Azrail Fıkraları

loading...

Bir gün bir adam facebooka arabayı sarhoş kullanmayı seviyorum yazmış.Azrail dürtmüş.Şeytan beğenmiş :)
fıkranın devamı

kadının biri doktara gitmiş doktorda azraili görmüş azrail:senin en az bir 40 yılın daha var demiş.kadın doktordan sonra yüzünü gerdirmiş,yağlarını aldırmış.1/2 ay geçtikten sonra kadına araba çarpmış kadın azraile:hani 40 yıl daha yaşayacaktım demiş.azrail : -kız sen omuydun tanıyamadımda :D
fıkranın devamı

günün birinde üç tane genç kız ölmüşler.azrail bunlardan hesap soruyormuş birinci kıza anlat bakalım dedi ne yaptın kız ömrümde hiç kimseyle yatmadım daha bakireyim dedi azrail buna gümüş anahtarı vermiş ikinci kıza sen anlat demiş buda bende evliydim ama kocama bile vernedim demiş azrail bunada altın anahtarı vermiş üçüncüye sormuş sen anlat bakalım demiş kızda anlatmış ben herkese verdim herkesle yattım demiş azrail bunada al benim odamın anahtarı demiş..
fıkranın devamı

Nasreddin Hoca’nın hanımı, diğer kadınlara bakarak, onlar gibi sürüp sürüştürmeye, kaşına rastık, yüzüne allık sürmeye ...
fıkranın devamı


Bir futbol fanatiği adam birgün arkadaşının yanına gider. Arkadaşı ise ölüm döşeğinde azraille boğuşuyor. Adam perişan arkadaşına der:
-Bana bir iyilik yap ve öbür tarafa gittiğinde orda da futbol var mı yok mu diye haber ver. Arkadaşı tamam der. Adam öldükten iki hafta sonra fanatik arkadaşını odasında ziyaret eder. Adam arkadaşının hayaletini görünce şaşkınlıkla kalkar. Ölü arkadaşı :
-Sana bir iyi bir de kötü haberim var, ilk önce hangisini söyleyim? der.
Arkadaşı :
-"İyi haberden başla".
-"İyi haber her Çarsamba arkadaşlarla maç yapıyoruz. Kötü haber ise, bu Çarsamba kalede sensin varsın!"


fıkranın devamı


Azrail Temel’in canını almak için gelir. Temelse Azrailden kurtulmak için hemen bir çare bulur.

İşaret parmağını ağzına sokar ve "aguk guguk" sesleri çıkartarak bebek taklidi yapar.

Azrail durumu anlayıp Temel’in oyununu bozmak istemez ve gider.

Azrail ertesi gün Temel’i almak için geldiğinde Temel’in kendisine bir emzik bile aldığını ve yerlerde emeklediğini görür ve Temel’e seslenir:

- Temel, gel attaaaa gideceğiz...

fıkranın devamı


Azrail Temel in canini almak için gelmisti. Temel hemen bir çare buldu. Isaret
parmagini agzina sokup, "aguk guguk" sesleri çikartarak bebek taklidi yapti.
Azrail durumu anlayip Temel in oyununu bozmak istemedi ve gitti. Ertesi gün
Temel ialmak için geldiginde Temel in kendisine bir emzik bile aldigini ve yerler-
de emekledigini gören Azrail, Temel e :
- Temel, gel attaaaa gidecegiz...

fıkranın devamı


Kadının biri, 46 yaşındayken kalp krizi geçiriyor ve
hastaneye kaldırılıyor. Ameliyat masasındayken, ölüme yakın,
birden
bir hayal görüyor.Azraili görüyor ve soruyor: "Benim saatim
geldimi?"

Azrail cevap veriyor:
"Hayır, senin daha 43 sene, 2 ay vede 8 günün var".

Narkozdan uyandığında, estetik yaptırmaya karar veriyor.
Yüzünü gerdirttiriyor, dudaklarını doldurtturuyor vede
Göğünslerini düzelttiriyor. Kısacası: "Yeniden doğmuş gibi"
Daha uzun bir süre yaşıyacağını bildiği için şimdi, o
kadar ameliyatın değdiğini düşünüyor. Son ameliyattan sonra,
hastaneden tamamen yeni bir insan gibi çıkıyor.
Tam karşıdan karşıya geçiyor ki, ambülans çarpıyor.
Ölüyor. Cenette Azrail'e soruyor: "40 seneden daha fazla
yaşıyacağımı sanıyordum! Neden o zaman bana o ambülansın
çarpmasını sağlayıp, Beni öldürttün?"

