Babaanne Fıkraları

loading...


çocuk babaannesine sorar gözlükler her şeyi daha mı büyük gösterir ne olur bana pasta yaparken gözlükllerini çıkar



fıkranın devamı


çocuk babaannesine sorar gözlükler her şeyi daha mı büyük gösterir ne olur bana pasta yaparken gözlükllerini çıkar.

fıkranın devamı

Bir gün yaşlı kadın torununu görmeye gitmiş.Genç torunu kapıyıçırılçıplak açmış.Kad...
fıkranın devamı

Temelcik, -Baba pen babaannemle evlenmek istiyrum.-Çimle dedun.-Babaannemle.-Haçen hiç öyle şe...
fıkranın devamı

Zorunlu askerligini yapmakta olan genc babaannesine koli icerisinde bir el bombasi yollar, pimine ya...
fıkranın devamı

Kirmizi baslikli kiz ormanda dolasirken kurtla karsilasir.. Kurt kirmizi baslikli kizi bir sure kova...
fıkranın devamı

Babaannem nişanlısından hamile kaldığını anlayana
kadar karnındaki bebek
dört aylık olmuş. Kilo almasına rağmen böyle bir şey
hiç aklına gelmemiş
çünkü "evlenmeden" hamile kalınmaz sanıyormuş.
Babaannem tam bir laz kadınıdır. Her zaman elleri ve
ayakları kınalıdır.
"Bir kadın öldüğü zaman ellerinde nişan yoksa
(tırnaklardaki kınayı kastediyor) zebaniler ellerini rendeleyecek" der.
Babaanne vallahi Stephen King halt etmiş yani yanında.
Babaannem namazında niyazında bir kadındır. Ziyaretine
gittiğimizde ev kalabalık da olsa hep televizyonlu odada
namaz kılar. Alışmış olsa gerek,
sesten falan hiç rahatsız olmaz. Bir gün o namaza
durmuşken biz televizyon
izliyorduk. Kanalları gezerken birden babaannemin
ahenkli sesi dua ile karışık bir şekilde bizi dumurlara yelken açtırdı:

Velem yuleeedd....Kanalı değiştirmeeee... Velem yekunlehu... Ajans
başlayacaaak...Kufuven ahad!"
Yetmiş sekiz yaşında, tonton bir babaannem var. Ne kadar
modern olsa da gelişmiş teknolojiye ayak uydurmakta epey
zorlanıyor. Buna en güzel örnek
evimi aradığında telesekretere bıraktığı not :
"Babaannesi aradı dersiniz."
Brezilya-Almanya final maçını izliyorduk. Brezilya'nın
önemli bir atağını
yavaş çekim gösteriyorlardı. Babaannemin
söylediklerini aynen yazıyorum:
"Bu oğlanlar da amma yavaş oynuyorlar. Bizim
yavrularımız aslan gibiydi.
Yine de elendiler." Canım babaannem seni çok seviyorum
ama teknoloji işte, çocuklar ne yapsın.
Ilkokuldayken Commodore 64 bilgisayarımla sık sık "Ghost'n
Goblins" oyununu
oynardım. Bu oyunda amaç, mezarlıkta dolaşırken
dirilen ölüleri yeniden
öldürmekti. Babaannem de ben oynarken izler, arkamda
sürekli Fatiha suresini
okurdu. "Babaanne onlar gavur, anlamazlar" deyince de
sinirlenip terlikle kovalardı. Tonton babaannemi çok özlüyorum.
Babaannem 58 milyon vererek aldığım gözaltı kremimi ellerine
sürüp bitirmiş
İzmir'deyken televizyonda Ajda Pekkan'ı seyreden, birkaç gün
sonra Ankara'ya
döndüğünde televizyonda yine Ajda Pekkan'a rastlayan
babaannemin yorumu:
Buraya da mı geldi bu zilli?! Nereye gitsem peşimde!
Bir spor programında Rıdvan Dilmen şu talihsiz cümleyi kurdu: "Ben

Washington'a inanan bir insanim." 85 yaşındaki
babaannemim tepkisi ani ve keskin oldu: "Allahsız herif! Geber e mi!"

