Banada Fıkraları

loading...

köyün imamının tayini çıkmış ,imam köylü ile vedalaşıyor,muhtar akşam yemeğe seslemiş imamı sohbet esnasında muhtar imama ya hocam köyün karılarının yarısını becerdin nasıl yaptın bu işi banada tüyo versene imam bak ben genelde sabah cami dönüşü ahırlara bakarım karılar orda olurlar girdiğim ahırda sessizce kadına yaklaşır arkadan beline sarılır hafiften memelerini okşarım eğer gönlü varsa dönür karışılık verir yoksa bağırmaya kalkar hemen tüyerim der. İmam gittikten sonra muhtar ben bir prova yapayım der kendi karısında dener bahçede çamaşır yıkayan karısına sessizce yaklaşır beline sarılır memeleri okşar muhtarın karısı* imam efendi sen daha gitmedinmi der *
fıkranın devamı


bır gun bı adamın 3 oglu varmıs en büyük ortancı en ufak babası en büyük olana bana bı bardak su getır demıs buyuk olanda ortancıya babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs ortancıda en ufaga babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs oglanda babasına demıs kı

BABA BUNLARDAN SANA HAYIR YOK KALK KENDI SUYUNU KENDIN İC BİR BARDAKTA BANA GETIR

fıkranın devamı

Köylünün biri, sürekli tarlasına zarar veren ve tarlayı perişan edenin ne olduğu anlamak i
fıkranın devamı

4 arkadaş araba ile seyahat ederken kaza geçirirler içlerinden biri öldüklerini anlar arkadaş...
fıkranın devamı

Bir gemi yolculuğu sırasında kaza geçiren Alman İngiliz Fransız ve Türk bir yamyamların yaşadığı bir adaya sağsalim çıkarlar. Karşılarında yamyamların reisini gören davetsiz misafirlere reis canlarını kurtarabilmeleri için bir tek şanslarının olduğu söyler ve
-"Sizi bir goril ile tek başınıza bir kulübeye kabatacağız çıktığınızda gorilden bir çocuk yapabilirseniz yaşamanıza izin vereceğiz" der.
Aradan geçen zaman sonunda Alman'ın beraber olduğu goril bir erkek çocuk doğurur ve bunu gören reis şimdiye kadar böyle bir şey görülmediğini söyler ve herkes şakınlıktan dona kalır.Arkasından İngilizin beraber olduğu goril bir ikiz doğurur ve herkes daha bir şaşkınlık içindedir. Daha sonra Fransız'ın birlikte olduğu goril üçüz doğurur. Durum daha bir akıl almaz olmuşutur.
Ve sonunda Türk'ün beraber olduğu goril doğurur ve doğan şeyi kimse bir şeye benzetemez. Çocuk ne bir gorile benmektedir ne de bir insan yavrusuna tam bir hilkat garibesidir.
Tüm bu olanlardan sonra şankınlık içindeki Reis Türk'e biraz da çıkışarak sen nasıl bir erkeksin arkadaşların hepsi gorilleri hamile bırakırken sen neden bu işi beceremedin diye sorar.
Türk sinirli bir şekilde
--"Develer banada onlara verdiğiniz gibi bir dişi goril verseydiniz bizde elbet bu işin altından kalkacaktık" der.
fıkranın devamı

Temel ile Dursun trenle Trabzon'a gidiyorlarmis. Temel cebinden elma cikarmis baslamis yemeye. Elma bittikten sonra baslamis elmanin cekirdeklerini yemeye.
Bunu gören Dursun, hemen Temel'e sormus:
- "Ula usagum, hacen neden elmanin cekirdeguni yiyeysun"diye.
Temel ise:
- "Hacen bilmeymusun, elmanin cekirdeguni yiyen akillanaymus"demis.
Dursun dayanamamis ve Temel'e:
- "Banada versene bir kac tane"demis.
Temel ise:
- "Ver parasini vereyum"demis.
Dursun iki tane elma cekirdegini almis ve Temel'ede 100 lira vermis. Sonra Dursun hemen Temel'e sinirli bir sekilde:
- "Ula Temel, ben 100 liraya 5 kilo elma alardum"demis.
Temel ise cok sakin bir sekilde:
- "Gördunmi bak, nasilda akillandun".
fıkranın devamı

Temel birgün yolda ilerlerken eski arkadaşı Dursun'la karşılaşıyor. Bu eski arkaşı Dursun çok zengindir. Merhabalaştıktan sonra Dursun Temel'e yemek ısmarlamak ister. Temel çok sevinir ve gider. Restoran'a geldikten sonra garson siparişleri almak için masaya gelir. Siparişleri sorduğunda
Dursun -Bana pilav,kurufasulye üstüne et.
Temel -Banada aynısından ama üstüne etme.

fıkranın devamı

Bir Fransız Bir İngiliz Birde bizim Nam-ıKemal`i ayrı ayrı adalara atmışlar yanlarına da birer maymun vermişler bunlardan nasıl bir nesil türeyecek diye merak etmişler aradan 5 yıl geçmiş bilim adamları Fransız`ın bulunduğu adaya gitmişler yarı maymun yarı insana tombul bakımlı bir çocuk bulmuşlar sevinmişler oradan, İngiliz`in bulunduğu adaya gitmişler oda aynı birde bizim Nam-ı Kemal`in bulunduğu adaya gitmişler bakmışlar ki bakımsız ,cılız ,kötü bakımlı, ne insana nede maymuna beziyor bilim adamları şaşırmış bizimkine sormuşlar bu ne hal namık İngiliz ve Fıransız`ın çocuklarını anlatmışlar Namık demişki
-Eee banada dişi maymun verseydiz ben daha iyisini yapardım erkek maymundan bukadar oluyor.
fıkranın devamı

1.65 boylarında,
iri yeşil gözlü (mümkünse mevsimsel olarak güneşe göre rengi değişebilsin)
minik çene, bıdık burun,
öpülesi, kendinden pembe dudaklar minik bir ağız.
ince bir boyun,
saçlar uzun beline doğru şöyle, esmer
yarım washinton portakalı büyüklüğünde (avuçtan taşmayacak...) gögüsler. (80 - 85 ayarında yani)
gergin bir göbek (şöyle dokunduğunda irkilmesini izleyebilecen...)
bel bölgesindeki kemikleri belli olmasın hafif basenler şöyle (hatun dediğin ele gelecek...)
hafiften iri kalçalar (basenlerle uyum içinde olacak, kalp şekli yakalanabilirse enfes olur)
düzgün bacaklar (kemikleri belli olmayacak)
ince ayak bilekleri
37 yada 38 numara ayaklar
bakımlı parmaklar, pembe topuklar

fiziksel olarak böyle bişey benim düşündüğüm.

gelelim huyuna suyuna,
1 kere eğitimli olmalı, mesela kütüphanecilik, işletme, iktisat, dietisyen mesela
2 benden az kazanmalı (uçurum olmadan, misal ben 1milyar kazanıyorsam oda 700m olsun)
3 aşret bir kız olsun, oturmayı kalkmayı, büyüklerine hürmet etmeyi bilsin.
4 herşeye peki demesin ama orta noktada buluşmayıda bilsin
5 deli gibi aşık olsun bana etrafdaki daha iyi alternatiflerle bana boynuz takmayacak kadar sevsin beni
6 anne vasıflarına sahip olsun şevkat göstermeyi bilsin (kendi isteyince anne olucak, ısrar etmeyecez...)
7 acımızdan ölmeyecek kadar yemek pişirmeyi bilsin yeter (misal yumurta, pilav, makarna)
9 hanım hanımcık giyinsin. (öyle g-string, göbeği açık gömlek tişört olayı bize ters)
10 dinlemeyi bilsin aynı zamanda kendini dinlettirsin benimle ağlasın benimle gülsün.
11 damak zevkimiz birbirine yakın olsun. yemeğe çıktığımızda birimiz aç kalmasın
12 yapmacık/yalancı olmasın, sevdiğine sevdim, sevmediğine sevmedim diyebilsin.
13 arkadaşlarımı sevsin, arkadaşlarımın kız arkadaş/eşlerini sevsin, sevmesede katlanabilsin.
14 ailesi çok zengin olmasın ama bize muhtaç durumda da olmasınlar.
15 ailesi çocuk sever olsun torunları üstlerine atıp tatile gidebilelim.
16 beni çevremdeki hatunlardan kıskansın, zaman zaman bu yüzden bana trip yapsın.
17 eski erkek arkadaşlarının büyük bir kısmı ölmüş olsun. ölmemişler evli ve çocuklu olsun görüşmeyelim.
18 kitap okusun, banada döve döve okutsun. entellektüel birikimi olsun ama entel olmasın.

işte böyle bişiy...

gelen mesajlar üzerine benim eklemeyi unuttuklarım :

19 öyle kulağına göbeğine metal şeyler takmasın
20 hiç bi yerinde dövme olmasın
21 metal müzik dinlemesin
22 evde eğlenmeyi tercih etsin ama dışarda da eğlenmeyi bilsin
23 cebinde faturalı hat kullansın, ayrıntılı faturası bana gelsin ben ödeyeyim.
24 yoga, solaryum, fitness gibi abu işlerle uğraşmasın ama kuaföre gitsin, güzellik salonuna gitsin.
fıkranın devamı

Yavru tavsan yeni dunyaya gelmis ve ormani tanimak icin gezmeye baslamis. Her gördugu canliya " ben tavsanim sen kimsin sana neden ... diyorlar" diye soru soruyormus. Böylece her kezle tanismaya calisiyormus, canlilardan köpek, kurt, at, esek, kus, deve, ayi, tilki vs. canlilarla tanistiktan sonra karsisina bir canli daha cikmis,
- Merhaba ben tavsanim sen kimsin
- Ben katirim.
- Sana niye katir diyorlar.
- Benim babam at, annem essek ikisi beraber olunca ben dunyaya gelmisim, banada katir diyorlar, demis.
tavsan yine yola koyulmus, yine birine rastlamis,
- Merhaba ben tavsanim sen kimsin
- Ben kurt köpegiyim
- sana neden kurt köpegi diyorlar?
- Benim babam kurt annem köpek ikisi beraber olunca ben dunyaya geldigimden banada kurt köpegi diyorlar, demis
Tavsan yine yola koyulmus yine bir canliyla karsilasmis,
- Merhaba ben tavsanim sen kimsin.
- Ben deve kusuyum.
Yavru tavsan dusunmus ve saskinla
-Yooook artik!
fıkranın devamı

Tilkinin karnı cok acıkmış, aslanın yanına gidip; "geyik yakalamayı banada öğretir misin" demiş aslan; "benınmle gel" deyıp ormanda geyık aramaya baslamışlar... Bır geyik görmüşler, aslan tılkıye sormus;
-Gozum kızardı mı?
Tilki bakmış aslanın gozune gercekten de kızarmıs;
-Kızardı.
Demiş.
-Şimdi de kıçıma bak acılıp kapanıyor mu?
Tilki;
-Acılıp kapanıyor.
Demıs. Aslan ; "tam zamanı" diyerek kosup geyıgı yakalamıs ve hepsını yemıs...
Tılkı kurdun yanına gıdıp;
-Ben aslandan geyık yakalamasını ogrendım sana geyık yakalayayım mı? Demış. Kurt;
-Yakala da gorelım...
Tılkı;
-Gozum kızardı mı?
Dıye sormus kurt bakmıs,
-Bırsey yok demıs
Tılkı;
-Olsun sen kızardı de demiş...
-Kıçıma bak acılıp kapanıyor mu?
Kurt
-Yoook...
Demıs. Tılkı;
-Olsun sen acılıp kapanıyor de.
Demiş
Tılkı "tam sırası" deyıp geyıge dogru kosmaya baslamıs geyık bakmıs tılkı kosarak gelıyor tam yaklastıgı sıra tılkıye bır cıfte vurmus tılkı kayalara dogru ucmus kurt hemem tılkının yanına gıtmıs
-Hah sımdı hem gozun kızarmıs hemde kıcın acılıp kapanıyor... demış
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama