BİR GÜN İKİ ADAM ORMANDA AVCILIK YAPARMIŞ NEDENSE BİRİNCİ ADAM KÖR OLDUĞU İÇİN NE AVLADIĞINI GÖREMEZMİŞ. VE BİRİNCİ ADAM ONA HEP DİKKAT EDERMİŞ. VE BİR GÜN BİRİNCİ AVCI ATEŞ YAKMAYA GİDERMİŞ VE 2. AVCI KÖR OLDUĞU İÇİN OLDUĞU YERDE KALIRMIŞ. ODA BENDE BİRŞEYLER AVLIYAYİM DEMİŞ AMA KÖR OLDUĞU İÇİN ETRAFI GÖREMİYOMUŞ VE BİRİNİ AVLAMIŞ 1. AVŞI SES DUYUNCA 2. AVCININ YANINA GİTMİŞ 2. AVCI KÖR OLDUĞU İÇİN 1. AVCI ETRAFINA BAKMIŞ VE İÇİNDEN UMARIM TAVUĞU AVLAMIŞTIR DEMİŞ VE BİRDE BAKMIŞKİ KADIN 1. AVCI BAĞIRMIŞ OLMAZ KADIN AVLAMIŞDIN ... KAFADAN ASLLADIM 2 DAKKADA AMA NAPİYİM YİNEDE GÜZELDİR UMARIM BEYENMİŞSİNİZDİR :)
fıkranın devamı
bir gün alman aslan görmüş avcı silahsını alıp avlanmaya çalışıyordu. bir aslan gördüm galiba ateş atmış ama o tuzakmış,
adam tuza düşmüş aslan ona gülmüş haha
sen yakalandın tuzağa ben deyil.
fıkranın devamı
Akşehir’in en iyi avcılarından biri, silâhını kuşanmış, ava gitmiş. Her ava gidişinde birkaç tane kurt da vurmaktaymış....
fıkranın devamı
Öncelikle belirtmeliyim ki, aşağıda anlatacağım fıkra veya hikayeyi, kendisi de bir Pomak olan Türkiye"nin yetiştirdiği en büyük folklorculardan Kırklarelili Şerif Baykurt"tan (Milli Eğitim Bakanlığında Genel Müdürlük yapmıştır) bizzat dinlemişimdir.
fıkranın devamı
Atmasıyla ünlü yaşlı ve unutkan bir avcı birgün yine avcıların bulunduğu kahveye girer ve başlar anlatmaya:
-" bikeresinde dağlarda geziyorum karşı dağda bi geyik gördüm hemen nişan alıp ateş ettim güm diye yere düştü 6-7 saat yürüdüm anca ulaştım bide ne göriiim geyik benim 5 mislim hemen sağ bacağını kesip vurdum omuzuma ava devam ettim bi baktım öteki dağdada bi geyik var onuda oracıkta vurdum başladım yürümeye 9-10 saat sonra yanına vardım bi baktım ötekinin 3 katı onunda sol bacağını kestim vurdum omuzuma başladım köye inmeye..."
Derken yaşlı ve unutkan amcaya telefon gelir ve görüşmak için kalkar aradan 5-10 dak. geçer amca geri döner ve sorar:
-"nerde kalmıştık gençler" herkes bi ağızdan
-"bacaklar omzundaydı dede" derler.
Amca gururlu bi şekilde oturur ve devam eder anlatmaya;
-"verdim *arraaa, verdim *arrraaaaa.
fıkranın devamı
İki avcı köpekleriyle övünüyorlarmış. Avcılardan biri:
- Benim köpeğim çok akıllı, geçenlerde ava çıkmıştım, birde ne göreyim. Kurşunları evde unutmuşum, hemen benim köpeği çağırdım, av tüfeğimi koklattıktan sonra eve yolladım. Yarım saat sonra akıllı köpeğim kurşunları alıp getirdi deyince 2.Avcı atılmış:
- Benim köpeğim daha akıllı demiş ve anlatmaya başlamış."Geçenlerde karımla sahile gitmiştik karım soyundu fakat mayosunun altını evde unutmuş, hemen benim köpeği çağırdım karımın cinsel organını kokladı ve eve gitti. 20 Dakika sonra ağzında komşumun cinsel organıyla geldi
fıkranın devamı
Avcılar aralarına yeni katılan acemi avcıyı sınamak isterler ve ellerinde bulunan; av kuşları ile ilgili kitabı çıkartıp bir sayfa açarlar. Bu sayfada bulunan kuşun gövdesini kapatıp bacaklarını acemi avcıya gösterirler, cevap alamayınca diğer resme geçerler... Ondan da cevap alamazlar ve birkaç resimden sonra alaylı biçimde "senin iyi bir avcı olman için daha çok çalışman lazım" deyince, acemi olan avcı mahçup ve üzgün olarak aralarından ayrılırken, diğer arkadaşlardan biri "arkadaşım senin adın neydi?" deyince acemi avcı pantolonunu indirip bacaklarını gösterir.
fıkranın devamı
Bir aslan yavrusu ormana gelen bir avcıyı korkutarak onunla oynuyormuş.
annesi:
-Yavrum yemekle oyun oynanmaz.
fıkranın devamı
Aganın biri oglunu evlendirmeye karar vermiş. şanına layık bi gelin bulmak için 7 köyün en güzel kızını seçmiş ama akıl soran yok neyse kızı ogluna istemiş 40 gece 40 gündüz düğün yapıp kilolarla altın takmış ama gelin biraz firikmiş bunu soran yok tabi aga oglunu everir düğün dernek gelin gelir bir gün gelin dere boyuna çamaşır yıkamaya gider çamaşırı yıkar banyo yapmak için su ısıtır bir çalının arkasına geçer kıyafetini çıkarır sonra banyoya koyulur tabi tepeden bi avcı gelir gelinin güzelliğini görür ve hayret eder o ne güzellik o ne afet ama avcı sesini etmeden altınları alıp gider bir süre sonra döner gelir gelin çalı ile kavga ediyor
AVCI= sorar "ne oldu bacı neden çalıya kızıyon" der
GELİN=" çalı altınımı aldı vermiyor" der.
AVCI= bunun üzerine avcı geline derki "altını senin amın yutmasın"
GELİN="öyle şey olurmu" der
AVCI="olur ya" der
GELİN=başlar aglamaya"kaynanama ne derim beni eve koymaz"der
AVCI=derki;"sen yat ben çıkarım der"kadını yatırır.Bi güzel siker sonra altını kenara bırakıp "al çıkardım" der.
GELİN=avcıya "kurbanım ben senin yoluna öleyim" der. "Gelin bu kezde avcıya der ki; kardeş sana zahmet bundan iki sene önce kaynanamın bi tavası kayboldu onada bi bak" der.
AVCI=yine başlar bunu sikmeye iyi bi siker sonrada der ki; "bacı tavanın kulpu bi yere takılmış çıkmıyo" der. gider.
GELİN=eve gider kaynanasına der ki; "ana bu gün başıma geleni bi bilsen" der.
KAYNANA=sorar."kızım ne oldu"
GELİN="ana ana adamın hiç amı altın yutarmı" der.
KAYNANA=sorar. "o nasıl iş kızım" der.
GELİN=başlar anlatmaya. "ana benim amım altınlarımı yuttu"der
KAYNANA=tekrar sorar"eeeeeeeeeee"
GELİN=derki "anan bi avcı çıkardı" der.
KAYNANA=sorar"kız avcı seni sikti mi? "der.
GELİN="seni siksin adam altınlarımı çıkardı" der ve bide der ki; "ana hani senin iki sene önce kaybolan tavaya baktırdım kulpu bi yere takılmış çıkmıyo" der.
KAYNANA=sorar."kız adam yine mi seni sikti"der.
GELİN="seni siksin tavana baktırdım" der.
KAYNANA= durumu ogluna agaya anlatıp kızı babasının evine gönderirler.
BABA=sorar."ne oldu.
DAMAT=durumu anlatır.
GELİNİN BABASI= der ki; "oglum sen şimdiye kadar nerdeydin benim kızımda nice insanlar parmakla tava aradı" der.
fıkranın devamı
Ayı avına meraklı avcı ilk avında küçük tüfeği ile ayıyı vurur fakat ayı ölmez.
ayı;
- ''Ne yapim seni, ya seni yiyeceğim veya düzeceğim'' der.
avcı;
- ''Ölmekten iyidir'' der ve ayının kucağına oturur.
Bu işi içine sindiremeyen avcı bu sefer otomatik bir tüfekle geri döner. Ayıyı kurşun yağmuruna tutar fakat sonuç aynı olur. Ayı ölmemiştir ve ödeşirler. Bu olay avcının sırası ile bazuka, lav silahı ve en sonunda uçak tutup mağarayı bombalaması ile son bulur. Emin adımlarla mağaraya girer ve ne görsün ayı perişan bir vaziyette fakat ölmemiş. Başına geleceğini anlayan avcı usulca pantolonunu indirmeye hazırlanırken ayı sorar;
- ''Sana son bir soru.. Allahını seversen sen avcımısın yoksa dötverenmi?''
fıkranın devamı
Hatice öğretmen sınıfa sorar;
- ''1 dalda 7 kuş var avcı ateş edip 3'ünü vuruyor kaç kuş kalır''. Haylaz bir öğrenci cevap verir;
- ''öğretmenim hiç kuş kalmaz''.
öğretmen önce şaşırıp;
- ''aferin yanlış cevap ama stilini beğendim'' der.
çocuk;
- ''ben size bir soru sorabilirmiyim''.
öğretmen;
- ''evet''.
- ''karşıdan üç bayan geliyor hepsi dondurma yiyor birisi emerek birisi yalayarak birisi ısırarak bunlardan hanğisi evlidir''. öğretmen biraz sıkılarak;
- ''emerek yiyendir'' der.
öğrenci;
- ''yanlış cevap parmağında alyans olan evlidir ama sizinde stilinizi beğendim''...
fıkranın devamı
Savcı, morgdaki üç cesedi incelemek üzere gelmişti.
Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu.
"Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı,sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü", dediler.
İkinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu;
-Bu neden sırıtıyor?
"Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü" diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.
"Bu neden oldu?" diye sordu savcı.
"Efendim, buna yıldırım çarptı" dediler.
-Peki neden sırıtıyordu?
-Fotoğrafını çekiyorlar sanmış.
fıkranın devamı
temel ve yardımcısı dursun dünyanın en ıyı maymun avcılarıymıs.aslında bütün maharet onların özel av köpeğindeymiş şöyleki; jurı bir maymunu salıyormus hıç bir gurup yakalıyamıyormuş fakat temel maymunun cıktığı ağacı sallıyormuş ve maymun aşşağı düşünce köpek yakalayıp tecavüz ediyormuş.en son yapılan yarışmada juri artık bunlardan bıkıp daha uzman bir maymun getirip salmışlar yine kimse yakalayamamış. temel hangi ağaçta saklandığını bulmuş ağacı sallamış sallamış maymun bir türlü düşmemiş.temel dursuna dönmüş "tursun habu tüfeği al ben ağaca çıkayım sende bi yandan ağacı salla maymun düşerse elleme ama ben düşersem habu köpeği vur"demiş.
fıkranın devamı
Bir Fransız Vampir Yarasa, bir İngiliz Vampir Yarasa ve
bizim Temel Vampir Yarasanın bir gece, canı muthiş derecede sıkılmış.
Düşünmüşler ve kan içme yarışması yapmaya karar vermişler.
Önce Fransız Vampir Yarasa havalanmış pırrrr diye...
15-20 dakika sonra geri dönmüş bizim avcı.Döndügünde ağzı ve dişleri kan içindeymiş.
Diğerleri merakla sormuşlar :
-Ne oldu ya?.. Anlatsana bizimki hiiiç, demiş pişkin pişkin.
-Hani şu ilerde bir köy var ya.
-Eeee.
-Hani orada bir eşek var ya, işte bütün kanını içtim onun!!!
-Vovvvv, demiş diğerleri, büyüksün valla,....
Biraz sonra İngiliz Vampir Yarasa havalanmış yalpalayarak yarım saat sonra geri dönmüş.
Geri döndüğünde yüzü kan içindeymiş...Diğer ikisi hemen sormuslar :
-Eee baba, anlat bakalım sen ne yaptın... Başlamış bizimki :
-Hani ilerde bi köy varya, hani orada bir eşek leşi var ya.
-Eeee.
-Hani orada büyük bir Çınar var ya,
hah...Evet evet işte orada iki inek vardı, içtim ikisinin kanını...
Diğer iki yarasa hayretler içerisinde bakakalmışlar,.
-Uff be, demişler.Senin üstüne Yarasa cıkmaz bu alemde...
Sıra bizim Temel Vamir Yarasaya gelmiş....Pırrr...1 saat 2 saat yok bizimki,
derken sabaha karşı çıkagelmiş...
Yalpalaya yalpalaya,
zarzor iniş takımlarıyla tutunmuş diğer iki vampirin yanına geldiğinde yüzü gözü,
eli ayağı kan içindeymiş...Diğer iki yarasa hemen atlamışlar : -Ne oldu? Anlatmış bizimki :
-Hani ilerde bi köy var ya, hani orada bir eşek leşi var ya.
-Eeee, demiş diğerleri merakla.
-Hani orada büyük bir Çınar varya, o Çınarın altında iki inek leşi var ya...
-Eeee...????
-Hani leşlerin yanında büyük bir kaya var ya...
-Evet???
-Görmedim....Görmedim anasını satımmmm....
fıkranın devamı
Avcımız avlanmaya cikar daga tepeye.. bir bakar ki bir ayı karsisinda.. ceker tufegini atesler ama tufek tutukluk yapar.. napsin, kacmaya baslar, ayi da pesinde.. ayi yakalar bunu, bir guzel becerir.. avcimiz hirs yapar oldurecektir illa ki bu ayiyi.. bir muddet sonra bir daha gorur ayiyi, ceker tufegi, basar tetigi yine tutukluk yapar, bizimki kacar, ayi pesinde, yakalar ayi bunu bir daha becerir.. avcimiz iyice hirslanmistir illa ki vuracaktir bunu, takilir ayinin pesine, gorur, ceker tufegi basar tetige yine tutukluk yapar, ayi bunu bir daha yakalar bir daha becerir.. bu olaylar tekrarlanir gun boyunca..
Artik avcinin dayanacak gucu kalmamistir, hayat meselesi olmustur bu, son bir defa daha bakar ayi karsisinda ceker tufegi basar tetige ve yine tutukluk yapar.. ayi yakalar bunu ve der ki :
- ya kardesim avci misin i*ne misin
fıkranın devamı
Malum, avcılar atıcılıklarıyla meşhurdurlar. Yine bir mecliste üç avcı karşılıklı olarak köpeklerini övüyorlarmış. Birincisi demiş ki:"Benim köpeğim çok akıllıdır, bakkala gönderirim, ne istersem alır ve getirir." Hemen ikinci avcı atlamış:" Ya benimki! Sadece istediklerimi almakla kalmaz, paranın üstünü de doğru olarak getirir, satış fişini de alır vs. vs.
Bu sırada üçüncü avcı kendinden emin bir tavırla aynen şöyle der:"Sizin köpeklerinizin alışveriş ettiği dükkanı benim köpeğim çalıştırıyor."
fıkranın devamı
Bir AVCI diğerine sordu:
Köpeğinizi satın almak istiyorum ama sadık mıdır?
-Hem de fazlasıyla sadık. Size bu konuda yüzde 100 garanti verebilirim.