fıkranın devamı

Gecenlerde ünv'den bır arkadaşın doğum gününe gıttık. Ona muhabbet kuşu aldık. Dışarda bir işimiz vardı. Kuşu kutunun içinde eve bıraktık ve çıktık. Geldığimizde ise ilk önce eve ben girdim ve baktım koyduğumuz yerde kuş yok. Hemen arkadaşın babaannesine döndüm.
Arkadaşımın da babaannesı yaşlı; direk teyzeme yöneldim:
- "Teyze"
dedim:
- "Ne yaptın kuşu?"
- "Aa"
dedi:
- "O kuş muydu. Ben onu pasta sandım buzdolabına koydum"
Ben:
- "Ne"
dedim:
- "Buzdoabına mı koydun?"
Direk buzdolabına koştyum kapağını açtım baktım kuş karşımda. Neyse kuşu donmak üzereyken aldım. Biraz daha geç kalsam kuş donarak ölecek. Her neyse kuşu alır almaz arkadaşımın evlerinin altında veteriner vardı. Kuşu veterinere götürdüm. Yanımda bir arkadaşım da geldı. Veteriner benı kapıdan içeri girer girmez gördü:
- "Bu ne hal?"
dedi. Ben olayı kısaca anlattım:
- "Arkadaşın doğum günü vardı, arkadaşa doğum günü hediyesi olarak kuşu aldık"
dedım.
- "Kuşu masanın üstüne bıraktık, dışarıda bir işimiz vardı, onu hallettik. Eve geldiğimizde kuşu masanın üstünde değil buzdolabında bulduk. Arkadaşımın babaannesi yaşlı, kuşu pasta sanıp buzdolabına koymuş. Ben de alır almaz getirdim.
- "Ben de"
Dedi
- "Benzın var alın şu benzini kuşun gagasını açın bir damla damlatın bişi kalmaz"
Neyse benzini aldık kuşu eve götürdük. Daha sonra eve geldik kuşun gagasını açtık, bir kac damla benzin damlattık, benzin damlatır damlatmaz kuş kutunun içinden bir fırladı, evin içinde 4 dönüyoo. Şanssızlık işte balkon kapısıda açık kalmış. Kus balkon kapısından bır kactı o hızla karsıdada apt duvarı var kuş o hızla giderken apartman duvarına bır çarptı:((
- "Sence ne olmuştur?
- "Oldu mu?
dediğinizi duyar gibiyim.
- "Ölmedi, benzin bitti be yaww walla.."
fıkranın devamı

Rusya'da torunu babaannesine sormuş.
- Lenin nasıl biri?
Babaanne
- Çok iyi biriydi bize ekmek verdi.
Torun
- Peki Brejnew nasıl biriydi?
Babaanne
- Çok kötüydü çok insan öldürdü ve bizi ekmeksiz bıraktı.
Torun
- Peki Yeltsin nasıl?
Babaanne
- Eee daha bilmiyoruz. Öldüğü zaman öğreniriz.
fıkranın devamı

Adamın biri evlenmeye karar vermiş,60 yıldır evli ve çok mutlu dedesine mutluluğunun sırrını sormak için köyünün yolunu tutmuş..
DEDESİ BAK EVLAT DEMİŞ
Babaanneni evlendiğimiz gün eşeğimle biraz gezdireyim dedim..
köyden bayağı açıldık,birdenbire bi fırtına patladı,eşeğin inadı tutmazmı!!! nuh diyor peygamber demiyor yerinden milim kıpırdamıyor..babaannen başladı vır vır vır ne olacak şimdi niye geldik sanki vs vs..eşeğe döndüm dedimki bak eşek bu biiiirrrrr,eşekte yine tık yok..çektim tabancayı eşeğin kafasına oracıkta sıktım..babaannen dehşet içinde naptın senn öldürdün eşeği,şimdi biz nasıl geri döneceğiz be adam diye gene vır vır vır..sonra babaannene döndüm dedimki..bak hanım bu biiiirrr
işte o gün bu gündür gül gibi geçinip gidiyoruz...
fıkranın devamı

10 yaşında olan Nam-ı Kemal birgün evde otururken birden ayağa kalkıp salonun girişine bir çizgi çizmiş. Tam bu sırada Nam-ı Kemal'in babaannesi salona yaklaşmış ve Nam-ı Kemal bağırmış. - "Babaanne sakın çizgiyi geçme yoksa seni **ker*m!!"
Babaannesi de
- "Oğlum git işine ben zaten çok yoruldum"
demiş. Nam-ı Kemal çizgiyi geçen babaannesini bi güzel **km*ş. Akşam Nam-ı Kemal'in babası olayı öğrenince Nam-ı Kemal'e sormuş.
- "Oğlum niye anamı **kt*n?"
Nam-ı Kemal
- "Sen benim anamı yıllardır **kiyon ben bişey diyo muyum?" Demiş...
fıkranın devamı

Çok güzel bir hatun azgın kasaba gitmiş.adama: Bifteğin kilosu kaç lira diyince abaza kasap : kilosu dudaktan bir öpücüktür ,demiş. Kızda: ben 10 kilo alayım bari demiş. Kasap gözler fıldır fıldır eti hazırlamış. Kıza uzatmış, hesabı istemiş. Kız kapıya yönelir ve babaannesine seslenerek: Babaanne hesabı öder misin?
fıkranın devamı

Kirmizi baslikli kiz ormanda dolasirken kurtla karsilasir.. Kurt kirmizi baslikli kizi bir sure kovaladiktan sonra kuytu bir yerde kistirir.. Kirmizi baslikli kiz..

-Yakisikli kurt sen beni yeme. Ben de sana bir kere vereyim..

demis ve kurt oracikta baslamis kirmizi baslikli kizi goturmeye. Aradan biraz zaman gecince kurdun isi bitmis ve artik avini yemek zamanı geldigini dusunmus. Ama kirmizi baslikli kiz tatmin olmamis ve bir kez daha istemis. Kurt zaten dunden razi ikinci kezde isi bitirmis.