Azrail cevap veriyor:
Kız, ben seni tanıyamadım...

fıkranın devamı

Dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine giderek sadaka istemişti. Ev sahibi uşağına seslend...
fıkranın devamı

Kadının biri birgün kalp krizi geçirir. Hastanede ölümle pençeleşirkenölmek istemiyorum kur...
fıkranın devamı

Azrail Temel’in canını almak için gelir. Temel'se Azrail'den kurtulmak için hemen bir çar...
fıkranın devamı

Kulakları duymayan bir adam hastanede yatan bir arkadaşını ziyarete gitmek istemiş.Düşünmü
fıkranın devamı

Dört samimi arkadaş aynı arabada yolculuk ederken trafik kazasında ölürler. Azrail "Türk cehe...
fıkranın devamı

Temelin artık eceli gelmiş. Azrail her geldiğinde çocuk taklidi yapıp atlatıyormuş.A zrail de...
fıkranın devamı

Bir futbol fanatigi adam birgün arkadisinin yanina gider. Arkadasi ise ölüm döseginde azraille b...
fıkranın devamı

Al kelimeyi vur kelimeye

Japonlar ne zaman "günaydın" der ?
Tabii ki "Türkçe" öğrenince! ...

Yerin kulağı var derler.
Benim de kulağım var. Peki ben yer miyim, Hayır yemem.

Anne, beni bekleme! Sabaha dönerim,
akşama iskender !!!

Taksime cami yapmasınlar
başkasının taksisine yapsınlar...

Danışma diyorlar
ama yine danışıyorlar...

Acele işe çünkü !...
şeytanın da çisi gelmiş...

Ah be Azrail
sen adamı öldürürsün !

Adamın biri başvurmuş
hastanelik olmuş..

Adamın birinin kafası kızmış,
vücudu erkek ...

Ağaç altında oturan bir zencinin koluna düşen karınca;
"eyvaah ! karakola düştüm" demiş.

Adamın biri 8 dil bilen birini öldürmüş
toplu katliamdan yargılanmış.
fıkranın devamı

Oğlumun adını mafya koydum, artık bi mafya babasıyım!

Sık sık ameliyat olun, içiniz açılır...

İlahi Azrail sen adamı öldürürsün.

Yazılıdan sıfır aldım ama önemli olan katılmaktı.

1959 yılında içilen kahvelerin hatırı dolmuştur, duyurulur!

Yasamaya ayrı, yürütmeye ayrı zaman mı? Ben darbe kullanıyorum.Yıkıyorum.Çıkıyorum.

Sizde bit şampuanı var mı? Kirlendi hayvancıklar.

Abi beni niye anlamıyon. Sende idrak yolları enfeksiyonu mu var?

Ölüm korkusu sürekli değil mezarda biten geçici bir duygu

Şiddete karşı savaş açın! Şiddet yanlılarını kurşunlayın.

Beşbin kere söyledim abartmayı bırak.

Son gülen sen olacaksın, çünkü geç anlıyorsun.

Eğer turist sezonundaysak neden onları avlayamıyoruz?

Bu tüp bebek hatalı; Hep gaz kaçırıyor...

Yes abicim, Türkçe eğitime benden de okey!!!

Bir fil elektrik direğinden daha yükseğe zıplayabilir mi? Elektrik direği zıplayamaz ki!..

Gençliğim acı veriyordu ameliyatla aldırdım

Ey yükselen yeni nesil... in ulan aşağı.

Bende şeytan tüyü yok. Epilasyonla aldırdım.

Toplamda yedi cüceler kaç kişilerdir?

