Bahşiş Fıkraları

loading...

Temelin babası ölmüş. Cenazeyi yıkyan imama 20 lira bahşiş vermiş. Parayı az bulan imam itiraz edince sinirlenen temel " lan oğlum, hau aşağıdaki benzınlıkta 5 liraya tır yıkayler" der
fıkranın devamı

Hoca bir gün hamama gider. Hamamcılar onunla hiç ilgilenmez, eski bir peştamal, yırtık bir havlu verirler. Hoca sesini çıkarm...
fıkranın devamı

- 2.Dünya savaşı esnasında İngiltere Başbakanı Churchill konuşma yapmak üzere bir taksiye binerek radyoya gitmektedir.
Radyo'ya gelince taksiyi durduran Churchill :
- Beni 20-30 dakika bekle tekrar döneceğim.
Taksici :
- Malesef efendim. Ben Başbakanı dinlemek üzere eve gideceğim.
Taksicinin bu duyarlılığından dolayı memnun olan Churchill taksiciye 5 sterlin bahşiş verir.
Karanlıkta Churchill'i tanımayan Taksi şöförü:
- S*kerim Churchill'i, emrinizdeyim efendim.
fıkranın devamı

Bir pastanın üç otuz paraya satıldıgı günlerde 10 yaşında bir çocuk pastaneye girdi. Garson kız hemen koştu.. Çocuk sordu;
''Çikolatalı pasta kaç para?..''
''50 cent!..''
Çocuk cebinden çıkardıgı bozuklukları saydı. Bir daha sordu;
''Peki dondurma ne kadar?..''
''35 cent'' dedi garson kız sabırsızlıkla.. Dükkanda yıgınla müşteri vardı ve kız hepsine tek başına koşuşturuyordu. Bu çocukla daha ne kadar vakit geçirebilirdi ki.. Çocuk parasını bir daha saydı ve;
''Bir dondurma alabilir miyim lütfen'' dedi.
KIz dondurmayı getirdi, fişi tabagın kenarına koydu ve öteki masaya koştu. Çocuk dondurmasını bitirdi, fişi kasaya ödedi.
Garson kız masayı temizlemek üzere geldiginde, gözleri doldu birden. Masayı sanki akan yaşlar temizleyecekti.
Boş dondurma tabagının yanında çocugun bıraktıgı 15 centlik bahşiş duruyordu...

fıkranın devamı

Küçük kız hüzünlü bir yabancıya gülümsedi. Bu gülümseme adamın kendisini iyi hissetmesine sebep oldu. Bu hava içinde yakın geçmişte kendisine yardım eden bir dosta teşekkür etmedigini hatırladı. Hemen bir not yazdı yolladı.
Arkadaşı bu teşekkürden o kadar keyiflendiki her öglen yemek yedigi lokantada garson kıza yüklü bir bahşiş bıraktı. Garson kız ilk defa yüklü bir bahşiş alıyordu. Akşam eve giderken kazandıgı paranın bir kısmını herzaman köşe başında oturan fakir adamın şapkasına bıraktı. Adam öyle minnettar oldu ki... iki gündür bogazından aşagı lokma geçmemişti. Karnını doyurtduktan sonra bir apartmanın bodrumundaki tek göz odasının yolunu ıslık çalarak tuttu. Öyle neşeliydiki bir saçak altında titreyen köpek yavrusunu kucagına alıverdi.
Küçük köpek gece sogugundan kurtuldugu için mutluydu. Sıcak odada bir o yana bir bu yana koşturup duruyordu. Gece yarısından sonra apartmanı dumanlar sardı. Bir yangın başlıyordu. Dumanı koklayan köpek öyle bir havlamaya başladı ki önce fakir adam uyandı, sonra bütün apartman halkı... Anneler, babalar dumandan bogulmak üzere olan yavrularını kucaklayıp ölümden kurtardılar..

Bunların hepsi beş kuruşluk bile maliyeti olmayan bir ''Tebessümün' sonucuydu...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama