Bardak Fıkraları

loading...

Temel, göz doktoruna gitmiş: -Doktor bey, ne zaman çay içsam gözlerum ağriyi, ne yapmam lazim. Doktor da Temel'in gözleri muayene etmiş ve: -Çayı içmeden önce kaşığı bardaktan çıkartmanız gerekli, demiş.
fıkranın devamı

Rusun vahtında bir gün bir katarda (trende) bir Gürcü bir Ermeni bir Azeri ve birde Talış varmış. Talışlar Azerbaycan vatandaşı olan müslüman bir millettir. Ama karadeniz fıkralarında saat 12 00 den sonra çalışmaz diye yapılan şakalar bunlarada yapılır. Neyse katar giderken Gürcü ceketin cebinden bir Gürcü çakırı çıkarır. Çakır şarap demek Rusun vahtında çakırın yaşısı (Yahşisi değil) Yahşı ve hatta çok zaman yahçıda denir. Gürcüstandan çıkarmış. Gürcü Cebinden çıkardığı çakırı açar küçük bir bardak çıkarır. (Burada votka bardağı olarak kullanılan 50 mlt) bir kadeh süzer. Doldurur. Vurur. Tek seferde tepesine dikip içer. Diğerlerinin ağzı sulanır. Aceba bizede teklif eder mi diye fikirleşirken. Düşünürken. Adam tutar putulkayı (Rusça butulka denir- şişe) atıverir camdan dışarı. Diğerleri dur yahu ne yaptın filan deyince boşverin yaaa der. bizde bundan çoh (çok) var. Biraz geçer Ermeni cebinden bir Ermeni kanyağı çıkarır. (Çifte damıtılmış fransanın COGNAC bölgesi üzümlerinden üretilmiş şaraba Konyak diğer yerlerin üzümlerinden elde edilerek çifte damıtılmış diğer içkilerede KANYAK denir.) Rusun vahtında kanyağında en keyfiyetlisi (kalitelisi) Ermenistanda olurmuş. Oda bir küçük kadeh çıkarır. 50 süzer. Vurur. Haydii hoop pencereden dışarı. Yahuuu dur. Amann boşver der bizde bundan çok var. Neyse Şimdi bizim Azerbaycanlı başlar düşünmeye ulan der. Ben Gürcü ile Ermeninin altında mı kalacam ama elimde hiç bir şey yok. Derken birden kalkar tutar Talışı atar pencereden. Gürcü ile Ermeni dur yapma demek ister. Azeri gururla derki boş veriiin. Bizde bundan çox var.
fıkranın devamı

Adamın bir tanesi çölün ortasında deveyi s**iyormuş. Deve arkasını dönüp bakıyormuş adamda utanıyormuş. oradan çok güzel bir kız geçiyormuş kız demıs bir bardak su ver ıstedıgını yapayım demıs. Suyu vermiş adam kız ne yapcam? diye sormus adamda = şu devenın kafasını tutta bi s**eyım demıs.
fıkranın devamı

Dayının biri yaz sıcağında eşeğini ararken çok yorulmuş.Varmış bi köy evine.Kapıyı bir kız açmış. _Buyur dayı,demiş. _Kızım bir bardak soğuk su verir misin? Kız içeri girmiş biraz sonra elinde bir tas. _Dayı buyur soğuk ayranımız var.Evde su kalmamış. Tabi ayra sesini duyan dayı sevinmiş.Bir yudumda içivermiş.Doymayınca _Kızım varsa bir tas ayran daha alayım,demiş Tabi kızın cevabı şu olur: _Ya dayı kusura bakma eşşeğimiz yeni öldü başka ayran kalmadı. Bunu duyan dayı şaşırınca elindeki tası düşürmüş yere ve kız içeriye annesine bağırmış. _Ay ana anaaaa!Dayı bizim köpeğin yal çanağını kırdı. Neyse şaşkınlıktan bayılan dayı akşam anca kendine gelmiş.Yemeklerini yemişler.Sıra yatma vaktinde.Ev sahibi demişki: _Bak dayı şu odada hanımla ben yatıyorum.Şu odada dede.Şu odada bebek.Salon da boş,istediğin yerde yat. Bunu duyan dayı kendi kendine şöyle düşünmüş. _Evli çiftlerin yanında yatılmaz.Dede horuldar.Bebeği de ben rahatsız etmeyeyim de şurda salonda yatarım,demiş ve salonda yatmak istediğini söylemiş. Sabah olmuş.Tam elini yıkayacak hemen yanında ahu bi dilber eline su dökecek.Adını sormuş dayı. Cevap şu: _Bebek. _Senin adın ne dayı. _Eşşoğlu eşşşşeeek.
fıkranın devamı


Son derece karizmatik bir Adam bara gitmis yanıbaşında bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam... Bir de kuşa...
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar elli!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip tezgaha koymus. Çıkmış gitmiş...
Barmen saymış,kuruşu kuruşuna 3 dolar 50!..

Ertesi gün
- "Viski!" demis adam... Bir de kuşa...
- "Yedi dolar yimibeş!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmıs adam..
Pat!. Çıkarmış parayı tezgaha bırakmış. Tam tamına 7 dolar 25...

Günlerce böyle devam etmis bara geliş-gidişler.. Içki.. Aynısından devekuşuna da.. Aynen cepten para.. Saymadan tak tak tak!!!

Merak etmis barmen sonunda.. Çatlayacak bu durumlara...

- "Kuzum nedir bunlar??? Parayı saymıyorsun ama tam tamına çıkarıyorsun cebinden???.."

- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam.. 3 dilekte bulunmamı istedi içinden çıkan dev... Karizma ve yakışıklı bir halim olsun istedim ve ne alirsam, bir bardak içecek ya da bir araba yetecek kadar parayı cebimde bulayım istedim, cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"

- "Peki.. Peki bu sürekli yanınızdaki devekusu????" diye merakla sormus Barmen..

- "Haa o mu?!" demis adam....
"Bir de benimle aynı zevkleri paylaşan ve benden asla ayrılmayacak uzun bacakli bir piliç istemiştim de.. Yanlış anladı salak!!!"

fıkranın devamı


Bir Amerikali, bir Ingiliz ve bir Iraklikahvede oturmus cay iciyorlar.Amerikali cayini bitirince bardagi havaya firlatmis, silahini cikarip bardaga ates edip parcalamis: "Bizde bardaklar o kadar ucuzdur ki biz Amerika'da ayni bardakla iki kere cay icmeyiz" Ingiliz de bunun uzerinecayini bitirip bardagi havaya firlatmis ve ates ederek bardagi parcalamis: "Bizim Ingiliz kumsallarinda bardak yapacak cam icin o kadar cok kumsal vardir ki, ayni bardakla iki kere cay icmeyiz" Bunun uzerine Irakli da cayini bitirmis, bardagi havaya firlatmis, silahini cekip Amerikali ve Ingilizi vurup oldurmus
"Bagdat'ta bu Ingiliz ve Amerikalilardan o kadar cok var ki, biz ayni adamlarla oturup iki kere cay icmeyiz..."

fıkranın devamı


Adamın biri yabancı bir şehirde, bir evin kapısını çalarak şu ricada bulunur :
-Pek susadım, buralarda su bulamadım, lütfen bana bir bardak su verir misiniz?
Kapıyı açan çocuk, adamın yüzüne bakarak, kısa bir tereddütten sonra :
-İstersen ayran getireyim, der.
Adam bu teklifi teşekkürle kabul ettikten az sonra, çocuk bir çanak ayran getirir.
Adam ayranı içtikten sonra çocuk :
-İstersen daha getireyim,der.
-Zahmet olur yavrum.
-Hayır, zaten bu ayranın içine fare düştüğü için nasıl olsa dökecektik!
Bunun üzerine, adam iğrenerek, elindeki ayran çanağını hiddetle yere atıp parçalayınca, çocuk feryadı koparır :
-Anne, kapıdaki adam köpeğin çanağını kır

fıkranın devamı


Alkolik adamın biri hergün dua ediyomuş:

- "Ne olur bir gün benimkinden sidik yerine viski aksın" diye. Bir gün duası kabul olmus. Kendisi gibi alkolik hanımına şöyle demiş:

- "Koş hanım iki bardak getir." Hanımı getirmiş ve içmişler viskileri. Ertesi gün bir bakıyo.yine viski akıyo. Hemen hanımı iki bardak getirmiş, içmişler.

Ertesi gün hanımı bakıyor ki yine viski akıyor:

- "Bey, ben hemen iki bardak getireyim" deyince kocası:
- "Hayır gerek yok, sen tek bardak getir"

"Bundan sonra sen şişeden takılacaksın.."




fıkranın devamı


O gun barda her sey sakindi, piyanist beylik parcalarindan birini calarken millet masalarda pokerin tadini cikartiyor bir yandan da
viskilerini yudumluyordu, derkeen, iceriye bir adam geldi ve bara yaklasip:
- Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de ic bir tane.
Barmen bardaklari parlattigi kirli bezini birakip bu yagli musterinin istegini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak ta kendi ict. Bu is
bir kac tur gerceklestikten sonra adam barmen artik parayi isteyince adam:
- Ne parasi barmen sen verdin biz ictik. dedi
Bunun uzerine barmen adami bir guzel patakladiktan sonra kapi disari etti.
- Ertesi gun yine ayni adam ayni bara gelip:

- Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen icince sapitiyorsun.




fıkranın devamı


Temel bir akşam evde çocukları ile birlikte oturup televizyon izliyorlarmış. Temel oğlu Dursundan bir bardak su istemiş,

- "Oğlum Tursun, kalk bana bi bartak su cetur" demiş. Dursun hiç oralı olmamış. Temel bir,demiş,iki demiş ama oğlu Dursun umursamamış.

Sonra Temelin kızı Fadime, kafasını iki yana sallayarak babasına şöyle demiş;

- "Uyy babaciğum, pen sana demedim mu erkek evlattan hayir celmez diye. Kalk suyunu kendin al, gelirken de sana zahmet bana da bir bardak su getur"

fıkranın devamı


O gun barda her sey sakindi, piyanist beylik parcalarindan birini calarken millet masalarda pokerin tadini cikartiyor bir yandan da
viskilerini yudumluyordu, derkeen, iceriye bir adam geldi ve bara yaklasip:
- Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de ic bir tane.
Barmen bardaklari parlattigi kirli bezini birakip bu yagli musterinin istegini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak ta kendi ict. Bu is
bir kac tur gerceklestikten sonra adam barmen artik parayi isteyince adam:
- Ne parasi barmen sen verdin biz ictik. dedi
Bunun uzerine barmen adami bir guzel patakladiktan sonra kapi disari etti.
- Ertesi gun yine ayni adam ayni bara gelip:

- Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen icince sapitiyorsun.

fıkranın devamı


Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..
- "Bir bira..!" demis adam..
- "Ben de..!" demis devekusu.
Barmen servisi yapmis..
- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..
Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..
Ertesi gün
- "Viski!" demis adam.
- "Ben de!" demis, devekusu.
- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..
Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..
Merak etmis barmen sonunda..
- "Kuzum nedir bunlar..
Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."
- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..
- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"
- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..
- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"

fıkranın devamı


Temel"le Dursun yine iddialaşmaya başlamışlardı. temel dursun"a:

- Ben yüzmetrelik bir platformdan bir bardak suya dalarım. dedi

dursun ise temel"e:

- Dalamazsın lan! dedi.

Dalarsın dalamazsın derken olay iyice vahimleşti, temel sonunda yüz metrelik bir platforma çıktı ve dursun"a:

- Hadi atlıyorum . dedi ve atladı.

Tam bardağın üzerine gelmişti ki dursun şöyle diyerek bardağı çekti: geber ula

fıkranın devamı


bır gun bı adamın 3 oglu varmıs en büyük ortancı en ufak babası en büyük olana bana bı bardak su getır demıs buyuk olanda ortancıya babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs ortancıda en ufaga babam bı bardak su ıstıyo gıt getır demıs oglanda babasına demıs kı

BABA BUNLARDAN SANA HAYIR YOK KALK KENDI SUYUNU KENDIN İC BİR BARDAKTA BANA GETIR

fıkranın devamı


Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bıraklımasını ister.Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru sorucağım doğru bilirsen burdan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben delimiyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen

fıkranın devamı


Bir gün bir adamın 3 tane oglu varmıs en büyük ogul ortancı ogul en ufak ogul babası en büyük olana demis oglum bana bır bardak su getır demıs en buyukte ortancıya demıs babama bır bardak su getır ortancı da en ufagına demis babama bir bardak su getirr en ufak hemen atlamıss baba bunlardan sana hayır yok kalk kendi suyunu kendin ic bir bardakta bana getir.

fıkranın devamı


Temel her gece yatarken basucuna 2 tane bardak koyuyormus. Biri su dolu
digeri bos...
1 gece 2 gece derken Temel in oda arkadasi Dursun dayanamayip sormus :
- Ula Temel ne edisin sen her gece her gece bu pardaklarla?..
Temel cevap vermis :
- Aksamlari uyandigimda bazen canim su içmek istii bazen de istemii...

fıkranın devamı


Delinin biri bir gün doktoruna gider ve iyileştiğini söyleyerek serbest bırakılmasını ister.

Bunun üzerine doktor:
-Sana bir soru soracağım doğru bilirsen buradan çıkarsın
Deli:
-Peki anlaştık sor sorunu.
Doktor:
-Sen 10 katlı bir binanın tepesine çıksan bende aşağıda bir bardak su tutsam.

Şimdi aşağıya atlar mısın atlamaz mısın?
Deli:
-Niye atlayım ben deli miyim der?
Doktor içinden adamın gerçekten iyileştiğini düşünür ve neden diye sorar
Deli:
-Ya bardağı çekersen

fıkranın devamı


Temel Dursun'a misafirliğe gitmiş. Fakat bi zaman sonra bardaktan boşanırcasına yağmur yağmaya başlamış. Dursun

- "Temel bu akşam gitme, çok yağmur yağıyor. Burda kal yarın gidersin.Yoksa çok ıslanırsın" demiş. Temel kabul etmiş. Bir ara Temel ortalıktan kaybolmuş. Sonra kapı çalmış. Kapıyı açan Dursun Temel'i sırılsıklam karşısında görünce şaşkın bi halde sormuş:

- Ula Temel bu ne hal? Temel de

- "Haçan pijamalarımı almağa cittum" demiş.

fıkranın devamı


Adam bara gitmis tam arkasinda bir devekusu..

- "Bir bira..!" demis adam..

- "Ben de..!" demis devekusu.

Barmen servisi yapmis..

- "Hesap üç dolar kirkiki!" demis..

Adam elini cebine sokmus bir avuç para çikarip bara koymus. Saymis barmen.. Kurusu kurusuna 3 dolar 42!..

Ertesi gün

- "Viski!" demis adam.

- "Ben de!" demis, devekusu.

- "Yedi dolar ondört!" demis Barmen..

Yine elini cebine atmis adam.. Pat!. Çikartmis parayi. Tami tamina 7 dolar 14.. Günlerce devam etmis bara gelisler.. Içki.. Aynisi devekusuna.. Aynen cepten para..

Merak etmis barmen sonunda..

- "Kuzum nedir bunlar..

Parayi saymadan tami tamina çikariyorsun cebinden.."

- "Ben sihirli bir lamba buldum" demis adam..

- "Ne alirsam.. Bir bardak su veya bir Rolls Royce cebimde kurusu kurusuna parasini buluyorum..!"

- "Peki.. Peki bu devekusu?" diye sormus Barmen..

- "Haa o mu?!" demis adam.. "Bir de benimle ayni zevkleri paylasan uzun bacakli bir piliç dilemistim..!"

fıkranın devamı


Gercek bir olay. Bu olay Kayseri'nin Bünyan ilçesi'nde yasanmis. Olay Alfred Hitchcock'un meshur
korku filmlerini bile çok gerilerde
birakacak kadar tüyler ürpertici. Gece bindiginiz otomobilde direksiyonda kimse yoksa ne
yapardiniz? Kendisi Bünyanli olmayan,
politikayla ugrasmis ve halen Kayseri'de yasayan isadami, 22 Subat 2005 tarihinde Bünyan
sinirinda, Kayseri Malatya kara yolu
üzerinde, bir benzin istasyonuna girer. Lokantaya Oturur ve orada kalabalik toplulukla
birlikte bir ufak raki içer.

Yürüyüs mesafesindeki Bünyan'a gitmek için, lokantadan çikar. Ancak disarisi hem zifiri
karanliktir hem de korkunç bir kar-tipi
firtinasi baslamistir. Benzin istasyonuna yaklasik 300 metre mesafedeki, Bünyan'a dönüs
yolu kenarina varir. Oradan geçen bir
arabaya binip, Bünyan'a ulasma derdindedir. Firtina daha da siddetlenir. Adam bir-kaç
adim ötesini bile görememektedir.
Gelip-geçen bir araba da yoktur. Nihayet karanliklar içerisinde, hayalet gibi yavas yavas
yaklasan bir arabanin iki farini farkeder.
Arabanin, tam önünde yavaslamasiyla birlikte hemen arka kapiyi açar ve arabaya biner.
Kapiyi kapatir, araba yeniden hareket eder.
Içeridekilere merhaba demek ister. Ama o da ne? Arabada kimse olmadigi gibi, direksiyonda
da kimse yok. Birden panige kapilir.
Korkuyla, hemen arabadan atlayip, oradan kosarak uzaklasmak ister ama hem araba hizlanmis,
hem de korku ile dizleri baglanmis,
hareket edemez hale gelmistir. Araba keskin bir viraja dogru yaklasir. Adam dua etmeye baslar.
Tüm günahlari için tövbe eder.
Arabayi durdurmasi için Allaha yalvarir. Tam bu esnada, pencereden bir
el uzanir ve direksiyonu kivirarak sert virajdan arabanin dogru yola dönmesini saglar.
Her tehlikeli dönemece yaklastikca,
Allah'a yalvaris ve yakarisi artar ve her seferinde de bir el disaridan uzanip, direksiyonu çevirir.
Sonunda kendisini biraz toparlar,
ayaklarini kimildatir. "Ya Allah koru beni..." deyip, kapiyi açmasiyla birlikte, kendisini
arabadan disari firlatir. Bir kaç takla attiktan sonra,
sarampolde kendisine gelir.

Defalarca üç Kulfu-bir Elham okuyarak, Bünyan'a yürüyerek ulasir ve bir kahvehaneye girer.
Üstü basi islak ve soka girmis haldedir.
Kendisini taniyanlar hemence sobanin basina alirlar. Eline bir çay verirler. Bir müddet sonra
kendisine gelip, sesi titreyerek, basina
gelen doga üstü ve korkunç olayi anlatir. Olayi dinleyenler inanmak istemeseler de, anlatan
kisinin akli basinda ve toplumsal sorumluluk
tasiyan bir pozisyonda oldugunu bildiklerinden, herkeste derin bir sessizlik olusur. Yaklasik
yarim saat sonra, ayni kahvehaneye
Koyunabdal Köyü'nden iki kisi girer. Bir masaya oturur ve iki bardak çay söylerler. Bu arada,
gelenlerden birisi, digerine sunlari söyler :

- Ahmet baksana, su sobanin basin da oturan gerizekali, bizim araba yolda kalinca, biz arabayi iterken,
arabaya binip-inen salak degil mi?

fıkranın devamı


Bankada Çalışan Ziraat Mühendisi kredi için gittiği bir köyden
dönerken, yolda arabası bozulmuş. Ne yapacağını düşünürken ileride bir
kulübe görmüş. Kapıyı çalmış. Kapıyı genç ve çok güzel bir kadın açmış.

Adam "Ben Ziraat Mühendisiyim. Bankada çalışıyorum. Arabam bozuldu.
Bana yardımcı olabilirmisiniz?" demiş.

Kadın "Kocam askerde, bu gece burada kalabilirsiniz" demiş. Mühendis
bey teşekkür edip, içeri girmiş.

Kadın "Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?"

Mühendis "Zahmet olmazsa yiyecek bir şeyler verebilirmisiniz?"

Kadın yemek hazırlamış, yemekten sonra üzerindeki yeleği çıkararak
"Kocam askerde, benden bir isteğiniz var mı?"

Mühendis " Zahmet olmazsa çay "
Kadın çay hazırlamış ve elbisesinin bir düğmesini açarak, "Kocam
askerde, benden bir isteğiniz var mı?"

Mühendis " Zahmet olmazsa bir bardak su " sorular ve istekler böyle
devam etmiş.


En sonunda kadın seksi geceliğini giymiş ve "Kocam askerde, benden bir
isteğiniz var mı?"

Mühendis "Yorucu bir gündü. Ben artık yatayım" demiş ve uyumuş.
Sabah uyandığında, avluya çıkmış. Kadın tavuklara yem veriyor. Ancak
bir tavuk 5 tane de horoz var. Mühendis bey şaşırmış.
" Hiç bir tavuğa 5 horoz olur mu?" diye sormuş kadına.

"Kadın siz onlara bakmayın. Onların sadece bir tanesi gerçek horoz.
Ötekiler Ziraat Mühendisi."


fıkranın devamı


O gün barda her şey sakindi, piyanist beylik parçalarından birini çalarken millet masalarda pokerin tadını çıkartıyor, bir yandan da viskilerini yudumluyordu, derkeen, içeriye bir adam geldi ve bara yaklaşıp: - "Hey barmen, herkese benden bir viski, sen de iç bir tane." Barmen bardakları parlattığı kirli bezini bırakıp bu yağlı müşterinin isteğini memnuniyetle yerine getirdi, bir bardak da kendi içti. Bu iş bir kaç tur gerçekleştikten sonra barmen artık parayı isteyince adam: - "Ne parası barmen sen verdin biz içtik", dedi Bunun üzerine barmen adamı bir guzel patakladıktan sonra kapı dışarı etti. Ertesi gün aynı adam gene aynı bara gelir: - "Hey barmen, herkese benden bir viski, ama sana yok viski, sen içince sapıtıyorsun."

fıkranın devamı

Birgün bir Meksikali, Iranli, Amerikali oturmuslar Kahvede Cay iciyorlar. Cayini ilk bitiren Meksik...
fıkranın devamı

Adam iş hanındaki çaycıya sorar: "Bir günde kaç demlik satıyorsun?". Çaycı:- Aşağı yukar...
fıkranın devamı



Facebook'da paylaş :

Hoş geldiniz! Üye Girişi yapın veya Ücretsiz Kayıt olun. 
Hızlı Arama