-Nasıl bu kadar emin olabilirsiniz?
Şimdiye kadar 5 kere sattım. Her seferinde de geri geldi.
fıkranın devamı
İdris methini çok duyduğu için Afrika'ya safariye gitmiş. Ufak ufak
avlanmaya başlamışlar. Akşam safariye çıkanlar konuşuyormuş. İşte,
ben bir aslan vurdum, ben iki kaplan vurdum. Bizimkine sıra gelmiş:
- "Pen içi tane nobum furdum."
Safariciler, herhalde bir şey vuramadı, kafadan atıyor, diye
geçiştirmişler. Ertesi gün av dönüşü yine şunu vurdum, bunu vurdum
diye konuşulurken İdris yine döktürmüş:
- "Pen içi tane daha nobum furdum."
Avcılar, bu adam yine atıyor diye düşünmüşler. Daha ertesi gün sıra
bizimkine geldiğinde yine;
- "Peş nobum daha furdum", deyince dayanamamışlar. Yahu kardeşim nasıl
bir şeydir şu nobum?
- "Valla, pen elimde tüfek ile dolaşayrum. Çalularun arasundan
"Noo buumm , noo buumm" diye kara kara pi şeyler pağura pağura çikayi,
pen de furayrum."
fıkranın devamı
Avcımız avlanmaya cikar daga tepeye.. bir bakar ki bir ayı karsisinda.. ceker tufegini atesler ama tufek tutukluk yapar.. napsin, kacmaya baslar, ayi da pesinde.. ayi yakalar bunu, bir guzel becerir.. avcimiz hirs yapar oldurecektir illa ki bu ayiyi.. bir muddet sonra bir daha gorur ayiyi, ceker tufegi, basar tetigi yine tutukluk yapar, bizimki kacar, ayi pesinde, yakalar ayi bunu bir daha becerir.. avcimiz iyice hirslanmistir illa ki vuracaktir bunu, takilir ayinin pesine, gorur, ceker tufegi basar tetige yine tutukluk yapar, ayi bunu bir daha yakalar bir daha becerir.. bu olaylar tekrarlanir gun boyunca..
Artik avcinin dayanacak gucu kalmamistir, hayat meselesi olmustur bu, son bir defa daha bakar ayi karsisinda ceker tufegi basar tetige ve yine tutukluk yapar.. ayi yakalar bunu ve der ki :
- ya kardesim avci misin *bne misin
fıkranın devamı
Temel Fadimeyi seviyormuş ama Fadimeyi vermemişler. Arkadaşları:
-Ula sen de Fadimeyu gacır getsin, da! demişler.
-E... sonra?
-Ula sonrasumu var punun. Gacırıp da o işu da piturdu mü tamamdır.
Temel arkadaşların dediği gibi yapmış. Fadimeyi kaçırıp, gel şu işi bitirelim de baban seni benden geri almasın, demiş. Fadime, hangi işi diye sormuş?
-Ula, demiş Temel. Ha punu oraya sığdıralım, da.
Fadime bakmış bu iş hayatta olacak değil:
-Ha o çok püyüktür Temel, demiş. İmkansız buraya sığmaz.
Sığardı, sığmazdı... Temel kızıp Fadimeye bir tokat atmış. Fadime düşüp başını taşa çarpmış ve ölmüş. Temel bakmış olacak gibi değil, köyüne geri dönmüş. Tabii orada bekleyen jandarmalar da hemen sormuş:
-Temel, Fadime nerde?
-Öldü...
-Ula Temel, Fadime neden öldü?
-De orasını söylemem, demiş Temel. Etmişler, söyletmişler... Temel tüm olayı anlatmış ama Fadimeye neden tokat attığını utacından bir türlü söylememiş.
Karakolda Temelin ifadesini alan Savcı bu konuyu çok merak etmişti. Ne edip etmeli, Fadimenin neden öldüğünü öğrenmeliydi. Bunun içinde polis ve jandarmalarla ortaklaşa bir plan kurdular. Temeli iyice kokutacaklardı. Gerekirse seni asarız diyeceklerdi. Ve öylede yaptılar. Temel anlatmazsa inadına da olsa onu numaradan asar gibi yapıp gözdağı verilecekti. Takacaklardı ipi boynuna numaradan.
-Bak Temel, demişler. Kanunen sen bir katilsin ve Fadimenin neden öldüğünü söylemezsen...
-Söylemem...
-Oğlum, sen Fadimeyi kaçırdın?
-Hı-hı...
-Sonra tokat attın ve Fadime düşüp başını taşa çarptı?
-Hı-hı...
-Peki neden tokat attın?
-De oni söylemem.
-Bak asarız seni!
-Asün...
Peki, demişler. Tavanın direğine ipi geçirmişler. Sandalyey çıkarıp bunu arkadan ellerini bağlamışlar.
-Bak asarız seni...!
-Asün...
Planı numaradan sürdürmüşler. Gerekirse Temeli bir kaç saniye de olsa ip te sallandırıp, iyice korkuttuktan sonra da indirip tekrar soracaklardı.
-Geçirin ipi şunun boynuna!
Geçirmişler. Bak asıyoruz, demişler.
-Söylemem...
Asın! demiş Savcı bey. Temeli bir kaç saniye ip te sallandırmışlar. Yetti artık kanısına varıp indirmişler. İpi bunun boynundan alıp tam soracaklarında Temel onlardan önce davranmış:
-Ula asma dediğunuz pu sikum da nedir pöyle. Ula az kalsun poğulurdum, da.
fıkranın devamı
temel ve yardımcısı dursun dünyanın en ıyı maymun avcılarıymıs.aslında bütün maharet onların özel av köpeğindeymiş şöyleki; jurı bir maymunu salıyormus hıç bir gurup yakalıyamıyormuş fakat temel maymunun cıktığı ağacı sallıyormuş ve maymun aşşağı düşünce köpek yakalayıp tecavüz ediyormuş.en son yapılan yarışmada juri artık bunlardan bıkıp daha uzman bir maymun getirip salmışlar yine kimse yakalayamamış. temel hangi ağaçta saklandığını bulmuş ağacı sallamış sallamış maymun bir türlü düşmemiş.temel dursuna dönmüş "tursun habu tüfeği al ben ağaca çıkayım sende bi yandan ağacı salla maymun düşerse elleme ama ben düşersem habu köpeği vur"demiş.
fıkranın devamı
Ört avcı bir gün av yapmaya giderler karşılarına küçük bi delik çıkar avcıların teki yatın bu tavşan deliği der yatarlar başlarlar beklemeye 5 - 10 dakka sonra tavşan çıkar vururlar biraz daha giderler karşılarına bi delik daha çıkar avcıların teki yatı bu tilki deliği der yatarlar 5-10 dakka sonra tilki çıkar vururlar
biraz daha giderler karşılarına bi delik daha çıkar
avcının teki valla arkadaşlar bu ne deliği bende bilmiyorum yatıp bekleyelim ne çıkarsa şansımıza yatarlar
ertei gün gazetelerin başsayfasında
DÖRT AVCI TREN ALTINDA KALARAK CANVERDİ
fıkranın devamı
Savcı, morgdaki üç ceseti incelemek üzere gelmişti.
Birinci ceset sırıtıyordu. Savcı nedenini sordu:
- "Milli piyangoda büyük ikramiyeyi kazandı, sevincine dayanamadı, kalp krizi geçirdi ve öldü"
dediler.
Ikinci ceset de sırıtıyordu. Savcı sordu:
- "Bu neden sırıtıyor?"
- "Bunun da oğlu doğmuştu. Sevinçten kalbine yenik düştü"
diye açıkladılar.
Üçüncü ceset Temel'in kömür halindeki cesediydi. O da sırıtıyordu.
- "Bu neden öldü?"
diye sordu savcı.
- "Efendim, buna yıldırım çarptı"
dediler.
- "Peki neden sırıtıyor?"
- "Fotoğrafını çekiyorlar sanmış."
fıkranın devamı
Soru: Kocam kızkardeşim ve benimle aynı anda sevişmek istediğini söylüyor...
Cevap: Kocanın sana bağlı olduğu çok açık. Seni daha fazla hissetmek istiyor
ve sana en yakın şeye,kardeşine yöneliyor. Bu sorun çıkarmaktan çok bütün aileyi birbirine
yakınlaştıracaktır.Neden birkaç kuzeni de almıyorsunuz? Eğer hala endişeliysen o zaman bırak akrabalarınla ne yaparsa yapsın,bu arada ona güzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetme.
Soru: Kocam seviştikten sonra hemen uykuya dalıyor, konuşacak zamanımız olmuyor.
Cevap: Seks erkek için güç bir görevdir. Arkasından dinlenmesi gerekir.
Aslında, seni ne kadar çok seviyorsa sevişmesi o kadar yorucudur ve o kadar çok da dinlenmesi gerekir.Ona baskı yapmayı bırak. Ona güzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetme.
Soru: Kocamın sevişmesi 30 saniye sürüyor...
Cevap: Kocan seni çok seviyor. Onu o kadar çıldırtıyorsun ki kendini kontrol edemiyor.
Aslında, ne kadar kısa sürerse seni o kadar çok seviyor demektir.Bu sevgisine karşılık ona güzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetme.
Soru: Kocam on sevişmeyle ilgilenmiyor...
Cevap: On sevişme bir erkek için çok acı vericidir.
Bunun anlamı: Kocanı gerektiği kadar sevmiyorsun,seni havaya sokabilmek için çok çalışmalı demektir. Ona güzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetmeyerek ne yapılacağını kocana bırak.
Soru: Kocam hiçbir zaman beni orgazma ulaştıramadı.
Cevap: Kadınların orgazmı bir efsanedir. Bu, militan erkek düşmanı feministlerce alevlendirilmek istenmektedir ve aile kurumuna karşı büyük bir tehlikedir. Ona bu konudan bahsetme ve ona olan sevgini güzel bir yemek yaparak göster!
Soru: Kocam geceleri erkek arkadaşlarıyla çok sık dışarı çıkıyor...
Cevap: Bu çok doğal bir davranış ve desteklenmesi gerekir. Erkek avcıdır ve gücünü diğer erkeklere kanıtlamak ister. Ayrıca,erkek arkadaşlarla gece dışarı çıkmak eğlenceli
olmaktan çok stresli bir iştir ve eve sana dönüyor olmak onun için rahatlıktır. Sadece evine döndüğünde onun ne kadar duygulu ve mutlu olduğunu hatırla. Ona güzel bir yemek yap ve bu konudan bahsetme.
fıkranın devamı
Büyün kızlar asker olsa
Mini etek moda olsa
Harika Avcı postam olsa
Yine de teskeremi isterim !
Demet Şener çavuş olsa
Hande Ataizi onbaşı olsa
Esra Balamir devrem olsa
Yine de teskeremi isterim !
Sibel Can ders anlatsa
Ebru Şallı yemek yapsa
Hülya Avşar yanımda yatsa
Yine de teskeremi isterim !
fıkranın devamı
Kategoriler
Dost Siteler
etiketlerYarışma İntikam yigit-ozgur-1226 Temel Toyotonun İki Tarlada Muayene Erenler Bizi Yılan Polis yigit-ozgur-1448 Haklısın Fazla Benim Kara İsmi Niye Şair Anahtar Çoban Vurma Akıl Kırmızı Demokrasi Acisunu Bedava Kaç Eczacı burdayım Terbiyesizlik Öksürük Teker Minarenin Kıskanmak Akillanma Yazı Size Nasıl Akvaryum Hangi SAkıp Hızlı Rüya Döl Ciddi Bağırmamiştur Aynı Merdiven Canavar Adın Çıplak