Bu boyle altinci yedinci derken kurt kirmizi baslikli kizin uzerine yigilivermis. Kirmizi baslikli kiz da pantolonunu giyip babaannesinin evinin yolunu tutmus.Yolda bekci ile karsilasmislar..

Bekci kirmizi baslikli kizi yakaladigi gibi asilmis kulagina.

-Bak kizim bu, bu hafta ucuncu kurt..... bir daha olmasin.

-Kirmizi baslikli kizdan yanit gelir bi kerem verim beni birak.

fıkranın devamı

Zorunlu askerliğini yapmakta olan genç babaannesine koli içerisinde bir el bombası yollar, pimine yapıştırdığı kağıtta;
-Babaanneciğim, benim acilen izine gelmemi istiyorsan lütfen bu halkayı yerinden çekip çıkar!...
fıkranın devamı

Temelcik,
-Baba pen babaannemle evlenmek istiyrum.
-Çimle dedun.
-Babaannemle.
-Haçen hiç öyle şey olur mi?
-Niye olmasun sen penum annemle evlenmişsun ya..
fıkranın devamı

Rusyada torunu babaannesine sormuş. "Lenin nasıl biri?" Babaanne " Çok iyi biriydi bize ekmek verdi" demiş. Torun "Peki Brejnew nasıl biriydi?" Babaanne "Çok kötüydü çok insan öldürdü ve bizi ekmeksiz bıraktı" Torun "Peki Yeltsin nasıl?" Babaanne " Eee daha bilmiyoruz. Öldüğü zaman öğreniriz."
fıkranın devamı

Bir gün yaşlı kadın torununu görmeye gitmiş.Genç torunu kapıyı
çırılçıplak açmış.Kadın torununu böyle görünce çok şaşırmış.
-"Kız bune hal kapı bu halde açılır mı?"demiş.
-"Yok babaanne ben çıplak değilim.Üstümde aşk elbisesi var".demiş.Akşam yaşlı kadın eve gitmiş.Kocası yaşlı adam eve gelmiş.Yaşlı kadın kapıyı çırılçıplak açmış.Yaşlı adam bunu görünce çok şaşırmış.
-"Hanım bu ne hal kapılara bu halde çıkılır mı?demiş.Kadın:
-"Yok kocacığım ben çıplak değilim üstümde aşk elbisesi var" demiş.adam:

-"Tamam karıcım ama bidakine ütülemeyi unutma."
fıkranın devamı

Ali, iyi dereceli karnesini alarak sınıfını geçmenin sevinciyle evinin yolunu tutar. Akşam, eve geldiğinde, babası, ödül olarak oğluna 5 Milyon TL verir ve yanağına öpücük kondurur. Çocuk parasını harcamak için sabırsızlıkla sabahı beklemektedir. Sabahın erken saatlerinde evden çıkarken, kapıda kendisini babaannesi beklemektedir. Torununun elinde parayı gören babaanne:
-Aliciğim, parana para kazandırmak ister misin?
Ali, biraz düşündükten sonra
-Tamam, ama nasıl?
-Sana bir soru soracağım, bilirsen benden sana 5 milyon, bilemezsen elindekini alırım.
-Tamam, hadi sor.
-Bil bakalım, benim *mım nerede?
Ali, biraz şaşırmıştır ama, işin ucunda 5 milyon vardır ve hemen cevap verir:
-Önünde.
Aliden gelen cevap üzerine, babaanne öne eğilerek şalvarını sıyırır ve Aliye arkasını döner:
-Bilemedin, bak burada.
Ali şaşırmıştır ve kaybetmiştir. Akşam olunca, Ali, babasından 5 milyon daha ister. Babası, sorgusuz sualsiz parayı verir. Alinin yüzü gülmüştür ve yeniden sabırsızlıkla sabahı bekler. Saba, evin kapısında yine aynı muhabbetle karşılaşır. Ama, Ali, bu sefer kendinden emin bir şekilde cevabı yapıştırır.
-*mın arkada.
Babaannesi, kazanmanın sevincini peşin peşin yaşayarak, şalvarının ön kısmını indirir:
-Bilemedin, bak önümde.
Ali, kaybetmenin ikinci üzüntüsünü yaşarken akşamı beklemeye başlar ve babası geldiğinde yine para ister. Babası bu sefer kızarak:
-Verdiğim paraları ne yaptın oğlum! Hergün hergün para mı istenir!
-Ne yapayım baba. Sen, annene söyle, ananın *mı yerinde durmuyor ki!...
fıkranın devamı

Zorunlu askerligini yapmakta olan genc babaannesine koli icerisinde bir el bombasi yollar, pimine yapistirdigi kagitta;
-Babaannecigim, benim acilen izine gelmemi istiyorsan lutfen bu halkayi yerinden cekip cikar!...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama