çarpıyon omzuma?
- Bu kadar korkma canım! Bu yılanların hepsinin zehirleri alınmış.
- Uçağın pervanesini görüyon mu? O kadar hızlı dönüyo ki sankim dönmüyomuş gibi.
- Kaplanlar da aynı kedi yavruları gibidir. Bak böyle gıdışından sevicen bak iyi bak...

fıkranın devamı


Boksör Temel iri yapılı rakibi ile maç yapar.1.rauntta rakibi temeli epey haşlar.1.raunt sonunda Temel köşesine gider.antrönörü Dursun moral vermek için Temele sen dövüyorsun devam et der.2.ve3. rauntlarda da aynı şeyler olur.4. rauntta kaşı ve gözü patlamış temel raunt sonunda güç bela köşesine gider.Dursun yine aslanım Temel adamı parçaladın der.Temel güç bir şekilde dursuna bakarak ben mi dövüyorum der.Dursun evet sen dövüyorsun der.Temel:öyle ise etrafa iyibak başka birisi beni fena halde dövüyor!




fıkranın devamı


Devekuşu bir aslanın geldiğini görünce çok korkmuş. Hemen kafasını kuma sokmuş. Aslan devekuşunun yanına gelmiş, çevresinde bir iki tur atmış. Karnı tokmuş aslanın konuşacak arkadaş arıyormuş. Devekuşunun arkasında durmuş. Pençesiyle devekuşunun ayağına şöyle bir dokunmuş.
“ Arkadaş, bakar mısın? Biraz sohbet edelim, canım sıkılıyor da ” diyecekmiş ki burnunun üstüne
yediği tekme ile sırtüstü yere yığılmış. Devekuşu şaşkın bir halde ne oldu, kime vurdum, diyerek kafasını kumdan çıkarmış. Bakmış aslan boylu boyunca yatıyor. Öldüğünü zannetmiş. Çevrede ne kadar devekuşu varsa toplayıp getirmiş. Başlamış palavra atmaya: “ Yok işte aslan gelip ona sataşmış. Bu da demiş ki: Bak aslan git sonra canını yakarım. Aslan hakaret etmiş, bunu itelemiş. Bu da aslanı ayağının altına almış, çiğnemiş, yerlerde sürüklemiş. “ Diğerleri de devekuşuna katılmışlar. Atmışlar, tutmuşlar. Biz olsaydık şöyle yapardık, böyle yapardık diye. Baygın aslan kendine gelince bakmış herkes atıp tutuyor. Bir kükremiş, yer gök inlemiş. Bütün devekuşları kafalarını kuma sokmuş. Aslan orada fazla eğlenmemiş, kaçıp gitmiş.



fıkranın devamı


Maymun kurmus çilingir sofrasini ormanin orta yerine, kulhanbeyligi yapiyor.

O sirada zurafa ordan geciyormus, sormus:

- "Vay maymun Kardes, nasilsin?"
- "İyiyim be anam, iciyorum iciyorum aslani dovuyorum."

Zürafa tirsmis ve uzaklasmis. Derken Zebra gecmis, o da sormus:

- "Selam maymun abi, ne var ne yok?"
- "N'olsun be gulum hep ayni; iciyorum iciyorum aslani marizliyorum."

Zebra da uzaklasmis ordan. Bu kez kostebek, gecerken sormus:

- "Maymun ya naber?"
- "Iyilik kocum iciyorum iciyorum Allah ne verdiyse girisiyorum aslana!"

Kostebek de sivismis.

Ancak boyle boyle derken, olanlar aslanin kulagina gitmis ve aslan o tarafa dogru yola koyulmus. Cikmis maymunun karsisina:

- "Eee anlat bakalim maymun efendi, ne var ne yok?"

Maymun hemen kendine ceki duzen vererek yanitlamis:

- "N'olsun be abi, içiyorum içiyorum abuk subuk konusuyorum."



fıkranın devamı


Çakalın biri ormanda gezerken bir tüfek bulmuş. Bakmış tüfekte iki fişek var, hemen soygunlara başlamış. Malı çalınan, tehdit edilen orman hayvanları toplanıp aslanın huzuruna çıkmışlar. Durumu öğrenen aslan çok kızmış, çakalın peşine düşmüş. Çakalı ilerde giderken gören aslan kükremiş.Çakal aslanın geldiğini görünce tüfeğini doğrultmuş, tam ateş edecekken aslan korkmuş, kaçmaya başlamış. Çakal da aslanı kovalamış.
Derken, önlerine bir ırmak çıkmış. İkisi de yüzerek karşıya geçmiş. Aslan biraz daha koşmuş, sonra aniden duruvermiş. Çakal da durmuş. Aslan geri dönüp çakalın üstüne yürümüş. Çakal ıslanan tüfeğin ateş etmediğini görünce tüfeği atıp ırmaktan karşıya geçmiş, aslan da peşinden gelmiş.
Aslan çakalı ormanda uzun süre kovalamış, yetiştiği yerde vurmuş.
Çakal güçbela canını kurtarmış. Bir daha onu oralarda gören olmamış.


fıkranın devamı


Bir gün Ormanların kralı aslan dinlenirken tavşan ağlayarak yanından geçiyormuş.Tavşana neden ağladığını sormuş.O da "Tilkiyle kavga ettiğini ve kendisini dövdüğünü" söylemiş. Aslan "iyide benim bu konuda ne yapmamı istersin ?" demiş.
Tavşan "Git sende onu döv ama bahaneiz olmaz bu iş.Benim sana şikayet ettiğimi bilmesin.Ona - Senin neden şapkan yok ? diye sor sonrada döv demiş. Bu fikri benimseyen aslan yine bi gün dinlenirken o sırada tilkinin geçtiğini görmüş.
"şşşt Tilki gel bakiim buraya! " diye seslenmiş.
Tilki "efendim!" diyerek gitmiş aslanın yanına.Tam o sırada aslan "Senin niye şapkan yok lan! diyerek tilkinin gözüne yumruğu yerleştirmiş.Durumu anlayan tilki hemen tavşanı bulup iyice benzetmiş.
Tekrar Aslanın yanına koşan tavşan bu kez yine ağlayarak tikinin kendisini dövdüğünü ve on daha kötü bir ceza vermesini isediğini söylemiş. Aslanda
"olur ama bu kez bahanem yok" demiş. Tavşan
"Ondan kolay ne var? sigara iste, filtreli verirse niye filtresiz vermedin dersin,filtresiz erirse niye filtreli vermedin iye döversin " demiş.Bu fikride benimsemiş aslan.Yine bir gün tilkiye rastlamış ve yanına çağırmış. "Tilki! bana bi sigara.. demiş.
Uyanık tilki "Filtreli mi filtresiz mi abi .. demiş.
Bir anda neye uğradığını şaşıran aslan bir an duraksamış veeeeee

"Senin niye şapkan yok?" gümmmmmm!!!




fıkranın devamı

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
etiketler

ilanzi.com

FikraCenneti.com sitemizde çeşitli kategorilerde fıkralar okuyabilirsiniz.
sarışın fıkralarıçocuk fıkralarıpomak fıkralarımühendis fıkralarıerzurumlu fıkralarınasrettin hoca fıkralarıkısa fıkraaşk nasıl birşey