Bir soru sorabilir miyim bayan, ne kadar güzelsiniz?
fıkranın devamı

Krampon-ul deccal-u uryan = Futbolcu
Akibet-ul huzzam = Elenme
Arafat-ul safha = Devre arasi
Cihat-ul kuvvayi milliye = Milli mac
Cemaat-ul mahter-i cumbut = Tezahurat
Cenaze-tul mevta-i kurre = Olu top
Darbe-i abes = Faul
Tut-tul minare = Hava topu
Musabaka-i hicret-ul gurbet = Deplasman maci
Darbe-i mustehcen = Elle oynamak
Taarruz-ul aleykumselam = Kontra atak
Zam-ul zaman= Uzatma dakikalari
Def-ul felaketiyye, aman Yarabbim = Atlatilan gol tehlikesi
Muhendis-i kurre-i muallim = Teknik direktor
Cahar-ul kumbet = Geri dortlu
Vaziyet-ul madara = Hezimet
Ekib-ul riyaset-i cumhur = Takim kaptani
Rakib-ul azrail = Korkulu takim
Halife-i gol = Gol krali
Taarruz-u belet = Ofsayt
Hap-ul ademi ademiyye = Adam adama savunma
Gaflet-i dalaletiyye ve hatta hyyanetiyye = Sike
Ekib-ul kuvayi milliye = Milli takim
Ne teker-i Tam, ne sima-i Arabiyye,
Sulh-u salah = Beraberlik
fıkranın devamı

Adamın biri birgün eve giderken dilenciye 5 ytl veriyor ve ertesi gün ölüyor. Azrail yanına gelip sırf dilenciye verdiğin 5 ytl için seni cennete bırakacam. Adam cennete gider biraz bekler ve Azraili çağırır ona derki
-"Off burda hiç pislik yok bunların hepsi iyi sen beni cehenneme at "
Azrail onu cehenneme atar. Adam biraz bekledikten sonra Azraili çağırır ve
-"Burası çok pis herkes birbirini *ikiyor sen beni en iyisi cennetle cehennem arasında bir yere at "der.
Azrail dediğini yerine getirir.
Adam biraz bekledikten sonra off buradanda sıkıldım yine Azraili çağırır. Tam bir yalan bulacakken yukarıdan bir ses gelir.
-"Verin bu piçin parasını s...tır olup gitsin "
fıkranın devamı

Dilenci Isfahan zenginlerinden birinin evine giderek sadaka istemişti. Ev sahibi uşağına seslendi:
- Ey Mübarek! Kanber'e söyle. Kanber Yakut'a söylesin. Yakut da dilenciye "Allah versin" desin.
Dilencinin tepesi attı:
- Allahım! Cebrail'e söyle. Cebrail Mikail'e söylesin. Mikail İsrafil'e söylesin. İsrafil de Azrail'e "şimdi ev sahibinin canını al" desin!
fıkranın devamı

Sağırın biri hasta ziyaretine gidiyor, hem yürüyor hem düşünüyordu:
-Hastanın başucuna oturunca "Nasılsın?" diye sorarım. "İyiceyim" diyecektir. "Ne yiyorsun?" diye sorarım. "Falan filan " diyecektir. "Doktorun kim?" diye sorarım. "Filanca" diyecektir…
Hastanın başına geldi; eğilip sordu:
- Nasılsın?
- Ölüyorum!
- Elhamdülillah! Neler yiyorsun?
- Zıkkım!
- Afiyet olsun! Doktorun kim peki?
- Azrail!
- Hoşgelmiş!..
fıkranın devamı

Kulakları duymayan bir adam hastanede yatan bir arkadaşını ziyarete gitmek istemiş. Düşünmüş ben ne sorarım, o ne cevap verir, diye. Klasik cevaplara göre konuşmayı tasarlamış, cümlelerini zihninde hazırlamış."Nasılsınız" derim, o da "İyiyim" der. Bende, "Oooh ne güzel" der, devam ederim. Hastaneye gidip arkadaşının başucuna varmış.
-Nasılsın, iyi misin?
-Ölüyorum.
-Oooh, ooh ne iyi.Ne ilaç veriyorlar?
-Zehir.
-O ilaç çok iyidir.Doktorun kim?
-Azrail.
-Ondan iyi doktor yoktur.
fıkranın devamı

Hoca Nasreddin ölüm döşeğindeymiş. Karısını çağırmış.
-Hanım en güzel elbiselerini giy, iyice kokular sürün, tak takıştır yanıma gel otur.
-Ayol hoca delirdin mi sen. Bu durumdayken ben nasıl süslenirim?
-İyi ya azrail gelince belki beğenip benim yerime seni götürür.
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama